kistik fibroziste beslenme

Kistik fibroziste beslenme nasıl olmalı?

TANIMI: Kistikfibrozis (KF) diğer adıyla mukovisidozis 1/2000-2500 görülme sıklığı ile çocukluk çağında görülen, vücudun dış salgı bezlerini tutan, pankreas yetersizliği, kronik akciğer hastalığı ve malnütrisyonun eşlik ettiği fatal seyirli bir hastalıktır. İlk kez 1936 yılında tanımlanan hastalığın görülme yaşının erken olması, büyüme ve gelişmeyi engellemektedir. Malnütrisyon, yetersiz ağırlık kazanımı prognozu olumsuz etkileyen etmenlerden biri olup enerji, protein, yağ ve diğer besin öğelerine olan gereksinim artmaktadır. Buna karşılık KF’de sindirim ve solunum sisteminde oluşan sorunlar ve sık geçirilen enfeksiyonlar nedeniyle tüketilen besin öğelerinden yararlanma azalır, gereksinmeler malabsorpsiyon nedeniyle artar.

GENETİK: Solunum sisteminin epitel hücrelerindeki klor geçirgenliği azalır ve temel bozukluk epitel hücrelerinin apikal (uca yakın ) membranlarında klor iyon iletiminin azalmasına bağlıdır. Hastalığın kalıtsal sıklığı bölgelere göre değişen otozomal resesif geçişli kronik bir hastalıktır. KF geni 7. kromozomun uzun kolunda q22-31 bölgesinde yer alır ve kistik fibrozis transmembran regulatör (KFTR) proteinini kodlar. 1480 aminoasitten oluşan KFTR geninde, 2011 yılı itibariyle, 1893 mutasyon tanımlanmıştır. KFTR geninde en sık rastlanan mutasyon ΔF508 olup, en sık rastlanan KF genotipi de homozigot ΔF508/ΔF508’dir. Bu mutasyonda fenilalanin amino asidini kodlayan 508. kodonun delesyonu söz konusudur. Sağlıklı kişilerde normal siklik AMP ve protein kinaz bağımlı olarak çalışan bir iyon kanalı görevini göstermektedir. Bu proteinin işlevsel kaybı ile oluşan KF hastalığında, salgı epitelinde azalmış Cl iyonu sekresonu ve artmış Na iyonu absorbsiyonu hastalığın patogenezini ouşturmaktadır.

TANI YÖNTEMLERİ:

  • Solunum sistemi bulguları
  • Gastrointestinal sistem bulguları
  • Aile öyküsü
  • Terin elektrolit (klor) konsatrasyonu (klor kanalının etkilenmesi sonucunda hücreden dışarıya klor salgılanması) bozulur. Hücrenin içine ise sodyum ve klor geçişi artar. Sonuç olarak oluşan salgı elektrolitten ve sudan fakir koyu, yapışkan niteliktedir. Terde klor konsantrasyonunun 60 mEq/lt’nin üzerinde olması tanı konulmasında yardımcıdır.

KLİNİK BULGULAR:

  1. Yenidoğan bulguları: Bu dönemdeki en önemli bulgu mekonyum ileusudur. Mekonyumun içerdiği yüksek yoğunluktaki proteinin pankreas enzimlerince eritilememesi sonucunda barsakta tıkanma başlar. Ayrıca yenidoğan döneminde artmış safraya bağlı olarak tıkanma sarılığı veya uzamış sarılıkta görülebilir.
  2. Süt çocuğu dönemi bulguları: Akciğerler doğumda normaldir. Akciğer hastalıklarının ilk bulgusu öksürüktür. Antibiyotiklere yanıt geç ve yavaştır. Enfeksiyonlar sık tekrarlanır ve devamlılık gösterir. Öksürük kusmayı uyarır ve besin alımını azalır ve büyüme geriler. Sindirim sisteminde, pankreas yetersizliği ile birlikte emilim bozukluğu, yetersiz kilo alımı, büyümede gerilik ve malnütrisyon gelişebilir.
  3. Çocukluk ve adölesan dönemi bulguları:Bu dönemde en belirgin bulgu uzun süren ve devam eden öksürük, wheezing ve egzersiz ile ortaya çıkan nefes darlığıdır. Ayrıca çomak parmakta görülebilir. Bu yaş grubunda distal intestinal obstrüksiyon sendromu, karaciğer hastalığı ve ilerlemiş vakalarda pankreas ekzokrin bezlerin tutulumu yanında fibrozisin artması ile insülin salgılayan adacık hücrelerinin etkilenmesi sonu diyabet gelişir.
  4. Her yaşta görülen klinik bulgular: Akciğerlerde stafilokok ve pnömokoklarda oluşan enfeksiyonlar sonucu ampiyem, abse ve atelektazi görülür. KF’li hastaların %85-90’ında pankreas yetmezliği olduğundan proteolitik enzimlerde, amilaz ve lipazdaki azalma malabsorpsiyon, steatore ve dışkı ile enerji kaybına neden olur. Bu nedenle KF’li hastalarda dışarıdan pankreatik enzim verilmelidir.

KF’Lİ ÇOÇUKLARDA BÜYÜME VE GELİŞME:KF’li hastalar, pulmoner hastalıkları sonucu gelişen hastalık ve artmış serum tümör nekrozis faktör ve diğer sitokinlerin konsantrasyonu nedeniyle iştahsızdır. Ek olarak kusma, gastroözafajiyelreflü, özofajit, kronik karın ağrısı besin alımını azaltır. Depresyon gelişimi de iştahta azalmaya neden olur. Malabsorpsiyon ve besin alımında azalmaya ek olarak KF’li hastalarda dinlenme enerji harcanmasında normalin %10-15’ kadar artmıştır. KF’li çocuklarda dengeli ve yeterli bir beslenme programı oluşturmaktaki amaç, çocuğun büyüme ve gelişmesini izleyerek ağırlık kazanımının sağlanması, vücut direncinin arttırılması ve enfeksiyonlardan korunma, yetersiz besin tüketimi sonucunda gelişen malabsorpsiyon ve malnütrisyonun önlenmesi, çocuğun yaşam süresi ve kalitesinin arttırılmasıdır. Beslenme desteği bu hastaların solunum işlevini düzeltmektedir. Malnütrisyon büyüme ve gelişme geriliği, akciğer ve pankreatik hastalığın eşlik ettiği pek çok etkene bağlı olarak gelişebilir. Malnütrisyon sebebiyle oluşan büyüme ve gelişme geriliği enerji, protein, elzem yağ asitleri, vitamin ve minerallerin uzun süreli yetersiz alımıyla ilgilidir. Enerji dengesizliği, enerji gereksinmesi ile enerji alımı arasındaki farktan kaynaklanmaktadır. Enerji dengesizliğini 3 grup altında inceleyebiliriz.

  1. Enerji kayıpları: Sindirim ve emilimdeki bozukluklar sonucu fekal besin kaybı, enerji dengesizliğinin oluşmasında önemlidir. Besinlerle alınan protein ve yağın emilememesine neden olan pankreatik yetersizlik KF’li hastaların %85-90’ında görülür. Buna bağlı olarak gaita ile yüksek enerji kayıpları oluşur. Pankreatik yetmezliği olan hastalara besinlerle birlikte enzim eklenmesi yapıldığında besinler daha iyi tüketilir.
  2. Enerji alımı: Enerji alımının aşırı kayıplar sebebiyle normal gereksinimin üzerinde olması gerekmektedir. Sık geçirilen enfeksiyonlar oral alımı sınırlandrımakta, akciğer hastalıkları, öksürük nöbetleri ve kusma, özofajit ağrı ve besin alımındaki isteksizlik sonucu oluşan anoreksiya, tümden besin reddi olarak gelişerek hastanın enerj alımını en aza indirmektedir.
  3. Enerji harcanması:KF’li hastalarda dinlenme enerji harcaması normal sağlıklı çocuklara göre daha fazla olduğu bilinmektedir. Dinlenme enerji harcaması ile solunum işlevi ve beslenme durumu arasında negatif, solunum işlevleri ile beslenme arasında pozitif bir ilişki vardır.

BESLENME TEDAVİSİNİN AMAÇLARI:

  • Hastanın klinik bulguları içinde en iyi beslenme durumunu sağlamak,
  • Vücut ağırlığı ve boy uzunluğunu normale yakın değerlere ulaştırabilmek,
  • Artan besin ve enerji gereksinimini sağlamak, malabsorpsiyonu en düşük düzeye indirmek,
  • Ter ile kaybolan elektrolitleri yerine koyabilmek,

KF’li hastalarda diyet yaş, aktivite, ağırlık, klinik durum, yiyecek seçimi ve yiyeceklerin tüketilme durumuna göre kişiye özgü ayarlanmalıdır. Bebek ve çocuğun günlük tükettiği besinler, besin alışkanlıkları ve beslenme öyküsü alınarak diyet planlanmalı ve verilen diyetin ne kadarının tüketildiği izlenerek açık kalan enerji, protein ve yağ oranları ek bir öğünle ve beslenme desteği ile verilmeye çalışılmalıdır.

Enerji: Beslenmede en önemli alınması gereken öğedir. KF’li hastalarda enzim tedavisin rağmen malabsorpsiyondan kaynaklanan kayıplar, pulmoner enfeksiyonlar, solunum için harcanan enerji ve artmış metabolik hızı karşılamak için günlük enerji miktarı RDA’da belirtilen enerji miktarının %120-150 arasıdır. Doğal besinlerin çocuğun beslenmesinde alışkanlıklarına göre verilmesi gerekir. Bu besinler tam yağlı süt, yoğurt, sütlü tatlılar, sıvı yağlar, tereyağı, unlu besinler, ekmek, pekmez, bal, reçel gibi besinler olabilir. Çocuğun besin tüketiminde yeterli enerji dengesine ulaşılamıyorsa maltrodekstrin daha kolay tüketilebilen sıvı besinlere, mamalara eklenerek verilebilir.

Protein: Vücut proteinleri kas katabolizmasının artması ile azalır. Özellikle bu bulgular ağır malnütrisyonlu KF’lilerde daha belirgindir. Protein gereksinmesi malnütrisyon bulgularına ve enfeksiyon sıklığına göre değişiklik göstermekle birlikte, malabsorpsiyonlara bağlı olarak ve doku gelişimi için protein alımı arttırılmalı ve günlük total enerjinin %15-20’si proteinlerden sağlanmalıdır. Proteinlerin %60 iyi kalite yani NPU değeri yüksek olmalıdır.

Yağ: Üretilen her bir molekül CO2 için elde edilen enerji, yağ kullanıldığında daha fazla olduğu için, akciğer hastalığı ilerlemişse de yüksek yağ içerikli diyetler önemlidir. Steatorenin varlığı yumuşak ve sık dışkılama KF’li hastalarda uzun süre yağdan sınırlı diyet verilmesine neden olmuştur. Oysa yağlar en çok enerji veren besin öğesidir. Bu sebeple diyetle önerilen enerjini %35-40’ının yağlardan sağlanmaktadır. Hastaya uygulanan uygun enzim tedavisi ve elzem yağ asitlerinin diyette bulunması, yağda eriyen vitaminlerin sağlanmamsı ve enerjinin daha kolay karşılanması hastalarda olumlu düzenlemeler sağlamıştır.

MCT ( Orta Zincirli Yağ Asitleri ): Emilimleri için pankreatiklipaz ve safra asitlerine gereksinim olmadığından KF’li hastaların diyetlerinde MCT kullanılması önerilmektedir. Kaproik, kaprilik, kaprik, laurik asitten oluşan 6-12 C’lu orta zincirli yağ asitleri dışkı karakterini düzenlemekte ve ağırlık kazanımında önemli değişikliğe neden olmaktadır.

Elzem Yağ Asitleri Eksikliği: Pankreatik yetmezliği olan hastaların kan ve doku lipidlerinde biyokimyasal anormallikler bulunmaktadır. Değişiklik linoleik asitte azalma ile palmitik ve oleik asitlerde artma şeklindedir. Bu hastalarda total kolesterol esterlerinin düşük olduğu bildirilmiştir. Total enerjinin %5’inin elzem yağ asitlerinden sağlanması uygun bulunmuştur. Elzem yağ asitlerinden n-3 ve n-6 grubu yağlar dengeli olarak alınmalıdır.

Vitamin ve Mineraller: Gerek emilimdeki eksiklikler, gerek oksadatif olaylarda antioksidan olarak artmış kullanımları nedeniyle KF’li hastalarda özellikle yağda eriyen vitaminlerin serum düzeylerinin izlenerek yüksek dozlarda kullanımları önerilmektedir.

Vitaminlerden A ve E vitaminlerinin alımı kronik akciğer enfeksiyonlarının yarattığı oksidatif stresle mücadele için gereklidir. Düşük antioksidant vitamin düzeyleri akciğer enfeksiyonlarında artışa dolayısıyla akciğer hasarına neden olmaktadır.

KF’li hastalarda kronik veya akut tuz kaybı gelişebilmektedir. Kronik hiponatremi, iştahsızlık ve büyüme geriliğine neden olabilir. Akut tabloda ise süt çocuklarında hipoelektrolitemi ve metabolikalkaloz görülür. Sıcak ortam, ateş ve terleme aşırı tuz kaybını arttırır. Bu nedenle, günlük 1 g NaCl kullanımı hiponatremi, elektrolit dengesizliğini ve metabolikalkoalozu önlemektedir.

Anne Sütü ve Kistik Fibrozis: Anne sütü tek başına ağırlık kazanımını sağladığından, çocuğa verilmesi gereken en önemli ve tek besindir. Ağır malnütrisyon ve malabsorpsiyon gelişmiş vakalarda anne sütü yetersiz kalmakta, çocukta hipoproteinemi, ödem, elektrolit imbalansı ve anemi gelişmektedir. Anne sütü ile MCT içeren Formulaların kullanılması ve diğer sağlıklı çocuklardaki gibi ayına, kilosuna göre ek besinlere başlanması uygundur.

Beslenmeye Bağlı Yetersizliğin Tanımlanması: Besinlerin hastaya ne şekilde verileceğine hastanın ve hastalığın durumuna göre karar verilmelidir. Ağızdan alabilen hastaya oral beslenme esas alınmalıdır. Bununla birlikte oral beslenme ile yeterli büyüyemeyen çocukların enteral beslenmesi gerekebilir. Enteral beslenmeye başlanmadan önce isteğe bağlı alım arttırılmaya çalışılmalı, enzim dozu tekrar ayarlanmalı, akciğer enfeksiyonu varsa kontrol altına alınmalı ve sonrasında hasta tekrar değerlendirilmelidir. Tüm bunlar düzeltildikten sonra da ağırlık artmıyorsa enteral beslenmeye başlanmalıdır.

Pankreas Enzimleri: Pankreas enzim desteği KF’de beslenme tedavisinin en önemli etmenlerinden biridir. Mide PH’sından etkilenmeyen, aside dirençli, mikrosfer şeklindeki enzim prepatlarının (kreon) geliştirilmesi KF tedavisini etkinleştirip kolaylaştırmıştır. Bu şekilde tedavi intestinal yoldan protein ve yağ kaybını azaltır. Yağ emilimi enzim kullanımı ile %80-90 düzeyine çıkabilir. Süt çocuklarında toz şeklindeki preperatlar süte karıştırılarak öğün öncesinde verilmelidir. Enzim biberondaki mamaya eklenebilir. Yeterli olmayan dozlarda enzim kullanımı genellikle klinikte karın şişliği, karın ağrısı, gaz çıkarma gibi gastrointestinal yakınmalara yol açar.

Pankreas enzim kullanımındaki temel prensipler şunlardır:

  • Her öğünde yemekten yarım saat önce verilmeli
  • Çok yağlı yiyecekler yendiği zaman 1-2 kapsül fazla alınmalı
  • Meyve suyu ve limonata gibi içeceklerle karıştırılmamalı
  • Tamamı 1 öğün yemeğin içine konmamalı
  • Enterik kaplı kapsüllerin tamamı yutulmalı, kesinlikle çiğnenmemeli ve ezilmemeli
  • Gaita sayısı günde 2 seferde fazla olduğunda enzim dozu arttırılmamalı

Hastanın ayına ve tedavinin uygulanmasına göre aylık, üçer aylık ve yıllık kontrolde büyüme eğrisi, ağırlık, boy ve diğer antropometrik ölçümlerin alınması ve diyetin günlük enerji tüketimi, sindirim, emilim ve dışkıda yağ incelenmesi yapılarak düzenlenmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak KF hastalarının erken tanı ve uygun tedavi ile yaşam süresi ve kalitesi arttırılmalıdır. Hastaya ve özel merkezlerde uzman doktor, diyet uzmanı gibi özel bir ekibin izlenmesi, yeniliklere ve hastanın bulgularına göre tedavinin uygulanması gerekmektedir.

kadın sporcu, koşu, koşma, olimpiyat

Dayanıklılık sporlarında beslenme!

Dayanıklılık sporları uzun süreli ve hafif şiddetli 30 dakika- 4 saat aralığında yapılan spor branşıdır.

Süreli dayanıklılık sporlarında kan glikoz seviyesini dengede tutabilmek için ve sıvı kaybının dengelenmesi için ortalama 15 dakikada 250 ml %6 karbonhidrat içerikli sıvı tüketimi önerilmektedir. Protein; Kas yapısını korumak için protein tüketimi önemlidir. Bireyler ortalama ihtiyaçlarına göre günlük 1.1-2.0 g/kg/gün protein tüketimini sağlamalıdır. Yağ; Yağlar enerji kaynağı olarak önemlidir. Yağda çözünen vitaminlerin emilimi için gereklidir. Enerji gereksiniminin artış göstermesi ile birlikte yağ tüketimi de artış göstermektedir.

Beslenme sporcunun yaş, cinsiyet, vücut ağırlığı, spor türü vb. durumlara göre değişiklik göstermektedir. **Beslenme uzmanına danışınız.

Dayanıklık sporları öncesi karbonhidrat tüketimi,

Karbonhidrat; Egzersiz veya spordan 1 saat önce 1-2 g/kg karbonhidrat tüketilmeli. Kompleks ve kolay tüketilebilir karbonhidrat kaynakları olmalı.

Dayanıklılık sporları esnasında karbonhidrat tüketimi,

Karbonhidrat; Egzersiz veya spor sırasında amaç sıvı kaybını dengelemek ve glikojen depolarını doldurmaktır.  Yaklaşık 15 dakikada bir 200-250 ml %6 karbonhidrat içerikli sıvı tüketim önerilmektedir.

Dayanıklılık sporları sonrasında karbonhidrat tüketimi,

Karbonhidrat; Egzersiz veya spor sonrası glikojen depolarını doldurmak için 6 saat boyunca tekrarlar halinde karbonhidrat tüketimi sağlanmalı.

kuruyemiş ve baharatlar gerçek diyetisyenler, baharatlar, aktar, aktariye, aktara sıkı denetim

Vegan sporcuların beslenmesinde protein kaynağı: “Kuru baklagiller”

Vegan beslenme, bireylerin hayvansal besinleri tamamen beslenmesinden çıkarmasıdır.

Vegan bireyler balı bile hayvansal gıda görerek beslenmelerine dahil etmemektedir. Vegan beslenmenin katı kuralları vardır. Ana ve örnek protein kaynağı olan yumurta tüketimi, et ve et ürünlerinin tüketimi, süt ve süt ürünlerinin tüketimi bu beslenme tarzında tamamen yasaktır.

Peki bu bireyler protein ihtiyacını nasıl karşılamakta ve yeterli beslenmeyi nasıl sağlamaktadırlar ?

Bu yazımızda veganlar bireyler için en birincil protein kaynağı olan kuru baklagiller yer almaktadır. Kuru baklagiller bitkisel kaynaklı protein  içeriği çok yüksektir. Karbonhidrat içermekte aynı zamanda posa içeriği yüksektir. Kuru baklagillerin 100 gramı ortalama 20 – 25 gram protein içermektedir.

Vegan sporcuların kas kütlesindeki yapım ve onarımı artırmak için vücut proteine ihtiyaç durmakta ve bunu kuru baklagillerden sağlanabilmektedir.

  • Kuru fasulye
  • Börülce
  • Mercimek
  • Bakla
  • Soya fasulyesi
  • Nohut
  • Barbunya
  • Maş fasulyesi gibi beslenmede alternatif birçok tarifede yer almaktadır.

Vegan sporcuların beslenmelerine dikkat etmeleri gerekmektedir. Yetersiz beslenme ve besin ögesi alımı sağlık problemlerine neden olabilmektedir. Herhangi besin ögesi eksikliğine karşın düzenli sağlık kontrolleri yaptırmaları gerekmektedir.

balık gözde bulat

Denizden gelen sağlık: “Balık”

1 eylül ile birlikte av yasağının kalkmasıyla tezgahlara taze balıklar çıkmaya başladı. Balığın sayısız faydasından bahsetmeden önce taze balığın özelliklerinden bahsedelim.

Yağ, Omega3 yağ asidi, balık yağı, balık yağları, herbalife balık yağları, omega3

  1. Gözleri parlak ve lekesizdir,
  2. Solungaçları kırmızımsı pembe renktedir,
  3. Pulları ve yüzgeçleri diridir,
  4. Kasları sert ve esnek durumdadır. Ayrıca kaslara parmak ile basıldığı zaman bırakılan iz hemen düzelir,
  5. Ayrıca taze balığın kokusu yoktur.

b12, balık, deniz ürünleri, su ürünleri

Taze balığın özelliklerinden bahsettiğimize göre balığın faydalarından bahsedelim. Balık iyi kalite protein içerir. A, K ve B grubu vitaminleri ile iyot, fosfor ve çinko gibi minerallerin iyi kaynağıdır. Yağlı balıkları yağsız balıklara göre daha çok enerji içerir. balıklar sahip oldukları omega 3 yağ asitleri sayesinde kalp dostudur, koroner kalp hastalıklarına karşı koruyucudur.

Balık içeriğindeki vitaminler ve mineraller sayesinde zihni açar ve unutkanlığı önler. Depresyon ilaçlarının çoğunda omega 3 yağ asidi bulunur. Balık sinir sisteminin düzenlenmesinde faydalıdır. Kemikleri ile birlikte tüketilen balılar önemli miktarda kalsiyum içerir ve  kemik erimesinin önlenmesinde faydalıdır.

Sayısız faydası olan balığı hafta da en az bir kere tüketmeye önem vermeliyiz.

diyetisyen gözde bulat- gerçek diyetisyenlerDyt. Gözde BULAT

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • Polatlı
protein tozu diyetisyen

Bakanlık: “Protein tozlarını DİYETİSYEN önerisi ile kullanın”

Bakanlık protein tozu için uyardı. Uzmanlar protein tozu gibi sporcu gıdaları konusundaki riske dikkat çekerken, bu ürünlere onay veren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan kullanım uyarısı geldi.

Diyetisyenlerin önerileri doğrultusunda kullanılmalı

Uzmanlar protein tozu gibi sporcu gıdaları konusundaki riske dikkat çekerken, bu ürünlere onay veren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan kullanım uyarısı geldi. Bu ürünlerin, spor hocası ve diyetisyenlerin önerileri doğrultusunda kullanılması gerektiği belirtilerek özellikle kısa sürede yoğun kas yapma beklentisi ile protein tozu kullanım miktarının artırılmaması istendi.

Habertürk gazetesinde yer alan habere göre Bakanlık, söz konusu ürünlerin içerik denetimlerinde ilaç katkı maddesi tespit edilmediğini kaydederken, olumsuzluk tespit edilen ürünlerin yurt içine girişine izin verilmediğini de ifade etti. Yapılan denetimlerde içerik açısından mevzuata aykırı bir durum tespit edilemedi. Bakanlığın hazırladığı Sporcu Gıdaları Tebliği’ne göre, sporcu gıdaları, sporcuların özel beslenme ihtiyaçlarının karşılanması ve performanslarının iyi düzeyde gösterilmesine yardım etmek için özel olarak formüle edilmiş gıdalar kapsamında yer alıyor. Söz konusu ürünü piyasaya arz eden işletmeler, bakanlıktan kayıt ve onay belgesi almak zorunda.

Yeni Şafak
http://www.yenisafak.com/hayat/bakanlik-protein-tozu-icin-uyardi-2771891
sporcu su

Vitamin ve mineral besin destekleri

Vitamin ve mineral besin destekleri; tek başlarına veya kombine olarak kullanılabilen, kapsül, tablet, toz, solüsyon vb. şeklinde satılan konsantre
formda kaynaklardır. Bunlar küçük birim miktarlarda (doz) alınmak üzere tasarlanmış olup, alışılmış besin şeklinde değillerdir. Bunların kullanım
amacı normal diyetle alınamayan vitamin veya mineralleri takviye etmektir.

Spor sonrası bu kadar süt içilmeli

Besin destekleri nelerdir?

Besin destekleri genel olarak; vitaminler, mineraller, aminoasitler, esansiyel yağ asitleri, posa, çeşitli bitkiler ve bunların ekstrelerini de kapsayan
geniş bir yelpazeye sahiptir.

Amerika’da DSHEA (Diyet Suplemanı Sağlık ve Eğitimi Dairesi) tarafından suplemanlar; diyeti desteklemek amacıyla alınan bir veya birden fazla
vitamin, mineral, şifalı bitki veya aminoasitleri içeren sigara dışındaki ürünler olarak tanımlanmıştır.

diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

Besin desteği nedir ?

Besin Desteği yani supleman kelime olarak vitamin ve minerallerin (mikro nütrienlerin) yüksek dozlara karşılık gelen miktarlarının hap, kapsül, şurup şeklinde kullanılabilir formları olarak tanımlanmaktadır.

Besin desteği, beslenmemizde yer alan besinlere (besin ögeleri içeriklerine) ek anlamına gelmektedir. Sağlıklı bir beslenmede (yeterli ve dengeli) besin desteğine gereksinim yoktur.

crunch hareketi, karın hareketleri, egzersiz

“Crunch” hareketi nedir?

Karın baklavaları yapmak, neredeyse yüzlerce crunch yapmakla eş anlamlıdır.

crunch hareketi, karın hareketleri, egzersiz

Crunch, Rectus Abdominis kaslarını çalıştırıyor ve belin bükülmesini sağlıyor. Ama bu bükülme hareketi belinizin en çok sinir olan bölgesine gereksiz yere baskı yapıyor. Crunch sırasında omurganızın c şekli onun olması gereken haline tamamen ters; bu hareket sırasında omurlarınız ve diskleriniz de baskı altında kalıyor ve zarar görebiliyor. Unutmayın ki omurlar vücutta iyileşmeyen ender yerlerden…

Omurga düz durması amacıyla yaratılmış ve bu yüzden crunch hareketi yaparak onu riske atmak pek akıllıca görünmüyor…

sporcu beslenmesi protein

Suplemantasyon

Besin desteği (suplemantasyon), bireye yönelik bir uygulamadır. Besin destekleri, vitamin, mineral, posa, aminoasitler, fitokimyasallar, otlar (herbal)
ve botanik ürünleri kapsar. Supleman olarak sunulan besin ögelerinin çoğu, günlük diyette doğal olarak bulunmaktadır. Ancak besin destekleri,
besin ögelerini yüksek miktarlarda vücuda sağlayan, konsantre ve ekstrakte edilmiş bileşiklerdir.

diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

Besin desteklerinin yapısı

Vitamin ve mineral besin destekleri; vitamin veya vitaminlerin ön maddesi olan provitamin ve/veya mineralleri
içerirler.

Vitamin ve mineral kaynakları doğal veya sentetik olabilir. Bunların seçiminde güvenilirlik ve biyoyararlılıkları göz önünde tutulmalıdır. Ayrıca saflık kriteri olarak da FAO ve WHO standartları dikkate alınmalı, bu kurumların kriterlerinin bulunmadığı hallerde ulusal tüzükler kullanılmalıdır. Ülkemizde GıdaTarım Bakanlığı onayı ile satış izni alınmış ürünlerin satışına izin verilmektedir.

diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

CAC’a göre besin destekleri…

Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından ortaklaşa oluşturulmuş olan Kodeks Alimentarius Komisyonu (CAC),
tüketici sağlığını korumak ve uygulamaların iyi niyet ilişkileri içerisinde yapılmasını sağlamak amacıyla bir seri genel ve çok özel gıda güvenliği standartlarını oluşturmaktadır. Kodeks, uluslararası bir kaynak noktasıdır.

Kodeks Alimentarius Komisyonu tarafından belirlenen standartların yasal bir bağlayıcılığı olmamasına rağmen, standartların önemi artmakta
ve bilimsel bir temele dayandığı kabul edilmektedir.

kasım ayında beslenme, kasım besin listesi, kasımda sağlık, kasım sağlık, kasım diyet

Kasımda sağlık başkadır

Aşk, kahve, kitap, şarap, yağmur, battaniye, deri ceket… ‘Sonbaharda başlayan aşklar bitmez.’ diye yazıyordu bir kitapta. 

Hem aşık olmak istersin hem de yalnız kalmak… Ancak sonbaharın gelmesiyle birlikte güneş ışınlarından yararlanma süresi kısalır, iş temposu yoğunlaşır, evde geçirilen zaman uzar ve hastalılara yakalanma riski artar. Işıl ışıl geçen yaz mevsiminden sonra bunlar depresyona sebep olabilir. Sonbahar yoğunluğu ve stresi ile geliyor. Peki hazır mıyız? Yaz tatili bitti diye karamsarlığa kapılıp depresyona girmek yerine ‘Nasıl sağlıklı geçirebiliriz?’sorusuna cevaplar aramalıyız. Sonbaharı depresyondan uzak geçirmek istiyorsanız beslenme düzeninize ve fiziksel aktivitenize dikkat etmeniz gerekir. Böylece sonbaharın keyfini doya doya çıkarabilirsiniz.

Sabah sihri

Sabah biraz daha fazla uyumak için kahvaltıyı atlamak kolay bir seçenek haline geliyor. Ancak uyurken bile çalışan vücut gece boyunca aç kaldığı için güne kahvaltı ile başlamak oldukça önemlidir. Özellikle beynin temel enerji kaynağı glikozdur. Bu nedenle beyin fonksiyonları için glikoza ihtiyaç duyar. Kahvaltı yapmadan güne başlamak kan şekerinde dengesizlik, yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve baş ağrısına neden olabilir. İşte size kolay hazırlayabileceğiniz sabah sihri; chia tohumu !

chia tohumu

Chia tohumu

Maya dilinde ‘güç’ anlamına gelen Chia tohumunun besin değeri de oldukça yüksektir. Kalsiyum: RDA’ nın %18’i, magnezyum: RDA’ nın %30’u karşılar. Protein ve omega-3 içerir. Ancak bitkisel kaynaklar, hayvansal kaynaklar kadar iyi emilemez. Bu nedenle et, tavuk, balık gibi hayvansal ürünlerin yerine geçmediği unutulmamalıdır.

1 porsiyon (28 gram) chia tohumunda yaklaşık 11 gram lif bulunur. Bu da günlük alınması gereken lif ihtiyacının %40-42’sini karşılar. Lifin, karbonhidrat emilimini azaltıcı ve kan şekerini daha kontrollü yükseltici etkisi vardır. Lif içeriği fazla olan besinler daha düşük kalorili ve midede hacim kaplayarak doygunluk hissini arttırır. Böylece kilo kontrolünü kolaylaştırır. Chia tohumu su veya süt ile karıştırılıp bekletildiğinde jöle kıvamına gelir. Kahvaltıda veya ara öğünlerde tercih edebilirsiniz.

28 gr Chia tohumu

  • 137 kcal
  • 11 g lif
  • 4 g protein
  • 5 g Omega-3

chia pudingi diyet tarifi

Chia pudingi ile hem doyurucu hem lezzetli kahvaltı!

Malzemeler

  • 2-3 yemek kaşığı Chia tohumu
  • 1 bardak hindistan cevizi sütü
  • 50 gr yaban mersini
  • 5-6 tane badem
  • 1 tatlı kaşığı bal
  • Vanilya ekstresi

Yapılışı

Küçük bir kase veya cam kavanoz içine chia tohum, hindistan cevizi sütü, vanilya, balı koyun ve karıştırın. Bir gece boyunca buzdolabında bekletin. Sabah karışımın puding gibi jöle kıvamını aldığını göreceksiniz. Üzerine yaban mersini ve bademleri ekleyip servis edebilirsiniz. Afiyet olsun…

Stafilokokus aureus , Gıda Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Besin Güvenliği Uzmanlar Komitesi, intoksikasyon, intoksikasyon nedir, intoksikasyon ne demek, Besin güvenliği, Besin güvenliği nedir, Besin güvenliği diyetisyen, gıda ve Besin güvenliği, hijyen ve Besin güvenliği, diyetisyen ve Besin güvenliği,

Besinlerin ruhumuza etkisi…

Besinler duygu durumumuzu etkiler. Bazı besinler mutlu ederken bazılarının yetersiz tüketimi bizi endişeli veya sinirli yapabilir. Aynı zamanda açlık ve tokluk durumumuzun da psikolojik olarak etkisi vardır. Uzun süre aç kaldığımızda kan şekeri düşer, sinirli ve halsiz olabiliriz. ‘Ne yiyeceğim? sorusuna mantıklı cevap veremeyebiliriz. Ara öğün ve glisemik indeks bu durumda oldukça önemlidir. Beyaz ekmek, beyaz un, pirinç gibi glisemik indeksi yüksek besinler kan şekerinde dengesizliklere neden olur.

Magnezyum içeriği yüksek besinler daha sakin hissetmemizi sağlar ve bizi rahatlatır. Kabak çekirdeği, badem, koyu yeşil sebzeler ve chia tohumu magnezyumdan zengindir.

Selenyum ve B vitaminleri yetersiz tüketildiğinde huzursuz ve endişeli hissedebiliriz. Bu nedenle kuru yemişleri, tam tahılları ve koyu yeşil sebzeleri tüketmeye dikkat etmemiz gerekir.

Tirozin içeren besinler ise daha enerjik ve hareketli olmamızı sağlar. Et, tavuk, balık ve yumurta tirozin içerir.

Hastalıklardan korunmak için bağışıklık sisteminin güçlü olması gerekir. Beslenme programına eklenen antioksidan besinler oksidatif stresten korunmaya yardımcı olur. A,C, E vitaminleri ve selenyum içeren besinler bağışıklık sistemini güçlendirir.

Mutluluk hormonu olarak adlandırılan serotonin iştahı, uyku düzenini ve ruhsal durumu etkiler. Kanda düşük miktarda bulunması açlığa neden olabilir. Serotonin miktarının arttırılmasını da çinko, omega-3, magnezyum ve tripptofen içeren besinler sağlar. Kakao da triptofan içerir. Yapılan son araştırmalara göre kakaonun vücuda yararlı olduğu saptanmıştır. Günde %70 oranında kakao içeren 20 g bitter çikolata tüketebilirsiniz. Sağlıklı beslenmeye ek olarak egzersiz yapmak mutluluk hormonu olan serotonin salgılanmasını sağlar. Bu nedenle haftada 2-3 gün egzersiz size iyi gelecektir. Gün ışığından yararlanmak için dışarıda zaman geçirmeyi de deneyebilirsiniz.

Son olarak…

Sonbahar stres değil sağlık getirsin! 

perihan kılıç, diyetisyen perihan kılıç, dyt perihan kılıç, beslenme uzmanı perihan kılıç, uzman diyetisyen perihan kılıç, doktor perihan kılıç

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

 

sağlık bölümleri 2016

Diyet listesi nedir?

Diyet listesi, beslenme ve diyetetik lisans mezunu diyetisyenlerin hastanın yaşı, kan tahlilleri, antropometrik özellikleri, tıbbi ve diyet anamnezine uygun olarak hazırladıkları profesyonel sağlık reçetelerine denir.

Beslenme tedavisi diyetisyen denetiminde yürütülür

Beslenme ve diyet tedavisi kesinlikle diyetisyen denetiminde yürütülmelidir. Görüştüğünüz kişiden diplomasını göstermesini isteyebilirsiniz. Eğer göstemek istemezse ya da “sağlık bilimleri beslenme ve diyetetik lisans diploması” yerine farklı sertifika ya da diploma gösterirse bu kişiyi halk sağlığını tehtit edip insanları kandırdığı için derhal Alo 150 Bimer‘e şikayet ediniz.

gizli kilo nedir

İntenetten indirilen diyet listeleri

Bu diyet listelerine asla itibar etmeyiniz. Beslenme tedavisi için size en yakın diyetisyenle iletişime geçmelisiniz. Eğer uzaktan beslenme ve diyet danışmanlığı almak istiyorsanız buradan yardım alabilirsiniz.

Diyet listesi için diyetisyene gerek var mı?

Evet, diyet listesi için beslenme ve diyetetik lisans mezunu diyetisyenlerden yardım almalısınız. Çünkü diyetisyenler beslenme ve diyetetik alanında en donanımlı ve bu mesleği yapmaya yetkili tek sağlık personelidirler.

Diyetisyene gitmeden önce neler yapmalıyım?

? Vücut analizinin gerçeğe en yakın sonuç verebilmesi için en az 3 saat aç şekilde geliniz.

? 3 – 4 saat öncesinde çay, kahve gibi kafein içeren içecekler, asitli içecekler ve su tüketmeyiniz.

? Son 24 saat içinde alkollü içki kullanmayınız.

? Ağır fiziksel aktivite ve spor yapmadan geliniz.

? Ölçüm sırasında üstünüzde metal takı, saat, cep telefonu gibi metalik ve elektronik eşya olmamalıdır.

? Ölçüm öncesi giydiğiniz çoraplar kolay çıkarılabilir olmalıdır.

? Büyük abdestinizi yapmış şekilde geliniz.

? Öncekine benzer şekilde giyinmiş olmalısınız.

? Muayene sürecinden sonra kontrollere diyetisyeninizin belirlediği randevu saatinde, gecikmeden, kan tahlillerinizle ve diyetisyeninizin size verdiği listelerle birlikte gelmelisiniz.

Diyetisyene gitmeden önce okumanızı önerdiğimiz beslenme ve diyet önerileri

Diyetisyeniniz hasta ve sağlıklı bireylerde beslenme ve diyet ile ilgili tüm konularda size en yakın sağlık uzmanıdır. Önerilerini dikkatle dinleyerek uygulamanız yararınıza olacaktır.

Diyet için niyet

? Öncelikle “Gerçekten kilo vermek istiyor muyum, kilo vermek benim için ne kadar önemli ve gerçek anlamda bir önceliğim mi?” diye kendinize sorarak işe başlamalısınız.

? Her işte olduğu gibi diyette başarı için çabalamanız gerekmektedir.

? Hastaların birçoğu, fazla kiloları estetik kaygılarla önemsemekte fakat aşırı kilo (obezite) her şeyden önce ciddi bir sağlık sorunudur.

doktor, hekim, tabip

Şişmanlık ve obezite

? Şişmanlık diyabet, kanser, kalp hastalıkları, böbrek yetmezliği ve diğer sağlık problemlerinin ana nedenidir.

? Dünya çapında yapılan medikal harcamaların ne yazık ki üçte biri obeziteyle mücadeleye ayrılmış durumdadır.

Danıştığınız kişi “Diplomalı geçek diyetisyen” olmalı

? Son zamanlarda “Meyve yeme, ensülin direnci yapar; ekmek yeme, zehirdir; havuç yeme, şişmanlatır ve çaya şeker yerine tereyağı koy” gibi bilimsel dayanağı olmayan zayıflama önerileri yaygınlaşmaya başlamıştır.

? Sağlıklı ya da hasta bireyler için beslenme ve diyet, “beslenme ve diyetetik lisans diploması”na sahip diyetisyenlerin temel görevidir. Lütfen yazılı ya da görsel medyada beslenme bilimi ve diyet hakkında açıklamalar yapan bireylerin diyetisyen olup olmadığına dikkat ettikten sonra açıklamalarını dinleyiniz.

? Sağlıklı beslenme konusu tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ilgi odağı olmuştur. Konunun uzmanı olsun ya da olmasın birçok kişi kendi görüşleri doğrultusunda hazırladıkları reçetelerle medyada yer almaktadırlar. Tabii olarak insanlar önerilen reçetelerden etkilenmekte ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt etmekte zorlanmaktadırlar.

? Bilimsel dayanağı olmayan yanlış bilgiler yüzünden taze sebze ve meyvelerin aşırı kısıtlanması ya da yasaklanması kanser, kalp hastalıkları ve diyabet gibi birçok kronik hastalığa karşı vücudun savunma mekanizmasının zayıflamasına hatta ölümlere yol açtığı bilinmelidir.

Stresliyim ve motivasyon sağlamakta zorlanıyorum

? Stresten uzak yaşamaya özen gösteriniz. Bu konuda psikolojik destek almaktan çekinmeyiniz.

? Diyet aynı zamanda bir motivasyon işidir. Diyet muayenesinden sonra, sizi mutlu eden neler varsa onların listesini çıkartın ve listedekileri daha sık yapmak için çabalayın. Uzun bir yolun başında olduğunuzu düşünürseniz, diyet işkenceye dönüşür ve başarı oranınız azalır.

Mutfak alışverişi

? Sağlıklı beslenme mutfakta başlar. Tüketeceğiniz her besin sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmenize katkı sağlayacak şekilde öznenle seçilerek temin edilmelidir.

? Mutfak alışverişine aç olarak değil ara öğün yaparak çıkınız.

? Alışverişinizi hazırladığınız alışveriş listesine göre, ihtiyacınız kadar yapınız.

? Alışveriş listenizde cipsler, gofretler, basit karbonhidrat içeriği yüksek besinler ve yağlı hazır ürünler yer almamalıdır.

besin güvenliği, gıda güvenliği, güvenilir gıda

Diyet listesi için besin seçimi nasıl olmalı?

? Doğal besinleri tüketin: Çeşitli ve rengârenk sebzeler, tam tahıllı ürünler, baklagiller, kuru yemişler, zeytinyağı, organik hayvansal besinler, omega 3 içeriği yüksek deniz ürünleri…

? Her gün kesinlikle 3 ana öğün tüketiniz. Diyetisyeninizin önerdiği sayıda ara öğün yapınız ve öğün atlamayınız.

? Yemeklerinizde sos kullanmayınız.

? Öğle ya da akşam yemeğine çorba ile başlayabilirsiniz.

? Çorbalarda ve yemeklerde terbiye olarak un kullanmayınız.

? Garnitür olarak tabağınıza eklenen besinleri tüketmeyiniz.

? Ekmek değişim hakkınızı azaltarak yulaf ezmesi kullanabilirsiniz ancak diyetisyeniniz ile bu konuda görüşmelisiniz.

? Tam tahıllı besinleri tercih ediniz.

? Et yerine, diyetisyeninizin önerdiği miktar ve sıklıkta, haftanın 2 – 3 günü kuru baklagilleri tüketebilirsiniz.

? Her gün, diyetisyeninizin önerdiği miktarlarda sebze ve meyve tüketiniz.

? Kabuğuyla tüketilebilen meyvelerin, posa bakımından zengin olan kabuklarını soymadan tüketiniz.

? Kolalı içecekler ve meşrubatlar yerine diyetisyeninize danışarak taze meyveleri, taze sıkılmış meyve sularını ve doğal mineralli maden sularını tercih edebilirsiniz.

? Domates, salatalık, marul, kıvırcık, roka, yeşil soğan, maydanoz gibi enerji değerleri düşük çiğ sebzeleri, her öğün yağ ve tuz eklemeden istediğiniz zaman, istediğiniz miktarda tüketebilirsiniz.

? Kuru yemişleri diyetisyeninizin önerdiği miktarda tüketiniz.

? Hoşlandığınız baharatları yemeğinize ekleyebilirsiniz.

? Tuz tüketimini azaltmak adına tuzluğu sofranızdan kaldırınız.

? Salamura ve aşırı tuzlu gıdalardan kaçınınız.

? İşlenmiş salam, sosis, sucuk, pastırma gibi hazır gıdalardan uzak durunuz.

? Yeterli beslenmenin yanında dengeli beslenmeyi de ihmal etmeyin ve akşam yemeğinde gün boyu tükettiğiniz besinleri düşünerek seçim yapınız.

? Gerçekçi olun: Tatile çıkıyorsanız kilo vermek yerine kilonuzu korumayı hedeflemelisiniz.

? Mümkünse yalnız yemek yemeyiniz, açık büfelerden kaçınınız.

? Kilolarınıza dikkat ettiğinizi arkadaşlarınıza söylemeyiniz. Böylece odak noktası olmayıp onların yanında daha rahat davranabilirsiniz.

? Ev dışında yemek yerseniz hafif bir başlangıç ardından pizza veya büyük bir ana yemeği birkaç kişiyle paylaşmayı deneyiniz.

? Şeker ve şekerin girdiği tüm besinlerin tüketimini azaltınız.

? Pasta, börek, çörek, kek, kurabiye, tatlı tükettiğinizde diyetisyeninizden yardım alarak değişim listelerinden ekmek, süt ve yağ tüketim hakkınızı azaltınız.

? Eğer bir adet çikolata ile yetinemiyorsanız dişlerinizi fırçalayın, ağız gargarası kullanın ya da çikolatanın arkasından çeyrek yeşil elma veya limon gibi ekşi bir besin tüketerek çikolata tadını yok edin.

? Yemekten sonra tatlıya geçmeden 20 dakika bekleyin. Bu sürede beyin açık tokluk merkezi doyduğunuz sinyalini alacak, böylece fazla şeker ve yağ tüketmemiş olacaksınız.

diyet iradesi nasıl arttırırlır

İçecekler

? Alkollü içkilerden mümkün olduğunca uzak durunuz.

? Şekersiz olarak açık çay, meyve çayları, ıhlamur kullanabilirsiniz.

? Diyetisyeninizin önerdiği miktarda su tüketiniz.

? Su içmek için kesinlikle susamayı beklemeyiniz. İdrar renginiz koyu sarı ise yetersiz su alıyorsunuz demektir.

? Yemeklerden hemen önce ya da yemek sırasında en fazla bir bardak su içebilirsiniz.

Besinleri pişirme yöntemleri ve yağlar

? Yemekleri kızartma, kavurma ve füme (tütsüleme) yapmadan; haşlama, fırın ve ızgara yöntemiyle pişiriniz.

? Tereyağı, iç yağı, sadeyağ, kuyruk yağı, nebati yağ (margarin) gibi doymuş katı yağları kesinlikle kullanmayınız. Bunların yerine diyetisyeninizin belirttiği yemeklerde; zeytinyağı, mısırözü yağı, pamukyağı, ayçiçek yağı, fındık yağı gibi bitkisel sıvı yağları tercih ediniz.

? Sebze pişirirken bir kg sebzeye en fazla 2 yemek kaşığı bitkisel sıvıyağ ekleyebilirsiniz.

? Et, protein bakımından en zengin besinlerden biri olmasına karşın yağ bakımından da zengindir; bu yüzden hazırlanan et yemeklerine yağ eklemeden pişiriniz.

? Yemeklerinizi ön kızartma yapmadan pişiriniz, böylelikle yanmış, trans forma dönüşmüş kanserojen yağlardan uzak durmuş olacaksınız.

? Yapışmayan tencere ve tava kullanınız, bu yağ kullanımınızı azaltacaktır.

? Yağlı ve enerji değeri yüksek besinleri, elinizin altında değil; kolay ulaşamayacağınız yerlerde muhafaza ediniz.

http://www.gercekdiyetisyenler.com/diyete-basla-internetten-online-diyet/

Atıştırma ve diyet kaçamakları

? Yemek hazırlarken, pişirirken ve servis ederken atıştırmayınız, bu şekilde yediğiniz miktarı ölçemezsiniz.

? Porsiyon kontrolünün etkin şekilde sağlanması açısından, yemeklerinizi tencere veya kapağında değil tabağınızda yiyiniz.

? Yemeğinizi ayakta veya aceleyle tüketmek yerine oturarak ve yavaşça tüketiniz, böylece tükettiğiniz besin miktarını daha iyi kontrol etmiş olacaksınız.

? Diyetisyeninizle belirleyeceğiniz bir gün “diyet kaçamağı” yapabilirsiniz.

Diyetisyeniniz hasta ve sağlıklı bireylerde beslenme ve diyet ile ilgili tüm konularda size en yakın sağlık uzmanıdır. Önerilerini dikkatle dinleyerek uygulamanız yararınıza olacaktır.

Sporsuz diyet listesi mümkün mü?

Oturarak yapılan aktivitelerden mümkün olduğunca kaçınınız.

Egzersizden faydalanmak için bir spor salonunda saatler harcamanız gerekmemektedir.

Ofis ortamında veya evde bilgisayar ya da televizyon başında, hareketsiz şekilde çalışıyorsanız, ofis egzersizlerini öğrenmek için diyetisyeninizden veya bir uzmandan bilgi alınız.

Asansör yerine merdivenleri tercih ediniz.

Toplu taşıma araçlarında eğer eliniz doluysa, sadece zaruri bir durum varsa oturunuz. Aksi halde kısa mesafeler için ayakta seyahat ediniz.

Otobüs, tramvay veya servisinizden mümkün olduğunca, bir durak önce inerek yürüme mesafesini artırınız.

Düzenli yapılan yürüyüş hem kan şekerinizi düzenleyecek hem de ensülin seviyenizi aşağı çekecektir.

Unutmayın stresin en iyi ilacı spordur, besin tüketimi değildir.

Koşmak, dans etmek, trambolinle atlamak ya da sizi eğlendiren her neyse onu yapmanızı da öneriyoruz.

Yürüyüşe ortalama adımlarla başlayıp hızlanın.

Diyete yeni başlayan bireylerin, her gün 30 – 40 dakika yürümesi başlangıç için yeterlidir.

Sonrasında haftada 6 gün 60 dakika yürümek idealdir.

Size önerilen süre ve sıklıkta düzenli egzersiz yapınız.

Haftada en az 3 gün olacak şekilde, size önerilen sayıda; terleme şeklinde aktivite, spor ve egzersiz yapınız.

Egzersiz zamanınızı, kendinize özel bir zaman olarak ayırınız.

Daha estetik ve daha sağlıklı olmak için diyetinizi, aktiviteyle mutlaka destekleyiniz.

Fiziksel akivite planı

Haftanın ____ günü aşağıdaki sporları yapınız:

Yüzme  
Bisiklet sürme  
Spor aletleriyle fitness  
Futbol, voleybol, tenis
Ara vererek ip atlama  
________ tempoda yürüyüş  
Aerobik, plates, dans, oyun  
Ara vererek merdiven inip çıkma  

beslenme diyet hekimi

Başarılı diyet listesi

? Diyetisyeniniz tarafından hazırlanan tıbbi beslenme tedavisi (kişisel beslenme planı) size özeldir. Diyetinizi başkalarının diyetiyle kıyaslamayınız ya da uygulamaları için başkalarıyla paylaşmayınız.

? Diyetisyeninizin önerilerini harfiyen uygulayınız.

? Uzman tarafından önerilen fiziksel aktivitelerin tür ve sayılarını birebir uygulayınız.

? Diyetinizdeki besinlerin tür ve miktarlarını, diyetisyeninizin önerdiği sayılardan eksik ya da fazla tüketmeyiniz.

? Medyada yer alan beslenme ve diyet önerilerine itibar etmeyiniz.

Tıbbi beslenme tedavisi takip çizelgesi hazırlayın

Hedef: ____ kg   Tarih   VA   VYO  BB   H
 Diyet muayene
1. Kontrol
2. Kontrol
3. Kontrol              
4. Kontrol              
5. Kontrol              
6. Kontrol              
7. Kontrol              
8. Kontrol              
9. Kontrol