Diyetisyen Bengü Ünal, Gerçek Diyetisyen Ara

Diyetisyen Bengü Ünal: “Çayın yanlış tüketimiyle gelen risklere dikkat edin”

Ülkemizde neredeyse su kadar çok tüketilen çayın yanlış kullanımının beraberinde ciddi sağlık sorunlarına neden olduğu bildirildi. Diyetisyen Bengü Ünal çayın doğru tüketilmesi halinde birçok faydasının da olduğunun altını çizdi.

En çok çay tüketiminin yapıldığı ülkelerden biri Türkiye’de çayın yanlış kullanımı beraberinde ciddi sağlık problemlerini de getiriyor. Doğru tüketildiğinde birçok faydası bulunan çayın yanlış demlenmesi ve tüketilmesi yüzünden ciddi sağlık problemlerine neden olabileceğini kaydeden Manisalı diyetisyen Bengü Ünal çayın tüketimiyle ilgili dikkat edilmesi gerekli detayları ve yanlış yapılanları anlattı.

çay diyet, çay zararlı mı, diyette çay içilir mi, kahvaltıda çay, çay kaç kalori, yeşil çay, siyah çay kalorisi

Su kadar çok tüketiyoruz

Çayın ülkemizde neredeyse su kadar çok tüketildiğinin altını çizen diyetisyen Ünal,

Çay ülkemizde çok tercih edilen vazgeçilmez içeceklerimizden birisi. Sudan sonra en çok içtiğimiz ikinci içecektir. Çaya şeker ilavesi yaparak ve aynı zamanda ürünlerle tüketilmesiyle beraber bazı zararları vardır. Şeker ilavesi yaptığımızda özellikle kalp damar rahatsızlığı, kilo alma, diyabet hatta baş ağrısı gibi birçok sağlık sorunuyla karşılaşmaktayız. Bunun yanı sıra öğünlerle birlikte aldığımızda ise demir emilimini azaltmaktadır. Çayın içerisinde bulunan tanen maddeleri besinlerle aldığımız demir emilimini azaltmaktadır. O yüzden öğünlerle birlikte almamakta fayda var. Besin tüketimini yaptıktan sonra en az 45 dakika bekledikten sonra çay içebilirsiniz. O zaman daha sağlıklı olacaktır. Bunun yanı sıra gün içerisinde aşırı çay tüketiminin de bir sakıncası var. Aşırı çay tüketimiyle beraber kişilerde uykusuzluk, kalp çarpıntısı, sinir bozukluğu, baş ağrısı gibi birçok durumlarla karşılaşıyoruz. O yüzden günde 4 bardaktan fazla çay içmemek gerekiyor. Eğer 4 bardaktan fazla çay içiyorsak bunu dengelemek için her içtiğimiz ekstra bir bardak çay için bir bardak su içmekte fayda var, dedi.

Yanlış tüketim kanser riskini artırıyor

Çayı çok fazla sıcak içmemek gerektiğinin de altını çizen Ünal,

Çayı çok fazla sıcak içmemek gerekiyor. Çok fazla sıcak içtiğimizde yemek borusu tahriş olabiliyor ve tahriş genellikle kansere sebep olabiliyor. O yüzden çayı ılık içmekte fayda var. Bunun yanında kanser riskini artıran diğer önemli husus da kireçli su kullanımı. O yüzden içme suyu kullanmak daha sağlıklı. Çay demlerken genellikle kaynar suyu çayın üzerine ilave ediyoruz. Aslında kaynar suyun biraz dinlendikten sonra çayın demlenmesi gerekiyor. Kaynadıktan sonra suyu döktüğümüzde çay yanıyor ve yanmanın etkisiyle bakteri oluşumu gerçekleşiyor. Bakteri oluşumuyla beraber de yine kanser riskini artırmış oluyoruz. Bunlara dikkat edecek olursak çay tüketimi yapmakta aslında bir sakınca yok. Aksine bunlara dikkat ederek çay tüketimi yapmanın birçok yararları var. Kolesterolü düşürüyor, hazımsızlığı gideriyor, kan damarlarını genişleterek kanın vücuttaki dolaşımını kolaylaştırıyor. Beyni koruyor, içerisindeki Flavonoid sayesinde de antioksidan miktarı yani doğal antioksidandan bahsediyoruz, besinlerdeki antioksidan miktarını artırıyor. İçerdiği Florid sayesinde de diş çürüklerini önlemeye yardımcı oluyor, diye konuştu.

Kahvaltılardan 45 dakika sonra çay için

Çay tüketimini en çok tercih ettiğimiz zamanlardan biri de aslında kahvaltılardır, diyen Ünal, Kahvaltıyla birlikte tükettiğimiz çay yüzünden kahvaltılarda da aslında besinlerle birlikte aldığımızda demir emilimini azaltmış oluyoruz. O yüzden kahvaltı yaptıktan 45 dakika sonra çay tüketimini yaptığınızda aldığınız besinlerin de demir emilimini korumuş olursunuz, dedi.

Memurlar.net
https://www.memurlar.net/haber/824936/cayin-yanlis-tuketimiyle-gelen-risklere-dikkat.html
diyetisyen gözde bulat yeşil çay

Yeşil çayın sağlığa katkıları

Çay; Çin, Japonya ve Hindistan gibi Asya ülkelerinde yetişen bir bitki türüdür.

Yaz – kış yaprağını dökmez. Dünya’da ve ülkemizde çok tüketilir. En çok tüketilen üç türü ise yeşil çay, siyah çay ve oolong çaydır.

Yeşil çay, çay bitkisinin yapraklarının kıvırma ile birlikte hemen bir ısıl uygulamaya maruz bırakılarak kurutulması ile oluşur. Kısaca çay bitkisinin fermente olmamış halidir. Oolong çay, çay bitkisinin yarı fermente olmuş haliyken siyah çay ise çay bitkisinin fermente olmuş halidir.

yeşil çay

Yapılan son çalışmalarla yeşil çayın yeşil çay, siyah çay ve oolong çayne ve kalp damar hastalıkları, iltihabi ve nörodejeneratif hastalıkları önleyici ve tedavi edici olduğu bildirilmiştir. Yeşil çayın antioksidan, antiinflamatuar, antimutajenik,antikanserojenik, antianjiyogenik, apoptotik, obezite önleyici, hipolipidemik, antiarterosklerotit, antidiyabetik, antibakteriyel antiviral ve yaşlanmayı geçiktirici etkileri vardır.

yeşil çay, yeşil çay kalorisi, yeşil çay zararlı mı, yeşil çay yararlı mı, doğadan yeşil çay, yeşil çay faydaları, tiroid için yeşil çay

Yeşil çayın kanser önleyici etkileri yapısındaki kateşinlerdendir. Bu etkiler ise şunlardır:

  • kanser hücrelerinin çoğalmasını engeller
  • kanser hücre döngüsünü durdurur
  • etken reseptörleri baskılar
  • sitokinlerin salınımını azaltır
  • mitotik uyarılmaları baskılar
  • mutojeniyi ve genetoksisiteyi önler
  • detoksifikasyon enzimlerini etkileştirir
  • serbest radikalleri temizler
  • kanser hücrelerinin apoptosisini hızlandırır ve anjiojenesini engeller
  • kanser yayılımını engelleyerek kanser ilerlemesini önler.

yeşil çay, yeşil çay kalorisi, yeşil çay zararlı mı, yeşil çay yararlı mı, doğadan yeşil çay, yeşil çay faydaları, tiroid için yeşil çay

Yeşil çay düzenli tüketildiğinde kalp ve damar hastalıkları riskini azaltır. insanlara nakledilen dokunun bağışıklık sistemince reddedilmesini önler. Diş çürüğü, tartar, ağız kokusunu antibakteriyel özelliği ile önler.

Çayın yapısındaki kateşinlerin kanseri önleme özelliği dışında sindirim sisteminde demirle çözünmeyen kompleksler oluşturarak demirin emilimini önleme gibi olumsuz bir özelliği vardır. Çaya süt veya askorbik asit (C vitamini) ekleyerek veya çayı yiyeceklerle birlikte değilde öğünlerden en az bir saat sonra tüketerek bu etkiye azaltabiliriz.

diyetisyen gözde bulat- gerçek diyetisyenlerDyt. Gözde BULAT

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • Polatlı
flavonoidler, fatma yılmaz

Flavonoidlerin “kardiyovasküler hastalıklar ve kan lipidleri”ne etkileri

Ateroskleroz için risk faktörleri arasında hiperlipidemi ve oksidatif stres başta gelir.

Polifenollerin de bu mekanizma üzerine etkinliği çalışmalarla bildirilmiştir. Çalışmalarda myokard infarktüsü ve iskemik kalp hastalığına neden olan trombozis oluşumuna bitkisel fenolik bileşiklerin etkili olduğu saptanmıştır.

Kersetin ise kapiller geçirgenliği artırarak ve platelet kümeleşmeyi engelleyerek kardiyovasküler hastalıklara karşı etkilidir.  Besinlerle kuarsetin, miristein, kaempferol ve luteolin alımının artmasıyla plazmada total kolestrol ve LDL-K seviyelerinin düştüğü ve koroner mortalitede azalma gözlenmiştir.

Çay, çikolata ve kırmız şarap polifenol açısından zengindir ve antioksidan özellik göstererek kanser ve koroner kalp hastalıkları üzerine etkilidir. Yeşil çay, anjiyogenezisi engeller ve kolestrolü düşürür. Gastrointestinal sistemde lipidleri absorbe ederek kardiyovasküler hastalıklar üzerine etkilidir. Siyah çay ise koroner arter hastalıklarında endotel disfonksiyonunu önler.

kırmızı üzüm

Kırmızı üzümün kabuğunda antioksidan özellikte polifenoller yer almaktadır. Şarap içmek istemeyen bireyler üzüm suyu içtiğinde de aynı etkiyi elde ettikleri çalışmalarla ispatlanmıştır. Üzüm suyu tüketildiğinde trombosit agregasyonu da azalmaktadır. Kırmızı şarapta, beyaz şaraba göre 20 – 50 kat daha fazla polifenol bulunmaktadır. Bu polifenol bileşikleri LDL-K oksidasyonunu önlemektedir. Soya, kardiyovasküler hastalıkların önlenmesi ve serum kolestrolünün düşürülmesi üzerine etkilidir.

Bir çalışmada çay tüketimi arttıkça serum kolestrol düzeyinde azalma olduğu ve sistolik kan basıncıyla arasında negatif korelasyon olduğu olduğu belirtilmiştir.

Nar suyunda bulunan delfinidin, siyanidin, pelargonidin gibi antosiyaninlerle pinikalin, ellagatin ve allagik asit yüksek antioksidan kapasite içerir ve bileşimindeki bu maddelerden damar hasarını engeller.

Cevizin kardiyovasaküler hastalıklara olan olumlu etkisi ise içeriğindeki protosiyanidinlerden kaynaklanmaktadır.

ceviz diyet kalori

Hipertansiyonla flovonoid ilişkisi arasında yapılan sayısız çalışmada olumlu etki gösterdiği ispatlanmıştır. Hipertansiyonun majör riski olan inmeye (stroke) karşı sebze, meyve ve çay tüketiminin koruyucu etki sağladığı ifade edilmiştir.

Flavonoid içeriği yüksek besinler tüketen bireylerin hipertansiyon oranının düştüğü görülmüştür. Yapılan bir çalışmada günde 120 ml yeşil veya oolong çayını en az bir yıl boyunca tüketen bireylerde hipertansiyon riski önemli düzeylerde azaldığı bildirilmiştir.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen fatma yılmaz

çay diyet, çay zararlı mı, diyette çay içilir mi, kahvaltıda çay, çay kaç kalori, yeşil çay, siyah çay kalorisi

Türk toplumun vazgeçilmezi: Çay

Türk toplumunun vazgeçilmez alışkanlığı olan çayın insan sağlığına ne gibi etkileri var dersiniz? Çay, işlenmiş bitki yapraklarının kaynatılmasıyla veya haşlanmasıyla elde edilen bir içecek türü ve sofralarımızın, muhabbet ortamlarımızın vazgeçilmezlerinden birisidir.

Çay, Camellia sinensis olarak bilinen bitkinin yapraklarından elde edilmektedir. Siyah ve yeşil çayların her ikisi de karşılaştırılabilir miktarda flavonoid içerirler; bununla beraber kimyasal yapıları farklılık göstermektedir.

siyah çay ile ilgili görsel sonucu

Bazı çalışmalar  çayın  antioksidan aktivitesi ile oksidatif enzimlerin aktivitesini baskılayarak arterlerde LDL oksidasyonunu ve plak oluşumunu önleyebileceği, böylece de kardiyovasküler hastalık riskini azaltabileceği göstermiştir.  Çayın hipertansiyon üzerine olumlu etkisinin ise düzenli tüketildiğinde mümkün olduğu düşünülmektedir. Epidemiyolojik ve kohort  çalışmalar özellikle yeşil çay tüketiminin kolon mide, pankreas, mesane, özofajeal kanserlerine karşı koruyucu etkisi olduğunu bildirmektedir.

siyah çay ile ilgili görsel sonucu

Flavonoidlerin kan kolesterol konsantrasyonunu düşürür. Flavanoidlerin bu etkiyi miseller içerisindeki kolesterol çözünebilirliğini düşürerek ve barsaktan kolesterol emilimini azaltarak gösterdiğini vurgulayabiliriz.

Ayrıca Çay tüketiminin Diyabet riski ile ilişkili olduğu dair Mediterranean İslands (MEDİS) çalışmasında, yaşlı bireylerde çay tüketiminin günde 1 fincan artışının glikoz seviyesinde 5.9 mg/dL düşüş ile ilişkili olduğu göstermiştir.  Aynı çalışmadan diğer faktörler sabitlendiğinde 150mL çay tüketimi %70 daha düşük diyabet riski ile ilişkili bulunmuştur. Çayın diyabet riskinde azalma sağlayan olası etkisinin mekanizması barsak epitelyumda glikoz taşıyıcılarının aktivitelerini engelleyerek diyetle alınan glikoz tutulumunu azaltması diyebiliriz.

Fakat çay tüketimine anne adayları dikkat etmeli neden mi?

Çayla alınan kafein annedenhamile çay ile ilgili görsel sonucu fetüse geçebilmektedir. Amerikan Besin ve İlaç Birliği (FDA) 1980’de kafeinin uyarıcı nitelikte bir ilaç olduğunu, kafeinle anne karnındaki fetüs
ün sağlığı arasındaki ilişkilerin kesinlik kazanmasına kadar gebe kadınların kafeinli içeceklerden sakınmalarını
bildirmiştir. Bunu izleyen yıllarda yapılan çeşitli araştırmalarda kafeinli içecek tüketimi ile yeni doğan bebeklerdeki sağlık bozuklukları arasındaki ilişkiler konusunda araştırıcılar arasında görüş birliği sağlanamamıştır. Buna karşın, gerek gebelikte en önemli sorun olan kansızlığın, gerekse doğacak bebekte kafeinin neden olabileceği bozuklukların önlenmesi için gebe kadınların kafein içeren çay, kahve, kola, çikolata, kakao gibi maddeleri fazla tüketmemeleri kendilerinin ve bebeklerinin sağlığı açısından önem taşır.

Sağlıkla Kalın…

Tengilimoğlu M., Büyüktuncer Z. Çay ve Sağlıkla İlişkisi , Beslenme ve Diyet Dergisi/ J Nutr and Diet 39 (1-2): 59-65/2011

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz: