esneme

Esneme migren ataklarının habercisi olabilir

Auralı migrende; baş ağrısı, uykusuzluk, anksiyete, mide bulantısı, kusma, koku korkusu ve ciltte duyarlılık sık bilinen belirtiler arasında yer alır. Yeni yapılan bir çalışmada ise, ilginç bir belirti daha tanımlandı: Esnemek.

Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Bülent Güven ve meslektaşları, migreni olan hastalarda sürekli devam eden esnemenin, bir migren atağının habercisi olabileceğini söyledi.

Headache dergisinin Şubat sayısında yayımlanan çalışmaya, uzun süreli migreni olan 339 hasta dahil edildi. Ortalama 35 yaşında olan ve çoğunluğunu kadınların oluşturduğu hastaların 154’ü, migren ataklarının olduğu dönemlerde sürekli esnemelerinin olduğunu bildirdi. Çalışmada esnemelerin %11’inin bir migren atağı öncesi uyarıcı nitelikte olduğu, %24’ünün başağrılarıyla birlikte geldiği ve %10’unun da her iki dönemde de görüldüğü aktarıldı.

Uzm. Dr. Bülent Güven, Medimagazin’e yaptığı açıklamada, migrende esneme belirtisini kanıtlamada oldukça zorlandıklarını; çünkü esnemenin en ilkel canlılarda bile görülebilen bir eylem olduğunu ifade etti. Güven şöyle devam ettti:

Aslında, bu araştırmaya kendimizden yola çıkarak başladık. Baş ağrısı yaşadığım dönemlerde, sürekli devam eden esnemelerim oluyordu. Aynı durumun hastalarda da yaşanıp yaşanmadığını merak ettik ve çok yüksek bi oranda da öyle olduğunu da gördük.

Hastaları bu belirtiler konusunda bilinçlendirdiklerini dile getiren Güven, ağrılar şiddetlendiğinde ilaç tedavisinin yeterli kalmadığını ama esnemenin migren atağını gelmeden önce tahmin ederek hastaları yoğun ağrıdan kurtaracağını kaydediyor. Güven ve meslektaşları, esnemenin moleküler ya da reseptörler düzeyinde migrene etkisi bulunamamış olsa da, migren patofizyolojisine farklı bir bakış açısı kattıklarını ve başka araştırmalara ışık yakmayı umut ettiklerini söylüyor.

Migrenin bu gözardı edilen sinyali pek çok hastaya erken sinyal olarak fayda sağlayabilir. Ya da esnemeyi yanlış yorumlayarak daha fazla uyumaya veya kafein almaya yönelebilen hastalara da farkındalık kazandırabilir.

Medi Magazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-esneme-migren-ataklarinin-habercisi-olabilir-11-681-76367.html
tiroid-başak günay

Tiroid rahatsızlıkları ve beslenme tedavisi

Yapılan çalışmaların bir kısmında obezite ile tiroit fonksiyonu arasında bir ilişki kuramamış olsa da, bilindiği üzere metabolizma hızımızda bu bez ve salgıladığı hormonlar etki gösteriyor. Şimdi detaylı olarak bu konuyu inceleyelim.

Tiroit bezleri ve mekanizması

Soluk borusunun her iki yanında kelebeğe benzeyen salgı bezi tiroit bezi, bazal metabolizmayı düzenleyen, protein yapımı, oksidasyon ve enzim aktivitesinde görevli triiyodotironin (T3) ve tiroksin (T4) hormonları salgılanmasında görev yapıyor.

Peki bu salınımın nasıl gerçekleşiyor?

Tiroit stimülan hormonun (TSH) kontrolü altında T3 ve T4 hormonları salınıyor, bu sırada kandaki T3 ve T4 artışı hipofizden TSH salınımını baskılıyor ancak hipotalamustan salgılanan TRH’nın (tirotropin releasing hormon) kontrolü altında salınım gerçekleşiyor.

Ayrıca T4, T3’e dönüşebilmektedir.

Bu konunun beslenme ile alakası ise, tiroid hormonlarının oluşumunun dışarıdan iyot alımına bağımlı olması ve T4 hormonunun T3’e dönüşmesinde selenyum mineralinin etkisidir.

Yukarıda anlatılan metabolizmada çeşitli sebeplerden bozukluklar meydana gelebilir. Tiroit hastalıklarının teşhisi için kan testleri, tiroit ultrasonografisi, tiroit sintigrafisi, tiroit ince iğne aspirasyon biyopsisi gibi yöntemler kullanılıyor.

Tiroid fonksiyon bozukluklarının yaşlı hastalarda ve kadınlarda daha sık görüldüğü derlediğim makalelerdeki diğer bir bilgi…

Tiroit bezi mekanizmasındaki bozukluklar

Hipotiroidi

Hipotiroidi, tiroid hormonlarının eksikliği sonucu metabolizmada yavaşlama ile seyreden klinik bir durumdur. Pek çok hastada hipotiroidizm kalıcı olup hayat boyu tedavi gerektirir.

Tiroit hormonu az salgılandığında; halsizlik, kas güçsüzlüğü, yorgunluk, soğuğa karşı tahammülsüzlük, kalın ‘puffy’ cilt, kabızlık, donuk duygu durumu, guatr, zayıf ve yavaşlamış kalp hızı, hatırlama güçlüğü gibi belirtiler görülebilir.

Yaşlı hastalarda hipotiroidi tiroid fonksiyon bozuklukları içerisinde en sık görülenidir. Ayrıca hipotiroidi her yaş grubunda kadınlarda daha sık görülmektedir.

Hipotiroidi gibi metabolizmayı etkileyen endokrin sistem bozuklukları obezite ile birlikte seyredebilmektedir ancak en baştada bahsettiğim gibi yapılan bazı çalışmalar tiroid hormonlarının obezlerde normal sı­ nırlarda seyrettiği görüşünü desteklemektedir.

Hipertiroidi

Fazla hormon salgılanırsa metabolizma hızlanır ve hipertiroidi hastalığı gelişir. Bu durumda kalp hızı artarak titreme, kas güçsüzlüğü, sinirlilik, uykusuzluk, kilo kaybı, sıcağa tahammülsüzlük, aşırı terleme, ishal, guatr, artmış kalp hızı, çarpıntı gibi şikâyetler oluşabilir.

Tiroid kanseri

Literatürde hipertiroidi ve kanser birlikteliği % 21’lere varan oranlarda görülmektedir.

Sürekli ve şiddetli TSH uyarısı tiroitte düzensiz büyümeye yol açmaktadır. TSH’yı artıran çeşitli guatrojenler tiroid kanser riskini arttırmaktadır.

Guatr

Tiroid bezinin büyümesidir. İyot eksikliğine karşı adaptasyondur. TSH uyarısının artışına bağlı olabilir. (tiroksin az salgılanır, TSH artar).

Ergenlik çağı ve gebelikte tiroksin ihtiyacı artar. Bu nedenle gebelere iyotlu tuz kullanımı önerilmektedir.*

Tedavi

Doktor tedavisinin yanında beslenmeyle ilişkili olarak ilaçları kullanırken soyalı besinlere dikkat etmek gerekebilir.* (Barsaklarda ilacın emilimini azaltabileceğinden, ilacın dozunun ayarlanması gerekebilir.)

Ayrıca diyetle yeterli iyot alınması toplumun guatrdan korunmasını sağlar ve tiroit kanserinin epidemiyolojisindeki değişimin ana nedenidir. Bu nedenle guatr hastalığı ve tiroit kanseri olanlara iyotlu tuz kullanımı önerilebilir.*

Bütün tiroit hastalıkları için antioksidan olan ve dönüşüm mekanizmasında görevli selenyum mineralini yeterli miktarda almalıyız.*

*Size özgü tedavi için lütfen doktorunuza ve diyetisyeninize danışın.

Yararlanılan Kaynaklar

Endokrinoloji Polikliniğine Başvuran Hastalarda Tiroid Fonksiyonlarının Yaş ile Olan İlişkisinin İncelenmesi. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 37 (2) 67-70, 2011.

Erbil, O. TİROİD KANSERİNİN TİROİD FONKSİYONU İLE İLİŞKİSİ.

Ersoy, C. Hipotiroidizm Tedavisi. Turkiye Klinikleri J Endocrin-Special Topics 2014;7(3):37-40.

Hatemi, H. ENDEMİK GUATR (ÖTİROİD DİFFÜZ VE NODÜLER GUATR). Tiroid Hastalıkları Sempozyumu 15 Ekim 1999, İstanbul, s. 7-14.

Tiroid Anatomisi ve Cerrahi Yaklaşım. Okmeydanı Tıp Dergisi 28(Ek sayı 1):1-9, 2012.

Uzman Sistemlerin Tiroit Teşhisinde Kullanılması. Akademik Bilişim 2013 – XV. Akademik Bilişim Konferansı Bildirileri 23-25 Ocak 2013 – Akdeniz Üniversitesi, Antalya.

Diyetisyen Başak Gökay - ProfilDyt. Başak GÜNAY

8 maddede: “B12 vitamini”

B12 ya da Kobalamin, B vitamini kompleksi olarak da anılan ailenin en önemli üyesidir. B12 vitamininin eksikliğinde; el ve gözde duyu hissinin azalması, hafızanın kaybı, uykusuzluk, sinir sistemindeki bazı anomaliteler, dilde şişme ve baş ağrısı gibi problemler meydana gelmektedir.

B12’nin kaynaklarından söz edilecek olunursa; başta sığır ciğeri, somon gibi yağlı balıklar, süt, yoğurt peynir gibi hayvansal gıdalardan bahsedilebilir. Bunun yanı sıra yumurta da bu listeye dahil edilebilir. Fakat görüldüğü üzere bitkisel gıdalar birer B12 kaynağı olarak sayılamamaktadır.

b12, balık, deniz ürünleri, su ürünleri

B12 vitamini, insan vücudunu canlı tutmak için birçok görev üstlenmektedir. Bunlardan bahsedilecek olunursa;

1⃣Hücre bakımı

Hücre bakımına şöyle örnek verilebilir. B12 vitamini alyuvarların oluşumunu, onarımını ve bakımını üstlenmektedir. Ayrıca sinir hücreleri de büyük oranda bu vitamine bağlıdır. Yani güçlü bir sinir sisteminin yolu B12 vitamininden geçer.

2⃣DNA oluşumu

İnsan vücudu için DNA’nın önemli bir yeri vardır. Düzenli DNA oluşumu hücre bölünmesi sırasında meydana gelir ve B12 vitamini bu olayın önemli katılımcılarından biridir. İnsan vücudunda B12 eksikliğinde megaloblastlar olarak da bilinen anormal büyüklükte hücreler ortaya çıkar. Bu da B12’nin bizler için ne kadar önemli olduğunun bir göstergesidir.

3⃣Yorgunluk

Yorgunluk, hayatımızın önemli bir bölümünü etkileyen kronik bir durumdur. B12 vitamini, vücutta dayanıklılığı artırdığı için ağır işler sırasında bile yorgunluğu engelleyici bir görev üstlenir.

4⃣Kolesterol

B12 vitamininden zengin bir diyet kolesterol seviyesinde düşmelere neden olur. Ayrıca bu vitamin, trigliserit seviyelerinin de kontrol edilmesine yardımcı olur.

5⃣Orak hücre bozukluğu

B12 vitamini, şiddetli orak hücre bozukluğu olan hastalarda iyileştirici bir etki göstermektedir. Bunun kaynağı ise endotel hasarını onarmak olarak ortaya atılmıştır.

6⃣Alzheimer hastalığı

Yapılan birçok çalışmada B12 vitamininin hafızayı kontrol altına aldığı ve Alzheimer Hastalığını tedavi edici etkileri olduğu ortaya konulmuştur.

7⃣Anemi

Yapılan çeşitli araştırmalarda B12 eksikliğinin pernisiyöz ve megaloblastik anemi ile ilişkili olduğu ortaya konulmuştur. Bu vitamin kan değerlerinin korunması için iç faktör oluşturur.

8⃣Meme kanseri

Gögüs kanseri çeken kadınlarda genel olarak B12 eksikliği tespit edilmiştir. Meme kanserini önlemek için B12 takviyesi iyi bir alternatif olarak önerilebilir.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Pelin Güloğlu