İkili öğretim çocukların beslenmesini olumsuz etkiliyor!

Türk eğitim sisteminde uygulanan ve 2019 yılında son verileceği açıklanan ikili öğretimin, diğer birçok sorunun yanı sıra  öğrencilerin yetersiz beslenmesine de neden olduğu belirlendi.

Eğitim Reformu Girişimi (ERG) ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), eğitim sisteminde yaşanan sorunları ve politika önerilerini, “Çocukların Gözünden Okulda Yaşam Araştırması” ile ortaya koydu.

okulda-yasam-arastirmasi-gidahatti

2014-15 eğitim-öğretim döneminde, Türkiye genelinde ilk ve ortaokulların %23,5’inde uygulanan ikili öğretimin, 2019 yılında sonlanması hedefleniyor. İlköğretim çağındaki çocukların okul deneyimlerine odaklanarak 2014-2015 eğitim-öğretim döneminde, 25 ilde 4, 5 ve 7. sınıflarda okuyan toplam 2.072 çocukla yürütülen Çocukların Gözünden Okulda Yaşam Araştırması, ikili öğretimin olumsuz yönlerine ve bu uygulama sonlanana dek çocukların okul yaşantılarını iyileştirmek için ne gibi önlemler almak gerektiğine işaret ediyor.

kahvalti-ogrenci

Çocuklar kahvaltı yapamıyor

İkili öğretim, çocukların beslenme alışkanlıklarını kötü yönde etkiliyor. Sabahçı öğrencilerin sadece %24,6’sı okul günlerinde her zaman kahvaltı edebildiğini söylüyor. Bu oran tam gün eğitim alan çocuklarda %51,9’a yükseliyor. Öğlenci öğrencilerin %26,8’i her zaman öğle yemeği yediğini belirtirken, aynı oran tam gün eğitimde %66,1’e yükseliyor.

okul-kantini-gidahattiAyrıca, ikili öğretimde okuyan çocuklar kısa teneffüs süreleri nedeniyle okulda da yeterli beslenemiyorlar. “Çocukların Gözünden Okulda Yaşam” araştırmasına katılan çocukların pek çoğu, teneffüslerin kantinde sıraya girip yiyecek alması ve ders başlamadan aldığı yiyeceği yemesi, tuvalet ihtiyacını karşılaması ya da bahçede arkadaşlarıyla oyun oynaması için yetersiz olduğunu söylüyor. Araştırmacılar, çocukların okulda temel gereksinimlerini karşılayabilmeleri için haftalık ders saatlerinin azaltılmasının çözüm olabileceğini belirtiyor.

Temizlik ve ısınma sorunlu!

Araştırma, ikili öğretim uygulanan okullarda temizlik ve ısınma koşullarının daha olumsuz olduğuna; fiziksel koşulların sosyal etkinliklere katılma ve sosyalleşme anlamında da yeterli olmadığına işaret ediyor.

Okullarda fiziksel koşullar kadar çocukların sosyal ilişkileri de önemli. Araştırmaya göre “beni itip kakan, rahatsız eden çocuklar var” diyen çocukların oranı %24; “Benimle dalga geçenler var” diyen çocukların oranı %14. “Okulda bana kötü davranan öğretmen ya da çalışanlar var” diyen çocukların oranı ise %15. Bulgular, okullarda şiddeti önleme ve izleme mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Uzmanlar, rehberlik hizmetlerine daha fazla kaynak ayırılmasının, sınıf ve branş öğretmenlerinin bu konuda güçlendirilmesinin ve ailelerin farklı şiddet türleri konusunda bilgilendirilmelerinin buna bir çözüm olabileceğini belirtiyorlar.

Araştırmaya göre, ortaokulun sonuna doğru çocukların okul algıları olumsuzlaşıyor. “Okula her zaman severek giderim” diyen öğrencilerin oranı beşinci sınıflarda %66,8 iken, yedinci sınıfı bitiren öğrencilerde bu oran %50,7’ye düşüyor.

okulda-yasam-arastirmasi-basin-gidahattiAraştırma ile eğitimde yapısal sorunların çocukların yaşantısına etkisinin gözler önüne serildiğini belirten ERG Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Üstün Ergüder, araştırmada okullardaki en önemli sorunlar olarak temizlik ve ısınma ile akran zorbalığının öne çıktığını söyledi. Araştırmanın çocukların kendi içinde bulundukları ortamı nasıl değerlendirdiklerine odaklandığını vurgulayan TEGV Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sami Gülgöz ise yapısal detaylar dışında eğitimin içeriğini konuşmaya daha fazla zaman ayırmak gerektiğinin altını çizdi.

Yayımlayan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik için aşağıdaki işlemin sonucunu sayılarla yazınız *