Obezite cerrahisi gizem nur savacı

Parolamız: “Sağlık ve değişim”

Obezite sağlığı olumsuz etkileyen, yaşam süresini kısaltan, önemli sağlık problemlerine yol açan vücut yağlarının aşırı artmasıyla karakterize patolojijk bir durumdur.

Birçok çalışma vücut kütle indeksi (VKİ) oranının, hayatı tehdit eden hipertansiyon, diyabet, ateroskleroz, uyku apnesi, osteoartrit gibi komorbid hastalıklarla güçlü ilişkili olduğunu göstermiştir ayrıca kanser riski (meme, kolon, uterus, akciğer, prostat gibi) ve erken ölümlerle de ilişkili bulunmuştur.

Diyabetli bireylerin %90’ı aşırı kilolu!

Obezite, Tip 2 diyabet için öncelikli risk faktörüdür ve şeker hastalarının neredeyse %90’ı aynı zamanda aşırı kilolu ve obez olarak tabir edilen vücut kitle indeksi normal sınırların üzerinde olan kişilerdir. Şeker hastalığı gelişme riski, vücut kitle indeksi 35’in üzerinde olan kişilerde çok daha fazladır. Obez bireylerde ağırlık kaybının tip 2 diyabet (şeker hastalığı) görülme riskini önemli şekilde düşürdüğü bilimsel çalışmalarda da gösterilmiştir. Ciddi sağlık sorunlarına neden olan obezitenin önlenmesi neden olduğu kronik hastalıkların önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Son yıllarda yapılan çalışmalarda Türkiye’de erkeklerin dörtte birinde (% 25), kadınların ise yarıya yakınında (% 44) obezite sorunu olduğu tespit edilmiştir. Bu oran 10 yıl önce çok daha az iken, günümüzde erkeklerde iki kat artmış; hatta 50 yaş üzeri kadınlarda da % 40’tan az iken, % 50’ye yükselmiştir.

obezite hakkında gerçekler

Enerji değeri yüksek olan besinler obeziteyi tetikliyor

Sol yıllarda hayat şartlarının düzelmesi, beslenme alışkanlıklarının değişmesi, yani daha yüksek kalorili besinler ile beslenme ve alkol tüketimi gibi faktörler obezite oranında artışa neden olmuştur. Özellikle genç yaşlarda obezitenin getirdiği tıbbi ve sosyal sorunlar, hastaları diyet dışı yöntemler arayışına sokmuştur.

Morbid obez kişilerin sadece % 2-3’ü diyet ve egzersiz programıyla kilo verip, ideal kilolarında kalabilmektedir. Geri kalan kısım ise gerek kişisel sebeplerden gerekse kilo fazlalarından dolayı başarısız olmaktadır. Aynı zamanda obezite cerrahisinin özellikle son beş yılda gelişim kaydetmesi, komplikasyon oranlarının düşmesi de bu tercihlerde etkili olmuştur.

diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

Obezite cerrahisi, içinde diyetisyenin de olduğu bir ekip işidir

Obezite cerrahisinin başarı oranı deneyimli ve eğitimli ellerde çok daha yüksektir ancak hem tüp mide ameliyatları sonrası hem de bypass ameliyatları sonrası hastalarda geri kilo artışı gözlenebilmektedir. Unutulmamalıdır ki morbid obezite tedavisinde cerrahi operasyon işin sadece başlangıç aşamasıdır. Obezite cerrahisinin başarısında, hastanın yeni yaşam tarzını benimsemesi, bariatrik ve metabolik cerrahi uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı ve ekiplerinin gözetiminde kontrollerine devam edilmesi, ameliyat sonrasında sağlıklı ve dengeli beslenmesi için oluşturulan beslenme programına uyması, gerekiyorsa uzman doktorun belirlediği besin, vitamin ve mineral takviyelerini düzenli olarak kullanması, spor ve egzersizi yaşam şekli haline getirmesi büyük önem taşımaktadır. Obezite cerrahisinden sonra uygulanacak olan beslenme programları bir diyet gibi görülmemeli, edinilecek bu sağlıklı beslenme alışkanlıkları bundan sonraki yeni yaşam biçimi olarak düşünülmelidir.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Gizem Nur Savacı

diyetisyen gizem nur savacı obezite cerrahisi

Obezite ve tedavi yöntemleri

Dünyada giderek yaygınlaşan ve dünyanın en önemli sağlık sorunlarından biri haline gelen obezite, önlenebilir bir sağlık problemidir.

obezite hakkında gerçekler

Obezite, yani aşırı şişmanlık, yaşam kalitesini ve süresini anlamlı derecede etkilemektedir.  Dünyada özellikle gelişmiş ülkelerin en önemli sağlık sorunu olan obezite artık ülkemizde de önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır.

[irp]

Obezite, Dünya Sağlık Örgütü tarafından yağ dokularında sağlığı bozacak ölçüde anormal veya aşırı miktarda yağ birikmesi olarak tanımlanmaktadır. Obezite ve kilo fazlalığı günlük kullanımda karışabilmektedir, fakat birbirlerinden farklıdırlar.

Neden kilo veremiyorum?, kilo verememe nedenleri, kilo verememe sebepleri, zor kilo vermek, kiloyu zor vermek, kilo verme zorluğu, insülin direnci kilo vermeyi engelliyor, kilo verirken dikkat edilecekler, kilo verdiren diyet, kilo verdiren gıdalar

Kilo fazlalığı kişinin boyuna göre fazla kiloyu belirtirse de, obezite patolojik aşırı yağ dokusunu ifade eder. Obezitenin tohumları çocukluk döneminde atılmakta; yeterli tanı ve tedavi olanakları kullanılmadığında ise erişkin dönem obezitesi için zemin hazırlamaktadır.

[irp]

Günümüzde obezitenin tanımlı bir hastalık olduğundan ve ilişkili olduğu diğer hastalıklar ortaya konulduğunda tedavisi olan bir hastalık olarak kabul görmektedir. Obezite; insülin direnci, metabolik sendrom ve kardiyovasküler hastalıklar gibi birçok hastalık ile yakın ilişkili olup, toplum sağlığını her geçen gün daha fazla tehdit etmekte olan bir sağlık sorunudur. Amerika’da yapılan bir çalışmada morbid obezitenin ülke nüfusunun neredeyse sekizde birini etkilediği bildirilmiştir.

obeziteyle mücadele sağlık

Ülkemizde de diğer dünya ülkelerinde olduğu gibi obezite görülme sıklığı gün geçtikçe artmaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın, yedi coğrafik bölgede seçilen yedi il içerisindeki 14 sağlık ocağında 30 yaş üstü 15.468 birey üzerinde yaptığı, Sağlıklı Beslenelim Kalbimizi Koruyalım çalışmasına göre, obezite görülme sıklığı erkeklerde % 21.2, kadınlarda ise % 41.5 olarak bulunmuştur. Bu çalışma raporunda obezite en sık İç Anadolu Bölgesi’nde en düşük ise Doğu Anadolu Bölgesi’nde görülmüştür.

Obezite, birçok neden ile ortaya çıkabilmektedir. Bu faktörlerden, aşırı ve yanlış beslenme ile yetersiz fiziksel aktivite, obezitenin en önemli nedenleri olarak kabul edilmektedir. Bu faktörlerin yanı sıra genetik, çevresel, nörolojik, fizyolojik, biyokimyasal, sosyal-kültürel ve psikolojik pek çok etmen birbiri ile ilişkili olarak obezite oluşumuna neden olmaktadır.

NCEP ATP III raporuna göre, bel çevresi ölçümleri, erkeklerde 102> cm ve kadınlarda 88> cm olan kişiler, abdominal obezite kriterini yerine getirir.

[irp]

Obezitede hastalarına hangi tedavi yöntemi ile devam edileceğine, başka hastalıkların bulunup bulunmaması ve vücut kitle endeksinin değerlerine göre karar verilir. Eğer kişinin vücut kütle indeksi 35’in altında bir değere sahipse, egzersiz ve sağlıklı bir beslenme programı ile kilo vermesi mümkündür. Vücut kitle endeksi 35’in üzerinde olan kişilere ise genellikle cerrahi yöntemler uygulanır.

obezite ölçüm, obezite doktoru diyetisyen

Her geçen yıl görülme sıklığında artış yaşanan obezitenin iki çeşit tedavisi vardır;

  • Diyet ve egzersiz
  • Cerrahi operasyon

İnsanlar genellikle obezite operasyonlarına karşı endişeyle yaklaşırlar, fakat obezite cerrahisi konusunda uzman bir ekiple, obezite merkezlerinde uygulanan cerrahi operasyonlarda risk oranları oldukça düşüktür. Operasyon risklerinden endişe duyan kişiler genellikle diyet ve egzersizle fazla kilolarından kurtulmayı hedeflerler ama diyet ve egzersizle obeziteden kurtulmak her zaman mümkün değildir. Obezitenin derecesine bağlı olarak bazı durumlarda operasyon gerekli olabilir. Dahası için lütfen bariyatrik cerrahi diyetisyenine başvurunuz.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Gizem Nur Savacı

yağ kaybı diyetisyen gizem nur savacı

Yağ kaybı hedeflenmeli

Çoğu danışanımdan ilk görüşmemizde duyduğum ilk cümleler:

Ben yemesem çok güzel kilo veriyorum.
Daha önce bir ayda 8 9 kilo verdim geri aldım.
Kilo verince yüzüm çöktü , herkes hasta mısın diye sordu.
Ben ….. diyeti ile ….. kadar kilo verdim ama sonra çok daha fazla kilo aldım.
Kilo verdikten sonra vücudum çok sarktı.

Bu ve bunun gibi pek çok cümleyi sizlerde kuruyorsanız aman dikkat… Kilolarınız vücut yağınızdan gitmiyor olabilir.

Diyetisyen Gizem Nur Savacı

Hedefimiz yağ kaybı

Sağlıklı bir diyet programının tek bir hedefi olmalıdır. O da kas eksiği olan bireylerde bu eksiği tamamlayıp yağ hücrelerinin içindeki yağ miktarını azaltmak . Eğer yağ yakımı olmadan sadece tartıdaki azalmalarla yetinirseniz bu kayıp daha çok kas ve vücut suyunuzdan olacak buda vücudunuzdaki sarkma ve deformasyonlarda artışı sağlayacaktır. Kastan kaybettiğiniz kilo, yeniden kilo aldığınızda kas miktarınızın değil, yağ miktarınızın artması ile sonuçlanır. Uzun vadede bu şekilde kilo verip almalar kaslarınızın güçsüzleşmesine neden olur.

inbody vücut analiz yağ cihazı, gerçek diyetisyenler sitesi

Hemen kilo vereyi derken sağlığınızdan olmayın

Kısa süre verilen kilolar sağlığınıza zarar vererek ,vücudunuzda vitamin ve minerallerin yetersizliğine neden olur. Kısa sürede kilo vermeyi hedefleyen bireyler birçok besini tüketmemektedir. yapılan bu yanlış beslenmeye bağlı olarak ilerleyen dönemlerde bireylerde pek çok sağlık sorunu ortaya çıkmaktadır. Örneğin; B vitaminleri eksikliği sinirlerinizi bozarak depresyona girmenizi, kalsiyum eksikliği kemik dokunuzun bozulmasını, demir eksikliği saç, cilt, tırnaklarınızın sağlıksız olmasına neden olur.

Neden kilo veremiyorum?, kilo verememe nedenleri, kilo verememe sebepleri, zor kilo vermek, kiloyu zor vermek, kilo verme zorluğu, insülin direnci kilo vermeyi engelliyor, kilo verirken dikkat edilecekler, kilo verdiren diyet, kilo verdiren gıdalar

Kilo vereceğim derken cildiniz solmasın

Bilinçsizce yapılan diyet uygulamalarında ilk yapılan hataların başında yağ tüketimini tamamen sıfırlamak yer alıyor. Beslenmenizden yağı tamamen çıkartırsanız yağda eriyen A,D,E,K vitaminlerinin yetersizliğine neden olursunuz. Yağ içeriği dengesiz ve yetersiz diyetlerle zayıflayan kişilerin bir süre sonra saçları dökülmeye, cansızlaşmaya, tırnakları kırılmaya, cildi soluklaşmaya başlar.

şişmanlık ve obezite

Geçmişte yaptığınız yanlış diyet uygulamaları sizi üzmesin

Maalesef ki bazı danışanlarımda geçmişte yaptıkları yanlış diyet girişimleri sebebiyle bir direnç ile karşılaşıyoruz. Gerçekten sağlıklı bir diyet programı uygulamaya başladığımızda, eskiden yapılan tüm yanlış diyetler vücutlarında kilo vermeye direncini artırıyor. Bir süre sonra eskisi kadar kolay kilo verilemiyor. Bu nedenle kilo vermek isteyen bireylerin daha sabırlı, eğer mümkünse bir uzman gözetiminde doğru beslenme kurallarını öğrenip hayat tarzı yapmaları gerekmektedir.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Gizem Nur Savacı

Bariatrik cerrahi operasyonu sonrası oruç tutulabilir mi?

Ramazan Ayı ile birlikte yaz sıcaklarının yaşandığı şu günlerde, dengeli ve sağlıklı beslenmek daha fazla önem kazandı. Oruç tutarken sıcak ve susuzlukla baş etmek isteyen kişilerin yedikleri kadar yemedikleri de çok önemli…

Bariatrik cerrahisi geçirmiş kişilerin oruç tutmalarına en büyük engel; uzun süren açlık ve susuzluk. Yaz aylarında bu sürecin 17-18 saati buluyor olması, obezite cerrahisi hastalarında ciddi açlık ve susuzluk yaşamalarına buna bağlı olarak makro ve mikro besin ögelerinin alımını yeterli yapamamasına sebep olacaktır.

Bariyatrik cerrahi sonrası diyet: “Gerekli mi?”

İftar sonrasındaki sürecin belli bir kısmı uykuda geçerken geri kalan 3-4 saatlik yemek yenilebilecek zaman dilimi, obezite cerrahisi olmuş hastaların, katı-sıvı alımı yapabilmelerine için yeterli bir süre değildir. Tek seferde alabilecekleri gıdaların kısıtlı olması ve katı-sıvı gıdaları bir arada alamadıkları için gün içinde alması gereken gıdaların bir çoğu karşılanamayacak ve ciddi sıvı yetersizliği gözlenecektir.

Uzun suren açlık sonrasında artan iştah ile birlikte büyük miktarda katı ve sıvı gıdaların kısa sürede alınması hazımsızlığa ve distansiyona sebep olacaktır. Fazla gıda alımı ve katı gıdalarla beraber sıvı alımının yapılması kusmaya yol açacaktır. Kusma da dehidratasyonun artmasına ve besin ögesi alımlarında yetersizliği sebep olacaktır.

Ayrıca ramazan sofralarının bereketli oluşu, fazla yağlı yemeklerin ve şerbetli tatlıların tüketiminin artması uzun süreli açlıktan sonra dumping sendromu yaşanmasına sebep olabilmektedir. Bu sebeplerden dolayı ameliyat olduktan sonraki ilk bir yıl içinde hastanın oruç tutması, sağlık yönünden sakıncalıdır; yeterli kilo kaybının gerçekleştiği birinci yılın sonunda hastanın sürekli ilaç kullandığı bir hastalığı ve böbrek rahatsızlığı da yok ise sıvı ve gıda alımı miktar olarak yeterli ise çok dikkatli olmak kaydı ile oruç tutulabilir.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Gizem Nur Savacı

sağlıklı yaşam koçu

Yaşam koçu mu, Diyetisyen mi?

Her gün sosyal ortamlarda; televizyon, gazete, dergi veya sosyal paylaşım sitelerinde bir çok kişi aslında diyetisyen olmadığı halde bir diyetisyen edası ile insanlara kendilerince bilgi veriyor, diyet listeleri düzenleyerek insan sağlığı ile oynuyor…

Yaşam koçu mu, Diyetisyen mi?

Öncelikle şunun farkına varılması gerekir. Diyetisyen olabilmek için üniversitelerin dört yıl eğitim veren beslenme ve diyetetik bölümünden mezun olmak gerekir. Bu unvanı alabilmek için bireyler teorik dersler ve laboratuvar deneylerine ek olarak, toplum sağlığı ve beslenmesiyle ilgili olan stajını, koruyucu ve tedavi edici olarak sahada, hastanelerde, toplu beslenme yönetimi ile ilgili olarak da diğer kuruluşlarda yaptıktan sonra bölümün öngördüğü dersleri başarı ile tamamlayabilirse diyetisyen unvanını alarak mezun olurlar.

Bir bireyin yaşam koçu ve diyet uzmanı olabilmesi ise bu aşamadan sonra başlamaktadır. Yani bireysel veya kurumsal anlamda yaşam koçu ve diyet uzmanı olabilmek için üniversitelerin Beslenme ve Diyetetik bölümünü bitirdikten sonra yaşam koçluğu için verilen sertifikalı eğitim programlarına katılmanız yeterlidir.

Aslına bakılırsa en büyük fark bu noktada başlamaktadır. Şu an kimyagerlerden tutunda, spor eğitmenlerine, mühendislere hatta ve hatta hiçbir eğitimi olmadan sosyal medya aracılığıyla bir şeyler öğrenen kişilerin diyet verdiğini ve isimlerine ben yaşam koçuyum dediklerini görmekteyiz.

Beslenme alanında uzman olmayan bu kişiler sağlık ve beslenme bilimini doğru şekilde bir araya getirememekte, kısa vadede amaca hizmet etmiş gibi görünseler de uzun vadede bireylerin sağlıklarına zarar verebilmektedir. Pratikte bakıldığında da son dönemlerde popüler uygulamalardan kaynaklı ölümler, kalp yetmezlikleri, böbrek fonksiyonlarında ve kemik-kalsiyum dengesindeki bozukluklar gibi istenmeyen birçok sağlık probleminin artış gösterdiği görülmektedir.

Yaşam koçu: “Sizleri mehdinin askerleri yapacağım” diyerek dolandırdı

Peki bir diyetisyen ne yapar ?

Büyüme, gelişme ve ömür boyu sağlığın korunması, geliştirilmesi, yaşam kalitesinin arttırılması için beslenme biliminin ilkeleri doğrultusunda bireylerin sağlıklı beslenmelerini (kilo alma / verme) sağlar. Bu süreçte bireylerin fonksiyonel biyokimya değerleri, beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzları göz önünde bulundurularak beslenme programları oluşturulur.

Toplu beslenmelerin yapıldığı yerlere menü planlayarak kurumsal danışmanlık verir. Doğuştan veya sonradan oluşan hastalıklar ve bir takım diğer özel durumlarda tıbbi ve cerrahi tedavilere uygun, doğal ve tedavi edici besinlerin bileşimlerine göre diyet programı planlayıp, eğitim verir, bu eğitimlerin sürdürülebilirliklerini takip eder.

Diyetisyen olmadığı halde beslenme programı hazırlayan şahsiyetler var!

Kilo verme sürecinde en sık rastlanan sorunlar nelerdir, bu süreçte bir diyetisyen yardımı almak isteyen fakat çeşitli sebeplerle görüşme şansı olmayan bireyler neler yapmalıdır?

Kilo vermek, biraz sabır, biraz kararlık ve birazda irade işidir. Genellikle uzun sürede alınan kilolardan bir an önce kurtulmak ve beslenmemizde yaptığımız değişikliklerle hemen sonuç almak isteriz. Böyle durumlarda sihirli bir değnek veya sihirli bir besin ararız. Maalesef böyle bir besin veya besin grubu yoktur. İstediğimiz sonucu kısa sürede göremeyince de pes eder tekrar yemeğe başlarız.

Çoğunlukla, yardım almadan tek başınıza uygulanan diyetlerde süreç böyle gelişebilir. Bu durum sık kilo alıp, vermenize ve metabolizmanızın yavaşlamasına neden olur.

Zayıflamaya karar verdiğinizde, motivasyon ve takip, kilo veriminizi kolaylaştıran en önemli iki unsurdur. Fakat değişen hayat şartlarına bağlı olarak maalesef herkesin ortak derdi ve sorunu olan zaman sıkıntısı bu noktada da bireylerin karşısına çıkmaktadır. İşte bu noktada da online diyet programları devreye girmektedir.

Diyetisyen nedir?

Nedir bu online diyet?

Dünya’da ve ülkemizde artan kilo sorunlarının çözümü için geliştirilmiş bir uygulamadır. Bu uygulama ile belirli bir mekan ve zaman kısıtlaması olmadan danışan – diyetisyen görüşmeleri yapılarak beslenme düzeni planlanır ve takibi sağlanır. Bu şekilde bireylerin fazla kilolardan kurtulmak ve daha sağlıklı olmak için bilinçsizce uyguladıkları yöntemlerin önüne geçilebilir. Genellikle tek tip beslenme içeren, düşük kalorili diyetler, zayıflama ilaçları, aç kalarak kilo vermeye çalışmak… kilo verme adına yapılan uygulamalar bireylerde tansiyon, şeker ve kalp hastalığı gibi çeşitli hastalıklara sebep olurken aynı zamanda verilen kiloların daha fazla ve hızlı olarak geri dönüşüne sebep olmaktadır.

Günün koşuşturmacası içinde işten diyetisyene zaman ayıramıyorum, sağlık problemlerim var , sağlıklı nasıl beslenmem gerektiğini öğrenmek istiyorum, bebeğimi bırakıp diyetisyen kliniğine gitmeye vakit bulamıyorum, çok sık iş seyahatine gidiyorum , çalışma saatlerim uygun değil… diyorsanız online diyet programı sizin için uygun bir yöntem olacaktır. Bu sayede ofiste, evde, tatilde veya özel bir günde sağlıklı ve dengeli bir şekilde nasıl beslenmeniz gerektiğini öğrenebilirsiniz.

http://www.gercekdiyetisyenler.com/diyete-basla-internetten-online-diyet/

Unutmayın! Sağlığımız bu hayatta bize sunulan en büyük hediyedir ve bir çok hastalığın temeli fazla kilolardır… Yaşamınız boyunca ideal vücut ağırlığını korumanız bir çok hastalıktan sizi uzak tutabilir. Bu korumayı sağlamak için başvuracağınız yöntemler alanında uzman ve bu alanda eğitim almış kişiler olmalıdır. Sağlığınızın önceliğiniz olması dileğiyle…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Gizem Nur Savacı

Bariyatrik cerrahi sonrası diyet: “Gerekli mi?”

Obezite ve diyabet cerrahisi sonrası yeni hayatınızın ilk gününe kocaman bir merhaba…

Şu an hepiniz eski beslenme alışkanlıklarınızı bir kenara bırakarak yeni doğmuş bir bebek gibi yeni beslenme alışkanlıkları edinecek belki de eskiden keyifle yediğiniz yiyecekleri yiyemeyerek eskiden sevmediğiniz yiyecekleri büyük bir keyifle yiyeceksiniz. Geçirdiğiniz cerrahi operasyon ile sağlıklı ve dengeli beslenerek yaşam standartlarınızı arttırmak için ilk adımı attınız. Ama sakın unutmayın bu sadece bir başlangıç…

Başarılı geçen cerrahi operasyonunuzu en iyi şekilde taçlandırmak; sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlıkları kazanarak bu sürçte verdiğiniz kilolarınızı güç kaybı yaşamadan vermek ile olacaktır.

Karındaki şekil bozukluklarının nedenleri

Peki bunu yapmak nasıl mümkün olacak ?

Midenizin küçültülmüş olması sizin daha az besinle daha erken doygunluk hissine ulaşmanıza ve dolayısıyla daha az yemenize neden olur. Ancak başarılı kilo vermenin yolu bunların yanı sıra sağlıklı ve besleyici gıdalar almanızdan geçmektedir. Ameliyat sonrası tekrar sıkı bir diyet programı uygulamanız gerekmeyecektir, bunu bilmelisiniz. Ancak yediklerinize mutlaka çok dikkat etmeniz gerekecektir. Çünkü yediğiniz miktar azalacaktır ve siz bu azalmış gıdalarla hayatınızı sürdürmek zorunda kalacaksınız. Yani yedikleriniz az ama sizin sağlığınızı koruyacak içerik ve kalitede olmak zorundadır.

Diyet sonrası vücudunuz sarkmasın!

Düşük yağ ve karbonhidratlı ancak mineral ve vitaminlerden zengin yüksek proteinli bir beslenme sağlıklı kalmanız ve başarılı bir biçimde kilo vermeniz için şarttır.

  • Aldığınız kalorinin %70’inin protein kaynaklı olması gerekmektedir.
  • Günlük olarak en az 60-70 g protein alınmalıdır.
  • Alınan protein miktarının düşmesi kas kütlenizin azalmasına (ki siz bunu halsizlik, çabuk yorulma olarak hissedersiniz), saç dökülmesine, yara iyileşmesinde gecikmeye ve en önemlisi savunma mekanizmaların zayıflamasına (enfeksiyon riskinde artmaya) yol açar. Unutmayın, insanlar proteinlerin yapıtaşı olan aminoasitleri sentezleyemezler.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Gizem Nur Savacı