DİYETİSYEN bölge hizmet grupları yeni

Sağlık Bakanlığı hizmet gruplarını güncelledi, işte Diyetisyen hizmet grupları!

Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada 2019 Eylül – Ekim Bölge Hizmet Gruplarının güncellendiği belirtildi. 

Uzman doktor,  pratisyen doktor, uzman diş hekimi, diş hekimi, eczacılar için güncellenen grupların yayımlandığı bildiride; Diyetisyen, Psikolog ve Fizyoterapist gibi ataması sınav yolu ile yapılan sağlık profesyonellerine de yer verildi. Güncellenen gruplara şu şekilde:

Sağlıkta mülakat uygulaması neden tepki çekiyor?

Sağlık Bakanlığı kamuda yapacağı atamalar için Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (KPSS) ek olarak, adaylarla mülakat uygulamasını da hayata geçirmeyi planlıyor ancak meslek örgütleri ve atanamayan yüz binlerce sağlık personeli mülakat uygulamasına karşı çıkıyor.

Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü geçtiğimiz hafta, Sözleşmeli Sağlık Personeli Yerleştirme ile Sözlü Sınav Usul ve Esasları‘nı yayımladı. 2016 yılında çıkarılan 663 sayılı KHK’ya dayandırılarak hazırlanan usul ve esaslar, kamuoyunda sağlıkta mülakat tartışmalarına neden oldu. Resmi internet sitesinde yayımlanan usul ve esaslar henüz bakanlık tarafından yürürlüğe konmadı ancak özellikle atanmayı bekleyen sağlıkçıların yaşadığı rahatsızlık Twitter’da Türkiye gündeminden düşmedi.

Sağlık profesyonellerine ait 10 sivil toplum örgütünün bir araya gelerek kurduğu Sağlık Profesyonelleri Platformu, sağlık alanındaki atamalarda mülakat sistemine karşı çıkıyor. Platforma göre Türkiye’de 39 farklı branştan 550.000 kişi atanmayı bekliyor. BBC Türkçe’ye konuşan Sağlık Profesyonelleri Platformu Yöneticisi Aras Altıntaş, sağlık alanında atanmayı bekleyen kişi sayısının beş yıl önce 250.000 olduğunu ve bu sayının her sene 70.000 arttığını belirtiyor.

Sağlık Bakanlığı’na yakın kaynaklar ise, sosyal medyada geçen haftadan beri süren tepkiler üzerine bakanlığın mülakat sisteminden geri adım atmayı planladığını aktarıyor. Yayımlanan usul ve esaslara göre, mülakatlar her ilde ayrı ayrı yapılacak ve her ilde farklı bir il sınav komisyonu kurulacak. Ayrıca il sınav komisyonunda en az bir tabip veya uzman tabibin bulunması ve diğer üyelerin ise tabip, uzman tabip veya başkan yardımcısı düzeyinde olması şartı getiriliyor.

TDD, Diyetisyenler derneği, türkiye diyetisyenler derneği

Sadece iki Diyetisyen atandı

Türkiye Diyetisyenler Derneği‘ne göre, halihazırda kamuda atanmayı bekleyen 10.000 diyetisyen bulunuyor. Türkiye’deki 102 üniversiteden her yıl toplamda 5.000 diyetisyenin mezun olduğunu söyleyen dernek başkanı Nevra Koç, son KPSS’de sadece 2 diyetisyenin atamasının yapıldığını belirtiyor.

Farklı meslekler tarafından diyetisyenlerin yeterliliğinin denetlenmesini asla kabul edemeyiz

Koç’a göre mezunlar KPSS ile nispeten adil bir atama şansına sahip oluyor. Ancak Koç, mülakat sistemiyle mezunlar arasında adil bir eleme yapılacağına inanmıyor:

KPSS ile herkes kaderine razı olup sırasını bekliyor. Sağlıkta kesinlikle mülakat olmaz çünkü mülakatı yapacak kişiler bile diyetisyen olmayacak. 30.000 kişinin alınması için 90.000 kişi mülakata girecek. Beş dakika sürecek mülakatta o diyetisyenin yeterliliğini kim ölçecek? Yöntemin nasıl olacağı, nasıl bir mülakat sisteminin yapılacağı da muallak… Bu kadar kişiye adil bir mülakat yapılabileceğini düşünmüyoruz. Bu işin peşini bırakmayacağız. Farklı meslekler tarafından diyetisyenlerin yeterliliğinin denetlenmesini asla kabul edemeyiz.

Türkiye’de obezite ve diyabet sorunlarının salgın gibi arttığını belirten Koç’a göre, pek çok devlet kurumunda diyetisyen istihdam edilmiyor ve Sağlık Bakanlığı’nın atamalarda sistem değişikliği yerine bu sorunu çözmesi gerekiyor:

Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda ‘yeşil kantin, sağlıklı beslenen okul’ gibi projeler var ama bir tane diyetisyen çalıştırmıyorlar. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı fabrika ve işletmelerde hiçbir diyetisyen çalışmıyor. Halbuki, buralarda işçilerin enerji harcamalarına alması gereken yevmiyelerini diyetisyen belirler. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı en az 20 farklı kurum var. Çocuk yuvaları, sevgi evleri, huzur evleri… Burada yaşayan insanlar pediatriden geriatriye beslenme ile ilintili birçok yeme problemi yaşıyor ve buralarda da diyetisyen çalışmıyor.

Türkiye Fizyoterapistler Derneği Logo

Türkiye Fizyoterapistler Derneği Başkanı Tülin Düger, Sağlık Bakanlığı’nın resmî sitesinde yayımlanan sözlü sınav usul ve esasları okuduktan sonra mülakat sistemine dair endişelerinin arttığını ifade ediyor:

İşe alınacak kişi sayısının üç katı kişi mülakata çağrılacak ve her şehirde farklı mülakat yapılacak. Dolayısıyla her jürinin beklentisi farklı olacak ve ucu açık olacak. Ayrıca jüride yer alacak hekimler belirlenirken branş ayrımı yapılmayacak. Mülakatta bir hekim oturup, bir fizyoterapistin deneyimini nasıl eleyecek? Radyoterapide neyin kıymetli olduğunu nereden bilecek ya da bir hemşireyi nasıl değerlendirecek?

Ataması yapılan ya da atanmayı kıl payı kaçıran kişilerin KPSS puanlarının birbirine çok yakın olduğunu hatırlatan Düger, değerlendirmeye bir de mülakat puanının eklenecek olmasını şöyle eleştiriyor:

Örneğin bu yıl fizyoterapistler için 400 atama yapılacak. Bunların büyük bir kısmı 90 üstü puan aldılar ve puanlar arasındaki aralık çok dar. Bir de bunun üzerine mülakat notunun eklenmesi tüm dengeleri bozacak. Sağlık atamalarında mülakat yapılması bizim için liyakata son verilmesi ve torpilin öne çıkması anlamına geliyor.

Düger, atama bekleyen binlerce sağlıkçı olduğu düşünüldüğünde esas çözümün ne KPSS’de ne de mülakat sisteminde olduğunu, dünyada olduğu gibi çeşitli meslek örgütleri tarafından bağımsız bir sınav yapılması gerektiğini düşünüyor:

Bu öğrenciler mezun olduktan sonra da aylarca kursa gidip KPSS’de bir not alıyorlar: Öyle ya da böyle, objektif bir not. Eğer düşük almışlarsa bir sonraki sene için bir hedef belirliyor ve en azından önlerini görüyorlar ama mülakat olursa hangi notu alırsanız alın atanmanıza yetip yetmediğini bilemeyeceksiniz. Fakat mezunların mesleki yetkinliğini ölçmek istiyorsak, KPSS’de onlara kendi alanlarıyla tamamen ilgisiz bir şekilde ‘üçgen, kare sorusu’ sormak yerine, kendi alanlarından sorular içeren bir mesleki yeterlilik sınavı yapılabilir. Dünyada böyle yapılıyor.

Hükümeti zor durumda bırakmak için gündeme getiriliyor

Türk Medikal Radyoteknoloji Derneği Başkanı Barış Cavlı, İstanbul’da tekrarlanacak yerel seçim öncesi sağlık atamalarında mülakat tartışmalarının gündeme gelmesinin hükumeti zor durumda bırakacak bir hamle olduğunu savunuyor. Şu anda Radyoloji Bölümü’nden mezun olan yaklaşık 60.000 kişinin atanmayı beklediğini belirten Cavlı’ya göre hükumet bu konuda yanlış yönlendiriliyor:

Bizim için ‘sağlıkta mülakat’ demek ne yazık ki kamu atamalarında güven ortamının ve liyakatin sağlanamaması demek. Millî Eğitim Bakanlığı atamalarında görüyoruz, KPSS’den 90-95 alan kişiler mülakatla eleniyor. Bunun yaşanmış örneklerini görmek, insanların böyle puanlarla sırf mülakat yüzünden elenmiş olması, sağlıkta da ‘torpil’ olacağı endişesi yaratıyor.

Cavlı, Türkiye’deki Radyoloji bölümlerinden her sene ortalama 6.000-7.000 mezun verildiğini ancak çok az bir kısmının Sağlık Bakanlığı atamalarıyla kamuda iş bulabildiğini söylüyor. Özellikle yeni mezun ve henüz iş tecrübesi olmayan kişilerin özel sektör tarafından tercih edilmediğini ve bu nedenle esas önceliklerinin kamuda istihdam edilmek olduğunu şöyle anlatıyor:

Tecrübesiz oldukları için özel sektörde iş bulamayanlar, gece gündüz ders çalışıp devletin röntgen ve Xray cihazlarına atanmak istiyorlar. Bu nedenle sağlık atamalarında mülakat haberleri hepimizde ciddi kaygı ve soru işaretleri oluşturdu.

Üniversitelerde radyoloji alanında 2 yıllık ön lisans bölümleri de bulunuyor. Bu kişilerin özel sektörde iş bulmak açısından daha da dezavantajlı olduğunu belirten Cavlı, KPSS’de çok yüksek puanlar aldıklarını anlatıyor:

KPSS’de sağlık alanında ilk 150’ye giren 20 radyoloji mezunu arkadaşımız var. Mesela, KPSS’de Türkiye 156’ncısı olan arkadaşımız hala atanmayı bekliyor. İki yıllık ön lisans Radyoloji mezunu olan bu arkadaşlarımız, devlet hastanelerinde röntgen teknikeri olmak için uğraşıyorlar çünkü özel sektörde çok şansları yok.

Atama bekleyen 550 bin kişi için çözüm ne?

Sağlık Bakanlığı atamalarında mülakat meselesi ilk olarak 2016 yılında 663 Sayılı KHK ile gündeme geldi. KHK’da Sağlık Bakanlığı’nın yapacağı atamalarda ister sadece KPSS puanını baz alarak atama yapabileceği, isterse sözlü mülakat yapabileceği belirlendi. Bu KHK’nın ardından sağlıkta mülakat endişesi zaman zaman kamuoyunda kendisini hissettirse de geçen haftaya dek bu konuda somut herhangi bir adım atılmamıştı.

Sağlık Bakanlığı’na yakın kaynaklar geçen haftadan beri süren tepkiler üzerine bakanlığın mülakat sisteminden geri adım atma hazırlığı içerisinde olduğu bilgisini verdi. Konuyla ilgili açıklama yapmak üzere başvurduğumuz bakanlık ise mülakat sisteminin hayata geçip geçmeyeceği hususunda Sağlık Bakanı Fahrettin Koca‘nın bir değerlendirme yapacağını söyledi.

Sağlık Profesyonelleri Platformu’na göre ise her sene 70 bin artan işsiz sağlıkçı sayısı daha büyük bir sorun oluşturuyor. Sağlık Profesyonelleri Platformu Yöneticisi Aras Altıntaş’a göre ilk olarak üniversite kontenjanlarının azaltılması ve giderek artan mezun sayısının önüne geçilmesi gerekiyor:

Mezun sayısı böyle devam ederse birkaç yıl içinde atanmayı bekleyen sağlıkçı sayısı milyonu bulacak. Özellikle vakıf üniversitelerinde plansızca artırılan öğrenci kontenjanlarının azaltılması gerekiyor. Bakanlığın bütün sağlıkçıları istihdam edemeyeceğini çok iyi biliyoruz ancak buna karşın özel sektör de yeteri kadar denetlenmiyor. Özel sektörde üç sağlıkçının istihdam edilmesi gereken işte bir sağlıkçı çalıştırılıyor ve tüm iş ona yaptırılıyor. Aldıkları ücretle yaptıkları iş birbiriyle alakasız durumda. Binlercesi asgari ücretle ya da daha ucuza çalışıyor.

BBC Türkçe
https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-48360433
diyetisyenler, beslenme uzmanları, diyet doktorları, beslenme ve diyet uzmanları

Obezite merkezleri için standartlar belirlendi!

Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü obezite merkezlerinin açılması, tescil edilmesi, çalışma usul ve esasları hakkında yayımladığı genelge ile obezite merkezlerinin standartlarını açıkladı.

Obezitenin tedavisinde etkin ve sürdürülebilir mücadelenin uygulanması amacıyla obezite tedavi merkezlerinin yaygınlaştırılması eylemi Cumhurbaşkanlığı 100 Günlük icraat Programı içinde de yer aldı. Bu eylem kapsamında yeni bir tıbbi uygulama veya tedavi şekli olmayan sadece obezite hastalarına multidisipliner bir yaklaşım ve kombine hareket sistematiğini öngören bir modelin uygulanmasını sağlamak, başarılarını görmek, konuyla ilgili deneyimli ekipler yetiştirerek gelişen örnekleri ülke geneline yaygınlaştırmak üzere ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşları bünyesinde Obezite Merkezleri açılması öngörüldü.

Obezite merkezlerinin işleyişinde belirlenen programı paylaşan Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü, hastalık sağlık taramasını, hastanın bilinç değişimi ve multidisipliner yaklaşım ile hastaya yaklaşımın detaylarını açıkladı. Hedeflenen kiloyu korumanın öneminin belirlendiği genelgede hastanın öğrenmiş olduğu bilgileri çevresine yayarak çevresel bir değişim ve farkındalık oluşturmasını sağlamak da ön plana çıkarıldı.

Obezite merkezlerinin asgari personel standardı olarak belirlenen unvanlar şunlardır:

  • Diyetisyen,
  • Fizyoterapist,
  • Hemşire,
  • Psikolog,
  • Halkla ilişkiler görevlisi (Koordinatör),
  • Hasta kayıt ve danışma görevlisi

Bu değerli unvanların yanında ihtiyaç halinde:

  • Endokrinolog,
  • Ortopedist,
  • Kadın doğum uzmanı,
  • Dermatolog,
  • Nörolojist,
  • Ürolog,
  • Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı,

ve gerekli olabilecek diğer branşlarda uzman konsültan hekimlere ulaşabilme imkanı olmalıdır, denildi.

Genelgenin tam metni 

diyetisyen unvan değişikliği

2017 Diyetisyen unvan değişikliği sınavı soru ve cevapları!

Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Unvan Değişikliği Sınavı’nın soru kitapçıkları ve cevap anahtarlarını yayımladı.

08/10/2017 tarihinde yapılan Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü Unvan Değişikliği Sınavının soru kitapçıkları ve yanıt anahtarları:

Artık tüm sağlık personeli “buraya” bağlı olacak!

Sağlık Bakanlığı Teşiklat Yasası’nda revizyona gidilmesiile birlikte Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ve Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu genel müdürlüğe dönüştürülüyor.

Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Taşra teşkilatı olmayacak bu iki genel müdürlüğün personeli Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü personeli olacak. Söz konusu düzenleme atama, nakil, yer değiştirme gibi konularda oldukça isabetli bir adım olacak. Yaklaşık 450.000 personel tek elden yönetilecek.

Personel Sağlık Haber
http://www.personelsaglikhaber.net/guncel/tum-saglik-personeli-bu-genel-mudurluge-bagli-olacak-h68621.html