15 adımda: “Hepatosteatozda beslenme tedavisi”

  1. Yapılabilecek en önemli şey beslenme alışkanlıklarını değiştirmektir.
  2. Eğer var ise fazla kilolar verilmeli ancak hızlı kilo kaybından sakının. Hızlı kilo kaybı karaciğer yağlamasını artırır. Bir diyetisyenle görüşmelisiniz.
  3. Diyabeti olan biri ise, diyabeti kontrol altına alacak bir diyeti  takip etmelidir.
  4. Alkol tüketilmemeli.
  5. Aşırı karbonhidrat ve şeker tüketimi azaltılmalı.
  6. Karaciğerin yükünü azaltmak için doğal besinler tercih edilmeli, katkı maddelerinden uzak durulmalı.
  7. Şarküteri ürünleri (sosis, salam, sucuk gibi) ve sakatatları tüketmeyin.
  8. Beslenmenizde katı yağlar yerine bitkisel yağları tercih etmeli. Sarı yağ, kuyruk yağı, margarin yerine zeytinyağı, ayçiçeği yağı, mısır yağı miktarınca tüketiniz.
  9. Sakatat etleri, yağlı etler, tavuk derisi yumurta gibi kolesterol ve hayvansal yağ içeriği yüksek yiyeceklerden uzak durulmalı. Mümkün olduğunca az yağlı yemekler tüketmeye özen gösteriniz.
  10. Domates, karpuz, kızılcık, kırmızı biber başta olmak üzere kırmızı renkli meyve ve sebzeler de çok güçlü antioksidan olan likopen ve C vitamini bolca bulunur. Karaciğer yağlanmasına karşı antioksidan desteği için kırmızı meyve ve sebzeler öğünlerde tüketiniz.
  11. Günlük taze meyve ve sebze tüketimine özen göstermelisiniz. Günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketiniz.
  12. Tam buğdaylı ekmek, yulaf kepeği, çavdarlı gevrek gibi kompleks karbonhidrat bakımından zengin tahıl grubu besinler aynı zamanda liften de zengin olduğundan her gün uygun miktarlarda tüketilmelidir.
  13. Bitkisel protein ve lif içeriğinin yüksek, doymuş yağ içeriğinin düşük olması bakımından kurubaklagiller karaciğer yağlanmasına karşı tüketilmesi gereken besinlerdendir. Haftada iki kez kuru fasulye, nohut, mercimek, barbunya gibi kuru baklagil yemeği tüketmeye özen gösteriniz.
  14. Her gün 2-2,5 lt su içmeye özen gösterilmeli, suya ek olarak şekersiz komposto, ayran, çorbalar, maden suyu, kefir vb. tüketerek sıvı alımına destek olunmalıdır.
  15. Düzenli olarak fiziksel aktivite yapmayı hayatınızın önemli parçası haline getirin.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Sümeyye Aymaz

Karbonhidrat sayımı sümeyye aymaz

Daha rahat diyabet için: “Karbonhidrat sayımı”

Diyabetli bireyler, ne kadar karbonhidrat alacakları hesaplanabilirse ona göre insülin iğnelerini yapar ve kan şekerleri daha iyi kontrol edebilirler.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

“Karbonhidrat Sayımı” kan şekerini yönetmek için bir yemek planlama tekniğidir. Karbonhidrat sayımı ile kişiye özel yemek listesi oluşturulur. Karbonhidrat sayımı üç aşamada yapılır:

1.Aşama (başlangıç düzeyi)

Bu aşama genel olarak tüm diyabetlilerde uygulanır. Bu aşamada öğrenilecekler:
• Karbonhidrat nedir?
• Hangi besinler karbonhidrat içerir?
• Tüketilen karbonhidratların kan şekerine etkisi nedir?
• Besinlerin tüketilen miktarında kaç gram karbonhidrat vardır?
• Ana ve ara öğünlerde tüketilmesi gereken karbonhidrat miktarının veya karbonhidrat seçeneği sayısının belirlenmesi.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

2.Aşama (orta düzey)

Orta düzeyde ise şunlar öğrenilir:
• Kan şekeri ve tüketilen karbonhidrat miktarı arasındaki bireysel yanıtı değerlendirme,
• Besin etiket bilgilerini kullanma,
• Karbonhidrat tüketimindeki artma/azalmaya bağlı olarak insülin doz ayarlamasıyla ilgili basit bilgiler,
• Yağ, protein, posa, sükroz (çay şekeri) ve alkolün kan glukozuna etkisi.
• Hipoglisemi ve ağırlık artışı.
• Bu aşamada bireyin, öğün öncesi ve öğün sonrası hedef kan şekeri seviyeleri belirlenir ve bu hedeflere ulaştıktan sonra üçüncü aşamaya birey de istiyorsa geçilir.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

3. Aşama (ileri düzey)

Yoğun insülin tedavisi alan (günde dört kez veya daha fazla) ve pompa kullanan diyabetli bireylerin bilmesi gereken basamaktır.
Diyabet diyetisyeni, diyabetli bireyin karbonhidrat bilgisini, hesap yapma becerisini ve kan glukozu ile karbonhidrat tüketimi ilişkisini değerlendirdikten sonra bu aşamaya geçer.
• Öğünde tükettiği karbonhidrat miktarını, o öğünde uyguladığı insülin miktarı ile eşleştirerek, bir ünite insülinin ihtiyaç duyduğu karbonhidrat miktarını hesaplamayı öğrenirler. Buna karbonhidrat/insülin oranı (K/İ) denir.
• K/İ oranı her birey için her öğün değişkenlik gösterebilir.
• K/İ oranının bir kez belirlenmesi ömür boyu bu oranın geçerli olacağı anlamına gelmez.
• Kilodaki değişiklikler, mevsimsel değişiklikler, bayanlardaki menstrüel dönemler, günlük aktivitedeki değişiklikler, stres ve hastalık gibi durumlar K/İ oranında değişikliğe sebep olabilir.
• Kan şekerleri hedef aralıkların dışında olduğu zamanlarda da kan şekerini düzeltmek için ek insülin dozu hesaplamayı öğrenirler. Buna insülin duyarlılık faktörü (İDF) denir. İDF, bir ünite insülinin azalttığı kan şekeri miktarı olarak ifade edilir.
• Hızlı etkili insülin (humolog, apidra, novorapit) kullanımında 1800 kuralı, kısa etkili insülin(humolın R, acrapit) kullanımında 1500 kuralı kullanılarak hesaplanır. 1800 ya da 1500, günlük toplam insülin dozuna bölünür ve çıkan değer bir ünite insülinin düşürdüğü kan şekeri değeridir.
• İDF, öğün öncesinde kullanılmalıdır. İDF de K/İ oranı gibi ömür boyu sabit kalmaz ve bireyden bireye değişkenlik gösterebilir.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Sümeyye Aymaz

insülin direnci sümeyye aymaz

6 soruda “İnsülin direnci” ve beslenme tedavisi

1. İnsülin direnci nedir?

İnsülin; kas, yağ ve karaciğer gibi kan şekerini kullanan, dokulara şekerin alınması ve kullanılmasını sağlayan, pankreastan salgılanan bir hormondur. Kişide insülin direnci varsa şekerin dokulara alınıp kullanılması, yakılması zor olur. Aşırı salınan insülin açlık hissine, daha çok yeme ve atıştırmaya neden olur. Sonuçta insülin direnci gelişir…

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

2. İnsülin direnci oluşmasının nedeni nedir?

Genetik yatkınlık insülin direnci nedeni olabileceği gibi obezite, sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam da neden olabilir. Günümüzde artan sedanter yaşam tarzı ve fast food tüketimi, insülin direncinin daha sık görülmesine sebep olmuştur. Bu nedenle kimi zaman:

Annem babam tereyağı, bal, kaymak ile beslenirdi onlara bir şey olmadı da bende neden oluyor, sorularıyla karşılaşıyoruz. Burada unutulan nokta anne ve babalarının hareketli yaşamlarıdır.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

3. İnsülin direnci kilo vermeyi gerçekten zorlaştırır mı?

Evet, zorlaştırdığı doğrudur. Çünkü insülin direnci olan kişiler çabuk acıkırlar, tatlı istekleri daha fazladır ve çabuk yorulurlar ancak bu durum kilo vermeye engel değildir. Sabırla yapılan sağlıklı beslenme programı ve egzersiz kilo vermenize ve insülin direncinizi bir süre sonra kırmanıza yardımcı olacaktır.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

4. Kişi insülin direnci yüksek olduğundan ne zaman şüphelenmeli?

Yemek sonrası çabuk acıkma, geç doyma, soğuk terleme, el ayak titremesi, aşırı tatlı isteği ve giderek kilo alma kişinin insülin direncinden şüphelenmesi gerekir.

diyabet şeker hastalığı diyet

5. İnsülin direnci nasıl tedavi edilmeli?

Öncelikle hastalığı oluşturan etkenler belirlenmelidir. Bu etkenlere yönelik yaşam tarzı değişiklikleri yapılmalıdır. Vücut yağ oranı azaltılmalı, harcanan enerji artırılmalı ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinilmelidir. Sadece egzersiz ve sağlıklı beslenme ile insülin direnci %60 oranında önlenebilir. Gerekli durumlarda ilaç yardımı alınmalı ancak unutulmamalı ki ilaç tek başına yeterli olmayacaktır.

obezite, elma, hamburger

6. İnsülin direncinde beslenme tedavisi nasıl olmalı?

• Diyetisyene gidin ve gerçekçi hedefler belirleyiniz. Haftada 0,5-1 kg ağırlık kaybını hedefleyiniz.

• İnsülin direncinde beslenme tedavisinin önemli bir noktası da düşük glisemik indeksli gıdaları yüksek glisemik indeksli gıdalara tercih etmektir. Şöyle ki beslenmenizde beyaz ekmek yerine tam buğday ya da çavdar ekmeğini, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı ya da kepekli makarnayı, meyve suyu yerine kabuklu meyveyi, gazlı şekerli içecekler yerine ayranı tercih etmelisiniz. Ayrıca glisemik indeksi yüksek hamur işleri, pastalar ve tatlılardan da uzak durmalısınız.

• Diyetiniz sizi aç bırakacak kadar az kalorili olmamalı yani şok diyetler uygulamamalısınız. Şok diyetler insülin direncini tedavi edemediği gibi uzun vadede daha kötü hale getirebilir.

• Az ve sık beslenmeyi tercih etmelisiniz. Üç ana öğününüzü (kahvaltı, öğle ve akşam yemeği) mutlaka yapıp bir ya da iki ara öğün eklemelisiniz. Güne erken başlamalısınız. Yatmadan iki-üç saat önce bir şey yememelisiniz.

• Sebze ve meyve tüketiminizi artırmalısınız. Her öğünde mutlaka salatanızı veya sebze yemeğinizi bulundurmalısınız. Şeker oranı düşük meyveler tercih etmelisiniz. Meyve tüketiminizi iki-üç orta boy meyve ile sınırlamalısınız.

• Tok tutan, glisemik indeksi düşük, posa miktarı yüksek kuru baklagillere diyetinizde yer vermelisiniz.

• Katı yağdan, kaymaktan, margarinden uzak durmalısınız. Sıvı yağ tercih etmeli, yemeklerinizde bir tatlı kaşığından fazla yağ kullanmamalısınız.

• Yemekleri iyi çiğneyip yemek yeme sürenizi artırmalı ve böylelikle oluşan tokluk hissi fazla yiyecek tüketmenize engel olacaktır.

• Süt ve süt ürünlerini yarım yağlı tercih etmeli günde en az iki kase yoğurt ya da iki su bardağı süt tüketmelisiniz.

• Kırmızı et yerine tavuk ve hindi gibi beyaz etleri tercih etmelisiniz. Haftada en az iki kez balık tüketmelisiniz.

• Hareketli bir yaşam tarzı edinilmeli ve haftada en az 3 – 4 gün, 30 – 45 dk spor yapmalısınız.

Dahası için beslenme ve diyet uzmanınızla görüşmelisiniz.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Sümeyye Aymaz

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

hashimoto - dyt Sümeyye AYMAZ

“Hashimoto” için beslenme ipuçları

İlk adım yaş kilo boy ve kan bulgularına göre yeterli enerji ve besin ögesi içeren bir beslenme programı uygulanmasıdır. Yeterli protein alımı tiroid bezlerinin çalışmasını destekler. Yetişkin bir bireyin günlük gereksinimi kadar protein almalıdır.
tiroid nodül, tiroit nodülü, guatr, boğaz, hipotiroidi, tsh, t3, t4, metabolizma

Taurin, tiroid hormonlarının üretimi için elzem bir aminoasittir. Supleman olarak kullanılabilir ama herkes için uygun değildir, mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalı, gereksinim var ise kullanılmalıdır. Taurinin besinsel kaynakları; deniz ürünleri, süt ürünleri ve hindi etidir. Omega-3 yağ asitleri tiroid fonksiyonlarını olumlu etkilemektedir. Bu sebeple haftada en az iki kez yağlı balık tüketilmelidir. Keten tohumu, ceviz, semizotu da omega-3 içeriğiyle tiroid bezinizin daha iyi çalışmasını sağlar, ancak bu besinlerdeki omega-3 balıktaki kadar vücut için yararlı değildir.

tiroid nodül, tiroit nodülü, guatr, boğaz, hipotiroidi, tsh, t3, t4, metabolizma
Tam tahıl ürünlerini ve kuru baklagilleri tüketmeye çalışın. Kuru baklagiller iyi birer bitkisel protein kaynağıdırlar ve haftada iki kez tüketilmelidir. Tam buğday ekmeği ya da çavdar ekmeği tercih edin çünkü b vitamin çinko ve liften zengindir. B vitamini özellikle B12 vitamini troid bezinin enerji üretmesine yardımcı olur. B12 vitamini kaynağı et balık yumurta peynirdir. Günde en az 5 porsiyon taze sebze ve meyve tüketin. A, C, E gibi antioksidan vitaminlerin alımı da bu sayede artacaktır.
keten tohumu, keten tohumu faydaları, keten tohumu yararları, keten tohumu zararları, keten tohumu diyeti, diyette keten tohumu, keten tohumu zayıflatır mı, keten tohumu kilo verdirir mi, tiroid hastalıklarında keten tohumu, diyetisyen ayşe özgül

Beslenmenize keten tohumunu ilave edin

Hem lif oranı yüksek hem de omega-3, E vitamini ve çinko mineralinden zengin bir besindir. Günde 1-2 yemek kaşığı kadar taze öğütülmüş keten tohumunu sebze yemeklerinize, salatalara ve çorbanıza yemek piştikten sonra ilave edip tüketmeye çalışın. İyot, tiroid fonksiyonları için elzem bir mineraldir ve tükettiğimiz birçok besinin içerisinde de bulunmaktadır. Eğer ihtiyacımızdan fazla alınırsa da otoimmün tiroid hastalığına neden olabilmektedir. Bu sebeple iyotsuz tuz tüketiniz.

çinko zinc

Çinko tiroid hormonunun metabolizmasında etkili bir mineraldir

Çinko eksikliğinde tiroid metabolizması bozulur. Çinkodan zengin deniz ürünleri, et, tavuk, hindi, badem, fındık, süt ve yumurta yeme alışkanlıklarınız arasında olmalıdır. Selenyum eksikliğinde vücutta E vitamini düzeyi de azalır ve tiroid bezi iltihabı daha sık görülür. Selenyum ve E vitaminini birlikte almak vücut için daha faydalıdır. Selenyum kaynağı balık, dana eti, hindi eti, ceviz, mantar, susam, tam tahıl ürünleridir. E vitamini kaynağı ise bitkisel yağlar, rüşeym, kuru baklagil, yeşil yapraklı sebzeler, keten tohumu, fındık, bademdir.

Gıda gündemi, gida haber, mutfak kuralları, çikolata bozulur mu, antifriz, iqf, şenol yıldız diyetisyen, Çikolata bozulur mu, çikolata kaç kalori, çikolata besin değeri,

Çikolata tüketimine dikkat edin

Kadminyum içermektedir ve selenyum atımını artırır. Tiroid hormonu çalışmasını azaltan guatrojenik besinleri (beyaz lahana, turp, karnabahar, brokoli, mor lahana, soya fasulyesi, hardal, yer fıstığı) çok fazla ve çiğ olarak tüketmeyin. Pişirerek tüketmeniz guatrojen madde miktarını azaltacağından daha sağlıklı olacaktır.

ödem, lenfödema

Tiroid rahatsızlıklarında en sık görülen problemlerden biri de ödemdir

Bu nedenle su tüketiminizi asla ihmal etmeyin, günde 2-2,5 lt su içmeye çalışın. Kafein, alkol, sigara ve şeker tüketimi özellikle sınırlandırılmalıdır. Bunlar hastalığın seyrini olumsuz yönde etkileyen faktörlerdir. Sağlıklı yaşamın ikincil kuralı düzenli egzersizdir. Hem metabolizmanın hızlanması, hem tiroid hormonuna karşı doku duyarlılığının artması, hem de kas artışı için düzenli egzersiz en azından yürüyüş yapmalısınız.

iş yaşamında beslenme, işte diyet, ofis zayıflama

Dahası için diyet uzmanınıza başvurabilirsiniz.