kistik fibroziste beslenme

Kistik fibroziste beslenme nasıl olmalı?

TANIMI: Kistikfibrozis (KF) diğer adıyla mukovisidozis 1/2000-2500 görülme sıklığı ile çocukluk çağında görülen, vücudun dış salgı bezlerini tutan, pankreas yetersizliği, kronik akciğer hastalığı ve malnütrisyonun eşlik ettiği fatal seyirli bir hastalıktır. İlk kez 1936 yılında tanımlanan hastalığın görülme yaşının erken olması, büyüme ve gelişmeyi engellemektedir. Malnütrisyon, yetersiz ağırlık kazanımı prognozu olumsuz etkileyen etmenlerden biri olup enerji, protein, yağ ve diğer besin öğelerine olan gereksinim artmaktadır. Buna karşılık KF’de sindirim ve solunum sisteminde oluşan sorunlar ve sık geçirilen enfeksiyonlar nedeniyle tüketilen besin öğelerinden yararlanma azalır, gereksinmeler malabsorpsiyon nedeniyle artar.

GENETİK: Solunum sisteminin epitel hücrelerindeki klor geçirgenliği azalır ve temel bozukluk epitel hücrelerinin apikal (uca yakın ) membranlarında klor iyon iletiminin azalmasına bağlıdır. Hastalığın kalıtsal sıklığı bölgelere göre değişen otozomal resesif geçişli kronik bir hastalıktır. KF geni 7. kromozomun uzun kolunda q22-31 bölgesinde yer alır ve kistik fibrozis transmembran regulatör (KFTR) proteinini kodlar. 1480 aminoasitten oluşan KFTR geninde, 2011 yılı itibariyle, 1893 mutasyon tanımlanmıştır. KFTR geninde en sık rastlanan mutasyon ΔF508 olup, en sık rastlanan KF genotipi de homozigot ΔF508/ΔF508’dir. Bu mutasyonda fenilalanin amino asidini kodlayan 508. kodonun delesyonu söz konusudur. Sağlıklı kişilerde normal siklik AMP ve protein kinaz bağımlı olarak çalışan bir iyon kanalı görevini göstermektedir. Bu proteinin işlevsel kaybı ile oluşan KF hastalığında, salgı epitelinde azalmış Cl iyonu sekresonu ve artmış Na iyonu absorbsiyonu hastalığın patogenezini ouşturmaktadır.

TANI YÖNTEMLERİ:

  • Solunum sistemi bulguları
  • Gastrointestinal sistem bulguları
  • Aile öyküsü
  • Terin elektrolit (klor) konsatrasyonu (klor kanalının etkilenmesi sonucunda hücreden dışarıya klor salgılanması) bozulur. Hücrenin içine ise sodyum ve klor geçişi artar. Sonuç olarak oluşan salgı elektrolitten ve sudan fakir koyu, yapışkan niteliktedir. Terde klor konsantrasyonunun 60 mEq/lt’nin üzerinde olması tanı konulmasında yardımcıdır.

KLİNİK BULGULAR:

  1. Yenidoğan bulguları: Bu dönemdeki en önemli bulgu mekonyum ileusudur. Mekonyumun içerdiği yüksek yoğunluktaki proteinin pankreas enzimlerince eritilememesi sonucunda barsakta tıkanma başlar. Ayrıca yenidoğan döneminde artmış safraya bağlı olarak tıkanma sarılığı veya uzamış sarılıkta görülebilir.
  2. Süt çocuğu dönemi bulguları: Akciğerler doğumda normaldir. Akciğer hastalıklarının ilk bulgusu öksürüktür. Antibiyotiklere yanıt geç ve yavaştır. Enfeksiyonlar sık tekrarlanır ve devamlılık gösterir. Öksürük kusmayı uyarır ve besin alımını azalır ve büyüme geriler. Sindirim sisteminde, pankreas yetersizliği ile birlikte emilim bozukluğu, yetersiz kilo alımı, büyümede gerilik ve malnütrisyon gelişebilir.
  3. Çocukluk ve adölesan dönemi bulguları:Bu dönemde en belirgin bulgu uzun süren ve devam eden öksürük, wheezing ve egzersiz ile ortaya çıkan nefes darlığıdır. Ayrıca çomak parmakta görülebilir. Bu yaş grubunda distal intestinal obstrüksiyon sendromu, karaciğer hastalığı ve ilerlemiş vakalarda pankreas ekzokrin bezlerin tutulumu yanında fibrozisin artması ile insülin salgılayan adacık hücrelerinin etkilenmesi sonu diyabet gelişir.
  4. Her yaşta görülen klinik bulgular: Akciğerlerde stafilokok ve pnömokoklarda oluşan enfeksiyonlar sonucu ampiyem, abse ve atelektazi görülür. KF’li hastaların %85-90’ında pankreas yetmezliği olduğundan proteolitik enzimlerde, amilaz ve lipazdaki azalma malabsorpsiyon, steatore ve dışkı ile enerji kaybına neden olur. Bu nedenle KF’li hastalarda dışarıdan pankreatik enzim verilmelidir.

KF’Lİ ÇOÇUKLARDA BÜYÜME VE GELİŞME:KF’li hastalar, pulmoner hastalıkları sonucu gelişen hastalık ve artmış serum tümör nekrozis faktör ve diğer sitokinlerin konsantrasyonu nedeniyle iştahsızdır. Ek olarak kusma, gastroözafajiyelreflü, özofajit, kronik karın ağrısı besin alımını azaltır. Depresyon gelişimi de iştahta azalmaya neden olur. Malabsorpsiyon ve besin alımında azalmaya ek olarak KF’li hastalarda dinlenme enerji harcanmasında normalin %10-15’ kadar artmıştır. KF’li çocuklarda dengeli ve yeterli bir beslenme programı oluşturmaktaki amaç, çocuğun büyüme ve gelişmesini izleyerek ağırlık kazanımının sağlanması, vücut direncinin arttırılması ve enfeksiyonlardan korunma, yetersiz besin tüketimi sonucunda gelişen malabsorpsiyon ve malnütrisyonun önlenmesi, çocuğun yaşam süresi ve kalitesinin arttırılmasıdır. Beslenme desteği bu hastaların solunum işlevini düzeltmektedir. Malnütrisyon büyüme ve gelişme geriliği, akciğer ve pankreatik hastalığın eşlik ettiği pek çok etkene bağlı olarak gelişebilir. Malnütrisyon sebebiyle oluşan büyüme ve gelişme geriliği enerji, protein, elzem yağ asitleri, vitamin ve minerallerin uzun süreli yetersiz alımıyla ilgilidir. Enerji dengesizliği, enerji gereksinmesi ile enerji alımı arasındaki farktan kaynaklanmaktadır. Enerji dengesizliğini 3 grup altında inceleyebiliriz.

  1. Enerji kayıpları: Sindirim ve emilimdeki bozukluklar sonucu fekal besin kaybı, enerji dengesizliğinin oluşmasında önemlidir. Besinlerle alınan protein ve yağın emilememesine neden olan pankreatik yetersizlik KF’li hastaların %85-90’ında görülür. Buna bağlı olarak gaita ile yüksek enerji kayıpları oluşur. Pankreatik yetmezliği olan hastalara besinlerle birlikte enzim eklenmesi yapıldığında besinler daha iyi tüketilir.
  2. Enerji alımı: Enerji alımının aşırı kayıplar sebebiyle normal gereksinimin üzerinde olması gerekmektedir. Sık geçirilen enfeksiyonlar oral alımı sınırlandrımakta, akciğer hastalıkları, öksürük nöbetleri ve kusma, özofajit ağrı ve besin alımındaki isteksizlik sonucu oluşan anoreksiya, tümden besin reddi olarak gelişerek hastanın enerj alımını en aza indirmektedir.
  3. Enerji harcanması:KF’li hastalarda dinlenme enerji harcaması normal sağlıklı çocuklara göre daha fazla olduğu bilinmektedir. Dinlenme enerji harcaması ile solunum işlevi ve beslenme durumu arasında negatif, solunum işlevleri ile beslenme arasında pozitif bir ilişki vardır.

BESLENME TEDAVİSİNİN AMAÇLARI:

  • Hastanın klinik bulguları içinde en iyi beslenme durumunu sağlamak,
  • Vücut ağırlığı ve boy uzunluğunu normale yakın değerlere ulaştırabilmek,
  • Artan besin ve enerji gereksinimini sağlamak, malabsorpsiyonu en düşük düzeye indirmek,
  • Ter ile kaybolan elektrolitleri yerine koyabilmek,

KF’li hastalarda diyet yaş, aktivite, ağırlık, klinik durum, yiyecek seçimi ve yiyeceklerin tüketilme durumuna göre kişiye özgü ayarlanmalıdır. Bebek ve çocuğun günlük tükettiği besinler, besin alışkanlıkları ve beslenme öyküsü alınarak diyet planlanmalı ve verilen diyetin ne kadarının tüketildiği izlenerek açık kalan enerji, protein ve yağ oranları ek bir öğünle ve beslenme desteği ile verilmeye çalışılmalıdır.

Enerji: Beslenmede en önemli alınması gereken öğedir. KF’li hastalarda enzim tedavisin rağmen malabsorpsiyondan kaynaklanan kayıplar, pulmoner enfeksiyonlar, solunum için harcanan enerji ve artmış metabolik hızı karşılamak için günlük enerji miktarı RDA’da belirtilen enerji miktarının %120-150 arasıdır. Doğal besinlerin çocuğun beslenmesinde alışkanlıklarına göre verilmesi gerekir. Bu besinler tam yağlı süt, yoğurt, sütlü tatlılar, sıvı yağlar, tereyağı, unlu besinler, ekmek, pekmez, bal, reçel gibi besinler olabilir. Çocuğun besin tüketiminde yeterli enerji dengesine ulaşılamıyorsa maltrodekstrin daha kolay tüketilebilen sıvı besinlere, mamalara eklenerek verilebilir.

Protein: Vücut proteinleri kas katabolizmasının artması ile azalır. Özellikle bu bulgular ağır malnütrisyonlu KF’lilerde daha belirgindir. Protein gereksinmesi malnütrisyon bulgularına ve enfeksiyon sıklığına göre değişiklik göstermekle birlikte, malabsorpsiyonlara bağlı olarak ve doku gelişimi için protein alımı arttırılmalı ve günlük total enerjinin %15-20’si proteinlerden sağlanmalıdır. Proteinlerin %60 iyi kalite yani NPU değeri yüksek olmalıdır.

Yağ: Üretilen her bir molekül CO2 için elde edilen enerji, yağ kullanıldığında daha fazla olduğu için, akciğer hastalığı ilerlemişse de yüksek yağ içerikli diyetler önemlidir. Steatorenin varlığı yumuşak ve sık dışkılama KF’li hastalarda uzun süre yağdan sınırlı diyet verilmesine neden olmuştur. Oysa yağlar en çok enerji veren besin öğesidir. Bu sebeple diyetle önerilen enerjini %35-40’ının yağlardan sağlanmaktadır. Hastaya uygulanan uygun enzim tedavisi ve elzem yağ asitlerinin diyette bulunması, yağda eriyen vitaminlerin sağlanmamsı ve enerjinin daha kolay karşılanması hastalarda olumlu düzenlemeler sağlamıştır.

MCT ( Orta Zincirli Yağ Asitleri ): Emilimleri için pankreatiklipaz ve safra asitlerine gereksinim olmadığından KF’li hastaların diyetlerinde MCT kullanılması önerilmektedir. Kaproik, kaprilik, kaprik, laurik asitten oluşan 6-12 C’lu orta zincirli yağ asitleri dışkı karakterini düzenlemekte ve ağırlık kazanımında önemli değişikliğe neden olmaktadır.

Elzem Yağ Asitleri Eksikliği: Pankreatik yetmezliği olan hastaların kan ve doku lipidlerinde biyokimyasal anormallikler bulunmaktadır. Değişiklik linoleik asitte azalma ile palmitik ve oleik asitlerde artma şeklindedir. Bu hastalarda total kolesterol esterlerinin düşük olduğu bildirilmiştir. Total enerjinin %5’inin elzem yağ asitlerinden sağlanması uygun bulunmuştur. Elzem yağ asitlerinden n-3 ve n-6 grubu yağlar dengeli olarak alınmalıdır.

Vitamin ve Mineraller: Gerek emilimdeki eksiklikler, gerek oksadatif olaylarda antioksidan olarak artmış kullanımları nedeniyle KF’li hastalarda özellikle yağda eriyen vitaminlerin serum düzeylerinin izlenerek yüksek dozlarda kullanımları önerilmektedir.

Vitaminlerden A ve E vitaminlerinin alımı kronik akciğer enfeksiyonlarının yarattığı oksidatif stresle mücadele için gereklidir. Düşük antioksidant vitamin düzeyleri akciğer enfeksiyonlarında artışa dolayısıyla akciğer hasarına neden olmaktadır.

KF’li hastalarda kronik veya akut tuz kaybı gelişebilmektedir. Kronik hiponatremi, iştahsızlık ve büyüme geriliğine neden olabilir. Akut tabloda ise süt çocuklarında hipoelektrolitemi ve metabolikalkaloz görülür. Sıcak ortam, ateş ve terleme aşırı tuz kaybını arttırır. Bu nedenle, günlük 1 g NaCl kullanımı hiponatremi, elektrolit dengesizliğini ve metabolikalkoalozu önlemektedir.

Anne Sütü ve Kistik Fibrozis: Anne sütü tek başına ağırlık kazanımını sağladığından, çocuğa verilmesi gereken en önemli ve tek besindir. Ağır malnütrisyon ve malabsorpsiyon gelişmiş vakalarda anne sütü yetersiz kalmakta, çocukta hipoproteinemi, ödem, elektrolit imbalansı ve anemi gelişmektedir. Anne sütü ile MCT içeren Formulaların kullanılması ve diğer sağlıklı çocuklardaki gibi ayına, kilosuna göre ek besinlere başlanması uygundur.

Beslenmeye Bağlı Yetersizliğin Tanımlanması: Besinlerin hastaya ne şekilde verileceğine hastanın ve hastalığın durumuna göre karar verilmelidir. Ağızdan alabilen hastaya oral beslenme esas alınmalıdır. Bununla birlikte oral beslenme ile yeterli büyüyemeyen çocukların enteral beslenmesi gerekebilir. Enteral beslenmeye başlanmadan önce isteğe bağlı alım arttırılmaya çalışılmalı, enzim dozu tekrar ayarlanmalı, akciğer enfeksiyonu varsa kontrol altına alınmalı ve sonrasında hasta tekrar değerlendirilmelidir. Tüm bunlar düzeltildikten sonra da ağırlık artmıyorsa enteral beslenmeye başlanmalıdır.

Pankreas Enzimleri: Pankreas enzim desteği KF’de beslenme tedavisinin en önemli etmenlerinden biridir. Mide PH’sından etkilenmeyen, aside dirençli, mikrosfer şeklindeki enzim prepatlarının (kreon) geliştirilmesi KF tedavisini etkinleştirip kolaylaştırmıştır. Bu şekilde tedavi intestinal yoldan protein ve yağ kaybını azaltır. Yağ emilimi enzim kullanımı ile %80-90 düzeyine çıkabilir. Süt çocuklarında toz şeklindeki preperatlar süte karıştırılarak öğün öncesinde verilmelidir. Enzim biberondaki mamaya eklenebilir. Yeterli olmayan dozlarda enzim kullanımı genellikle klinikte karın şişliği, karın ağrısı, gaz çıkarma gibi gastrointestinal yakınmalara yol açar.

Pankreas enzim kullanımındaki temel prensipler şunlardır:

  • Her öğünde yemekten yarım saat önce verilmeli
  • Çok yağlı yiyecekler yendiği zaman 1-2 kapsül fazla alınmalı
  • Meyve suyu ve limonata gibi içeceklerle karıştırılmamalı
  • Tamamı 1 öğün yemeğin içine konmamalı
  • Enterik kaplı kapsüllerin tamamı yutulmalı, kesinlikle çiğnenmemeli ve ezilmemeli
  • Gaita sayısı günde 2 seferde fazla olduğunda enzim dozu arttırılmamalı

Hastanın ayına ve tedavinin uygulanmasına göre aylık, üçer aylık ve yıllık kontrolde büyüme eğrisi, ağırlık, boy ve diğer antropometrik ölçümlerin alınması ve diyetin günlük enerji tüketimi, sindirim, emilim ve dışkıda yağ incelenmesi yapılarak düzenlenmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak KF hastalarının erken tanı ve uygun tedavi ile yaşam süresi ve kalitesi arttırılmalıdır. Hastaya ve özel merkezlerde uzman doktor, diyet uzmanı gibi özel bir ekibin izlenmesi, yeniliklere ve hastanın bulgularına göre tedavinin uygulanması gerekmektedir.

kadın sporcu, koşu, koşma, olimpiyat

Dayanıklılık sporlarında beslenme!

Dayanıklılık sporları uzun süreli ve hafif şiddetli 30 dakika- 4 saat aralığında yapılan spor branşıdır.

Süreli dayanıklılık sporlarında kan glikoz seviyesini dengede tutabilmek için ve sıvı kaybının dengelenmesi için ortalama 15 dakikada 250 ml %6 karbonhidrat içerikli sıvı tüketimi önerilmektedir. Protein; Kas yapısını korumak için protein tüketimi önemlidir. Bireyler ortalama ihtiyaçlarına göre günlük 1.1-2.0 g/kg/gün protein tüketimini sağlamalıdır. Yağ; Yağlar enerji kaynağı olarak önemlidir. Yağda çözünen vitaminlerin emilimi için gereklidir. Enerji gereksiniminin artış göstermesi ile birlikte yağ tüketimi de artış göstermektedir.

Beslenme sporcunun yaş, cinsiyet, vücut ağırlığı, spor türü vb. durumlara göre değişiklik göstermektedir. **Beslenme uzmanına danışınız.

Dayanıklık sporları öncesi karbonhidrat tüketimi,

Karbonhidrat; Egzersiz veya spordan 1 saat önce 1-2 g/kg karbonhidrat tüketilmeli. Kompleks ve kolay tüketilebilir karbonhidrat kaynakları olmalı.

Dayanıklılık sporları esnasında karbonhidrat tüketimi,

Karbonhidrat; Egzersiz veya spor sırasında amaç sıvı kaybını dengelemek ve glikojen depolarını doldurmaktır.  Yaklaşık 15 dakikada bir 200-250 ml %6 karbonhidrat içerikli sıvı tüketim önerilmektedir.

Dayanıklılık sporları sonrasında karbonhidrat tüketimi,

Karbonhidrat; Egzersiz veya spor sonrası glikojen depolarını doldurmak için 6 saat boyunca tekrarlar halinde karbonhidrat tüketimi sağlanmalı.

fiziksel aktivite, fa, spor, egzersiz

Egzersiz, spor ve diyabet

Diyabet, kişilerin spor ya da fiziksel aktivite yapmasını engelleyen bir hastalık değildir.

Bireylerin diyabetin komplikasyonlarından korunabilmeleri için elzem bir faktördür. Spor veya fiziksel aktivite diyabet riskini azaltan ve kan şekerinin düzenlenebilmesini sağlayan faktörlerden biridir. İnsülin direncini azaltmakta, kilo kontrolünün sağlanmasında fayda sağlamaktadır. Spor veya fiziksel aktivitede kan şekerindeki meydana gelebilecek düşüklüğü engellemek gerekmektedir. En sık insülin kullanan diyabetik bireylerde kan şekerinde düşüş görülmektedir.

  • Kan şekeri ölçülmeli
  • Bunlar insülin miktarını yapacakları spor veya fiziksel aktiviteye göre azaltmalı
  • İnsülin pompası kullanıyorlarsa pompadan insülin gönderimi durdurmaları gerekmekte
  • Fiziksel aktivite veya spor öncesi 15 gram karbonhidrat tüketilmeli

Kan şekerinin 250-300 mg/dL ve daha yüksek olma durumunda fiziksel aktivite veya sporun yapılmaması gerekmekte, böyle bir durumda bol su tüketimi sağlanması ve dinlenilmesi önerilmektedir.

15 gram karbonhidrat içeren besinler

Meyve Grubu

1 orta boy incir

4 orta boy kuru kayısı

Ekmek ve tahıl grubu

1/4 simit

1 ince dilim ekmek

3 adet bisküvi

Et ve kuru baklagil grubu

4 yemek kaşığı kurubaklagil

90 gram sonrası et, tavuk, köfte

Süt ve süt ürünleri

1 kase yoğurt

1.5 su bardağı süt

**Hazır paketli ürünlerin etiketleri okunmalı!

diş hekimi, diş doktoru, ağız ve diş sağlığı, dişçi, diş diyetisyen

Sporcuların “ağız ve diş sağlığı”nın korunması!

Sporcularda en önemli besin kaynaklarından biri karbonhidratlardır. Yapılan çalışma sonuçları, diyette karyojenik (diş sağlığı açısından zararlı) potansiyele neden olan etmenin toplam karbonhidrat miktarı değil, tüketim sıklığı, besinin ağızda kalma süresi ve karbonhidrat tipi olduğunu belirtmektedir.

Karbonhidratlar; diş sağlığı için istenen ve istenmeyen olarak sınıflandırılmaktadır. İstenen bileşen; süt, meyve, sebze yapısındaki şeker iken istenmeyen besine sonradan üretici – pişiren veya tüketici tarafından eklenen, besinin kendi yapısında olmayan (şekerlemeler, şekerli içecekler, çay şekeri, bisküvi ve kekler, tatlılar, tahıl gevrekleri…) şekerlerdir.

Çalışmalar istenen karbonhidrat tiplerinden düşük ve orta düzeyde süt ve ürünlerinin tüketiminin şekerli, alkolsüz içeceklere tercih edilebilir bir alternatif olduğunu göstermektedir. Peynirin ise, tükürüğün uyarılmasında rolü vardır. Yine sebze ağırlıklı çiğnemeye yönelik beslenme şekli karyojenik etkiyi azaltmaktadır.

Sporcu ve enerji içeceklerindeki basit şeker miktarı göz önüne alındığında tüketim sıklığına dikkat edilmelidir.

Bunun yanında çay tüketiminin (şeker eklenmeden içilen) diş çürük skorunu önemli ölçüde düşürdüğü bildirilmektedir. Çünkü çay antioksidan besin öğeleri ve besin öğesi olmayan fitokimyasallar, iz elementler ve florun besinsel kaynağıdır. Fakat yine de içeriğindeki kafein ve demiri bağlama durumu göz önüne alındığında miktarına dikkat edilmelidir. (Günlük 3-4 fincan kadar).

Sakız çiğnemenin diş çürüklerinin oluşumunu azalttığı belirtilmektedir. Özellikle ksilitol içeren sakızların şekersiz sakızlara göre daha iyi sonuç verdiği gözlenmiştir.

Sporculara hekim tarafından flor preparatları, flor jelleri, flor gargaraları kullanmaları önerilebilir. Çünkü flor (diş minesinin çürüklere karşı dayanıklı hale gelmesini sağlayan) çürük önleyici iz elementtir. Endojen yolla; besinlerle, su içerek, florlu tuz ve tabletlerle (fazla dozun florozis gelişme riskine neden olacağı unutulmamalıdır) egzojen olarak; diş macunları ve ağız gargaralarıyla alınabilir.

ramazan pidesi, oruç pide, susamlı pide, yumurtalı pide, diyet pide (3)

4 madde ile: “Ramazan pidesi”

Beslenme ve Diyet Uzmanları, Ramazanda doğru beslenmenin sürdürülmesi gerektiğine vurgu yapıyor.

ramazan pidesi, oruç pide, susamlı pide, yumurtalı pide, diyet pide (3)

1. Kalorisi daha fazla

Beyaz undan yapılan Ramazan pidesinin kalorisinin diğer ekmeklere oranla daha fazla.

ramazan pidesi, oruç pide, susamlı pide, yumurtalı pide, diyet pide (3)

2. İştah artırıyor

Ramazan pidesi, yedikçe iştahı azaltmak yerine artırır.

ramazan pidesi, oruç pide, susamlı pide, yumurtalı pide, diyet pide (3)

3. Glisemik indeksi yüksek

Glisemik indeksi yüksek olduğundan kan şekerini hızlı yükseltip çabuk düşürür dolayısı ile yerken yeme isteğini artıran bir besindir.

obezite hakkında gerçekler

4. Yağlanmayı artırıyor

Hızlı depolanıp kişide yağlanmayı artırabilir. Fazla tüketilme isteği artacak bir besin olması sebebi ile obezitesi olan veya fazla kilosu olan kişilerde kilo aldırır. Bu nedenle tüketimini sınırlandırmakta fayda vardır.

diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

Düşük karbonhidratlı diyet metabolizmanıza yardımcı olabilir!

Karbonhidrat oranı düşük diyetlerin tüketilmesinin, özellikle kadınların metabolizmasında iyi yönde değişiklerle sonuçlandığı gösterildi…

Araştırmada yapılacak egzersizlerin zamanlamasının da metabolizmaya yardımcı olmada etkili olduğu belirtildi. Araştırmada bireylerin 24 saatlik periyotta üç öğünde, yalnızca %30 oranında karbonhidrat içeren yemek yemeleri halinde, yemek sonrası insülin oranlarında %30 düşüş olduğu bulundu. İnsülin vücutta salgılanan bir hormon ve yiyeceklerdeki karbonhidratların vücuttaki hücrelerce yakıt olarak kullanılmasını sağlıyor. İnsülin hormonuna vücutlarında direnç gelişen kişilerde uzun vadede tip 2 diyabet riski artıyor.

Araştırma sonuçlarına göre 24 saatte %60 karbonhidrat içeren 3 öğün yemek yiyenlerde insülin seviyelerinde ya da insülin direncinde azalma olmadığı görüldü. Çalışma 50-65 yaşları arasındaki 32 sağlıklı kadında düzenlendi.

Araştırma sonuçları PLOS One dergisinde yayınlandı.

canan karatay diyeti, canan karatay kim, canan karatay diyet listesi, canan karatay kitapları

Ekmek kavgası!

Uzmanlar, ekmeği zehir olarak niteleyen Prof. Dr. Canan Karatay’ın “Unlarda %10 katkı maddesi var. Bunların içinde bromür var, kanser ediyor” sözlerini değerlendirdi.

canan karatay diyeti, canan karatay kim, canan karatay diyet listesi, canan karatay kitapları

Prof. Dr. Canan Karatay, ekmeği zehir olarak niteleyip, kanser yaptığını belirterek; “Unlarda yüzde 10 katkı maddesi var. Bunların içinde bromür var. Bromür ağır metaldir ve kanser yapar. Birçok hastalığa sebep olarak, özellikle hormonel sistemi alt üst eder. Ülkemizde ekmek geleneksel ekmek değildir. Son 50 yılda piyasaya sürülen ekmek kimyasal dolu. Tek başına buğday, o kadar çok glüten ihtiva ediyor ki şekeri yükselterek, insülin salgılanmasını artırır. İnsülin yüksekliği de kanser sebebidir” açıklamasında bulundu. Prof. Dr. Karatay’ın tartışma yaratan açıklamalarına ilişkin konuşan uzmanlar ise şunları söyledi:

canan karatay diyeti, canan karatay kim, canan karatay diyet listesi, canan karatay kitapları

Prof.Dr.Hamit Köksel(Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Başkanı): “30 yılı aşkın süredir, hububat ekmek ve makarna üzerinde çalışmalar yürütüyorum. Karatay’ın bromür dediği aslında potasyum bromat maddesidir. Bu maddenin kullanımına ülkemizde hiçbir zaman izin verilmedi.

ORGANİK TAM BUĞDAY EKMEK

Potasyum bromat ABD’de 40 yıl kullanıldıktan sonra bundan 15 yıl önce zararlı olduğu anlaşılarak yasaklandı. Söz konusu maddeyi Kaçak kullanıp getirenler var mıdır belki 10 binde 1 kişidir. Ekmek kararında yenirse sağlıklı bir gıdadır. Karatay gibi sansasyon peşinde olanlar çiftçimize zarar veriyor. Buğday Anadolu topraklarından çıktı. 10 bin yıl önceki buğday neyse şu an ekip, biçilen buğday arasında fark bulunmuyor.

kepek ekmeği, kepekli ekmek

Hekimler, tarımı bilmeden her konuda yorum yapıyorlar

Buğday, en az ilaçlanan ürün. Sebze ve meyvelerde bulunan hormon katkısı da buğdayda kullanılmaz. İnsanlar gönül rahatlığı ile ekmek tüketebilirler.

Yavuz Dizdar (İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü)

Un veya ekmek endüstrisi unun kabarması için birtakım teknikler uyguluyor olabilir. Ancak bromür diye bir maddenin kullanıldığını sanmıyorum. Tükettiğimiz ekmek boş kaloriden ibaret. Ancak kanser yaptığını söyleyemeyiz.

Prof.Dr.Özer Ergün (İstanbul Üniversitesi Gıda Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı)

Türkiye’de ekmeğe bromür katıldığını ilk kez Karatay’dan duyuyorum. Hangi ekmeklerde var açıklaması gerekir. Küflü ekmek tüketimi toksinlere bağlı olarak kanserojen olabilir. Yersiz fazla kullanılan tarım ilaçları da insan sağlığı açısından zararlıdır. Kirlenmiş su, tarım ilaçları ve radyoaktif maddenin bitki ve toprağa karşıması durumunda ciddi bir sağlık tehditinden söz edilebilir. Bromür konusunda söylenenlerin abartılı olduğunu düşünüyorum.”

Hüseyin Demirtaş (Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı)

Ekmek, soframıza gelene kadar tarım ilaçları, ziraai kalıntılar ve kimyasal gübreler nedeniyle kirleniyor. Kimyasal kirlilik beraberinde kanser riskini arttırıyor. Bizim sorunumuz fırıncı veya çiftçi ile değil. Kimyasal maddelere sınırlama getirilmesi gerekiyor.”

Prof. Dr. Haydar Özpınar (İstanbul Aydın Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Başkanı Gıda ve Besin uzmanı)

Karatay, magazin sayfalarına girmek için birtakım iddiaları ortaya atıyor. Kepeği alınmamış ekmekler zengin çinko içerirler. Her gıdada az veya çok katkı maddesi bulunuyor. Önemli olan tahıl üretimi yaptığınız arazilerde ağır metal veya radyoaktif madde bulunmamasıdır. Türkiye’deki buğday tarım sahalarında ağır metal olgusuna rastlamış değiliz. Karatay’ın ortaya ispat sunması gerekir…

istanbul diyetisyen gizem çalışkan akgül gerçek diyetisyenler EKMEK

Ekmek yemiyorum: “Diyetteyim!”

Ne yazık ki yanlış bilgilendirmeler sebebiyle bu cümleyi fazlasıyla duyar olduk.  Peki, gerçekten hayatımızda ekmeğin, karbonhidratların yeri olmamalı mı?

tam tahıllı ekmek, tam tahıl ekmeği

Bu soru veya soruların cevabını bulmak için karbonhidratların, vücudumuz için önemini sorgulamak gerekir.
Karbonhidratların vücudumuz için önemi nedir?

ekmek çeşitleri diyet, Tam Buğday Ekmeği yararlı mı, ekmek, ekmek kaç kalori, ekmek kilo aldırır mı, hangi ekmek daha faydalı, hangi ekmek yenmeli, rümeysa çelik

Karbonhidratlara değinmek gerekirse vücudumuz için önemli bir enerji kaynağı olan besin ögesidir. 1 gram karbonhidrat ortalama 4 Kcal enerji sağlamaktadır.

çavdar ekmeği, ekmek

Yeterli ve Dengeli beslenen bireylerde enerjinin %55 – 60’ı karbonhidratlardan sağlanmaktadır. Karbonhidratlar çok çeşitlidir. Temel olarak basit ve kompleks karbonhidratlar olmak üzere ikiye ayrılırlar. Basit karbonhidratlar yani kolay sindirilen ve kan şekerini hızlı yükselten karbonhidratlar toz şeker, bal, pekmez gibi yiyeceklerde bulunur. Kompleks karbonhidratlar yani yavaş emilerek kan şekerinin daha dengeli yükselmesine sebep olan karbonhidratlar ise tam tahıl ürünlerini içermektedir.

ekmek zararlı mı, ekmek yararlı mı, diyette ekmek olur mu, ekmeği kesmek zayıflatır mı

Tüm dokular enerji için karbonhidratları kullanırlar özellikle beynimiz enerji için sadece glikoza ihtiyaç duyar ve bu ihtiyaç karbonhidratlardan elde edilmektedir. Karbonhidratı eksik tükettiğimiz durumlarda glikojen deposu ve kandaki şeker seviyesi düşerek kas proteinleri yıkıma uğramaktadır bu da kas kaybı anlamına gelmektedir. Karbonhidratı kesen kişi tartım sonucunu görünce kilo verdiği düşüncesine kapılır fakat gerçek olan vücuttan yağ kaybı değil su ve kas kaybı olduğudur. Ayrıca karbonhidrattan fakir beslenme programları sonucunda keton cisimciklerin kanda artması sonucu vücutta ketosiz oluşur, en önemli göstergesi ağızda aseton kokusudur. Bu nedenlerden dolayı karbonhidrattan kısıtlı veya hiç karbonhidrat bulunmayan beslenme programları kesinlikle önerilmemekle birlikte sağlık açısından uygun değildir.

tam buğday ekmeği, ekmek

Ekmekten vazgeçmek zorunda değilsin…

Beyaz ekmek tüketin demiyorum elbette önemli olan dengeli ve doğru karbonhidrat kaynaklarının tercih edilmesidir. Dünya Sağlık Örgütü, obezite ile mücadele yazılarında bireylerin kilo vermelerinin sağlanması amacıyla tam tahıl tüketiminin arttırılmasına yönelik önerilerde bulunmaktadır. Ekmeğinizi tam tahıl veya çavdar tercih edebilirsiniz. Tam buğday ekmeği vitamin, mineral ve lif içermesi açısından sağlığınıza faydalı bir besindir. Uzun süre tok tutar, çiğneme süresi uzun olduğu için doygunluk hissine katkıda bulunmaktadır. Düşük glisemik indeksi sebebiyle kan şekerini dengeli bir şekilde yükseltmekte ani yükselmesini önlemektedir.

ORGANİK TAM BUĞDAY EKMEK

Sağlıklı beslenmenin en temel şartlarından biri basit karbonhidrat tüketimini azaltıp, kompleks karbonhidratlara yer vererek doğru besinlerden yeterli ve dengeli bir şekilde tüketmektir.

Ekşi mayalı ekmek, Ekşi mayalı ekmek yapımı, Ekşi mayalı ekmek kalorisi, Ekşi mayalı ekmek zayıflatır mı, Ekşi mayalı ekmek yararları, Ekşi mayalı ekmek zararları, Ekşi mayalı ekmek diyeti, Ekşi mayalı ekmek hakkında bilgi, Ekşi mayalı ekmek nasıl yapılır, diyetisyen şenol yıldız, eskişehir diyetisyen şenol yıldız

Dahası için sağlık bilimleri beslenme ve diyetetik lisans mezunu diyetisyeninize danışabilirsiniz.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Gizem çalışkan Akgül

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

ipek ağaca, ipek ağaca özger

Uzman diyetisyenden kilo vermek isteyenlere tek kural!

Uzman Diyetisyen İpek Ağaca Özger tek bir altın kuralla kilo vermenin sırrını açıkladı.

ekmek çeşitleri diyet, Tam Buğday Ekmeği yararlı mı, ekmek, ekmek kaç kalori, ekmek kilo aldırır mı, hangi ekmek daha faydalı, hangi ekmek yenmeli, rümeysa çelik

Sağlıklı ve kalıcı kilo kaybı için sabah kahvaltısı, öğle yemeği ve akşam yemeğinde dört ana besin grubu birlikte tüketilmelidir. Örnek bir akşam yemeği menüsü vermek gerekirse, ekmek grubundan 2 dilim ekmek; yanında et grubundan tavuk eti; süt/yoğurt grubundan ayran ve meyve/sebze grubundan da ızgara sebze yemeği tercih ederek doyurucu ve sağlıklı bir menü elde edebiliriz. Menümüzde ekmek, çorba ve pilav gibi besinleri aynı anda bulundurmayın.

hızlı zayıflama kilo verme, şişmanlığın gerçek sebebi

Kilo vermek istiyorsanız öğünlerde ekmek grubundan sadece bir besin seçin!

Ekmek grubunda yer alan besinler ekmek, çorba, pirinç pilavı, makarna, bulgur pilavı, buğday, kinoa, kısır, zeytinyağlı dolma, kuskus, yufka, hamur işi besinler, simit, lavaş gibi besinlerdir. Fazla kilolardan kurtulmak ve tabii ki kilo kontrolünü sağlamak için öğünlerinizde bu besinlerden sadece bir tanesini seçmelisiniz. Bir öğünde hem ekmek, hem çorba, hem de pilav yerseniz bu menü size fazla kilo olarak dönüş yapabilir. Çünkü bu 3 besin de ekmek grubunda yer almaktadır. Dolayısıyla ihtiyacınızdan fazla karbonhidrat ve kalori almış olursunuz.

tam buğday ekmeği, ekmek

Pilav ve makarnayı ayrı tabağa koymayın!

Tercih edeceğiniz ekmek grubu yiyeceklerin miktarını uygun şekilde ayarlayın. Tek başına tabağa koyacağınız pilav veya makarnanın miktarı farkında olmadan fazla kaçabilir. Sizlere tavsiyem bir öğün için tek tabak hazırlamanız. Örneğin tek bir tabağa köfte, pilav, yoğurt ve sebze yemeğinizi koyun. Böylece hem gözünüz doyacak; hem de farkında olamadan miktarlar kontrol altına alınmış olacak.

pirinç, pirinç pilavı, diyette pirinç

Kaç kaşık koymalı?

3 yemek kaşığı pilav veya makarna, kısır, bulgur, kuskus, buğday, kinoa vb. 1 dilim ekmek yerine geçer. 1 büyük kepçe çorba veya 1 avuçiçi kadar yufkalı bir börek de 1 dilim ekmek demektir. Akşam yemeğindeki ekmek grubu ihtiyacı 2 dilim olan biri 6 kaşık bulgur tüketebilir.

Sağlıklı beslenmede “Karbonhidratlar”

Sağlıklı bir beslenme programını etkileyen pek çok faktör vardır. Bunlar; aileden aldığınız genetik özellikleriniz, çalışma şartlarınız, boyunuz-kilonuz, besin pişirme alışkanlıklarınız, yaş, boy, cinsiyet, fiziksel aktivite, fizyolojik ve sosyolojik durum kişiye göre farklılık gösterir…

tam buğday ekmeği, ekmek

Genlerimizi silah olarak düşünürsek kötü beslenme alışkanlığı da onu tetikleyecek mekanizmadır. Sağlıksız beslenmek diyabet, hipertansiyon, kalp-damar ve böbrek hastalıklarına yol açabilir. Bir besinin tek başına mucize etkisi yoktur. Beslenme bir bütündür. Bu nedenle sağlıklı beslenme programında porsiyon miktarlarına dikkat ederek besin çeşitliliği yapılmalıdır.

glisemik indeks, kan şekeri

Glisemik indeks ve sağlık

Glisemik indeks 50 gram karbonhidrat içeren bir besinin kan şekerini referans besine göre ne kadar arttırdığı önemlidir. Referans besin de glukoz veya beyaz ekmektir. Glisemik indeksi düşük besinler kan şekerini daha kontrollü yükseltir. Bu nedenle besin seçiminde glisemik indeksi düşük besinler tercih edilmelidir.

Glisemik indeksi besinlerin sindirim-emilim oranları, içerdikleri protein-yağ miktarları, posa ve besinlere uygulanan işlemler etkiler. Besinlerin emilim ve sindirim oranı arttıkça glisemik indeks yükselir. Örneğin; ekmeğin emilim oranı mercimeğe göre daha fazladır. Bu da ekmeğin glisemik indeksinin daha fazla olduğu anlamına gelir.

Posanın karbonhidrat emilimini azaltıcı ve kan şekerini daha kontrollü yükseltici etkisi vardır. Bu nedenle glisemik indeksi daha düşüktür. Ayrıca posadan zengin besinler daha düşük kalorili ve midede hacim kaplayarak doygunluk hissini arttırır. Posa kaynağı olarak günlük beslenme programınıza porsiyon ölçülerine dikkat ederek sebze-meyve, tam taneli tahıl ürünleri ve kuru baklagilleri eklemeyi unutmayın.

tam tahıllı ekmek, tam tahıl ekmeği

Beslenme kültürümüz ve ekmek

Temel besin kaynağımız olan ekmek şarkılardan türkülere, efsanelerden masallara kadar kültürümüzün her yerinde bulunur. Anlatılan en eski hikayeye göre ilk insanlar su ile ıslatılmış buğday kırmasında gözeneklerin oluştuğunu görmüş. Bunu sıcak taş üzerinde pişirmişler ve çok lezzetli olmuş.

Medeniyetlerin tarihi kadar eski olan ekmek tarihinin yanı sıra önemli besinlerimiz arasındadır. Ancak tahıllar işlem görüp esmer renginden beyaza döndüğünde besin değeri azalır. Tam buğday ve çavdar ekmeği ise işlem görmediği için yararlı kısımları kalır. Kepek dediğimiz dış kabuğu posadan zengindir. Aynı zamanda B vitamini, protein ve fitokimyasallar içerir.

Nişastalı kısmında karbonhidrat, protein bulunur. Tam tahıllı besinler düşük glisemik indekse sahip oluğu için kan şekerinin dengeli yükselmesine yardımcı olur.

sporcu beslenmesi protein

Sporcu beslenmesi ve makarna

Sportif başarının % 60’ını sağlıklı beslenme, % 30’unu spor, %10’unu dinlenme oluşturur. Sağlıklı beslenmenin temelinde de yeterli miktarda kalori, karbonhidrat, protein ve yağ almak vardır. Vücut enerjisini temel olarak karbonhidratlardan alır. Biliyorum karbonhidrat tüketmeyin diye pek çok söylem var. Ancak düşük kalorili ve yetersiz karbonhidrat içeren beslenme programları kas gelişimi bir yana kas kaybına sebep olabilir.

Yeterli enerjiyi bulamayan vücut, kastan yakarak enerji elde eder. Bu nedenle antrenmandan önce karbonhidrat depoları doldurulmalı. Bunun için de 1-2 saat önce ara öğün, 3-4 saat önce ana öğün bitmiş olmalı.

karbonhidrat, tahıl, makarna

Antrenmandan önce glisemik indeksi düşük besinler öğününüzde mutlaka bulunmalıdır. Böylece kan şekeriniz dengelenir ve sportif performansınız artar. Örneğin; sporcular dengeli bir ana öğün için mevsim sebzelerinden yapılmış salata yanında kıymalı makarna ve ayran tüketebilir.

İlk kez Çin’de yapılan makarna rivayetlere göre Marco Polo’nun Çin’de görüp İtalya’nın makarna ile tanışmasını sağlamış. İtalya’dan sonra bütün dünyaya yayılan ve Türkiye’de çoğunlukla öğrencilerin tükettiği ve yeri geldiğinde tek başına ana yemek olan lezzetli bir yemektir. 1 dilim ekmek yerine 2-3 yemek kaşığı makarna değişimini kullanabilirsiniz. Makarna yaparken yağ eklemeden haşlama yöntemini kullanarak pişirirseniz daha az kalori almış olursunuz. Kıymalı, domatesli, sebzeli soslar hazırlayarak besin değerini arttırmış olursunuz.

şeker, kurabiye, tatlı, karbonhidrat

Sağlıklı tatlılar

Beslenme kültürümüze tatlı denildiğinde şerbetli tatlılar aklımıza geliyor. Bunun yerine sağlığımız ve kilo kontrolü için meyve veya bitter çikolata ile yapılan daha düşük kalorili tatlılar denemeliyiz.

Meyvelerin içinde fruktoz yani ‘meyve şekeri’ bulunur. Meyveler içerdiği antioksidanlar sayesinde serbest radikal oluşumunu engelleyerek kanser ve diğer hastalıklarından korunmayı sağlar. Sağlık açısından fruktoz miktarının günlük alınan enerjinin % 15-20’sini aşmaması önerilir. Tatlılarınıza kuru kayısı, kuru üzüm gibi meyveler ekleyebilirsiniz. Kahvaltıda tatlı ihtiyacınız için 1 tatlı kaşığı kadar reçel, bal veya pekmez tüketebilirsiniz.

Mutluluk hormonu olarak adlandırılan serotonin iştahı, uyku düzenini ve ruhsal durumu etkiler. Kanda düşük miktarda bulunması açlığa neden olabilir. Serotonin miktarının arttırılmasını da çinko, omega-3, magnezyum ve triptofen içeren besinler sağlar. Kakao da triptofan içerir. Yapılan son araştırmalara göre kakaonun vücuda yararlı olduğu saptanmıştır. Diyetisyeninize danışmanız koşulu ile günde %70 oranında kakao içeren 20 gram kadar bitter çikolata tüketebilirsiniz. İşte size meyveli tatlı önerileri…

elmalı smatoohie

Elmalı Smoothie (1 kişilik)

Malzemeler

  • 1 avuç ıspanak
  • ½ orta boy yeşil ya da golden elma
  • 1 kaşık avokado
  • 1 tatlı kaşığı fıstık ezmesi
  • 1 bardak süt
  • 1-2 adet buz
  • Tarçın

Hazırlanışı

Bütün malzemeleri katı meyve sıkacağından geçirin. Geçirdikten sonra tarçın serperek servis edin. Afiyet olsun.

1 porsiyon besin değerleri

  • Kalori : 117.8 Kkal
  • Protein : 4.4 g
  • Sağlıklı yağ : 6.6 g
  • Karbonhidratlar : 9.7 g
  • Diyet Lifi 5 g

kakaolu toplar

Çikolatalı toplar (15 adet)

Malzemeler

  • 18 tane küçük hurma
  • 4 yemek kaşığı kakao
  • 4 yemek kaşığı Hindistan cevizi

Hazırlanışı

Hurmaları çekirdeklerinden ayırın ve ikiye bölün. Hurmaların üzerine 4 kaşık kakaoyu, 2 kasık Hindistan cevizini koyun, azcık su ilave edip blenderden geçirin. Sonra 15 adet küçük toplar halinde yoğurun. Üzerine Hindistan cevizi serperek 2 saat dolapta bekletin

1 adet için besin değerleri

  • Enerji : 49 Kkal
  • Protein : 0.6 g
  • Sağlıklı yağ : 1.9 g
  • Karbonhidratlar : 8 g
  • Diyet lifi : 2 g

kepek ekmeği, kepekli ekmek

Sonuç olarak…

Hatalı beslenme alışkanlıkları bir anda değil, zamanla yavaş yavaş değişir. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanarak ve besin çeşitliliği ile kalıcı kilo vermek ve hastalık riskini azaltmak mümkün. Porsiyon ölçülerine dikkat ederek, gün içinde değişimler yaparak ve daha aktif bir hayat sürerek kilo kontrolü sağlayabilir ve yaşam kalitenizi yükseltebilirsiniz.

Dahası için sağlık bilimleri beslenme ve diyetetik lisans mezunu diyetisyen (beslenme uzmanı) ile görüşmelisiniz.

perihan kılıç, diyetisyen perihan kılıç, dyt perihan kılıç, beslenme uzmanı perihan kılıç, uzman diyetisyen perihan kılıç, doktor perihan kılıç

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

sağlık bölümleri 2016

Diyet listesi nedir?

Diyet listesi, beslenme ve diyetetik lisans mezunu diyetisyenlerin hastanın yaşı, kan tahlilleri, antropometrik özellikleri, tıbbi ve diyet anamnezine uygun olarak hazırladıkları profesyonel sağlık reçetelerine denir.

Beslenme tedavisi diyetisyen denetiminde yürütülür

Beslenme ve diyet tedavisi kesinlikle diyetisyen denetiminde yürütülmelidir. Görüştüğünüz kişiden diplomasını göstermesini isteyebilirsiniz. Eğer göstemek istemezse ya da “sağlık bilimleri beslenme ve diyetetik lisans diploması” yerine farklı sertifika ya da diploma gösterirse bu kişiyi halk sağlığını tehtit edip insanları kandırdığı için derhal Alo 150 Bimer‘e şikayet ediniz.

gizli kilo nedir

İntenetten indirilen diyet listeleri

Bu diyet listelerine asla itibar etmeyiniz. Beslenme tedavisi için size en yakın diyetisyenle iletişime geçmelisiniz. Eğer uzaktan beslenme ve diyet danışmanlığı almak istiyorsanız buradan yardım alabilirsiniz.

Diyet listesi için diyetisyene gerek var mı?

Evet, diyet listesi için beslenme ve diyetetik lisans mezunu diyetisyenlerden yardım almalısınız. Çünkü diyetisyenler beslenme ve diyetetik alanında en donanımlı ve bu mesleği yapmaya yetkili tek sağlık personelidirler.

Diyetisyene gitmeden önce neler yapmalıyım?

? Vücut analizinin gerçeğe en yakın sonuç verebilmesi için en az 3 saat aç şekilde geliniz.

? 3 – 4 saat öncesinde çay, kahve gibi kafein içeren içecekler, asitli içecekler ve su tüketmeyiniz.

? Son 24 saat içinde alkollü içki kullanmayınız.

? Ağır fiziksel aktivite ve spor yapmadan geliniz.

? Ölçüm sırasında üstünüzde metal takı, saat, cep telefonu gibi metalik ve elektronik eşya olmamalıdır.

? Ölçüm öncesi giydiğiniz çoraplar kolay çıkarılabilir olmalıdır.

? Büyük abdestinizi yapmış şekilde geliniz.

? Öncekine benzer şekilde giyinmiş olmalısınız.

? Muayene sürecinden sonra kontrollere diyetisyeninizin belirlediği randevu saatinde, gecikmeden, kan tahlillerinizle ve diyetisyeninizin size verdiği listelerle birlikte gelmelisiniz.

Diyetisyene gitmeden önce okumanızı önerdiğimiz beslenme ve diyet önerileri

Diyetisyeniniz hasta ve sağlıklı bireylerde beslenme ve diyet ile ilgili tüm konularda size en yakın sağlık uzmanıdır. Önerilerini dikkatle dinleyerek uygulamanız yararınıza olacaktır.

Diyet için niyet

? Öncelikle “Gerçekten kilo vermek istiyor muyum, kilo vermek benim için ne kadar önemli ve gerçek anlamda bir önceliğim mi?” diye kendinize sorarak işe başlamalısınız.

? Her işte olduğu gibi diyette başarı için çabalamanız gerekmektedir.

? Hastaların birçoğu, fazla kiloları estetik kaygılarla önemsemekte fakat aşırı kilo (obezite) her şeyden önce ciddi bir sağlık sorunudur.

doktor, hekim, tabip

Şişmanlık ve obezite

? Şişmanlık diyabet, kanser, kalp hastalıkları, böbrek yetmezliği ve diğer sağlık problemlerinin ana nedenidir.

? Dünya çapında yapılan medikal harcamaların ne yazık ki üçte biri obeziteyle mücadeleye ayrılmış durumdadır.

Danıştığınız kişi “Diplomalı geçek diyetisyen” olmalı

? Son zamanlarda “Meyve yeme, ensülin direnci yapar; ekmek yeme, zehirdir; havuç yeme, şişmanlatır ve çaya şeker yerine tereyağı koy” gibi bilimsel dayanağı olmayan zayıflama önerileri yaygınlaşmaya başlamıştır.

? Sağlıklı ya da hasta bireyler için beslenme ve diyet, “beslenme ve diyetetik lisans diploması”na sahip diyetisyenlerin temel görevidir. Lütfen yazılı ya da görsel medyada beslenme bilimi ve diyet hakkında açıklamalar yapan bireylerin diyetisyen olup olmadığına dikkat ettikten sonra açıklamalarını dinleyiniz.

? Sağlıklı beslenme konusu tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ilgi odağı olmuştur. Konunun uzmanı olsun ya da olmasın birçok kişi kendi görüşleri doğrultusunda hazırladıkları reçetelerle medyada yer almaktadırlar. Tabii olarak insanlar önerilen reçetelerden etkilenmekte ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt etmekte zorlanmaktadırlar.

? Bilimsel dayanağı olmayan yanlış bilgiler yüzünden taze sebze ve meyvelerin aşırı kısıtlanması ya da yasaklanması kanser, kalp hastalıkları ve diyabet gibi birçok kronik hastalığa karşı vücudun savunma mekanizmasının zayıflamasına hatta ölümlere yol açtığı bilinmelidir.

Stresliyim ve motivasyon sağlamakta zorlanıyorum

? Stresten uzak yaşamaya özen gösteriniz. Bu konuda psikolojik destek almaktan çekinmeyiniz.

? Diyet aynı zamanda bir motivasyon işidir. Diyet muayenesinden sonra, sizi mutlu eden neler varsa onların listesini çıkartın ve listedekileri daha sık yapmak için çabalayın. Uzun bir yolun başında olduğunuzu düşünürseniz, diyet işkenceye dönüşür ve başarı oranınız azalır.

Mutfak alışverişi

? Sağlıklı beslenme mutfakta başlar. Tüketeceğiniz her besin sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmenize katkı sağlayacak şekilde öznenle seçilerek temin edilmelidir.

? Mutfak alışverişine aç olarak değil ara öğün yaparak çıkınız.

? Alışverişinizi hazırladığınız alışveriş listesine göre, ihtiyacınız kadar yapınız.

? Alışveriş listenizde cipsler, gofretler, basit karbonhidrat içeriği yüksek besinler ve yağlı hazır ürünler yer almamalıdır.

besin güvenliği, gıda güvenliği, güvenilir gıda

Diyet listesi için besin seçimi nasıl olmalı?

? Doğal besinleri tüketin: Çeşitli ve rengârenk sebzeler, tam tahıllı ürünler, baklagiller, kuru yemişler, zeytinyağı, organik hayvansal besinler, omega 3 içeriği yüksek deniz ürünleri…

? Her gün kesinlikle 3 ana öğün tüketiniz. Diyetisyeninizin önerdiği sayıda ara öğün yapınız ve öğün atlamayınız.

? Yemeklerinizde sos kullanmayınız.

? Öğle ya da akşam yemeğine çorba ile başlayabilirsiniz.

? Çorbalarda ve yemeklerde terbiye olarak un kullanmayınız.

? Garnitür olarak tabağınıza eklenen besinleri tüketmeyiniz.

? Ekmek değişim hakkınızı azaltarak yulaf ezmesi kullanabilirsiniz ancak diyetisyeniniz ile bu konuda görüşmelisiniz.

? Tam tahıllı besinleri tercih ediniz.

? Et yerine, diyetisyeninizin önerdiği miktar ve sıklıkta, haftanın 2 – 3 günü kuru baklagilleri tüketebilirsiniz.

? Her gün, diyetisyeninizin önerdiği miktarlarda sebze ve meyve tüketiniz.

? Kabuğuyla tüketilebilen meyvelerin, posa bakımından zengin olan kabuklarını soymadan tüketiniz.

? Kolalı içecekler ve meşrubatlar yerine diyetisyeninize danışarak taze meyveleri, taze sıkılmış meyve sularını ve doğal mineralli maden sularını tercih edebilirsiniz.

? Domates, salatalık, marul, kıvırcık, roka, yeşil soğan, maydanoz gibi enerji değerleri düşük çiğ sebzeleri, her öğün yağ ve tuz eklemeden istediğiniz zaman, istediğiniz miktarda tüketebilirsiniz.

? Kuru yemişleri diyetisyeninizin önerdiği miktarda tüketiniz.

? Hoşlandığınız baharatları yemeğinize ekleyebilirsiniz.

? Tuz tüketimini azaltmak adına tuzluğu sofranızdan kaldırınız.

? Salamura ve aşırı tuzlu gıdalardan kaçınınız.

? İşlenmiş salam, sosis, sucuk, pastırma gibi hazır gıdalardan uzak durunuz.

? Yeterli beslenmenin yanında dengeli beslenmeyi de ihmal etmeyin ve akşam yemeğinde gün boyu tükettiğiniz besinleri düşünerek seçim yapınız.

? Gerçekçi olun: Tatile çıkıyorsanız kilo vermek yerine kilonuzu korumayı hedeflemelisiniz.

? Mümkünse yalnız yemek yemeyiniz, açık büfelerden kaçınınız.

? Kilolarınıza dikkat ettiğinizi arkadaşlarınıza söylemeyiniz. Böylece odak noktası olmayıp onların yanında daha rahat davranabilirsiniz.

? Ev dışında yemek yerseniz hafif bir başlangıç ardından pizza veya büyük bir ana yemeği birkaç kişiyle paylaşmayı deneyiniz.

? Şeker ve şekerin girdiği tüm besinlerin tüketimini azaltınız.

? Pasta, börek, çörek, kek, kurabiye, tatlı tükettiğinizde diyetisyeninizden yardım alarak değişim listelerinden ekmek, süt ve yağ tüketim hakkınızı azaltınız.

? Eğer bir adet çikolata ile yetinemiyorsanız dişlerinizi fırçalayın, ağız gargarası kullanın ya da çikolatanın arkasından çeyrek yeşil elma veya limon gibi ekşi bir besin tüketerek çikolata tadını yok edin.

? Yemekten sonra tatlıya geçmeden 20 dakika bekleyin. Bu sürede beyin açık tokluk merkezi doyduğunuz sinyalini alacak, böylece fazla şeker ve yağ tüketmemiş olacaksınız.

diyet iradesi nasıl arttırırlır

İçecekler

? Alkollü içkilerden mümkün olduğunca uzak durunuz.

? Şekersiz olarak açık çay, meyve çayları, ıhlamur kullanabilirsiniz.

? Diyetisyeninizin önerdiği miktarda su tüketiniz.

? Su içmek için kesinlikle susamayı beklemeyiniz. İdrar renginiz koyu sarı ise yetersiz su alıyorsunuz demektir.

? Yemeklerden hemen önce ya da yemek sırasında en fazla bir bardak su içebilirsiniz.

Besinleri pişirme yöntemleri ve yağlar

? Yemekleri kızartma, kavurma ve füme (tütsüleme) yapmadan; haşlama, fırın ve ızgara yöntemiyle pişiriniz.

? Tereyağı, iç yağı, sadeyağ, kuyruk yağı, nebati yağ (margarin) gibi doymuş katı yağları kesinlikle kullanmayınız. Bunların yerine diyetisyeninizin belirttiği yemeklerde; zeytinyağı, mısırözü yağı, pamukyağı, ayçiçek yağı, fındık yağı gibi bitkisel sıvı yağları tercih ediniz.

? Sebze pişirirken bir kg sebzeye en fazla 2 yemek kaşığı bitkisel sıvıyağ ekleyebilirsiniz.

? Et, protein bakımından en zengin besinlerden biri olmasına karşın yağ bakımından da zengindir; bu yüzden hazırlanan et yemeklerine yağ eklemeden pişiriniz.

? Yemeklerinizi ön kızartma yapmadan pişiriniz, böylelikle yanmış, trans forma dönüşmüş kanserojen yağlardan uzak durmuş olacaksınız.

? Yapışmayan tencere ve tava kullanınız, bu yağ kullanımınızı azaltacaktır.

? Yağlı ve enerji değeri yüksek besinleri, elinizin altında değil; kolay ulaşamayacağınız yerlerde muhafaza ediniz.

http://www.gercekdiyetisyenler.com/diyete-basla-internetten-online-diyet/

Atıştırma ve diyet kaçamakları

? Yemek hazırlarken, pişirirken ve servis ederken atıştırmayınız, bu şekilde yediğiniz miktarı ölçemezsiniz.

? Porsiyon kontrolünün etkin şekilde sağlanması açısından, yemeklerinizi tencere veya kapağında değil tabağınızda yiyiniz.

? Yemeğinizi ayakta veya aceleyle tüketmek yerine oturarak ve yavaşça tüketiniz, böylece tükettiğiniz besin miktarını daha iyi kontrol etmiş olacaksınız.

? Diyetisyeninizle belirleyeceğiniz bir gün “diyet kaçamağı” yapabilirsiniz.

Diyetisyeniniz hasta ve sağlıklı bireylerde beslenme ve diyet ile ilgili tüm konularda size en yakın sağlık uzmanıdır. Önerilerini dikkatle dinleyerek uygulamanız yararınıza olacaktır.

Sporsuz diyet listesi mümkün mü?

Oturarak yapılan aktivitelerden mümkün olduğunca kaçınınız.

Egzersizden faydalanmak için bir spor salonunda saatler harcamanız gerekmemektedir.

Ofis ortamında veya evde bilgisayar ya da televizyon başında, hareketsiz şekilde çalışıyorsanız, ofis egzersizlerini öğrenmek için diyetisyeninizden veya bir uzmandan bilgi alınız.

Asansör yerine merdivenleri tercih ediniz.

Toplu taşıma araçlarında eğer eliniz doluysa, sadece zaruri bir durum varsa oturunuz. Aksi halde kısa mesafeler için ayakta seyahat ediniz.

Otobüs, tramvay veya servisinizden mümkün olduğunca, bir durak önce inerek yürüme mesafesini artırınız.

Düzenli yapılan yürüyüş hem kan şekerinizi düzenleyecek hem de ensülin seviyenizi aşağı çekecektir.

Unutmayın stresin en iyi ilacı spordur, besin tüketimi değildir.

Koşmak, dans etmek, trambolinle atlamak ya da sizi eğlendiren her neyse onu yapmanızı da öneriyoruz.

Yürüyüşe ortalama adımlarla başlayıp hızlanın.

Diyete yeni başlayan bireylerin, her gün 30 – 40 dakika yürümesi başlangıç için yeterlidir.

Sonrasında haftada 6 gün 60 dakika yürümek idealdir.

Size önerilen süre ve sıklıkta düzenli egzersiz yapınız.

Haftada en az 3 gün olacak şekilde, size önerilen sayıda; terleme şeklinde aktivite, spor ve egzersiz yapınız.

Egzersiz zamanınızı, kendinize özel bir zaman olarak ayırınız.

Daha estetik ve daha sağlıklı olmak için diyetinizi, aktiviteyle mutlaka destekleyiniz.

Fiziksel akivite planı

Haftanın ____ günü aşağıdaki sporları yapınız:

Yüzme  
Bisiklet sürme  
Spor aletleriyle fitness  
Futbol, voleybol, tenis
Ara vererek ip atlama  
________ tempoda yürüyüş  
Aerobik, plates, dans, oyun  
Ara vererek merdiven inip çıkma  

beslenme diyet hekimi

Başarılı diyet listesi

? Diyetisyeniniz tarafından hazırlanan tıbbi beslenme tedavisi (kişisel beslenme planı) size özeldir. Diyetinizi başkalarının diyetiyle kıyaslamayınız ya da uygulamaları için başkalarıyla paylaşmayınız.

? Diyetisyeninizin önerilerini harfiyen uygulayınız.

? Uzman tarafından önerilen fiziksel aktivitelerin tür ve sayılarını birebir uygulayınız.

? Diyetinizdeki besinlerin tür ve miktarlarını, diyetisyeninizin önerdiği sayılardan eksik ya da fazla tüketmeyiniz.

? Medyada yer alan beslenme ve diyet önerilerine itibar etmeyiniz.

Tıbbi beslenme tedavisi takip çizelgesi hazırlayın

Hedef: ____ kg   Tarih   VA   VYO  BB   H
 Diyet muayene
1. Kontrol
2. Kontrol
3. Kontrol              
4. Kontrol              
5. Kontrol              
6. Kontrol              
7. Kontrol              
8. Kontrol              
9. Kontrol