diş hekimi, diş doktoru, ağız ve diş sağlığı, dişçi, diş diyetisyen

Sporcuların “ağız ve diş sağlığı”nın korunması!

Sporcularda en önemli besin kaynaklarından biri karbonhidratlardır. Yapılan çalışma sonuçları, diyette karyojenik (diş sağlığı açısından zararlı) potansiyele neden olan etmenin toplam karbonhidrat miktarı değil, tüketim sıklığı, besinin ağızda kalma süresi ve karbonhidrat tipi olduğunu belirtmektedir.

Karbonhidratlar; diş sağlığı için istenen ve istenmeyen olarak sınıflandırılmaktadır. İstenen bileşen; süt, meyve, sebze yapısındaki şeker iken istenmeyen besine sonradan üretici – pişiren veya tüketici tarafından eklenen, besinin kendi yapısında olmayan (şekerlemeler, şekerli içecekler, çay şekeri, bisküvi ve kekler, tatlılar, tahıl gevrekleri…) şekerlerdir.

Çalışmalar istenen karbonhidrat tiplerinden düşük ve orta düzeyde süt ve ürünlerinin tüketiminin şekerli, alkolsüz içeceklere tercih edilebilir bir alternatif olduğunu göstermektedir. Peynirin ise, tükürüğün uyarılmasında rolü vardır. Yine sebze ağırlıklı çiğnemeye yönelik beslenme şekli karyojenik etkiyi azaltmaktadır.

Sporcu ve enerji içeceklerindeki basit şeker miktarı göz önüne alındığında tüketim sıklığına dikkat edilmelidir.

Bunun yanında çay tüketiminin (şeker eklenmeden içilen) diş çürük skorunu önemli ölçüde düşürdüğü bildirilmektedir. Çünkü çay antioksidan besin öğeleri ve besin öğesi olmayan fitokimyasallar, iz elementler ve florun besinsel kaynağıdır. Fakat yine de içeriğindeki kafein ve demiri bağlama durumu göz önüne alındığında miktarına dikkat edilmelidir. (Günlük 3-4 fincan kadar).

Sakız çiğnemenin diş çürüklerinin oluşumunu azalttığı belirtilmektedir. Özellikle ksilitol içeren sakızların şekersiz sakızlara göre daha iyi sonuç verdiği gözlenmiştir.

Sporculara hekim tarafından flor preparatları, flor jelleri, flor gargaraları kullanmaları önerilebilir. Çünkü flor (diş minesinin çürüklere karşı dayanıklı hale gelmesini sağlayan) çürük önleyici iz elementtir. Endojen yolla; besinlerle, su içerek, florlu tuz ve tabletlerle (fazla dozun florozis gelişme riskine neden olacağı unutulmamalıdır) egzojen olarak; diş macunları ve ağız gargaralarıyla alınabilir.

Avrupa birliği, diyet, ab

AB ülkelerinin Türk meyve ve sebzelerini iade etme sebebi bu zehir!

Yrd. Doç. Dr. Bülent Şık, AB ülkelerinin meyve ve sebzelerimizi iade ettiğini vurgulayarak, 2016 yılında yasaklanan klorpirifos maddesinin tarımda hala kullanıldığını açıkladı.

Türkiye’de 2016 yılından beri yasak olan klorpirifos maddesinin halen sebze ve meyve üretiminde kullanıldığı öne sürüldü. Yrd. Doç. Dr. Bülent Şık,

AB ülkeleri bu yüzden sebze ve meyvelerimizi iade ediyor, dedi.

Türkiye’de 2016 yılından beri yasak olan klorpirifos maddesinin halen sebze ve meyve üretiminde kullanıldığı öne sürüldü. Türkiye’de tarım ilacı olarak kullanılırken, bebek ve çocuklarda kalıcı hasara yol açtığı gerekçesiyle 2016 yılından beri yasak olan klorpirifos maddesi, ihraç edilen sebze ve meyvenin iade edilmesindeki en önemli neden olarak ortaya çıktı.

Gıda Güvenliği ve Tarımsal Araştırmalar Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Bülent Şık, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin ithal ettikleri gıda ürünlerini laboratuvarlarında test ettiğini belirterek, testlerde mevzuata aykırı zehirli kimyasal madde kalıntısı bulunan ürünlerin ülkeye sokulmadığını ve ihracatçı ülkeye geri gönderildiğini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Şık,

İhraç ettiğimiz ürünler en iyi ürünler ve daha kontrollü üretiliyor. İhraç ürünlerinde durum bu ise yurt içinde tüketilen ürünlerde çok daha büyük sorun var. Ürettiğimiz ürünlerin en fazla %7-8’ini ihraç ediyoruz. En fazla biber çeşitlerinde, asma yaprağı, domateste bu maddeyi görüyoruz, diye konuştu.

Çocuklara çok zararlı

Yrd. Doç. Dr. Bülent Şık, yasaklanan bu maddenin çocuk ve bebeklere önemli zarar verdiğini vurgulayarak, çocukların beyin sistemini, sinir gelişimini olumsuz etkilediğine dikkati çekti. Yrd. Doç. Dr. Şık,

Çocuklarda dikkat eksikliği ve bilişsel sorunlara yol açan dünya genelinde 12 kimyasal madde var. Bu maddelerden biri de klorpirifos. Saygın bir tıp dergisinde yayımlanan bir makale, yasaklanması gerektiğini belirtti ve ardından AB hemen yasakladı, dedi.

Yıkamakla geçmiyor!

Bu maddeyi vatandaşın görme ya da anlama şansı olmadığını anlatan Yrd. Doç. Dr. Şık, şunları söyledi:

Bu zehirlerin ne tadı ne kokusu var. Yapılması gereken en önemli şey bu kimyasalın toplatılması. Bu maddeyi toplamak 2-3 günü alır. Toplatılma kararı üzerinden 1.5 yıl geçmiş ama kullanılmaya devam ediyor. Meyve sebze ürünleri beslenme açısından çok önemli, bunları tüketmekten vazgeçmemeliyiz. Biz bakanlıktan bu ürünlerin toplatılmasını sağlamalıyız. Yıkayarak temizlemek gibi bir yöntem yok. Yıkamak çok az etkili. Yüzeye püskürtülen ilaçları yüksek akışlı bir çeşmenin altında elle ovuştura ovuştura dakikalarca yıkamakla geçer ama kimse bununla uğraşmaz.

3 sene önce yoktu!

Yrd. Doç. Dr. Bülent Şık: “AB’nin 2016 ihracat analiz kayıtları ile 2017’deki kayıtlarında çeşitli gıda ürünlerinde klorpirifos maddesi nedeniyle ürünlerin iade edildiğini gösteriyor. Demek ki bu madde kullanılıyor. Piyasalardan toplatılmış olsaydı böyle bir sonuç çıkmaması gerekiyordu. AB’ye giden daha önceki yıllara ilişkin kayıtlarda 2011, 2012, 2013 yıllarında bu maddenin tespiti yok. Bu, o tarihlerde maddenin Türkiye’de çok az kullanıldığını gösteriyor ancak 2016 yılında çok önemli bir artış görülüyor.

Bu kuvvetle muhtemel elde mevcut, bayilerde bulunan bu zararlı kimyasalların piyasaya verildiği anlamına geliyor. Toplatılmadığını gösteriyor. 2016 yılında AB’ye giden ve geri dönen ihracat tarım ürünlerinin geri dönüş sebebinin üçte biri klorpirifos ile ilgili. Bu yıl Ocak – Temmuz ayı arasındaki kayıtların dört biri ise %27 yine bu madde ile ilgili. Bunlar çok yüksek rakamlar.

Gıda Gündemi
http://www.gidagundemi.com/tarim-ve-hayvancilik/tarim/ulkece-zehir-yiyoruz-tarimda-hala-kullaniliyor-h14287.html
diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

Taze meyve ve sebzeden anlayamayanlara özel haber!

İşte tazeliği anlamanın yolları…

Pazara gittiğinizde ya da marketin manav reyonlarından alışveriş yaptığınızda kalitesiz ve çürük meyve sebze almamanın, tazeliğini daha iyi anlamanın püf noktaları var. İşte sebze ve meyvelerin kalitesini aynı zamanda da tazeliğini anlamanın yolları…

Limon

Limonları seçerken tek renk ve parlak olmasına dikkat edin. Ayrıca her zaman ağır olanları seçin. Daha sulu olacaklardır.

Kayısı

Kayısı seçerken lekesiz, eziksiz ve tek renkte olmasına dikkat edin. Bunların dışında kayısının yüzeyi tamamen kuru ve bastırdığınızda şeklinin bozulmamış olmasına dikkat edin.

Kavun

Olgunlaşmış bir kavuna vurduğunuzda tok bir ses çıkması gerekir. Bununla birlikte kavunun kabuğu pürüzlü ve kaba olması gerekir.

Kabak

Kabağın renginin tek renk olmasına özen gösterin. Patlıcandaki gibi üzerinde çeşitli renk tonları olan kabakları seçmemeye özen gösterin. Aynı zamanda boylarının 20 cm aşmamasına dikkat edin.

Patlıcan

Patlıcanın kabuğu sert olanların yerine hafif elastik olanları seçmeye özen gösterin. Üzerinde hafif çatlaklar ve beyaz lekeler olan patlıcanları seçmekten kaçınmanız gerekir. Ayrıca patlıcanın sapı kahverengi değil muhakkak yeşil olmalıdır.

buzdolabı

Buzdolabında saklanmaması gereken 10 besin

Bazı besinlerin genel kanının aksine buzdolabında değil dışarıda korunması gerektiği diyetisyenlerce belirtildi. Buzdolabı, bazı besinlerin ömrünü kısaltırken, bazılarının ise besin değerlerinin azalmasına sebep olabiliyor…

buzdolabı

Mutfağımızdaki birçok besini buzdolabında saklıyoruz ancak bazı yiyeceklerin buzdolabında saklanmaması gerektiği genellikle bilinmiyor. Yanlış koşullarda saklanan yiyecekler tadını ve besin değerini kaybedebiliyor. İşte o besinler:

patates, patates diyeti

1. Patates

Patatesleri buzdolabında saklamak, içindeki nişastanın şekere dönüşmesine neden olur. Bu nedenle karanlık ve serin bir ortam daha uygun olacaktır.

soğan, kurusoğan

2. Soğan

Soğanlar buzdolabının tüm nemini emiyor. Bu yüzden buzdolabında bekletilen soğanların kabukları nemleniyor ve lezzetleri değişiyor. Aynı patatesler gibi soğanlarınızı da karanlık ve kuru bir köşede saklamaya özen göstermelisiniz. Ancak soğanı ve patatesi aynı yerde saklamaktan kaçının. Aksi halde soğanlar patatesin tüm suyunu emecektir.

hıyar, salatalık

3. Salatalık

Salatalıklar genellikle buzdolabının sebzelik bölüne yerleştirilir. Ancak bu da hatalı bir uygulama… Salatalıklar buzdolabında diriliği ve tadını kaybediyor. Aynı şey havuçlar için de geçerli. Bu sebzelerin ışıktan uzak kuru bir yerde saklanması gerekiyor.

çilek

4. Çilek

Çilekler ve diğer kırmızı meyveler buzdolabında saklandığında tadını kaybediyor. Çilekle yapılan tatlıların da buzdolabında ilk tatlarını kaybetmeleri sıklıkla görülüyor. Buzdolabına konulan çilekli tatlıların şekeri kristalize oluyor ve tadı bozuluyor.

ketçap

5. Ketçap

Tüketicilerin büyük çoğunluğu ketçabı buzdolabında saklıyor. Lakin ketçapların süpermarketlerde raflarda tutulduğu unutuluyor. Bu yanlış alışkanlığa son verin. Buzdolabındaki ketçapların kıvamı bozuluyor.

yumurta kaç kalori, yumurta besin değeri, yumurta faydaları, yumurta sporcu

6. Yumurta

Buzdolapların hemen hepsinde kapak bölümünde yumurtaları saklamak için özel bir bölüm bulunsa da buzdolabı yumurtalar için uygun bir saklama alanı değil. Yumurtaları ışıksız ve kuru yerlerde saklamak daha uygun bir yöntem.

kornişon salatalık turşu

7. Kornişon turşu

Kornişon salatalıklardan yapılan turşular buzdolabında saklandığında mayalanma süreci sekteye uğrar ve tadını kaybeder. Kornişon turşuyu oda sıcaklığında saklamalısınız.

muz, muz kalorisi, muz diyeti

8. Muz

Tıpkı kivi gibi muz da buzdolabında daha çabuk kararır. Egzotik bir meyve olan muz, sıcaklığa ihtiyaç duyar. Hasır sepetler muzları tadını bozmadan saklamak için gayet idealdir.

ton balık

9. Konserve ton balığı

Buzdolabı, konserve ton balığının yapısına zarar verebilir. Marketler ve bakkallarda da ton balığı buzdolaplarında değil raflarda satılıyor.

tam tahıllı ekmek, tam tahıl ekmeği

10. Ekmek

Ekmekleri daha sonra tüketmek için buzdolabında, bazen de derin dondurucuda saklıyoruz ancak ekmeklerin nemi soğuk ortamda kayboluyor. Ekmekleri sıkıca paketlemek, bir süreliğine buzdolabının gördüğü işlevi görecektir. Ancak daha uzun süre saklanacak ve kısa süre içinde tüketilemeyecek ekmekler, küflenmemesi ve ziyan olmaması için buzdolabında saklanması gerekiyor.

gıda gündemi

kahvaltı

Kahvaltıda meyve tüketmek sağlık açısından sakıncalı mı?

Kimi zaman, vakit kıtlığından kimi zaman da meyvelerin verdiği sağlık hissiyatından kimi zamansa kilo verme telaşıyla kahvaltıda meyve tüketiyoruz…

sağlıklı kahvaltı, sağlıklı kahvaltı hazırlama, sağlıklı kahvaltı tabağı, kahvaltıda yenir mi

Kahvaltıya, kiminin acelesi olduğundan, kimi içinse en rahat atlanılan öğün olduğundan gereken önem verilmez. Öğle yemeğini beklemek veya basit karbonhidratlarla dolu pastane ürünlerini tüketmek daha kolay gelebilir.  Kahvaltının odaklanma, gün boyu tokluk hissini ve enerjiyi artırmaktaki önemi vurgulanmaya başladıktan sonra ise kahvaltıda ne olursa olsun yemenin sağlıklı olduğuna dair bir algı oluşmuştur. Özellikle kilo kontrolünü amaçlayan bireyler için bu doğru değildir.

elma

Kahvaltıda gerekli besin ögelerini doğru bir kombinasyonla almak kişinin enerjik hissetmesine ve öğle yemeğine kadar tokluk hissinin devam etmesine yardımcı olur. Kahvaltıda sağlıksız şeylerin yenilmesi ise bir iki saat sonra yine acıkmaya ve tekrar yemeye sebep olacaktır. Bu da gün boyunca alınan enerji değerini artırır. Sağlıklı bir kahvaltıda meyve ve sebzeler, az yağlı proteinler, az yağlı süt ürünleri ve tam tahıllı besinler bulunmalıdır. Dolayısıyla kahvaltıda meyve yemek sağlıklı olabilir. Bu lif, kompleks karbonhidrat, protein ve az miktarda yağ kombinasyonu hem iyi sağlık için gerekli olan besin maddelerini sağlar, hem de hızla acıkmanızı engeller.

sağlıklı kahvaltı, sağlıklı kahvaltı hazırlama, sağlıklı kahvaltı tabağı, kahvaltıda yenir mi

Sağlıklı bir kahvaltı aynı zamanda yoğunlaşmanızı kolaylaştırır ve bir iki saat sonra uykunuz gelmez. Meyvelerde, C vitamini ve potasyum gibi önemli mineral ve vitaminler bulunur. Mineral ve vitaminler vücudun düzgün işlev göstermesine yardımcı olurken, bazı hastalıklara ve sağlık problemlerine karşı korurlar. Kahvaltıda meyve yemek, günün sonrasında meyve yemeyi sevmeyenlerin bu maddeleri almasını sağlar. Örneğin muz iyi bir potasyum kaynağıdır ve potasyum da kas sağlığını destekler. Günde önerilen sebze ve meyve miktarı, sağlıklı bireyler için toplam beş porsiyondur ve kahvaltıda meyve yemek bu hedefe ulaşmayı kolaylaştırır.

incir

Birçok meyve lif açısından zengindir ve lif sindirim sürecini yavaşlattığından daha uzun süre tokluk hissi sağlar. Bu şekilde diyet lifi aldığınızda kilo kontrolü de kolaylaşır. Kahvaltıda sadece meyve yemek ve diğer bileşenleri almamak, uzun süre tok kalmanıza yardımcı olmaz. Meyvelerde bulunmayan protein ve yağlara da ihtiyaç duyarsınız. Bazı meyvelerde şeker oranı yüksek olduğundan, sadece meyve yemek bir an için şekerinizin yükselip sonra çakılmasına sebep olabilir. Bu da bir iki saat sonra enerjinizin düşmesi ve uykunuzun gelmesi anlamına gelir.

kahvaltı

Meyveleri yulaf ezmesi veya tam tahıllı gevreklerin yanında tüketebilir, smoothie haline getirerek içebilirsiniz. Meyvelerin çoğu şeker içeriğinden dolayı düşük kalorili olmadığından, kilo vermeyi hedefleyenler için kararında tüketmek önemlidir. Dahası için beslenme uzmanı / diyetisyeninize danışınız.

2017 beslenme, Perihan Kılıç

2017’de Mutlaka denemeniz gereken 17 besin

Bir umuttur yaşatan insanı… Yeni yılı umutla karşılama zamanı!

Yeni kararlar almak, bize zarar veren alışkanlıklarımızı değiştirmek, yeri geldiğinde ‘hayır’ diyebilmek, istediğimiz hayatı yaşayabilmek için gelecek planları yapmak…

yılbaşında beslenme, yeni yılda beslenme, yıl başında beslenme ve diyet, yeni yıl menüleri, yeni yıl zayıflama önerileri, 2017 zayıflama tiyoları

Bunlar için en önemli şey sağlık olduğuna göre beslenme alışkanlıklarını değiştirme ve sağlıklı besinlerle tanışma zamanı! Yıl olmuş 2017, hala aç kalarak zayıflamaya çalışmak?

yılbaşında beslenme, yeni yılda beslenme, yıl başında beslenme ve diyet, yeni yıl menüleri, yeni yıl zayıflama önerileri, 2017 zayıflama tiyoları

Diyet yapmak tatsız tuzsuz yemekler veya aç kalmak anlamına gelmez. Yemek yemek sosyal bir davranıştır. Doğum günü, yılbaşı ve evlilik yıl dönümü gibi özel günlerde aklımıza ilk ne yiyeceğiz sorusu gelir. Hem sağlıklı hem de lezzetli beslenmek mümkün mü?

yılbaşında beslenme, yeni yılda beslenme, yıl başında beslenme ve diyet, yeni yıl menüleri, yeni yıl zayıflama önerileri, 2017 zayıflama tiyoları

Sağlıklı bir beslenme programını etkileyen pek çok faktör vardır. Bunlar; aileden aldığınız genetik özellikleriniz, çalışma şartlarınız, boyunuz-kilonuz, besin pişirme alışkanlıklarınız, yaş, boy, cinsiyet, fiziksel aktivite, fizyolojik ve sosyolojik durum kişiye göre farklılık gösterir.  Genlerimizi silah olarak düşünürsek kötü beslenme alışkanlığı da onu tetikleyecek mekanizmadır. Sağlıksız beslenmek diyabet, hipertansiyon, kalp-damar ve böbrek hastalıklarına yol açabilir. Bu nedenle ‘Yeni yıl yeni kararlar!’ mottosu ile harekete geçme zamanı! İşte size 2017’de mutlaka denemeniz gereken sağlıklı besinler 🙂

maş fasulyesi, maş fasülyesi, maş fasülyesi kalorisi, maş fasülyesi yararları

1.Maş fasulyesi

Maş fasulyesi Çin’de 2000 yıldan fazla süredir yaygın olarak kullanılmaktadır. Hindistan, Bangladeş, Güney Doğu Asya’da tüketilen ‘Vigna Radiata’ yani maş fasulyesi ülkemizde daha çok Akdeniz bölgesi ve Güneydoğu Anadolu’da tüketilir. B vitaminleri, bitkisel protein, diyet lifi ve biyoaktif fitokimyasallar içeren dengeli bir besindir. Besleyici özelliklerinin yanı sıra çeşitli hastalık risklerinin azalmasına yardımcı olur.  Yapılan araştırmalara göre antioksidan, antihipertansif, antitümör, antidiyabetik, antimikrobiyal, anti-inflamatuar etkileri olduğu saptanmıştır. Lif içeriğinin fazla olması nedeniyle daha uzun süre tok kalmamızı sağlar ve kilo kontrolüne yardımcı olur. Bağırsak hareketlerini düzenler, kan şekeri dengesi sağlar ve kalp-damar sağlığını korur. Magnezyum içeren maş fasulyesi spor yapanlar için de oldukça sağlıklı bir besindir. Vejeteryan veya vegan yaşam tarzını benimsemiş kişiler günlük protein ihtiyacını maş fasulyesi gibi bitkisel kaynaklı besinlerden sağlayabilir. Zeytinyağlı yemeği dışında haşlayarak salata ve çorbalarda kullanabilirsiniz.

chia tohumu kullananlar, chia tohumu migros, chia tohumu kalorisi, 9 maddede chia tohumu, chia tohumu beslenme, chia tohumu diyet, chia tohumu sağlık, chia tohumu faydaları, chia tohumu yararları, chia tohumu zararları, chia tohumu diyetisyen, diyette chia tohumu, diyetisyen gülşah karmil

2.Chia tohumu

Maya dilinde ‘güç’ anlamına gelen Chia tohumunun besin değeri de oldukça yüksektir. Kalsiyum: RDA’ nın %18’i, magnezyum: RDA’ nın %30’u karşılar. Protein ve omega-3 içerir. Ancak bitkisel kaynaklar, hayvansal kaynaklar kadar iyi emilemez. Bu nedenle et, tavuk, balık gibi hayvansal ürünlerin yerine geçmediği unutulmamalıdır. 1 porsiyon (28 gram) chia tohumunda yaklaşık 11 gram lif bulunur. Bu da günlük alınması gereken lif ihtiyacının %40-42’sini karşılar. Lifin, karbonhidrat emilimini azaltıcı ve kan şekerini daha kontrollü yükseltici etkisi vardır. Lif içeriği fazla olan besinler daha düşük kalorili ve midede hacim kaplayarak doygunluk hissini arttırır. Böylece kilo kontrolünü kolaylaştırır. Chia tohumu su veya süt ile karıştırılıp bekletildiğinde jöle kıvamına gelir. Kahvaltıda veya ara öğünlerde tercih edebilirsiniz.

pomelo nedir, pomelo ne demek, pomelo kalorisi, pomelo meyvesi, diyette pomelo

3.Pomelo

Pomelo, Çin kökenlidir. Günümüzde Amerika ve Hindistan’da da yaygın olarak bulunmaktadır. Turunçgiller içinde en büyük meyveye sahip besindir. C vitamininden zengin olan pomelo bağışıklık sistemini güçlendirir. 15. yüzyılın sonlarında denizcilerin sağlığını tehdit eden skorbüt hastalığının C vitamini yetersizliğinden kaynaklandığı bulunmuş. Hatta turunçgiller o kadar yaygın hâle gelmiş ki Britanya denizcileri “Limey” (limonlu) olarak anılmaya başlanmış. Demir emilimini arttırmak için C vitamininden zengin besinleri tüketmek gerekir. Soğuk algınlığına iyi gelir ve yorgunluk hissini azaltır. Pomelo, sıvı-elektrolit dengesini sağlayarak kas kramplarının azalmasına yardımcı olur. Pomeloda bulunan potasyum kas kasılmasına rol aldığı için spor yapan kişiler de denemeli! Hücre hasarını önlemeye yardımcı olan spermedin içerir. Serbest radikallerle savaşan anti-aging özelliği vardır. Vücudun kollajen üretmesi ve kırışıklık gibi yaşlanma belirtilerinin azalmasına yardımcı olur. Yararlı bileşiklerden antioksidan flavonoid içeriği sayesine kan basıncını düzenler. Greyfurt gibi ilaç-besin etkileşimine sebep olarak ilacı olumsuz etkilememesi için dikkat etmek gerekir. 200 gr yaklaşık 76 kaloridir.

kırmızı mor meyveler

4.Kırmızı – mor meyveler

Vücuttaki hücreler normal metabolizma sürecinde serbest radikal üretir. Serbest radikaller çoğaldıkça Alzheimer, diyabet gibi kronik hastalıklara yakalanma riski de artar. Aynı zamanda membran, protein ve DNA ya zarar verebilen reaktif maddelerdir.Beslenmenizdeki antioksidanlar ise serbest radikallerden korur. A,C, E vitaminleri ve selenyum içeren besinler bağışıklık sistemini güçlendirir. Besinlerin antioksidan içeriğini de ORAC puanı gösterir. Örneğin kırmızı üzümün ORAC puanı: 1837. Yaban mersini, çilek, böğürtlen, frambuaz gibi meyveler içerdikleri antioksidanlar sayesinde kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi vardır.Yaşlanmayı geciktirir ve hafızayı güçlendirir. Sağlığınız için günde 1 avuç tüketmeyi unutmayın. Su ve lif içermeleri nedeniyle daha uzun süre tok tutarak kilo kontrolünde yardımcı olur. Örneğin çilek, C vitamini içermesi nedeniyle iyi bir antioksidan kaynağıdır. 1 porsiyonunda da 3 gr lif bulunur.

papaya nedir, papaya ne demek, papaya meyvesi, papaya kalorisi, diyette papaya, papaya faydaları, papaya yararları, migros papaya

5.Papaya

Lezzetli olması nedeniyle Christopher Columbus “melekler meyvesi” olarak nitelendirmiştir. Papaya; Orta Amerika ve Güney Meksika’da kökenlidir, ama şimdi dünyanın birçok bölgelerinde yetiştirilir. İnsanlar binlerce yıldır eti yumuşatmak için papaya kullanmıştır. Papaya, lif, C ve A vitamini içeren tropikal meyvedir. Ayrıca papain adı verilen enzim ve antioksidan karotenoidleri içerir. Özellikle likopen olarak adlandırılan karotenoidlerden zengindir. Papaya içerdiği C vitamini ve likopen sayesinde cildinizi korur ve yaşlanma belirtilerini azaltmaya yardımcı olabilir. Papayanın içerdiği antioksidanlar kalp sağlığını korur ve HDL yi yani “iyi” kolesterolü artırabilir. Çalışmalarda papayanın prediyabet, hafif hipotiroidizm ve karaciğer hastalığı olan yaşlılarda oksidatif stresi azaltabileceği bulunmuştur. Papayanın kanserle mücadele özelliği, kanser gelişimi ve ilerlemesini yavaşlatmasındaki etkisinin serbest radikalleri azaltmasına bağlı olduğu görülmektedir.

brasika, brasica, brasika sebzeleri, brasika nedir

6.Brasica sebzeleri

Brasika sebzeleri: brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, turp, cansın, şalgam, kereviz, marul. Sülfür içermeleri nedeniyle karakteristik aromaya sahiptir. Brassica sebzeleri, günlük beslenme programında bulunan glukosinolat kaynaklarıdır. Glukosinolatların parçalanması sonucu oluşan izotiyosiyanatlar anti-kanseroje etkiye sahiptir. Brüksel lahanası ve brokolinin farklı haşlama koşullarında glukosinolat kayıpları ile ilgili bir çalışma yapılmış. Brokolide daha fazla glukosinolat kayıpları görülmüş. En sağlıklı pişirme tekniği buharda haşlama yöntemidir. Ulusal Kanser Enstitüsü yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite düzeyine bağlı olarak günlük miktarın değişebileceğini belirtmektedir. Yetişkinlerde haftada en az 5 kez yenilmesi tavsiye edilmektedir.

Beetroot sebzesi, pancar, kırmızı pancar, pancar turşusu

7.Pancar

Pancarda bulunan lipoik asit özellikle diyabet hastalarında sinir hücre hasarının iyileşmesinde yardımcı olur. Özellikle stresli bir günden sonra, hızlı bir toparlanma için, güzel bir pancar salatası veya biraz pancar suyu sipariş edebilirsin. Çalışmalar pancar suyu tüketiminin, kan basıncını düşürdüğünü göstermektedir. Araştırmacılar pancarda olan nitratların pozitif etkisi olduğuna inanmaktadır. C vitamini içeriği ile bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. 2017 beslenme trendleri arasında da pancarlı veya havuçlu yoğurtlar var!

resveratrol, kırmızı üzüm, gnc resveratrol, resveratrol hapı, kırmızı üzüm

8.Resveratrol

Resveratrol şarap, kırmızı üzüm ve yaban mersininde bulunur. Kan şekerinin dengeler ve insülin duyarlılığını arttırır. Böylece diyabete karşı koruyucu etkisi vardır. Kan basıncını düşürmeye yardımcı olur. Üzümde bulunan resveratrol antioksidandır. Üzüm şarap haline geldiğinde resveratrol seviyesi de yükselir. Bazı kişiler için alkol kutlamaların ayrılmaz parçasıdır. Ancak yüksek kalori içerdiklerini unutmamak gerekir. Fazla alkol vücutta yağ olarak depolanır. Bu nedenle alkol tüketeceğiniz zaman antioksidandan zengin kırmızı şarap iyi bir tercih olacaktır. Günlük şarap tüketimi kadınlarda 1 kadeh, erkeklerde 2 kadehi geçmemelidir.

matcha çayı, maça çayı, maka çayı kalorisi, matcha zayıflatır mı

9.Matcha

Japonya’da çay seremonilerinde kullanılan Matcha, toz haline getirilmiş çay anlamına gelir. Japon Butistler’in meditasyondan önce konsantrasyonu güçlendirmek ve bedeni arındırmak için içtikleri çaydır. Demleyerek içtiğimiz çaylardan farklı olarak Matcha toz olarak suyla karıştırılır ve hepsi içilir. Antioksidan miktarı fazladır. İçerdiği epigallokateşingallat içeriği sayesinde kanserden korucu etkisi vardır. Çaylar arasında en fazla L-Theanine içeren Matcha beyin fonksiyonlarının gelişimi için de oldukça önemli. Diğer bitki çayları gibi fazla tüketimi karaciğer yetersizliğine sebep olabilir. Bu nedenle günde 2-3 kupadan fazla tüketilmemelidir. Aynı zamanda hamile ve emziren anneler, böbrek yetersizliği, mide sorunu ve kansızlığı olan kişiler de içmemelidir.

Chai tea latte, Chai tea latte starbucks, Chai tea latte kalorisi

10.Chai tea latte

Kış akşamlarının baharatlı çayı! Kökeni Tayland ve Hindistan’a uzanan çay efsaneye göre kralın şifalı içecek yapılmasını istemesi üzerine ortaya çıkmış. Sanskritçe dilinde ‘yaşam bilimi’ anlamına gelen Ayurveda Hintlilerin antik sağlık sistemidir. Chai tea de Ayurvedik çaylardandır. Tarçın, zencefil, karanfil, kakule, muskat gibi baharatlar bu sağlık sisteminin temel parçalarındandır. Bu çaya aroma ve süt eklenince de tekerleme gibi adı olan Chai tea latte ortaya çıkıyor. Chai Tea Latte’nin içine baharatlar süt ve siyah çay bulunur. Süt, düşük glisemik indeksli olduğu için yavaş emilir. Böylece kan şekeri dengesini düzenlemeye yardımcı olur. Kazein ve whey protein içermesi nedeniyle kas metabolizması ve protein sentezini sağlayan dallı zincirli aminoasitleri içerir. Bu nedenle spor yapanlar için oldukça sağlıklı ara öğün seçeneğidir. İçindeki baharatların ise lezzet vermelerinin dışında sağlığa da yararları vardır. Tarçın ve zencefil soğuk algınlığından korumada etkilidir. Karanfilin antiviral ve antibakteriyel özelliği vardır.

kombucha, kombucha nedir, kombucha çay, fermente çay, fermente çayın adı

11.Kombucha

Ana vatanında kombucha diye söylenen bu çay Çinliler tarafından ‘Ölümsüzlük iksiri’ olarak adlandırılmıştır. Kombucha denilen çay mantarı bakteri ve mayadan oluşur. Tatlı-ekşi bir tadı olan kombucha tat olarak daha çok bozaya benzer. Genellikle soğuk tercih edilir. B ve C vitaminlerini içerir. Bağırsak fonksiyonlarını düzenler. Antioksidan polifenol içerdiği için kalp-damar sağlığını korunmasında ve kanser riskini azalmasında yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirir, toksinlerin atılmasını sağlar. Yorgunluk ve halsizliğe iyi geliği için sporcular da tüketebilir. Ancak diüretik etkisi nedeniyle su tüketimine dikkat etmek gerekir. İçerdiği asetik asit nedeniyle kalsiyum, magnezyum emilimini etkiler. Bu nedenle hamileler ve 4 yaşından küçük çocuklar tüketmemelidir.

badem sütü, badem sütü kalorisi, badem sütü faydaları, diyette badem sütü,

12.Badem sütü

Badem sütü, laktozsuz olduğu için sindirimi kolaydır. Süt ve süt ürünleri tüketildiği zaman gaz, şişkinlik ve sindirim zorluğu yaşıyorsanız laktoz ile ilgili bir sorun olabilir. Süt şekeri olarak da adlandırılan laktoz glikoz ve galaktozdan oluşur. İnce bağırsaklarda laktozu sindiren laktaz enzimi vardır. Bu enzim laktozu parçalayarak vücut tarafından kullanılmasını sağlar. Enzim yoksa veya yetersiz ise laktoz emilemez ve sindirilemez.  Kalın bağırsak bakterileri tarafından fermente olur ve gaz, kramp, şişkinlik gibi sorunlara yol açabilir. Buna laktoz intoleransı denir.  Dünyanın yaklaşık %70’inde bu rahatsızlık bulunuyor. Tedavisinde ise laktoz beslenme programından azaltılır. Özellikle laktoz intoleransı olan kişiler için kalsiyum kaynağıdır. Kalorisi az olan badem sütünü kahve yaparken kullanabilirsiniz. Kahvaltılarınızda smoothie veya yulaf ezmesine ekleyebilirsiniz.

kabak çekirdeği kalorisi diyet

13.Kabak çekirdeği

Kabak çekirdeği E vitamini, magnezyum, potasyum ve selenyum antioksidanından zengindir. Magnezyum içeriği yüksek besinler daha sakin hissetmemizi sağlar ve bizi rahatlatır. Aynı zamanda magnezyum ATP üretimi ve kas kasılmasında rol oynar. Bu nedenle spor yapanlar için de oldukça sağlıklıdır. Kabak çekirdeği, badem, koyu yeşil sebzeler ve chia tohumu magnezyumdan zengindir. Doymamış yağ içerdiği için kalp sağlığını korumaya yardımcı olur. Ancak  yağ içeriği fazla olduğu için kalorisi yüksektir. Bu nedenle 1 avuç kadar tüketilmelidir.

yer fıstığı, yerfıstığı, yer fıstığı kalorisi, fıstık

14.Yer fıstığı

Mutluluk hormonu olarak adlandırılan serotonin iştahı, uyku düzenini ve ruhsal durumu etkiler. Kanda düşük miktarda bulunması açlığa neden olabilir. Serotonin miktarının arttırılmasını da çinko, omega-3, magnezyum ve triptofen içeren besinler sağlar. Yer fıstığında da triptofan bulunur. Bunun yanı sıra antioksidanlardan selenyum içerir ve kalp hastalıkları riskini azaltmaya yardımcı olur.  Fazla kalorili olduğu için porsiyon miktarına dikkat etmek gerekir. 1 avuç yer fıstığını ara öğün olarak tüketebilirsiniz.

zerdeçal, zerde çal kalorisi

15.Zerdeçal

Zerdaçalın içerdiği curcumin antioksidan, antiviral, antikanserojen, antinflamatuar özellik gösterir. Böylece kanser, diyabet, artrit, alzheimer gibi hastalık risklerinin azaltılmasına yardımcı olur. Özellikle mide, akciğer, pankreas, meme, cilt kanserlerine karşı koruyucudur. Tümör oluşumunu, büyümesini ve çoğalmasını engeller. Curcimin içeriği sayesine serotonin salgılanmasına destek olur ve depresyona karşı korur. Kendi hazırladığınız meyveli yoğurdunuza zerdeçal ekleyebilirsiniz. Bal ile karıştırıp soğuk algınlığında tüketebilirsiniz.

siyah sarımsak, siyah sarımsak kalorisi

16.Siyah sarımsak

Allium sativum diye adlandırılan sarımsağın anavatanı Asya ve Hindistan olarak bilinir ve dünyada 300’e yakın çeşidi vardır. Baharat olarak kullanımının dışında  tedavi amaçlı kullanımı binlerce yıl önceye dayanır. Rus askerlerine, İkinci Dünya Savaşında enfeksiyon önleyici olarak yaranın üzerine ezilmiş sarımsak konulurmuş. Orta çağda antiseptik özelliği nedeniyle kolera, veba gibi salgın hastalıklarda kullanılmış. Batıl inançlarda da  vampir ve şeytanları kovucu’ olarak sarımsağı üstlerine asarlarmış. Eski Mısırlılar da tanrılara ait kutsal bitkilerden olduğuna inanırlarmış. Sarımsak germanyum ve selenyumdan zengin topraklarda yetişir. Sarımsak yemeklere lezzet vermenin dışında bir çok hastalıkta da etkilidir. Ancak keskin kokusu nedeniyle siyah sarımsak alternatif olarak üretilmeye başlanmıştır. Fermantasyon işlemiyle keskin kokusu ve acı tadı kaybolmaktadır. Aynı zamanda daha tatlı bir tada sahip olan siyah sarımsağın antioksidan etkisi daha fazladır. Kore ve Japonya’da antikanserojen özelliği nedeniyle çok sık tüketilmektedir. Dünyada da tanınmaya başlayan siyah sarımsak için araştırmalar yetersizdir.  Siyah sarımsağın antiviral, antibiyotik, antihipertansif, antioksidan, antikoagülan etkilerinin yanında trigliserit ve kolesterol düşürücü etkisi daha fazladır. Bağışıklık sistemini güçlendirir ve  ateroskleroz, kalp hastalıklarını önlemede yardımcı olur.
hindistan cevizi yağı

17.Hindistan cevizi yağı

Hindistan cevizi yağı, orta zincirli trigliserit içerir. Bu yağ asitleri, karaciğerde parçalanır ve keton cisimlere dönüşür. Keton cisimleri de beynin daha fazla enerji üretmesine yardımcı olur. Alzheimer tedavisinde asıl amaç beynin daha fazla enerji üretmesini sağlamaktır. Hindistan cevizi yağını kahve ve tatlılarda kullanabilirsiniz.

yılbaşında beslenme, yeni yılda beslenme, yıl başında beslenme ve diyet, yeni yıl menüleri, yeni yıl zayıflama önerileri, 2017 zayıflama tiyoları

Mucize besin yoktur!

Bir besinin tek başına mucize etkisi yoktur. Beslenme bir bütündür. Bu nedenle sağlıklı beslenme programında porsiyon miktarlarına dikkat ederek besin çeşitliliği yapılmalıdır. Alışkanlıklar bir anda değil, zamanla yavaş yavaş değişir. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanarak kalıcı kilo vermek ve hastalık riskini azaltmak mümkün.  Porsiyon ölçülerine dikkat ederek, gün içinde değişimler yaparak ve daha aktif bir hayat sürerek kilo kontrolü sağlayabilirsiniz.

Son olarak yeni yıla sayılı günler kalmışken en çok ihtiyacımız olan barışın sağlandığı, huzurlu ve insanca yaşayabildiğimiz bir dünyada  bol kahkahalı, sağlıklı ve aşk dolu bir yıl diliyorum…

perihan kılıç, diyetisyen perihan kılıç, dyt perihan kılıç, beslenme uzmanı perihan kılıç, uzman diyetisyen perihan kılıç, doktor perihan kılıç

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

meyve suyu kutusu, meyve suyu barı, meyve suyu, meyve suyu üretimi, meyve suyu kalori, meyve suyu fiyatları, diyetisyen perihan kılıç

Meyve mi, meyve suyu mu?

Sömürge ve göçler nedeniyle insanlarla birlikte meyveler de dünyanın çeşitli bölgelerine taşınmış. Örneğin Kristof Kolomb Yeni Dünya’ya ilk portakal çekirdeğini götürmüş. Portekizli kaşifler, mürettebatlarının bağışıklık sistemini güçlendirmek için gittikleri limanlara limon ağacı dikmiş. Meyve ağaçlarının yaz kuraklığına dayanıklı olması medeniyetlerin gelişmesine katkı sağlamış.

meyve suyu kutusu, meyve suyu barı, meyve suyu, meyve suyu üretimi, meyve suyu kalori, meyve suyu fiyatları,

Peki geçmişten günümüze gelen meyvelerin sağlığa etkileri neler? Meyve mi meyve suyu mu tüketmeliyiz?

Taze meyveler

  • Taze meyveler;
  • C vitamini,
  • beta-karoten,
  • E vitamini ve
  • selenyum içerir.

Meyvelerin içinde fruktoz yani ‘meyve şekeri’ bulunur. Sağlık açısından fruktoz miktarının günlük alınan enerjinin % 15-20’sini aşmaması önerilir. Meyve suyu ise genellikle sağlıklı olarak algılanır. ‘Doğal meyve suyu’ dediğimizde doğal ve meyve iki sağlıklı kelime yan yana gelmesi öyle düşünülmesine neden olabilir. Ancak söylendiği kadar masum değil. Meyve suyunun fazla kalori ve şeker içermesi sağlığı tehdit eder. Marketlerde bulunan %100 doğal meyve suyu diye etiketlenmiş bile olsa sağlıksız. Hatta gazlı içeceklerden daha zararlı bile olabilir.

meyve suyu kutusu, meyve suyu barı, meyve suyu, meyve suyu üretimi, meyve suyu kalori, meyve suyu fiyatları,

Bir kutu gazlı içecek ve 550 ml karışık meyve suyunun dağılımına bir göz atalım:

Gazlı içecek: 150 kalori ve şeker 40 gram (10 küp şeker).

Karışık meyve suyu: 155 kalori ve şeker 36 gram (8 küp şeker).

Yani meyve suyu daha fazla kalori içerir.

meyve suyu kutusu, meyve suyu barı, meyve suyu, meyve suyu üretimi, meyve suyu kalori, meyve suyu fiyatları,

C vitamininden zengin olan meyveler bağışıklık sistemini güçlendirir. 15. yüzyılın sonlarında denizcilerin sağlığını tehdit eden skorbüt hastalığının C vitamini yetersizliğinden kaynaklandığı bulunmuş. Hatta turunçgiller o kadar yaygın hâle gelmiş ki Britanya denizcileri Limey (limonlu) olarak anılmaya başlanmış. Meyve suyunda da özellikle C vitamini ve posa kayıpları oluşur.

Glisemik indeks, besinlerin tüketiminden iki saat içinde kan şekerinde görülen artışın beyaz ekmeğe kıyaslanmasıdır. Kan şekeri dengesi için glisemik indeksi düşük besinler tercih edilmelidir. İşleme-pişirme yöntemleri, miktarı, yemek yeme hızı glisemik indeksi etkiler. Örneğin taneli besinler, tanesiz besinlere göre daha düşük glisemik indeks yanıtı oluşturur. Yani meyvenin glisemik indeksi meyve suyundan daha düşüktür. Meyve suyu tüketimi kan şekeri dengesinin bozulmasına ve diyabet riskinin artmasına sebep olur.

meyve suyu kutusu, meyve suyu barı, meyve suyu, meyve suyu üretimi, meyve suyu kalori, meyve suyu fiyatları,

Bir portakalı kaç dakikada yersiniz?

Besinlerin karbonhidrat miktarı kadar posa miktarı da önemli. Bir portakalı kaç dakikada yersiniz? Peki meyve suyunu kaç dakikada içersiniz? Portakalı soymak, çiğnemek, yutmak da çaba gerektirir. 2-3, meyve ile yapılmış meyve suyunu içmek ise yaklaşık 2-3 dakikanızı alır. Posanın kan şekeri ve insülin üzerine de yararlı etkisi var. Aynı zamanda düşük kalorili ve midede hacim kaplayarak doygunluğu arttırır. Ancak elmada 1 gram posa bulunurken elma suyunda 0,1 gram posa vardır. Meyve suyunda posanın az olması kilo kontrolünü zorlaştırır. Yapılan bir çalışmada çocuklarda obezite riskini %60 arttırdığı saptanmış.

meyve suyu kutusu, meyve suyu barı, meyve suyu, meyve suyu üretimi, meyve suyu kalori, meyve suyu fiyatları,

Genlerimizi silah olarak düşünürsek kötü beslenme alışkanlığı da onu tetikleyecek mekanizmadır. Meyveler içerdiği antioksidanlar sayesinde serbest radikal oluşumunu engelleyerek kanser ve diğer hastalıklarından korunmayı sağlar. Meyve suyunda antioksidan vitamin kayıpları olduğu için meyvenin kendisi tüketilmelidir.

Sonuç olarak meyve suyu yerine meyvenin kendisini tüketin. Meyvenin suyunu sıkıp içerseniz posası azalır ve bağırsakları düzenleyici etkisi kaybolur. Glisemik indeksi meyveden yüksek olduğu için daha çabuk acıktırır ve kilo kontrolünü zorlaştırır. Antioksidan ve vitamin kayıpları nedeniyle hastalıklardan koruyucu etkisi de azalır. Meyve suyu yerine bitki çaylarını ve şeker ilavesiz sebze sularını tercih edebilirsiniz.

perihan kılıç, diyetisyen perihan kılıç, dyt perihan kılıç, beslenme uzmanı perihan kılıç, uzman diyetisyen perihan kılıç, doktor perihan kılıç

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

fruktozemi, diyetisyen perihan kılıç, Fruktoz 1-fosfat aldolaz B, Fruktoz 1-fosfat aldolaz B enzimi, Fruktoz 1-fosfat aldolaz B enzim eksikliği,

Fruktozemide beslenme tedavisi

Büyüme ve gelişmenin maksimum olması ve kaliteli bir yaşam sürmek için sağlıklı beslenmek gerekir. Metabolik ve kimyasal yollarla besinler kullanılır. Vücut tarafından besinlerin kullanılması enzimlerin katalize ettiği karmaşık olaylar ile gerçekleşir. Ancak  genetik bozukluk sonucu enzim eksikliğinden veya yokluğundan kaynaklanan fruktozemi gibi metabolizma hastalıkları oluşabilir. Bu hastalıklarda besinler metabolize olamaz. Genlerimizi silah olarak düşünürsek kötü beslenme alışkanlığı da onu tetikleyecek mekanizmadır. Beslenme tedavisinde besinlerin kısıtlanması veya tamamen çıkarılması ilgili diyetisyen tarafından yapılır.

Bu metabolizma hastalıkları yenidoğan dönemde ortaya çıkar. Son zamanlarda DNA incelemelerinin ilerlemesi sonucunda kalıtsal metabolik hastalıklarda prenatal tanı olanağı artmıştır. Bebekler normal doğar. Ancak ek besine geçiş döneminde besinlerle birlikte hastalık belirtileri ortaya çıkar.

bebek-beslenmesi-pediatrik-hasta-bebeklerde-diyet-6

Fruktozemi nedir ?

Fruktozemi, otozomal resesif genetik bir hastalıktır. Fruktoz 1-fosfat aldolaz B enziminin eksikliği sonucu ortaya çıkar. Enzimin eksikliği nedeniyle fruktoz metabolize olamaz. Fruktoz ise meyve şekerinin içinde bulunan monosakkarittir. Beslenme ile alınan fruktoz, sorbitol ve sukroz fruktoz kaynaklarındandır. Fruktozemi, bebeklerde anne sütü verilmediğinde veya ek besine geçiş döneminde ortaya çıkabilir.

Fruktozemin belirtileri nelerdir?

Fruktoz tüketildiğinde terleme, titreme, kusma, kan şekerinde düşme, koma gibi sağlık sorunlarına yol açabilir.

* Akut bulguları

Terleme, bulantı, kusma, titreme, baş dönmesi, şok ve koma.

* Kronik bulguları

Beslenme bozukluğu, diyare, sarılık, sürekli ağlama, uykulu olma, ödem. Uzun süre fruktoz içeren besin tüketimi karaciğer ve böbrek hasarlarına sebep olabilir.

bebek-beslenmesi-pediatrik-hasta-bebeklerde-diyet-3

Fruktozeminin tedavisi nasıldır?

Hastalığın tedavisinde beslenme oldukça önemlidir. Beslenme programından diyetisyen tarafından fruktoz, sukroz ve sorbitol çıkarılır. Hastaların kontrolleri sırasında fiziksel muayene yapılır. Aynı zamanda karaciğer ve böbrek fonksiyonları da kontrol edilmelidir. Ömür boyu tedavi ve kontrol gerektiren bir hastalıktır. Günlük fruktoz alımı 1-2 gramı geçmemelidir.

bebek-beslenmesi-pediatrik-hasta-bebeklerde-diyet-4

Beslenme ile hastalığın ilişkisi var mıdır?

Fruktoz 1-fosfat aldolaz B enziminin eksikliği nedeniyle fruktoz metabolize olamaz. Vücuda toksik etki eden fruktoz içeren besinler beslenme programından çıkarılır. Genel olarak metabolik hastalıklarda bozukluğa neden olan besinler kısıtlanarak veya çıkarılarak tedavi edilir. Böylece beslenme programı hastalığın kötüye gitmesini engeller.

bebek-beslenmesi-pediatrik-hasta-bebeklerde-diyet-5

Fruktozemide tıbbi beslenme tedavisi

  • Bütün besin gruplarını içeren yeterli ve dengeli bir beslenme programı olmalıdır. Beslenme programı tek çeşit olmamalıdır.
  • Yeterli miktarda kalori, karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineral içermelidir. Normal büyüme ve gelişimini destekleyici olmalıdır.
  • Glikoz ve laktoz içeren besinler tüketilmelidir.
  • Tatlandırıcı içeren diyabetik ürünlerden uzak durulmalıdır.
  • Etiket okuma, alışkanlık haline getirilmelidir.
  • Çay şekeri, meyve, bal, pekmez, reçel beslenme programından çıkarılmalıdır.
  • Fruktoz ve sukroz içeren mamalar da bebeğe verilmemelidir.

bebek-beslenmesi-pediatrik-hasta-bebeklerde-diyet-1

Fruktozemide sakıncalı besinler nelerdir?

  • Meyve ve meyvelerden hazırlanan besinler
  • Çay şekeri
  • Bal, reçel, pekmez
  • Mısır şurubu
  • Havuç, patates
  • Çikolata ve tatlılar
  • Mayonez, ketçap
  • Hazır çorbalar
  • Karamel, vanilya, krema
  • Yer fıstığı, fıstık ezmesi
  • Bira, vodka

Sonuç olarak beslenme programı büyüme ve gelişmeyi olumsuz etkilememelidir. Frukto ve sukroz içeren besinlerden uzak durulmalıdır. Besin etiketleri dikkatli okunmalıdır. Doktor ve diyetisyen kontrolünde, aile desteği ile yeterli ve dengeli beslenmelidir.

Dahası için diyetisyeninize başvurunuz.

perihan kılıç, diyetisyen perihan kılıç, dyt perihan kılıç, beslenme uzmanı perihan kılıç, uzman diyetisyen perihan kılıç, doktor perihan kılıç

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz: