şarbon hastalığı

Şarbon vakası gündemden düşmüyor!

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası’ndan gündemden düşmeyen şarbon konusunda açıklama geldi.

Şarbon koyun, inek, keçi, deve gibi otçul hayvanlarda görülen ve insana da bulaşabilen ve zamanında tedavi edilmezse ölümcül olabilen bir hastalıktır. Hastalığa Bacillus anthracis ismi verilen sporlu bir bakteri neden olmaktadır. Sporlu bakteriler dış koşullara çok dayanıklıdır, yıllarca hastalık yapma potansiyelini muhafaza edebilir.

Hasta hayvanın derisi, postu ya da yünü ile temas etmek, şarbon basili bulaşmış etlere temas etmek, yemek ya da şarbon sporlarını solumak hastalığa neden olur. Hayvancılıkla uğraşanlar, besiciler, çobanlar, veteriner hekimler, kasaplar arasında şarbon hastalığı daha sık görülmektedir. Hastalık mikrobu vücuda girdikten sonraki 2-7 gün içerisinde hastalık belirtileri ortaya çıkar. Şarbon hastalığının deri, bağırsak ve akciğer şarbonu olmak üzere üç farklı çeşidi vardır.

Şarbon otçul hayvanlardan insanlara bulaşan ancak insandan insana bulaşmayan zoonoz bir hastalıktır. Hastalık hayvanlar arasında çok hızlı yayılır. Hastalığın görüldüğü sürünün çok sıkı bir şekilde karantinaya alınması gerekir. Hastalık etkeni kolayca toprağa karışabilir, rüzgar ve yağmur suyu gibi etkenlerle başka bölgelere rahatlıkla taşınabilir.

Toprağın kuru olduğu yaz mevsiminde şarbon basilinin rüzgarla taşınması çok kolaylaşır. Hastalığı yayan en önemli etkenlerden biri hasta hayvanlara konan sineklerdir. Hastalık mikrobunu aldıktan sonra diğer hayvanlara bulaştırabilirler.

Hayvan sürülerinin düzenli olarak veteriner hekim kontrolünden geçtiği, aşılama hizmetlerinin periyodik olarak yapıldığı ülkelerde şarbon hastalığına rastlanması çok enderdir. Ancak uzunca süredir ülkemizde uygulanmakta olan dışa bağımlı Tarım ve Hayvancılık politikaları ciddi gıda güvenliği sorunlarına neden olmaktadır.

Ülkemizde şarbon hastalığını kontrol etmek ve tüketicilerin gıda güvenliğini sağlamaktan sorumlu kurum Tarım ve Orman Bakanlığı`dır. Şarbon mikrobu gerek hayvan sağlığı ve gerekse insan sağlığı açısından tehlike oluşturan etkenlerden biridir. Diğer tehlike etkenleri gibi bu etken de iyi işleyen ve kamusal bir gıda güvenliği sistemi ile kontrol edilebilirdi, ancak bu sistem ülkemizde artık zaaf içindedir.

Bu sistemin altyapısını oluşturabilecek kamu kurumları, geçtiğimiz otuz yıl içinde ya özelleştirilerek ya da kapatılarak tasfiye edildi. Dolayısıyla şu sıralar yaşanan şarbon salgını da bu tasfiyenin olumsuz bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durumdan, Tarım ve Orman Bakanlığı`nın ülkemize ithal edilen hayvanlarda yeterli ve gerekli hayvan sağlığı muayenelerini yapmadığı anlaşılmaktadır. Bu sorumsuzluk halk sağlığını tehlikeye atmıştır. Tarım Bakanlığı şarbon konusunda ortaya çıkan ihmallerin bir numaralı sorumlusudur.

Kamuoyunun bilgi edinme hakkı çerçevesinde, konunun muhatabı olan Tarım ve Orman Bakanlığı kamuoyunda oluşan kaygıları gidermek için şarbon vakalarıyla ilgili olarak yaptığı çalışmaları kamuya açık kılmalı, örtbas etmeye çalışmamalıdır.

Gıda Gündemi
gidagundemi.com
diyetisyen fatma yılmaz süt

Hangi sütü kullanmalıyız? Kutu süt mü yoksa sokak sütü mü?

Süt memeli hayvanların kendi nesillerini besleyip büyütmek için salgıladığı sıvıdır. İlk 6 ay her canlı kendi annesinin sütü almalı ve 6 aydan sonra başka canlıların sütünü kullanmaya başlamalıdır.

Ülkemizde süt için kullanılan hayvanların başında inek gelir. Daha sonra bu sırayı manda, koyun ve keçi izler.

Süt, C vitamini ve demir minerali dışında bütün besin ögelerini içerir. Bu nedenle süt ve süt grubu besinler günlük beslenme düzenimizde yer almalıdır.

Süt kurallarına göre tüketilirse yararlıdır. Peki nedir bu kurallar…

Süt sağılırken insandan, hayvandan, ahırdan ve ortamdaki her türlü mikroorganizmadan dolayı kirlenebilir. Toplama ve taşınması sırasında da bu durum gerçekleşebilir. Bu nedenle sütün sağımından toplama ve taşıma aşamasına kadar titizlikle sağlık zincirinin uygulanması gerekir. Köy yerinde insanlar sütü sağıp hemen işler veya kaynatır. Bu nedenle kirlenme ve bulaş oluşma ihtimali aza iner fakat kentlerde yaşayan insanlar için durum böyle değildir. Kentlerde sütün kapımıza gelene kadar hangi ortamlarda kaldığını ve ne tür işlemlerden geçtiğini bilemeyiz. Bu nedenle sokak sütünü kaynağını bilmediğimiz yerden almamalıyız.

Hazır sütler ne gibi işlemlerden geçer ve besin değeri kaybolur mu?

Fabrikalar kaynağını bilmediği sütleri almaz. Bu nedenle süt belirli bir noktadan toplanır. Toplanan bu sütler sıcaklık derecesi uygun araçlarla fabrikaya taşınır. Taşınan sütler günlük süt olacaksa yani sadece pastörize edilecekse 80 derecede 15 sn beklenir ve içerisindeki zararlı mikroorganizmalar ölür ve bu sütün saklanma günü 1 veya 2 gündür. Sonrasında bozulma meydana gelir. UHT yani uzun ömürlü sütler ise 135-150°C’de  2-4 saniyede ısıtılarak bütün mikroorganizmalardan temizlenir. Pastörize sütle UHT sütün farkı ise pastörizede sadece zararlı mikroorganizmalar temizlenirken, UHT sütte tüm mikroorganizmalar ve onların sporları da temizlenir. Tek farkı budur. Besin değeri açısından farkları yoktur.

Sokak sütleri kaynatıldığında B vitaminlerinin %80’i kaybolur bu nedenle uzun ömürlü veya pastörize süt tercih etmek daha doğru olacaktır. UHT  ve pastörize sütler herhangi bir katkı maddesi içermez ve vitamin mineral kaybı yaşanmaz.

Temizlik ve güvenilirlik açısından da sokak sütleri için her zaman kafanızda bir soru işareti olsun, dahası için diyetisyeninize başvurun, sağlıklı günler…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen fatma yılmaz

et, keçi eti, keçi eti ucuz mu

“Keçi eti” kıymete bindi!

Et fiyatlarının artışa geçmesi ve kırmızı etteki yağ miktarının fazla olmasıyla rahatsızlıkların önüne geçmek isteyenler keçi etine yöneldi.

et, keçi eti, keçi eti ucuz mu

Halk arasında keçi etinin sert olması ve bağırsakları bozması gibi öne sürülen sebeplerle ülkemizde keçi eti tüketimi az miktarda olmaktadır. Gelişmiş ülkeleride lüks tüketimde yer alan keçi etindeki mineral ve vitamin deposu diğer kırmızı etlere göre daha sağlıklı olduğu belirtiliyor.

Kırsal arazide ağaç yapraklarıyla beslenen hayvan olan keçi etinin sağlıklı beslenmek isteyenlerin tercihlerinde öncelik verdiğini belirtti.

et, keçi eti, keçi eti ucuz mu

Keçi eti gelişmemiş ülkelerde mecburen tüketiliyor. Başka ülkelere gittiğinizde altarnetif olarak tüketilen değil bilinçli bir şekilde keçi etine yönelen bir tüketiciyle karşılaşmanız mümkün. Zayıflamak isteyenlerin sağlıklı bir şekilde zayıflamalarında diyetisyen gözetiminde diyetlerinde keçi etinin bulundurulabilirler.

et, keçi eti, keçi eti ucuz mu

Diğer yandan kırmızı et fiyatların artması ile birlite Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı fiyatlara üst sınır getirse de et fiyatlarında düşüş sağlanamadı.