8 maddede: “B12 vitamini”

B12 ya da Kobalamin, B vitamini kompleksi olarak da anılan ailenin en önemli üyesidir. B12 vitamininin eksikliğinde; el ve gözde duyu hissinin azalması, hafızanın kaybı, uykusuzluk, sinir sistemindeki bazı anomaliteler, dilde şişme ve baş ağrısı gibi problemler meydana gelmektedir.

B12’nin kaynaklarından söz edilecek olunursa; başta sığır ciğeri, somon gibi yağlı balıklar, süt, yoğurt peynir gibi hayvansal gıdalardan bahsedilebilir. Bunun yanı sıra yumurta da bu listeye dahil edilebilir. Fakat görüldüğü üzere bitkisel gıdalar birer B12 kaynağı olarak sayılamamaktadır.

b12, balık, deniz ürünleri, su ürünleri

B12 vitamini, insan vücudunu canlı tutmak için birçok görev üstlenmektedir. Bunlardan bahsedilecek olunursa;

1⃣Hücre bakımı

Hücre bakımına şöyle örnek verilebilir. B12 vitamini alyuvarların oluşumunu, onarımını ve bakımını üstlenmektedir. Ayrıca sinir hücreleri de büyük oranda bu vitamine bağlıdır. Yani güçlü bir sinir sisteminin yolu B12 vitamininden geçer.

2⃣DNA oluşumu

İnsan vücudu için DNA’nın önemli bir yeri vardır. Düzenli DNA oluşumu hücre bölünmesi sırasında meydana gelir ve B12 vitamini bu olayın önemli katılımcılarından biridir. İnsan vücudunda B12 eksikliğinde megaloblastlar olarak da bilinen anormal büyüklükte hücreler ortaya çıkar. Bu da B12’nin bizler için ne kadar önemli olduğunun bir göstergesidir.

3⃣Yorgunluk

Yorgunluk, hayatımızın önemli bir bölümünü etkileyen kronik bir durumdur. B12 vitamini, vücutta dayanıklılığı artırdığı için ağır işler sırasında bile yorgunluğu engelleyici bir görev üstlenir.

4⃣Kolesterol

B12 vitamininden zengin bir diyet kolesterol seviyesinde düşmelere neden olur. Ayrıca bu vitamin, trigliserit seviyelerinin de kontrol edilmesine yardımcı olur.

5⃣Orak hücre bozukluğu

B12 vitamini, şiddetli orak hücre bozukluğu olan hastalarda iyileştirici bir etki göstermektedir. Bunun kaynağı ise endotel hasarını onarmak olarak ortaya atılmıştır.

6⃣Alzheimer hastalığı

Yapılan birçok çalışmada B12 vitamininin hafızayı kontrol altına aldığı ve Alzheimer Hastalığını tedavi edici etkileri olduğu ortaya konulmuştur.

7⃣Anemi

Yapılan çeşitli araştırmalarda B12 eksikliğinin pernisiyöz ve megaloblastik anemi ile ilişkili olduğu ortaya konulmuştur. Bu vitamin kan değerlerinin korunması için iç faktör oluşturur.

8⃣Meme kanseri

Gögüs kanseri çeken kadınlarda genel olarak B12 eksikliği tespit edilmiştir. Meme kanserini önlemek için B12 takviyesi iyi bir alternatif olarak önerilebilir.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Pelin Güloğlu

diyetisyen çisem önel anemi beslenme

Anemilerde beslenme tedavisi nasıl olmalı?

Dengesiz beslenme, yetersiz demir emilimi, hamilelik ve gebelik gibi gereksinmenin arttığı durumlar, kan kaybı, sağlık ve temizlik kurallarına uyulmaması sonucu oluşan enfeksiyonlar anemiye yol açmaktadır.

demir yetersizliği anemisi, biyokimya, eritrosit, alyuvar, demir, anemi, fe

Demir içeriği yüksek besinler

Anemi tedavisinde ilk olarak demirden zengin besinlerin tüketilmesi gerekir. Demirden en zengin besinler şöyle:

  • Kırmızı et,
  • Tavuk eti,
  • Hindi eti,
  • Balık ve kabuklu deniz ürünleri,
  • Ispanak ve diğer koyu yeşil yapraklı sebzeler,
  • Yer fıstığı,
  • Badem,
  • Yumurta,

  • Bezelye,
  • Mercimek,
  • Beyaz ve kırmızı fasulye,
  • Üzüm,
  • Kayısı,
  • Şeftali kurusu,
  • Erik suyu

demir yetersizliği anemisi, biyokimya, eritrosit, alyuvar, demir, anemi, fe

Demirden zengin besinlerin yanında bu besinlerin vücuttaki biyoyararlılığına da dikkat etmek gerekir. Hayvansal kaynaklı demirin %10-30‘u emilirken, bitkisel kaynaklı demirin sadece %2-10’u emile bilmektedir. C vitamini de vücutta demir emilimine yardımcı olmaktadır bu yüzden demirden zengin besinleri tüketirken yanında C vitamininden de zengin besinleri tüketmeliyiz. C vitaminden zengin besinler ise guava, tatlı kırmızı biber, kivi, portakal,yeşil biber, limon, greyfurt,çilek, kavun, ananas , mango, domates ve sebze sularıdır.

Guava meyvesi

Besinlerde C vitamini de ısı ile kaybolmaktadır bu yüzden pişirmeden tüketilmek daha doğrudur.
Demir emilimini olumsuz etkileyen bazı faktörler bulunmaktadır. Tanenler, fitatlar, yüksek posa, emilim bozukluğu bu faktörlerdendir.

Tanenler çay ve kahvelerde bulunan polifenollerdir, fitatlar ise tahıllarda bulunur ve bunlar demir emilimini engelleyen maddelerdir. Yemeklerle çay kahve tüketmek yerine yemeklerden 45dk bunları tüketmek anemi tedavisine yardımcı olmaktadır. Yüksek posa da bağırsak hareketini arttırdığı için demirin emilmeden vücuttan uzaklaştırılmasına yol açar.

demir yetersizliği anemisi, biyokimya, eritrosit, alyuvar, demir, anemi, fe

Yüksek miktarda süt ürünü tüketildiğinde ise kalsiyum ve demir emilim yarışına girerek demir emilimi azalır bu yüzden demirden zengin gıdaların yanında 1 su bardağı süt grubundan daha fazla tüketmemiz bizim için yararlı olacaktır.

Yüksek ısıda pişirilen yemekler ise demir organik moleküllerle sıkıca bağlanmış yapıya dönüşerek demir emilimi azalır.

Sağlıkla kalın, dahası için diyetisyeninizle görüşmeyi ihmal etmeyin…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Çisem Önel

çikolata bozulur mu

Çikolata bozulur mu?

Çikolata; kakao tozu ve kakao yağı gibi kakao ürünleri, şeker veya tatlandırıcı, süt ve süt ürünleri ile bazı aromaların kullanılarak üretildiği bir besindir. 

Gıda gündemi, gida haber, mutfak kuralları, çikolata bozulur mu, antifriz, iqf, şenol yıldız diyetisyen, Çikolata bozulur mu, çikolata kaç kalori, çikolata besin değeri,

Çikolatanın türleri

Her yaş grubundaki kişiler tarafından oldukça sevilen çikolata genel olarak:

  • bitter çikolata,
  • sütlü çikolata,
  • beyaz çikolata

olmak üzere üç türde üretilmektedir.

Gıda gündemi, gida haber, mutfak kuralları, çikolata bozulur mu, antifriz, iqf, şenol yıldız diyetisyen, Çikolata bozulur mu, çikolata kaç kalori, çikolata besin değeri,

Çikolatanın raf ömrü

Çikolatanın raf ömrü sütlü çikolatada 1, bitter çikolata ise ortalama 2 yıl kadardır ancak çikolatanın bozulmadan uzun süre saklanabilmesi, uygun koşullarda saklanmasına bağlıdır.

Gıda gündemi, gida haber, mutfak kuralları, çikolata bozulur mu, antifriz, iqf, şenol yıldız diyetisyen, Çikolata bozulur mu, çikolata kaç kalori, çikolata besin değeri,

Çikolatanın muhafazası

Çikolatanın saklanması için en uygun ortam

  • 16 – 20°C arasında,
  • nem oranının düşük olduğu ve
  • doğrudan güneş ışığı almayan bir ortamdır.

Çikolatanın muhafaza edileceği yerin nem oranı %50’nin altında olmalıdır. Normal koşullarda çikolata buzdolabında saklanmamalı, ancak saklanacaksa da kapalı bir kap içerisinde hava almayacak şekilde saklanmalıdır. Uygun saklama koşullarında saklanmayan çikolatalarda beyazlaşma problemi ve bozulma meydana gelebilir.

Gıda gündemi, gida haber, mutfak kuralları, çikolata bozulur mu, antifriz, iqf, şenol yıldız diyetisyen, Çikolata bozulur mu, çikolata kaç kalori, çikolata besin değeri,

Çikolata neden beyazlaşır?

22°C’nin üzerinde saklanan çikolataların içindeki yağ eriyerek çikolatanın yüzeyine çıkar ve burada beyaz bir tabaka oluşturur. Bu çikolatanın tadını çok fazla değiştirmese de çikolata hâlâ tüketilebilir.

Ne var ki neme maruz kalmış çikolatalarda, çikolata içindeki şeker nemden dolayı çözünerek çikolata yüzeyine çıkar. Bu durumda çikolatanın tadı değişir ve çikolata bozulma gerçekleşir.

Gıda gündemi, gida haber, mutfak kuralları, çikolata bozulur mu, antifriz, iqf, şenol yıldız diyetisyen, Çikolata bozulur mu, çikolata kaç kalori, çikolata besin değeri,

Çikolatanın bozulduğu nasıl anlaşılır?

Yeni alınan ya da uzun süre uygun olmayan şartlarda saklanan çikolatanın bozulduğu:

  • tadındaki,
  • kokusundaki ve
  • görünümündeki değişimden anlaşılabilir.

Çikolatanın lezzeti, çikolata tipine özgü olmalıdır. Kokusu değişmiş olan çikolatalar tüketilmemelidir. Çikolata acımsı ve yabancı bir tat bulunması da bozulmayı gösterir ancak çikolata üzerinde beyaz bir tabaka varsa, bu tabaka yağın erimesinden de kaynaklanmış olabileceğinden öncelikle çikolatanın tadına hafifçe bakılmalı, lezzetinde bir değişiklik yoksa çikolata tüketilebilir.