kurban, kurban bayramı, kurban eti, kurban bayramında beslenme, kurban nasıl kesilir, kurban nasıl pişirilir, kurban kesmeden önce dikkat edilmesi gerekenler, kurban etinin pH değeri, etin pH ve lezzeti,

Kurban bayramında sağlıklı beslenme

Dini Bayramlar, tüm aile bireylerini bir araya toplayan, sevgi ve mutluluğun göstergesi olarak simgelenen geniş sofraların kurulduğu günlerdir.

Kurban Bayramı’nda, Bayram geleneklerimizden olan tatlı, şeker tüketimine ek olarak kırmızı et tüketiminin miktarı ve sıklığı artmaktadır. Bu dönemde şişmanlık, yüksek tansiyon, kalp-damar, mide ve diyabet (şeker) hastalığı olan kişilerin beslenmelerine dikkat etmeleri gerekmektedir.

Kurban bayramında; sağlıklı beslenmenin temel prensiplerine, yiyecek seçimine, porsiyon kontrolüne ve besin gruplarının dengeli dağılması için alınması gereken önlemlerin herkes için geçerli olduğu unutulmayıp her zaman özen gösterilmelidir. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için; kalp-damar hastalığı, diyabet (şeker) ve yüksek tansiyonu olan kişiler, Kurban Bayramı’nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli ve aşırıya kaçmamalıdır.

Sağlık Bakanlığı
https://www.saglik.gov.tr/TR,1561/kurban-bayraminda-beslenme-konusunda-dikkat-edilecek-hususlar.html

sağlıklı beslenme ülkeler sıralaması

Obezite, erken yaşta hasta ediyor!

Sağlık Bakanı Yardımcısı Emine Alp Meşe, 2 Ocak 2019’da MEB, Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı birlikte Okul Logosu protokolünü imzalayacağız” dedi.

Sağlık Bakanı Yardımcısı Emine Alp Meşe, katıldığı Beslenme Dostu Okul Sertifika Programında günümüzde bulaşıcı olmayan hastalıklar denilen diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları, kronik akciğer hastalıklarına bağlı ölümlerin bulaşıcı hastalıklardan çok daha fazla olduğunu belirterek:

Bunlara neden olan en önemli sebeplerden birisi obezite, şişmanlık, sağlıksız beslenme, fiziksel aktivitenin olmaması, tütün ve alkol kullanımıdır. Sağlıksız beslenme ve hareketsizlik önce obeziteye neden oluyor. Obezite de diyabet, kalp hastalıkları ve bazı kanserlere yol açabilmektedir, ifadelerini kullandı.

Obezitenin dünyada ve Türkiye’de gittikçe artan bir sorun olduğunu vurgulayan Meşe, son 40 yılda özellikle çocuk yaş grubunda adölesanlarda obezitenin 10 kattan fazla arttığını kaydederek, şunları söyledi:

Dünya Sağlık Örgütü’nün son verilerine göre 5-19 yaş arası çocuk ve adölesanlarda 340 milyonundan fazlasının fazla kilolu veya obez olduğunu göstermektedir. Ülkemizde durum çok iç açıcı değil. İlkokullarda %25’lerde, ortaokullarda %30’lara kadar bu oranlar çıkmaktadır. Çocukluk çağındaki obezitenin ayrı bir önemi var. Erken yaşta obezite, diyabete, hipertansiyona, kalp hastalıklarına erken yaşta yakalanmaya sebep oluyor. Bu da erken ölümleri getiriyor.

‘2 Ocak 2019 tarihinde MEB, Sağlık Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığıyla birlikte okul logosu protokolünü imzalayacağız’

Toplumsal varlığımız açısından geleceğimiz olan çocuklarımızın sağlığının korunması Sağlık Bakanlığımızın en önemli, özel konularından biridir’, diyen Meşe, Okul çağı dönemi fizyolojik, psikolojik ve sosyal gelişimin hızlı olduğu, yaşam boyu devam edebilecek davranışların büyük ölçüde oluştuğu, çocukların bilgi almaya ve alışkanlık kazanmaya en uygun olduğu dönemdir. Bu dönem çocuk ve gençlere sağlıklı beslenme ve yaşam biçimi alışkanlığının kazandırılması, sağlıklı yaşam bilincinin yerleştirilmesi ve yetişkinlik dönemi hastalıklarının önlenmesi için çok önemli dönemlerdir. Buradan hareketle 2010 yılından beri yürüttüğümüz ‘Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı’ altında erişkin ve çocuklara yönelik sağlıklı beslenmeyi teşvik eden hareketli yaşamı artıran müdahalelerin yer aldığı eylem planlarımız hazırlanmıştır. Bu eylem planlarından birisi de ‘Beslenme Dostu Okullar’ planıdır. Bu yıl 29-30 Kasım 2018 tarihlerinde de Ankara’da ‘2. Beslenme Dostu Okul Sempozyumu’nu gerçekleştirdik. Çocuklara yönelik yapılacak faaliyetleri en önemli paydaşlarımızdan olan MEB ile yürütmekteyiz.

Beslenme Dostu Okullar Programı bu iş birliğimizin önemli bir eylemidir.

2010 yılından beri okullar gönüllü olarak başvurmakta, MEB, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Sağlık Müdürlüklerimiz başvurular sonucunda ortaklaşa denetim yapmaktadır. Beslenme Dostu Okul Sertifikası okul yönetiminde Beslenme Dostu Okul planının olması, sağlıklı beslenmeye yönelik eğitim faaliyetleri ve farkındalığının artırılması, obeziteye yönelik sağlık hizmetleri sunumu, sağlıklı beslenmeyi destekleyici okul çevresi ve fiziki koşulların oluşturulmasına göre yapılan bir değerlendirme sonucu veriliyor. Programın amacı okullarda sağlıklı beslenme çevrelerinin oluşturulması, okullarda bu konuda farkındalık oluşturulmasıdır. Yapılan çalışmalarda beslenme dostu okullarda eğitim alan çocukların gelecek hayatlarında da, sağlıklı beslenme kavramının daha iyi yerleştiğini görüyoruz. Velilerimiz de bu konuda duyarlı davranırlarsa okul idarecilerimiz ve öğretmenlerimiz açısından daha da teşvik edici olacağına inanıyorum, şeklinde konuştu.

Programa Meşe’nin yanı sıra Ankara İl Sağlık Müdürü Özkan Ünal, Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar, Ankara Vali Yardımcısı İsmail Küreci de katıldı. Konuşmaların ardından sertifika almaya hak kazanan okullara sertifikaları takdim edilerek, hatıra fotoğrafı çektirildi.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-erken-yasta-obezite-hasta-ediyor-11-681-79874.html
22 mayıs avrupa obezite günü

Obeziteyle mücadeleyi ‘Obeziteye Meydan Okuyanlar’ anlattı

AA’nın sağlık muhabiri Karaaslan’ın, obeziteyle mücadele eden 8 kişinin hayat hikayesine ve uzman doktorların bilgilerine yer verdiği “Obeziteye Meydan Okuyanlar” isimli kitabı okuyucularla buluştu.

Anadolu Ajansının (AA) deneyimli sağlık muhabiri Yeşim Sert Karaaslan‘ın, obeziteyle mücadele eden 8 kişinin hayat hikayesine ve alanında uzman doktorların konuya ilişkin bilgilerine yer verdiği “Obeziteye Meydan Okuyanlar” isimli kitabı okuyucularla buluştu.

Danimarka Büyükelçiliğinde Avrupa Obezite Günü dolayısıyla Novo Nordisk firmasının katkılarıyla düzenlenen toplantıda Sert Karaaslan’ın derlediği ve yazdığı “Obeziteye Meydan Okuyanlar” isimli kitabının tanıtımı gerçekleştirildi.

Karaaslan, obezite ile anne ve babasının yaşadığı sağlık sorunları dolayısıyla tanıştığını anlattı. Anne ve babasının sağlığına kilo vererek kavuştuğunu söyleyen Karaaslan, hayatta hiçbir başarının tesadüf olmadığını, kilo vermenin de meslekte kazanılan başarıların da çalışarak, mücadele ederek var olduğunu söyledi.

Anadolu Ajansının ve yöneticilerinin desteğiyle sağlık haberciliğinde uzmanlaştığını, 21 yıldır gazetecilik yaptığını belirten Karaaslan,

Sağlık haberciliğinde bu yaşadığım tecrübelerle birilerine şifa bulmak haddim değil ama yol göstermeye çalışmak, birilerinin yaşadığı sıkıntıları başkalarının yaşamaması için belki kılavuz olmak amacıyla bir kitap hazırlamak istedim, diye konuştu.

Kitabın iki bölümden oluştuğunu söyleyen Sert Karaaslan, ilk bölümde bilim insanlarının konuyla ilgili çalışmalarına yer verdiğini, ikinci bölümde ise obeziteyle mücadele eden 8 kişinin yaşam hikayesinin yer aldığını söyledi.

Kitap kahramanlarımız hiçbir sansür uygulamaksızın bütün duygularını, bütün mücadelelerini, yaşamlarında neler hissettiklerini anlattılar, diye konuşan Sert Karaaslan, kitabında Nazım Hikmet, Ahmet Arif, Aşık Veysel, Mevlana başta olmak üzere şairlerin ve düşünce adamlarının şiirlerine ve dünya edebiyatının önemli yazarlarının hikayelerinden örneklere yer verdiğini belirtti.

Obez olan insanların ötekileştirildiğini belirten Sert Karaaslan, Türkiye’de ve dünyada obezitenin her geçen gün artması dolayısıyla mücadele etmenin çok önemli olduğunu, kitabın da bu mücadeleye bir nebze de olsa katkı sağlamasını diledi.

Toplantıda, Türkiye Obezite Araştırma Derneği Başkanı Volkan Demirhan Yumuk, Novo Nordisk Türkiye Genel Müdürü Dr. Burak Cem, Danimarka Büyükelçisi Svend Olling ve Novo Nordisk Banec Kurumsal Başkan Yardımcısı Emil Kongshoj Larsen de birer konuşma yaptı.

tubitak sağlık, tubitak beslenme, tubitak burs, tubitak proje, tubitak yüksek lisans

TÜBİTAK’tan obeziteye: “Dirençli nişasta”

Türkiye’de görülme sıklığı giderek artan obezite ve diyabet hastalıklarını önlemek amacıyla TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Gıda Enstitüsü tarafından tokluk hissi vererek yeme isteğini kontrol eden dirençli nişasta geliştirildi.

TÜBİTAK MAM’dan yapılan yazılı açıklamada, kurumun Türkiye’de son yıllarda giderek yaygınlaşan obezite ve diyabet hastalıklarıyla mücadele kapsamında dirençli nişasta geliştirildiği bildirildi. Geliştirilen ürünün ince bağırsakta sindirilemeyip, kalın bağırsakta fermente olabildiğine dikkat çekilen açıklamada,

Ürün, sağlık etkileri bakımından diyet liflere benzemektedir. Prebiyotik olmasının yanı sıra bütirat ve diğer kısa zincirli yağ asitlerinin üretilmesini sağlamasına bağlı olarak bağırsak sağlığını olumlu yönde etkilemektedir, denildi.

Enerjisi normal nişastaya göre %50 daha düşük olan dirençli nişasta ile hazırlanan ürünlerin tokluk hissi vererek yeme isteğini kontrol ettiği ve kan şekerinin dengede tutulmasına da yardımcı olduğu vurgulanan açıklamada,

Uluslararası Diyabet Federasyonu verilerine göre, her iki diyabet hastası yetişkinden biri henüz hastalığının farkında değildir. Bunlara bağlı olarak, dirençli nişasta ürünlerinin sadece diyabet hastaları ve diyet yapan kişiler tarafından değil, tüm tüketiciler tarafından tüketilmesi önerilmektedir, ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı‘nda 23 – 25 Kasım 2017 tarihlerinde düzenlenecek V. İslam İşbirliği Teşkilatı (OIC) Helal Expo 2017 Fuarı‘nda, dirençli nişasta ile hazırlanacak ekmek ve diğer unlu mamullerin ziyaretçilere ikram edileceği belirtildi.

Medi Magazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-tubitaktan-obeziteye-direncli-nisasta-11-681-75352.html

Beslenmede yeni bir faktör: “Sirkadyen ritim”

Canlılarda tüm biyolojik aktiviteler belirli ritimlere uygun şekilde meydana gelir.

Bu ritimlerden biri olan ve 24 saatlik davranışsal ve fizyolojik değişiklikleri içeren sirkadiyen ritm, endojen biyolojik saatler tarafından oluşturulur ve çevresel uyaranlar (zeitgeber) tarafından senkronize edilir.
Leptin, Ghrelin, Melatonin, Kortizol hormonları sirkadiyen ritmi gösterir.

sirkadyen ritm, ritim

Sirkadiyen ritmin, iştah mekanizmasını etkilediği bilinmektedir. Kısa uyku ile Leptin (tokluk) hormonu az, Ghrelin (açlık) hormonu fazla salınır. İdeali 7-9 saatlik uykudur. Bir başka açıdan bakıldığında uyumadığımız zaman içinde daha fazla yeme eğiliminde oluruz. Yaş ile azalan Melatonin, hipotalamustan gece; 21:00-22:00 arasında salgılanır, 02:00-04:00 arasında pik yapar.

sirkadyen ritm, ritim

Melatonin, uyku-uyanıklık döngüsünün düzenlenmesinde rol oynar. Kortizol, stres hormonudur. Depresyonda sirkadiyen ritimlerde bozulma görülmekte ve bu bozulma antidepresan tedavi ile geri döndürülür. Sirkadiyen ritm ile ilgili araştırmaları okuduğumda gördüm ki saat 17:00 spor için ideal saattir, bunu da paylaşmadan geçmeyeyim.

O zaman iyi uykular, yarın saat 17:00’te de spor da görüşürüz.

Yararlanılan kaynaklar
Karamustafalıoğu, O. ve Baran, E. (2012). Agomelatin ve Etki Mekanizması. (05/10/2016). Özgen, F. (2001). Uyku ve Uyku Bozuklukları. (05/10/2016). Vural, Z. (2013-2014). Sirkadiyen Ritm ve Obezite. (05/10/2016).

Diyetisyen Başak Gökay - ProfilDyt. Başak GÜNAY

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • Büyükçekmece

Modern çağın salgını

Bu yazımda son yıllarda etkisi gittikçe artan ve arttıkça da beraberinde bir çok sağlık sorununu getiren, küçükten büyüğe her yaş grubunda görülebilen obeziteden bahsetmek istiyorurum.

Obezite; kalp hastalığından şeker hastalığına, astıma, psikolojik hastalıklara ve hatta ölümlere neden olan ve önlenmesi gereken bir tehdittir.

Acaba obezitenin temelinde neler yatıyor ?

Bebeklik dönemine baktığımızda yapılan çalışmalar mama kullanımının obezite riskini arttırdığını, anne sütünün ise içeriğindeki hormonlar nedeniyle iştah mekanizmasını etkileyerek obezite riskini azalltığını gösermektedir. Bu nedenle ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmeye önem verilmelidir.
Günlük iş hayatında pek çok şeye vakit ayırabilirken konu beslenme olduğunda hızlı yenilebilen, atıştırmalık, kalorisi fazla olan yiyecekleri tercih edip sağlığımızı bir kenara bırakmamız yine en önemli etmenlerin başında geliyor.

Peki biz bu besinleri tercih ederken çocuğumuz bizi örnek alıp yine bu besinleri mi tercih ediyor derseniz ?

Sanırım cevabı çoğumuz biliyoruz….
Özellikle 1 yaşından sonra çocukların eline çatal kaşık verilerek yemek yeme alışkanlığının kazandırılmaması ; çocukların besinleri tanımamasına ve doyduklarına kendilerinin karar verememesine bu nedenle de aşırı beslenmenin artışına ve obeziteye neden olur.
Besin seçimlerimiz doğru mu?
Şöyle bir market alışverişlerimizi düşünelim o sepetin içinde kendimi şımarttığımız çikolatalar, bisküviler, içecekler…

Bir de çocuklarımız sevinsin diye ya da ödül olarak aldığımız abur cuburlar var tabi… İşte bütün bu sağlıksız seçimler başta bizim ve çocuklarımızın sağlığını ve besin seçimlerini olumsuz yönde etkilemektedir.
Peki hiç mi yemeyelim canımız istiyor diyenleri duyar gibiyim? Tabi ki yiyebilirsiniz ama evde kendinizin yaptığı, herhangi bir katkı maddesinin bulunmadığı, tam tahıllı unların, kuru yemişlerin ilave edildiği sağlıklı yiyecekler varken sevgili okurlarım neden sağlıksız olanı seçelim ki ?

Peki ya kahvaltı?

Bana soracak olursanız günün en mükemmel öğünü… Vücudumuz uyandığımız andan itibaren çalışmaya başlıyor ve ilk enerji kaynağımız kahvaltı, bu nedenle yapılan yeteri ve dengeli bir kahvaltı gün içerisinde ani acıkmaların, yüksek kalorili ve besin değeri düşük besinlerin tercih edilmesinin önüne geçerek yine obeziteyi önlemede inanılmaz bir yere sahip.

Peki ara öğünler önemli mi acaba?

Çoğu insanın önemsemediği, o ara öğünler var ya aslında o kadar önemli ki. Bizim ana öğünlere aç girmemenizi dolayısıyla ana öğünlerde fazla yememenizi ve hatta gün boyu aç hissetmememizi sağlayıp fazla kalori alımını önlüyorlar. Ara öğün tüketme zamanı sanırım…

Porsiyon kontrolünü sağlıyor muyuz acaba?

Evet sağlıklı besinler tercih ediyor olabilirsiniz, ara öğünleri de yapıyorsunuz, kahvaltı da yapıyorsunuz hatta alışverişte diyet ürünleri de tercih ediyorsunuz , ama kilo veremiyorsunuz. Bütün yaptıklarınız çok güzel ama;
Peki acaba bunları yaparken porsiyon kontrolünü sağlıyor musunuz? Diyet ürünleri seçtiniz, sağlıklı besinler aldınız diye bu onları fazla miktarda tüketeceğimiz anlamına gelmiyor. Bu yüzden porsiyon kontrolünün sağlanması obezitenin önlenmesine önemli derece etkilidir.

Sizce yeterince su tüketiyor musunuz?

Vücudumuzun yaklaşık olarak %70-75’ini yani büyük bir bölümünü su oluşturmaktadır. Su vücudumuzda yenilen besinlerin kolayca sindirilmesini, vitamin ve minerallarin emilmesini sağlar. Günlük olarak terlediğinizde ,idrarla veya nefes alıp verirken bile vücudunuzdan büyük oranda su ve mineral kayıpları oluyor. Bu kayıpların giderilmesi için günlük olarak ortalama 2-2.5 litre (10-12 bardak) su tüketilmesi kayıpların önlemesi için gereklidir.

Vücudunuzu dinleyin eğer susama hissini yaşıyorsanız bilin ki vücudunuz suya ihtiyacı var…

Peki su tüketelim dedik , bu su tüketimi obeziteye nasıl etki ediyor biliyor musunuz ? Özellikle içinde olduğumuz yaz aylarında susama hissinin bastırılması için fazla miktarlarda şekerli ve gazlı içeceklerin tüketilmesini önleyip boş kalori alımının önüne geçilmesinde etkili rol oynayarak obeziteyi dolaylı yoldan ; metabolizmamızı hızlandırma etkisi nedeniyle obeziteyi doğrudan etkiliyor.

Stres obezite üzerinde etkili mi ?

Acıkma duygusunun temelini aslında iki durum oluşturuyor. Biri vücudumuzun açlık durumunda ortaya çıkardığı fizyolojik açlık, diğeri ise duygusal durumlarımıza göre değişen psikolojik açlık. Özellikle ergenlik çağı çocuklarında görülen ve ergenlik çağı obezitesinin en önemli nedenlerinden biri olan psikolojik açlık sağlıksız besinlere yönelmeyi, fazladan kalori alımını arttırır. Bu nedenle gün içerisinde bir şeyler tüketirken ‘Gerçekten aç mıyım ? ‘ sorusunu yanıtlayarak tüketmeli ve sağlıklı besinleri tercih etmeliyiz.

Fiziksel aktivitemiz yeterli mi ?

Çoğumuz zamanımızı gün içerisinde masa başında geçirirken; iş dışında ise zamanımızın çoğunu televizyon ve bilgisayarlara adamış durumdayız maalesef..

Obezitenin ve daha birçok sağlık sorununun önlenmesinde beslenme çok önemli bir yere sahip ancak fiziksel aktivite de bu sağlık döngüsünün en önemli parçalarından biri. Çünkü amacımız kilo vermek değil , sağlıklı bir şeklilde kilo vermek olduğundan bu durum ancak beslenme ve fiziksel aktivitenin birlikte yürütülmesi ile elde edilir.

Bu nedenle haftada 3-4 gün fiziksel aktivite yapmaya önem gösterin. Besinler ilacınız, ilacınız besinler olsun… Sağlıkla kalın…

Dyt. Melis ÖZKAYA

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • İskenderun
Neden kilo veremiyorum?, kilo verememe nedenleri, kilo verememe sebepleri, zor kilo vermek, kiloyu zor vermek, kilo verme zorluğu, insülin direnci kilo vermeyi engelliyor, kilo verirken dikkat edilecekler, kilo verdiren diyet, kilo verdiren gıdalar

Obezite yılda 4 milyon can aldı!

Dünya genelinde 195 ülkede gerçekleştirilen Obezitenin Küresel Sağlık Yükü başlıklı çalışma, 2015’te 4 milyon kişinin obeziteye bağlı nedenlerden yaşamını yitirdiğini ortaya koydu.

Dünya genelinde 195 ülkede gerçekleştirilen Obezitenin Küresel Sağlık Yükü başlıklı çalışma, erişkin obezitesinde %35 ile Mısır’ın, çocukluk çağı obezitesinde %13 ile ABD’nin ilk sırada yer aldığını, 2015’te 4 milyon kişinin kilo fazlalığıyla ilişkili nedenlerden ötürü yaşamını yitirdiğini ortaya koydu.

Obezitenin küresel sağlık yükünü değerlendirmek amacıyla, 195 ülkenin verileri kullanılarak yapılan çalışma, dünyada 2 milyardan fazla kişinin aşırı kilolu ya da obez olduğunu gösterdi. Sonuçları, ABD’de New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan çalışmayla, 2015 itibarıyla dünyada 108 milyon çocuk ve 604 milyon erişkinin obez olduğu, toplam fazla kilolu ve obez sayısının ise 2,2 milyarı aştığı belirlendi.

Çalışmayla, 2015’te 4 milyon kişinin kilo fazlalığıyla ilişkili nedenlerden ötürü yaşamını yitirdiği, ölümlerin 3 milyondan fazlasını kalp damar hastası ya da diyabetlilerin oluşturduğu belirlendi.

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Avrupa Endokrinoloji Derneği Yöneticisi Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, obezitenin tüm dünya ülkeleri için ciddi bir sağlık sorunu ve kronik hastalık gelişimi açısından da önemli bir risk faktörü olduğunu söyledi.

Obezite, erişkinlerde Mısır, çocuk çağında ABD’de ilk sırada

Erişkin obezitesinde %35 ile Mısır, çocukluk çağı obezitesinde %13 ile ABD ilk sırada yer alıyor. Dünyada en fazla obez erişkin ve çocuk Çin’de yaşıyor, ifadelerini kullanan Yıldız, şunları kaydetti: Ülkemizde 1980’den 2015’e kadar erkeklerde kilo fazlalığı %36’dan %45’e, obezite %11’den %21’e, kadınlarda kilo fazlalığı %30’dan %32’ye, obezite ise %21’den %35’e yükselmiş görünüyor.

Obeziteye bağlı ölümler trafik kazalarına bağlı ölümlerden fazla

Prof. Dr. Yıldız, obeziteye bağlı ölüm oranlarına ilişkin şu bilgileri verdi:

Çalışma sonuçlarına göre yalnızca 2015 yılında kilo fazlalığı ile ilişkili 4 milyon ölüm gerçekleşti. Bu rakam aynı yıl trafik kazalarına bağlı ölümlerin üç katından daha fazla. Obeziteyle ilişkili ölümlerin 3 milyondan fazlasını kalp damar hastalığı olan ya da diyabetli bireyler oluşturuyor.

Medi Magazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-obezite-bir-yilda-4-milyon-can-aldi-11-681-74437.html
diyabet obezite flavonoidler fatma yılmaz diyetisyen

Flavonoidlerin “Diabetes mellitus” ve “Obezite”ye etkileri

Besinlerle aldığımız biyo-aktif bileşikler sindirim sisteminde bazı enzimleri inhibe etme, termojenezi artırma, adipoz farklılığını önleme, lipit metabolimasını artırma, iştahı azaltma gibi etkilerle ağırlık kontrolünde etkili olup obeziteye karşı yaklaşım olarak geliştirilmektedir.

şişmanlık ve obezite

Bazı besinlerin obeziteyle olan ilişkileri

  • Pankreatik lipaz aktivitesinin inhibisyonu:  Kitosan, levan, mate çayı, oolong çayı, yasemin çayı, yeşil çay
  • Termojenezi artırma: Turunç, soya fasulyesi
  • Adiposit farklılığı önleme: Zerdeçal, kırmızı biber, muz yaprağı, sarımsak, keten tohumu, siyah soya
  • Lipit metabolizmasını artırma: Bitki çayları, tarçın
  • İştahı azaltma: Çam fıstığı, nar yaprağı, gingseng

mate çayı zayıflatır mı, mate kilo verdirir mi

Polifenoller lipit ve nişasta sindiriminde yer alan lipaz, proteaz ve glikosidaz gibi enzimleri inhibe ederek besinlerin emilimi azalttığı yapılan çalışmalarda bildirilmiştir. Bu durum da enerji alımı ve kan glikozunun kontrolü üzerine olumlu etkiler göstermektedir.

Flavonlar, flavonoller, tanen ve kalkon gibi birçok polifenol bileşeni pankreatik lipaz üzerine inhibisyon etkisi gösterir. Meyve, sebze ve özellikle kırmızı şarap ve çay gibi besinler tripsin, amilaz, lipaz gibi sindirim enzimlerine inhibitör etki göstererek lipit emilimini azaltarak plazma trigliserit düzeyinin azalmasına yardımcı olurlar. Elmada bulunan klorojenik asit, kateşin, epikateşin, rutin ve prosiyanidinler pankreatik lipaz aktivitesini inhibe ettiği bildirilmiştir.

fitokimyasallar

Çay polifenollerinden kateşin, epigallokateşin, epigallokateşin gallat ve epikateşin; alfa amilaz, pepsin, tripsin, ve lipaz üzerine inhibitör etki göstermektedir. Üzüm çekirdeği ekstratı da fitokimyasallar açısından zengin olup pankreatik lipaz ve lipoprotein lipaz üzerine inhibitör etki ederek yağ emilimini azaltır ve adipoz dokuda birikmesini azaltır.

Böğürtlen içerdiği antosiyanin ve ellagitanin gibi bileşenlerle postprandiyal hiperglisemi üzerine azaltıcı etki göstermektedir. Aynı zamanda pankreatik lipaz üzerine de inhibisyon etkisi gözlenmiştir. Saponinler birçok sebzenin kök ve rizomlarında bulunan bir fitokimyasaldır. Bu fitokimyasallar pankreatik lipazı inhibe ederek obezite ve bununla ilişkili hastalıkların tedavisinde etkilidir.

ginseng, cinsenk, cinsellik hapı
Ginseng ve kapsülü

Gingseng yapraklarının saponinlerce zengin taraflarından elde edilen maddeler in vitro çalışmalarda pankreatik lipaz üzerine inhibe edici etki göstermiştir. Japon atkestanesi ve Avrupa atkestanesi çekirdeklerinde yer alan triterpenler antidiyabetik ve anti obezite etkisi gösterir.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen fatma yılmaz

dede torun yaşlı beslenme

Gençler, dedelerinden daha az hareket ediyor!

Aşırı şişmanlık her geçen gün artıyor, hareketsiz yaşam tarzı da artmaya devam ediyor. Yapılan yeni bir çalışmada, gençlerin 60 yaşındaki insanlar kadar az hareket ettiği gösteriliyor.

Time‘de yer verilen habere göre, 6 – 84 yaş aralığında 12.500’den fazla insana aktivite takibi için kullanılabilecek akıllı bileklik takıldı ve vakitlerinin ne kadarını hareket ederek geçirdikleri araştırıldı.

Preventive Medicine‘de yayımlanan araştırma sonucunda, tahmin edildiği gibi insanların yaşlandıkça daha az aktif olduğu görüldü. Hareket etme sıklığının 35 yaştan sonra azaldığını söyleyen araştırmacılar, daha da ileri yaşlarda tıbbi sorunlar ve kronik hastalıklar sebebiyle yine fiziksel aktivitenin imkansız hale geldiğini söyledi. Çalışmada sadece 20’lerindeki insanların fiziksel aktivitede artış gösterdiği görüldü.

Johns Hopkins Bloomberg Halk Sağlığı Okulu Biyostatistik Bölümü’nden Vadim Zipunnikov, küçük çocukların ve gençlerin daha fazla hareket sahibi olduğunun düşünülmesine rağmen, egzersiz oranının özellikle ergenliğe doğru gidildikçe azaldığını aktardı. Zipunnikov:

19 yaşındaki bir genç, 60 yaşındaki bir insan kadar az aktif vakit geçiriyor ve onlar kadar hareketsizlik halinde saatlerce oturuyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, çocuklar bir gün içerisinde en az bir saatlerini yoğun bir egzersize ayırmalı fakat 6 – 11 yaş arasındaki çocuklardaki araştırma sonuçları gösteriyor ki, erkeklerin % 25’i, kızların da % 50’si böyle bir uygulama içerisinde değil. Ergenlerde ise kılavuza göre daha da korkunç bir düşüş mevcut: adölesan erkeklerin % 50’si, genç kızların da % 75’i bir gün içinde en az bir saatliğine bile aktif değil.

ifadelerini kullandı.

sağlıklı beslenme ülkeler sıralaması

Okul başlama zamanları yeniden ayarlanmalı, uykusunu alamayan çocuklar egzersiz yapmıyor

Çalışmada, okuldaki çocukların en fazla aktif oldukları saatlerin 14:00 – 18:00 arası olduğu görüldü. Zipunnikov çocukların günün sadece belli saatlerinde aktif olmasının yanlış olduğunu, günün tamamına bu hareketin yayılması gerektiğini söyledi. Bu açıdan güne başlama, okul ve iş saatlerinde aktivite anlamında verim almak için oynama yapılabileceğini söyleyen Zipunnikov, okul başlama zamanlarının özellikle ergenler için büyük bir rol oynadığını, çocukların uykularını yeterince alamadıkları için yorgun olduklarını ve egzersiz yapmadıklarını dile getirdi.

Daha fazla egzersiz yapılması için teşviklerin olması gerektiğini söyleyen araştırmacılar, çalışmak zorunda olan insanlar için günün erken saatlerinde, daha yaşlı insanlar için sabahtan sonraki saaatlerde ve çocuklar için ise gün boyunca yayılmış egzersiz programlarının ayarlanması gerektiğini söyledi.

medimagazin.com.tr/hekim/tibbi-gelismeler/tr-yeni-nesil-gencler-60-yasindaki-dedelerinden-daha-az-hareket-ediyor-2-19-74315.html
beden tipleri, vücut türleri

Beden tipiniz hangisi?

Beden tipiniz bazı kronik hastalıkların riskini artırıyor olabilir…
Günlük kullanımda dilimize yerleşmiş olan elma tipi ve armut tipi şişmanlık bedendeki yağ dağılımını vurgulamaktadır. Elma tipi şişmanlık android beden tipi anlamına gelmektedir ve bu beden tipinde deri altı yağı gövdede, özellikle bel çevresinde aşırı birikmesi ile ortaya çıkmaktadır. Bel çevresindeki aşırı yağ birikmesi kalp ve damar hastalıkları, Tip 2 diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi, hepatosteatoz ve felç gibi riskleri artırmaktadır.

Armut tipi şişmanlık ise jinoid tipi şişmanlık anlamına gelmektedir ve deri altı yağ birikimi basen ve kalça bölgesinde yoğunlaşmaktadır. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülen bu tip yağlanma elma tipe göre sağlık açısından daha az risk taşımaktadır. Fakat unutulmaması gereken nokta bedende aşırı yağlanma uzun vadede kan basıncı gibi faktörlerin artmasına neden olacaktır.

Mutlaka diyetisyenle görüşülmeli

Bel çevresi kadınlarda 80 santimetrenin erkeklerde ise 94 santimetrenin üzerine çıkmamalıdır. Bel çevresinin kadınlarda 80 santimetre erkeklerde 94 santimetrenin üzerine çıkması risk, kadınlarda 88 santimetre erkeklerde ise 102 santimetrenin üzerine çıkması yüksek risk şeklinde tanımlanmaktadır.

ktdb.com

Obezitenin sorumlusu bakın kim çıktı

Beslenme ve diyet uzmanları, şeker tüketimi ve madde bağımlılığında beyindeki ödül sisteminde benzerlikler olduğuna dikkat çekiyor.

Neden kilo veremiyorum?, kilo verememe nedenleri, kilo verememe sebepleri, zor kilo vermek, kiloyu zor vermek, kilo verme zorluğu, insülin direnci kilo vermeyi engelliyor, kilo verirken dikkat edilecekler, kilo verdiren diyet, kilo verdiren gıdalar

Beslenme ve Diyet Uzmanı ve Psikolog Gözde Patlak, obezite ve yeme bağımlılığına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, bu konuların son yıllarda popüler olduğunu belirterek, obezitenin bir yeme bağımlılığı olup olmadığının, nasıl geliştiğinin ve nasıl önlenebileceğinin ciddi bilimsel ve akademik çalışmaların konusu olduğunu dile getirdi.

obezite hakkında gerçekler

Obezitenin, kişinin vücut ağırlığının olması gereken en üst sınırın üstünde ve beden kütle indeksinin normalden fazla olması şeklinde tanımlanabileceğini dile getiren Patlak, şunları kaydetti:

Bireyde obeziteyi tetikleyen birçok faktör vardır ancak günümüzde obeziteyi en çok yaşam tarzı etkilemektedir. Özellikle stresli, kaygılı, yoğun tempolu iş ve yaşam şekli bireyi rahatlaması için besin tüketimine iten en önemli faktörlerdendir. Birey bu durumlardan kaçmak ve rahatlamak için besin tüketimini seçer ve böylece bu davranış pekişerek alışkanlık haline dönüşür. Bu yüzden de tıkınırcasına yeme davranışı, herhangi bir yiyeceğe aşırı ilgili olma gibi durumlar obezite ile beraber sıkça görülebilmektedir. Bunlarla birlikte yeme bağımlılığı olan bireylerde de mutluluk hormonunu salgılattığı için özellikle şekerli, aşırı yağlı ve karbonhidratlı gıdalara yönelim görülür.

uyku diyetisyen sıla yeniçeri gerçek diyetisyenler sitesi

Obezite – uyku süresi ilişkisi

Obezite günümüzde büyüyen bir halk sağlığı sorunu haline gelmektedir.

Neden kilo veremiyorum?, kilo verememe nedenleri, kilo verememe sebepleri, zor kilo vermek, kiloyu zor vermek, kilo verme zorluğu, insülin direnci kilo vermeyi engelliyor, kilo verirken dikkat edilecekler, kilo verdiren diyet, kilo verdiren gıdalar

Obezite tanımı

Vücudun yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının artması olarak tanımlanır, basit bir ifadeyle vücutta aşırı yağ birikmesidir.

obezite ölçüm, obezite doktoru diyetisyen

Obezite tanısı

Obezite tanısı olan bireylerin beden kütle indeksi (BKİ) ≥30 kg/m² olarak kabul edilir, şişmanlık ise BKİ’si 25-30 kg/m² aralığındadır.

şişmanlık ve obezite

300.000 insan obezite nedeniyle hayatını kaybediyor

Dünya’da her yıl yaklaşık 300.000 insan obezite nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Son çalışmalara göre Türkiye’de erkeklerin %9.6’sı,kadınların ise %23.6’si obezdir.

uyku beslenme diyet

Yedi ila sekiz saat süreli uyku düzenli uykudur

Vücudumuzda melatonin hormonu saat 23.00 ile 05.00 arası salgılanır ve biyolojik ritmimizi dengede tutmakla görevlidir, bu saatler arasında bireyin uyku halinde olması gerekmektedir.

uyku beslenme diyet

Obezite ve uyku sorunu birbirinin nedeni olabilir

Obezite ve uyku sorunu birbirinin nedeni olabilir. Uyku sorunu yaşayan bireylerde açlık hormonlarının salgılanması artarken tokluk hormonlarının salgılanması azalır yani kilo dengesini sağlayan homonlarda düzensizlikler meydana gelir. Bu da kişide yeme isteği yaratır ayrıca yetersiz uyku süresine sahip kişiler gün içinde yorgunluk hali hisseder ve enerjisini yerine getirebilmek için daha çok yemek yemeye yönelir.Bu durum vücuda ihtiyaçtan çok enerji alınmasına ve onların yağ olarak depolanmasına neden olmaktadır.Son araştırmalara göre 5 saatten az uyumak günde 300 kalori fazla almaya neden olmaktadır.

uyku ve kilo, kaç saat uyumalı, diyette uyku

Sağlıklı uyku için diyetisyen önerileri şart

Uyku düzenini sağlayıp obezitenin önüne geçmek bazı besinlerle ve öğünlerde dikkat edilecek noktalarla mümkün. Sağlıklı bir uykuya sahip olmak için; triptofan amino asidinden zengin olan süt ürünleri, muz, badem gibi besinleri tüketmek daha kolay uyumayı sağlar.

badem sütü, badem sütü kalorisi, badem sütü faydaları, diyette badem sütü,

Yulaf ezmesi-süt, yoğurt-keten tohumu gibi küçük gece ara öğünleri uykuya dalmayı kolaylaştıran besinlerdendir. Sindirilmesi uzun süren yağlı, kızartmalı yemeklerden kaçınmak gerekir. Dahası için diyet uzmanınıza danışabilirsiniz.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Sıla Yeniçeri

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

HİPERTANSİYON tedavisi, HİPERTANSİYON pdf, HİPERTANSİYON nedir, HİPERTANSİYON nedenleri, HİPERTANSİYON evreleri,

Dikkat! Şimdi elindeki tuzluğu yavaşça bırak…

Ne yazık ki ülkemizde tansiyon hastası birçok insan vardır. Bu hastalığa sebep olabilecek de birçok sebep vardır. Fakat düzgün beslenme ile hipertansiyonu yenebileceğinizi biliyor muydunuz ? Hipertansiyonu yakından inceleyelim ve hayatımıza dert olmasını engelleyelim.

HİPERTANSİYON tedavisi, HİPERTANSİYON pdf, HİPERTANSİYON nedir, HİPERTANSİYON nedenleri, HİPERTANSİYON evreleri,

Hipertansiyon nedir?

Kan basıncının normal değerlerden yüksek olmasıdır.

Bu da şöyle açıklanabilir:

  • Sistolik kan basıncının 140 mmHg ve diastolik kan basıncının 90 mmHg ve altında olması normal,
  • Sistolik kan basıncının 141-159 mmHg ve diastolik kan basıncının 91-94 mmHg olması sınırda veya hafif yüksek tansiyon,
  • Sistolik kan basıncının 160 mmHg ve diastolik kan basıncının 95 mmHg veya üstünde olması hipertansiyon olarak değerlendirilir.

HİPERTANSİYON tedavisi, HİPERTANSİYON pdf, HİPERTANSİYON nedir, HİPERTANSİYON nedenleri, HİPERTANSİYON evreleri,

Hipertansiyon için risk faktörleri nelerdir ?

  • Kalıtım,
  • Şişmanlık,
  • Sigara ve alkol kullanımı,
  • Şeker hastalığı,
  • Fiziksel aktivite azlığı,
  • Stres,
  • Gebelik,
  • Menapoz,
  • Tuz tüketiminin yüksek olması.

HİPERTANSİYON tedavisi, HİPERTANSİYON pdf, HİPERTANSİYON nedir, HİPERTANSİYON nedenleri, HİPERTANSİYON evreleri,

Tuzun sağlımıza etkileri nelerdir ?

  • Kalp hastalıklarına,
  • Böbrek hasarına,
  • Felç ve beyin hasarına,
  • Görme bozukluklarına neden olabilir.

HİPERTANSİYON tedavisi, HİPERTANSİYON pdf, HİPERTANSİYON nedir, HİPERTANSİYON nedenleri, HİPERTANSİYON evreleri,

Hipertansiyonun sağlığımızı bozmasını önlemek için neler yapılabilir ?

  • İdeal vücut ağırlığınızı koruyunuz, diyetisyenden yardım alınız.
  • Posa tüketimini artırınız. Haftada her gün 4-6 porsiyon (400-500 gr) çeşitli taze sebze ve meyve yiyiniz. Kuru fasulye, nohut, mercimek vb. kuru baklagillerin tüketimine özen gösteriniz.
  • Diyette doymuş yağ asitlerini çok içeren tereyağı, sadeyağı, iç yağı ve katı margarin kullanmayınız. Daha çok zeytinyağı, ayçiçek yağı, fındık yağı ve mısırözü yağı kullanınız.
  • Günlük tuz tüketimi 4-6 g ( yaklaşık 2 çay kaşığı) kadar olmalıdır. Yemeklerinizi tuzsuz, ekmeğinizi de az tuzlu ve kepekli olarak tüketmeniz yeterlidir. Yemeklerde potasyumdan zengin maydanoz, kekik, nane, dereotu, limon suyu, soğan gibi tat vericilerin kullanımı hem yemekte tuzun eksikliğini bir ölçüde giderir hem de tansiyonu ayarlar.
  • Salam, sucuk, pastırma gibi şarküteri ürünleri, hazır gıdalar ( hazır çorbalar, soslar, ketçap, mayonez ), zeytin ( diyet veya normal) , salamura yiyecekler, turşuları tüketmeyiniz.
  • Eğer alkol tüketimi varsa; günlük alımı 28 gramla sınırlandırınız. Bu da 60 cc rakı, viski gibi sert içki veya 200 cc şarap veya 500-700 cc biraya eşdeğerdir.
  • Maden suyu içerdiği mineraller dolayısıyla tansiyonu olumsuz etkileyeceğinden mümkün olduğunca tüketmeyiniz.
  • Düzenli olarak fiziksel aktivite yapınız.

HİPERTANSİYON tedavisi, HİPERTANSİYON pdf, HİPERTANSİYON nedir, HİPERTANSİYON nedenleri, HİPERTANSİYON evreleri,

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere sağlıcakla kalın…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Gülşah Karmil kimdir

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

sağlık bölümleri 2016

Diyet listesi nedir?

Diyet listesi, beslenme ve diyetetik lisans mezunu diyetisyenlerin hastanın yaşı, kan tahlilleri, antropometrik özellikleri, tıbbi ve diyet anamnezine uygun olarak hazırladıkları profesyonel sağlık reçetelerine denir.

Beslenme tedavisi diyetisyen denetiminde yürütülür

Beslenme ve diyet tedavisi kesinlikle diyetisyen denetiminde yürütülmelidir. Görüştüğünüz kişiden diplomasını göstermesini isteyebilirsiniz. Eğer göstemek istemezse ya da “sağlık bilimleri beslenme ve diyetetik lisans diploması” yerine farklı sertifika ya da diploma gösterirse bu kişiyi halk sağlığını tehtit edip insanları kandırdığı için derhal Alo 150 Bimer‘e şikayet ediniz.

gizli kilo nedir

İntenetten indirilen diyet listeleri

Bu diyet listelerine asla itibar etmeyiniz. Beslenme tedavisi için size en yakın diyetisyenle iletişime geçmelisiniz. Eğer uzaktan beslenme ve diyet danışmanlığı almak istiyorsanız buradan yardım alabilirsiniz.

Diyet listesi için diyetisyene gerek var mı?

Evet, diyet listesi için beslenme ve diyetetik lisans mezunu diyetisyenlerden yardım almalısınız. Çünkü diyetisyenler beslenme ve diyetetik alanında en donanımlı ve bu mesleği yapmaya yetkili tek sağlık personelidirler.

Diyetisyene gitmeden önce neler yapmalıyım?

? Vücut analizinin gerçeğe en yakın sonuç verebilmesi için en az 3 saat aç şekilde geliniz.

? 3 – 4 saat öncesinde çay, kahve gibi kafein içeren içecekler, asitli içecekler ve su tüketmeyiniz.

? Son 24 saat içinde alkollü içki kullanmayınız.

? Ağır fiziksel aktivite ve spor yapmadan geliniz.

? Ölçüm sırasında üstünüzde metal takı, saat, cep telefonu gibi metalik ve elektronik eşya olmamalıdır.

? Ölçüm öncesi giydiğiniz çoraplar kolay çıkarılabilir olmalıdır.

? Büyük abdestinizi yapmış şekilde geliniz.

? Öncekine benzer şekilde giyinmiş olmalısınız.

? Muayene sürecinden sonra kontrollere diyetisyeninizin belirlediği randevu saatinde, gecikmeden, kan tahlillerinizle ve diyetisyeninizin size verdiği listelerle birlikte gelmelisiniz.

Diyetisyene gitmeden önce okumanızı önerdiğimiz beslenme ve diyet önerileri

Diyetisyeniniz hasta ve sağlıklı bireylerde beslenme ve diyet ile ilgili tüm konularda size en yakın sağlık uzmanıdır. Önerilerini dikkatle dinleyerek uygulamanız yararınıza olacaktır.

Diyet için niyet

? Öncelikle “Gerçekten kilo vermek istiyor muyum, kilo vermek benim için ne kadar önemli ve gerçek anlamda bir önceliğim mi?” diye kendinize sorarak işe başlamalısınız.

? Her işte olduğu gibi diyette başarı için çabalamanız gerekmektedir.

? Hastaların birçoğu, fazla kiloları estetik kaygılarla önemsemekte fakat aşırı kilo (obezite) her şeyden önce ciddi bir sağlık sorunudur.

doktor, hekim, tabip

Şişmanlık ve obezite

? Şişmanlık diyabet, kanser, kalp hastalıkları, böbrek yetmezliği ve diğer sağlık problemlerinin ana nedenidir.

? Dünya çapında yapılan medikal harcamaların ne yazık ki üçte biri obeziteyle mücadeleye ayrılmış durumdadır.

Danıştığınız kişi “Diplomalı geçek diyetisyen” olmalı

? Son zamanlarda “Meyve yeme, ensülin direnci yapar; ekmek yeme, zehirdir; havuç yeme, şişmanlatır ve çaya şeker yerine tereyağı koy” gibi bilimsel dayanağı olmayan zayıflama önerileri yaygınlaşmaya başlamıştır.

? Sağlıklı ya da hasta bireyler için beslenme ve diyet, “beslenme ve diyetetik lisans diploması”na sahip diyetisyenlerin temel görevidir. Lütfen yazılı ya da görsel medyada beslenme bilimi ve diyet hakkında açıklamalar yapan bireylerin diyetisyen olup olmadığına dikkat ettikten sonra açıklamalarını dinleyiniz.

? Sağlıklı beslenme konusu tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ilgi odağı olmuştur. Konunun uzmanı olsun ya da olmasın birçok kişi kendi görüşleri doğrultusunda hazırladıkları reçetelerle medyada yer almaktadırlar. Tabii olarak insanlar önerilen reçetelerden etkilenmekte ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt etmekte zorlanmaktadırlar.

? Bilimsel dayanağı olmayan yanlış bilgiler yüzünden taze sebze ve meyvelerin aşırı kısıtlanması ya da yasaklanması kanser, kalp hastalıkları ve diyabet gibi birçok kronik hastalığa karşı vücudun savunma mekanizmasının zayıflamasına hatta ölümlere yol açtığı bilinmelidir.

Stresliyim ve motivasyon sağlamakta zorlanıyorum

? Stresten uzak yaşamaya özen gösteriniz. Bu konuda psikolojik destek almaktan çekinmeyiniz.

? Diyet aynı zamanda bir motivasyon işidir. Diyet muayenesinden sonra, sizi mutlu eden neler varsa onların listesini çıkartın ve listedekileri daha sık yapmak için çabalayın. Uzun bir yolun başında olduğunuzu düşünürseniz, diyet işkenceye dönüşür ve başarı oranınız azalır.

Mutfak alışverişi

? Sağlıklı beslenme mutfakta başlar. Tüketeceğiniz her besin sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmenize katkı sağlayacak şekilde öznenle seçilerek temin edilmelidir.

? Mutfak alışverişine aç olarak değil ara öğün yaparak çıkınız.

? Alışverişinizi hazırladığınız alışveriş listesine göre, ihtiyacınız kadar yapınız.

? Alışveriş listenizde cipsler, gofretler, basit karbonhidrat içeriği yüksek besinler ve yağlı hazır ürünler yer almamalıdır.

besin güvenliği, gıda güvenliği, güvenilir gıda

Diyet listesi için besin seçimi nasıl olmalı?

? Doğal besinleri tüketin: Çeşitli ve rengârenk sebzeler, tam tahıllı ürünler, baklagiller, kuru yemişler, zeytinyağı, organik hayvansal besinler, omega 3 içeriği yüksek deniz ürünleri…

? Her gün kesinlikle 3 ana öğün tüketiniz. Diyetisyeninizin önerdiği sayıda ara öğün yapınız ve öğün atlamayınız.

? Yemeklerinizde sos kullanmayınız.

? Öğle ya da akşam yemeğine çorba ile başlayabilirsiniz.

? Çorbalarda ve yemeklerde terbiye olarak un kullanmayınız.

? Garnitür olarak tabağınıza eklenen besinleri tüketmeyiniz.

? Ekmek değişim hakkınızı azaltarak yulaf ezmesi kullanabilirsiniz ancak diyetisyeniniz ile bu konuda görüşmelisiniz.

? Tam tahıllı besinleri tercih ediniz.

? Et yerine, diyetisyeninizin önerdiği miktar ve sıklıkta, haftanın 2 – 3 günü kuru baklagilleri tüketebilirsiniz.

? Her gün, diyetisyeninizin önerdiği miktarlarda sebze ve meyve tüketiniz.

? Kabuğuyla tüketilebilen meyvelerin, posa bakımından zengin olan kabuklarını soymadan tüketiniz.

? Kolalı içecekler ve meşrubatlar yerine diyetisyeninize danışarak taze meyveleri, taze sıkılmış meyve sularını ve doğal mineralli maden sularını tercih edebilirsiniz.

? Domates, salatalık, marul, kıvırcık, roka, yeşil soğan, maydanoz gibi enerji değerleri düşük çiğ sebzeleri, her öğün yağ ve tuz eklemeden istediğiniz zaman, istediğiniz miktarda tüketebilirsiniz.

? Kuru yemişleri diyetisyeninizin önerdiği miktarda tüketiniz.

? Hoşlandığınız baharatları yemeğinize ekleyebilirsiniz.

? Tuz tüketimini azaltmak adına tuzluğu sofranızdan kaldırınız.

? Salamura ve aşırı tuzlu gıdalardan kaçınınız.

? İşlenmiş salam, sosis, sucuk, pastırma gibi hazır gıdalardan uzak durunuz.

? Yeterli beslenmenin yanında dengeli beslenmeyi de ihmal etmeyin ve akşam yemeğinde gün boyu tükettiğiniz besinleri düşünerek seçim yapınız.

? Gerçekçi olun: Tatile çıkıyorsanız kilo vermek yerine kilonuzu korumayı hedeflemelisiniz.

? Mümkünse yalnız yemek yemeyiniz, açık büfelerden kaçınınız.

? Kilolarınıza dikkat ettiğinizi arkadaşlarınıza söylemeyiniz. Böylece odak noktası olmayıp onların yanında daha rahat davranabilirsiniz.

? Ev dışında yemek yerseniz hafif bir başlangıç ardından pizza veya büyük bir ana yemeği birkaç kişiyle paylaşmayı deneyiniz.

? Şeker ve şekerin girdiği tüm besinlerin tüketimini azaltınız.

? Pasta, börek, çörek, kek, kurabiye, tatlı tükettiğinizde diyetisyeninizden yardım alarak değişim listelerinden ekmek, süt ve yağ tüketim hakkınızı azaltınız.

? Eğer bir adet çikolata ile yetinemiyorsanız dişlerinizi fırçalayın, ağız gargarası kullanın ya da çikolatanın arkasından çeyrek yeşil elma veya limon gibi ekşi bir besin tüketerek çikolata tadını yok edin.

? Yemekten sonra tatlıya geçmeden 20 dakika bekleyin. Bu sürede beyin açık tokluk merkezi doyduğunuz sinyalini alacak, böylece fazla şeker ve yağ tüketmemiş olacaksınız.

diyet iradesi nasıl arttırırlır

İçecekler

? Alkollü içkilerden mümkün olduğunca uzak durunuz.

? Şekersiz olarak açık çay, meyve çayları, ıhlamur kullanabilirsiniz.

? Diyetisyeninizin önerdiği miktarda su tüketiniz.

? Su içmek için kesinlikle susamayı beklemeyiniz. İdrar renginiz koyu sarı ise yetersiz su alıyorsunuz demektir.

? Yemeklerden hemen önce ya da yemek sırasında en fazla bir bardak su içebilirsiniz.

Besinleri pişirme yöntemleri ve yağlar

? Yemekleri kızartma, kavurma ve füme (tütsüleme) yapmadan; haşlama, fırın ve ızgara yöntemiyle pişiriniz.

? Tereyağı, iç yağı, sadeyağ, kuyruk yağı, nebati yağ (margarin) gibi doymuş katı yağları kesinlikle kullanmayınız. Bunların yerine diyetisyeninizin belirttiği yemeklerde; zeytinyağı, mısırözü yağı, pamukyağı, ayçiçek yağı, fındık yağı gibi bitkisel sıvı yağları tercih ediniz.

? Sebze pişirirken bir kg sebzeye en fazla 2 yemek kaşığı bitkisel sıvıyağ ekleyebilirsiniz.

? Et, protein bakımından en zengin besinlerden biri olmasına karşın yağ bakımından da zengindir; bu yüzden hazırlanan et yemeklerine yağ eklemeden pişiriniz.

? Yemeklerinizi ön kızartma yapmadan pişiriniz, böylelikle yanmış, trans forma dönüşmüş kanserojen yağlardan uzak durmuş olacaksınız.

? Yapışmayan tencere ve tava kullanınız, bu yağ kullanımınızı azaltacaktır.

? Yağlı ve enerji değeri yüksek besinleri, elinizin altında değil; kolay ulaşamayacağınız yerlerde muhafaza ediniz.

http://www.gercekdiyetisyenler.com/diyete-basla-internetten-online-diyet/

Atıştırma ve diyet kaçamakları

? Yemek hazırlarken, pişirirken ve servis ederken atıştırmayınız, bu şekilde yediğiniz miktarı ölçemezsiniz.

? Porsiyon kontrolünün etkin şekilde sağlanması açısından, yemeklerinizi tencere veya kapağında değil tabağınızda yiyiniz.

? Yemeğinizi ayakta veya aceleyle tüketmek yerine oturarak ve yavaşça tüketiniz, böylece tükettiğiniz besin miktarını daha iyi kontrol etmiş olacaksınız.

? Diyetisyeninizle belirleyeceğiniz bir gün “diyet kaçamağı” yapabilirsiniz.

Diyetisyeniniz hasta ve sağlıklı bireylerde beslenme ve diyet ile ilgili tüm konularda size en yakın sağlık uzmanıdır. Önerilerini dikkatle dinleyerek uygulamanız yararınıza olacaktır.

Sporsuz diyet listesi mümkün mü?

Oturarak yapılan aktivitelerden mümkün olduğunca kaçınınız.

Egzersizden faydalanmak için bir spor salonunda saatler harcamanız gerekmemektedir.

Ofis ortamında veya evde bilgisayar ya da televizyon başında, hareketsiz şekilde çalışıyorsanız, ofis egzersizlerini öğrenmek için diyetisyeninizden veya bir uzmandan bilgi alınız.

Asansör yerine merdivenleri tercih ediniz.

Toplu taşıma araçlarında eğer eliniz doluysa, sadece zaruri bir durum varsa oturunuz. Aksi halde kısa mesafeler için ayakta seyahat ediniz.

Otobüs, tramvay veya servisinizden mümkün olduğunca, bir durak önce inerek yürüme mesafesini artırınız.

Düzenli yapılan yürüyüş hem kan şekerinizi düzenleyecek hem de ensülin seviyenizi aşağı çekecektir.

Unutmayın stresin en iyi ilacı spordur, besin tüketimi değildir.

Koşmak, dans etmek, trambolinle atlamak ya da sizi eğlendiren her neyse onu yapmanızı da öneriyoruz.

Yürüyüşe ortalama adımlarla başlayıp hızlanın.

Diyete yeni başlayan bireylerin, her gün 30 – 40 dakika yürümesi başlangıç için yeterlidir.

Sonrasında haftada 6 gün 60 dakika yürümek idealdir.

Size önerilen süre ve sıklıkta düzenli egzersiz yapınız.

Haftada en az 3 gün olacak şekilde, size önerilen sayıda; terleme şeklinde aktivite, spor ve egzersiz yapınız.

Egzersiz zamanınızı, kendinize özel bir zaman olarak ayırınız.

Daha estetik ve daha sağlıklı olmak için diyetinizi, aktiviteyle mutlaka destekleyiniz.

Fiziksel akivite planı

Haftanın ____ günü aşağıdaki sporları yapınız:

Yüzme  
Bisiklet sürme  
Spor aletleriyle fitness  
Futbol, voleybol, tenis
Ara vererek ip atlama  
________ tempoda yürüyüş  
Aerobik, plates, dans, oyun  
Ara vererek merdiven inip çıkma  

beslenme diyet hekimi

Başarılı diyet listesi

? Diyetisyeniniz tarafından hazırlanan tıbbi beslenme tedavisi (kişisel beslenme planı) size özeldir. Diyetinizi başkalarının diyetiyle kıyaslamayınız ya da uygulamaları için başkalarıyla paylaşmayınız.

? Diyetisyeninizin önerilerini harfiyen uygulayınız.

? Uzman tarafından önerilen fiziksel aktivitelerin tür ve sayılarını birebir uygulayınız.

? Diyetinizdeki besinlerin tür ve miktarlarını, diyetisyeninizin önerdiği sayılardan eksik ya da fazla tüketmeyiniz.

? Medyada yer alan beslenme ve diyet önerilerine itibar etmeyiniz.

Tıbbi beslenme tedavisi takip çizelgesi hazırlayın

Hedef: ____ kg   Tarih   VA   VYO  BB   H
 Diyet muayene
1. Kontrol
2. Kontrol
3. Kontrol              
4. Kontrol              
5. Kontrol              
6. Kontrol              
7. Kontrol              
8. Kontrol              
9. Kontrol