Diyetisyenlere: “Ofislerinizi kapatın” şoku, siz de destek verin!

Van’da Beslenme ve Diyetetik lisans mezunu sağlık profesyoneli olarak kendi beslenme ve diyet danışmanlık merkezlerinde mesleklerini icra eden diyetisyenlere “ofislerinizi kapatın” ihtarı gönderildi.

Van Sağlık Müdürlüğü Diyetisyenlere ulaştı

Özel danışmanlık merkezi bulunan diyetisyenlere:

Diyetisyenlerin, psikologların ve fizyoterapistlerin serbest çalışması yasaktır; ofisinizi 3 hafta içinde kapatın, denilerek diyetisyenler ihtar edilmiştir.

Van Diyetisyenlerine Büyük Şok, Ofis açma yasağı (2)

Dilekçeye göre, 21.05.2018 tarihinde; Van Halk Sağlığı Müdürlüğü, hukuk müşavirlerine:

Diyetisyen, tanı koyma ve tedavi yapmama koşulu ile serbest olarak mesleğini icra edebilir mi?, diye sormuştur.

1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dai̇r Kanun’a dayandırılarak hekim dışı sağlık profesyonellerinin tek başlarına mesleklerini icra edemeyecekleri sonucuna varmışlardır. Bu çok büyük bir yanılgıdır.

Kanun ne diyor?

1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dai̇r Kanun, 11/4/1928 yılında çıkarılmış ve gerek görüldüğünde değişiklikler yapılmıştır. 

  • Türkiye Cumhuriyeti’nde tıp mesleği icra edebimek ve hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır.
  • Kanunun ilk bölümünde hekimler, ikinci bölümünde diş hekimleri, üçüncü bölümünde ebeler, dördüncü bölümünde sünnetçiler, beşinci bölümünde hasta bakıcı hemşireler ve altıncı bölümünde de sağlık profesyonellerine yer verilmiştir.
  • Diyetisyen; beslenme ve diyetetik alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullardan mezun; sağlıklı bireyler için sağlıklı beslenme programları belirleyen, hastalar için tabibin yönlendirmesi üzerine gerekli beslenme programlarını düzenleyen, toplu beslenme yerlerinde beslenme programları hazırlayan ve besin güvenliğini sağlayan sağlık meslek mensubudur.
  • Tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensupları hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamaz ve reçete yazamaz. Sağlık meslek mensuplarının iş ve görev ayrıntıları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının sağlık hizmetlerinde çalışma şartları, iş ve görev tanımları; sertifikalı eğitime ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Başvuran kişinin herhangi bir hastalığı yok Diyetisyen tek başına beslenme tedavisi uygular.
Başvuran kişinin hastalığı var Diyetisyen, hastayı hekime yönlendirir. Hekim tedavi planlayarak hastayı Diyetisyene yönlendirir.

Görüldüğü gibi kanun, Diyetisyen mesleğini serbestçe icra edemez demiyor.

Özel danışmanlık merkezi olan Diyetisyenler uyarıldı

Van’da, kendi danışmanlık merkezlerinde görev yapan diyetisyenler

  • Dyt. Sinan Yıldız,
  • Dyt. Gülsipan Yaşar,
  • Dyt. Rahmi Ercan ikaz edilen diyetisyenler olmuştur.

Van Diyetisyenlerine Büyük Şok, Ofis açma yasağı (1)

Bu bilgiye istinaden genel görüş metninde ilgili yönetmelik ve kanunların düzenlenmesi gerektiği, yürürlükte olan yönetmeliklere göre uygun diyetisyenlerin mesleklerini serbestçe icra etmelerinin uygun görülmediği belirtilmiştir. Yazılı hukukta her şey yönetmelik ve kanun maddelerine bağlıdır. Devletin hiçbir kurumu yönetmelik, tebliğ, yazılı kanun metni ya da karar olmaksızın işlem yapmaz.

Van Sağlık Müdürlüğü’ne bildirildi

Tıp hekimi, diş hekimleri, veteriner hekim ve eczacılar kendi ofislerinde hizmet verebiliyorlarsa; Diyetisyen, klinik psikolog ve fizyoterapist sağlık profesyonelleri de mesleklerini kendi ofislerinde sürdürebilirler. Dünyanın her yerinde kendi ofisinde hizmet vermek, sağlıkta kalitenin artırmasının yanı sıra bu hizmeti almayı tercih eden vatandaşların seçim hakkı ve özerklikleri desteklenecektir.

Danışmanlık merkezi

Danışmanlık merkezini isteyen herkes açabilir.

  • Emlak ve gayrımenkul
  • Aile danışmanlığı
  • Tarot ve kara büyü
  • Herbalife
  • Sporcu beslenme danışmanlığı

Gibi neredeyse her alanda merkez açılır. Ot, çöp ve protein tozu satışı için beslenme merkezlerinin açılmasını alkışlayan kurumlar, Diyetisyen danışmanlık merkezi açamaz diyemez.

Van’da yaşanan olayda il sağlık müdürlüğünün alınan genel görüşe bağlı bir kapatma kararı olduğunu düşünüyoruz. Bu il sağlık müdürlüğünün inisiyatifinde de olabilir lakin şunu belirtmek isteriz ki Sağlık Bakanlığı, Türkiye’nin tamamında bir yasaklayıcı ya da tamamen mesleklerini icra etmeyi engelleyici bir adımı atmamıştır. Genel görüş metninde de bu durum bildirilmiş ve ilgili yönetmeliklerin bakanlık tarafından düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Sağlık bakanlığı ve diğer bakanlıkların bu meslek grupları ile ilgili düzenlemeyi yaptıklarına ve yapacaklarına inanıyoruz. Şu an yürürlükteki yönetmeliklerdeki eksikliklerden ve bilgi açıklarından dolayı bu sorun yaşanmıştır. Bu nedenle ilgili sağlık müdürlüklerinin bakanlıktan alınan genel görüş ile bu işlemi yaptıklarını düşünüyoruz.

Sağlık Bakanlığı onaylı diplomamız var

Diyetisyenler, klinik psikologlar ve fizyoterapistler; en az 4 sene lisans eğitimi alır. Emek vererek branşında profesyonelleşir, alan çalışmaları ve stajlar yaparak mesleki uygulamaları kavrar ve Sağlık Bakanlığı tarafından verilen diplomalarını almalarının ardından mesleklerini icra edebilir hale gelirler.

Hekim-dışı ve yardımcı sağlık personeli yaftası

Diyetisyenler, klinik psikologlar ve fizyoterapistler birer sağlık profesyonelidir. Ekip çalışmasının önemine inan ve mesleki yeterlilikleri bulunan bu mesleklere ait sağlık profesyonelleri, tüm bu çaba sonucunda bakanlıkça, üvey evlat muamelesi görmeyi ve tıp dışı olarak nitelendirilmeyi hak etmemektedirler.

Diyetisyenler, klinik psikologlar ve fizyoterapistler kendi danışmanlık merkezlerinde çalışabilirler

Dünyanın her köşesinde ve her meslek kolunda olduğu gibi, kendi ofisinde hizmet vermek, kaliteyi arttırmasının yanısıra, hem bu meslek unvanlarını taşıyan sağlık çalışanlarının, hem bu hizmeti almayı tercih eden vatandaşlarımızın en doğal haklarıdır.

Konu 12 yıl önce de gündeme gelmişti

İşte o haber:

Zayıflamanın sektör haline geldiği günümüzde diyetisyenlik de popüler meslekler arasına girdi. Kilolarından şikayetçi olanlara yapılan diyetisyen kontrolünde zayıflama önerilerinin, bu meslek grubunu ‘özel muayenehane’ açmaya teşvik etmesi de sayının artmasında etkili görülüyor.

Ancak şikâyetler üzerine Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 1219 sayılı Tıp Meslekleri Uygulamalarına Dair Yasa’yla sadece hekimlerin ve diş hekimlerinin mesleklerini serbest olarak icra edebileceğini, ebe, hemşire ve sağlık meslek liselerinin toplum sağlığı bölümünden mezun sağlık memurlarınınsa bu kanun çerçevesinde ancak sağlık kabini açabileceklerini hatırlattı. Yazıda,

Aksi halde vatandaşların yanıltılması, yanlış yönlendirilmesi, haksız rekabet gibi nedenlerle kişilerin mağduriyeti kaçınılmaz olur, denilerek, diyetisyenlerin tek başına muayenehane açmasının yasak olduğu vurgulandı.

Dört yıllık eğitim ne olacak?

Bu uyarı yazısı nedeniyle gözler diyetisyenlerde… Türkiye Diyetisyenler Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Fatmagül Yılmaz, dört yıllık üniversite eğitimi alan diyetisyenlerin, hâlâ bir sağlık yasasına sahip olamadıkları için sıkıntı çektiğini, açıklamanın diyetisyenlerin asıl sorunlarına eğilmediğini söylüyor:

Devlet diyetisyenleri dört yıl yetiştirip uzman sıfatıyla diploma veriyor, sonra da ‘Muayenehane açamazsınız’ diyor. Bu büyük bir pasta ve metabolizma ya da dahiliye uzmanı olan bazı kişilerin bakanlık üzerinde baskı kurarak diyetisyenleri çok dar bir alana sıkıştırma isteği var. Diyetisyen diyet tedavisi yapar, ilaç tedavisi noktasına gelindiğinde mutlaka bir hekimle çalışılır. Diyeti ve diyetisyeni fazla tanımadan bu tür saldırıların yapılmasını doğru bulmuyorum.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları uzmanı Prof. Zeynep Oşar doktor, diyetisyen ve hemşireden oluşan bir ekibin birlikte çalışmasının en iyi tedavi olduğunu, diyetisyenlerin ekipte önemli rol oynadıklarını belirtirken, Gazi Üniversitesi’nden Prof. Metin Aslan da açıklamanın, meslek sınırlarını aşarak reçete yazan diyetisyenlere yönelik olabileceğini belirtiyor.

Kayıtlı diyetisyen (RD) sistemiyle çözdü

Uzman diyetisyen ve Amerikan Diyetisyenler Derneği Denizaşırı Ülkeler Türkiye Temsilcisi Selahattin Dönmez,

ABD’de 70 binin üzerinde diyetisyen çalışıyor. Onlar benzer sorunları Amerikan Diyetisyenler Derneği ve diğer meslek gruplarıyla iletişim halinde bir ‘kayıtlı diyetisyen sistemi’ geliştirerek çözdü.

Şişmanlık tedavisinde diyetisyenle bir endokrin veya iç hastalıkları uzmanı ortak çalışır. Bunun dışındaki hekim dahi şişmanlık tedavisiyle ilgilenemez. Önce bu denetlenmeli, diyor.

Beslenme ve diyet uzmanı Taylan Kümeli ise,

Obezite tedavisinde tek başına diyetisyen ve doktor desteğinin doğru tedaviyi sağlamakta yetersiz olabileceğine dikkat çekerek doktor, diyetisyen, gerekliyse psikolog ve egzersiz uzmanı eşliğinde koordineli bir ekip çalışmasına ihtiyaç olduğunu söylüyor. Kümeli, Beslenme uzmanları kişinin biyokimyasal bulgularına, iş ve aile hayatına, sosyoekonomik durumuna, beslenme alışkanlıklarına uygun diyet programları hazırlamakta ve kişiyi takip etmektedir. Tedavide ilaç kullanılıp kullanılmayacağına da tedavi ekibi birlikte karar vermelidir. Ayrıca kişiler verdikleri kiloyu koruyabilmeleri için beslenme uzmanıyla yaklaşık iki yıl boyunca kontrollere devam etmeli. Biz diyetisyenlerin hedefi kişiler üzerinde kalıcı beslenme alışkanlıklarını oturtmak ve kendi beslenmelerini doğru düzenleyebilmelerini sağlamaktır, diye konuşuyor. 

destek olDestek verin

Gerçek Diyetisyenler Sitesi olarak, Van ilinde bulunan değerli üyelerimizden yola çıkarak, tüm bu meslek gruplarına desteği vermenizi ve Van Sağlık Müdürlüğü’ne ve Sağlık Bakanlığı’na bu talebinizi iletmenizi bekliyoruz.

İlgili olayda geçen ve Sağlık Bakanlığınca yazılan genel görüş metninde:

Diğer sağlık mensuplarının umumi iş yeri açıp işletmesi uygun bulunmamıştır, bilgisi yer almaktadır.

Türkiye’de bulunan beslenme ve diyet danışmanlık ofislerinin tamamen kapatılacağı haberi gerçeği yansıtmıyor. İlgili yönetmelikler kanunlar ve tebliğler resmi kaynaklardan gelmediği sürece de korkulmamalıdır. Bu gibi olayların temel çözüm yeri meslek örgütleridir. Tüm diyetisyenlerin meslek örgütlerine destek olmalarını, yapılacak çalışmaları yakından takip etmelerini, konuya ilişkin çalışma yapmalarını ve sürecin ciddiyeti açısından önemlidir. İlgili görüşte sadece diyetisyenler olmayıp farklı meslek gruplarının da aynı durum içinde olduğunu hatırlatmak isteriz.

Bakanlık ve bakanlık ile ilgili kurumlar bahsi geçen yönetmelik ile ilgili çalışma ve düzenleme yapacağını düşünmekteyiz. Meslektaşlarımızın yapması gereken ve izlemesi gereken yol yine resmi yollardan olmalıdır. Bilgi kirliliğine neden olacak haberlerin ve yorumların yapılmaması gerektiğini düşünüyor ve bu konu ilgili görüşümüzü siz değerli diyetisyenlerle paylaşma gereği görüyoruz. Tüm diyetisyenleri dayanışma içinde kutuplaşmadan birlikte beraberlik içinde görmeyi temenni ediyor ve yanınızda bulunduğumuzu bildirmek istiyoruz.

Şikayet edin

Şikayet adresleri ve numaraları söyle:

  • Sağlık Bakanlığı: sabim@saglik.gov.tr
  • Sağlık Bakanlığı İletişim: 184
  • Van İl Sağlık Müdürlüğü: van@saglik.gov.tr
  • Van İl Sağlık Müdürlüğü: 0432 210 21 16 – 0432 210 21 17 – 0432 210 21 18
  • Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi: https://www.cimer.gov.tr
  • Cumhurbaşkanlığı İletişim: 150

Diyetisyenlere özel “Danışan Takip Sistemi” geliyor…

Dün Gerçek Diyetisyenler Sitesi olarak Cahide Bostancı ile keyfili bir sohbet gerçekleştirdik. Bostancı, Gerçek Diyetisyenler başta olmak üzere tüm Diyetisyenlere güzel bir haber verdi.
Diyetisyen Cahide Bostancı
Diyetisyen Cahide Bostancı
Bostancı, Danışan Takip Sistemi’ni şöyle anlattı:
Danışan Takip Sistemi ile ilgili  bir uygulama ve internet sitesi geliştiriyoruz  uzun zamandir üzerinde çalışıyoruz. Şekil vermek ve ihtiyacı karşılamak amacıyla diyetisyenlere yönelik olarak oldukça kısa bir anket oluşturduk anket sonucuna göre gidişatı belirleyeceğiz. Sektörde öncü konumda olan Gerçek Diyetisyenler Sitesi’nde paylaşıp daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olabilirsen çok sevinirim. 
Danışan Takip Sistemi’nin geliştirilmesi için kısa ankete katılmak için tıklayın:
diyet dikkat, zayıflama uyarı

10 haftanın üstündeki hamilelere yasa dışı küretaj yapanlara hapis cezası verildi!

Bursa’daki özel bir klinikte 10 hafta üzeri hamilelere yasa dışı küretaj yapan doktordan anestezi uzmanı ve sekretere kadar 11 kişiye verilen hapis cezaları Yargıtay’ca onandı. Sanıklar, çeteden 1 yıl 8’er ay ve her kürtaj için 2 yıl 6’şar ay ceza aldı.

Yargıtay’ın kürtaj konusunda verdiği kritik bir karar, çocuk aldırmak isteyen anne adayları ile doktorlar arasındaki tartışmalı ilişkileri ve insani dramları da ortaya koydu. Yargıtay, Bursa’da özel bir klinikte, yasal sınır olan 10 haftanın üzerindeki hamilelere illegal olarak kürtaj yapanlara “çocuk düşürme” suçundan verilen hapis cezalarını onadı.

Yargıtay’ın kararına konu olay 2006’da Bursa’da yaşandı. Bursa Emniyeti’ne yapılan “Doktor İ.Ş. yasal süresinin üzerinde (10 hafta) gebelikleri olanların çocuklarını para karşılığı düşürüyor” ihbarı üzerine soruşturma başlatıldı. Teknik takip sonucunda doktor İ.Ş.’nin muayenehanesinde sekreteri E.T., narkozcular F.O. ve B.B. ile birlikte gebelikleri 10 haftadan fazla olan kadınların çocuklarını düşürdükleri tespit edildi. Bazı doktorların da İ.Ş.’nin muayenehanesine ücret karşılığı hasta gönderdikleri anlaşıldı.

Çok iyi kazanıyorum

İ.Ş.’nin Antalya’da bulunan bir doktor ile yaptığı bir telefon görüşmesi de kayıtlara girdi. O görüşmede İ.Ş.’nin “Ben kızlık zarı artı büyük kürtajı 20-22 haftaya kadar yapıyorum. Çok iyi para kazanıyorum. 3 bin lira alıyorum. Bütün mesele piyasayı toplamak. Enfes paralar veriyorlar. Biraz yasal olmuyorsa da parası iyi” dediği belirtildi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması kapsamında İ.Ş.’nin kliniğine 11 Nisan 2007’de baskın yapıldı. Burada İ.Ş.’ye hasta gönderen doktorların belgelerine de ulaşıldı. Baskından 8 gün sonra İ.Ş., muayenehanesinde kendini asarak intihar etti. 2007 yılında basit bir intihar vakası olarak kayıtlara giren Jinekolog Doktor İ.Ş.’nin (57) ölümünün arkasındaki sır da Yargıtay kararı ile ortaya çıktı. Buna göre İ. Ş., kürtaj konusunda yaşanan skandal dolayısıyla intihar etti.

Gazete Habertürk’ten Fevzi Çakır’ın haberine göre savcılık, ölen İ.Ş. hakkında takipsizlik kararı verirken, klinikte yanında çalışan sekreter E.T. ve narkozcular F.O. ile B.B. ile kliniğe hasta yönlendiren 8 doktor hakkında dava açıldı. Mahkeme E.T., F.O. ve B.B’ye “suç örgütüne üye olmak” suçundan 1 yıl 8 ay, ayrıca “tıbbi zorunluluk bulunmadan 10 haftadan fazla gebe olan kadının çocuğunu düşürtmek” suçundan E.T.’ye 7, F.O.’ya 5, B.B’ye 2’şer kez 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi.

Doktorlara 10’ar ay

Kliniğe hasta yönlendirdiği tespit edilen sanık doktorlara ise her bir hasta için 10’ar ay hapis cezası verildi. Yasal sınırın üzerinde kürtaj yaptıran sanık kadınların ise adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildi. Sanıkların temyiz istemini görüşen Yargıtay 14. Ceza Mahkemesi de yerel mahkemenin kararlarını onadı. Klinikte anestezi uzmanı olarak 8 çocuk aldırma operasyonunda hazır bulunan narkozcu hakkındaki hapis cezası da “Narkoz yaptığı şahısların hamilelik sürelerini bilmeyebilir” itirazına rağmen onandı.

2.000 ₺’ye düşük hapı

Kürtaj yaptıran kadın sanıklardan E.E., 22 haftalık hamileyken erkek arkadaşının bulduğu İ.Ş.’nin kliniğinde kürtaj yaptırdığını söyledi. Sanık S.K. ise “Nikâhsız birliktelikten hamile kaldım. 3 aylık hamileliğimi sonlandırmak için kliniğe gittim” dedi. Sanık M.D. “Erkek arkadaşımdan hamile kaldım, ancak çocuğu kabul etmedi. Bunun üzerine kürtaj yaptırdım” ifadelerini kullanırken, sanık F.D. “Evlenmek istediğim kişiden ikiz hamile kaldım. 5 aylık hamileliği sonlandırmak için kliniğe gittim. 2 bin TL karşılığında hap verdiler. Bu haplar sayesinde evde düşük yaptım. Babam çocukları gömdü” şeklinde ifade verdi.

Tıp Deontoloji ne diyor?

TCK’nın “Çocuk düşürtme” başlıklı 99. maddesi şöyle: “Rızası olmaksızın çocuk düşürten, 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi 10 haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın hakkında bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.”

Medi Magazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-10-haftanin-ustundeki-hamilelere-yasadisi-kurtaj-yapanlara-hapis-cezasi-verildi-11-681-75586.html
Sağlık Bakanı Ahmet Demircan

Devlet hastaneleri kapanıyor mu?

‘Devlet hastaneleri kapanıyor mu?’ sorusuna Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, “Ekonomik ömrünü veya fiziki ömrünü tamamlamış hastaneler kapatılıyor” yanıtını verdi.

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, ‘devlet hastaneleri kapatılıyor mu? ‘sorusuna açıklık getirdi.

CNN Türk televizyonuna açıklamada bulunan Bakan Demircan,

Ekonomik ömrünü veya fiziki ömrünü doldurmuş, yenilenmesi gereken hastaneleri kapatıyoruz. Hastane deprem açısından sıkıntılıysa, eskimişse, yeni yapmakta olduğumuz hastaneleri, zaten onların oluşturduğu yatak kapasitesi dikkate alınarak Türkiye’nin yaklaşık 100.000 kişinin yatak ihtiyacını da belirleyerek onları kaldırıyoruz, bir kısmını da yenileyeceğiz, dedi.

Medi Magazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-devlet-hastaneleri-kapaniyor-mu-11-681-75589.html

Turuncu Sağlık’ın 9. sayısını hâlâ incelemediniz mi?

2014 yılı Ekim ayında temelleri atılan 2015 yılı Nisan ayında yayın hayatına başlayan Turuncu Sağlık Dergisi, iki ayda bir yayınlanmaktadır.

turuncu sağlık

Derginin amacı ülkemizde ve dünyada sağlık bilimleri ve özellikle de beslenme alanında kaydedilen güncel gelişmeleri aktarmak, geleceğin sağlık ordusuna katılacak insan gücünün yeni bilgilere ulaşabilmesini sağlayarak en üst düzeyde bilgi ve beceri kazanmasını desteklemek, sağlık açısından doğru bilinen yanlışlar gibi çok sayıda konu hakkında bilgiler paylaşmaktır. Bu dergi #gerçekdiyetisyenler tarafından hazırlanmıştır. Saygılarımızla…

http://www.turuncusaglik.com/sayi-9/

döner

Avrupa’da “döner” anlaşmazlığı!

Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği Komisyonu arasında dönerde fosfat katkı maddesi kullanılmasıyla ilgili anlaşmazlık yaşandı.

Brüksel‘de toplanan Avrupa Parlamentosu Gıda Komitesi, dönerde gıda katkı maddesi fosfatın yasaklanmasına ilişkin bir teklifi görüştü. AP üyeleri, fosfatın kalp sağlığına zararlı olduğu gerekçesiyle döner ve kebaplarda kullanımının yasaklanmasını istedi.

Yapılan oylamada, düzenleme 32/22 oyla kabul edilirken, teklifin yasalaşabilmesi için AP Genel Kurulu’nda da oylanması gerekiyor.

AB Komisyonu fosfat yasağına karşı çıkıyor

Geçen günlerde, AB Komisyonu kuzu, koyun, dana, sığır ve tavuk etlerine fosfat, fosforik asit, difosfat, trifosfat, polifosfatin katkı maddesi olarak kullanılmasına izin verilmesi hakkındaki düzenleme teklifinde bulunmuştu. Konuyla ilgili anlaşmazlığın Strazburg’da 11-14 Aralık 2017’de yapılacak oylamada sonuçlanması bekleniyor. AP Genel Kurulu mutlak çoğunlukla karşı çıkarsa, düzenleme bloke edilmiş oluyor.

AB kuralları et ürünlerinde fosfat kullanımına genel olarak izin vermiyor fakat etin lezzetini ve suyunu korumak için bazı durumlarda istisna sayılabilecek söz konusu maddeler kullanılabiliyor.

Gıda Gündemi
http://www.gidagundemi.com/gida-gundemi/dunya/avrupada-doner-anlasmazligi-cikti-h15893.html
diyet dikkat, zayıflama uyarı

Diyetisyenler de denetimsizlikten şikayetçi!

Ne enteresan bir ülke olduk böyle? Ülkemizde meslek örgütleri sıkça ya yollara düşüyor ya da açıklama, kınama yapmak zorunda kalıyor. Neredeyse sorunlu olmayan meslek dalı yok. Herkes sorunları için kendi başının çaresine bakmaya çalışıyor, çünkü yetkililerden yeterli desteği alamıyorlar.

En sonunda diyetisyenler de isyan etti

Kıbrıs Türk Diyetisyenler Birliği (KTDB) Başkanı Hidayet Ağören, ekinde tüm diyetisyenlerin isimlerinin de bulunduğu bir bildiri yayınladı. Hidayet Ağören, diyetisyen olmayan kişilerin spor salonları ve güzellik salonlarında diyet yazdığını söyledi.
Ağören,

İnsanların sağlığıyla oynuyor, mesleki sınırlarımızı gasp ediyorlar. Yetkililer önlem almalı. Bu iş çığırından çıktı, dedi.

Şimdiye kadar

  • 3 spor salonu,
  • bir beslenme danışmanı ve
  • birliğe üye olmadan diyetisyenlik yapan bir diyetisyen hakkında polise suç duyurusunda bulunmuşlar.

Aslında polise suç duyurusu bulunmadan önce Sağlık Bakanlığı’na gitmişler ama bakanlık sorunu çözememiş… Enteresan bir durum, sağlıkla ilgili bir sorunu nasıl olur da bakanlık çözemiyor? Çözememiş işte…

Diyetisyenler Birliği, söz konusu spor salonları konusunda Sağlık Bakanlığı’na başvuruda bulunmuş, bakanlık da Spor Dairesi’ne yazı yazmış. Bakanlık, “spor salonlarının uyarıldığını” söylemiş ama bu kişiler gerilemek yerine daha da cesaretle insanların eline listeler vermeye başlamış. Yani kimsenin yetkilileri taktığı yok…

Yani yine denetimsizlik…

Evet birçok sorunun baş nedeni olan denetimsizlik, diyetisyenlerin de sorunu. Sağlık Bakanlığı ile Spor Dairesi, tedbir alamayınca birlik, polise suç duyurusunda bulunmak zorunda kalmış. Diyetisyenler Birliği Başkanı, hem mesleklerine saldırı olarak görüyor salonların tavrını hem de insanların sağlığından endişe ediyor.

Kişinin beslenme programını diyetisyenden alması gerektiğini belirten Ağören, sağlıksız beslenmenin kişide nörolojik, böbrek, karaciğer hastalıklarına neden olabileceğini söylüyor.

Vücut geliştirmenin ülkede bir merak haline geldiğini kaydeden Ağören, bu alandaki tek sorunun sadece gıda takviyesi ya da protein tozu olmadığını, spor salonlarında insanlara steroidler, hormon ilaçları verildiğini belirtiyor.

Spor salonlarında bir sürü ilaçlar döndüğünü söyleyen Hidayet Ağören, Sağlık Bakanlığı’nı ve Spor Dairesi’ni yeniden önlem almaya çağırıyor.

Devlet ciddiyetinin ve denetimin olmaması birçok konuda karşımıza sorun olarak çıkıyor. Bir meslek örgütü şikayette bulunuyor, tespitleri var, bunlara bakılmasını istiyor ama yapılan yalnızca “uyardık” oluyor.

Uyarmışlar… Buna bile inanmak zor

Uyarmış olsalar yapılan ihlaller azalacağına artar mı? İhlaller sürecek… Kişiler devletin ciddiyetini hissetmedikçe ve onlara ceza uygulanmadıkça hiçbir şey düzelmez. Bakalım yarın hangi meslek örgütü şikayette bulunacak, yollara düşecek?

Kıbrıs Gazetesi, kibris@kibrisgazetesi.com
http://www.kibrisgazetesi.com/yazarlar/kibris-basyazi/diyetisyenler-de-denetimsizlikten-sikayetci/3751
Sağlık Bakanı Ahmet Demircan

Tam gün yasasından geri adım: “Sağlıkta esnek çalışmaya geçilebilir”

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan tam gün yasasında geri adım sinyali verdi: Esnek çalışma modeli üzerinde çalışıyoruz.

Tıp dünyasınındaki intihar vakalarına ve sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına da değinen Demircan,

Sağlık hizmeti verenler maalesef fazla çalışmak zorunda. Çalışma şartlarını iyileştireceksiniz başka yolu yok, diye konuştu.

Akşam’dan Pınar Işık Ardor’un sorularını yanıtlayan bakan, ‘tam gün yasası’yla ilgili sıkıntıların, arz-talep dengesindeki bozukluktan kaynaklandığını belirterek dağılımın eşit ve adil biçimde sağlanabilmesi için ‘zorlayıcı tedbirler’ alınması gerektiğini söyledi:

Arz-talep dengesinin belli bir seviyeye gelmesiyle tam gün ihtiyacı kalkar esnek çalışma modeli gelişir.

Esnek çalışma modeli üzerinde çalışıyoruz ama eski sistem gibi düşünmeyin. Bu yepyeni bir model, diyen Demircan, şu bilgileri verdi:

Bakın üniversitede bir hoca üniversitede çalışacak istiyorsa gidecek şehir hastanesinde hizmet verebilecek. Benim şehir hastanemde bir profesörüm varsa üniversitenin ihtiyacı varsa o da gitsin üniversitede sözleşmesini yapsın, dersini versin. Kendi koyduğumuz kuralların altında sıkışıp kalmamalıyız. Elbette ki bunu yaparken insanımızın da hizmeti verenin de memnuniyeti olmalı. Şu anda uyguladığımız çalışma modeli bunu sağlamıyorsa bunu ben geliştirmeliyim. İşte o geliştirme arayışının çalışmasıdır esnek çalışma modeli.

Bakan bu yeni modelin tartışılması için ilerleyen dönemde sivil toplum kuruluşları aracılığıyla kamuoyuna aktarılacağını da belirtti.

Üniversiteleri birleştirelim

Planlanan yeni yapının kapsadığı konulardan biri de üniversite hastaneleri

Bu konuda da bir kanun çalışması olduğunu belirten bakan şunları söyledi:

Üniversiteleri birleştirelim. Hastaneler tek kurum altında yönetilsin. Bu mekanları yenilenmesi lazım ilk önce. Pek çok üniversite hastanesi dökülüyor. Bu hastanelerde hastalarımıza sağlıkla ilgili ürünleri aldırıyorsak burada bir sıkıntı var. Vatandaş bunu şu yönetiyor, bu yönetiyor bilmez sonunda faturayı bize keser. YÖK’le konuşuyoruz görüşüyoruz onların da taslağı var. Çok geçmeden bu konuyu çözeceğiz.

Çalışan sayısını hızla artıracaksınız

Demircan tıp dünyasını etkileyen intihar vakalarına ve sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına da değindi.

Üç intiharın ardından doktorlar ve sağlık çalışanlarının çalışma süreleri ve koşulları Meclis gündemine taşınmıştı. İntihar eden iki hekim arkalarında bıraktıkları notlarda sağlık çalışanlarının yıllardır yakındıkları ağır çalışma koşullarının kendilerini bunalıma sürüklediğini dile getirmişti. Üç intiharın ardından doktorların ve sağlık çalışanlarının mesai saatlerini rahatlatacak düzenlemeler yapılmasına karar verilmişti.

Demircan şöyle konuştu:

Sağlık hizmeti verenler maalesef fazla çalışmak zorunda. Arz ve talep noktasında baktığımızda doktor açığımız varsa mevcut doktorunuz fazla çalışıyor demektir bu kadar açık yani. Hemşire açığımız varsa mevcut hemşiremiz fazla çalışıyor demektir. Peki, nasıl çözeceksiniz? Çalışma şartlarını iyileştireceksiniz, sürenin ilavesinde adil davranacaksınız, normlara uymaya gayret edeceksiniz ve çalışan sayısını hızla artıracaksınız başka yolu yok…

Hekim sayımızda açığımız var, gerek pratisyen gerek uzmanlar açısından diyen bakan, kurası çekilip yeri belirlenmiş hekimlerin OHAL yasakları gereği güvenlik soruşturmasını beklemek durumunda olduğunu kaydetti.

Diken
http://www.diken.com.tr/tam-gun-yasasindan-geri-adim-sinyali-saglikta-esnek-calismaya-gecilebilir/

Kişiye özel ilan, görenleri şoke etti!

Son günlerde üniversiteler kişiye özel çıktıkları ilanlarla tepki toplamaya devam ediyor. Bunlardan birisi de Adnan Menderes Üniversitesinin çıkmış olduğu Öğretim Görevlisi ilanı…

Üniversiteler tarafından ilan edilen akademik personel ilanlarında kişiye özel ilan şartlarının yer alması gerek ulusal basında gerekse sosyal medyada olmak üzere ilgililerin büyük tepkilerini topluyor.

Yine bunlardan birisi de, Adnan Menderes Üniversitesi tarafından Nazilli Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi ilanı. Söz konusu Öğretim Görevlisi alımı için verilen kadro ilanı Yaşlı Bakımı programında yer alıyor fakat her ne hikmetse bu programla uzaktan yakında alakası olmayan Felsefe ve Sosyoloji bölümü mezunlarının buraya başvurulması istenilmiş. Ayrıca bir de yüksek öğretim kurumlarında ders verme deneyimine sahip olmak gibi ilave şart koyulmuş.

İşte o ilan

Sosyoloji veya Felsefe Bölümü Lisans Mezunu Olmak. 
Lisans Mezuniyetinden Sonra İlgili Alanların Birinde 
En Az 3 (üç) Yıl Deneyimli Olmak ve Yüksek öğretim 
Kurumlarında Ders Verme Deneyimine Sahip Olmak.

Diğer taraftan, söz konusu programın ders içeriklerini incelediğimizde; Sosyoloji ile bağlantı kurabildiğimiz sadece Sağlık Sosyolojisi adlı bir ders olduğunu, bununda seçmeli ders olduğunu görüyoruz. Genel ders içeriklerine bakıldığında Yaşlı Bakımı programında daha çok sağlık alanında dersler bulunduğu tespit edilmiştir.

Yine her zaman buradan dile getirdiğimiz maalesef bu ilanda da kadro ilan edilen program ve ilandaki mezuniyet şartlarında büyük bir uyumsuzluk var.

Memurlar.net
http://www.memurlar.net/haber/706533/kisiye-ozel-bir-ilan-daha.html?utm_source=headlines

 

gençlik ve spor bakanlığı

Hükümetten anokreksiyayı önlemek için adım!

Hükümet, gençler arasında yaygınlaşan sıfır beden çılgınlığına karşı harekete geçti. Çoğu zaman ölümle sonuçlanan anoreksiya hastalığının önüne geçmek için önemli bir adım atılıyor.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca başlatılacak proje kapsamında üniversite öğrencilerine dengeli beslenme, GDO’lu gıdaların tüketimi, sağlıklı zayıflama ve obeziteyle mücadele konularında eğitim verilecek.

  • Ender Saraç,
  • Halit Yerebakan ve
  • Canan Karatay gençleri Sıfır beden ve Obezite konularında bilgilendirecek.

Gençlik ve Spor Bakanlığı, son yıllarda gençler arasında hızla artan sıfır beden çılgınlığıyla mücadele etmek için seferberlik başlattı.

Üniversitelerde uygulanacak projeyle birlikte gençlere, modern çağda sunulan beden ölçüleri ve güzellik anlayışının bir dayatma olduğu vurgulanarak her insanın beden ölçülerinin sağlıklarına göre farklılık arz edebileceği anlatılacak.

Obeziteye dikkat çekilecek

Hükümet, gençler arasında yaygınlaşan sıfır beden çılgınlığına karşı harekete geçti. Çoğu zaman ölümle sonuçlanan anoreksiya hastalığının önüne geçmek için önemli bir adım atılıyor.

Sıfır beden modasının insan sağlığı üzerinde yol açtığı fiziksel ve psikolojik sorunlar ayrıntılı olarak ele alınacak. Gençlere, kendileriyle barışık olmaları gerektiği konusunda mesajlar verilecek. Proje kapsamında obezite sorununa da dikkat çekilerek gençleri dengeli beslenmeye teşvik edici görüş ve öneriler sunulacak.

Projede, gençlere düzenli spor yapmaları ve sağlıkları için hareketli bir yaşam tarzını benimsemeleri gerektiği anlatılacak. Dr. Ender Saraç, SABAH yazarı Doç. Dr. Halit Yerebakan ve Prof. Dr. Canan Karatay gibi isimlerin de katılacağı projede gençler, GDO’lu ürünlerin tüketimi, katkılı ve işlenmiş gıdaların insan sağlığına etkileri konusunda da kapsamlı olarak bilgilendirilecek.

BU PROJEYE BESLENME ve DİYETETİK KÖKENLİ AKADEMİSYEN HOCALARIN KATILMASINI ARZU EDERDİK.

Medi Magazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-hukumetten-anokreksiya-yi-onlemek-icin-adim-11-681-75217.html
işsizlik oranları

Diplomalı işsizlerin sayısı arttı!

Diplomalı işsizlik oranının arttığı günümüzde işsiz sayısı da sigorta fonu da büyüdü. Son 12 yılda toplam işsiz sayısı 2 milyondan 3.5 milyon kişiye, işsizlik sigorta fonu da % 525.9 artışla 18.02 milyardan 112.8 milyar liraya ulaştı.

Türkiye’de yüksek öğrenimli kişiler arasında işsizlik oranı artarken, yıllar içerisinde toplam işsizliğin ve işsizlik sigortası fonunun da büyüdüğü belirlendi. Bu kapsamda son 12 yılda işsiz sayısı % 71.8 artışla 2 milyon 56 bin kişiden 3 milyon 533 bin kişiye, fon büyüklüğü de % 525.9 yükselişle 18.02 milyardan 112.8 milyar liraya ulaştı. Söz konusu fonun, 2018 yılında 130 milyar 470 milyon liralık büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Bu gerçekleşmeyle toplam fon varlığının gelecek yıl Gayri Safi Yurtiçi Hasıla‘nın % 3,8’ine ulaşacağı tahmin ediliyor.

İşsizlik Sigorta Fonu ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yapılan belirlemelere göre, 2005 yılında % 9.5 olan işsizlik oranı, takip eden yıllarda % 9, % 9,1, % 10, % 13, % 11,1 ve % 9.1 olarak gerçekleşti. 2012 yılına gelindiğinde % 8.4’le en düşük işsizlik oranına ulaşılırken, sonraki iki yıl % 9 ve % 9.9 ile tek hane sürdürüldü. 2015 yılında, 26 milyon istihdama karşılık 3 milyon 54 bin işsiz sayısı ve % 10,3’le çift haneye yükselen oran, 2016’da da hızla devam etti. Böylelikle 27 milyon 213 bin çalışana karşılık toplam işsizlik 3 milyon 330 bin kişiye yükseldi. Bu yılın ilk yedi aylık döneminde ise 27 milyon 889 bin istihdama karşın 3 milyon 553 bine çıkan işsiz oranı % 11.2’ye tırmandı. Böylelikle son üç yılda çift hane grafiğini sürdürdü. Söz konusu yıllar içerisinde işsizlik sigorta fonu da büyüdü ve 2005 yılında 18.02 milyarlık büyüklük, 2014 yılında 81,4 milyar liraya ulaştı. Devam eden yıllarda 93.07 milyar ve 103,2 milyara yükselen fonda, bu yılın ilk 9 aylık döneminde toplam 112,8 milyar lira birikti. Fon’un faaliyete geçtiği Mart 2002’den, bu yılın eylül ayı sonuna kadar 8 milyon 849 bin 220 kişi başvuruda bulundu. İŞKUR tarafından yapılan değerlendirme sonrası 5.6 milyon kişiye ödeme yapıldı. Fon’un, 2018’de 24.8 milyar gelir, 13.9 milyar gideri sonucunda Esnaf Ahilik Sandığı dahil toplam 130 milyar 470 milyon liraya ulaşması bekleniyor.

İşverene 666 ₺ fon desteği

– İşsizlik Sigortası Fonu’nun gelirini, sigortalının prime esas aylık brüt kazancı üzerinden hesaplanan % 2 işveren, % 1 sigortalı kesintileri, % 1 devlet payı ile bu primlerin değerlendirilmesinden elde edilen kazanç, gecikme zammı ve faizler oluşturuyor.

– 2005 yılından 18.02 milyar lira biriken fon, bu yılın ilk 8 ayına gelindiğinde % 525.9 artışla toplam 112,8 milyar liralık büyüklüğe ulaştı.

– İşsizlik Sigortası Fonunda istihdamı artırıcı tedbirler için ayrılan oran, geçen yıl % 30’dan % 50’ye çıkarıldı.

– KHK ile yıl sonuna kadar işe alınacak her yeni işçi için aylık 666 lira prim, 106 lira da vergi desteği verilmesi sağlandı. Böylece bir işçinin işverene maliyeti 2 bin 88’den bin 314 liraya indirildi.

– Bu yılın sonuna kadar işverene verilecek destek ödemeleri için işe alınacak işçinin İşkur’a kayıtlı işsiz olması şartı getirildi. Toplam 773 liralık desteğin 666 lirası İşsizlik Fonu’ndan karşılanması sağlandı.

– Asgari ücretli bekar bir işçi için 93.32 lira gelir vergisi, 13.49 lira da damga vergisi olmak üzere 106.81 lira vergi ödeniyor. İşverenler, bu sene işe alacakları yeni işçi için yıl sonuna kadar bu rakamı da ödemeyecek.

– İşsizlik sigortasının uygulanmaya başladığı 2002’nin Mart ayından bu yılın eylül sonuna kadar fona 8 milyon 849 bin 220 kişi başvuruda bulundu.

– Toplam 5 milyon 647 bin 21 kişiye 17.5 milyar TL ödendi.

– Her yıl ortalama 10 milyar lira büyüyen İşsizlik Sigortası Fonu’nun, olağan işleyişiyle bu yıl sonunda 116 milyar lirayı aşması bekleniyor.

Fondan yararlanma koşulları

– Herhangi bir işyerinde çalışan kişinin kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalması,

– Hizmet akdinin feshinden önceki son 120 günde prim ödeyerek sürekli çalışmış olması,

– Son üç yıl içinde en az 600 gün süre ile işsizlik sigortası priminin ödenmiş olması,

– Fesih sonrası 30 gün içinde en yakın İŞKUR’a şahsen başvuruda bulunulması gerekiyor.

İşsizlik ödeneğinin süresi

– Son üç yılda 600 gün sigortalı çalışan işsizlere 180 gün,

– 900 gün sigortalı çalışan ve primi ödenenlere 240 gün,

– Bin 80 gün sigortalı çalışıp işsizlik sigortası primi ödenen sigortalı işsizlere 300 gün süreyle işsizlik maaşı ödeniyor.

zone diyeti

4 maddede “Zone diyeti”

Uzun vadede uygulanan bu diyet şekli önce yağ yakımı daha sonra da uzun ve sağlıklı bir yaşam vaat ediyor.

Zone diyeti; yağ yakımını en hızlı şekilde gerçekleştiren diyet olmasının yanı sıra, kronik hastalık riskini azaltmada da etkili olduğu söyleniyor. Her gün yeni moda olan diyetlerden farklı olan zone diyeti yaşam şeklinizi değiştirecek deniyor.

1. Zone diyeti nedir?

Zone diyeti; 30 yıl önce Amerikalı biyokimya uzmanı, Dr. Barry Sears tarafından şişkinliği önlemek amacıyla geliştirildi. Dr. Sears metabolik hastalıkların temelinde yanlış beslenme ve şişkinlik olduğuna inanıyor.

2. Önce şişkinliği azaltıyor

Zone diyeti sayesinde önce şişkinlik azalıyor daha sonra ise yağ kaybı gerçekleşiyor. Zone diyetini diğer moda diyetlerinden ayıran en önemli özellik yağ yakımını olabilecek en hızlı şekilde gerçekleştirmesi.

3. Vücudu makine olarak görüyor

Zone diyetinde vücut bir makine ve tüketilen besinler ise bu makinenin yakıtı anlayışı var. Bu nedenle zone diyeti vücuda sadece kullanabileceği maddeler girmeli anlayışını benimsiyor.

4. Zone diyeti son 20 yıldır yaygın olarak uygulanmakta

Zone diyeti; sağlıklı olmak ve şişkinliği önlemek adına belli oranlarda protein, karbonhidrat ve yağ tüketiminden ibarettir.

molla yegan diyetisyen bursa

Diyetisyenimiz var, kadınlarımızın sağlığını kontrol edecek

Fatih Sultan Mehmet’in Ders Gördüğü Medreseye Muhteşem Kültür Merkezi… Yıldırım Belediyesi, Fatih Sultan Mehmet Han’ın ders gördüğü Molla Yegan Medresesi’ni kebapçılardan kurtararak, bölgedeki 188 daireyi de kamulaştırarak ilçenin kültür etkinliklerine hizmet verecek muhteşem bir merkeze dönüştürüyor.

Başkan Edebali, Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu‘nun yanı sıra, bakanlıktan da onay aldıklarını, 188 daireyi kamulaştırdıklarını ve kısa sürede temelleri atacaklarını söyledi.

Yıldırım’ın yeni etkinlik ve organizasyonlarla kültürün başkenti olduğunu, Barış Manço Kültür Merkezi‘nin artık yükü taşımadığını ifade eden Başkan Edebali,

Yıldırım’a çok güzel bir kültür merkezi kazandırıyoruz, dedi.

Molla Yegan Kültür Merkezi için 2 buçuk yılda çok iyi bir noktaya geldik. Molla Yegan külliyemizin bulunduğu alana yapacağız. Kültür merkezinin olduğu yer Fatih Sultan Mehmet’in ders aldığı bir yer. Göreve başladığımızda orada bir yeme içme mekanı vardı. Önce oradaki işletmeciyi başka bir yere transfer ettik. Kültür merkezinin olduğu yer, Gökdere’ye yakın olduğu için Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu onayı gerektiriyordu. Buradaki kuruldan projemiz onaylandı, sayın Bakanımız da onayladı. Bir de Kültür Varlıkları Koruma Kurulu da projenin iş üzerinde söz sahibi.

Yıldırım Külliyesi’nin proje alanını kamulaştırmaya başladık, Orada yaklaşık 188 daireyi kamulaştırdık, tebligatımızı yaptık, o bölgede oturan vatandaşlarımıza. Onları da mağdur etmek istemiyoruz, onların da tekrar Yıldırım’da yaşamalarını sağlayacak bir teklifte bulunacağız. Kamulaştırma işlemi bittikten sonra kültür merkezimizin temellerini atacağız. Kültür merkezinin orayı, şu anda tarihi bir alanın bulunduğu yeri, şehir kütüphanesi yapacağız. Liselere, üniversitelere, yüksek lisanslara hitap edecek bir yer olacak. Burada çeşitli etkinlikler yapacağız, sadece kültür merkezi olmayacak. Haftanın bir günü tiyatro sonra boş kalmayacak. Projemizi tasarlarken de çok amaçlı ve 1000 kişilik bir salon tasarladık. Şu andaki salonun kapasitesi 450 kişilik, yeni salonla 1000 kişilik güzel etkinlikleri paylaşacağız. Molla Yegan Kültür Merkezi, fiziki mekan olarak ihtiyacımızı karşılayacak. Yıldırımlı hemşerilerimize merkezi bir yerde hizmet verecek. Yıldırımlılar yapılan etkinliklere çok ilgi gösteriyor. Bin kişilik salonlar dolup taşacak, ileride çok daha büyük salonlar olacak” dedi.

300 araçlık otopark da yer alacak

Proje içerisinde yer alan otoparkın, modern zamanın en önemli problemlerinden biri olan otopark sorununa bölgede önemli bir çözüm getireceğini işaret eden Başkan Edebali,

Yaklaşık 22 bin metrekare inşaat alanına sahip Molla Yegan Kültür Merkezi’nde, bulunduğu bölgenin önemli bir sorunu olan otopark konusunda büyük bir ihtiyacı karşılayacak 10 bin 500 metrekarelik alanda 300 araçlık otopark da yer alacak. Sergi alanları, fuaye alanları, çalışma atölyeleri, bin kişilik çok amaçlı konferans salonu, 196 kişilik bir ve 72 kişilik iki sinema salonu ile şehir kütüphanesi bu kültür sarayımızda bulunacak. Öte yandan söz verdiğimiz iki müze olan Osmanlı Savaş Eserleri Müzesi ile Göç Müzesi de projemiz kapsamında yer alacak. Molla Yegan Kültür Merkezi tamamlandığında, Yıldırım’da kültür ve sanatın kalbinin attığı, 7’den 70’e tüm yaş gruplarındaki Yıldırımlıların faydalanabileceği önemli bir merkez olacak, şeklinde konuştu.

En büyük spor kompleksinde 2500 kişilik kapalı salon olacak

Türkiye’nin en büyük spor kompleksinin Yıldırım’da inşa edildiğini hatırlatan Edebali,

Ankara yolunda 2 bin 500 kişilik kapalı salonu olacak. Yeter ki gençlerimizi tarihimize, ilime, kültüre, değere uygun bireyler olarak yetiştirelim. Dünyada olup biteni iyi okumak lazım, Türkiye, bugün kuşatma altında görüyorsunuz şu coğrafyadaki kuşatılmışlığı. İnsan hakları adı altında neler yaptıklarını, menfaatleri söz konusunda vicdanı susturduklarını. Sadece İslam aleminin değil bütün dünya mazlumlarının temsilcisi olan bir ülkenin vatandaşı olarak kendimizi geliştirmemiz lazım. Ayrıca mahalle konaklarımız küçük bir kültür merekzi oluyor. Ayda 10 bin çocuğumuza tiyatro izlettiriyoruz. Sporsal faaliyetlerde yeni bir fiziki mekana ihtiyaç var. Yıldırım zaten o kadin medeniyetimizi izlerini taşıması bakımdan hem de Yıldırım’da gerçekten dayanışma ilçesi. Yıldırım’da bulunan 69 mahallede bir arada yaşama kültürümüzü arttırmak asıl amacımız, her etkinliğimizin amacı bu. Tiyatro izletiyoruz derken çocuklarımızı fikir sahibi yapıyoruz. Çok önemli şahsiyetler ilçemize getiriyoruz, insanlarımıza tarihimizi kültürümüzü değerlerimizi anlatan programlar yapıyoruz. Sağlık programı, tarih programları yapıyor ve attığımız her adımında karşılığını alıyoruz. İnsanlarımız yaptığımız programlara iştirak ediyor. 5 noktada kadın spor merkezimiz var. Sinandede mahallemizde de açıyoruz. Üç mahallede daha açacağız, Setbaşı, Teleferik, Kaplıkaya mahallelerinde de açacağız. Mahalle konağı sadece muhtarın yeri değil, mahalle konağı dediğimizde o mahallenin bütün insanlarının buluşma noktası olması lazım. Mahalle konaklarımızda kadınlarımız için mesleki kurslar var. 42 mahallemizde 3 bin 500 çocuğa ücretsiz okul öncesi eğitim veriyoruz. Engellilerle ilgili faaliyetler var” şeklinde konuştu.

20 bin kadın kültür gezilerine gidiyor

Aile mutluysa toplum mutlu olur. Aileyi mutlu kılan da kadındır. Kadın mutlu olmalı, kadınlarımıza gidebilecekleri yürüme mesafesinde spor merkezleri olmalı” diyen Edebali sözlerini şöyle tamamladı: “Bunu ilk Millet Mahallesinde açtık, kapasite çok yüksek, yılda 3-4 bin kadın geliyor. Spor salonlarında engellilerimiz ve çocuklarımız için ayrı salonlar var.

Diyetisyenimiz var, kadınlarımızın sağlığını kontrol edecek.

Biz Sinandede mahallesinde bulunan salonda faaliyete başlamıştık bir aydır, yarın da açılışını yapacağız. O salon için engelli aracımız var. Engelli kadın vatandaşları evinden alacak evine bırakacak. Çocuğunu evde bırakmak istemeyen kadınlar için çocuk oyun salonumuz var. Ana hedef, bu mahallede yaşayan kadınlarımız için ayrı bir buluşma noktası oluşturmak. Oradan sonra hayata başka bakacaklar. Haftada 2 gün birkaç saat vakit geçirmesi bizim için çok önemli, kadın mutlu olursa toplum mutlu olur. 20 binin üzerindeki kadınızı kültür gezilerine gönderiyoruz. Çanakkale, İstanbul, Safranbolu, Konya oraları görsünler. Yabancı turiste ne sağlanıyorsa biz de kadınlarımıza onları sağlıyoruz. Haftalık anket yapıyoruz. Geri dönüşümleri alıyoruz. Yıldırım Belediyesi olarak KETEM’i açıyoruz. Kanser teşhis tarama merkezi. Halk sağlığımızla birlikte yıldırım belediyemize ait bin metre kare yer ayırdık. Cihazımız sağlık bakanlığı tarafından verildi. Yine ücretsiz kadınlarımıza erken teşhis testi yaptık, 20 binden fazla kadınımıza yaptık. Özellikle meme kanserinde erken teşhis sayesinde sağlıklarına kavuşan insanlarımız var.

Son Dakika
https://www.sondakika.com/haber/haber-ozel-haber-fatih-sultan-mehmet-in-ders-gordugu-10177262/
diyet dikkat, zayıflama uyarı

BİMER’den DİYETİSYEN unvanları ile ilgili ÇOK ÖNEMLİ yanıt!

Merhaba,
YÖK bilgi edinme sayfasından buraya yönlendirildim, sorum YÖK’e.
Beslenme ve Diyetetik lisans mezunuyum. Sorun unvan kullanımı ile ilişkili:
* Diyetisyen
* Uzman Diyetisyen
* Beslenme Uzmanı
* Diyet Uzmanı
* Beslenme ve Diyet Uzmanı
Yukarıdaki unvanların rastgele kullanıldığını görüyoruz. Türkiye Diyetisyenler Derneği yalnızca DİYETİSYEN ile BESLENME VE DİYET UZMANI tanımlarını yapmış durumda. Sorularım şunlar:
* Uzman Diyetisyen, tanımı nedir? Herhangi bir alanda yüksek lisans yapmak, diyetisyenleri uzman diyetisyen yapar mı? Tezsiz yüksek lisans yapan bir diyetisyen, uzm. dyt. unvanı alır mı?
* Beslenme Uzmanı, diyet uzmanı tanımları ve diyetisyen ile farkı nedir? Çoğu yaşam koçu, Herbalife’ci biz diyetisyen değil beslenme uzmanıyız diyip bu unvanı fitursuzca kullanıyor.
* Beslenme ve Diyet Uzmanı tanımı TDD tarafından ilgili alanlarda (beslenme bilimleri, diyetetik programı, toplu beslenme, toplum beslenmesi, halk sağlığı diyetisyenliği) yüksek lisans/doktora yapmış diyetisyen olarak tanımlanmış. Diyetisyenler olarak bu konuda geniş kapsamlı bilgilendirme rica ediyoruz.
Teşekkür ederiz, iyi çalışmalar.

Yanıt

T.C. Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER)’ ne yapmış olduğunuz  başvurunuz 23.10.2017 tarihinde ÜNVAN BİRİMİ tarafından cevaplanmıştır:

29.07.2012 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında; 2547 sayılı Kanun’un 2880 sayılı Kanun’la değişik 43/b maddesi uyarınca, Üniversitelerarası Kurul’un görüşü de dikkate alınarak, Beslenme ve Diyetetik Bölümü‘nde görülen öğrenim itibariyle “Diyetisyen” unvanının kullanılmasının uygun olduğuna karar verilmiştir.

6569 sayılı Kanun’un Geçici 69. maddesi uyarınca lisans tamamlama hakkı verilen lisans programlarından aşağıda yer alan programların sağlık hizmetleri sınıfında değerlendirilmesine,
  • Sağlık Yönetimi, 
  • Acil Yardım ve Afet Yönetimi,
  • Sosyal Hizmet, 
  • Biyoloji, 
  • Beslenme ve Diyetetik, 
  • Gerontoloji, 
  • Ebelik,
  • Fizyoterapi ve Rehabilitasyon,
  • Ergoterapi,
  • Hemşirelik,
  • Odyoloji Dil ve Konuşma Terapisi,
  • Perfüzyon
Üniversitelerarası Kurul ve Yürütme Kurulu’nun unvanların lisans kademesinde kazanılacağına ilişkin aldığı kararlar dikkate alınarak, lisansüstü (yüksek lisans, doktora…) öğrenimi sonunda alınan unvanlar lisans öğrenimi sonunda kazanılan unvanı değiştirmemektedir. 
Yürütme Kurulu’nun 30/10/1989 tarihli toplantısında; Sosyal Bilimler Enstitülerinde yüksek lisans öğrenimini tamamlayanlara “Bilim Uzmanı” doktora öğrenimini tamamlayanlara ise ”Doktor” unvanı verildikten sonra ayrıca diplomalarına uzmanlık ve doktora alanlarının parantez içinde belirtilmesi uygun görülmüştür.

Başvurunuz ile ilgili tüm işlemleri BİMER’in internet adresinden takip edebilirsiniz.

Kulak Çınlaması, tinnitus

4 maddede: “Odyoloji bölümü”

Odyoloji işitme ve denge bozukluklarının önlenmesi, gerçekleştikten sonra ise tanılanması ve rehabilitasyonu ile ilgilenen bir bilim dalıdır.

Odyoloji biliminin en temel hedefi işitme ve denge kayıplarının en erken dönemde tespit edilerek gerekli durumlarda uygun rehabilite yaklaşımın bir an önce sergilenmesini sağlamaktır.

1. Odyolog

Kullandığı kapsamlı tanısal testler ile bu testlerin sonuçlarını yorumlama ve muhakeme etme konusundaki bilgi ve becerileri sayesinde odyologlar, işitme ve denge bozukluklarını belirleyen, rehabilitasyon kapsamında ise uygun işitme cihazı, koklear implant, yardımcı dinleme cihazlarını belirleyen, uygulayan, takibini üstlenen, gerekli durumlarda özellikle bebek ve çocuklarda işitsel eğitim yaklaşımları ile bireylerin rehabilitasyonunu gerçekleştiren kişilerdir.

2. Programda verilen eğitim

Odyoloji lisans programında öğrencilere sistematik ve belirli bir mantıksal çerçeve içerisinde mesleki eğitim verilir.

  • Dört yıllık program boyunca birinci yıl temel tıp ve mesleki giriş dersleri yoğunlukta olup öğrencide mesleki bir temel oluşturulmaya çalışılır.
  • İkinci yılda tanısal odyoloji,
  • Üçüncü yılda ise rehabilitatif odyoloji alanında teorik ve uygulamalı eğitimler yoğun bir şekilde verilir. Ayrıca öğrenciler, yaz dönemlerinde zorunlu yaz stajı yapmak durumundadırlar.
  • Dördüncü yıl ise klinik eğitim ağırlıklı olup öğrenciler, öğrendiklerini bir yıl boyunca odyoloji kliniklerinde uygulama fırsatı bulur.

Verilen dört yıllık eğitimin sonunda varılmak istenen hedef; mesleki etik ve otonomiye sahip, tanısal ve rehabilitatif odyoloji alanlarında bilgili, etkin, sorumluluk alabilen ve mesleki uygulama becerisi kazanmış, mesleğini icra edebilecek alt yapıya sahip odyologlar yetiştirmektir.

3. İş olanakları

Odyoloji bölümünü bitiren mezunlara odyolog denilmektedir. Odyologlar devlet, özel veya üniversite hastanelerinin Odyoloji kliniklerinde çalışabilirler. Koklear implant ameliyatlarının hastanelerde yapılabilmesi için Odyolog, KBB hekimi ile birlikte zorunlu bulunması gereken meslek elemanıdır.

Bunun yanı sıra işitme engellilere yönelik hizmet veren özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde görev alabilirler. Bu alanda da Odyolog, işitme engelliler öğretmenleri ile birlikte zorunlu bulunması gereken meslek elamanıdır.

Özel sektörde işitme cihazı firmalarında sorumlu müdür olarak çalışabilirler. Dışarıdan hastanelere hizmet veren koklear implant firmalarında görev alabilirler. Kendilerine ait işitme cihazı veya koklear implant firması veya işitme veya denge bozuklukları üzerine özelleşen odyoloji merkezleri açabilirler.

4. Akademi

Akademik kariyer yapmak isteyen mezunlar yurt içi ve yurt dışındaki üniversitelerde lisansüstü eğitimlerine devam ederek akademik kariyer yapabilirler.

canan dağdeviren obezite

Türk bilim insanından: “Obezite tedavisi için sindirilebilir sensör”

Canan Dağdeviren’den yeni bir buluş daha! Obezite tedavisi için ‘sindirilebilir sensör’

Forbes dergisinin 30 yaşından küçük 30 bilim insanı listesine giren Türk bilim insanı Canan Dağdeviren, yeni bir buluş yaptı. Midedeki değişiklikleri takip edebilen sindirilebilir bir sensör geliştirdi. Bu sensör obezite hastalarının tedavisi için yol gösterici olacak.

Canan Dağdeviren bir ilki başardı ve sindirilebilir sensör geliştirdi. Bilim dünyasında üzerinde çokça çalışılan bir konu olan sindirilebilir sensörlerbir Türk bilim kadını sayesinde hayata geçirildi. Özellikle obezite problemlerinde kullanılacak sindirilebilir sensörler içinde bulunan kapsüllerin erimesiyle birlikte vücuda nüfuz ediyor. Sindirim sistemi bozukluğu ve alınan besinlerin yapısını takip edecek sensörler, ayrıca ilaçların alım sürecini de takip edecekler.

Medi Magazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-canan-dagdevirenden-yeni-bir-bulus-daha-obezite-tedavisi-icin-sindirilebilir-sensor-11-681-74976.html
diyetisyen unvan değişikliği

2017 Diyetisyen unvan değişikliği sınavı soru ve cevapları!

Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Unvan Değişikliği Sınavı’nın soru kitapçıkları ve cevap anahtarlarını yayımladı.

08/10/2017 tarihinde yapılan Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü Unvan Değişikliği Sınavının soru kitapçıkları ve yanıt anahtarları:

ÇAKMA diyetisyen şeydacık

Diploması yok, diyetisyenlik yapıyor! Aylık kazancı 200.000 ₺!

Sosyetenin ünlü isimlerini zayıflatan Şeyda Coşkun, yine hedefte! Diploması olmamasına rağmen danışanlarına diyet programı uygulatan ve birçok kez Sağlık Bakanlığı’na şikayet edilen Coşkun hakkında adli ve idari işlem başlatıldı.

Ünlü isimlere Diyet programları uygulayan ancak Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği kriterlere uygun diploması olmadığı için diyetisyenler tarafından sıklıkla eleştirilen Şeyda Coşkun hakkında soruşturma başlatıldı.

Coşkun’un Başbakanlık İletişim Merkezi’ne şikayet edildiği, yapılan araştırma sonucunda izinsiz ve yetkisiz sağlık hizmeti verdiği kesinleşti.

Beslenme ve Diyetetik lisans diploması yok

Coşkun, daha önce de diploması olmadığı için çok kez gündeme gelmiş, Sağlık Bakanlığı’nın hedefi olunca kendisini röportajlarla savunmuştu.

Astronomik kazancıyla sık sık haber olan ve kendisini yaşam koçu olarak lanse eden Coşkun, Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü diplomasından başka sağlık hizmeti vermeye yönelik bir yetki belgesi ortaya koyamamıştı.

Birçok ünlü ismi zayıflattı

Kendisini yaşam koçu olarak tanıtan Şeyda Coşkun; Gülben Ergen, Hacı Sabancı, Derya Baykal, Gülşen, Derya Şensoy, Hadise, Büşra Pekin gibi isimlerle çalıştı. Kişi başı 3.000 $ ücret talep eden Coşkun’un aylık kazancının 200.000 ₺ bulduğu ileri sürülüyor.