diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

Gıda işletmelerinde ‘biyomühendis’ istihdam edilecek!

Gıda teknoloğu ve biyomühendis, gıda işletmelerinde çalışabilecek lisans eğitimi almış meslek mensupları arasına alındı.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Gıda ve Yem İşletmelerinde Çalıştırılması Zorunlu Meslek Mensuplarının Belirlenmesine Dair Tebliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Tebliğ ile işin türüne göre en az bir personel çalıştırmak zorunda olan gıda ve yem işletmeleriyle bu işletmelerde çalıştırılması zorunlu, lisans eğitimi almış meslek mensupları belirlendi. İşletmeler güncellenirken, istihdam edilecek personelin kapsamı da genişletildi.

Buna göre, söz konusu işletmelerde çalışabilecek, gıda mühendisi, ziraat mühendisi, kimya mühendisi, kimyager, su ürünleri mühendisi, balıkçılık teknolojisi mühendisi, biyolog, veteriner hekim, diyetisyen gibi meslek mensuplarına, gıda teknoloğu ile biyomühendis de eklendi.

AA
https://www.aa.com.tr/tr/saglik/gida-isletmelerinde-biyomuhendis-istihdam-edilebilecek/1665423
TDD, Diyetisyenler derneği, türkiye diyetisyenler derneği

TDD ikinci başkanı: “Trans yağların büyük çoğunluğu hidrojenize yağda bulunuyor”

Türkiye Diyetisyenler Derneği 2. Başkanı ve Atılım Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Zeynep Begüm Kalyoncu da trans yağın en sık kısmının hidrojenize yağda bulunduğunu ve bu tip yağların sağlıklı alternatifi olmasına rağmen fırınlanmış hamur ürünlerinin ve kızartılmış gıdaların hazırlanmasında kullanıldığını anlattı.

Trans yağların sağlıklı alternatiflerle yer değiştirmesini izleyen 25 yılda, 17 milyon kişinin hayatının kurtulacağına işaret eden Kalyoncu, trans yağı sağlıklı alternatiflerle değiştirmenin, maliyeti ve gıdaların tadını değiştirmediğinin altını çizdi.

Türk Kardiyoloji Derneği Lipid Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Öner Özdoğan ise dünyada bir numaralı ölüm nedeni olan kardiyovasküler hastalıkların yılda 18 milyon kişinin ölümüne yol açtığını belirterek, şu bilgileri paylaştı:

Trans yağların kaldırılması kalp hastalığı yükünü azaltacak en etkin ve uygulanabilir yöntemlerden biridir. Dünya Sağlık Örgütü, Danimarka’nın 2003’de uygulamaya başladığı gibi trans yağları, yağ içinde yüzde 1-2 ile sınırlamayı veya Kanada ve ABD’nin yaptığı gibi kısmi hidrojenize edilmiş yağları güvenli olmayan gıda sınıfına almayı önermektedir.

Geçen yıl 28 ülke trans yağları kaldıran politikalar benimsedi

Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Asiye Ayça Boyacı da dünyada halen 122 ülkede gıdalarda trans yağ kullanıldığını ve bu nedenle 5 milyar kişinin kalp hastalığı riski taşıdığını aktararak, geçen yıl 28 ülkenin gıda tedarik zincirinden trans yağları kaldıran politikalar benimsediğini, 6 ülkenin trans yağ kullanımını kısıtladığını, 25 ülkenin 2 yıl içinde yürürlüğe girecek trans yağ düzenlemelerini kabul ettiğini kaydetti.

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Sağlığa Evet Derneği Üyesi Prof. Dr. Pınar Ay ise ABD’de trans yağın gıda tedarik zincirinden kaldırılmasının 20 yılda 130 milyon dolar mertebesinde mali yararı olduğuna dikkati çekti.

Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan da kısmen hidrojenize edilmiş yağların 2017’de pazar hacminin 128 bin tona ulaştığı bilgisini vererek, Türkiye’nin gıdada trans yağın yüksek olabildiği Doğu Avrupa ve bazı Orta Doğu ülkelerine de ihracat yaptığını belirtti.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-turkiye-trans-yag-kullaniminda-mercek-altinda-2023e-kadar-tumden-kaldirilmasi-bekleniyor-11-681-81971.html

tere yağı, tereyağı, margarin, margarin kalorisi, margarin yasak mı, diyette margarin, margarinsiz kurabiye

Trans yağ içeren ürünlerin denetimi zor

Marketlerde satılan paketli ve açık gıdaların trans yağ oranlarını ölçme ve denetlemenin nispeten kolay, ancak piyasadaki trans yağ içeren ürünlerin çoğunu satan küçük ve orta ölçekli işletmelerin denetiminin zor olduğunu vurgulayan Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı:

Türkiye’de yapılan çalışmalar gıdaların %7’sinde trans yağ oranının %2’nin üzerinde olduğunu ortaya koymuştur. Ülkemizdeki önemli bir halk sağlığı sorununu çözecek olan trans yağın tedarik zincirinden 2023 yılına kadar tümden kaldırılması kararını dört gözle bekliyoruz. Dünya Sağlık Örgütü’nün Küresel Trans Yağ Raporu’nun Avrupa Bölgesi bölümünde Türkiye’nin mercek altına alınması sorumluluğumuzu artırmıştır. Dünya kamuoyunun bizden beklediğini yerine getirmek için sivil toplum olarak her türlü desteği vermeye hazırız. Gerek sivil toplum gerekse küresel rekabet gereği gıda sanayicileri tarafından da desteklenen bu düzenlemenin her aşaması tamamlanmış olup Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’ni daha fazla geciktirmeden yayımlaması beklenmektedir.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-turkiye-trans-yag-kullaniminda-mercek-altinda-2023e-kadar-tumden-kaldirilmasi-bekleniyor-11-681-81971.html

trans yağ yoktur, trans yağ nedir

Trans yağ kullanımında küresel durum

Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, gıdalarda kullanılan trans yağ nedeniyle dünyada yılda yarım milyon kişinin koroner kalp hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdiğine dikkati çekerek, şu bilgileri paylaştı:

Endüstriyel trans yağ yerine sağlıklı yağların kullanılması, maliyeti arttırmadan, tadı değiştirmeden mümkündür. Dünya Sağlık Örgütü 2018 Mayıs ayında hükümetlere 2023 yılına kadar gıda tedarik zincirinden trans yağları kaldırmak üzere bir politika paketi sundu. Politika paketi, kanunlar ve düzenlemeler ile sağlıklı yağların trans yağların yerine geçmesini, bu konuda farkındalık yaratılmasını ve mevzuata uyumun izlenmesini içermekteydi. Bir yıl içerisinde birçok ülkede daha trans yağ ile ilgili kanunların hayata geçmesi ve uygulanması izlendi. Dünya nüfusunun yüzde 31’ini oluşturan 28 ülkede 2,4 milyar kişi artık trans yağ ile ilgili kanunların koruması altındadır. 2018 yılı içerisinde 24 ülke daha değişikliği benimsedi, altı ülke uygulamaya girdi. Bazı ulus ötesi firmalar da trans yağı ürünlerinden kaldırmak üzere adım attı. Gelişmeler ümit verici olmakla birlikte dünya nüfusunun çoğunluğu henüz trans yağların zararlı etkilerinden korunmamaktadır.

En iyi uygulamaları gerçekleştiren ülkeler

Kanada, Amerika Birleşik Devletleri, Letonya, Tayland, Slovenya en iyi uygulamaları gerçekleştiren ülkeler olurken

Trans yağın kaldırılmasını yasalaştıran ülkeler

Peru, Suudi Arabistan, Uruguay trans yağ kaldırılmasını yasalaştırmışlardır.

Türkiye ve Hindistan gibi ülkelerde durum

Hindistan ve Türkiye mevzuat görüşmelerini sürdürmektedir.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-turkiye-trans-yag-kullaniminda-mercek-altinda-2023e-kadar-tumden-kaldirilmasi-bekleniyor-11-681-81971.html

Sağlığa Evet Derneği

Küresel Trans Yağ Raporu’nda Türkiye mercek altına!

Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, Dünya Sağlık Örgütü’nün Küresel Trans Yağ Raporu’nun Avrupa Bölgesi bölümünde Türkiye’nin mercek altına alınmasının, Türkiye’nin sorumluluğunu artırdığını belirterek, önemli bir halk sağlığı sorununu çözecek olan trans yağın tedarik zincirinden 2023 yılına kadar tümden kaldırılması kararının beklendiğini ifade etti.

Dağlı, yaptığı yazılı açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü Küresel Trans Yağın Kaldırılması Raporu’nda Türkiye’ye özel bölüm ayrıldığına ve Türkiye’nin gelecek yıl içinde en önemli gelişmeyi gösterecek ülke olacağının öngörüldüğüne değindi.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın görüşmeye açtığı Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği taslağında, 100 gram yağda trans yağ oranını 2 gram olarak sınırladığını aktaran Dağlı, 2019 sonuna kadar tamamlanması beklenen bu mevzuatın, halk sağlığı camiası ve gıda üreticileri tarafından desteklendiğini ve dünya kamuoyu tarafından izlendiğini belirtti.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-turkiye-trans-yag-kullaniminda-mercek-altinda-2023e-kadar-tumden-kaldirilmasi-bekleniyor-11-681-81971.html

döner

Döner ve köfte standardında değişiklik!

Dönerin içerdiği yağ oranı kütlece en çok kırmızı ette %25, kanatlı eti dönerinin içerdiği yağ oranı ise kütlece en çok %20 olarak belirlendi. Kasap, market gibi perakende işletmelerde köfte üretiminde günlük 10 kilogramlık miktar sınırı ise kaldırıldı.

Tarım ve Orman Bakanlığının Türk Gıda Kodeksi Et Hazırlanmış Et Karışımları ve Et Ürünleri Tebliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, fermente sucuk olarak adlandırılan ürünün adı, tüketici tarafından anlaşılamadığı gerekçesiyle sucuk olarak güncellendi.

Türkiye’de et üretiminde kullanımına izin verilmeyen, mekanik yöntemlerle kanatlı hayvanların karkaslarından ayrılan etlerin, kalsiyum limitleri çerçevesinde sadece ısıl işlem görmüş emülsifiye kanatlı eti ürünlerinde etikette belirtilmesi kaydıyla kullanımına olanak sağlandı. Böylece yıllık üretim miktarı yaklaşık 160 bin tonu bulan MAKE’nin yurt içi üretimde de kullanılmasıyla ciddi bir ekonomik kaybın önüne geçilmesi hedefleniyor.

350mg değerini geçemeyecek

Tebliğ kapsamında yer alan, MAKE kullanılmayan ürünlerde kalsiyum miktarı çiğ kanatlı eti ve kanatlı kıymada kilogram başına 150 miligramı, hazırlanmış kanatlı eti karışımlarında 250 miligramı ve ısıl işlem emülsifiye kanatlı eti ürünleri dahil olmak üzere diğer kanatlı eti ürünlerinde 350 miligramı geçemeyecek. Etiketlerinde MAKE kullanıldığı bildirilen kanatlı emülsifiye et ürünlerinde ise kalsiyum miktarı 750 miligramı aşamayacak.

Emülsifiye et ürünleri, evcil tırnaklı hayvan veya kanatlı hayvan etlerinden özel bir teknik işlem uygulanarak elde edilen karışımın doğal veya yapay kılıflara doldurulup ısıl işlem görmesiyle üretilen salam, sucuk gibi ürünleri kapsıyor.

Köfte üretim sınırı kaldırıldı

Kasap, market gibi perakende işletmelerde köfte üretiminde günlük 10 kilogram olarak belirlenen miktar kısıtlaması da kaldırıldı. Hazırlanmış kırmızı et karışımı olarak sadece pişmemiş köfte ve yöresel ürünler (tantuni, Kilis tava, kağıt kebabı gibi), büyükbaş ve/veya küçükbaş hayvan karkas etlerinden günlük olarak üretilip satışa sunulabilecek.

Soğuk zincirin kırılması halinde gıda güvenliği açısından riskli görülen tavuk kıymanın dondurulmuş olarak piyasaya sunulmasına, uygun teknik ve hijyenik şartların sağlanması şartıyla izin verilecek. Pastırma için tuz oranının üst limiti, ürün içinde yer alan mikroorganizma faaliyetini yeterince stabil halde tutamayacağı ve ürünü mikrobiyal bozulmalara açık hale getirebileceği gerekçesiyle kütlece %7’den %10’a çıkarıldı. Tebliğ kapsamında yer alan çiğ et, kıyma, kanatlı kıyma, hazırlanmış et karışımları, mekanik ayrılmış kanatlı eti ve et ürünlerinin üretiminde, “ürün” ismi “tür” ismiyle birlikte ifade edilebilecek.

Dönerin yağ oranı

Dönerin içerdiği yağ oranı kütlece en çok %25, kanatlı eti dönerinin içerdiği yağ oranı ise kütlece en çok %20 olarak belirlendi. Et ürünleri için belirlenmiş ürün özelliklerinde, toplam et proteinindeki kolajen bağ doku proteini oranı esas alınacak. Kurutulmuş jambonda nem miktarı kütlece en çok %50 olacak. Baş eti, ilgili mevzuatta belirtilen şartları sağlaması halinde sadece emülsifiye et ürünlerinin üretiminde kullanılabilecek. Gıda işletmecilerine bu hükümlere uyum sağlayabilmeleri için 31 Aralık’a kadar süre tanındı.

https://www.sabah.com.tr/saglik/2019/01/29/doner-ve-kofte-standardinda-degisiklik

Ulusal Beslenme Konseyi

Ulusal Beslenme Konseyi kuruluyor!

Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanan Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı kapsamında 9 Bakanlık, 7 sivil toplum kuruluşu, YÖK ve RTÜK temsilcilerinin katılımıyla Ulusal Beslenme Konseyi kuruluyor.

Konsey ile beslenme konusundaki bilgi kirliliğinin ortadan kaldırılması, tartışmalı konuların açığa kavuşturulması, beslenme okuryazarlığının artırılması, sağlıklı beslenme kültürünün ülke genelinde yaygınlaştırılması, gıda güvenliği ve kronik hastalıklarla mücadele kapsamında politikalar geliştirilmesi hedefleniyor.

Ulusal Beslenme Konseyi’nin başlıca görevleri

  • Sağlıklı beslenme davranışlarının geliştirilmesi için politika ve strateji önerileri geliştirmek, önerilerin kurumlarda uygulanmasını tavsiye etmek ve uygulamayı izlemek,
  • Sağlıklı beslenme davranışlarının kazandırılması ve beslenme konularında araştırma ve geliştirmeye yönelik projeler önermek,
  • Doğrudan veya dolaylı olarak beslenme kaynaklı hastalıklarla ilgili gerekli hallerde bilimsel komisyon kurulmasına karar vermek,
  • Sağlıklı beslenme davranışlarının geliştirilmesi ile ilgili konularda toplum eğitimleri, bilgilendirmeleri, bilinçlendirme çalışmaları gibi konularda görüş bildirmek,
  • Sağlıklı beslenme, yiyecek ve içecekler konusunda tüketicileri ve özellikle de çocukları yanlış yönlendiren aldatıcı, yanıltıcı algı oluşturucu reklam ve tanıtımlar konusunda gerekli önlem önerilerinde bulunmak,
  • Tüketicilerin sağlıklı gıdaya erişme hakkı konusunda bilimsel ve sosyal önlemlerin alınması için görüş ve önerilerde bulunmak.

Konsey gerektiğinde sağlıklı beslenme, yiyecek ve içecekler ile ilgili konularda bilimsel komisyonlar kurabilecek ve bilim konseyinin raporu doğrultusunda kararlar alacak.

TDD, Diyetisyenler derneği, türkiye diyetisyenler derneği

Ulusal Beslenme Konseyinde Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Yükseköğretim Kurulu, Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu, Türkiye Lokantacılar, Kebapçılar, Pastacılar ve Tatlıcılar Federasyonu, Türkiye Fırıncılar Federasyonu, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu, Tüketici Dernekleri Federasyonu, Türkiye Diyetisyenler Derneği ve Türkiye Ziraat Odaları Birliğinden temsilciler bulunacak. İhtiyaç duyulması halinde özel sektör temsilcileri de konseye davet edilebilecek.

Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Ulusal Beslenme Rehberi de kısa süre içinde yayınlanacak.

Habertürk
https://www.haberturk.com/ulusal-beslenme-konseyi-kuruluyor-2305231
sağlıklı beslenme ülkeler sıralaması

Obezite, erken yaşta hasta ediyor!

Sağlık Bakanı Yardımcısı Emine Alp Meşe, 2 Ocak 2019’da MEB, Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı birlikte Okul Logosu protokolünü imzalayacağız” dedi.

Sağlık Bakanı Yardımcısı Emine Alp Meşe, katıldığı Beslenme Dostu Okul Sertifika Programında günümüzde bulaşıcı olmayan hastalıklar denilen diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları, kronik akciğer hastalıklarına bağlı ölümlerin bulaşıcı hastalıklardan çok daha fazla olduğunu belirterek:

Bunlara neden olan en önemli sebeplerden birisi obezite, şişmanlık, sağlıksız beslenme, fiziksel aktivitenin olmaması, tütün ve alkol kullanımıdır. Sağlıksız beslenme ve hareketsizlik önce obeziteye neden oluyor. Obezite de diyabet, kalp hastalıkları ve bazı kanserlere yol açabilmektedir, ifadelerini kullandı.

Obezitenin dünyada ve Türkiye’de gittikçe artan bir sorun olduğunu vurgulayan Meşe, son 40 yılda özellikle çocuk yaş grubunda adölesanlarda obezitenin 10 kattan fazla arttığını kaydederek, şunları söyledi:

Dünya Sağlık Örgütü’nün son verilerine göre 5-19 yaş arası çocuk ve adölesanlarda 340 milyonundan fazlasının fazla kilolu veya obez olduğunu göstermektedir. Ülkemizde durum çok iç açıcı değil. İlkokullarda %25’lerde, ortaokullarda %30’lara kadar bu oranlar çıkmaktadır. Çocukluk çağındaki obezitenin ayrı bir önemi var. Erken yaşta obezite, diyabete, hipertansiyona, kalp hastalıklarına erken yaşta yakalanmaya sebep oluyor. Bu da erken ölümleri getiriyor.

‘2 Ocak 2019 tarihinde MEB, Sağlık Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığıyla birlikte okul logosu protokolünü imzalayacağız’

Toplumsal varlığımız açısından geleceğimiz olan çocuklarımızın sağlığının korunması Sağlık Bakanlığımızın en önemli, özel konularından biridir’, diyen Meşe, Okul çağı dönemi fizyolojik, psikolojik ve sosyal gelişimin hızlı olduğu, yaşam boyu devam edebilecek davranışların büyük ölçüde oluştuğu, çocukların bilgi almaya ve alışkanlık kazanmaya en uygun olduğu dönemdir. Bu dönem çocuk ve gençlere sağlıklı beslenme ve yaşam biçimi alışkanlığının kazandırılması, sağlıklı yaşam bilincinin yerleştirilmesi ve yetişkinlik dönemi hastalıklarının önlenmesi için çok önemli dönemlerdir. Buradan hareketle 2010 yılından beri yürüttüğümüz ‘Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı’ altında erişkin ve çocuklara yönelik sağlıklı beslenmeyi teşvik eden hareketli yaşamı artıran müdahalelerin yer aldığı eylem planlarımız hazırlanmıştır. Bu eylem planlarından birisi de ‘Beslenme Dostu Okullar’ planıdır. Bu yıl 29-30 Kasım 2018 tarihlerinde de Ankara’da ‘2. Beslenme Dostu Okul Sempozyumu’nu gerçekleştirdik. Çocuklara yönelik yapılacak faaliyetleri en önemli paydaşlarımızdan olan MEB ile yürütmekteyiz.

Beslenme Dostu Okullar Programı bu iş birliğimizin önemli bir eylemidir.

2010 yılından beri okullar gönüllü olarak başvurmakta, MEB, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Sağlık Müdürlüklerimiz başvurular sonucunda ortaklaşa denetim yapmaktadır. Beslenme Dostu Okul Sertifikası okul yönetiminde Beslenme Dostu Okul planının olması, sağlıklı beslenmeye yönelik eğitim faaliyetleri ve farkındalığının artırılması, obeziteye yönelik sağlık hizmetleri sunumu, sağlıklı beslenmeyi destekleyici okul çevresi ve fiziki koşulların oluşturulmasına göre yapılan bir değerlendirme sonucu veriliyor. Programın amacı okullarda sağlıklı beslenme çevrelerinin oluşturulması, okullarda bu konuda farkındalık oluşturulmasıdır. Yapılan çalışmalarda beslenme dostu okullarda eğitim alan çocukların gelecek hayatlarında da, sağlıklı beslenme kavramının daha iyi yerleştiğini görüyoruz. Velilerimiz de bu konuda duyarlı davranırlarsa okul idarecilerimiz ve öğretmenlerimiz açısından daha da teşvik edici olacağına inanıyorum, şeklinde konuştu.

Programa Meşe’nin yanı sıra Ankara İl Sağlık Müdürü Özkan Ünal, Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar, Ankara Vali Yardımcısı İsmail Küreci de katıldı. Konuşmaların ardından sertifika almaya hak kazanan okullara sertifikaları takdim edilerek, hatıra fotoğrafı çektirildi.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-erken-yasta-obezite-hasta-ediyor-11-681-79874.html
etiket okuma, gıda alışverişi, market ihtiyaç listesi, gluten intoleransı olan bireyler için özel olarak formüle edilmiştir, çölyak hastaları için özel olarak formüle edilmiştir, Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı etiket, etiket bilgisi, gıda etiketleri,

Nişasta bazlı şekerler etiketlerde açıkça yazacak!

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın başlattığı çalışmaya göre, ürünlerde kullanılan nişasta bazlı şekerler etiketlerde açıkça yazacak.

Nişasta bazlı şekerlerin etiketlerde açıkça yazılmasıyla birlikte halk, gıdalarda hangi şekeri tükettiğini bilecek. Nişasta bazlı şeker üreten firmaların kesinlikle sıcak bakmadığı etiket düzenlemesi, NBŞ kotalarının düşürülmesinin ardından pancar şekeri konusunda atılmış olumlu bir adım olarak görülüyor.

Mevcut durumda etiketlerde

Fruktoz şurubu, glikoz şurubu ya da ‘NBŞ’ kısa adıyla” belirtilen bu şeker türlerinin kullanıldığı gıda etiketlerinin kafa karıştırdığını tespit eden Bakanlık yetkilileri tüketicilerin bu konudaki hassasiyetini de göz önüne alarak yeni bir düzenlemeye gidiyor..

Özellikle nişasta bazlı şekerlerin isimlendirilmesi ile ilgili Bakanlığa gelen talepler doğrultusunda, konu Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu’nda görüşülerek Türk Gıda Kodeksi Şeker Tebliği, tüketicilerin daha doğru bilgilendirilmeleri adına revize edildi.

Tüketiciler, hangi şekeri tükettiğini bilecek

İlgili kurum, kuruluşların görüşüne açılan taslak mevzuatta, mısır şurubundan elde edilen her ürün tanımının önünde “nişasta bazlı” ifadesinin yer alması zorunlu olacak.

Aynı şekilde bu ürünlerin herhangi bir gıdanın bileşiminde bileşen olarak kullanılmaları durumunda da tanımlarda yer alan isimlendirmeler etikette ya da ambalajında yer alacak. Tüketiciler böylelikle tükettiği ürünlerin içerisinde hangi şeker türünün kullanıldığını net görebilecek.

Tarımdan Haberler
https://www.tarimdanhaber.com/haber/gida/nisasta-bazli-sekerler-etiketlerde-acikca-yazacak
şarbon hastalığı

Bakanlık şarbon vakasından sonra inceleme başlattı!

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde yaşanan şarbon vakasının ardından Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli inceleme talimatı verdi.

Tarım ve Orman Bakanlığı, Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde yaşanan şarbon vakasının ardından Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından inceleme talimatı verildiğini açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Et ve Süt Kurumu tarafından ithal edilerek, Ankara İli Gölbaşı ilçesine bağlı Ahiboz beldesinde faaliyet gösteren özel sektöre ait bir işletmeye getirilen kesimlik büyükbaş hayvanlarda, Anthrax (şarbon) hastalığının tespit edildiği belirtilerek,

Anthrax (şarbon) tespit edilmesinin ardından Gölbaşı Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü ekipleri gözetiminde, söz konusu hayvan etleri imha edilerek, kesimhaneye karantina kararı alınmış ve tüm giriş çıkışlar yasaklanmıştı. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli şarbon hastalığının tespit edilmesi üzerine bu konuyla ilgili Bakanlık Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı müfettişlerince inceleme başlatılması talimatı vermiştir, denildi.

Tarım ve Orman Bakanlığınca bu konunun hassasiyetle takip edildiğinin aktarıldığı açıklamada, hastalığın çiftlik dışındaki başka hayvanlara bulaşmaması için de gerekli bütün tedbirler alınarak, uygulandığı, vatandaşların ve bölgedeki çiftçilerin endişe edeceği bir durumun söz konusu olmadığı aktarıldı.

Medi magazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-bakanlik-sarbon-vakasindan-sonra-inceleme-baslatti-11-681-78090.html