Diyetisyen Beyza Köse

Diyetisyen Beyza Köse: “Filizlenen patates öldürebilir”

Doğru koşullarda saklanmayan patates, yeşillenip filizlendiği zaman zehirleyerek ölüme yol açabiliyor. Diyetisyen Beyza Köse, Patates yedikten sonra mide bulantısı, boğaz yanması ve baş ağrısı başladıysa hemen hastaneye gidin, diyerek uyarılarda bulundu.

Sofraların vazgeçilmez sebzesi olan patates, lif / posa içeriği sayesinde tokluk hissine katkı sağlayarak sindirim sistemini destekler; C ve B vitaminleri, potasyum minerali ile de enerji verir. Ancak patatesin faydaları kadar yanlış tüketiminin zararları da hayati önem taşıyor. Konuyla ilgili risklere dikkati çeken Dyt. Beyza Köse,

İnsan sağlığı üzerinde birçok olumlu etkileri olan patates, hasatından önce ve sonra depolanma sırasında yapılan hatalar sebebiyle besin zehirlenmelerine hatta bunlara bağlı ölümlere yol açabilir.Bitkiler; mantarlar, böcekler gibi dış faktörlerden kendilerini korumak için bazı toksik maddeler üretir. Hasat ve depolanmasında yapılan hatalarda (depolama sıcaklığı, hasat ve taşıma sırasında mekanik yaralanma, nem, havalandırma ve zararlı böcekler) bu toksik maddelerin artmasına sebep olur ve insan hayatını tehlikeye sokar. Patates içeriğinde de bu kimyasallardan solanin bulunur, dedi.

Sarıdan yeşil renge dönüyor

Depolama ve hasat sırasındaki hatalardan dolayı solanin miktarının artabildiği vurgusunu da yapan Diyetisyen Köse, şunları söyledi:

Güneş altında ya da yüksek neme sahip ortamda bekletilen patateste solanin miktarı artar. Solaninin artması, klorofil sentezini uyararak patatesin sarıdan yeşil renge dönmesine sebep olur. Solanin miktarı arttıkça yeşillenmeyle birlikte zehirlenme etkiside oluşur. Bu yüzden üzerinde yeşil lekeler/ filizler oluşan patateslerin tüketiminden kaçınılmalıdır. Nemsiz, ışık olmayan serin yerlerde saklanmalıdır. Solanin zehirlenmelerinin belirtileri mide bulantısı, kusma, ishal, mide krampları, boğaz yanması, baş ağrısı ve baş dönmesidir. Ciddi zehirlenmeler, ölümle sonuçlanabilir. Bu nedenle patatesleri güneş altında çok uzun süre bırakmamaya, yeşillenme gördüğünüzde tüketmemeye, pazarda, markette alışveriş yaparken aldığınız patatesleri tek tek kontrol edip yeşillenmiş olanları asla satın almamaya dikkat etmelisiniz. Eğer farkında olmadan yeşillenmiş patates tükettiyseniz ve bahsettiğimiz belirtileri görmeye başladıysanız acilen doktora başvurun. Ramazan sofraları açısından değerlendirdiğimizde de patatesli pişmiş yemeklerin ortalama 3-4 günden fazla tüketilmemesi önem arz ediyor.

Memurlar.net
https://www.memurlar.net/haber/829618/filizlenen-patatese-dikkat-oldurebilir.html
esneme

Esneme migren ataklarının habercisi olabilir

Auralı migrende; baş ağrısı, uykusuzluk, anksiyete, mide bulantısı, kusma, koku korkusu ve ciltte duyarlılık sık bilinen belirtiler arasında yer alır. Yeni yapılan bir çalışmada ise, ilginç bir belirti daha tanımlandı: Esnemek.

Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Bülent Güven ve meslektaşları, migreni olan hastalarda sürekli devam eden esnemenin, bir migren atağının habercisi olabileceğini söyledi.

Headache dergisinin Şubat sayısında yayımlanan çalışmaya, uzun süreli migreni olan 339 hasta dahil edildi. Ortalama 35 yaşında olan ve çoğunluğunu kadınların oluşturduğu hastaların 154’ü, migren ataklarının olduğu dönemlerde sürekli esnemelerinin olduğunu bildirdi. Çalışmada esnemelerin %11’inin bir migren atağı öncesi uyarıcı nitelikte olduğu, %24’ünün başağrılarıyla birlikte geldiği ve %10’unun da her iki dönemde de görüldüğü aktarıldı.

Uzm. Dr. Bülent Güven, Medimagazin’e yaptığı açıklamada, migrende esneme belirtisini kanıtlamada oldukça zorlandıklarını; çünkü esnemenin en ilkel canlılarda bile görülebilen bir eylem olduğunu ifade etti. Güven şöyle devam ettti:

Aslında, bu araştırmaya kendimizden yola çıkarak başladık. Baş ağrısı yaşadığım dönemlerde, sürekli devam eden esnemelerim oluyordu. Aynı durumun hastalarda da yaşanıp yaşanmadığını merak ettik ve çok yüksek bi oranda da öyle olduğunu da gördük.

Hastaları bu belirtiler konusunda bilinçlendirdiklerini dile getiren Güven, ağrılar şiddetlendiğinde ilaç tedavisinin yeterli kalmadığını ama esnemenin migren atağını gelmeden önce tahmin ederek hastaları yoğun ağrıdan kurtaracağını kaydediyor. Güven ve meslektaşları, esnemenin moleküler ya da reseptörler düzeyinde migrene etkisi bulunamamış olsa da, migren patofizyolojisine farklı bir bakış açısı kattıklarını ve başka araştırmalara ışık yakmayı umut ettiklerini söylüyor.

Migrenin bu gözardı edilen sinyali pek çok hastaya erken sinyal olarak fayda sağlayabilir. Ya da esnemeyi yanlış yorumlayarak daha fazla uyumaya veya kafein almaya yönelebilen hastalara da farkındalık kazandırabilir.

Medi Magazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-esneme-migren-ataklarinin-habercisi-olabilir-11-681-76367.html
mide fesadı, mide fesadı nedir, mide fesadı belirtileri, hangi gıdalar mide fesadı yapar, mide fesadını önleme, mide fesadına ne iyi gelir, mide fesatı

5 maddede “Dispepsi / Hazımsızlık”

Hazımsızlık veya mide küsmesi olarak da bilinen dispepsi, üst karındaki rahatsızlığı veya ağrıyı anlatan bir terimdir. Bu bir hastalık değildir. Dispepsi genellikle şişkinlik, mide bulantısı ve geğirme gibi semptomlardan oluşan bir gruptur.

Hazımsızlık genellikle sindirim sisteminin mukozasıyla temas eden mide asidi (sindirim sisteminin hassas koruyucu astarı nedeniyle oluşur. Mide asitleri mukozayı parçalayıp, tahriş ve iltihaplanma yaratarak hazımsızlık semptomlarını tetikler.

Çoğu vakada hazımsızlık, sağlıksız beslenme beslenme ya da alkollü içki tüketimi ile bağlantılıdır. Bazen enfeksiyon veya bazı ilaçlar da neden olabilir.

1. Dispepsi / hazımsızlık belirtileri nelerdir?

Hazımsızlığı olan çoğu insan mide veya göğüs bölgesinde ağrı ve rahatsızlık hisseder. Bu his genellikle yiyecek veya içecek tükettikten sonra ortaya çıkar. Bazı durumlarda semptomlar yemekten bir süre sonra ortaya çıkabilir. Fazla yemek yenilmediği halde tokluk, şişlik olabilir.

Mide yanması ve hazımsızlık iki ayrı rahatsızlıktır. Mide yanması, genellikle yemek yedikten sonra göğüs kemiği arkasında yanma hissidir.

Dispepsi rahatsızlığının aşağıdaki belirtileri de yaygındır:

  • Mide bulantısı,
  • Geğirme,
  • Şişkinlik

Çok nadir durumlarda hazımsızlık mide kanseri semptomları olabilir. Hafif hazımsızlık nadiren endişelenilecek bir şey değildir. Semptomlar iki haftadan uzun sürerse, hekime görünmelidir. Ağrı şiddetli ise ve derhal aşağıda belirtilen durumlarda hekime danışınız:

  • İştah kaybı veya kilo verme
  • Kusma
  • Siyah dışkı
  • Sarılık
  • Göğüs ağrısı
  • Nefes darlığı
  • Terleme

2. Dispepsi / hazımsızlık nedenleri nelerdir?

Hazımsızlık genellikle yaşam biçimiyle ve beslenmemiz ile ilgilidir. Ayrıca enfeksiyon veya diğer bazı sindirim rahatsızlıkları sebep olabilir.

Sıklıkla görülen hazımsızlık nedenleri şunları içerir:

  • Fazla yemek
  • Çok hızlı yemek
  • Yağlı yiyecekler yemek
  • Baharatlı gıdaları tüketmek
  • Çok fazla kafein tüketmek
  • Çok fazla alkol içmek
  • Çok fazla çikolata tüketmek
  • Çok fazla gazlı içecek tüketmek
  • Duygusal travma
  • Safra kesesi taşları
  • Gastrit (mide iltihabı)
  • Hiatus herni
  • Enfeksiyon, özellikle “Helicobacter pylori” olarak bilinen bakteriler
  • Sinirlilik
  • Obezite (karın içindeki daha fazla basıncın neden olması)
  • Pankreatit (pankreas iltihabı)
  • Peptik ülser
  • Sigara içmek
  • Bazı ilaçlar, örneğin antibiyotikler ve NSAID’ler (non-steroid anti-inflamatuvar ilaçlar)
  • Mide kanseri

Hazımsızlığın nedeni bulunamazsa, fonksiyonel dispepsi olabilir. Bu, midenin besini kabul etme ve sindirme kabiliyetine zarar verecek bir hazımsızlık türüdür ve daha sonra bu besini ince bağırsakta geçirme özelliği hasar görmektedir.

3. Hazımsızlık teşhisi ve tanı testleri

Hastaların çoğunda hazımsızlık hafiftir ve çok sık ortaya çıkmaz. Bu gibi durumlarda genellikle tedavi gerekmez. Hazımsızlığı düzenli olarak hisseden kişiler hekime görünmelidir.

Hastaya semptomlar, tıbbi durumu ve muhtemelen ailenizin geçmişi hakkında bilgi istenir ve göğüs ve mide kontrol edilir. Bu, hassas veya duyarlı olup olmadığını anlamak için karnın farklı bölgelerine baskı uygulamak olabilir.

4. Dispepsi / hazımsızlık tedavisi

Hazımsızlık tedavisi, altında yatan nedenlere ve semptomların şiddet derecesine bağlı olarak planlanır.

Beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri: Semptomlar hafifse ve hazımsızlık sık görülmüyorsa, bazı yaşam tarzı değişiklikleri muhtemelen belirtileri hafifletecektir. Bu genellikle daha az yağlı yiyecekler yemek, daha az kafein, alkol ve çikolata tüketmek, her gece en az 7 saat uyumak ve baharatlı yiyeceklerden kaçınmayı içerir.
Yukarıdaki tavsiyelerin yanı sıra, nedenlerine ve belirtilerine bağlı olarak ilaç tedavisi uygulanabilir. Dahası için diyetisyen ile görüşmelisiniz.

5. Hazımsızlık komplikasyonları nelerdir?

Olguların büyük çoğunluğunda hazımsızlık hafiftir ve sık görülmez. Şiddetli hazımsızlık zaman zaman aşağıdaki komplikasyonlara neden olabilir:

Özofagus striktürü: Eğer hazımsızlık asit reflüden kaynaklanıyorsa, mide asidi yemek borusuna geri sızarsa ve mukozayı tahriş ederse, yemek borusu yaralanabilir. Yemek borusu nihayetinde daralmış olabilir. Özofageal darlıkları olan hastalarda yutkunma güçlüğü olabilir. Yiyecekler göğüs ağrısına neden olan boğazdan sıkışabilir. Yemek borusunu genişletmek için bazen ameliyat gereklidir.
Pilor stenoz: Bunun nedeni, mide asidinden sindirim sisteminin astarının uzun süreli tahriş edilmesidir. Pilorus (mide ile ince bağırsak arasında geçiş) yara izi bırakılmış ve daralmıştır. Besinler düzgün sindirilemiyordur. Pilorun genişlemesi cerrahi gerektirebilir.
Peritonit: Periton iltihabı (karın ve pelvisin iç duvarını örten hücrelerin doku tabakası). Ameliyat, peritondaki hasarı onarabilir ve antibiyotikler bazen enfeksiyonla başa çıkmak için reçete edilir.

Hastalopedi
http://www.hastalopedi.com/dispepsi-ve-hazimsizlik/
Gülşah karmil hamileleik beslenme

3 maddede: “Hamilelikte sağlıklı beslenme”

  • Bu süreçte diyet yapabilir miyim?
  • İki canlıyım daha mı fazla yemeliyim?
  • Yediklerim bana ve bebeğime yeter mi?

Bu ve buna benzer soruları anne adaylarından çok sık duyuyoruz. Sakin olun anne adaylarım, hepsi bu yazıyla cevap bulacak…

Fazla kilo alımını önlemek için öneriler, Alınan kiloların dağılımı önemli midir?, Hamilelikte aşırı kilo alımının zararlı, Gebelikte yetersiz kilo alınırsa, Gebelikte kaç kilo alınmalıdır,

1. Gebelik döneminde beslenme neden bu kadar önemli?

Hamilelik dönemi hem bebeğin büyümesi hem de annenin gereksinimlerinin karşılanması açısından çok çok önemli bir süreçtir. Bebeğinizin tek beslenme kaynağı siz olduğunuzdan dolayı yediğiniz her besin bebeğinize armağanınızdır. Bu armağanı ikiniz için de değerli kılmak öncelik olmalıdır.

Bu süreçte en önemli nokta kesinlikle zayıflama diyeti yapılmamasıdır. Sizin ve bebeğinizin ihtiyaçları diyetisyeniniz tarafından hesaplanır ve o şekilde beslenmeniz gerekir. Tabi anne adaylarının çoğunda görülen mide bulantısı sebebiyle anneler ilk aylarda çok iyi beslenemeyebilirler. Bu süreçte vücut ağırlığınızda biraz azalma görülebilir. Bu ağırlık kaybı bebeğinize zarar vermez endişeye kapılmayınız. Olması gereken ise:

2. Gebelik döneminde ağırlık kazanımı ne kadar olmalı?

Gebeliğinizin ilk üç ayı süresince beklenen ağırlık kazancı 1 – 2 kg olup; adölesanlarda ise 2 – 3 kg’dır. Daha sonraki dönemde haftalık ağırlık kazanımı 0.3 – 0.5 kg civarında beklenmektedir. Gebeliğin başlangıcında şişman olan kadının fazla ağırlık kazanmasına gerek yoktur. Gebelik öncesi çok vücut ağırlığınız çok fazlaysa ilk 3 ay enerji kısıtlı diyet verilirse de bu kısıtlama 1200 – 1500 kaloriden az olmamalıdır, 4. aydan sonra kısıtlama yapılmaz. Bu konuda diyetisyeninize başvurmanız şarttır.

Fazla kilo alımını önlemek için öneriler, Alınan kiloların dağılımı önemli midir?, Hamilelikte aşırı kilo alımının zararlı, Gebelikte yetersiz kilo alınırsa, Gebelikte kaç kilo alınmalıdır,

3. Hamilelik dönemimdeki beslenmemde nelere dikkat etmeliyim?

Gebelikten dolayı artan enerji ve besin ögesi ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için gebe kadının normal zamanda yediklerine ek olarak tüketmesi gereken besinler, miktarları ve beslenme ilkeleri şunlardır:

  • Bir su bardağı kadar süt, yoğurt, 2 – 3 işaret parmağı ölçüsü kadar peynir veya 1-2 kaşık çökelek tüketebilirsiniz. Ayrıca süt veya yoğurt çorbalar içinde de (sütlü çorba, yoğurtlu çorba) tüketilebilir.
  • Bir adet yumurta, yumurta kadar et, tavuk veya balık tüketebilirsiniz. Bu besinler tüketilemiyorsa kuru baklagil yemekleri, mercimekli veya nohutlu çorbalar tüketilebilir.
  • Yemeklerle birlikte  maydanoz, kıvırcık, lahana, biber, domates, karnabahar gibi C vitamininden zengin sebzeler; kuşburnu, portakal, mandalina, elma, şeftali gibi meyveler ve taze sıkılmış meyve suları tüketilmelidir.
  • Sebzelerin ve kuru baklagillerin haşlama sularının dökülmesi vitamin ve mineral kayıplarına neden olacağı için haşlama suları dökülmemelidir.
  • Sıvı alımı asla ihmal edilmemeli, günde en az 8 – 10 su bardağı kadar su içilmelidir. Özellikle kabızlık şikayeti varsa bol su içerek, kabuğu ile yenen meyveleri bu şekilde tüketerek, her öğünde sebze ile salataya yer vererek ve yürüyüş ya da düzenlie egzersiz yaparak bu sorunun önüne geçilebilir.

Fazla kilo alımını önlemek için öneriler, Alınan kiloların dağılımı önemli midir?, Hamilelikte aşırı kilo alımının zararlı, Gebelikte yetersiz kilo alınırsa, Gebelikte kaç kilo alınmalıdır,

Dahası için  lütfen Sağlık Bilimleri Beslenme ve Diyetetik mezunu Gerçek Diyetisyenler‘e başvurunuz.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Gülşah Karmil

ankara, ankara diyetisyen, ankara beslenme uzmanı, ankara beslenme ve diyet, ankara zayıflama, ankara kilo verme, gerçek diyetisyenler ankara

74 öğrenci besin zehirlenmesi yaşadı!

Ankara Şereflikoçhisar’da Yavuz Sultan Selim Fen Lisesi yurdunda kalan 74 öğrenci, mide bulantısı, kusma ve halsizlik şikayetleri nedeniyle tedavi altına alındı.

okul kantini, okul kafeteryası, okul kafateryası

Besin zehirlenmesi teşhisi konulan öğrencilerden bazıları ayakta tedavi edilerek taburcu edildi, bazılarının tedavisi ise sürüyor.

güvenilir gıda, güvenilir besin, güvenli gıda, güvenilir gıda, helal gıda, sağlıklı gıda, gıda denetimleri, diyet denetimleri

İlçe Milli Eğitim Müdürü Uğur Atılgan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, öğrencilerin son iki günde tükettikleri besinlerden numuneler alınarak analiz için Ankara’ya gönderildiğini söyledi.

okul kantini, okul kafeteryası, okul kafateryası

Zehirlenen öğrencilerin sağlık durumlarında ciddi bir sorun bulunmadığını anlatan Atılgan,

Öğrencilerimizde kusma, mide bulantısı gibi şikayetler oluştu, çocuklarımızda ciddi sağlık problemleri yaşanmıyor, Milli Eğitim Müdürlüğü olarak olayla ilgili soruşturma başlattık, dedi.

meb unvan değişikliği, Unvan Değişikliği Sınavı kpss, unvan değişikliği nedir, unvan değişikliği nasıl olur, unvan değişikliği sınavı, unvan değişikliği sınav soruları, unvan değişikliği diyetisyen, unvan değişikliği diyetisyen soruları, unvan değişikliği 2017, unvan değişikliği 2016, unvan değişikliği 2015, unvan değişikliği 2006, unvan değişikliği 2004, diyetisyen unvan değişikliği, unvan değişikliği yönetmeliği

Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Vefa Bardakcı da ilçeye gelerek, yetkililerden bilgi aldı ve öğrencilere geçmiş olsun dileklerinde bulundu.