GAPS kitap Ön Kapak

4 soru ve 4 yanıt: “GAPS™”

Çoğu kişinin çaresiz hastalık sandığı psikolojik ya da psikiyatrik hastalıkların ve fizyoloji sendromlarının nedeni hasarlı, geçirgen bağırsak duvarı ve an​​ormal bağırsak florası nedeniyle beynin ve bedenin toksinlenmesidir.

Bağırsak florasının tedavi edilmesi sonucunda, beyin ve beden toksin yükünün etkisinden kurtulur ve bağırsakların kaynaklık ettiği bu hastalıklar da tamamen iyileşir.

1.GAPS™ nedir?

​Kitabın yazarı Nöroloji ve Beslenme Uzman Doktoru Natasha Campbell-McBride’ın oğluna üç yaşındayken otizm teşhisi konmuştur. Kendi geliştirdiği beslenmeye dayalı doğal bir tedavi yöntemiyle oğlunun bağırsak florasını ve böylece otizmini radikal olarak iyileştirir. Ardından İngiltere Cambridge’de açtığı klinikte, psikolojik sendromlu yüzlerce hastayı, geliştirdiği bu beslenme yöntemiyle sağlığına kavuşturur. Zamanla geliştirdiği bu tedavi GAPS Tedavisi, psikolojik sendromlu hastaları da GAPS hastaları olarak adlandırılır.

GAPS kitap Ön Kapak

2.GAPS™ kitabı nasıl ortaya çıktı?

2004 yılında, yazdığı GAPS – Gut and Psychology Syndrome (Bağırsak ve Psikoloji Sendromu) kitabı yayımlanır.

Bugün ise GAPS Tedavi kitabı, 7 dile çevrilmiş olup 11. baskısını yapmıştır ve kitabın satış rakamı 500.000’leri bulmuştur.

GAPS hayatımın eseridir, diyen Dr. Natasha Campbell-McBride, GAPS’ın dünyaca tescilli markasını almıştır.

Bağırsak ve Psikoloji Sendromu yani GAPS (Gut And Psychology Syndrome); Dr. Natasha Campbell-McBride’ın tescilli markası olarak bilinen bir tanımdır ve kendi geliştirdiği doğal tedavinin adıdır.

3.GAPS™ kitabının içeriği nasıldır?

​​​Kitap tam anlamıyla bir tedavi kitabıdır. Kitabı alan bir anne; GAPS hastalığı (otizm, disleksi, dispraksi, DEB, DEHB, gelişme geriliği, öğrenme bozukluğu, yeme bozukluğu, epilepsi, depresyon, şizofreni…) olan çocuğunu, sadece kitabı okuyup uygulayarak iyileştirebilir veya bir GAPS hastası, kitapta anlatılan tedavinin adımlarını uygulayarak kendini iyileştirebilir.

​​Dünyanın her bir köşesinden GAPS (Bağırsak ve Psikoloji Sendromu) hastaları, bu kitaptaki GAPS Tedavisiyle bağırsak floralarını tedavi ederek psikiyatrik hastalıklarından tamamen iyileştiler! Otizm, Şizofreni, Epilepsi, Depresyon, Anksiyete, Bipolar Bozukluk, Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), Panik Atak, Dikkat Eksikliği Bozukluğu (DEB) ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), Disleksi, Dispraksi, Yeme Bozukluğu (Anoreksiya, Bulimia Nervosa) hastaları… (detaylar için tıklayınız: Yaşanmış GAPS Hikayeleri )

4.GAPS™ kitabının Türkiye’deki durumu nedir?

​​Türkiye’den iki yetişkin kız kardeşin, bu kitaptaki GAPS Tedavisini uygulamaları ve böylece uzun yıllar süren ağır psikiyatrik hastalıklarını iyileştirmeleri; Türkiye’deki GAPS hastalarına da GAPS Tedavisini duyurmak istemelerine neden olmuştur. Böylece Adalin Yayıncılık kurulmuş ve GAPS kitabı Türkçeye kazandırılmıştır. Bu kitabın, Türkiye’deki GAPS hastalarının da umudu ve ışığı olacağına inanıyoruz! ​​Geri getirdiğin tüm hayatlar için teşekkürler, Dr. Natasha Campbell-McBride!

Sindirim, barsak, probiyotik

İntestinal mikrobiyota

İnsanlar doğduğu andan itibaren yalnız değildir; mikrobiyal genomlarla (hologenom) beraber gelişir metabolizmaları ve varlıklarını sürdürebilme özellikleri ile ayrılmaz bir bütün oluştururlar.

kan kolesterolü, laktoz intoleransı, kanser, diyabet, bağışıklık, sindirim sistemi hastalıkları ve bağırsak mikroflorası anemileri, Beslenme ve Diyet Uzmanı Ceyna Uysal, kefir makaleleri, kefir nedir, kefir faydalımı, kefir zayıflatır mı, Beslenme ve Diyet Uzmanı Ceyna Uysal randevu al, Beslenme ve Diyet Uzmanı Ceyna Uysal diyet listesi,

İntestinal mikrobiyota nedir?

Çoğunluğu bakteriler olmak üzere mantarlar, virüsler ve bazı tek hücreli ökaryotların oluşturduğu mikroorganizmaların bir arada toplanması ile mikrobiyata olarak adlandırdığımız yapı meydana gelir. Mikrobiyota terimi, spesifik bir bölgede yaşayan mikroorganizma topluluğunu ifade eder. İnsan vücudunda insan hücrelerinin sayısının en az 10 katı kadar bakteri yaşadığı tahmin edilmektedir.

Bu bakterilerin çoğu Firmicute, Bacteroidetes, Actinobacteria, Fusobacteria ve Proteobacteria (Escherichia coli, gibi) ve Cyanobacteria grubundadır. Mikrobiyom dediğimiz zaman ise mikrobiyotanın genomik içeriğinden bahsetmiş oluyoruz. Mikroorganizmalar arası ya da mikroorganizma ve insan arasındaki ilişkileri mikrobiyom çalışmalar incelemektedir. İnsan vücudundaki bakterilerin genomu insan genonumdan 150 kat daha fazladır. Bu bakterilerin büyük bir kısmı insan bağırsaklarına yerleşmiştir.
obezite hakkında gerçekler

Mikrobiyotanın vücuttaki işlevleri

Mikrobiyomların konağa çeşitli faydaları vardır. Bir dizi geniş enzimatik reaksiyonda, konak homeostazında, mikrobesin sentezinde, detoksifikasyon, epitel gelişimi ve bağışıklık sisteminde önemli rol oynarlar.

Mikrobiyatanın en önemli faliyetlerinden biri de alınan gıdalardan verimli kalori ekstraksiyonu (enerji hasatı) sağlamasıdır. Alınan ve sindirilemeyen polisakkaritlerden fermantasyon yolu ile kısa zincirli yağ asidi (KZYA) oluşturması buna bir örnektir. Bunun net etkisi günlük diyetten 100 Kcal daha fazla kalori sağlamasıdır.

mide ve barsak sistemi

Mikrobiyata aynı zamanda K vitamini, çeşitli B vitaminleri, H2, CO2, metan gazı, lizin üretimini ve amonyak-üre dönüşümünü gerçekleştir. Ayrıca alınan yabancı bileşiklerin (xenobiyotikler) metabolize edilmesi ve karaciğer tarafından detoksifiye edilerek safra ile atılan bileşiklerin enterohepatik dolaşımının düzenlenmesinde rol alır. Mikrobiyomlar enterositlerin büyümesini uyarır ve bağışıklık sisteminin gelişimine yardım ederler. Bazı organizmalar bakteriyosin üreterek patojenlerin yapışmasını bloke eder, immun yanıtı düzenleyip sekretuar IgA üretimini uyararak Clostridia gibi patojenlerde konağı korurlar.

Mikrobiyomun konağın sağlığını pozitif yönde etkilemesi dışında nasıl olup da hastalığa neden olduğu bilinmemektedir. Neden olduğu hastalıklar; aşırı intestinal bakteri çoğalması, dispepsi, rosacea, irritabl barsak hastalığı, önceden tanımlanmıştır. Son zamanlarda mikrobiyomun inflamatuvar barsak hastalıkları, enfeksiyona bağlı ishaller, kolon kanseri, tip 2 diyabet ve obezite gibi sistemik hastalıkların patofizyolojisinde yer aldığı düşünülmektedir.

obezite hakkında gerçekler

İntestinal mikrobiyota ve obezite

Günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde bir halk sağlığı problemi olarak kabul edilen obezite gibi önemli hastalıkların tedavisinde yaşam şekli değişikliğinin (diyet, egzersiz) her zaman olumlu sonuçlar vermediği bilinen bir gerçektir.

Öte yandan, intestinal mikrobiyotanın özellikle polisakkarit ve oligosakkaritlerin metabolizmasında ve kısa zincirli yağ asitlerinin üretimindeki fonksiyonları göz önüne alındığında, araştırıcıların dikkatlerini bu olgularda intestinal mikrobiyota üzerine yoğunlaştırmaları doğal karşılanmalıdır.

Obez olgularında intestinal mikrobiyotaya ilişkin içeriğin en dikkat çekici verileri, bu hastalarda Bacteriodetes’lerdeki artış ve buna karşın Firmicute genusundaki azalmadır.

bakteriler

Diğer yandan, Prevotella genusundaki artış ile birlikte Bifidobacterium miktarındaki azalma birçok obez olguda karşımıza çıkan mikrobiyota değişikliğidir. Bacteroidetes/Firmicutes ve Bacteroides-Prevotella /C. coccoides-E. rectales oranları plazma glukoz düzeyleri ile pozitif korelasyon göstermektedir.

Bu olgularda bağırsaklarda aşırı gram negatif bakteri çoğalması ile subklinik inflamasyon arasında bir ilişki mevcuttur. Gram negatif bakterilerin aşırı çoğalması ile dolaşımdaki bakteriyel lipopolisakkaritlerin miktarı artar. Bu da kronik bir endotoksemiye ve sonuçta insülin direncine yol açan subklinik inflamasyona neden olur. Enterositlerin yüzeyinde bulunan Toll Like reseptörler (TLR) bakteriyel lipopolisakkaritleri tanıyarak, NFKB yolağını aktive ederek inflamasyonu başlatırlar. TLR’ler (özellikle TLR-4) inflamasyonu başlatarak insülin direncinin oluşmasında diğer önemli mekanizmayı oluştururlar.

Sindirim, barsak, probiyotik

Diyetle normal barsak florası nasıl desteklenir?

• Un ve şekerden fakir sebze, meyve, et ve yumurta gibi doğal gıdalardan zengin bir diyet barsak florasının koruyuculuğunu arttırır.
• Fermantasyon ürünleri (turşu, yoğurt, peynir, sirke, tuzlama yiyecekler) barsak florasında bulunan probiyotikleri arttırır.
• Günlük lif ihtiyacımız 25-30 gram kadardır. Bunun için sebze, meyve, kepekli ürünler ve kurubaklagiller yenmelidir. Bunlarda bulunan doğal lifler, barsaktaki yararlı bakterileri uyararak prebiyotik etki sağlamaktadır.
• Probiyotikten en zengin gıdalar anne sütü ve yoğurttur.
• Pastörizasyon gıdadaki probiyotikleri büyük ölçüde tahrip ettiği için günlük pastörize şişe sütleri ve onlardan yapılan yoğurtlar tercih edilmeli, uzun ömürlü kutu ürünlerden uzak durulmalı.
Ancak fermantasyon ürünleri kullanılarak bozulmuş olan barsak florasını düzeltmek neredeyse imkansızdır. Sağlıklı ve kısmi dengesizlik halinde yoğurt, kefir, turşu, sirke ve benzeri gıdalar barsak florasındaki bozulmayı biraz geciktirebilir ancak bozulmuş bakteri florasını (disbiyoz) düzeltemez.

mezenter, sindirim sistemi, yeni organ, kabızlık, bağırsaklar, barsaklar

Fekal transplantasyon

İntestinal mikrobiyotanın tahminlerin ötesinde birçok hastalıkta karşımıza çıkması mikrobiyotanın tedavide kullanılabilirliğini gündeme getirmiştir. İntestinal mikrobiyota ilk kez Eiseman ve arkadaşları tarafından 1958 yılında tedavide kullanılmıştır.

Eiseman ve arkadaşları sağlıklı bireylerden aldıkları fekal mikrobiyotayı psödomembranöz enterokolitli hastalara, transplante ederek bugünkü fekal transplantasyonnun (FT) temellerini atmışlardır. Eiseman ve arkadaşlarının aldığı başarılı sonuçlar daha sonra FT’nin kullanıldığı birçok çalışmaya ilham kaynağı olmuş ve bugün FT başta C. difficile’e bağlı psödomembranöz enterokolit olmak üzere, inflamatuvar bağırsak hastalığı, irritabl kolon sendromu, kronik konstipasyon ve AOYKH (Alkolik olmayan yağlı karaciğer hastalığı) gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılır hale gelmiştir.

mezenter, sindirim sistemi, yeni organ, kabızlık, bağırsaklar, barsaklar

Günümüzde FT dışında, intestinal mikrobiyotanın probiyotik, prebiyotik ve simbiyotik gibi ürünlerle modifiye edilmesi giderek popülerlik kazanan diğer bir tedavi yöntemidir.

Gerçekten de hastalığa yol açan intestinal mikrobiyotanın normal flora bakterileri ile replase edilmesi ve/veya prebiyotiklerle normal flora bakterilerinin gelişiminin indüklenmesinin, 2000’li yılların başından itibaren yaygın olarak kullanıma girmesi ile özellikle kronik konstipasyon, irritabl kolon sendromu, hatta obezite ve AOYKH’da yüz güldürücü sonuçlar alınmıştır.

mezenter, sindirim sistemi, yeni organ, kabızlık, bağırsaklar, barsaklar

Gerek FT, gerekse probiyotiklerle ilgili çalışmalar arttıkça intestinal mikrobiyotanın bir tedavi modalitesi olarak yakın gelecekte hak ettiği yeri bulacağı düşünülmektedir.

tam buğday

Kaynaklar

1. Yıldırım, Emre (2014, Mart). Obezite ve Mikrobiyota. Erişim Tarihi: 11.10.2016, http://guncel.tgv.org.tr/journal/48/pdf/100169.pdf
2. Yalçın, Sıdıka Songül; Kanatlı, Merve Çiçek. (2015, 14 Ocak). İntestinal mikrobiyota transplantasyonu; neden, kime, nasıl?, Erişim Tarihi: 12.10.2016, http://ptd.pau.edu.tr/jvi.asp?pdir=ptd&plng=tur&un=PTD-22448
3. Çelebi, Gürkan; Uygun, Ahmet (2013, Haziran). İntestinal Mikrobiyota ve Fekal Transplantasyon. Erişim Tarihi: 10.10.2016, http://guncel.tgv.org.tr/journal/45/pdf/100121.pdf
4. Nazlıkul, Hüseyin (2016). Duygusal Beyin: Bağırsak. İstanbul: Destek.

diyetisyen derya belli, diyetisyen derya belli kimdir, diyetisyen derya belli yazıları, diyetisyen derya belli makaleleri, diyetisyen derya belli iletişim, diyetisyen derya belli randevu, diyetisyen derya belli muayenehanesi, diyetisyen derya belli diyeti, diyetisyen derya belli ücreti, diyetisyen derya belli seans ücreti

 

diyetisyen Dilara Koçak, diyetisyen Dilara Koçak kimdir, Dilara Koçak diyet listesi, Dilara Koçak yağ yakan tarifleri, İstanbul diyetisyen, İstanbul en iyi diyetisyenler, İstanbul diyet ve beslenme, İstanbul zayıflama, İstanbul diyetisyen listesi, diyet doktoru Dilara Koçak, diyetisyen doktoru Dilara Koçak, Dilara Koçak muayene ücreti, diyetisyen Dilara Koçak iletişim, diyetisyen Dilara Koçak telefon, diyetsyen Dilara Koçak adres, diyetisyen Dilara Koçak yorumları, diyetisyen Dilara Koçak ücreti, İstanbul diyetisyen Dilara Koçak, İstanbul beslenme ve diyetetik, Dilara Koçak tarifleri, İstanbul en iyi diyetisyen doktorları, Dilara Koçak İstanbulikipedi, Dilara Koçak diyet programı, eskişehir diyetisyen şenol yıldız ve İstanbul, diyetisyen Dilara Koçak Gerçek Diyetisyenler Sitesi, diyetisyen Dilara Koçak Gercekdiyetisyenler.com

Diyetisyen Dilara Koçak’tan kabızlığı çözen beslenme formülü!

Kabızlık durumu, bağırsak hareketlerinde zorluk, dışkı geçişinin ağrılı olması ve tuvalete çıkışın uzun süre olmaması durumu olarak adlandırılabilir. Dışkılama sayısı sağlıklı kişilerde farklılık göstermekle birlikte bir sayısı da yoktur…

barsak, bağırsak, sindirim, karın, kabızlık, kolon

Kabızlığın nedenleri

Kabızlık beslenme ile doğrudan ilişki içerisindedir. Yeterli sıvı tüketilmediğinde, posalı yiyeceklerden tüketilmediğinde, yeterli egzersiz yapılmadığında veya uzun süreli uygulanan yağsız diyetler sonucunda kabızlık problemiyle karşılaşmak olasıdır. Bunların dışında, kalın bağırsaklarda disfonksiyona bağlı olarak ya da bir başka hastalığın semptomu olarak kabızlık gelişebilmesi de mümkündür. Vücut suyunun %10 gibi bir oranda azalması kabızlığa yol açmak için yeterlidir. Bu nedenle özellikle yeterli sıvı alımı çok büyük önem taşımaktadır…

diyetisyen Dilara Koçak, diyetisyen Dilara Koçak kimdir, Dilara Koçak diyet listesi, Dilara Koçak yağ yakan tarifleri, İstanbul diyetisyen, İstanbul en iyi diyetisyenler, İstanbul diyet ve beslenme, İstanbul zayıflama, İstanbul diyetisyen listesi, diyet doktoru Dilara Koçak, diyetisyen doktoru Dilara Koçak, Dilara Koçak muayene ücreti, diyetisyen Dilara Koçak iletişim, diyetisyen Dilara Koçak telefon, diyetsyen Dilara Koçak adres, diyetisyen Dilara Koçak yorumları, diyetisyen Dilara Koçak ücreti, İstanbul diyetisyen Dilara Koçak, İstanbul beslenme ve diyetetik, Dilara Koçak tarifleri, İstanbul en iyi diyetisyen doktorları, Dilara Koçak İstanbulikipedi, Dilara Koçak diyet programı, eskişehir diyetisyen şenol yıldız ve İstanbul, diyetisyen Dilara Koçak Gerçek Diyetisyenler Sitesi, diyetisyen Dilara Koçak Gercekdiyetisyenler.com

Kabızlık sorunu nasıl çözülür?

Genellikle posadan zengin besinler (meyve, sebze, tam tahıllı ürünler) tüketmek, bol sıvı almak ve bol egzersiz yapmak sorunu çözebilmektedir. Bu nedenle lif miktarını artırın: Beyaz ekmek ve rafine tahıllar yerine tam tahıl ürünleri ile kurubaklagilleri kullanın. Yani pirinç yerine bulgur, tam buğday ekmeği gibi. Meyveleri soymadan tüketin. Elma, armut gibi meyveleri kabuklu tüketin, diyetteki lif miktarını artırın. Kabızlığınızın şiddetli olduğu dönemde elma, ayva ve muzdan uzak durun bunlar yerine, armut, karpuz, kavun tercih edin. Ancak kronik kabızlık yaşayan belirli bir grupta bulunmaktadır, bu gibi durumlarda mutlaka doktora ve beslenmenizi düzenlemesi için bir diyetisyene başvurmalısınız.

barsak, bağırsak, sindirim, karın, kabızlık, kolon

Kabızlık için marmelat tarifi

  • 1 kuru incir
  • 2 kuru kayısı
  • 2 kuru erik

Hepsi ince ince doğrayıp 1,5 çay bardağı suda haşlanıyor. Üzerine 1 tatlı kaşığı keten tohumu ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenip karıştırılıyor. Bu karışımı üçe bölüp her sabah 2 bardak su ile tüketebilirsiniz.

diyetisyen Dilara Koçak, diyetisyen Dilara Koçak kimdir, Dilara Koçak diyet listesi, Dilara Koçak yağ yakan tarifleri, İstanbul diyetisyen, İstanbul en iyi diyetisyenler, İstanbul diyet ve beslenme, İstanbul zayıflama, İstanbul diyetisyen listesi, diyet doktoru Dilara Koçak, diyetisyen doktoru Dilara Koçak, Dilara Koçak muayene ücreti, diyetisyen Dilara Koçak iletişim, diyetisyen Dilara Koçak telefon, diyetsyen Dilara Koçak adres, diyetisyen Dilara Koçak yorumları, diyetisyen Dilara Koçak ücreti, İstanbul diyetisyen Dilara Koçak, İstanbul beslenme ve diyetetik, Dilara Koçak tarifleri, İstanbul en iyi diyetisyen doktorları, Dilara Koçak İstanbulikipedi, Dilara Koçak diyet programı, eskişehir diyetisyen şenol yıldız ve İstanbul, diyetisyen Dilara Koçak Gerçek Diyetisyenler Sitesi, diyetisyen Dilara Koçak Gercekdiyetisyenler.com

Kabızlık için besin destekleri

Kabızlık genellikle zararsızdır, ama başka ciddi problemlerin işaretçisi veya nedeni de olabilir. Bu nedenle çözüme hemen ulaşmak için laksatif içerikli ilaçlar, sinameki içerikli bitki çayları ve lavman uygulaması, hekime danışılmadan kullanılmamalıdır çünkü bu ilaçların uzun süre kullanımı barsak tembelliğini oluşturabilir.

pelin güloğlu probiyotik depresyon

Probiyotikler ve depresyon arasındaki bağıntı

Probiyotikler ve depresyon arasındaki bağıntı: Bilim mi, yoksa bilim kurgudan mı ibaret?

probiyotikler, prebiyotikler, diyet

Probiyotikler

Probiyotikler, bilindiği üzere bağırsak florasında yer alan ve dışarıdan da alabildiğimiz yararlı bakterileri (sağlık dostu bakterileri) ifade eder. Daha çok süt grubu besinlerde bulunan probiyotikler, bunun yanı sıra probiyotik mamalar ve tabletlerde de alınabilmektedir.
probiyotikler, prebiyotikler, diyet

Probiyotiklerin tanımlanması

Probiyotikler ilk kez; 1908 yılında Nobel ödüllü Metchnikoff tarafından yaşayan mikroorganizmalar olarak fermente bir süt ürünü olarak tanımlanmıştır.Son zamanlarda süpermarket raflarında ve sağlıklı yiyecek dükkanlarında probiyotik etiketli birçok ürünle karşılaşmaktayız.

probiyotikler, prebiyotikler, diyet

Probiyotiklerin yararlarına göz atılacak olunursa; başta laktoz intoleransı ve bağırsak mikroorganizmasının dengesi için immun sistemin gelişmesini sağlamak; kolesterol( yoğurt total kolesterolün ve LDL’nin azalmasını sağlar) ve tansiyon yüksekliğinin önlenmesinde yardımcı olmak; menapoz sonrası etkileri ve diyareyi ve kanser prevalansını azaltmak olarak söylenebilir. Bunun dışında son yapılan çalışmalarda probiyotiklerin, deri ve ağız hastalıklarının gelişmesini engellenmesine de dikkat çekilmiştir.

probiyotikler, prebiyotikler, diyet

Probiyotiklerin, gözlenen bir diğer etkisi ise bazı psikiyatrik ve nörolojik davranışların etkilerini azaltmasıdır. Bunların başında obsesif kompulsif bozukluk, depresyon, anksiyete, otizm spektrum bozukluğu gibi hastalıklar gelmektedir.

probiyotikler, prebiyotikler, diyet

Probiyotiklerin bu kadar etkili olmasının nedeni; insandaki sinir sistemi mekanizmasının biri merkezi sinir sistemi –yani beyin- diğeri ise bağırsağı da içine alan çevresel sinir sistemidir. Probiyotikler bağırsak ve beyin arasındaki çift yönlü iletimin hızlanmasını sağlar, bu duruma yardımcı olur. Yapılan çalışmalarda probiyotik tüketen insanların depresyon taramalarında önemli bir azalma ve ilerleme görülmüştür. Bunun yanı sıra, stres kaynaklı kortikosteroidlerin ve kaygı durumunun azaldığını da not edilmiştir.

probiyotikler, prebiyotikler, diyet

Buradan da anlaşıldığı üzere, probiyotikler yararlı bakterilerdir ve hayatımızdan eksik etmememiz gerekmektedir.

Kaynaklar:
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/27688852, http://anp.sagepub.com/content/45/12/1023.extract, https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5031164/pdf/tlsr-27-2-73.pdf, https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/27509521, https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4997396/pdf/nutrients-08-00483.pdf