Diyetisyen Nurettin Şahinli

PCOS’ta tıbbi beslenme tedavisi nasıl olmalı?

Ülkemizde sayısı oldukça artan bu endokrin hastalığının artık her 4 kadından 1 inde rastlanır hale gelmesi, beslenme kalitesinin ve düzeninin yetersiz olması ile doğrudan orantılıdır.

Polikistik over tedavisinde başarıya ulaşmak için kesinlikle beslenme tedavisi planlanmalı ve bir uzman tarafından kesinlikle kontrol altında tutulmalıdır.

Bulgular

PCOS’lu kadınların  ortalama %50 si kesinlikle yüksek kilolar nedeni ile karın ve çevresinde yağlanma ile uğraşmaktadır. Adet düzensizlikleri, adet görememek ve uzun aralıklar ile kesikli adet görmek de en sık rastlanan bulgular arasındadır.  Yanı sıra büyük ve yaşam kalitesini düşüren bir diğer bulgu ise kıllanma (hirşutizim) da artma olmaktadır. Ense yanaklar boyun altında kıllanmalar artmaktadır. Hastaların genellikle bu söylediğim bulguların, artık onların rahatsızlık seviyesini arttırmaya başladığında doktor a başvurduğunu söyleyebilirim. Büyük ve üzücü bir tabloda bu endokrin hastalık nedeni ile kadınların gebeliklerinde düşük ,gebelik şekeri (gestasyonel diyabet) ve gebelik zehirlenmeleri (preeklamsi) görülmesidir.

Menstrüasyon (âdet) düzensizliği

Üreme çağındaki kadınların son zamanlarda yaşadığı kronik seyirli bir bozukluktur. Birçok hastalığın habercisi ve aynı zamanda anne adaylarının en büyük sorunlarından birisidir. Ülkemizde insidansı %60 oranında artmış durumdadır. Adet düzensizliğinin 2 nedeni bilinmektedir.

Fonksiyonel kanamalar (uterus kanamaları)

Genellikle hormon bozukluğu nedeni ile, beyinde bulunan hipofiz bezi ya da yumurtalıklardan kaynaklanan bozulmuş uterus kanamalarıdır. Sadece iki nedenli yaklaşmak doğru değildir. Sorunların ana kaynaklarına inildiğinde troid bezi ve böbrek üstü bezinden salgılanan hormon bozukluğu da kanama nedenleri arasına alınmıştır.

Organik anormallikler

Standart vajina kanamalarında organ bozuklukları kist , myomlar , rahim boynu veya iç zarı kalınlaşması, iltihap, polip, kanser  gibi nedenler ile yaşanan düzensizlikler organik anormallikler arasında yer almaktadır.

Hirşutizm (kıllanma)

Her kadında normal denilebilecek ölçütler dışında,  adet düzensizliği ve  pcos nedeni ile kuyruk sokumu, meme başı, göbek altı gibi bölgelerde kısa siyah erkek tipi kıllanmada artış görülmesi durumudur. Yağlanmada artış ve akne ile beraber seyirli olabilmektedir.

Polikistik over sendromu’nda beslenme açısından temel noktalar

Polikistik over sendromunda (pcos) , beslenme ilkelerine dikkat etmek ve kesinlikle bir uzmandan destek almak en temel şartlar arasında bulunmaktadır. Diyet ve egzersiz planlarının yanı sıra pcos lu kadınların çoğunda insülin hormonu yüksektir ve bu nedenle kilo kontrolünü başarıyla sürdüremezler.

Ne zaman ve ne sıklıkla doğru besinleri tüketmek, ideal kiloya ulaşmak ya da ideal kiloyu korumak pcos sürecini daha sağlıklı geçirmeye neden olur. Eğer bu düzen sağlanmaz veya bozulur ise bulgular kısmında saydığım tüm olumsuz durumlarda artış gözlenmektedir. Özellikle karın bölgesinde aşırı yağlanma (hiperlipidemi), kan yağlarında artış, kolesterol de artmaya neden olduğu gibi  ciltte gözle görülür yağ nedenli aknelere de fırsat verecektir. Aynı durum devam ederse yüksek yağ artışı ve vücut kitle indeksinde artış insülin hormon yüksekliği, bozulmuş glikoz toleransına da  (şeker hastalığı diyabet ) neden olur.

PCOS’lu kadınların bilmesi gerekenler

Vücuda ilk besin verildikten sonra verilen besinin glisemik indeksi (kan şekeri yükseltme hızı) ne göre insülin hormonu artışı da aynı hızla yükselmektedir. Bu durumun ortadan kaldırılması için tüketilen karbonhidratlara dikkat edilmesi gerekmektedir. Vücutta en fazla insülin yükselten karbonhidratlar;

  • Beyaz ekmek
  • Pirinç pilavı
  • Mısır
  • Bezelye
  • Beyaz un ile hazırlanmış pastane ürünleri
  • Makarna
  • Erişte
  • Patates
  • Hazır market ürünleri (cips, kurabiye, çikolata, meyve suyu, gazlı içecekler, …)
  • Üzüm , şeftali, kuru kayısı … gibi besinlerdir.

Bu besinlerin tüketimine sınırlandırma getirilmeli ve kontrollü tüketim yapılmalıdır. Eğer tüketimi devam ederse kısa süreli tokluk durumu yaşayıp daha sonrasında açlık krizleri yaşanabilir. Bunun nedeni ise bir anda yükselen insülin kan şekerinizi düşürmesi sonucunda ilk yemek yemeden önceki açlığınızdan daha fazla açlık duygusunu getirecektir.  PCOS ta birinci beslenme ilkesi kesinlikle karbonhidrat tüketimidir. Eğer insülin seviyenizi normal değerler arasında görmek istiyorsanız kesinlikle glisemik indeksi düşük karbonhidratları seçmeniz gerekmektedir. Vücutta insülin hormonunu yavaş yükselten karbonhidratlar;

  •  Tam buğday unu – tam tahıl
  • Kuru baklagiller
  • Lif (posa) içeriği yüksek sebze ve meyveler gibi besinlerdir.

Bu besinleri gönül rahatlığı ile tüketebiliriz. Bu sayede PCOS semptomlarını en aza indirgemiş olursunuz.

Polikistik over sendromu yaşıyorum kendime özel besin almam gerekir mi?

Kesinlikle hiçbir hastalık tıbbı beslenme tedavisinde çok radikal durumlar saptanmıyorsa gıda takviyesi veya takviye edici herhangi ürün ya da özel besin alma gibi bir durum söz konusu değildir. Yalnızca özel besin değil özel bir diyet programına ihtiyacınız var demektir. PCOS tanısı konulduktan sonra kişi bir diyetisyene başvurmalı ve yemek yeme durumunu ortalama 3 günlük besin tüketim kaydı ile saptamalı, kişiye özel hazırlanmış bir diyet listesi ile kontrollü şekilde yaşamına devam etmesi yeterlidir. Hem pcos bulgularının artmasını önlemiş hem de bu sayede yan hastalıkları önlemiş olursunuz. Özellikle bu süreçte market ürünleri satın alırken kesinlikle içerdiği karbonhidrat miktarına dikkat etmek gerekir. İşlenmiş ürünlerden uzak durmalıyız. Hayvansal yağlar yerine bitkisel yağları daha çok tercih etmeliyiz. Bu sayede hem kan şekerini kontrol altına alır aynı zaman da artan yağ ağırlığı nedeni ile kolesterol artışına da dur demiş olursunuz.

Birde dikkat edilmesi gereken diğer bir konu piyasada “diet – şekersiz- rafine şeker içermez” gibi ibarelere pek itibar verilmemesi gerekir. Şekersiz yazan bir üründe beyaz un içeriği nedeniyle kan şekerinizde yükselme görülebilir. Aynı zaman da meyve şekeri içeriği yüksek olabilir meyve şekeri de kan şekerinizi hızla yükseltmenize neden olacaktır. Ya da light olarak ticari amaçlı piyasada olan herhangi bir süt içerisinde yağ azaltılmış, lakin karbonhidrat içeriği arttırılmıştır.

Beslenmenizde bu besinlere kesinlikle yer açın

  • Mevsimine göre taze meyveler,
  • Nişastadan uzak brokoli ,ıspanak, prasa gibi sebzeler,
  • Tam buğday unu, tam tahıllar, tam buğday makarna, bulgur, yulaf,
  • Diyetisyeninizin önerdiği miktarda su
  • Taze sıkılmış meyve suları,
  • Tam buğday unu ile hazırlanmış şekersiz pastane ürünleri,

Dyt. Nurettin Şahinli

info@dytnurettinsahinli.com

SİRKELİ SU

Sirkeli su içmek zayıflatır mı?

Sirke; tatlandırıcı sos olarak kullanılan bir üründür. Üzüm ve elma sirkesi günlük hayatta en çok duyduğumuz sirke çeşitlerinden… Peki sirkeyi neden bu kadar çok duyuyoruz?

sirke ve zayıflama

  • Sirke, antimikrobiyal özelliği ile gıdaların korunması, yaraların iyileştirilmesinde kullanılmaktadır.
  • Asetik asit içeriği ile kan şekerini düzenlemektedir.
  • Mide boşalmasını yavaşlatmaktadır.
  • Kardiyovasküler sistem ve kalsiyum metabolizmasında da yararlı etkileri vardır.
  • Polifenol bileşik içeriğiyle antioksidan ve kansere karşı koruyucu özellik gösterir.
    Fenol bileşikleri açısından ise en zengini elma sirkesidir.

Ama dikkat! Mide asit sekresyonunun bozulduğu bazı hastalıklarda (gastrit, mide ülseri gibi) asit oranı yüksek olan sirkenin tüketimine dikkat edilmelidir. 

sirke ve zayıflama

Günlük beslenmemize nasıl ekleriz?

Sirke ve yer fıstığı glisemik indeksi azaltarak, kan şekerinin yavaş yükseltir; böylece doygunluk hissi daha uzun süre kalıcı olur. Salatalara eklemeyi unutmazsınız artık!

Aç karnına bir bardak içme suyuna 1 çay kaşığı elma sirkesi gibi tarifler gördüm, ben tüketmem! Sonuçta salatasını yemek daha keyifliyken neden kendime işkence edeyim ki…

sirke ve zayıflama

Sağlıklı haftalar dilerim.

Diyetisyen Başak Gökay - ProfilDyt. Başak GÜNAY

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • Büyükçekmece

 

Yararlanılan kaynaklar
Elma Sirkesi ve Teröpatik Etkileri. Tarım Bilimleri Araştırma Dergisi 2 (1):155-158, 2009. Yazıhan, N. İNSAN SİNDİRİM SİSTEMİ VE GIDA UYGULAMALARINDA KULLANILAN MODELLER.
diyetisyen çisem önel anemi beslenme

Anemilerde beslenme tedavisi nasıl olmalı?

Dengesiz beslenme, yetersiz demir emilimi, hamilelik ve gebelik gibi gereksinmenin arttığı durumlar, kan kaybı, sağlık ve temizlik kurallarına uyulmaması sonucu oluşan enfeksiyonlar anemiye yol açmaktadır.

demir yetersizliği anemisi, biyokimya, eritrosit, alyuvar, demir, anemi, fe

Demir içeriği yüksek besinler

Anemi tedavisinde ilk olarak demirden zengin besinlerin tüketilmesi gerekir. Demirden en zengin besinler şöyle:

  • Kırmızı et,
  • Tavuk eti,
  • Hindi eti,
  • Balık ve kabuklu deniz ürünleri,
  • Ispanak ve diğer koyu yeşil yapraklı sebzeler,
  • Yer fıstığı,
  • Badem,
  • Yumurta,

  • Bezelye,
  • Mercimek,
  • Beyaz ve kırmızı fasulye,
  • Üzüm,
  • Kayısı,
  • Şeftali kurusu,
  • Erik suyu

demir yetersizliği anemisi, biyokimya, eritrosit, alyuvar, demir, anemi, fe

Demirden zengin besinlerin yanında bu besinlerin vücuttaki biyoyararlılığına da dikkat etmek gerekir. Hayvansal kaynaklı demirin %10-30‘u emilirken, bitkisel kaynaklı demirin sadece %2-10’u emile bilmektedir. C vitamini de vücutta demir emilimine yardımcı olmaktadır bu yüzden demirden zengin besinleri tüketirken yanında C vitamininden de zengin besinleri tüketmeliyiz. C vitaminden zengin besinler ise guava, tatlı kırmızı biber, kivi, portakal,yeşil biber, limon, greyfurt,çilek, kavun, ananas , mango, domates ve sebze sularıdır.

Guava meyvesi

Besinlerde C vitamini de ısı ile kaybolmaktadır bu yüzden pişirmeden tüketilmek daha doğrudur.
Demir emilimini olumsuz etkileyen bazı faktörler bulunmaktadır. Tanenler, fitatlar, yüksek posa, emilim bozukluğu bu faktörlerdendir.

Tanenler çay ve kahvelerde bulunan polifenollerdir, fitatlar ise tahıllarda bulunur ve bunlar demir emilimini engelleyen maddelerdir. Yemeklerle çay kahve tüketmek yerine yemeklerden 45dk bunları tüketmek anemi tedavisine yardımcı olmaktadır. Yüksek posa da bağırsak hareketini arttırdığı için demirin emilmeden vücuttan uzaklaştırılmasına yol açar.

demir yetersizliği anemisi, biyokimya, eritrosit, alyuvar, demir, anemi, fe

Yüksek miktarda süt ürünü tüketildiğinde ise kalsiyum ve demir emilim yarışına girerek demir emilimi azalır bu yüzden demirden zengin gıdaların yanında 1 su bardağı süt grubundan daha fazla tüketmemiz bizim için yararlı olacaktır.

Yüksek ısıda pişirilen yemekler ise demir organik moleküllerle sıkıca bağlanmış yapıya dönüşerek demir emilimi azalır.

Sağlıkla kalın, dahası için diyetisyeninizle görüşmeyi ihmal etmeyin…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Çisem Önel

b17 vitamini, vitamin b 17

B17 vitamini: “Antikanserojenik ajan mı?”

B17 vitamini bilim dünyasında kanseri önlediği yolunda yaygın bir inanış vardır. İlk olarak iki bilim adamının bu vitamini keşfetmesinden günümüze değin yapılan bilimsel araştırmalar B17 vitamininin kanserli hücreleri yok ettiği kanserli hücre oluşumunu engellediği yönde bilgiler olmakla beraber bazı kliniksel araştırmalar da bu vitaminin kanseri iyileştirme de ve önleme de herhangi bir rolü olmadığı sonuçları vardır.

Hangi besinlerde bulunur?

B17 vitamini en çok kayısı çekirdeğinde bulunsa da pek çok meyve çekirdeğinde B17 bol miktarda bulunmaktadır. B17 yönünden zengin olan bazı çekirdeklerin özellikle acı badem ve acı kayısı çekirdeğinde az miktarda da olsa siyanür bulunduğundan dolayı bilinçsizce yenilmesinin hayati riskler taşıdığı da bilinmelidir. Çekirdekli meyveler B17 bakımından zengindir, erik, şeftali, kiraz tohumlarında da yüksek miktarda B17 vitamini vardır. Elma çekirdeği, çilek, üzüm, böğürtlen gibi meyvelerden de bu vitamin alınabilir. B1y vitamini yönünden zengin olan besinlerin bazıları şunlardır.

b17 vitamini, vitamin b 17

B17 Vitamini içeren çekirdek ve tohumlar

  • Armut çekirdeği
  • Kayısı çekirdeği
  • Ispanak tohumu
  • Acı badem
  • Tere tohumu
  • Kaju
  • Acı kayısı çekirdeği
  • Keten tohumu
  • Şeftali çekirdeği
  • Kabak çekirdeği
  • Elma çekirdeği

B17 Vitamini içeren meyveler

  • Kiraz
  • Üzüm
  • Kızılcık
  • Dut
  • Ayva

B17 Vitamini içeren kurubaklagiller

  • Bezelye
  • Nohut
  • Kara Fasulye
  • Börülce
b17 vitamini, vitamin b 17
Bu vitamini destekleyen kanser tedavisinde olumlu rol oynadığını ileri sürenler, bu vitaminin tek başına kanser tedavisinde rolü olmadığını A, D, B12 gibi vitaminlerle ve uygun bir egzersizlerle birlikte kullanılması gerektiğini ileri sürenler de vardır.
Amerika ve Avrupa’da ki çeşitli sağlık kuruluşları da B17 vitamininin kanser tedavisinde herhangi bir rolünün olmadığı yönünde görüş beyan etmişlerdir. Ülkemizde bu konuda henüz herhangi bir araştırma yapılmamıştır. B17 vitamini kanser tedavisinde herhangi bir rolü var mı yok mu henüz araştırılması gereken bir konu olmasına rağmen doğal olarak vitamin bile olsa çeşitli tetkik ve kontroller sonunda kullanılmamalıdır. Vitaminin dahi olsa diyetisyen / doktor tavsiyesi olmadan kullanmak vücudumuzda bazı dengeleri bozma ihtimali her zaman vardır. Bilinçsizce kullanılan hangi ilaç olursa olsun yarar yerine zarar verecektir. Dahası için diyetisyeninize başvurunuz.