obezite ölçüm, obezite doktoru diyetisyen

Obeziteyi çözerek diğer hastalıklardan kurtulmak mümkün!

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Alper Sönmez, obezitenin çeşitli kanser türlerinin yanı sıra çok sayıda hastalığın sebebi olduğunu belirterek, Obeziteyi çözdüğümüz zaman bu hastalıkların pek çoğundan hastalarımızı kurtarmamız mümkün, dedi.

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi de olan Sönmez, Beslenme Okuryazarlığını Öğrenelim, Obeziteyi Önleyelim Projesi kapsamında düzenlenen konferansa katılmak için geldiği Bartın’da, AA muhabirine yaptığı açıklamada, obezitenin dünyanın ve ülkenin giderek büyüyen en önemli sağlık sorunlarından olduğunu söyledi.

Obezitenin en yoğun ABD, İngiltere ve Körfez ülkelerinde görüldüğünü aktaran Sönmez, Türkiye’deki 57 milyon erişkin nüfusun %30’unun obezite hastası olduğunu kaydetti. Dünya Sağlık Örgütünün 2018 verilerine değinen Sönmez,

Dünya Sağlık Örgütü, Türkiye’nin, Avrupa’da en yüksek obezite oranına sahip ülke olduğunu duyurdu. Bu durum, ülkemizin çok ciddi bir obezite sorunuyla karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Ülkemizdeki obezite oranı erkeklerde %29, kadınlarda ise %40’a ulaşmış durumda. Türkiye’de diyabet hastalarının %90’ı, aynı zamanda kilo fazlası olan insanlar. Ülkenin sağlık bütçesinin %25’i diyabete harcanıyor. Bir başka deyişle obezite olmasaydı, diyabet diye bir hastalığımız da olmazdı. Sağlık bütçemizin de dörtte biri başka yerlere harcanırdı, diye konuştu.

Obezitede ailesel yönelmenin yanında çevre faktörleri de önemli

Sönmez, obezitenin ortaya çıkmasındaki en önemli faktörlerin de sağlıksız beslenme ve yetersiz fiziksel aktivite olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

Obezitede, ailesel yönelmenin yanında çevre faktörleri de önemli. Çocuklarımızı kendi ellerimizle bir yere bırakıyoruz ama onlara sağlıklı gıdayı vermediğimiz için sağlıksız ürünlere yöneliyorlar. Yine yerel yönetimlerin insanları yürümeye teşvik edecek yürüyüş ve bisiklet yolları yapması gibi önlemler alması lazım. Obezite pek çok kanserin yanı sıra alzaymır, şeker hastalığı, tansiyon, uyku apnesi, depresyon, infertilite, göz tansiyonu, karaciğer yağlanması, reflü, varis, kadınların baş belası topuk dikeni de dahil çok sayıda hastalığın sebebi. Obeziteyi çözdüğümüz zaman bu hastalıkların pek çoğundan hastalarımızı kurtarmamız mümkün. Günde en az yarım saatlik bir yürüyüşle kilonuzun %5-10’u kadar kilo verseniz bile çok ciddi sağlık sorunlarınızı, 60 kadar hastalığı bertaraf edebilirsiniz.

İlaç dışı ürünlerin medya ve ünlü kişiler üzerinden pazarlanmasını da eleştiren Sönmez, bu şekilde geniş halk kesimlerinin kandırıldığını savundu.

Sağlıklı beslenme, sağlıklı fiziksel aktivite için en doğru kaynağın Sağlık Bakanlığı, Türkiye Endokrin ve Metabolizma Derneği ile Türkiye Obezite Araştırma Derneği internet sitelerinin olduğunu vurgulayan Sönmez,

Diyet ile ilgili söylenecek en güzel söz; diyet yapmamanızdır. Yaptığınız şey bir yaşam biçiminiz olmalı. Fazla kalori almamanız, sağlıklı beslenmeniz ve fiziksel aktiviteli bir yaşam, sürdürülebilir ve en sağlıklı yoldur, diye konuştu.

AA
https://www.aa.com.tr/tr/saglik/obeziteyi-cozerek-diger-hastaliklardan-kurtulmak-mumkun/1591404

Agresif diyetler daha fazla kilo aldırıyor, mucize yok!

Moda düşük kalorili agresif diyetler olsa da, vücut bunu açlık olarak algılıyor ve daha fazla depolamaya eğilimli hale gelebiliyor. İşte beslenmeye dair uzmanından ipuçları…

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 13-14 Ekim 2017 tarihlerinde gerçekleşen Hastalıklarda Güncel Nütrisyon Yaklaşımları Sempozyumu Türkiye’nin çeşitli yerlerinden diyetisyen, hekim, hemşire, eczacı ve öğrenciler bir araya geldi. Sempozyumda Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Ana bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gül Kızıltan,  Diyabetik Hastalarda Güncel Tıbbi Beslenme Tedavi Yaklaşımı, başlıklı konuşmasında diyabetli hastalarda beslenme yaklaşımlarını anlattı.

Ağırlık yönetiminde düşük kalorili, düşük yağlı, düşük karbonhidratlı gibi birtakım agresif diyet programları uygulanabiliyor. Organizmanın bütünü sağ kalmaya programlı haldedir. Hipotalamusun en önemli görevi sağ kalıma yönelik düzenlemeleri yapmaktır. Biz çok düşük kalorili diyetler uyguladığımız zaman tam tersi bir etki oluşur, daha fazla yağlanma gerçekleşir. Çünkü hipotalamus bunu açlık olarak algılar ve metabolizmamızı neredeyse %50 azaltarak, almış olduğumuz besin öğünlerini daha çok depolamaya yönlendirir. Dolayısıyla agresif diyetler uygulayıp organizmada stres yaratılmamalı, zamana yayarak mucizenin olmadığı anlatılarak belli süreç içerisinde ulaşılabilir, daha düşük hedeflerle başlanmalı.

Medi Magazin
https://www.medimagazin.com.tr/saglik-calisanlari/genel/tr-agresif-diyetler-daha-fazla-kilo-aldiriyor-mucize-yok-6-48-75114.html