homeopatik ilaç

ABD’de kanser gelişimini durduran ilaç geliştirildi

ABD’deki Oregon Üniversitesi uzmanları dört tip kanserin gelişimini durduracak bir ilaç geliştirdi.

ABD’deki Oregon Üniversitesi uzmanları 4 tip kanserin gelişimini durduracak bir ilaç geliştirdi. KBU2046 isimli ilacın; meme, prostat, kolon ve akciğer kanserlerinin gelişimini durduğu öne sürüldü.

Bilim insanları erken teşhis yapıldığı durumlarda ilaçla bu kanser türlerine yakalanan kişilerin hayatlarının kurtulabileceğini söyledi. Genetik olarak değiştirilmiş kanserli farelerle yapılan araştırmalarda KBU2046 ilacının tümör metastazlarını bastırdığı gözlemlendi.

Üstelik ilacın yan etkisi olmadığı iddia ediliyor. Araştırmayı yürüten Dr. Raymond Bergan,

İlaç proteinle birleşiyor ve protein üzerinde negatif bir etki oluşturmaksızın hücrelerin hareket etmesini engelliyor.

Medi Magazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-abdde-kanser-gelisimini-durduran-ilac-gelistirildi-11-681-77538.html
Obezite cerrahisi gizem nur savacı

Parolamız: “Sağlık ve değişim”

Obezite sağlığı olumsuz etkileyen, yaşam süresini kısaltan, önemli sağlık problemlerine yol açan vücut yağlarının aşırı artmasıyla karakterize patolojijk bir durumdur.

Birçok çalışma vücut kütle indeksi (VKİ) oranının, hayatı tehdit eden hipertansiyon, diyabet, ateroskleroz, uyku apnesi, osteoartrit gibi komorbid hastalıklarla güçlü ilişkili olduğunu göstermiştir ayrıca kanser riski (meme, kolon, uterus, akciğer, prostat gibi) ve erken ölümlerle de ilişkili bulunmuştur.

Diyabetli bireylerin %90’ı aşırı kilolu!

Obezite, Tip 2 diyabet için öncelikli risk faktörüdür ve şeker hastalarının neredeyse %90’ı aynı zamanda aşırı kilolu ve obez olarak tabir edilen vücut kitle indeksi normal sınırların üzerinde olan kişilerdir. Şeker hastalığı gelişme riski, vücut kitle indeksi 35’in üzerinde olan kişilerde çok daha fazladır. Obez bireylerde ağırlık kaybının tip 2 diyabet (şeker hastalığı) görülme riskini önemli şekilde düşürdüğü bilimsel çalışmalarda da gösterilmiştir. Ciddi sağlık sorunlarına neden olan obezitenin önlenmesi neden olduğu kronik hastalıkların önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Son yıllarda yapılan çalışmalarda Türkiye’de erkeklerin dörtte birinde (% 25), kadınların ise yarıya yakınında (% 44) obezite sorunu olduğu tespit edilmiştir. Bu oran 10 yıl önce çok daha az iken, günümüzde erkeklerde iki kat artmış; hatta 50 yaş üzeri kadınlarda da % 40’tan az iken, % 50’ye yükselmiştir.

obezite hakkında gerçekler

Enerji değeri yüksek olan besinler obeziteyi tetikliyor

Sol yıllarda hayat şartlarının düzelmesi, beslenme alışkanlıklarının değişmesi, yani daha yüksek kalorili besinler ile beslenme ve alkol tüketimi gibi faktörler obezite oranında artışa neden olmuştur. Özellikle genç yaşlarda obezitenin getirdiği tıbbi ve sosyal sorunlar, hastaları diyet dışı yöntemler arayışına sokmuştur.

Morbid obez kişilerin sadece % 2-3’ü diyet ve egzersiz programıyla kilo verip, ideal kilolarında kalabilmektedir. Geri kalan kısım ise gerek kişisel sebeplerden gerekse kilo fazlalarından dolayı başarısız olmaktadır. Aynı zamanda obezite cerrahisinin özellikle son beş yılda gelişim kaydetmesi, komplikasyon oranlarının düşmesi de bu tercihlerde etkili olmuştur.

diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

Obezite cerrahisi, içinde diyetisyenin de olduğu bir ekip işidir

Obezite cerrahisinin başarı oranı deneyimli ve eğitimli ellerde çok daha yüksektir ancak hem tüp mide ameliyatları sonrası hem de bypass ameliyatları sonrası hastalarda geri kilo artışı gözlenebilmektedir. Unutulmamalıdır ki morbid obezite tedavisinde cerrahi operasyon işin sadece başlangıç aşamasıdır. Obezite cerrahisinin başarısında, hastanın yeni yaşam tarzını benimsemesi, bariatrik ve metabolik cerrahi uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı ve ekiplerinin gözetiminde kontrollerine devam edilmesi, ameliyat sonrasında sağlıklı ve dengeli beslenmesi için oluşturulan beslenme programına uyması, gerekiyorsa uzman doktorun belirlediği besin, vitamin ve mineral takviyelerini düzenli olarak kullanması, spor ve egzersizi yaşam şekli haline getirmesi büyük önem taşımaktadır. Obezite cerrahisinden sonra uygulanacak olan beslenme programları bir diyet gibi görülmemeli, edinilecek bu sağlıklı beslenme alışkanlıkları bundan sonraki yeni yaşam biçimi olarak düşünülmelidir.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Gizem Nur Savacı

Yetişkinlikte obeziteye karşı bebeklik döneminde anne sütü, Anne sütü zayıflatır mı, emzirmenin yararları, emzirmenin bebeğe faydaları

“Emzirme sütyeni” nasıl seçilir?

Doğumdan önce kendinize iki tane sütyen almalısınız, biri bedeninize göre, öteki ise emzirmenin ilk günleri için.

Fazla kilo alımını önlemek için öneriler, Alınan kiloların dağılımı önemli midir?, Hamilelikte aşırı kilo alımının zararlı, Gebelikte yetersiz kilo alınırsa, Gebelikte kaç kilo alınmalıdır,

İki beden büyük sütyen almaya kalkışmayın; evet doğum sonrası sütünüz gelirken göğüslerinizde bir volüm artışı olacak ancak sadece bir beden büyük sütyen aldığınızda arkada ki kopçaları ve askılarıyla da büyüyebileceğini unutmayın, kapağı üstten tek elle açılanlar, ortadan açılanlara göre en kullanışlı olandır.

gebelikte folik asit, folik asit, gebelik, hamilelikte folat, folik asit hapı

Göğüslere askı genişliği, yan kısımları ile de iyi destek veren, kumaşının yüzde yüz pamuklu olması sütyenin en önemli özelliklerindendir.

Fazla kilo alımını önlemek için öneriler, Alınan kiloların dağılımı önemli midir?, Hamilelikte aşırı kilo alımının zararlı, Gebelikte yetersiz kilo alınırsa, Gebelikte kaç kilo alınmalıdır,

Ne hamilelik döneminde ne de emziklilik döneminde altları telli sütyenler kullanılmamalı zira meme dokusunda gelişen süt keselerinin baskılanmasına ve enfeksiyonlara sebebiyet vermektedir. Olgun sütünüz oluşup, akış rahatladıktan sonraki bedeninize uygun sütyeni ise, doğumdan iki veya üç hafta sonra alabilirsiniz. bir adet giyilmek, 1 adet kirli de, diğeri de yedekte olmak üzere toplamda üç adet alabilirsiniz…