İzmir’de ‘evde tahlil’ dönemi başladı!

İzmir’de evlerinde tedavi gören yaşlı, engelli ve bakıma muhtaç hastalar için gerekli olan tahliller, ikametlerinde yapılmaya başlandı.

İl Sağlık Müdürlüğü, evde sağlık hizmeti alan hastalar için yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Geçen ay başlanan proje kapsamında, şehir merkezine uzak mahallelerde yaşadıkları için çeşitli nedenlerle sağlık merkezlerine gelme imkanı bulamayan hastaların tahlilleri evlerinde yapılıyor. Hasta yakınlarının 444 38 33 numaralı evde sağlık hizmetleri çağrı numarasını aramasıyla ilgili birimden bir ekip harekete geçiyor.

Bir doktor ve 2 yardımcı sağlık personelinin bulunduğu ambulanslı ekip, evdeki muayenenin dışında gerekli görüldüğü takdirde şeker, kolesterol, üre, kalp enzimi ve biyokimya tahlilini hastaların ikametinde gerçekleştiriyor. Tahlil sonuçları daha sonra komuta merkezinde görevli uzman hekimler tarafından değerlendiriliyor ve ardından uygun tedavi yöntemi belirleniyor. Sağlık ekibi, tahlilde ya da muayenede bir sorun görmeleri halinde tedavinin devamı için hastanın en yakın sağlık kuruluşuna naklini sağlıyor.

Evlerinde tedavi gören yaşlı, engelli ve bakıma muhtaç hastalara en iyi hizmetin en kısa sürede verilmesi hedeflenen proje, hem hastaların hem de yakınların yüzünü güldürüyor. İl Sağlık Müdürü Bediha Salnur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sağlık Bakanlığının 2011’de başlattığı evde sağlık hizmetleri kapsamında kent genelinde 171 personelle hizmet verdiklerini söyledi. Hastaların evlerinde muayene edildiğini, yatak yaraları ya da başka sorunları varsa tedavilerinin yapıldığını hatırlatan Salnur, özellikle şehir merkezine uzak bölgelerdeki kişilerin tahlil için sağlık merkezine gitme konusunda yaşadıkları sıkıntıların kendilerini etkilediğini ifade etti. Bu kapsamda evlerinde tedavi görenlere daha iyi tedavi hizmeti sunmak için proje hazırladıklarını hatırlatan Salnur, şunları belirtti:

Türkiye’de bir ilke imza attık, Sağlık Bakanlığımız da bize destek verdi. Evde tedavi gören hastalarımıza, sağlık kuruluşuna gitmeden bir hastanede yapılan tüm tetkikleri yapma imkanı sunuyoruz. Hastalarımızı ev ortamından uzaklaştırmıyoruz ve onları herhangi bir sıkıntıya sokmuyoruz. Tahlil sonuçları da komuta merkezindeki uzman doktorlar tarafından değerlendiriliyor.

Salnur, şimdiye kadar evde sağlık hizmeti alan 100 hastaya ulaştıklarını, bu sayının her geçen gün arttığını ifade etti. Hastalara verdikleri kaliteli sağlık hizmetinin yanı sıra onlara yalnız olmadıklarını da gösterdiklerini vurgulayan Salnur,

Hasta yakınları ve hastalarımızdan dönüşler çok iyi, hepsi ‘Allah razı olsun’ diyor. Başlattığımız proje insan gücü ve ekonomi içinde önemli. Daha önce hastayı tahlil için hastaneye taşırken artık evinde tahlil ve tetkik hizmeti veriyoruz.” şeklinde konuştu.

Çok güzel bir hizmet

Karaburun ilçesine 30 kilometre uzaklıktaki Küçükbahçe Mahallesi’nde yaşayan Özcan Perçinel de 95 yaşındaki annesi Fatma Ayyıldız’ı kronik sağlık sorunları yaşadığını, yıllardır evinden çıkamadığını hatırlattı. Şehir merkezine uzak oldukları için annesini hastaneye götürmekte zorlandığını vurgulayan Perçinel,

Evde sağlık hizmetleri ekibi bir ay içinde 4 kez geldi, şaşırdım. Annemin kanını evde alıyorlar, sonuçlarını söylüyor. Çok güzel bir hizmet. Sağlık Bakanımıza ve Cumhurbaşkanımıza da çok teşekkür ederiz. Bizi yalnız bırakmadılar, sorunlarımızı ortadan kaldırdılar, her zaman yanlarındayız, dedi.

Ayyıldız da evinde kendisini muayene edip, kan tahlilini yapan sağlık ekibinin verdiği hizmet ile kendisini çok iyi hissettiğini vurguladı.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-izmirde-evde-tahlil-donemi-basladi-11-681-79033.html
yaşlılarda beslenme geriatrik

Sofraya yalnız oturmak erkeklerde erken ölüm riskini artırıyor!

Japon araştırmacılar, tek başına yemek yiyen ileri yaştaki erkeklerin sosyal yaşıtlarına oranla daha erken öldüğünü ortaya koydu.

yaşlılarda beslenme geriatrik

Japan Times’da yayımlanan çalışmada, Tokyo Tıp ve Diş Üniversitesi araştırmacıları, ailesiyle yaşayan ancak yemeklerini yalnız yiyen ileri yaştaki erkeklerde ölüm oranlarının, ailesiyle birlikte yiyenlerden daha yüksek olduğunu belirledi. Çalışmayı yöneten Yukako Tani,

Yalnız başına yemek yemenin ölüm oranlarını etkilediğini düşünüyorduk ve bunu, çalışmamızda kanıtladık, dedi.

Çalışmaya katılan 65 yaş üstü erkekleri 3 yıl boyunca gözlemleyen araştırmacılar, akşam yemeğini yalnız yiyenlerin ölüm oranının, ailesiyle birlikte yiyenlerden yüzde 50 daha fazla olduğunu ifade etti.

yaşlılarda beslenme geriatrik

Erken ölüm riski %20 daha fazla

Araştırma sırasında akşam yemeğini ailesiyle yiyen 29.182 erkekten %6’ya karşılık gelen 1.759 kişi ölürken, ailesiyle yaşayan ancak akşam yemeklerini tek başına yiyen 1.645 erkekten %9,5’e karşılık gelen 156 kişi yaşamını yitirdi.

Çalışma sürecinde, yalnız yaşayan ve yemeklerini yalnız yiyen erkeklerde erken ölüm riskinin ise ailesiyle yaşayan ve birlikte yemek yiyenlerden %20 daha fazla olduğu kaydedildi. Ailesiyle yaşadığı halde yalnız başına yemek yemenin istismar ve yetersiz bakımın işareti olabileceğine dikkati çeken araştırmacılar, çalışmanın aynı zamanda yalnız başına yemek yiyen erkeklerin yetersiz beslendiğini de gösterdiğini belirtti.

yaşlılarda beslenme geriatrik, Hasta neden danışmaya ihtiyaç duydu, Hasta probleminin ne olduğunu düşünüyor, Hastanın korktuğu şey problemin kendisi olabilir mi, Hasta danışmadan nasıl bir kazanım sağlamayı umuyor, Genel Pratisyenler Kraliyet Koleji, John Macleod, Percival, Michael Balint, bütünsel tedavi, bütünsel tıp, holistik beslenme, holistik beslenme uzmanı, hlistik diyet, holistik diyet uzmanı, holistik diyetisyen, holistik beslenme ve diyet uzmanı

Yaşlılıkta besin ögeleri gereksinimleri

Besin öğesi, besinlerin bileşiminde bulunan kimyasal maddelerdir. Be­sinler yendikten sonra sindirim organlarında besin öğelerine parçalanır ve vücutta öyle kullanılırlar. İnsanın büyüme, gelişme sağlıklı olarak yaşamını sürdürebilmesi için 40’dan fazla türde besin öğesine ihtiyacı vardır.

yaşlılarda beslenme geriatrik

İnsanların ihtiyacı olan bu besin öğeleri şunlardır:

1. Proteinler

2. Yağlar

3. Karbonhidratlar

4. Vitaminler ve Mineraller

5. Su

yaşlılarda beslenme geriatrik

Yaşlılık döneminde vücutta gerçekleşen değişiklikler nelerdir?

Normal yaşlanma sürecinde zamana bağlı olarak vücut yapısında, organlarda ve organların fonksiyonlarında bir takım değişiklikler ortaya çıkar.

yaşlılarda beslenme

Bunun yanı sıra bir kısmı vücut yapı ve fonksiyonlarındaki değişiklikler sonucu gelişen, bir kısmı da çevresel faktörlerden kaynaklanan yaşam tarzı değişiklikleri de söz konusudur. Örneğin, eşlerden birinin ölümü sonucu yalnız kalma, sosyal ilişkilerin azalması, ekonomik yetersizlikler gibi. Bu değişiklikler beslenme durumunu olumsuz yönde et­kileyerek yetersiz beslenmeye neden olabilir.

yaşlılarda beslenme geriatrik

Yaşlılıkta vücutta oluşan fiziksel değişiklikler

Vücut Ağırlığı: Genellikle 60 yaştan sonra ağırlık kazanım hızı yavaşlar. Özellikle de 80 yaştan sonra ağırlıktaki azalma daha belirginleşir.

yaşlılarda beslenme

Vücut Kompozisyonu: Vücut kompozisyonunda yaşla birlikte bazı değişiklikler gözlenir. Yağsız doku miktarında azalma ve yağ miktarında bir artış olur. 80 yaş ve sonrasında yağsız dokudaki azalma hızlanır. Kadınlarda yağsız doku miktarı erkeklerden daha azdır. Yağsız doku küt­ lesindeki azalma, kas miktarında ve kuvvetinde de azalmaya neden olarak yürüyüş ve dengeyi etkiler, düşme ve kırık riskini artırır.

İskelet Sistemi: Yaşlılıkta kemiklerdeki kalsiyumda azal­malar olur. Kadınlar, yaşlılık döneminde, yarısı menopoz­dan sonraki ilk 5 yılda olmak üzere toplam iskelet kalsiyu­munun % 40’ını kaybederler. Bu kayıp yavaşlayarak sürer. Ayrıca, eklem esnekliğinde azalma ve eklem hareketlerinde kısıtlılık nedeni ile hareketlilik azalır. Bu etki, hem besinlere ulaşmada zorluk nedeni ile yetersiz beslenme hem de fizik­sel aktivite kısıtlığı nedeni ile şişmanlık riski yaratabilir.

Su Metabolizması: Vücuttaki su yüzdesi azalarak % 60’dan % 50’ye düşer. Susama hissinin azalmasına bağlı olarak su alımı azalır. Buna karşılık vücuttan su kaybı fazladır. Su kaybı, su ve diğer sıvı besinlerin fazla tüketilmesi ile telafi edilmezse ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir.

yaşlılarda beslenme geriatrik

Yaşlılıkta organ fonksiyonlarında değişiklik olur mu?

Yaşlılık döneminde vücuttaki organların fonksiyonlarında da değişiklikler olmaktadır. Beslenme durumunu da etkileyerek yetersiz beslenmeye neden olabilecek bu değişiklikler şunlardır:

yaşlılarda beslenme

1.Tat ve koku duyusunda azalma: Tüm duyularla birlikte tat duyusunda da bir azalma söz konusudur. 65 yaş üzeri­ndeki bireylerin yaklaşık % 25’i dil ve ağız boşluğundaki tat hücrelerinin fonksiyon ve sayısındaki azalmaya bağlı olarak 4 temel tattan (acı, tatlı, tuzlu, ekşi) bir ya da daha fazlasını tanımlayamamaktadır. Tat ve koku duyusundaki azalma, yenilen besinlerden hoşlanmamaya ve iştah azalmasına neden olarak beslenme durumu için risk yaratabilir.

2.Tükürük salgısında azalma: Tükürük salgısının azalması sonucu orta­ya çıkan kuru ağız yakınması besin alımını etkiler, yiyeceklerin yutumunu güçleştirir. Kuru ağız yaşlılığın bir sonucu olmakla birlikte ilaçların etkisi ile de gelişebilir.

3. Ağız ve diş problemleri: Diş sayısında azalma ve takma diş kullanımı bazı besinlerin parçalanmasını ve çiğnenmesini zorlaştırır. Çiğnemenin güçleşmesi tüketilen besin çeşidinde azalmaya neden olarak farklı besin öğelerinin alımını engelleyebilir.

4. Yutmada güçlük: Yemek borusunun kasılma yeteneğinin yaşla birlikte azalması sonucu ağızda çiğnenen besinlerin yutulması güçleşir. Bu güçlük, yemek yeme isteğini ve sıklığını azaltabilir.

5. Mide fonksiyonlarında azalma: Yaşla birlikte midedeki yiyeceklerin boşalma hızının azalması uzun süreli tokluk hissi yaratır. Uzun süreli tokluk hissi, daha az besin tüketilmesine neden olarak yetersiz beslenme riski yaratabilir.

Tüketilen besinlerin emilimini sağlayan enzimlerin aktivitesinde ve miktarındaki azalma sonucu kalsiyum, demir, B12 vitamini ve folik asit gibi bazı besin öğelerinin emilimi azalır. Bu durum kansızlık ve sinir sistemi hastalıkları riskini artırabilir.

6.Karaciğer ve safra fonksiyonlarında azalma: Safra enzimlerinin azalması sonucu özellikle yağda eriyen vitaminlerin vücuttaki etkinliğinde düşme olur. Karaciğerden kan akım hızı azalır.

7.Barsak fonksiyonlarında azalma: İnce bağırsaktaki değişiklikler sonucunda besin öğelerinin vücutta kullanımı azalır.

8.Bağışıklık sistemi fonksiyonlarında azalma: Bağışıklık hücrelerinin çoğalması yavaşlar, enfeksiyonlara karşı vü­cut direnci düşer. Yaşlılıkta bağışıklık sistemindeki yetersizlikler sonucun­da üst solunum yolları enfeksiyonları ve diğer enfeksiyon hastalıkları ile kanserlerin görülme sıklıkları ve neden oldukları ölümler artar.

9.Sinir sistemi fonksiyonlarında azalma: Sinir hücrel­erindeki kayıp sonucu bilgi depolama, anımsama gibi yeteneklerde azalma olur. Bunama ve depresyon en yaygın görülen belirtilerdir. Bu değişiklikler besin alımını engeller.

10.Enerji metabolizması: Bazal metabolizma hızı yavaşlar. Toplam enerji harcaması ve buna bağlı olarak da kalori gereksinmesi azalır.

yaşlılarda beslenme geriatrik

Yaşlılıkta yaşam biçimi değişiklikleri

Yaşlılıkta, yaşam biçiminde oluşan duygusal, fiziksel ve biyolojik değişiklikler şunlardır:

yaşlılarda beslenme

1. Yalnız yaşama

2. Eşini kaybetme

3. Aileden ya da arkadaşlardan ayrılma

4. İşten ya da evden ayrılma

5. Fiziksel engel, hareket güçlüğü

6. Yardımcı kişi ve kurumların olmaması

7. Gelir yetersizliği

8. Bağımlılık

9. Sosyal izolasyon

10. Ruhsal problemler (Depresyon veya bunama)

11. İlaç Kullanımı

Yukarıda sıralanan nedenler, besinlerin satın alınması, hazırlanması, pişirilmesi ve tüketilmesi aşamalarını fiziksel (hareket güçlüğü) ya da psikolojik (iştah azalması, yemeği reddetme) olarak etkileyerek yetersiz beslenme riski doğurabilir.

yaşlılarda beslenme geriatrik

Yaşlılıkta beslenmenin önemi

Yaşlılığa bağlı hastalıkların önlenmesinde, geciktirilmesinde ve te­davi edilmesinde beslenme etkin bir rol oynamaktadır. Yeterli ve dengeli beslenme, fonksiyonel durumun sürdürülmesi ve sakatlıklardan korun­mada önemlidir.

yaşlılarda beslenme geriatrik, Hasta neden danışmaya ihtiyaç duydu, Hasta probleminin ne olduğunu düşünüyor, Hastanın korktuğu şey problemin kendisi olabilir mi, Hasta danışmadan nasıl bir kazanım sağlamayı umuyor, Genel Pratisyenler Kraliyet Koleji, John Macleod, Percival, Michael Balint, bütünsel tedavi, bütünsel tıp, holistik beslenme, holistik beslenme uzmanı, hlistik diyet, holistik diyet uzmanı, holistik diyetisyen, holistik beslenme ve diyet uzmanı

Yaşlılıkta enerji ihtiyacı, hastalıklar, sakatlanma ve kırıklara bağlı olarak artabilir. Enerji ihtiyacının arttığı bu gibi durumlarda yetersiz beslenilmesi kronik beslenme yetersizliği denilen duruma neden olmaktadır. Yetersiz beslenme, kronik hastalıkların görülme sıklığını ve bu hastalıklara bağlı ölümleri artırır. Yaşlılık döneminde beslenme durumu, yaşlanma süreci boyunca vücutta meydana gelen değişikliklerden, kronik hastalıklardan, kullanılan ilaçlardan, fiziksel, psikolojik, sosyal ve ekonomik durumdan etkilenir.

Normal koşullarda, yaşlanma sürecinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan bu değişikliklere beslenmenin gereksinimlere uygun planlanması, düzenli fiziksel aktivite yapılması, sigara içilmemesi gibi koruyucu önlemlerle uyum sağlanabilir.

Ancak yaşla birlikte görülme sıklığı artan yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, böbrek hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik hastalıkların varlığında bu hastalıklara özel diyetlerin uygulanması gerekmektedir.

yaşlılarda beslenme

Yaşlılık döneminde proteinlerin önemi

Yaşlılık döneminde proteinlerin önemi…

yaşlılarda beslenme geriatrik

• Vücut organlarının yapıtaşıdır.

• Hücre yenilenmesi,

• Vücudun dış etkilere karşı korunması,

• Bağışıklık sisteminin güçlenerek hastalıklara karşı direnç gelişmesi,

• Düşme, incinme ve kırıklarda hızlı iyileşmenin sağlanması,

• Kas dokusunun korunması ve güçlenmesi için, protein gereklidir.

Protein vücuda enerji de sağlar. Bir gram protein 4 kalori verir. Kar­bonhidrat ve yağın az alınması durumunda protein enerji için kullanılır. Bu istenmeyen bir durumdur. Çünkü protein enerji olarak kullanıldığında vücuttaki asıl görevlerini yerine getiremez.

b. Protein Kaynakları:

Protein bütün hayvansal ve bitkisel besinlerde bulunur. Ancak be­sinler içerdikleri protein miktarı ve kalitesi (vücutta kullanılma durumu) bakımından farklıdır. Et, et ürünleri, yumurta, sakatatlar, balık, süt ve ürün­leri gibi hayvansal besinlerden sağlanan protein üstün kaliteli, bitkisel be­sinlerden sağlanan düşük kalitelidir.

Taze sebze ve meyvelerin büyük bir kısmı su olduğu için protein miktarı azdır. Genellikle taze sebzeler %1-2, taze meyveler % 0.5-1 protein içerirler.

c. Yaşlılık döneminde protein ihtiyacı:

Enfeksiyon, ameliyat, yaralanma ve kırık gibi sağlık problemleri protein ihtiyacını artırır. Ayrıca yaşla birlikte azalan bağışıklık sistemi fonksiyonları da göz önüne alındığında, beden ağırlığının kilosu başına 1 gram protein günlük gereksinimi karşılayabilir. Buna göre 70 kg. ağırlığındaki bir bireyin günlük protein gereksinmesi: 70 X 1 = 70 gramdır.

Kronik böbrek hastalığı gibi protein alımının kısıtlanması gereken du­rumlarda günlük alınması gereken miktar hastalığın durumuna göre uz­manlarca belirlenmelidir.

yaşlılarda beslenme

Yaşlılık döneminde yağların önemi

Yaşlılık döneminde yağların önemi…

yaşlılarda beslenme geriatrik

• Vücudun enerji kaynağıdır. (1 gram yağ 9 kalori verir)

• Yağda eriyen A, D, E ve K vitaminlerinin vücuda alınması ve kullanılmasını sağlar.

• Vücudun çalışmasını sağlayan bazı hormonların yapımında gereklidir.

• İhtiyaçtan fazla alındığında depolanarak yetersizlik durumunda vücuda enerji sağlar.

• Vücutta yapılamayan elzem yağ asitleri omega 3 ve omega 6 kalp hastalığı riskini azaltır, bağışıklık sistemini güçlendirir, depresyondan korur.

b. Yağ kaynakları:

Bütün bitkisel ve hayvansal besinlerde az veya çok yağ bulunur. En çok yağ bulunan bitkisel yiyecekler; zeytin, ayçiçeği, fındık, fıstık, ceviz, soya fasulyesi, mısır,susam ve pamuk çekirdeğidir. Diğer tahıl taneleri, sebze ve meyvelerde az yağ bulunur. Hayvan vücudunda yağlar, yağ dokuları halinde bulunduğu gibi etin bileşiminde de vardır. Bu yağ gözle görülmez. Sütte ve yumurta sarısında da yağ vardır.

c. Yaşlılık döneminde yağ ihtiyacı:

Günlük alınan enerjinin % 25’i yağlardan sağlanmalıdır. Balıkta bulu­nan omega 3 yağı hariç hayvansal besinlerde bulunan yağlar insan vücu­dunda üretilebilirken, bitkisel besinlerde bulunan yağlar üretilemez ve vücuttaki fonksiyonları nedeniyle de mutlaka besinlerle yeterli miktarlarda alınmaları gerekir. Hastalık nedeni ile herhangi bir kısıtlama yoksa, günlük yağ olarak tüketilmesi gereken miktar yaklaşık 35-40 gramdır. Bu miktarın yarısının bitkisel sıvı yağlardan, yarısının da zeytinyağından temin edilmesi uygun­dur.

Çok fazla yağ tüketimi, şişmanlık, kanser ve kalp-damar hastalıklarına neden olabileceği için aşırı tüketimden kaçınılmalıdır. Etle hazırlanan yemeklere yağ ilave edilmemesi, tavuk, hindi gibi etlerin derilerinin yenmemesi ile diyetle alınan yağ miktarı azaltılabilir.

Yaşlılık döneminde sık görülen yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, kalp ve damar hastalıklarından korunmak için diyetle alınan margarin, tereyağı, kuyruk yağı gibi katı yağların tüketilmemesi gerekmektedir. Özellikle margarinler, sağlığa zararları nedeni ile kullanılmamalıdır.

Hayvansal besinlerin tümünde ve bazı bit­kisel besinlerin doğal bileşiminde de yağ olduğu için yemeklerde bitkisel sıvı yağların, özellikle de zeytinyağının tüketilmesi daha sağlıklıdır.

Balık ve deniz ürünlerinde fazla miktarda bu­lunan omega 3 yağları, yaşlılık döneminde, kan yağlarını ve damarlarda plak birikimini azaltarak kalp ve damar sağlığını korurlar. Ayrıca, eklemlerdeki iltihaplanmaları engeller ve özellikle karın bölgesinde oluşan yağ birikimini önleyerek şişmanlıktan korurlar.

yaşlılarda beslenme

Yaşlılık döneminde karbonhidratların önemi

Yaşlılık döneminde karbonhidratların önemi

yaşlılarda beslenme geriatrik

• Vücudun enerji ihtiyacının büyük bir kısmını sağlar (1 gram karbon­hidrat 4 kalori verir)

• Kalın barsakların çalışmasını artırarak kabızlığı önler

• Beyin fonksiyonlarının yerine getirilmesini sağlar.

İhtiyaçtan az alındığında ya da şeker hastalığında olduğu gibi vücutta kullanılamadığında, enerji kaynağı olarak proteinler ve yağlar kullanılır. Bu durumda kanı asit yapan maddelerin miktarı artar ve vücudun çalışma düzeni bozulur.

b. Karbonhidrat kaynakları:

Çoğunlukla bitkisel besinlerde bulunurlar. Bitkiler çeşitlerine göre farklı miktarlarda karbonhidrat içerirler. Tahılların % 60-90’ı karbonhidratlardan oluşmuştur. Meyvelerde % 10-20, patateste ve şeker pancarında % 18-20, diğer sebzelerde % 10 civarındadır.

c. Yaşlılık döneminde karbonhidrat ihtiyacı:

Günlük alınan enerjinin yaklaşık % 60’ı kar­bonhidratlardan karşılanmalıdır. Karbonhidrat­lar yetersiz alındığında proteinler enerji kaynağı olarak kullanılacağı için günlük karbonhidrat ihtiyacının eksiksiz olarak karşılanması önemli­dir. Ancak gereksinimden fazla alınan karbonhi­dratlar yağa çevrilerek şişmanlığa neden olurlar. Karbonhidratların en çok bulunduğu tahıllar ve mamulleri, kurubaklagiller, sebze ve meyveler kar­bonhidrat yanında protein, vitamin, mineral gibi diğer besin öğelerini de sağlarlar. Halbuki şeker ve nişasta sadece karbonhidrattır ve fazla tüketildiklerinde kan şekerinin hızlı yükselmesine neden olarak şeker hastalığına zemin hazırlar, daha ko­lay yağa çevrilerek şişmanlığa yol açarlar. Bu nedenle, şekerli ve nişastalı besinler aşırı miktarlarda tüketilmemeli, karbonhidrat kaynağı olarak tahıllar, kepeği ayrılmamış tahıl unları, sebze ve meyvelerin tüketimine ağırlık verilmelidir.