Fatih Altaylı

Fatih Altaylı: “Ayşe Baysal’ı hatırladınız mı?”

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren beslenme uzmanı Prof. Ayşe Baysal’ı hatırlatarak şu sözlerine yer verdi: “Profesör Canan Karatay’ın ekmeği yasaklaması da bilimsel değil. Ekmek için şeker diyor. Hayır efendim. Yanlış. Şekerde protein olmaz. Ekmekte var. Diyette yasak değil, dengeli ve yeterli beslenme önemli.”

Mercimek Teyze’yi hatırlayan var mı aranızda?

Hatırladığım ilk kamu spotu idi herhalde. Televizyonlara çıkıp, mercimek tüketmenin önemini anlatırdı. Türkiye öyle tanıdı Prof. Ayşe Baysal’ı. ABD’de iki ayrı üniversiteden lisans ve doktoralı bir beslenme uzmanıydı. Üç yıl önce kaybettik Ayşe Baysal hocamızı. Bakın ölümünden kısa süre önce kendisiyle yapılmış bir röportajda neler demiş:

Beslenme ve diyetetik ayrı bir bilimdir. Birtakım spor hocaları, beslenme önerileri yapanlar ne eğitim almış ki, diyet önerileri yapıyorlar? Profesör Canan Karatay’ın ekmeği yasaklaması da bilimsel değil. Ekmek için şeker diyor. Hayır efendim. Yanlış. Şekerde protein olmaz. Ekmekte var. Diyette yasak değil, dengeli ve yeterli beslenme önemli.

Nur içinde yat Ayşe Baysal Hocam…

HaberTürk
https://www.haberturk.com/mercimek-teyzeyi-hatirladiniz-mi-2396491
Canan Karatay

Karatay ile Altaylı tartışması sürüyor: “Hadi ordan”

Damarlar tıkandığı için anjiyo olan Fatih Altaylı geçen günlerde köşe yazısında, Bu durumumla ilgili olarak bir minik tavsiye vermek isterim. Canan Karatay Hanımefendi’nin önerdiği diyetleri uygulamayın. Bu diyetler kulağa hoş ya da işinize gelebilir. Belki birkaç kişiye de yaramış olabilir. Ama çok daha fazla insanın başına dert açtığından ve hatta ölümüne neden olduğundan şüpheniz olmasın, demişti.

Fatih Altaylı

Habertürk canlı yayınında konuşan Karatay da Fatih Altaylı’ya geçmiş olsun dileklerini iletti. Karatay,

Fatih Bey bana iftira attı, sağlıklı yediği için o krizi atlattı. Fatih Bey’e çok geçmiş olsun, doktorlar biraz onu şey yapmış, diye konuştu. İzlediği diziden örnek veren Karatay, Fatih Altaylı’yı dizinin dedikoducu karakterinden bahsederek eleştirdi. Karatay, Şimdi Fatih Altaylı da ben demiyorum doktorlar dedi diyor, hadi ordan, ifadelerini kullandı.

 

Öte yandan Altaylı, bugün bir köşe yazısı kaleme aldı ve şu ifadeleri kullandı:

Hafif de olsa bir kalp rahatsızlığı geçirmemden sonra “Canan Karatay’ın diyet önerilerini uygulamayın” tavsiyemin kopardığı gürültü hala sürüyor. Bir yanda bana hakaret ve hatta beddua eden Canan Karatay fanları, diğer yanda ise bana destek veren ve “Biz söylesek duyan olmuyor, elinize ağzınıza sağlık” diyen bir tıp camiası. Her fırsatta bana saldırmayı kendine görev edinmiş, alanı dışında her şeyin uzmanı bazı küçük profesörümsüler de var ama onlar kayda değer değil. Adlarını anarak onları sevindirme niyetinde değilim. Benim önerime düzeyli yanıt veren tek kişi ise Sevgili Canan Karatay. Canan Hoca bana iki e posta yolladı ve “Canan Karatay, bu konuda bilimsel makale yazmadı, yayını yok, eleştirime yanıt verdi.

Fatih Altaylı

Ancak Canan Karatay Hoca’nın yanıtlarında da açık söylemek gerekirse bir bilimsellik bulamadım.

İlk yolladığı şey 2014 yılında Londra’da yapıldığını söylediği bir sunum. Ancak sunum bir bilimsel toplantıda mı, yoksa bir 5 çayında mı yapılmış bir bilgi yok. Genel olarak kolesterolün zaten bilinen yararlı yönlerini anlatıyor, vücuttaki işlevlerini gösteriyor. Şeker ve doymuş yağlardan uzak durulması gerektiğini söyleyerek bitiriyor. Karatay’ın yolladığı diğer yayınlar ise Dr. Zoe Harcombie adındaki bir doktorun yazdıkları. Ancak bunların yazıldığı saygın bir tıp dergisi falan değil. Bir blog. Aynı zamanda Dr. Harcombie’nin de diyet kitabının reklamının yapıldığı bir blog. Altta da okurlarla soru cevaplar var. Oysa Canan Karatay, bilimsel bir derginin, bilimsel bir yayının ne olduğunu benden daha iyi bilir. Sevgili Hocam, bana gerçekten bilimsel birkaç şey yollayın lüften.

Hatta bu kadar insanın sağlığı ile ilgili konuştuğunuza göre, bu konudaki yayınlanmış ve atıf almış makalelerinizi yollayın Allah aşkına. Tuncer Bahçıvan, sizin kitaplarınızdan alıp, size güvenerek uyguladığı diyetten ötürü şu an hala hastanede olduğunu ve ciddi bir enfarktüsü zor atlattığını söylüyor. Bilmem haberiniz var mı hocam!

Tüm bunlardan sonra Canan Karatay hocamıza çok açık bir teklifim var.

İsterse benim programımda, istemezse başka bir yerde, hatta belki bir üniversite salonunda ve herkese açık bir şekilde bu konudaki uzman hekimlerle karşı karşıya gelip tartışsınlar. Bu işler sağlık işleri. Ciddi işler. İnsan hayatı söz konusu. Eğitimi meçhul, tıp bilgisinin yetersizliği aşikar bir televizyon sonucusu karşısında atıp tutmakla insanların sağlığı ile oynananmaz. Oturun tartışın. Millet de faydalansın. Ölmesinler… En azından önce dinlesinler…

HaberTürk, Memurlar.net, Yurt Gazetesi
http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/canan-karatay-dan-fatih-altayli-ya-hadi-ordan-dedikoducu-h120556.html
Fatih Altaylı

Fatih Altaylı: “Canan Karatay’ın önerdiği diyetleri uygulamayın”

Geçtiğimiz günlerde anjiyo olan ve 2 damarına stent takılan Habertürk yazarı Fatih Altaylı, birkaç gün aranın ardından yazılarına başladı.

Kolundaki bir ağrıdan şüphelenip hastaneye gittiğini yazan Altaylı’dan Canan Karatay’a uyarısı geldi. Altaylı,

Önerdiği diyetleri uygulamayın. Belki birkaç kişiye de yaramış olabilir. Ama çok daha fazla insanın başına dert açtığından ve hatta ölümüne neden olduğundan şüpheniz olmasın, dedi.

Altaylı’nın Habertürk’te yer alan ‘Bana ne oldu‘ başlıklı yazısı şöyle:

Birkaç gün önce bir sağlık sorunu yaşadığımı biliyorsunuz. Binlerce geçmiş olsun mesajı için hepinize teşekkür ederim. Olan biteni kısaca anlatayım. Pazartesi akşamı gece 1:00 civarı televizyon programından çıkıp eve gittim, yazılarımı yazdım ve 3:00 gibi yattım.

Saat 5.30 gibi sol kolumda bir ağrıyla uyandım. Yatış pozisyonumdan dolayı olabileceğini düşündüm. Ancak ağrı sürdü. Açıkçası çok da dayanılmaz bir ağrı olmamasına ve ben de pek evhamlı biri olmamama rağmen saat 06.30 gibi giyinip bir taksiye bindim ve çok güvendiğim doktor dostlarımın olduğu bir hastaneye gittim.

Acilden giriş yaptım ve acildeki görevliye ‘Bir kalp sorunum olabilir ama olmayabilir de. Şüphelendim geldim’ dedim. Acile aldılar. Önce acildeki bir doktor, sonra nöbetçi kardiyolog ilgilendiler. İlk testlerde bir şey çıkmadı. Daha sonra bir sorun olabileceğine dair bir kanaat oluştu. Kalp krizi falan geçirmemiştim ama damarlarımda bir sorun vardı. Hemen anjiyo yaptılar. Söylediklerine göre bayağı zorlu bir anjiyo olmuş. İki damarıma birer stent takarak kalp kriz geçirmeden, kalp damarlarımı onartmış oldum. Doktorların dikkatleri sayesinde çok önemli bir riski atlatmış oldum. Şimdi iyiyim. Bir sıkıntı yok. Sadece birkaç gün seyahat etmem yasak. Açıkçası bu durumla ilgili sizi rahatsız etmek istemezdim. Bu yüzden hastaneye kimseye haber vermeden tek başıma gittim. Anjiyo yapılacağı kesinleşince sadece sevgili sekreterim Gülay’a haber verdim. O sırada yurt dışında bulunan eşime bile sonradan haber verdim ki, durduk yerde kaygılanmasın. Ama yine de bu basit olay gündeme gelmiş. Ben de açıklayayım dedim. Bu durumumla ilgili olarak bir minik tavsiye vermek isterim…

Canan Karatay Hanımefendi’nin önerdiği diyetleri uygulamayın.

  • Bu diyetler kulağa hoş ya da işinize gelebilir.
  • Belki birkaç kişiye de yaramış olabilir.
  • Ama çok daha fazla insanın başına dert açtığından ve hatta ölümüne neden olduğundan şüpheniz olmasın.

Bu haber, aşağıda ismi ve açık adresi yazılı olan web sitesinden alınmıştır:

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-fatih-altayli-canan-karatayin-onerdigi-diyetleri-uygulamayin-11-681-80688.html
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca

Sağlık Bakanı şiddetle ilgili önlemleri ve yapacaklarını aktardı!

Sağlık personeline yönelik şiddetle ilgili haberlerin ardından HaberTürk yazarı Fatih Altaylı, yazılarıyla konuyu gündemde tutmuş ve tepkisini dile getirmişti.

Gönceki gün öğlen saatlerinde yeni Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca aradı cep telefonumdan.

Fatih Bey, sağlık çalışanlarının ve meslektaşımız doktorların sorunları ile ilgili yazılarınıza teşekkür etmekle başlayayım. Son iki gündür çok doğru şeyler yazdınız, hepsini okudum, dedi ve yapmayı planladıklarını anlattı: Sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti önlemekle ilgili kararlılığımız var, bu kabul edilebilir durum değil, diyen Bakan Bu durumun zaten Ceza Kanunu‘nda bir karşılığı var. 1-3 yıl arasında hapis öngörüyor. Eğer bu saldırı kamu görevi nedeniyle yapılmışsa %50 oranında da artış yapılıyor, ancak bu durum yeterince önleyici değil, diyerek ilk etapta aldıkları önlemlerin neler olacağını aktardı: Şu anda hastanelerimizde özel güvenlik personeli görev yapıyor, aciller dahil; ancak özel güvenlik personelinin ne yazık ki, bir caydırıcılığı olmadığını gördük. Bu yüzden de bundan böyle acil servislerde birer polis noktası oluşturulacak. Bunu konuyu İçişleri Bakanımız ile ele aldık ve hemen bir genelge yayınladılar. Öncelikle diğerlerine oranla daha yoğun ve bu olayların daha çok karşılaşıldığı 201 hastanemizin acil servislerinde polis görev yapacak…

Adalet Bakanımızla yaptığımız bir görüşme ile de saldırıya uğrayan hekimlerimizin ifadelerini hastanelerdeki polis noktalarında alacağız. Çünkü mevcut durumda saldırganla birlikte hekimlerimiz de karakola giderek ifade vermek zorunda kalıyordu. Bu da hem hekimin psikolojsiini bozuyor, sanki suçlu imiş gibi karakola gitmesine neden oluyor, hem de hastanede düzeni aksatıyordu. Artık hekimlerimizin şikayetleri ve ifadeleri de hastanelerde alınacak. Cezaların artırılması gibi bazı başka tedbirler de gündeme gelecektir ama öncelikli olarak bunları yaptık. Bununla ilgili genelgeleri de dün (önceki gün) yayınladı ilgili bakanlarımız.

Bunların yanı sıra hekimlerimizin özlük hakları, emeklilikleri, ücretler, genel olarak koşulları ile ilgili daha iyi ve hekimlerimizin sorunlarını giderici önlemleri de alıyoruz. Çok hızlı düzenlemeler yapacağız. Hem hasta hem hekimler açısından hakkaniyetli bir sağlık hizmeti sistemi kuracağız.

Bakan Koca, başta yeni kurulan şehir hastaneleri olmak üzere hem kamu hem de özel hastanelerin yurt dışına açılabilmesi ve uluslararası sağlık hizmeti verilmesi için hepsinin yurt dışı bağlantılarını kuracak bir anonim şirket yapılanması için de yasal düzenlemenin yapıldığını aktardı.

Kanser tedavilerinde fark alınmaması ile ilgili yeni düzenlemenin ise üniversite hastanelerinde sorun yarattığını, üniversite hastanelerinin fark almaya devam ettiğini ama yeni düzenleme ile bu fikrin alınmayacağını, ancak üniversite hastanelerinin döner sermaye gelirlerinin ortadan kaybolmaması için 5 kata kadar farkın devlet tarafından ödeneceğini de belirtti.

Medi Magazin
https://www.medimagazin.com.tr/hekim/genel/tr-saglik-bakani-fatih-altayliyi-aradi-siddetle-ilgili-onlemleri-ve-yapacaklarini-aktardi-2-12-77814.html