sıvı yağ, zeytin yağ

Trans yağ farkındalık projesi!

Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, kanser, alerji, çeşitli damar hastalıkları ile kalp problemlerinin oluşmasına neden olan trans yağların yiyeceklerden tamamen kaldırılabilmesi için üretiminin de durdurulması gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Dağlı, Sağlığa Evet Derneği ve Türk Kardiyoloji Derneği iş birliğiyle Levent’teki bir otelde düzenlenen Trans Yağ Medya Çalıştayı’nda AA muhabirine yaptığı açıklamada, her iki derneğin ortak yürüttüğü Trans Yağ Farkındalık Projesine değindi. Proje kapsamında Börekçiler Derneği, Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği (MÜMSAD), Mutfak Dostları Derneği, baklavacılar ve çeşitli kurumların trans yağ kullanımının önlenmesi için kendilerinin sağlık elçileri olduğunu aktaran Dağlı, bu derneklerle hazırladıkları farkındalık videosuyla da halka ulaşmaya çalıştıklarını belirtti.

Dağlı, projenin uluslararası alanda da dikkati çektiğini belirterek, Yerel yiyecekler ve tatların sağlıklı, trans yağlardan arındırılmış yapılması önemseniyor. Hindistan’da ve başka çok yağ tüketen ülkelerde yemeklerinin içerisinde bu yağ olmazsa tadının bozulacağı iddiası var. Halbuki bizde Osmanlı’dan gelen 600 yıllık yiyecek türlerinin içerisinde sağlıklı yağ kullanma geleneği var. Dolayısıyla bunu vurgulayarak yerel lezzetlerin sağlıklı yağlarla yapılabileceğini vurgulamış oluyor mutfak ustaları. Son derece önemli. değerlendirmesinde bulundu.

Sadece kalp sağlığının değil, kanserin, alerjinin, çeşitli damar hastalıkları ile kalp problemlerinin oluşmasına neden olan trans yağların yiyeceklerden tamamen kaldırılabilmesi için üretiminin de durdurulması gerektiğini dile getiren Dağlı, Bu konuda mevzuatın çıkması lazım. Çok az kaldı, neredeyse koşuyu tamamlamak üzereyiz. Aralıka kadar mevzuatın tamamlanmasını bekliyoruz. Bütün dünyaya da başarımızı duyurmak istiyoruz. diye konuştu.

Koroner arter hastalığına bağlı 1 yıllık ölüm oranı yaklaşık %32

Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan da Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, tıkayıcı koroner kalp hastalığına bağlı ölümlerin 2030 yılına kadar en önemli mortalite sebebi olacağını söyledi.

Türkiye’deki koroner kalp hastalığına bağlı ölüm oranlarının birçok Avrupa ülkesinden yüksek olduğuna dikkati çeken Okuyan, Ani kalp krizi ve koroner arter hastalığına bağlı 1 yıllık ölüm oranı yaklaşık yüzde 32. Avrupa ülkeleri arasında ölüm oranları konusunda erkeklerde 2. kadınlarda 1. sıradayız. Kalp krizi geçirdikten sonra sağ kalan insanların hayatta kalma oranı normal popülasyona göre yaklaşık 15 kata kadar daha yüksek olabiliyor. Yani, kalp krizi geçiren her 4 kadından 1’i bir yıl içinde ölüyor. Her 5 erkekten 1’i de bir yıl içerisinde ölüyor. ifadesini kullandı.

Kronik kalp hastalıklarına bağlı ölümlerin kontrol altına alınmaması ve 10 yıl içerisinde ülkenin yaşlı nüfus oranının da artış göstermesi halinde bulaşıcı olmayan hastalıklar ve bunlara bağlı ölüm ile iş görmezlik oranlarının yüksek seyredebileceğini vurgulayan Okuyan, bu hastalıklara sebep olan risk faktörleriyle mücadelenin ancak ulusal politikalar ve uzun soluklu stratejiler yoluyla başarıya ulaşabileceğini ifade etti.

Açıkta satılan böreklerin trans yağ oranı araştırıldı

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Bolcal Ay ise trans yağ kullanımı konusunda kentin çeşitli ilçelerinde 2 farklı araştırma yaptıklarını aktardı.

Prof. Dr. Ay, çalışmanın ilk ayağını oluşturan ürün analizini pastanelerde ve börekçilerde açıkta satılan börekler üzerinde gerçekleştirdiklerini belirterek, bunun için trans yağ kullanım riski daha yüksek olabilecek sosyoekonomik düzeyi düşük ve dezavantajlı ilçeleri seçtiklerini anlattı.

Bu kapsamda, 8 ilçenin yine sosyoekonomik açıdan dezavantajlı 3 mahallesini saptadıklarına işaret eden Ay, Her mahalleden ilk, orta ve lise düzeyinde 3 devlet okulu seçtik. Bu devlet okullarına gittik ve en yakınlarındaki pastane ya da börekçiyi tespit ettik. Oradan ürün satın aldık ve bu ürünleri TÜBİTAK’a analiz için gönderdik. Bu ilk aşamamızdı. dedi.

İkinci aşamanın ise toplumun farklı kesimlerinin trans yağlara yönelik ne tür beslenme alışkanlıkları olduğuna yönelik yapıldığını anlatan Ay, Bir besin içerisinde trans yağ olup olmadığını biliyorlar mı, tüketiminden kaçınıyorlar mı, etiketini okuyorlar mı bunları anlamaya çalıştık. Bu amaçla da ilk önce tıp fakültesi öğrencilerine soralım dedik. Bir de toplumun daha geniş kesimine sormak istedik. Bu sefer yüksek, orta ve düşük sosyoekonomik düzeyde 3 ilçe seçtik. Yine ilköğretim okullarına gittik. Okulda okuyan çocukların velilerine ulaşıp, trans yağ tüketimiyle ilgili tutumlarını, bilgilerini, davranışlarını sorguladık. diye konuştu.

Tüm börekler, trans yağ sınır değerinin altındaydı

Pınar Bolcal Ay, araştırmanın analizi için topladıkları 72 börekten elde edilen bulgulara değinerek, Tüm börekler, DSÖ tarafından önerilen trans yağ sınır değerinin altındaydı. 100 gram yağda 1 gram bulduğumuz sadece 2 örneğimiz var ki bu da sınır değerinin altında. Dezavantajlı bölgelerde de, özellikle okul yakınlarında çocukların trans yağa maruz kalmadığı görünüyor.

Araştırmanın ikinci ayağını oluşturan ebeveynlerde trans yağ farkındalığına ilişkin sonuçları da aktaran Bolcal, şunları kaydetti:

506 öğrenci velisi araştırmaya katıldı. Genelde anneler anketlerimizi doldurdu. Trans yağ kavramını daha önce duyma durumu yüzden 80’den fazla. Trans yağın hangi besinlerde olduğunu da biliyor katılımcılar. Sağlık risklerini de büyük ölçüde bildiklerini söyleyebiliriz. Fakat bu davranışa tam olarak yansımıyor. ‘Ürün üzerindeki trans yağ düzeyini okurum.’ diyenlerin oranı yüzde 23,4. Trans yağ düzeyi ürünü alıp almama kararımı etkiler diyenlerin oranı düşükken, bu tüketimden her zaman kaçınırım diyenlerin oranı yüzde 40’larda. Trans yağ mevzuatını destekleyeceklerini, yasal olarak bir sınırlandırılma gereksinimi olduğunu, devlet tarafından sürekli bir ölçüm ve kontrol yapılması gerektiği düşüncesine katılanların oranı da yüzde 90’ın üzerinde. Günlük sınır değerini bilenlerin oranı ise yüzde 3,4’tü.

Prof. Dr. Pınar Bolcal Ay, trans yağ konusunu kadınların daha iyi bildiğine işaret ederek, yüksek sosyoekonomik ve eğitim seviyesinde olanların bu kavramı daha çok duyarak ve risklerini daha fazla bildiklerini kaydetti.

Çalıştayda, Dünya Sağlık Örgütünün Hedefi ve Önerileri, Trans Yağ Nedir?, Trans Yağ Kullanımının Kalp ve Damar Sistemine Etkileri, Trans Yağların Çocuklarda ve Erişkinlerde Sağlık Etkileri, Trans Yağa Bağlı Hastalık Yükü gibi konular ele alındı.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-trans-yag-farkindalik-projesi-katilimcilar-trans-yagin-hangi-besinlerde-oldugunu-biliyor-11-681-84149.html
TDD, Diyetisyenler derneği, türkiye diyetisyenler derneği

TDD ikinci başkanı: “Trans yağların büyük çoğunluğu hidrojenize yağda bulunuyor”

Türkiye Diyetisyenler Derneği 2. Başkanı ve Atılım Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Zeynep Begüm Kalyoncu da trans yağın en sık kısmının hidrojenize yağda bulunduğunu ve bu tip yağların sağlıklı alternatifi olmasına rağmen fırınlanmış hamur ürünlerinin ve kızartılmış gıdaların hazırlanmasında kullanıldığını anlattı.

Trans yağların sağlıklı alternatiflerle yer değiştirmesini izleyen 25 yılda, 17 milyon kişinin hayatının kurtulacağına işaret eden Kalyoncu, trans yağı sağlıklı alternatiflerle değiştirmenin, maliyeti ve gıdaların tadını değiştirmediğinin altını çizdi.

Türk Kardiyoloji Derneği Lipid Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Öner Özdoğan ise dünyada bir numaralı ölüm nedeni olan kardiyovasküler hastalıkların yılda 18 milyon kişinin ölümüne yol açtığını belirterek, şu bilgileri paylaştı:

Trans yağların kaldırılması kalp hastalığı yükünü azaltacak en etkin ve uygulanabilir yöntemlerden biridir. Dünya Sağlık Örgütü, Danimarka’nın 2003’de uygulamaya başladığı gibi trans yağları, yağ içinde yüzde 1-2 ile sınırlamayı veya Kanada ve ABD’nin yaptığı gibi kısmi hidrojenize edilmiş yağları güvenli olmayan gıda sınıfına almayı önermektedir.

Geçen yıl 28 ülke trans yağları kaldıran politikalar benimsedi

Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Asiye Ayça Boyacı da dünyada halen 122 ülkede gıdalarda trans yağ kullanıldığını ve bu nedenle 5 milyar kişinin kalp hastalığı riski taşıdığını aktararak, geçen yıl 28 ülkenin gıda tedarik zincirinden trans yağları kaldıran politikalar benimsediğini, 6 ülkenin trans yağ kullanımını kısıtladığını, 25 ülkenin 2 yıl içinde yürürlüğe girecek trans yağ düzenlemelerini kabul ettiğini kaydetti.

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Sağlığa Evet Derneği Üyesi Prof. Dr. Pınar Ay ise ABD’de trans yağın gıda tedarik zincirinden kaldırılmasının 20 yılda 130 milyon dolar mertebesinde mali yararı olduğuna dikkati çekti.

Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan da kısmen hidrojenize edilmiş yağların 2017’de pazar hacminin 128 bin tona ulaştığı bilgisini vererek, Türkiye’nin gıdada trans yağın yüksek olabildiği Doğu Avrupa ve bazı Orta Doğu ülkelerine de ihracat yaptığını belirtti.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-turkiye-trans-yag-kullaniminda-mercek-altinda-2023e-kadar-tumden-kaldirilmasi-bekleniyor-11-681-81971.html

tere yağı, tereyağı, margarin, margarin kalorisi, margarin yasak mı, diyette margarin, margarinsiz kurabiye

Trans yağ içeren ürünlerin denetimi zor

Marketlerde satılan paketli ve açık gıdaların trans yağ oranlarını ölçme ve denetlemenin nispeten kolay, ancak piyasadaki trans yağ içeren ürünlerin çoğunu satan küçük ve orta ölçekli işletmelerin denetiminin zor olduğunu vurgulayan Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı:

Türkiye’de yapılan çalışmalar gıdaların %7’sinde trans yağ oranının %2’nin üzerinde olduğunu ortaya koymuştur. Ülkemizdeki önemli bir halk sağlığı sorununu çözecek olan trans yağın tedarik zincirinden 2023 yılına kadar tümden kaldırılması kararını dört gözle bekliyoruz. Dünya Sağlık Örgütü’nün Küresel Trans Yağ Raporu’nun Avrupa Bölgesi bölümünde Türkiye’nin mercek altına alınması sorumluluğumuzu artırmıştır. Dünya kamuoyunun bizden beklediğini yerine getirmek için sivil toplum olarak her türlü desteği vermeye hazırız. Gerek sivil toplum gerekse küresel rekabet gereği gıda sanayicileri tarafından da desteklenen bu düzenlemenin her aşaması tamamlanmış olup Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’ni daha fazla geciktirmeden yayımlaması beklenmektedir.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-turkiye-trans-yag-kullaniminda-mercek-altinda-2023e-kadar-tumden-kaldirilmasi-bekleniyor-11-681-81971.html

trans yağ yoktur, trans yağ nedir

Trans yağ kullanımında küresel durum

Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, gıdalarda kullanılan trans yağ nedeniyle dünyada yılda yarım milyon kişinin koroner kalp hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdiğine dikkati çekerek, şu bilgileri paylaştı:

Endüstriyel trans yağ yerine sağlıklı yağların kullanılması, maliyeti arttırmadan, tadı değiştirmeden mümkündür. Dünya Sağlık Örgütü 2018 Mayıs ayında hükümetlere 2023 yılına kadar gıda tedarik zincirinden trans yağları kaldırmak üzere bir politika paketi sundu. Politika paketi, kanunlar ve düzenlemeler ile sağlıklı yağların trans yağların yerine geçmesini, bu konuda farkındalık yaratılmasını ve mevzuata uyumun izlenmesini içermekteydi. Bir yıl içerisinde birçok ülkede daha trans yağ ile ilgili kanunların hayata geçmesi ve uygulanması izlendi. Dünya nüfusunun yüzde 31’ini oluşturan 28 ülkede 2,4 milyar kişi artık trans yağ ile ilgili kanunların koruması altındadır. 2018 yılı içerisinde 24 ülke daha değişikliği benimsedi, altı ülke uygulamaya girdi. Bazı ulus ötesi firmalar da trans yağı ürünlerinden kaldırmak üzere adım attı. Gelişmeler ümit verici olmakla birlikte dünya nüfusunun çoğunluğu henüz trans yağların zararlı etkilerinden korunmamaktadır.

En iyi uygulamaları gerçekleştiren ülkeler

Kanada, Amerika Birleşik Devletleri, Letonya, Tayland, Slovenya en iyi uygulamaları gerçekleştiren ülkeler olurken

Trans yağın kaldırılmasını yasalaştıran ülkeler

Peru, Suudi Arabistan, Uruguay trans yağ kaldırılmasını yasalaştırmışlardır.

Türkiye ve Hindistan gibi ülkelerde durum

Hindistan ve Türkiye mevzuat görüşmelerini sürdürmektedir.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-turkiye-trans-yag-kullaniminda-mercek-altinda-2023e-kadar-tumden-kaldirilmasi-bekleniyor-11-681-81971.html

Sağlığa Evet Derneği

Küresel Trans Yağ Raporu’nda Türkiye mercek altına!

Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, Dünya Sağlık Örgütü’nün Küresel Trans Yağ Raporu’nun Avrupa Bölgesi bölümünde Türkiye’nin mercek altına alınmasının, Türkiye’nin sorumluluğunu artırdığını belirterek, önemli bir halk sağlığı sorununu çözecek olan trans yağın tedarik zincirinden 2023 yılına kadar tümden kaldırılması kararının beklendiğini ifade etti.

Dağlı, yaptığı yazılı açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü Küresel Trans Yağın Kaldırılması Raporu’nda Türkiye’ye özel bölüm ayrıldığına ve Türkiye’nin gelecek yıl içinde en önemli gelişmeyi gösterecek ülke olacağının öngörüldüğüne değindi.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın görüşmeye açtığı Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği taslağında, 100 gram yağda trans yağ oranını 2 gram olarak sınırladığını aktaran Dağlı, 2019 sonuna kadar tamamlanması beklenen bu mevzuatın, halk sağlığı camiası ve gıda üreticileri tarafından desteklendiğini ve dünya kamuoyu tarafından izlendiğini belirtti.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-turkiye-trans-yag-kullaniminda-mercek-altinda-2023e-kadar-tumden-kaldirilmasi-bekleniyor-11-681-81971.html

trans yağ yoktur, trans yağ nedir

Trans yağların kaldırılması yılda 540 bin ölümü engelleyebilir!

Dünya Sağlık Örgütünün 2023’e dek gıda zincirinden tamamen kaldırılmasını hedeflediği trans yağların yüksek oranda tüketilmesi herhangi bir nedene bağlı ölümleri %34, kalp damar hastalığına bağlı ölümleri %28, kalp damar hastalığını %21 oranında artırırken, trans yağlar her yıl 540 bin kişinin ölümünden sorumlu tutuluyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bu yılki sağlık asamblesinde trans yağların gıdalardan kaldırılması ve yerine sağlıklı yağların konulmasını 2019- 2023 hedefleri arasına aldı. DSÖ Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus ve önceki ABD Hastalık Kontrol Merkezi Başkanı Tom Frieden tıp dergisi Lancet’de yayımladıkları bilimsel makaleyle kararın dayandığı bilimsel gerekçeleri ortaya koydu.

Endüstriyel yağlar hakkında giderek artan bilimsel kanıtlar her yıl dünyada 540.000 kişinin bu nedenle öldüğünü gösteriyor. Yüksek gelirli ülkeler daha sağlıklı yağlar kullanırken, düşük gelirli ülkelerde gıdalarda endüstriyel trans yağların ucuz ve dayanıklı olduğu için daha fazla kullanıldığı anlaşılırken, DSÖ yoksul ülkelerde yaşayan insanların endüstriyel yağlarla zehirlenmesini sağlıkta eşitsizlik olarak ele alıyor.

DSÖ, 2023’e kadar trans yağların gıda zincirinden tamamen kaldırılmasını amaçlıyor. DSÖ’nün “REPLACE-YERİNE KOY” olarak adlandırdığı program, ülkelere endüstriyel olarak üretilmiş trans yağların gıda sektöründen elimine edilmesine yönelik yöntemler içeren bir yol haritası sunuyor. Çoğu yüksek gelir grubuna ait 45 ülkede trans yağların kullanımının engellenmesine yönelik başarılı uygulama örnekleri bulunuyor.

Türkiye’de de trans yağlar ve sağlığa olumsuz etkileri konusunda farkındalık oluşturmak için Türk Kardiyoloji Derneği ve Sağlığa Evet Derneği işbirliğiyle “Trans Yağ Projesi” başlatıldı. Projeyle trans yağlar konusunda halkı bilinçlendirmek, karar vericilere kanıta dayalı öneriler sunmak ve mevzuat talep etmek amaçlanıyor.

Trans yağlar da tütün ürünleri gibi bir halk sağlığı sorunu

Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, Türkiye’nin sağlıklı yağlar konusunda halkın farkındalığını artırması, endüstriyel olarak üretilen trans yağların yerine sağlıklı yağların kullanımını desteklemesi, gıda sektöründe trans yağ kullanılmasını engelleyen yasaları çıkarması, sağlıklı yağların üretimi için tarım teşvikleri vermesi gerektiğini belirtti.

Dünyada ve Türkiye’de “fast food” sektöründe kullanılan yağların önemli bir kısmının zararlı trans yağlar olduğunu anlatan Dağlı, “Tran yağlar; pasta, kek, bisküvi gibi unlu mamullerde de sıklıkla kullanılmaktadır. Ülkemizde geleneksel diyetin değerinin yeniden anlaşılması sağlanmalıdır. Zeytinyağı ve ayçiçek yağının katkısız olarak sunulması için bu konudaki tarımın ve küçük işletmelerin teşviki gereklidir.” dedi.

Dağlı, endüstrinin, “trans yağların zararını bilerek ticari çıkar temin etmek için sattığını ve kitlesel ölümlere neden olduğunu” dile getirerek, şunları söyledi:

Trans yağlar da tütün ürünleri gibi bir halk sağlığı sorunudur. Açlığımızı gidermek için yediğimiz temel gıdalara zehir karışmaktadır. Çocuklarımızın damarları daha oluşurken zedelenmektedir. Sağlıklı yaşam için suyun ve havanın temiz olması kadar besinimizin doğal olması da önemlidir. Trans yağ tüketimi özellikle kalp damar hastalıkları, kalp krizi, felç, şeker hastalığı ve obezite riskini artırmaktadır. Trans yağlar kaldırılırsa bu hastalıklara bağlı yılda 540 bin kişinin ölmesi engellenir. Gelişmekte olan çocukların dokuları zehirli yağlarla karşılaşmaz. Halk beslendiğini düşünerek endüstri çıkarına yarar sağlayan zararlı maddeleri vücuduna almamış olur.

Trans yağın elimine edilmesi konusunda halk ve devlet açısından hiçbir engel olmadığını vurgulayan Dağlı, “Ancak trans yağları üreten endüstri için büyük bir engel vardır, karlılığını kaybeder. Tek engel endüstrinin çıkarıdır. Halk ve devlet el ele, endüstri çıkarlarına karşı sağlığı korumalıdır. Pek çok ülkenin trans yağların kullanımını başarılı bir biçimde elimine ettiği unutulmamalıdır.” dedi.

Anneler bu konuda sağlık elçisi olabilir

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Ay da endüstriyel olarak üretilen trans yağların dünyada her yıl 540 bin ölüme yol açtığının hesaplandığını dile getirerek, şu bilgileri paylaştı:

Dünyada her 3 ölümden biri, kalp damar hastalıklarına bağlı olarak oluşuyor. Bu ölümlerin yaklaşık yarısı düşük gelir grubu ülkelerde ve 70 yaşından önce görülmektedir. Trans yağların yüksek oranda tüketilmesi herhangi bir nedene bağlı ölümleri %34, kalp damar hastalığına bağlı ölümleri %28, kalp damar hastalığını %21 oranında artırıyor.

Ay, endüstriyel olarak üretilen trans yağların kısıtlanmasına bağlı olarak Danimarka’da 2004-2012 arasında her yıl 100 bin kişi başına 22 ölümün engellendiğini, New York’ta endüstriyel olarak tüketilen trans yağ kısıtlanmasıyla, 2007-2013 arasında kalp krizi nedeniyle hastane başvurularında %7,8 oranında azalma sağlandığını anlattı.

Türkiye, DSÖ’nün önerdiği stratejileri kararlılıkla uyguladığı takdirde bu konuda başarılı olmaması için bir neden olmadığına işaret eden Ay, sözlerini şöyle tamamladı:

Türkiye’de henüz farkındalık yüksek değil, ama çok hızlı gelişebilir. Z nesli sağlığına daha düşkün, bol su içiyor, sağlıklı besleniyor, sigara tüketmiyor, egzersiz yapıyor. Bu neslin anneleri çocuklarını asla trans yağlar ile beslemek istemiyorlar. Anneler bu konuda sağlık elçisi olabilir. Yasa yapıcıların konuyla ilgili bilgilendirilmeleri gerekiyor. Sivil toplum önümüzdeki süreçte bu konuda etkin olacaktır. Karar verilirse hedefi tutturmaması için bir neden yok. Türkiye birçok sağlık zararlısı için en iyi kanunları çıkarmış ülkelerdendir. Bu konuda da lider olmaması için hiç bir engel yoktur, diye konuştu.

AA
https://www.aa.com.tr/tr/saglik/trans-yaglarin-kaldirilmasi-yilda-540-bin-olumu-engelleyebilir/1331024