yaban mersini kübra çalışkan

Maviden gelen sağlık: “Yaban mersini”

Yaban mersini (likapa) son zamanlarda zayıflama diyetlerinde popülerliği artmış, sık sık kullanılan bir meyvedir.

bilberry, bilberi, yaban mersini, yabanmersini

Peki acaba sanıldığı kadar faydalı mı? Kalorisi ne kadar? Besin ögeleri dağılımı nasıl? Sağlık açısından riskleri var mıdır, varsa nelerdir? Bu soruları cevaplamak için yaban mersinini biraz daha yakından inceleyelim…

yaban mersini, likapa, maviyemiş, ligarba, ayı üzümü, morsivit, çalı çileği, Trabzon çayı

Yaban mersini ılıman iklim koşullarına adapte olmuş bir meyve olup botanik anlamda gerçek üzümler grubuna girer.

yaban mersini, likapa, maviyemiş, ligarba, ayı üzümü, morsivit, çalı çileği, Trabzon çayı

1900’lü yılların başlarında ABD’de yetiştirilmeye başlanan mavi yemiş taze tüketimde ve gıda endüstrisinde geniş kullanım alanına sahiptir. Kültürü yapılmakta olan yaban mersinleri kuzey ve güney orijinli

  • yüksek boylu çalı formundaki yaban mersinleri (Vaccinium corymbosum L.),
  • tavşangözü yaban mersini (Vaccinium ashei Rehd.) ve
  • alçak boylu çalı formundaki yaban mersini (Vaccinium angustifolium) türlerine giren çeşitlerdir.

yaban mersini, likapa, maviyemiş, ligarba, ayı üzümü, morsivit, çalı çileği, Trabzon çayı

Ülkemizde:

  • Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere (Artvin, Rize, Trabzon, Ordu, Giresun, Gümüşhane, Samsun, Sinop, Kastamonu, Zonguldak, Bolu, Bartın ve Düzce),
  • Marmara Bölgesi (Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Kırklareli, Bursa ve Balıkesir) ve
  • Doğu Anadolu Bölgesi (Erzurum-Şenkaya ve Ardahan) florasında yabani formları (V. vitisidea, V. myrtillus, V. uliginosum ve V. arctostaphyllos) yetişmekle birlikte ,yaban mersini adaptasyonu ve yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması için çalışmalar da devam etmektedir.

yaban mersini, likapa, maviyemiş, ligarba, ayı üzümü, morsivit, çalı çileği, Trabzon çayı

Yaban mersini, ülkemizde likapa, maviyemiş, ligarba, ayı üzümü, morsivit, çalı çileği, Trabzon çayı gibi isimlerle tanınmaktadır.

yaban mersini, likapa, maviyemiş, ligarba, ayı üzümü, morsivit, çalı çileği, Trabzon çayı

Yaban mersininin içindeki bileşenler yaşa bağlı hafıza ve motor beceri kaybını, oksidatif hasar ve inflamasyonu önlemeye yardımcıdır.

yaban mersini, likapa, maviyemiş, ligarba, ayı üzümü, morsivit, çalı çileği, Trabzon çayı

Tufts Üniversitesi, Jean Mayer İnsan Beslenmesi Araştırma Merkezi tarafından yayımlanan bir çalışmada fareler 10 yıl boyunca yaban mersini özüyle beslenmişler, fareler yaşlandığında bile yaban mersini özüyle beslenenler diğerlerine oranla daha yüksek performans göstermişler. Bunun dışında yaban mersini içerdiği fenolik bileşiklerden dolayı antioksidan özellik göstermektedir ve kansere karşı koruyucudur. Aynı zamanda içerdiği vitaminler (C ve E) ve karotenoidler, oksidatif stresle ilişkili hastalıklardan korunmada etkili bileşikler olarak öne çıkmaktadırlar.

yaban mersini, likapa, maviyemiş, ligarba, ayı üzümü, morsivit, çalı çileği, Trabzon çayı

Yaban mersini içerdiği antosiyanin pigmenti sayesinde hipertansiyona karşı koruyucu etki göstermektedir. 14 yıl süren, 134.000 kadın ve 23.000 erkeğin katıldığı bir çalışmada haftada 1 çay bardağından (125 ml) fazla yaban mersini tüketenler hiç tüketmeyenlerle kıyaslandığında hipertansiyon oluşum riskinin %10 azaldığı saptanmıştır. Ayrıca kolon ve yumurtalık kanseri oluşum riskini azaltır. Yapılan bir çalışmada yaban mersininde bulunan pterostilben adlı bir bileşiğin kolon kanserine karşı koruma sağladığı saptanmıştır. İnflamatuar (iltihap karşıtı) özelliğinden dolayı kolondaki tümör büyümesini baskılayıcı özelliğe sahiptir. Kadınlar üzerinde yapılan bir başka çalışmada da yüksek oranda yaban mersini flavonoidleri alımının yumurtalık kanseri oluşum riskinde %34 oranında azalma sağladığı saptanmıştır.

Yüksek lif, antioksidan kapasite ve kötü kolesterolü azaltıcı özelliği ile kalp sağlığını koruyucu niteliktedir. 2012’de 93.000 kadın üzerinde yapılan bir çalışmada haftada 3 veya daha fazla porsiyon yaban mersini ve çilek tüketen kadınlar bu meyveleri ayda 1 veya daha az tüketenlerle karşılaştırıldığında kalp krizi oluşum riski %32 daha az olarak saptanmıştır.

Ekstratı bazı göz hastalıklarının tedavisinde kullanılır: Çalışmalar özellikler 20 mg ß-karoten ile kombine yaban mersini ekstratının gözün gece ve gündüz adaptasyon sorununun giderilmesinde etkili olduğunu ortaya çıkarmıştır.

yaban mersini, likapa, maviyemiş, ligarba, ayı üzümü, morsivit, çalı çileği, Trabzon çayı

Yaban mersini içinde polifenoller, salisilik asit, karaotenler, lif, folik asit, C vitamini, B vitamini, potasyum, manganez, magnezyum, demir, riboflavin, niasin, fitoöstrojenler gibi birçok antioksidan bileşik içerir ve bu kadar faydalı özelliklere karşılık kalorisi de oldukça düşüktür. 1 çay bardağı(100gr) taze yaban mersini yaklaşık 45 kaloridir. Yaban Mersini % 83 Su, % 15 Karbonhidrat, % 1,5 Lif, % 0,7 Protein, % 0,5 Yağ ihtiva eder.  100 gr yaban mersini besin içeriği; 89 mg. Potasyum, 10 mg. Fosfor, 6 mg. Kalsiyum, 5 mg. Magnezyum, 0,6 mg. Selenyum, 0,28 mg. Manganez, 0,17 mg. Demir, 0,11 mg. Çinko, 13 mg. C Vitamini içerir. Kuru yaban mersinine baktığımız zaman ise kalori içeriği yükselmektedir. Aynı miktarlarda, yani 100gr üzerinden kalori hesabı yaptığımızda yaklaşık 300 kalorilik bir değerle karşılaşmaktayız. Kuru yaban mersinini tüketirken dikkat etmeli, 2 çorba kaşığını geçmemeliyiz.

Michigan üniversitesindeki araştırmada ortaya çıkan bulgularda Yaban Mersininin bel çevresindeki yağlanmayı önleyerek metabolik sendrom ve kardiyovasküler hastalıklara engel olmasıdır. Burada yaban mersininin insülin düzeyini dengelemesi özellikle tatlı krizi sorunu çekenler için alternatif bir yiyecek olarak öne çıkmasını sağlamaktadır. Yaban Mersini ağırlıklı 90 günlük hafif bir diyet uygulanan farelerde farelerdeki vücut yağlarının tamamen eridiği gözlemlenmiştir.

hekim sağlık doktor

Yaban mersininin zararı var mı?

Yaban mersininin halen bilinen bir yan etkisi yoktur. Bitkinin yaprakları ve meyvesi güvenle kullanılabilir. Fakat yapraklarından elde edilen madde tanen içermektedir. Bu yüzden aşırı şekilde tüketilirse aşırı kilo kaybı, kalp spazmı ya da ölümcül sonuçlara neden olabilir. Ayrıca düzenli olarak kullanılan ilaçlar bulunuyorsa, yaban mersini bunların etkisini azaltabilir. Kanı pıhtılaşmasını önleyen etkisi bulunan bitkinin, kadınlarda adet dönemlerinde aşırı kanamaya neden olması söz konusu olabilir. Herhangi bir yaralanma sırasında kan pıhtılaşmasını önlediğinden, aşırı kan kaybına neden olabilir. Bu nedenle özellikle cerrahi bir müdahale öncesinde ya da sonrasında yaban mersini içeren besinlerin, içeceklerin tüketilmemesi tavsiye edilir. Kan inceltici ilaç kullanan kişilerin yaban mersiniyle hazırlanan ürünleri tüketmesi halinde, ilacın olumsuz etkilerini yaşayabileceği unutulmamalıdır.

Sonuç olarak yaban mersini yağ yakmaya yardımcı etkilerinin yanı sıra birçok hastalığı karşı koruyucu etki göstermektedir. Bu etkilerinden dolayı sağlıklı beslenme düzenimizde daha çok yer vermekte fayda vardır.

Kaynaklar: Austin, M.E., 1994. Rabbiteye Blueberries. Development, Production and Marketing. Agscience Inc., Florida, USA, 160 pp, Çelik, H. 2006a. Yaban mersini (likapa). http://www.uzumsu.com/dosyalar/likapa-sistmtk-botany-kült.pdf- (Erişim tarihi:18.08.2011), Davis, P.H. 1978. Flora of Turkey and East Aegean Islands. Edinburgh Univ. Pres. 6:89-108, Türkiye’de Yetişen Yaban Mersini Meyvesinin Fenolik Bileşiklerinin Karakterizasyonu, Gıda ve Yem Bilimi - Teknolojisi Dergisi / Journal of Food and Feed Science - Technology 15: 9-18 (2015)

gerçek diyetisyenler yazarı diyetisyen kübra çalışkan, gerçek diyetisyenler yazarı diyetisyen kübra çalışkan kimdir

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

 

sporcu yüksek potein beslenme uzmanı

Yüksek proteinli diyetlere bilimsel bakış

Zayıflamak için temel ilke aldığımız kaloriyi azaltıp harcadığımız kaloriyi arttırmaktır. 7000 kalori harcadığımız zaman 1 kilo kaybederiz. Bu kalori hesabını yaparken rakamlar kadar besin bileşenlerinin oranları da çok önemlidir.  Son yıllarda yüksek proteinli beslenmeyle zayıflama arasındaki ilişki çok popüler olmuş, karbonhidratın neredeyse sıfıra indirildiği diyetler uygulanmaya başlanmıştır.

Yüksek proteinli zayıflama diyetleri popüler literatürde 1890’larda tanımlansa da 2000 yıl kadar önce Yunan vücut geliştiriciler tarafından kullanılmıştır. Bu diyetin içeriği et ve az miktarda sebzeden oluşmaktadır. Ancak yıllar sonra yüksek protein alımına teşvik eden diyetler günümüzde yeniden popülarite kazanmıştır.

Yüksek proteinli diyet nedir?

Diyetin protein içeriğinin belirlenmesinin farklı yöntemleri vardır. Diyetteki protein miktarı (g) olarak belirlenir, proteinin toplam enerjiden gelen yüzde (%) oranı olarak hesaplanır ya da vücut ağırlığı kilogramı başına alınan protein miktarı şeklinde belirlenebilir. Yüksek proteinli diyetin tanımlanmasına dair genel bir fikir birliği yoktur.

Örneğin; İngiltere’de normal protein alımı sedanter bir yetişkin için yaklaşık olarak enerjinin %16’sı, kadın ve erkeklerde sırasıyla yaklaşık 64-88g/ gün olarak önerilmiştir. Besin sanayinde toplam enerjinin proteinden gelen oranı %20’den fazla olduğunda ‘’protein bakımından zenginleştirilmiş’’ terimi kullanılmaktadır. (dbha)

Yüksek proteinle yapılmış çalışmalar

Aşırı kilolu/obez erkeklerde yapılan bir çalışmada normal protein ve yüksek protein tüketiminin açlık-tokluk mekanizması, hormonal yanıtlar ve plazma glukoz seviyeleri değerlendirilmiştir.

Çalışmada erkeklerin bir kısmına enerjinin %14’ünü karşılayacak seviyede normal miktarda protein verilmiş, bir kısmına ise enerjinin %25’ini karşılayacak şekilde yüksek protein verilmiştir.

Çalışma sonucunda yüksek proteinle beslenen erkeklerde normal proteinle beslenenlere göre plazma ghrelin seviyesi daha düşük bulunmuştur. Bilindiği üzere ghrelin hormonu açlığı uyaran bir hormondur. Sonuç olarak üç öğün yüksek proteinle beslenmenin iştah kontrolünü sağlayabileceği düşünülmektedir.

Düşük yağ-düşük proteinli diyet rejimi (%17 protein) ve düşük karbonhidrat-yüksek proteinli diyet uygulayan (%23 protein) obez 42 kadın üzerinde yapılan randomize bir çalışmada ise 6 aylık bir süre sonunda yüksek proteinli diyet uygulayan gruptaki ağırlık anlamlı bir şekilde daha fazla bulunmuştur.

yüksek protein içeren besinler, proteinli gıdalar

Benzer şekilde yüksek proteinli diyetlerin uzun dönem etkinliğini araştıran 8 çalışmanın incelendiği yakın zamanlı bir meta analizde, yüksek proteinli diyet ile altı ay süren bir çalışmada en yüksek kilo kaybı 3.7 kg iken 17 ay süren bir çalışmada 1.2 kg olarak bulunmuştur. Yüksek protein diyetinde sekiz çalışmanın ortalama ağırlık kaybı 6.3 kg ve bu kayıp standart diyette 5 kg’dır. Çalışmaların yarısı yüksek proteinli diyetle daha fazla ağırlık kaybı sağlamasına rağmen uzun süreli çalışmaların dörtte üçü ağırlık kaybında istatistiksel olarak bir fark göstermemiştir.

Bu sistematik derleme yüksek proteinli diyetlerin uzun dönem etkilerinin tutarlı ve net olmadığını göstermiştir.

Yüksek protein tüketiminin olası yan etkileri

Nordmann ve arkadaşlarının (2006) yaptığı bir meta analizde düşük karbonhidratlı, yüksek proteinli diyetlerin trigliserit ve HDL kolesterolü seviyelerine olumlu etkilerinin olduğu, ancak total kolesterol ve LDL kolesterolü seviyeleri üzerinde geleneksel düşük proteinli diyetlere göre daha az olumlu etkileri olduğu belirtilmiştir.

Böbrek rahatsızlığı, diyabet, böbrek taşı, gut ve bu tip hastalıklar açısından risk taşıyan bireylerin uzun süreli protein alımına karşı dikkatli olmasında fayda vardır. Özellikle böbrek rahatsızlığı olan bireylere metabolik artıkların temizlenmesi açısından yeterli sıvı alımı önerilmektedir (Brehm ve David, 2008). Ancak yüksek proteinli diyetin tüm dünyada kabul edilebilir bir tanımının olmayışı, uzun dönemli çalışmaların yetersiz oluşu nedeniyle bu tür diyetlerin böbrekler üzerine olan etkileri net olarak bilinmemektedir.

bol proteinli beslenme spor vücut fitness

Yüksek protein alımına paralel olarak et tüketimi de artmaktadır. Dünya Kanser Araştırma Fonu’nun raporunda kırmızı et ve işlenmiş et ürünlerinin kolorektal kanser riskini arttırdığı bildirilmektedir. Günlük alınan et miktarında 100 g artışın kolorektal kanser riskini %12-17 arttırdığı gösterilmiştir.

Bu bilgiler ışığında yüksek proteinli diyetler için güvenilir bir doz belirlemek zordur, çalışmalar çelişkili olup sağlık riskleri de göz ardı edilmemelidir.  ADA (American Diabetes Association) yüksek protein alımının diyabet yönetimi ve böbrek fonksiyonu üzerindeki uzun süreli etkileri açısından total enerjinin protein içeriği %20 ve daha az olmasını önermektedir.

Olası diğer yan etkilere baktığımızda ise yüksek proteinli diyet tüketenlerde konstipasyon ( %23, %7), ağız kokusu (%38, %8) ve diyare (%23, %7) daha fazla görülmüştür.

Sonuç olarak yüksek protein tüketiminin ağırlık kaybına olumlu etkileri görülse de ağırlık kaybı bir sağlık belirleyicisi değildir. Yüksek proteinli diyetlerin özellikle karbonhidrat miktarı çok düşük tutulanların sağlık açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Yapılan çalışmalar çok düşük karbonhidratlı diyetlerin sıvı elektrolit dengesini bozduğuna, hiperürisemi, kan lipitlerinde artış, kardiyak aritmiler ve ölüm riskine sebep olduğuna işaret etmektedir.

Kaynakları görüntülemek için tıklayınız.

gerçek diyetisyenler yazarı diyetisyen kübra çalışkan, gerçek diyetisyenler yazarı diyetisyen kübra çalışkan kimdir

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

yapay tatlandırıcılar, tatlandırıcılar, splenda, asesülfam k ve sağlık

Tatlandırıcıların sağlığa etkileri

Eski Mısır mezarlarında, bal üretimi resmedilmiş, Milattan önce 375 yılında ise, Araplar, şeker kamışının rafine edilmesinden bahsetmişlerdir.

Bir enerji dengesizliği sorunu olan obezitenin tedavisinde ve sağlıklı beslenmede en önemli konu, enerji alımını artıran boş kalori kaynağı şeker ve şekerli yiyeceklerin tüketiminin kısıtlanmasıdır. Ayrıca, diyabetli kişilerde, tatlı algılama duyusunun azalması ve tatlı yiyeceklerin genelde sevilmesi, tatlı yeme isteğini artırmaktadır. Bu ihtiyaçtan dolayı, şeker yerine kullanılabilecek aynı tadı veren ancak, sağlık açısından sakıncası olmayan, düşük kalorili ve/veya kalori içermeyen bazı yapay tatlandırıcıların üretimi ve tüketimi 19. Yüzyılın sonlarında gündeme gelmiştir.

Tatlandırıcılar şeker alkolleri (polioller), yapay tatlandırıcılar ve doğal tatlandırıcılar olarak sınıflandırılabilir.  Önceleri ucuz maliyetleri nedeniyle gıda endüstrisi tarafından kullanılan ve sukroza oranla daha az kalori içermeleri dolayısıyla diyabetli hastalar tarafından ilgi gören tatlandırıcılar, zamanla kalori alımını kısıtlamak, kilo vermek ve diş çürüklerini önlemek amacıyla kullanılmaya başlanmıştır. Sık kullanılan şeker alkolleri sorbitol, mannitol, ksilitol, eritritol, isomalt, laktilol, hidrojene nişasta hidrolizatları ve maltiloldür.

Trehaloz ve tagatoz fonksiyonel olarak şeker alkollerine benzeyen yeni tatlandırıcılardır. Yapay tatlandırıcılardan sakarin, aspartam, sukraloz, asesulfam K ve neotam Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi tarafından onay almıştır. Siklamat ve alitam ise Avrupa dâhil olmak üzere birçok ülkede yiyecek ve içecek maddelerinde kullanılan yapay tatlandırıcılardır. Bu tatlandırıcıların güvenilirlikleri ile ilgili bir takım çalışmalarda olumsuz sonuçlar bildirilmişse de, genel olarak toksik ve kanserojen olmadıkları yönündeki kanıtlar daha fazladır ve birçok güvenilir kuruluş tarafından onaylanmıştır. Fakat FDA onay vermemiştir. Stevia rebaudiana Bertoni adlı bitkiden elde edilen stevya doğal bir tatlandırıcıdır. Çok az miktarda kalori içerdiğinden kan glukozunu yükseltici etkisi yoktur. Bu nedenle kalori kısıtlaması yapmak isteyen kişiler ve diyabetli hastalar tarafından tercih edilmektedir. Antihiperglisemik ve antihipertansif etkilerine dair çalışmaların yanında antiinflamatuar, antitümör, anti-diareik, diüretik ve immünmodülatuar etkilerini gösteren çalışmalar da mevcuttur.

Çoğu deneysel çalışma enerjisiz tatlandırıcıların yemekten önce veya yemek sırasında alımının bir sonraki yemeği etkilemediğini göstermektedir.  Yemekten önce alınan tatlandırıcının yeme isteğini azalttığı görülmüştür fakat bu etki yemeğe başladıktan sonra kaybolmaktadır.

Çocuklarda süte aspartam ve sükroz katıldığında daha çok tercih edildiği görülmüştür fakat kalorili ve kalorisiz tatlandırıcı tercihleri arasında fark görülmemiştir.

Beslenme yararları ile ilgili olarak, mevcut çalışmalar, çok sayıda iken, şeker yerine yapay tatlandırıcıların tüketiminin diyabetik bireylerde kilo yönetimi, kan şekeri regülasyonu açısından ya da tip 2 diyabet insidansı konusunda yararlı olduğunu ispatlamamaktadır.

Çoğu durumda şeker yerine tatlandırıcı kullanmak daha az kalori alımına sebep olsa da mevcut veriler kilo alımıyla sonuçlanan deneklerle de karşılaşıldığını bildirmiştir Tip 2 diyabeti önleme üzerinde de herhangi bir olumlu etkisi gözlemlenmemiştir. Benzer şekilde düzenli tatlandırıcı tüketimi kan glukozunun da dengelenmesine sebep olmamıştır.

Sonuç olarak ne yetişkinlerde ne de çocuklar da düzenli kullanımlarında tavsiye edilecek kadar yararlı etkileri görülmemiştir. Fakat günlük alınabilecek güvenilir dozlar belirlenmiştir.

Güvenilir dozlar nelerdir?

  • Asesülfam K: ADI=15mg/kg/gün
  • Aspartam: ADI=40mg/kg/gün
  • Sakkarin: ADI=5mg/kg/gün
  • Sükraloz: ADI=9mg/kg/gün
  • Stevya: ADI=4mg/kg/gün

Kaynaklar için tıklayınız.

gerçek diyetisyenler yazarı diyetisyen kübra çalışkan, gerçek diyetisyenler yazarı diyetisyen kübra çalışkan kimdir

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

tarçın ağacı, zencefil, tarçın zayıflatırmı, tarçın ve arkadaşları, öjenol, öjenol nedir, öjenol ve tarçın, şeker hastalığında tarçın, Tarçının Tip 2 Diyabet üzerindeki etkileri, Tarçının Tip 2 Diyabet üzerindeki etkileri nelerdir, Tarçının Tip 2 Diyabet üzerindeki etkileri nasıldır, tarçın ve şeker hastalığı, şeker hastalığında tarçın,

Tarçının tip 2 diyabet üzerindeki etkileri

Tip 2 Diyabet tüm dünyada en yaygın olarak görülen ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından da kabul edilen metabolik bir hastalıktır.

Tip 2 diyabet hastalarında kan glukoz seviyelerinin kontrol altında tutulması yaşam kalitelerini arttırmada en önemli etkendir. Kontrol edilemeyen kan glukoz seviyelerinin körlük, böbrek hasarı ve sinir harabiyetine neden olduğu da artık kanıtlanmıştır. Kalp hastalıkları da kontrol edilemeyen Tip 2 diyabet hastalarında görülen bir diğer risk faktörüdür.

Kontrolsüz diyabet, hiperglisemiye yol açarak zamanla başta kalp-damar sistemi, göz, böbrek, sinir sistemi olmak üzere vücudun bütün sistemlerini etkileyen komplikasyonların gelişmesine neden olur. Ayrıca, diyabetli hastalarda infeksiyon gelişme riski, diyabeti olmayanlara oranla daha yüksektir. Kardiyovasküler hastalıkların prevalansı, insidansı ve mortalitesi diyabetli hastalarda, diyabeti olmayan akranlarına kıyasla 2-8 kat daha yüksektir. Tüm dünyada böbrek yetersizliğinin ve travma-dışı amputasyon olgularının en yaygın nedeni diyabettir. Diyabetli hastalarda alt ekstremite amputasyon riski diyabeti olmayanlara oranla 25 kat yüksektir. Özellikle gelişmiş ülkelerde diyabet en sık görme kaybı ve körlük nedenlerinden biridir.

tarçın ağacı, zencefil, tarçın zayıflatırmı, tarçın ve arkadaşları, öjenol, öjenol nedir, öjenol ve tarçın, şeker hastalığında tarçın, Tarçının Tip 2 Diyabet üzerindeki etkileri, Tarçının Tip 2 Diyabet üzerindeki etkileri nelerdir, Tarçının Tip 2 Diyabet üzerindeki etkileri nasıldır, tarçın ve şeker hastalığı, şeker hastalığında tarçın,

Obez ve Tip 2 Diyabet hastalarında yapılan deneysel çalışmalar, tarçın tüketiminin trigliserid, toplam kolesterol ve düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) serum seviyelerini düşürdüğü görülmektedir. Tarçının Tip 2 diyabetli hastaların durumlarını yönetmede de önemli ölçüde etkili olduğu düşünülmektedir.

Hangi tarçın türü ne kadar tüketilmelidir?

Tarçın, Asya kültüründe geleneksel olarak hasat edilen bir ağaçtır. Tarihi 4000 yıl öncesine dayanan en eski bitkisel ilaçlardan biridir. Seylan tarçını (Cinnamomum zeylanicum) ve Çin tarçını (Cinnamomum cassia) olmak üzere iki önemli türü vardır. İnsülin mekanizması üzerinde etkili olan tarçın türü ise Çin tarçınıdır.

Tarçının yararlı olabilmesi için kullanılan miktar ve sürenin önemli olduğu, asgari etki için günde en az 1-2 gram Çin tarçınının bir-iki ay kullanılması gerekliliği belirtilmektedir. Kan şekeri normal olan kişilerde kan şekeri üzerinde herhangi bir etkisi görülmediği, sadece Tip 2 diyabetikler ve prediyabetiklerin kan şekeri üzerinde etkili olduğu çalışmalar sonucunda görülmüştür.

tarçın ağacı, zencefil, tarçın zayıflatırmı, tarçın ve arkadaşları, öjenol, öjenol nedir, öjenol ve tarçın, şeker hastalığında tarçın, Tarçının Tip 2 Diyabet üzerindeki etkileri, Tarçının Tip 2 Diyabet üzerindeki etkileri nelerdir, Tarçının Tip 2 Diyabet üzerindeki etkileri nasıldır, tarçın ve şeker hastalığı, şeker hastalığında tarçın,

Bizim mutfağımızda kullanılan tarçın tipi uçucu yağında bulunan öjenolün verdiği güzel aroma nedeniyle Seylan tarçınıdır. Halbuki kan şekeri ve insülin direnci üzerinde etkinliği tespit edilen tarçın türü ise Çin tarçınıdır. Çin tarçını uçucu yağında öjenol bulunmadığı için kokusu Seylan tarçını kadar çekici değildir. Kan şekeri üzerinde etkili bileşenlerden biri olan sinnamaldehit oranı Çin tarçınında daha yüksek orandadır. Dolayısıyla diyabet hastaları için Çin tarçını tercih edilmesi daha doğru olacaktır. Bir diğer dikkat çekici sonuç ise, Çin tarçınının etkisinin metformin ile aynı seviyede bulunmuş olmasıdır. Diğer taraftan, yenilen tarçın tozu miktarının abartılması ile kumarin içeriğine bağlı bazı yan etkilerin görülme riski söz konusudur Bu nedenle, çay şeklinde demlenip içilmesi ya da sulu özütünü içeren kapsüllerin tercih edilmesi daha doğru bir uygulama olacaktır.

Kaynaklar için tıklayınız.

gerçek diyetisyenler yazarı diyetisyen kübra çalışkan, gerçek diyetisyenler yazarı diyetisyen kübra çalışkan kimdir

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz: