Sugar, şeker

Tuzda başarı elde ettik, şekerde işin başındayız

Türk Böbrek Vakfı Başkanı Erk, 8 yıldır yapılan kampanyalar sayesinde günlük 18 gramlık tuz tüketimi 10 grama düşürüldü, ancak henüz bitmedi, dedi.

Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, 8 yıldır yapılan kampanyalar sayesinde günlük 18 gramlık tuz tüketiminin 10 grama düşürüldüğünü, ancak hedefin günlük 5-6 gram seviyesine getirilmesi olduğunu belirterek,

Obeziteye en büyük katkıyı, başta nişasta bazlı şeker olmaz üzere şeker tüketiminin yüksekliği sağlıyor. Tuz tüketiminin azaltılması konusunda bir başarı elde edilmiştir, ama şeker için daha işin başındayız. 150 gram günlük tüketim hala devam ediyor. Bunu 120 grama dahi çekemedik. Yerinde sayıyor. Bu nedenle 3 milyon obez içinde 1,8 milyon yani yüzde 60’ı aşkın oranla çocuklar var, dedi.

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ile Türkiye Gıda Dernekleri Federasyonu arasında imzalanan ve 2018-2023’ü kapsayan protokol kapsamında, 18 kategoride yer alan gıda ve içeceklerde tuz oranı düşürülecek.

Protokolü AA muhabirine değerlendiren Erk, 8 yıldır yapılan kampanyalar sayesinde günlük 18 gramlık tuz tüketiminin önce 14 grama, ardından 10 grama düşürüldüğünü kaydederek,

Henüz bitmedi. Hedef, Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği günlük 5-6 gram seviyesine çekebilmek. Bu, çok daha zor bir aşama, diye konuştu.

Erk, yapılan çalışmaların memnuniyet verici olduğunu, ancak dikkatin hep tuza çekildiğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

Obezite konusunu 10 üzerinden 9 etkiyle şeker sağlarken, tuza değiniliyor. Şekerli gıdalarla beraber obezite sorununa sebep olabildiğine yer veriliyor. Obeziteye en büyük katkıyı, başta nişasta bazlı şeker olmaz üzere şeker tüketiminin yüksekliği sağlıyor. Tuz tüketiminin azaltılması konusunda bir başarı elde edilmiştir, ama şeker için daha işin başındayız. 150 gram günlük tüketim hala devam ediyor. Bunu 120 grama dahi çekemedik. Yerinde sayıyor. Bu nedenle 3 milyon obez içinde 1,8 milyon, yani yüzde 60’ı aşkın oranla çocuklar var.

TBV’nin 4 yıldır günlük şeker tüketiminin azaltılması için kampanya yürüttüğünü hatırlatan Erk,

Tuzda bir aşamaya gelindi, ama şekerde duvara tosluyoruz. Karşımızda koskoca gıda endüstrisi var. Paketlenmiş, işlenmiş gıdaların raf ömrünü arttırmak için kullanılan nişasta bazlı şeker başta olmak üzere, şeker var, dedi.

Şekerde yapmak işlerine gelmiyor

Erk, 20 Ocak 2017’de yayımlanan yönetmeliğine göre, Trafik Işıkları Modeli’yle etiketlere görünebilecek şekilde kırmızı, sarı ve yeşil noktalar konulacağına değinerek, şu bilgileri verdi:

Trafik ışığı renklerinin gıda ambalajlarına uyarlanmasına dayanan modelde, yiyeceğin veya içeceğin her 100 gramındaki tuz ve şeker içeriğinin miktarı vurgulanıyor. Buna göre, her 100 gramında 1,5 gramdan daha fazla tuz ile 22,5 gramdan daha fazla şeker bulunan gıdalar kırmızı renkle belirtiliyor. Kırmızı uyarı, söz konusu ürünün tüketilmemesi veya oldukça sınırlı tüketilmesi gerektiğine işaret ediyor. Sarı renkli uyarı, her 100 gramında en az 0,3, en fazla 1,5 gram tuz ile en az 5, en fazla 22,5 gram şeker içeren gıdaları kapsıyor. Bu tür yiyeceklerin ve içeceklerin dikkatle tüketilmesi öneriliyor. Yeşil renkli uyarı ise güvenle tüketilebilecek ürünleri içeriyor. Bu gruptaki gıdaların 100 gramında 0,3 gramdan daha az tuz ile 5 gramdan daha az şeker bulunuyor. Yönetmelik çıktı, geçiş sürecindeyiz, ancak geçiş süreci uzun 2020’nin başına kadar. Yönetmelik, hem aşırı tuz hem de aşırı şeker ihtiva eden, işlenmiş, ambalajlanmış ürünleri kapsıyor. İnşallah gıda üreticileri bu konuda daha önceden gerekli önlemleri alır. Tuzda ‘Azaltacağız.’ diye söz veriyorlar, ama şekerde yapmak işlerine gelmiyor.

AA
İSTANBUL – Andaç Hongur, https://www.aa.com.tr/tr/saglik/tuzda-basari-elde-ettik-sekerde-isin-basindayiz/1303747
Sağlık Bakanlığı 2017 personel alımı diyetisyen

Sağlık Bakanlığı: “Paketli gıdalarda tuz oranı azaltılacak”

Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Gıda Dernekleri Federasyonu arasında imzalanan anlaşmayla paketli gıdalardaki tuz oranı 2023 yılına kadar kademeli olarak düşürülecek.

Sağlık Bakalığı’ndan yapılan açıklamaya göre; Türkiye’de kişi başı günlük tuz tüketimi 9,9 gram. DSÖ’ye göre bu miktar 5 gramın altında olmalı. Sağlık Bakanlığı beslenmeye bağlı kronik hastalıkların önlenmesine yönelik bir projeyi daha hayata geçirdi. Başta hipertansiyon ve kalp damar hastalıkları olmak üzere birçok sağlık sorununa yol açtığı bilinen tuzun azaltması çalışmaları kapsamında gıda sektörü ile işbirliği yapıldı. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ile Türkiye Gıda Dernekleri Federasyonu arasında imzalanan “Sodyum/Tuz Azaltma Protokolü”, 2018-2023 arası dönemi kapsıyor. Protokole göre firmalar, ambalajlı gıda ve içeceklerde her yıl tuz miktarını kademeli olarak azaltmayı kabul etti.

Protokol kapsamında, 18 kategoride yer alan gıda ve içeceklerde tuz oranı düşürülecek. Bu kategoriler; peynir, zeytin, baharatlar, hazır çorbalar, et, tuzlu soslu kuruyemişler, hazır turşular, cipsler, bisküviler-kekler-krakerler, süt ürünleri, yağlar ve margarinler, makarna ve erişteler, hazır öğünler, kahvaltılık gevrekler, cipsler, balık ürünleri, kümes ürünleri ile sos ve çeşniler. İmzalanan protokol, işyerlerinde aşırı tuz tüketiminin azaltılmasına yönelik çalışmaların ve fiziksel aktiviteyi destekleyen faaliyetlerin gerçekleştirilmesine de imkân tanıyor. Tuz azaltma çalışmaları kapsamında başarılı örnekler, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir internet sayfasından duyurulacak.

Türkiye’de tüketilen tuz miktarı, tavsiye edilen limitin iki katı

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), günlük kişi başı tuz tüketiminin 5 gramın altında olmasını öneriyor. Bu miktar bir tatlı kaşığı veya tepeleme bir çay kaşığına denk geliyor. Aşılmaması önerilen bu miktar; yemeklere sonradan eklenen tuzu değil, gün içinde tüm besinlerle alınan toplam tuz miktarını ifade ediyor. Sağlık Bakanlığı ile DSÖ işbirliğinde gerçekleştirilen 2017 Türkiye Hane Halkı Sağlık Araştırması’na göre ülkemizde günlük kişi başı tuz tüketimi ise 9.9 gramı buluyor.

Öte yandan, yine Sağlık Bakanlığı-DSÖ işbirliğinde hazırlanan Türkiye Bulaşıcı Olmayan Kronik Hatalıkların Önlenmesi ve Kontrolü için Yatırım Gerekçeleri Raporu’na göre; tuz azaltma müdahalelerine harcanan her 1 Türk Lirası için 15 yıllık dönemde beklenen tasarruf miktarı 88 TL. Bu nedenle tuz azaltma projeleri, aynı zamanda ülkemiz için maliyet etkin bir uygulama.

Aşırı tuz çok sayıda hastalığa davetiye çıkarıyor

Birçok bilimsel araştırma; tuzun aşırı tüketiminin kan basıncını yükselttiğini, hipertansiyon sonucunda inme, kalp krizi, kalp yetmezliği ve böbrek hastalıklarının görülme sıklığını artırdığını ortaya koyuyor. Yine aşırı tuz tüketiminin mide kanseri riskini artırdığı; vücuttan kalsiyum atımını kolaylaştırarak kemik sağlığını olumsuz etkileyebildiği; şekerli gıdalarla beraber obezite sorununa sebep olabildiği biliniyor. Bu nedenlerle beslenmeye bağlı kronik hastalıkların önlenmesinde diyetle sodyum/tuz alımının azaltılması öneriliyor.

tuz

Tuz eksikliği depresyona sebep olabilir

Tuz, vücutta eksildiği takdirde pek çok hastalığa neden oluyor.

Tuz minerali eksikliğinde sinir sistemi çalışmıyor, kas hareketleri yapılamaz hale geliyor. Doğal bir antidepresan olan tuz, eksikliği durumunda kişiyi depresyona dahi sokabiliyor.

ABD’deki Iowa Üniversitesi‘nden araştırmacıların Psikoloji ve Davranış Dergisi‘nde yayımlanan raporunda tuz eksikliğinde kişilerin depresyona girdiği açıklandı.

Ölümcül sonuçlar

İçerdiği mineraller ile insan vücudunun hayati fonksiyonlarını devam ettirmekte önemli bir yere sahip olan tuz, vücutta eksildiği takdirde pek çok hastalığa neden oluyor. Tuz minerali eksikliğinde sinir sistemi çalışmıyor, kas hareketleri yapılamaz hale geliyor. Ayrıca doğal bir antidepresan olan tuz, eksikliği durumunda kişiyi depresyona dahi sokabiliyor.

Doğal bir mineral olan tuz, vücudumuzdaki kan miktarı ve tansiyon seviyesi için önemlidir. Vücudun elektrolit dengesini sağlayan tuz, alınması gereken miktarlarda tüketildiği takdirde, vücudun asit – baz dengesini koruyarak kas kramplarının önüne geçer. Bazı kişilerde vücutta aşırı su birikmesi ya da aşırı tuz kaybı sonrası oluşan tuz eksikliği, ölümcül sonuçlar doğurabilecek sağlık sorunlarına neden olur.

Sinir sistemini etkiliyor

Vücuttaki tuz oranı düştükçe, sinir sistemi düzgün şekilde çalışamaz. Düzgün çalışamayan sinir sistemi de kasların hareket etmesini sağlayan emirleri iletemez. Süreç ilerledikçe diğer sistemler de zincirleme bir şekilde etkilenir ve hayati risk söz konusu olabilir.

Depresyon

Tuz eksikliğinde kişilerin depresyona girdiği açıklandı. Çoğu zaman tuzun zararları bilinse de, tuzun kişileri mutlu eden doğal bir antidepresan olduğu belirtildi.

tuz, diyette tuz

Unutulan tehlike: “Gizli tuz tüketimi”

Beslenme; sağlığı korumak, geliştirmek ve yaşam kalitesini yükseltmek için vücudun gereksinimi olan besin ögelerini yeterli miktarlarda ve uygun zamanlarda almak için bilinçli yapılması gereken bir davranıştır.

Bireylerin yeterli ve dengeli beslen­mesi

Başta kronik hastalıklar olmak üzere hastalıkların görülme riskinin azalması, protein enerji malnütrisyonun, vitamin-mineral yetersizliklerinin önlenmesi vb. sağlık sorunlarının en aza indirilmesinde rol oynayan koruyucu etmenlerden biridir. Tüm dünyada yeterli ve dengeli beslenme ile besin tüketimini iyileştirmeye yönelik stratejilerden birisi de Ulusal Beslenme Rehberlerinin hazırlanması ve kullanılmasıdır. Beslenme Rehberleri topluma yeterli ve dengeli beslenme konusunda bilgi vermek ve beslenme ile ilgili tüm koşulları açıklamak amacıyla oluşturulmuş bir dizi öneriyi içerir, toplumun beslenme ile ilgili hedeflerine ulaşmasının pratik yolunu gösterir, sağlıklı yaşam biçimini geliştirilmesine katkıda bulunur. Bu rehberler geleneksel beslenme alışkanlıklarını göz önünde bulundurur ve hangi bakış açılarının değiştirilme­si gerektiğine dikkati çeker. Rehberler toplumun yaşadığı ekolojik çevreyi, sosyoekonomik ve kültürel etmenler ile biyolojik ve fiziksel çevreyi de dikkate alır. Günümüzde beslenme ve sağlıkla ilgili birçok kaynaktan bilgi ve öğütler alınabilmektedir. Ayrıca besin etiketlerinden de birçok ayrıntılı bilgi elde edilebilmektedir. Elde edilen bilgilerin çoğu karmaşık olabilmekte ve tüketicinin çoğunluğu tarafından anlaşılamamaktadır. Bu bilgiler aile menüleri oluşturulurken sınırlı olarak kullanılmaktadır. Bundan dolayı tüketicilerin anlayabileceği bilimsel beslenme önerilerinin hazırlanma ihtiyacına cevap vermek için Bakanlığımızca da Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER) sağlık profesyonelleri ve halkımız için doğru bilgiler elde etmeleri sağlanarak sağlık okuryazarlığına katkı sağlaması ve pratik uygulamalarda yol gösterici olması için hazırlanmıştır. Bu rehber içerisinde “sağlıklı yemek tabağı” ve “fiziksel aktivite ve beslenme piramidi” geliştirilmiştir.

tuz - pelin güloğlu

Şaşırtıcı miktarlarda tuz içeren 6 besin

Aşırı tuz, dondurulmuş pizzalar ve cipslerle sınırlı değil. Birtakım masum gıdalar da gizlice tuz içeriyor olabilir.

tuz, diyette tuz

Günümüzde ortalama bir kişi, günde 8 gram tuz tüketiyor, bu günde önerilen 6 gramın üçte birinden fazla tuz tüketimi demek. Birleşik Krallık Hükümeti, birkaç yıl önce, süpermarket raflarındaki hiçbir gıda ürününün Aralık 2017’de tuz miktarını aşmaması için bir hedef belirlemişti. Şimdi, bitiş tarihi yaklaşırken, CASH isimli başka bir çalışmada 28 kategoride sadece ekmeğin 100 gramında 1,13 gram tuzun bulunmasıyla resmi hedefe yaklaşan tek gıda maddesi olduğuna karar verildi.

tuz, diyette tuz

Kampanya müdürü Katharine Jenner, kalp hastalığı yüksek tansiyon ve felç ile bağlantılı olduğu için tuzu unutulmuş bir katil olarak tanımlıyor. Gıda endüstrisinde popüler bir katkı maddesidir, çünkü aksi takdirde yemekler lezzetsiz olur. Fakat uzun süre çok miktarda tüketilmesi sağlık açısından büyük riskler taşır. CASH, İngiltere’deki yetişkinlerin tuz alımını 6 grama düşürmeleri durumunda, her yıl 17,500 ölümün önlenebileceğini tahmin ediyor.

tuz, diyette tuz

Jenner,

Araştırmamızın bulguları endişe vericidir ve yıllarca bu konu üzerine çalışmama rağmen birçok gıda üreticisi ve parekendecisinin hala tuz azaltma hedeflerini karşılamada başarısız olduğumu görünce çok şaşırdım.

Çoğumuz, hazır yemeklerin ve atıştırmalıkların yüksek sodyum içerdiğini bunun yanı sıra restoran yemekleri özellikle fast foodun bol miktarda tuz barındırdığı hakkında çok fazla bilgi edindik, ancak tuzun şaşırtıcı derecede yüksek miktarda bulunduğu, diğerlerine nazaran az bilinen gıdalar var. The Guardian gazetesine göre bilinmesi gereken bazı tuzlu gıdalar:

sıcak çikolata

1. Sıcak çikolata

Bu öğrenilmesi gereken önemli bir derstir: Bir şeyin sadece tatlı olması, tuz içeriğinin düşük olduğu anlamına gelmez. Şeker tuzu etkili bir şekilde maskeleyebilir. Önceden karıştırılmış sıcak çikolata marshmallow ile birlikte, 25 gram porsiyon başına tuz miktarı 0,8 gram olarak bulunmuştur.

kahvaltılık mısır gevreği

2. Kahvaltılık mısır gevreği

Kellogg’un mısır gevreklerinin porsiyonunda 0,34 gram tuz bulunur. Bu tuz bazı tatlı tahıllarda bulunan miktardır.

salata, yeşillik, sebze, popüler diyetler, akdeniz diyeti

3. Hazır salatalar

Şarküteri salatası şaşırtıcı bir tuz kaynağıdır. Patates salatası gibi salatalar maksimum seviyenin dörtte biri  kadar tuz -1,6 gram- içermektedir. Yine aynı şekilde hazır tatlılar da fazla miktarda tuz içeriyor olabilir.

peynir

4. Peynirler

Belki de bu bir sürpriz olmayacak, ancak peynir 100 gram başına 2,51 gram tuz içermektedir. Tabi burada peynirden peynire tuz oranının değiştiğini söylemek gerekir.

tere yağı, tereyağı, margarin, margarin kalorisi, margarin yasak mı, diyette margarin, margarinsiz kurabiye

5. Ekmek üzerine sürülebilen gıdalar

Fıstık ezmesi, margarin, krem peyniri gibi görünüşte sağlıklı olan besinler çok tuzlu olabilir. Bunu önlemek için ürünlerin etiketlerini okuduğunuzdan emin olun.

ordövr tabağı

6. Ordövr tabağı

Toplantıları şık yapan lezzetli mezeler de tuz kaynaklarıdır. Tuz, hamsi ve küçük etler küçük porsiyonlarda tadılabilir. Ancak aynı anda vücuttaki tuz miktarını çok fazla yükseltirler.

Ancak, diyet değişiklikleri yaparken büyük resme bakmak önemlidir. Fazla şeker, yağ ve fiziksel aktivite eksikliği gibi başka faktörler olduğunda tuz, gelişmiş dünyanın sağlık sorunları için tek neden olarak seçilmemelidir.

Önemli miktarda diyet değişikliği yapmadan önce özellikle insan vücudu tarafından küçük miktarlarda tuza ihtiyaç duyulduğundan lütfen doktora ya da diyetisyeninize danışın.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Pelin GÜLOĞLU

yazarın tüm yazılarıdiyetisyenlerden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

 

HİPERTANSİYON tedavisi, HİPERTANSİYON pdf, HİPERTANSİYON nedir, HİPERTANSİYON nedenleri, HİPERTANSİYON evreleri,

Hipertansiyon nasıl sınıflandırılır?

Hipertansiyonun sınıflandırılması söyledir…

Hipertansiyon için yapılan sınıflamalarda zaman içinde belirgin farklılıklar olmuştur. Yaygın olarak kabul gören Dünya Sağlık Örgütü Uluslararası Hipertansiyon Komitesi (DSÖ/ISH)’nin yaptığı aşağıdaki sınıflandırmanın kullanılması önerilir:

Kategori Sistolik (mmHg) Diyastolik (mmHg)
Optimal <120 <80
Normal <130 <85
Yüksek normal* 130-139 85-89
Hipertansiyon 1.derece 140-159 90-99
2.derece 160-179 100-109
3.derece ³ 180 ³ 110
İzole sistolik hipertansiyon ³ 140 <90

* Majör kardiyovasküler olay riski çok yüksek bulunan veya kronik nefropatisi olan hastalar da hipertansiyon sınırları içine girmektedir.

HİPERTANSİYON tedavisi, HİPERTANSİYON pdf, HİPERTANSİYON nedir, HİPERTANSİYON nedenleri, HİPERTANSİYON evreleri,

Hipertansiyondan korunmak için öneriler

  • İdeal ağırlığınızı diyetisyenle görüşerek koruyun.
  • Şişmanlık hipertansiyon için önemli bir risk faktörüdür. Beden Kitle İndeksinizi hesaplayarak boyunuza göre uygun ağırlıkta olup olmadığınızı kontrol edin. Eğer şişmansanız uygun ağırlığa gelene kadar zayıflayın. Boyunuza göre uygun ağırlıkta iseniz ise bu ağırlığınızı koruyun.
  • Beden Kütle Endeksi (BKE) = Vücut Ağırlığı (kg)/ Boy (m 2 ) 25 ve üzerinde olması şişman olduğunuzun bir göstergesidir.
  • Düzenli fiziksel aktivite yapın.
  • Hareketli bir yaşam tarzı seçin. Haftada 5 gün 30 dakikalık orta yoğunlukta bir fiziksel aktivite düzenli fiziksel aktivite yaptığınızın bir göstergesidir. Düzenli fiziksel aktivite yaşın ve kronik hastalıkların olumsuz etkisini azaltır, kan basıncını düzenler, kardiyak aritim/ ani ölüm riskini azaltır.
  • Sigara içmeyin.
  • Sigara ve sigara dumanı, katran, karbonmonoksit ve nikotine ek olarak içerdiği 4000’den fazla kimyasal madde nedeniyle başta kanser olmak üzere, kronik bronşit, felç ve koroner kalp hastalıklarına neden olan önemli bir risk faktörüdür. Sağlığınız için sigara içmeyin, içiyorsanız bırakmaya gayret edin.
  • Beslenmenize dikkat edin. Gerçek diyetisyenlerden yardım alın.
  • Vücut ağırlığınızı dengede tutmak, kilo almamak için az şekerli besinleri tercih edin, çay şekeri gibi rafine şekerleri mümkün olduğunca az tüketin, tatlılar ve şekerli içeceklerin tüketimini sınırlandırın.
  • Tuz ve sodyum alımını kısıtlayın. Sodyum alımı 1.5 – 2.5 gr arasında (4-6 gr tuz) olmalıdır. Ayrıca tuz oranı düşük yağsız veya az yağlı süt ve süt ürünlerini (yoğurt,peynir vb.) tüketin.
  • Kullandığınız yağ türüne dikkat edin ve doymamış yağ asidinden zengin bitkisel sıvı yağları (zeytinyağı,ayçiçeği yağı, mısırözü yağı vb) tercih edin.
  • Posa tüketimini arttırın. Haftada her gün 4-6 porsiyon (400-500 gr) çeşitli taze sebze ve meyve yiyin. Kurufasulye, nohut,mercimek vb. kurubaklagillerin tüketimine özen gösterin.
  • Alkol tüketimini azaltın. Alkol alımı kan basıncının yükselmesine neden olur.
  • Stresden mümkün olduğunca uzak durun.
  • Düzenli olarak sağlık kontrollerinizi yaptırın.
HİPERTANSİYON tedavisi, HİPERTANSİYON pdf, HİPERTANSİYON nedir, HİPERTANSİYON nedenleri, HİPERTANSİYON evreleri,

Yüksek tansiyon nedir?

Kan basıncının normal kabul edilen değerlerden yüksek olmasıdır.

Sistolik kan basıncı kardiyak atış hacmini, diastolik kan basıncı periferik direnci ölçer. Halk arasında sistolik kan basıncı büyük tansiyon, diastolik kan basıncı ise küçük tansiyon olarak bilinmektedir.

Kan basıncının normal değerler altında tutulmasına dikkat edilmelidir. Kan basıncındaki 10 mm Hg artış koroner kalp hastalığını %30 artırır.

HİPERTANSİYON tedavisi, HİPERTANSİYON pdf, HİPERTANSİYON nedir, HİPERTANSİYON nedenleri, HİPERTANSİYON evreleri,

Hipertansiyon pek çok hastalık için bir risk faktörüdür!

Ülkemizde de önemli halk sağlığı sorunlarından biri olan hipertansiyon, pek çok hastalık için önemli bir risk faktörüdür! Hipertansiyon tedavi edilmediğinde;

  • kalp yetmezliği,
  • kalp krizi,
  • böbrek yetmezliği,
  • damarların daralması,
  • beyin kanaması,
  • felç,
  • görme kaybına neden olur.
HİPERTANSİYON tedavisi, HİPERTANSİYON pdf, HİPERTANSİYON nedir, HİPERTANSİYON nedenleri, HİPERTANSİYON evreleri,

İkincil hipertansiyon nedir?

Hastaların % 90-95’inde yüksek tansiyona neden olabilecek altta yatan başka bir hastalık yoktur. Bunlara primer (birincil) hipertansiyon denir. Geri kalan % 5-10 hastada yüksek tansiyon bir nedene ya da hastalığa bağlı olarak ikincil olarak ortaya çıkmıştır. Buna da sekonder (ikincil) hipertansiyon adı verilir.

En sık rastlanan ikincil hipertansiyon nedenleri şunlardır:

  • Çok tuzlu gıdaların tüketilmesi (özellikle tuza hassas kişilerde)
  • Böbrek hastalıkları
  • Böbrek üstü (adrenal) bezlerinin hastalıkları
  • Böbrek damarlarının daralması
  • Doğuştan büyük atar damarın (aortun) bir bölümünün dar olması
  • Tiroid bezi hastalıkları (Hipertiroidi, hipotiroidi)
HİPERTANSİYON tedavisi, HİPERTANSİYON pdf, HİPERTANSİYON nedir, HİPERTANSİYON nedenleri, HİPERTANSİYON evreleri,

Hipertansiyon daha çok kimlerde görülür?

Yüksek tansiyon riskini artıran birçok etmen söz konusudur:

1- Yaş: Yüksek tansiyon görülme oranı ilerleyen yaşla birlikte artar. Buna karşın tansiyon yüksekliği genellikle ilk olarak 35-50 yaşlarında saptanır.
2- Cinsiyet:
50 yaşın altındaki grup ele alındığında erkeklerde daha sık görülür. 50-55 yaş grubunda görülme sıklığı eşitlenir. 55 yaşından sonra ise kadınlarda görülme sıklığı daha fazladır.
3- Kalıtım:
Yüksek tansiyonlu kişilerin yaklaşık % 60’ında ailede de tansiyon yüksekliği söz konusudur.
4- Şişmanlık: Şişmanların yaklaşık % 40’ında yüksek tansiyon görülmektedir. Genç hastaların yaklaşık üçte biri şişmandır.
5- Şeker hastalığı: Şeker hastalarında yüksek tansiyona çok sık rastlanır.
6- Aşırı tuz tüketimi: Yüksek tansiyona yol açan nedenlerden biridir.
7- Fiziksel aktivitelerin azlığı: Yüksek tansiyon görülme olasılığı arttırır.
8- Alkol tüketimi: Alkol kullananlarda yüksek tansiyon görülme sıklığı artar.
9- Stres: Yüksek tansiyonun ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir.

HİPERTANSİYON tedavisi, HİPERTANSİYON pdf, HİPERTANSİYON nedir, HİPERTANSİYON nedenleri, HİPERTANSİYON evreleri,

Hipertansiyon nedir?

18 yaşını geçmiş erişkin bir bireyde, farklı iki günde en az iki kez yapılan ölçümlerde büyük tansiyonun 140 mmHg (civa basıncı) ve üzerinde ya da küçük tansiyonun 90 mmHg ve üzerinde olmasına hipertansiyon yani yüksek tansiyon adı verilmektedir.

Kan basıncı için normal değerler büyük tansiyonun 120 mmHg’nın, küçük tansiyonun ise 80 mmHg’nın altında olmasıdır.