koronovirüs, koronavirüs, korona virüs, korono virüs

Yeni tip koronavirüsü 15 dakikada tespit eden kit geliştirildi!

Çin’de bir üniversite, yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) 15 dakikada saptayan hızlı test kiti geliştirdi.

Çin’de Şinhua ajansının haberine göre, Tiencin’deki Nankay Üniversitesi ile ilaç şirketlerinden uzmanlar, yürüttükleri çalışmayla “Yeni Tip Koronavirüs IgM/IgG Antikor Tespit Kiti”ni geliştirdi. Kovid-19’u 15 dakikada saptayabilen test kiti, şüpheli kişileri kolay ve hızlı şekilde tespit edebilecek. Tespit sürecini hızlandıracak kitin kısa sürede salgının önlenmesi için kullanılması bekleniyor. Diğer yandan, Ulusal Sağlık Komisyonundan yapılan açıklamaya göre, Vuhan’a Kovid-19 salgınıyla mücadele kapsamında gönderilen sağlık personeli sayısı 30 bini geçti.

Bu rakamın yaklaşık 11.000’inin yoğun bakım uzmanı olduğu belirtilirken, sağlık personellerinin ülkenin 29 farklı eyaletinden gönderildiği kaydedildi. Çin’de cuma günü yapılan açıklamada, ülkede 1716 sağlık personelinin Kovid-19’a yakalandığı, bunlardan 6’sının hayatını kaybettiği belirtilmişti. Çin Ulusal Sağlık Komisyonundan gün içinde yapılan açıklamada, Kovid-19 salgını nedeniyle 1771 kişinin hayatını kaybettiği, kesinleşen vaka sayısının 70 bini aştığı bildirilmişti.

Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde 12 Aralık 2019’da ortaya çıkan yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülke, Çin’de mahsur kalan vatandaşlarını tahliye etmişti. İlk olarak Vuhan’da tespit edilen yeni tip koronavirüsün, kısa sürede diğer kent ve ülkelere yayılması üzerine Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) “acil durum” ilan etmişti.

AA
https://www.aa.com.tr/tr/saglik/yeni-tip-koronavirusu-15-dakikada-tespit-eden-kit-gelistirildi/1736325
koronovirüs, koronavirüs, korona virüs, korono virüs

Koronavirüs için “küresel korku salgını uyarısı” yapıldı!

Ruh Sağlığı Derneği’nden yapılan açıklamaya göre, tarih boyunca salgın hastalıklar insanlar için en büyük korkuların başında geliyor. Geçmişte toplu ölümlere yol açan bulaşıcı ve salgın hastalıkların büyük acıların yaşanmasına neden olduğu biliniyor. Virüs korkusu, insanların hayatının seyrini değiştiren davranışlardan biri olarak görülüyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Dernek Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ömer Akgül, hapşırma ve tıksırmalardan irkilen, toplu ulaşımdan kaçınan, kapalı ve kalabalık ortamlara giremeyen, sağlığıyla ilgili aşırı endişelenen, işine odaklanamayan, haberlerden aşırı etkilenen ve bu nedenle günlük rutinlerini sürdürmekte zorlanan vatandaşlara psikolojik destek almalarının önerildiğini belirtti. Akgül, açıklamasında,

Ruh Sağlığı Derneği olarak bu küresel virüs ve korku salgınına karşı teyakkuzdayız. Beden sağlığımız gibi ruh sağlığımızı güçlü tutarsak, birlikteliğimize ne kadar özenirsek bu tür kitlesel tehditlerden daha az etkileniriz, ifadelerini kullandı.

Dernek olarak, salgın hastalıklarla ilgili korku ve kaygıları ölçmeye yönelik bir araştırma başlattıklarına da değinen Akgül, şunları kaydetti:

Ruhsagligidernegi.org resmi internet sitesinden araştırmaya katılabilir, var olan sonuçları görebilir, profesyonel destek almanız gerekip gerekmediğine karar verebilirsiniz. Dünyanın hiçbir yerinde acılardan kaçılamayacağı bir kez daha açığa çıktığına göre, bizlerin de bir an önce mükemmel anı aramaktan vazgeçip, elimizdeki anı güzelleştirmeye ve anlamlandırmaya başlamamızın zamanı. Buna bağlı olarak uzmanların ne yapılması gerektiğini söylemesi ile önlemler alınmaya çalışılmalı. Bu konuda vatandaşlara rehberlik yapılmalı. Korkuyla değil, bilgi ve farkındalıkla hareket etmenin önemi büyük, çünkü daha önce de birçok kez sağlıklı korkunun tehlikelere karşı koruyucu fonksiyonunu hepimiz yaşadık ve gördük.

Korku, bulaşıcıdır

Dernek temsilcisi Uzman Psikolog Emine Esra Tanrıverdi ise korkunun bulaşıcı olduğunu, bilinmeyen bir şeyden hep korkulduğunu belirtti. Koronavirüsün son günlerde Türkiye’de sürekli gündemde olduğunu hatırlatan Tanrıverdi, “Bu konuda önce bireylerin yanlış bilgilendirilmelerinin farkına varılması, bunların değiştirilmeye çalışılması, bilinmesi gerekli bilgi ve becerilerin kazanılması gerekmekte. ‘Virüs geldi, gelecek’ derken geçtiğimiz perşembe İstanbul’da da rastlandı şüphesi yürekleri ağıza getirdi. İnsanlar hemen alarm halinde beklemeye başladı. İstanbul ve çevresinde bu bekleme ciddi anlamda pek çok insanda ölüm korkusunu ve hastalık kaygısını tetikledi. İnsanlarda panik oluştu ve insanlar psikolojik olarak olumsuz etkilendi. Bununla birlikte panik atak, fobi, stres, uykusuzluk, yeme sorunları, korku gibi rahatsızlıklar ile ilgili şikayetlere yönelik başvurular yaygınlaştı.” ifadelerini kullandı.

Derneğin gönüllü uzmanlarından Şeyma Kaplan, ülkelerin virüslere bağlı bu sorunları sık sık yaşadığını, bu tip salgınların bağışıklığa olumlu etkisi olabileceğini savundu.

Kaplan, insan psikolojisinin belirsizlik ve yanlış bilgilenmelerden kaynaklı korkular geliştirebilmesinin normal olduğunu vurgulayarak, “Bu korku ve kaygılarla yüzleşmenin koronavirüs gibi birçok virüs ve hastalıklardan, salgın olmasa da korunma yollarının araştırılıp öğrenilmesi için bir vesile olması açısından avantajlı yanları olduğunu fark etmemiz gerekiyor.” değerlendirmesini yaptı.

Derneğin, salgın hastalık korkusu araştırma ön sonuçlarına ruhsagligidernegi.org/salgin-hastalik-korkusu adresinden ulaşılıyor.

Anadolu Ajansı'ndan alınmıştır.