mengen çorba tarifi

Diyetisyen Veysel Ciğerli: “Ramazanda hazır çorbaya dikkat edin”

Paketli gıdaların bilinçli tüketilmesi gerektiğini söyleyen Uzman Diyetisyen Veysel Ciğerli, özellikle ramazan ayında iftar yemeğine hazır çorbalarla başlanılmaması hususunda uyardı.

Son yıllarda hazır gıda tüketimin hızla arttığını belirten VM Medical Park Bursa Hastanesi Uzman Diyetisyen Veysel Ciğerli,

Bu gıdaların başında dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hazır çorbalar var. Belki de sağlıklı diye aldığınız hiçbir hazır çorba, evde yapılan çorbaya benzememektedir. Hazır çorbalar zor durumda kaldığımızda tüketilebilir. Zaman sıkıntınız yoksa malzemelerini bildiğiniz, damak zevkinize uygun çorbalar yapabilirsiniz. Çünkü hazır çorbaların içerisinde çok nadir de olsa monosodyum glutamat yani Çin tuzu vardır. Bu tuz, kişide bağımlılık yapmaktadır. Diğer bir sıkıntı ise hazır çorbalarda bulunan sodyum oranıdır. Evde yaptığımız zaman çorbayı, tuz oranını istediğimiz miktarda ayarlayabiliriz. Ancak hazır çorbalarda bunu ayarlamak mümkün değildir. Tüketilen hazır çorba ile birlikte vücudun sodyum oranını artırmaktayız. Sodyum oranının artması, kan basıncını yükselttiği gibi kalp ritmini de bozabilir. Bunun için mümkün oldukça ev tipi beslenmeye özen gösterilmelidir, dedi.

Ramazan ayında uzun süre aç ve susuz kalınacağı için yemeğe mutlaka çorba ile başlanması gerektiğini kaydeden Diyetisyen Ciğerli, şunları söyledi:

Çorba, ayrıca vücudumuza sıvı girişini sağlamış olacaktır. Hazır çorba yerine evde yapılan az tuzlu çorbaları tercih etmeliyiz. Bazı yemeklerin günlük tüketilmesi uygun, bazı yemekler ise 2-3 gün buzdolabında bekletildikten sonra kullanılabilir. Sebze çorbaları da buzdolabında bekleyebilir. Ancak yoğurt, etli ve tavuklu çorbalar günlük olarak tüketilmelidir. 12 saati geçmemesine özen gösterilmelidir. Posalı çorbaları tüketmek, kalın bağırsak açısından önemlidir. Mercimek ve ezogelin çorbası, posa bakımından oldukça zengindir.

Memurlar.net
https://www.memurlar.net/haber/828064/ramazanda-hazir-corbaya-dikkat.html

Ramazanda “su”yun önemi

Su, eksikliğinde yaşamımızın tehlikeye girdiği en önemli besin ögelerinden biridir.

Hava sıcaklığının artması ve Ramazan ile beraber vücudumuzdaki sıvı kaybı da artmaktadır. Hava sıcaklığı 30⁰C olan bir ortamda, hafif bir işle uğraşan bir kişi günde 2 – 3 litre su kaybederken, sıcak bir ortamda zor bir işle uğraşan kişi ise bir saat içinde 2 – 4 litre su kaybedebilir. Bu durum göz önüne alarak günlük almamız gereken su miktarını ayarlamamız gerekir. Peki su bizim için neden bu kadar önemlidir diye sorarsak:

2017 ramazan ayı, oruç ayı, ramazan diyeti, oruç diyeti, ramazanda beslenme, sahur beslenme, iftar beslenme

Su, vücut sıcaklığını düzenliyor

Su vücut sıcaklığının düzenlenmesine yardımcı olmaktadır. Su vücut sıcaklığını korumayı terleme yolu ile yapmaktadır. Beyin vücut ısısı artmaya başladığında ter bezlerini uyarır, ter vücut yüzeyinde aktıkça ısı kaybı yaşanmakta bu da vücudu serinletmektedir.

su, içme suyu, çeşme suyu, su neden kalorisiz

Su, vücut asiditesini normalize ediyor

Su enerji metabolizmasında yer alan belli tepkimelere katılmakta ve vücut asiditesinin uygun düzeyde tutulmasına yardımcı olmaktadır.

sporcu beslenmesi protein

Kasların %75’i su

Vücut hücrelerinin yapısına da su katılmaktadır. Kasların yaklaşık %75’i, kemiklerin %25’i sudan oluşmaktadır. Yağların depolandığı adipoz doku %25-30 oranında su içermektedir.

diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

Su, vücudu nemlendiriyor

Su gözyaşı olarak da gözleri nemlendirmekte ve gözde oluşan kirleri dışarı atmaktadır. Tükürükte bulunan su ise ağzı nemli tutmakta, yutmayı kolaylaştırmaktadır. Eklemlerdeki sıvılar ise hareket sırasında sürtünmeyi azaltarak kemik ve eklemleri darbelere karşı korumaktadır. Kanın %90’ı sudan oluşmaktadır, kan ile taşınan oksijen, besin öğeleri, hormonlar, immün faktörler ve ilaçlar su yardımı ile taşınmaktadır. Su karbondioksit gazının ve diğer atık maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasında da rol oynamaktadır. Su glikojen ve proteinin ve bunlar gibi bazı moleküllerin yapısına katılmaktadır.

Daha fazla bilgi için…

Sağlık Bilimleri Beslenme ve Diyetetik Lisans profesyoneli diyetisyeninizle görüşünüz.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Çisem Önel

 

Çisem önel ramazanda beslenme diyet

Ramazanda bu beslenme önerilerine kulak verin!

Bildiğiniz gibi ramazan ayı, Müslüman toplumlar için önemli yer teşkil etmekte ve İslam’ın önemli gerekliliği olarak inananlar bu ayda oruç tutmakla yükümlüdürler.

Bu dönemde beslenme düzenimizde de büyük değişiklikler olmaktadır. Bu süreç içinde bedenimizi de ruhumuzu da doğru beslememiz gerekmektedir.

ramazan, oruç, sahur, iftar, çay, içecek

Peki bu dönemde nasıl mı beslenmelisiniz?

Bu sene Haziran ayına denk gelen ramazan ayında ilk olarak dikkat etmemiz gereken durum günlük su ihtiyacımızı karşılamaktır. Bireysel farklılıklara göre değişmekle beraber günlük ihtiyacımız olan 2 – 2,5 litre suyu iftar ile sahur arasında tüketmemiz gerekir. İftarımızı açtıktan sonra sürahimizi bulunduğumuz odaya getirirsek ihtiyacımız olan suyu alabiliriz. Ayrıca içtiğimiz çay ve kahveleri su olarak düşünmemeliyiz , bunlar diüretik maddelerdir yani vücudumuzundan suyun atılmasını artırırlar.

Günde üç ana öğün tüketmeyi ramazan ayında da devam ettirmeliyiz. İftarımızı iki öğüne bölerek ve sahuru da kahvaltı şeklinde yaparak ana öğünlerimizi tamamlayabiliriz. Bu sayede iftar da bir anda fazla yiyerek midemizde hazımsızlık ve gaz oluşmasını engellemiş oluruz. İftarımızı açarken daha hafif yemekler yemeliyiz buna örnek olarak 1 kepçe çorba, zeytinyağlı sebze yemeğini verebiliriz ,daha sonra ana yemeğe geçmemiz vücudumuzu uzun açlıktan sonra bir anda enerji yüklemesi yapmaktan korumuş oluruz. Ana yemeğimizde günlük almamız gereken protein ihtiyacını karşılayabilmek için et veya tavuk olmasına dikkat etmeliyiz ,bunları kızartmak yerine haşlama veya fırında yapmamız daha sağlıklı olacaktır. Yemek yemeği uyumadan iki saat önce tamamlamış olmamız da uyurken yediklerimizin ağzımıza ekşi bir tat ile gelmesini ve midede yanma oluşmasını engeller.

Yeterli ve dengeli beslenmeyi de bu ayda unutmamız gerekiyor. Tabağımızda süt grubu, et grubu ,sebze ve meyve grubu, ekmek grubu aynı anda olması gerekiyor. Sağlıklı tabak modelini iftarda ve sahurda uygulamalıyız. Sahura kalkmadan niyetli olmak ihtiyacımız olan enerjiyi yeterli almamıza ve gün içinde vücudumuzu yıpratmamıza yol açar. Sahurda aşırı yağlı ve tuzlu gıdalarda uzak durmalı kahvaltı şeklinde yapmamız bizim için daha yararlı olacaktır. Böylelikle gün içinde susama ihtiyacımızı da azaltabiliriz. İftarda tatlı tüketimine de dikkat etmeliyiz. Porsiyon kontrolü sağlamalı şerbetli tatlılardan kaçınmalıyız. Sütlü tatlı veya meyveli tatlıları seçmemiz bizim için daha faydalı olacaktır.

Beslenme düzenimizde oluşacak olan bu değişiklik hazımsızlık yaratabilir. Bu yüzden daha lifli besin yani kuru baklagil yemekleri, tam tahıllı ekmekler, sebze yemekleri hazımsızlığımıza iyi gelecektir. Kuru incir, kuru kayısı ,kabuğu soyulmadan tüketilebilen meyveler de hazımsızlığımızı gidermekte bize yardımcı olmaktadır.

yürüyüş diyet detoks spor yürüme

Ramazanda küçük yürüyüşler yapın

İftar yemeklerinden sonra yürüyüşe çıkmayı da ihmal etmemiz gerekiyor. Gün içinde aç kalarak yavaşlayan metabolizmamızı harekete geçirmek için en iyi yol fiziksel aktivitedir. Yaptığımız bu yürüyüş sindirime de yardımcı olacaktır.

Sağlıklı bireyler için oruç tutmak bedeni dinlendirmek adına yararlı olduğu yapılan araştırılmalarda görülmüştür ama kronik hastalığı olan bireyler için ve gebeler için bazı sağlık problemleri yaratabilmektedir. Bu yüzden doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Çisem Önel

Ramazanda reflü ve gastrit hastaları nelere dikkat etmeli?

Uzun süreli açlık döneminden sonra boş mideye birden ve aşırı miktarda besin girmesi özellikle GÖRH ve gastriti olan hastalarda yakınmalara yol açabilir.

İftara çorba veya su gibi sıvı besinlerle başlayın ve 5 – 10 dakika gibi bir bekleme süresinden sonra az yağlı veya tercihen yağsız et veya sebze yemeği ve/veya salata ile devam edin. Özellikle GÖRH mide boşalmasını geciktiren aşırı yağlı yiyecekler reflü yakınmalarında artışa neden olur.

IBS ve reflüsü olanlar iftar sırasında besinleri iyi çiğneyerek yutmalı. Ayrıca yemek yedikten sonra sırt üstü yatmamaları ve sindirimi kolay sulu, lifli, zeytinyağlı besinleri seçmesi gerekiyor. İftardan sonra tatlı veya meyve tüketilecekse sütlü tatlılardan az miktarda tercih edilmeli. Akşam saatlerinde sindirimi güç olan kabuklu meyveler yerine çilek, kiraz, muz gibi lif içeriği yüksek olan meyveler tercih edilmeli.

İftar ile sahur arasında sık aralıklarla az miktarda ara öğün almak sahur sırasında daha az yemek tüketilmesine neden olacağından önerilir. Sahurdan sonra hemen uyumak yerine mide boşalması için 1-2 saat süre geçtikten sonra uyumak basitçe alınacak önlemlerin başında gelir.

hurma oruç ramazan diyet (ESRA İNCE)

6 madde ile: “Hurma”

Ramazan ayının gelmesiyle iftar ve sahur sofralarımız hepimizin çok sevdiği hurmayla şenlendi…

Aslında beslenme örüntümüzde her zaman yer verebileceğimiz, gerek çocuklar, gerek yetişkinler, gerekse hamile ve emzikliler için birbirinden güzel faydaları bulunan çok değerli bir meyve hurma fakat Ramazan ayı dışında marketlerde ve kuruyemişçilerde hurma bulmak biraz zor oluyor. Bununla birlikte her şeyde olduğu gibi hurmayı tüketirken de porsiyon kontrolü yaparak tüketmekte fayda var çünkü 1 adet hurmada 15-20 kalori bulunmaktadır.

hurma oruç ramazan diyet

1. Laksatif etkiye sahip

Hurma, lif içeriğinin fazla olması yönüyle laksatif etkiye sahiptir ve kabızlığa karşı iyi gelir. Akşamdan 1 bardak suyun içerisinde beklettiğiniz iki adet hurmayı sabahları tüketmek sindirim problemlerine yardımcı olabilir. Sindirim problemlerinin yanında mide ülserini iyileştirici özelliği de bulunmaktadır.

barsak, bağırsak, sindirim, karın, kabızlık, kolon

2. Vitamin ve mineralce zengindir

Potasyum başta olmak üzere fosfor, demir, kalsiyum, flor, selenyum gibi birçok mineral ve A vitamini, B1, B2, niasin, folik asit gibi birçok vitamin içermektedir.

hurma oruç ramazan diyet

3. Kardiyovasküler rahatsızlıklara karşı koruyucudur

Potasyum ve magnezyumdan zengin olması özelliği ile kalp hastalıklarına karşı koruyucudur.

Fazla kilo alımını önlemek için öneriler, Alınan kiloların dağılımı önemli midir?, Hamilelikte aşırı kilo alımının zararlı, Gebelikte yetersiz kilo alınırsa, Gebelikte kaç kilo alınmalıdır,

4. Hamileler dikkat!

Hurma yüksek oranda B9 (folik asit) içermektedir ve bu yönüyle hamilelikte bebeğin beyin ve sinir gelişimine yardımcı olarak nöral tüp defektine karşı koruyucu etki sağlar. Hurma lohusalık döneminde ise rahmin kendini toparlamasına ve kanamaların azalmasına katkı sağlar, ayrıca B vitaminleri sayesinde annenin duygusal olarak rahatlamasına yardımcı olur. İçeriğindeki oksitosin benzeri bir madde ile rahim kaslarını uyararak doğumu kolaylaştırır. Bu yüzden erken doğum ve düşük riski olan kadınların kullanmaması tavsiye edilir.

Doğum yapan annelerin şerbetli tatlılar, şekerli besinler yemektense vitamin ve mineral içeriği yüksek olan hurmayı tüketmesi hem enerji verir hem de sütünün artmasına destek verir.

hurma oruç ramazan diyet

5. Onkolojik rahatsızlıklarda rahatlıkla tercih edilebilir

Kanser vakaları oksidatif stresin azalmasıyla, oksidatif stresin azalması da antioksidanlarla mümkündür. Hurma ise barındırdığı karotenoidler ve antosiyonin gibi fenolik bileşikler ile kansere karşı koruyucudur.

hurma oruç ramazan diyet

6. Kilo almak isteyenler, bu bilgi sizler için!

İftara hurmayla başlamak, vücudun gün boyu kaybettiği enerjiyi kazanmasına ve düşen kan şekerinin yükselmesine yardımcı olur. Şeker içeriği yüksek olduğundan dolayı kilo almak isteyen bireyler için oldukça uygundur.

diyetisyen esra ince zayıflama listesi, diyetisyen esra ince yazıları, diyetisyen esra ince makaleleri, diyetisyen esra ince haşimoto, diyetisyen esra ince hashimoto, diyetisyen esra ince diyet listesi

sahur öğünü

Metabolizma dengesi için sahuru atlamayın!

Ramazan ayında uzun süre aç kalmanın, özellikle sahura kalkmadan akşam yemeği ile oruç tutmanın vücudun fizyolojik dengesini bozacağına değinen Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi Sağlıklı Yaşam Yöneticisi Diyetisyen Sibel Mumcu,

Sahurda yenilen yemek, hem aç kalınan süreyi kısaltır hem de metabolizmayı dengeler. Sahurda hafif fakat tok tutan yiyecekler tercih edilmelidir. Protein içeriği fazla olan gıdalar yumurta, süt, yoğurt, peynir gibi gıdalar tercih edilebilir. Çünkü bu gıdalar midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirirler. Aşırı baharatlı ve tuzlu yiyeceklerden de kaçınılmalı, bol sıvı alınmalıdır. Su, mutlaka içilmelidir. Bununla birlikte sahurda yemek yemeden sadece su içerek oruç tutmak da doğru değildir. Uzun süren açlık, yorgunluk, dikkatte azalması ve baş ağrılarına neden olabilir, diye konuştu.

Mumcu, oruç tutmanın bir zayıflama yöntemi olarak görülmemesi gerektiğini hatırlattı.

Sağlık bakanı recep akdağ atama kpss diyetisyen puan

Sağlık Bakanı Akdağ’dan Ramazan için uyarı!

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ: “İftardan sahur vaktine kadar aralıklarla sürekli sıvı almak lazım. Yani açık çay ya da diğer meşrubatları içebiliriz ama bunların içinde vücudumuza en yararlı olan sudur. Bolca su içmek gerekiyor” dedi…

Temasları kapsamında Erzurum’da bulunan Akdağ, Karayazı Belediye Başkan Vekili Kaymakam Ali Fuat Atik’i makamında ziyaretinde gazetecilere yaptığı açıklamada, cumhuriyet tarihi boyunca ülkenin belli yerlerinin daha fazla geliştiğini, doğu bölgelerinin ise bundan nasibini biraz daha az aldığını söyledi.

Bu bölgelerde dış güçlerin maşası şeklinde hareket eden, onların taşeronluğunu yapan terör örgütlerinin yatırım ortamını bozmasının bu gelişmişliğe sekte vuran bir sebep olduğunu ifade eden Akdağ, şunları belirtti:

Şükürler olsun bunu bitirdik. Mücadele devam ediyor ama artık Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki bazı il ve ilçelerimizde terör örgütlerinin vatandaşımızın üstünde bir baskı kurabilecek mecali kalmadı. Hep söylüyoruz, kafalarını ezdik, ezmeye de devam edeceğiz. Bunu söylerken şunu da ifade etmem gerekir. Karayazı’da, Doğu ve Güneydoğu’da benzeri bütün alanlarda yaşayan kardeşlerimizin, özellikle de Kürt kökenli kardeşlerimizin, 80 milyon vatandaşımızın olduğu gibi başımızın üstünde yerleri var. Onlara hizmet etmek bizim için en büyük şereftir.

Ramazanda bolca su içmek gerekiyor

Bir basın mensubunun,

Yaklaşan ramazan ayında vatandaşlara yeme içme konusundaki tavsiyeleriniz nelerdir?” sorusu üzerine Akdağ, bu mevsimdeki ramazan ayında uzun süre orucun söz konusu olduğunu, on yedi saat oruçlu kalınacağını anımsattı.

Akdağ, bu süre içerisinde vatandaşların herhangi bir şey tüketemeyeceğini hatırlatarak, şunları dile getirdi:

O zaman şuna itina etmek gerekiyor. Birincisi sahurlarda acele etmeden, son dakikalara bırakmadan, rahat rahat sindirecek şekilde insanların karnını doyurması lazım. Protein bakımından biraz zengin gıdalarla bol miktarda sıvı tüketmek gerekiyor. Bunu sadece sahur vaktinde tüketemeyiz. İftardan sahur vaktine kadar aralıklarla sürekli sıvı almak lazım. Yani açık çay ya da diğer meşrubatları içebiliriz ama bunların içinde vücudumuza en yararlı olan sudur. Bolca su içmek gerekiyor.

Akdağ, iftarda da yine acele etmeden bir çorba veya hafif bir yiyecekle iftarı açıp, sakin biçimde aşırıya kaçmadan karın doyurmak, bunu da iyice sindirerek, yavaş ve bol sıvı almaya devam ederek yapmak gerektiğini vurguladı.

Toplum içerisinde şeker, kalp ve benzeri hastalıkları bulunanların olduğunu anlatan Akdağ, bunlar dışında çok yaşlıların da oruç tutma konusunda aile hekimlerinden veya rahatsızlıkları sebebiyle kendilerini izleyen bir uzman hekimden görüş almalarının uygun olacağını sözlerine ilave etti.

2017 ramazan ayı, oruç ayı, ramazan diyeti, oruç diyeti, ramazanda beslenme, sahur beslenme, iftar beslenme

Ramazan ayı öncesi gıda denetimleri başladı!

Diyarbakır Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’ne bağlı gıda kontrol görevlileri, Ramazan ayı öncesi denetimlerini artırdı.

Denetimlerle ilgili Diyarbakır Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünden, yapılan açıklamada, Ramazan ayında artan tüketim sebebiyle ve vatandaşların güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamak amacıyla, temel besin maddesi olan ekmeğin üretildiği fırınlarda, unlu mamul ve sade pide üretim yerlerinde denetimin artırılacağını bildirdi.

Açıklamanın devamında, şu ifadeler aktarıldı:

Diyarbakır’da toplamda, 551 adet fırın, unlu mamül ve sade pide üretim yeri olup 2017 yılı başından itibaren toplam 455 ekmek, unlu mamul ve sade pide üreten işyeri denetlenmişken, 05.05.2017 tarihinde Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü toplantı salonunda Ticaret İl Müdürlüğü, Büyük Şehir Belediye Başkanlığı ve Merkez ilçe Belediyelerinden temsilcilerin katıldığı toplantı sonucunda; yaklaşan ramazan ayı dolayısıyla denetim yetkisi olan bu kurumlarla işbirliği içerisinde Diyarbakır’da bulunan bütün ekmek, unlu mamul ve sade pide üreten işyeri denetiminin tekrarlanması kararı alındı.

Denetimler Ramazan ayı başlamadan bitecek

Planlanan bu denetimlerde fırınlar, sağlıklı ve kaliteli bir hizmet için genel düzen, hijyen, genel temizlik kuralları, alet, ekipman temizliği, kişisel temizlik, depolama ve muhafaza koşulları, gıda üretiminde kullanılan ham maddeler gibi kriterlerin yanı sıra iş yeri ruhsatı, satışa sunulan ekmeklerin gramajı ve gramaj fiyat uygunluğu yönünden de denetlenecek, bahsi geçen bu iş yerlerinin denetimlerinin Ramazan ayı başlamadan tamamlanması planlanmaktadır.

Denetimler öncelikle gıda üretim iş yerini uyarıcı ve rehabilitasyon edici olarak, iyi hijyen uygulamaları dikkate alınarak 5996 sayılı veteriner hizmetleri bitki sağlığı gıda ve yem kanunu çerçevesinde yapılacaktır.