kalsiyum

Kalsiyum eksikliği bakımından risk grubunda olanlar kimlerdir?

Kalsiyum eksikliği bakımından risk gurubunda olanlar şunlardır:

Menopoz sonrası kadınlar

Menopoz sonrası östrojen üretimi azaldığından vücudun hem kalsiyum emilimi azaları, hem de kemik dokuları zayıflar. Menopozun ilk yıllarında kemik kütlesinde yıllık %3 – 5 arası kayıplar görülebilir.

  • Adetleri düzenli olmayan kadınlar,
  • Laktoz intoleransı olan kimseler,
  • Vejetaryenler,
  • Bebeklerin, çocukların, ergenlik çağındaki gençlerin iskelet ve kemik sağlıkları açısından düzenli olarak yeterli kalsiyumu almaları önemlidir.
kalsiyum, ilaç, tablet, hap

Kalsiyum eksikliği nelere yol açar?

Kalsiyum insan vücudunda en çok bulunan mineraldir.

Kemiklerimiz ve dişlerimiz vücudumuzda bulunan kalsiyumun büyük kısmını içerirler. Geri kalan kalsiyum ise sinir hücreleri, vücut dokuları, kan ve diğer vücut sıvılarımızda bulunur.

Kalsiyum eksikliği genellikle hemen ortaya çıkan ve belirgin olarak hissedilen olumsuzluklara neden olmaz. Kalsiyum eksikliği bazı durumlarda el ve ayak parmaklarında hissizliğe, kas kramplarına, istem dışı kas kasılmalarına, uyuşma hissine, iştah kabına ve anormal kalp atış ritmi gibi rahatsızlıklara yol açabilir.

Uzun süreli kalsiyum eksikliği kemik dokusunun içinde anormal derecede boşluklar oluşumu ile karakterize osteoporoza yol açabilir.

kalsiyum

Kalsiyumun yararları nelerdir?

Kalsiyum, güçlü kemik ve dişlerin oluşumu ve bakımı için gerekli bir mineraldir.

Kemiklerimiz yaşayan dokular oldukları için sürekli olarak yenilenmeleri gerekmektedir. Kemik sağlığımız için D vitamini de önemli rol oynamaktadır. Kalsiyum aynı zamanda sinirlerin çalışmasında, kasların kullanımında, kan basıncını dengelemede ve bazı hormon, normal kalp atış ritminin korunmasında ve enzimlerin salgılanmasında da kullanılır.

Kalsiyum bunlara ek olarak kanımızın pH değerini dengelemek içinde önemli görev üstlenir.

kalsiyum

Kalsiyum içeren besinler nelerdir?

Kalsiyum en çok koyu yeşil yapraklı bitkilerde ve süt ürünlerinde bulunur.

Yeşil yapraklı bitkilerde bulunan ogzalatın kalsiyum emilimini engellediği yönünde bulgular da mevcuttur, yine de bu besinler iyi birer kalsiyum kaynağıdır ve günlük ihtiyaçlar belirlenirken emilim verimini düşüren faktörler de hesaba katılır. Kalsiyumun sadece süt ve süt ürünlerinden alınabileceğine dair bir inanç olsa da aşağıdaki listede süt ve süt ürünlerini tüketmekten hoşlanmayan veya laktoz intoleransı yaşayanlar için diğer kalsiyum kaynaklarını da bulabilirsiniz.

  • tüm peynir çeşitleri,
  • yoğurt,
  • süt,
  • süt ürünleri,
  • sardalye,
  • tere,
  • karalahana,
  • brokoli,
  • roka,
  • pekmez,
  • tofu,
  • soya sütü,
  • kahvaltılık gevrekler,
  • bamya,
  • badem,
  • incir,
  • portakal,
  • balık,
  • kuru fasulye,
  • soya fasulyesi,
  • susam,
  • ıspanak,
  • yer fıstığı,
  • barbunya,
  • karides,
  • lahana,
  • Brüksel lahanası,
  • kuş konmaz,
  • sarımsak
kalsiyum

Kalsiyumun günlük gereksinimi ne kadardır?

Günlük kalsiyum ihtiyacı yetişkin birey için 1000 mg’dır.

Bu miktar yaşa göre ve ilerleyen yaşlarda cinsiyete göre farklılıklar göstermektedir.

  • 1-3 yaş arası çocukların günlük kalsiyum ihtiyacı 700 mg,
  • 4-8 yaş arası 1000 mg,
  • 9-18 yaş arası gençlerde ise bu miktar 1300 mg,
  • Yetişkin birey için 1000 mg,
  • 50 yaşının üzerindeki kadınlarda bu miktar 1200 mg’a çıkmaktadır.

Vücudumuzdaki kalsiyumun neredeyse tamamı kemiklerimizde depolanır ve vücut ağırlığımızın %1 – 2’sini oluşturur. Aşırı miktarda kalsiyum tüketimi genellikle olumsuz bir sonuç doğurmaz ama uzun süreli çok fazla kalsiyum tüketimi bazı kişilerde böbrek taşı oluşumuna sebep olabilir. Buna ek olarak uzun süreli aşırı kalsiyum tüketimi yumuşak dokularda kireçlenmeye, kabızlığa ve dolaşım sisteminde sorunlara yol açabilir.

diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

Ergojenik destek nedir, hangi durumlarda gereklidir?

Ergojenik destek, bireysel enerji kullanımını, üretimini veya yenilenmesini artıran maddeler, araçlar ve uygulamalardır.

Sportif performansı artırmak için kullanılmaktadır. Ergojenik destek hekim veya diyetisyen tavsiyesi ile gerekli durumlarda alınmalıdır. Gerekli olmayan durumlarda kullanımı risk oluşturabilmektedir. Yaş, cinsiyet gözetilmeden dünya üzerinde çoğu sporcu performansını ve bağışıklığını artırmak, sakatlıklarını önlemek, istenilen vücut şekline ulaşmak için ergojenik desteklere ihtiyaç duyulmaktadır.

Ergojenik destek öncesi sporcunun en az 3 günlük besin tüketim kaydı tutulmalıdır. Eksiklik, ihtiyaç veya düzensizlik doğrultusunda ergojenik destekler önerilmektedir.

sporcular için su, sporcu günlük ne kadar su içmeli, içme suyu, fitness yaparken ne kadar su içmeli, diyette su, sporda su

Ergojenik destekler neler?

Hekim ve diyetisyen kontrolünde önerilen kabul görmüş ergojenik destekler:

  • Antioksidan C ve E vitaminleri,
  • Whey proteini,
  • Kreatin,
  • Demir,
  • Kalsiyum,
  • Elektrolitler,
  • Multivitamin ve mineraller,
  • Kafein,
  • Probiyotik,
  • Bikarbonat ve sitrat,
  • L-karnitin,
  • Sporcu barları,
  • Sporcu içecekleri,
  • Sporcu jelleri
ekmek zararlı mı, ekmek yararlı mı, diyette ekmek olur mu, ekmeği kesmek zayıflatır mı

Ekmek zararlı değildir!

Son zamanlarda sosyal medya ya da televizyon programlarında ekmeğe ilişkin sıklıkla bilimsel hiçbir yanı olmayan açıklamalar yer alıyor.

Ekmek zehirdir, gluten zararlıdır, gibi.

Ülkemiz iyi bir tarım ülkesidir ve yetiştirilen tarım ürünlerinin yüksek bir miktarını ise tahıl grubu olan buğday oluşturmaktadır. Yani geleneksel beslenme alışkanlığımızda ekmek yer almaktadır. Bunun dışında ekmeğin bilimsel olarak kanıtlanmış birçok faydası vardır. Bu faydaları belirtmeden önce glutenin ne olduğunu açıklayalım.

Gluten ekmek oluşumu için gereklidir ve buğday ununa su eklendiği zaman buğdaydaki proteinlerden glutelin ve prolaminin diğer ögelerle bir araya gelmesi ile oluşur. Bu oluşan gluten kompleksi %85 oranında protein içerir.

Ülkemizde ekmek tüketimi geleneksel olarak yer almasının yanı sıra gelir dağılımındaki adaletsizlikten dolayı düşük gelirli gruplarda daha çok tüketilmektedir. Ekmek özellikle B grubu vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum (Ca), demir (Fe), çinko (Zn) gibi minerallerden zengindir. Ancak un elde edilirken kepeği çok ayrıldığında bu vitamin ve mineraller ayrılır. Uzun süre bu şekilde beslenmek hastalıklara neden olabilir. Bu yüzden beslenmemizde tam tahıl veya çavdar ekmeğine daha çok yer vermeliyiz. Ülkemizde ekmekte eksik kalan besin ögelerini tamamlama yönünde politakalar geliştirilebilir.

Ekmek B grubu vitaminlerinden tiaminin ( B1) iyi bir kaynağıdır. Bu vitaminin eksikliğinde iştahsızlık, halsizlik ve sinirlilik meydana gelir. Bu durumda beslenmemizde ekmeği çıkardığımız zaman sinirli olmaya başlarız. Pirinçte ise tiamin az miktarda bulunmaktadır. Yani beslenmemizden ekmeği çıkarıp yerine pirinç tüketmek bizim tiamin eksikliğimizin devam etmesine neden olur.

Ekmek niasin (B3) vitamininden de zengindir. Niasin eksikliğinde de deride iltihap, sinirlilik oluşur. Mısır da niasinden eksiktir.

Ekmek çinkodan zengindir ve eksikliğinde büyüme gelişme geriliği ve iştahsızlık olur.

Tam tahıllı ekmekler iyi posa kaynağıdır. Posa bağırsak dostudur. Kabızlığı önler. Bağırsak ve kolon kanserlerini önler. Ayrıca tam tahıllı ekmekler kolesterolün yükselmesini önler ve kalp damar hastalığı riskini azaltır.

Bunun dışında ekmek tokluk hissini arttırır ve acıkma süresini uzatır. Yapılan bir araştırmaya göre yoğun şekilde çalışan işçilere ara öğünde ekmek ve meyve verildiğinde performanslarının arttığı gözlemlenmiştir.

Tüm bunlardan da anlaşıldığı üzere kişinin günlük enerji ihtiyacının uygun görüldüğü miktarda ekmek tüketmesi gerekmektedir. Beslenmenizde ekmek yemekten korkmayın!

Dyt. Gözde Bulat

muşmula, döngel, töngel (2)

4 Madde ile: “Muşmula meyvesi”

Muşmula meyvesi bazı bölgelerde döngel ya da töngel olarak da bilinen bir meyvedir. Hafif bir mayhoş tadı vardır. Muşmula dünyada ilk olarak Japonya’da yetiştirilmeye başlanmıştır. 

4 Madde ile muşmula: “Botaniği”

Döngel meyvesi genel olarak 2 – 3 metre uzunluğunda çalı şeklinde ağaçlardan elde edilen bir meyvedir. Pembe ve beyaz renkte çiçekler açar. Satın alındıktan sonra bir süre evinizde beklettiğinizde muşmulanın daha fazla olgunlaştığını ve tadının yerine geldiğini görebilirsiniz.

muşmula, döngel, töngel (2)

4 Madde ile muşmula: “Besin değeri”

İçerisinde bol miktarda C, B1 ve B2 vitaminlerini barındırır. Ayrıca muşmula pektin, organik asitler, karoten ve karbonhidrat içeren bir meyvedir. Muşmulanın içerisinde bol miktarda demir, kalsiyum, potasyum vardır.

4 Madde ile muşmula: “Sağlık değeri/yararları”

  • Serinletici özelliği ile vücuda ferahlık verir.
  • Antioksidan özelliği ile toksinleri yok etmede birebirdir.
  • Yaprakları karaciğere fayda sağlayabilir.
  • Sakinleştirici özelliği vardır.
  • Cilt kanserlerine karşı tedavi edici olabilir.
  • Depresyon tedavisinde önerilen meyvelerdendir.
  • Mide bulantısı ve kusmaya karşı önerilir.
  • Gut hastalarına önerilmektedir.
  • İmmün sistemini güçlendirir.
  • Susuzluğu azaltır.
  • Muşmula çekirdeğinin diüretik etkisi vardır.
  • Yaprakları ise diyabete karşı kullanılmaktadır.

muşmula, döngel, töngel (2)

4 Madde ile muşmula: “Gastronomi”

Muşmula ile reçel, kek, çikolata,meyve suyu, şurup gibi bir çok tarif uygulanabilir. Tatlılarda da kullanılan bir meyvedir.

hünnap (gözde bulat)

İyi antioksidan: “Hünnap”

Eylül ayında olgunlaşan ve ekim ayının sonuna kadar rafları süsleyen, ülkemizde Marmara Bölgesi, Güney ve Batı Anadolu bölgelerinde yetişen hünnabı daha yakından tanıyalım.

hünnap

Hünnap cehrigiller familyasına aittir. Zeytin büyüklüğünde ve çoğunlukla iğde ile karıştırılan bir meyvedir. Hünnabın üzerinde kahverengi tonlarında tüketilebilen ince bir kabuk bulunur. Çin’de çok fazla tüketilen hünnabın tüketimi ülkemizde yaygın değildir ve ülkemizde innabi, ünnap ve çiğde adı ile bilinir.

Hünnap

 

Hünnabın yararları

  • A ve C vitamininden zengin olduğu için bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • İçeriğindeki niasinden (B3 vitamini) dolayı kan dolaşımını düzenler ve aynı zamanda sinir sistemi için faydalıdır.
  • İyi bir antioksidan olan hünnap karaciğer hastalıklarından kansere birçok hastalığa iyi gelir. Kansere iyi gelmesinin sebebi serbest radikallere karşı açtığı savaş ve kanser hücrelerinin çoğalmasını önlemesidir.
  • Lif içeriği yüksek olduğu için kabızlığa iyi gelir ve sindirim sistemini düzenler.
  • Kalsiyum ve magnezyum içeriğinden dolayı kemik sağlığı için faydalıdır.
  • Düşük kaloriye sahip olmasına rağmen kişiye enerji verir ve zinde kalmasına yardımcı olur. Bu özelliğinden dolayı sporcular tarafından tüketilebilir.
  • Potasyum içeriğinden dolayı kalp damar hastalıklarına iyi gelir.

Hünnap kurutulmuş olarak tüm yıl tüketilebilir ve kurutulmuş hali aktarlarda bulunabilir. Taze hali ise mevsimi geldiğinde manavlarda, pazarda ve büyük marketlerde bulunabilir.

diyetisyen gözde bulat- gerçek diyetisyenlerDyt. Gözde BULAT

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • Polatlı
kabak çekirdeği

5 maddede: “kabak çekirdeği”

Posa yönünden zengin olan tatlı kabağı kalsiyum, fosfor, demir, magnezyum, sodyum ve potasyum gibi mineraller yönünden zengin bir sebzedir. Kabak çekirdeği bu kış kabağından elde edilir.

1. Kabak çekirdeğinin besin değeri

Kabak çekirdeğinin 100 gramı yaklaşık 600 kalori içerir. Bunun ortalama 450 kalorisi yağlardan, 120 kalorisi proteinden ve 40 kalorisi karbonhidratlardan gelmektedir. Yağ içeriğinin fazla olması sizi korkutmasın. Porsiyon kontrolüne dikkat ettiğiniz takdirde içerisindeki tekli ve çoklu doymamış yağ asitleri kalbinizi korur ve kolesterolünüzün düzenlenmesine yardımcı olur.

2. Kabak çekirdeğinin bilişsel fonksiyonlara etkisi

diyetisyen yağmur gökkaya
Beslenme Uzmanı Dyt. Yağmur Gökkaya

Kabak çekirdeği içerisinde triptofan adını verdiğimiz sinir ileticileri için gerekli olan aminoasiti bolca bulundurur. Bu ileticiler vücudumuzda yeterli olmadığı takdirde beyin fonksiyonlarını doğru şekilde yerine getiremeyiz.

Kabak çekirdeği riboflavin, niasin, tiamin, pantotenik asit, pridoksin ve folat gibi B grubu vitaminlerden oldukça zengindir. Bu vitaminler suda erirler ve vücutta depolanmazlar. Bu sebeple günlük beslenme ile yeteri miktarda alınmaları gerekmektedir. Her birinin vücutta ayrı görevleri olmakla birlikte ortak özellikleri öğrenme, hafıza ve konsantrasyon üzerinde etkili olmalarıdır.

3. Kabak çekirdeğinin stres ve depresyona etkisi

Glutamat aminoasidinin olması ise stres, depresyon, endişe gibi sorunların giderilmesine yardımcı olur.

4. Kabak çekirdeğinin antioksidan kapasitesi

Kabak çekirdeği E vitamini deposudur. 100 gramında yaklaşık 10-12 mg E vitamini bulunur. Antioksidan etkisi ile vücudu hasarlara karşı korur.

kabak çekirdeği kalorisi diyet

5. Kabak çekirdeğinin rahatsızlıklara etkileri

Diyabetlilerin yaşam kalitesini yükseltir, hamilelikte fetüsün büyüme ve gelişmesinde rol alır. Mesane iltihabı ya da idrar tutulması gibi rahatsızlıklara iyi gelir. Kalın bağırsak kanseri riskini önemli ölçüde azaltır. Çinko kaynağı olması sebebiyle bağışıklık sisteminin korunmasını sağlar. Kabızlığa karşı etkilidir fakat her kuru yemişte olduğu gibi kabak çekirdeğinde de yağ miktarının fazla olması porsiyon kontrolü yapmayı gerektirir. Fazla alınan her kalori size yağ olarak geri döner unutmayın. Bunun için günde 1 avuç yaklaşık 20 gram kabak çekirdeği tüketmeniz size yeterli faydayı sağlayacaktır.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Yağmur Gökkaya

hakkı karaca diyetisyen prebiyotikler

Prebiyotikler hangi besinlerde bulunur?

Prebiyotikler, sindirim sistemi içerisinde çok önemli role sahiptir. Barsak florasını oluşturan bakterileri destekleyen, hastalığa neden olan bakterilerin çoğalmasını önleyen ve barsak florasının sağlıklı gelişimi sağlayan besin içerikleridir. Ayrıca prebiyotikler barsak hareketlerini düzenler, birçok vitamin ve mineralin emilimini artırır.

Yapılan araştırmalar diyette yüksek prebiyotik kullanılarak bir çok hastalığın önlenebildiğini ortaya koymaktadır. Prebiyotikler kan kolestrol ve trigliserit seviyelerini düzenler bağışıklık sistemini güçlendirir, kolon kanseri ve osteoporoz riskini azaltır.

probiyotikler, prebiyotikler, diyet

İnülin

Inülin Laktobasillus ve Bifidobacteria türlerinin büyümesini uyarmaktadır. Daha çok:

  • buğday,
  • soğan,
  • enginar,
  • sarımsak ve
  • pırasada bulunmaktadır. Ayrıca hindiba bitkisinin %15 ila 20’si inülinden oluşmaktadır. Yapılan araştırmalar bu prebiyotiklerin inflamatuvar barsak hastalığında mukozal inflamasyonda iyileşme sağladığını göstermiştir.

probiyotikler, prebiyotikler, diyet

Galaktooligosakkaritler

Galaktooligosakkaritler bir diğer önemli prebiyotik grubudur. Bu prebiyotik grubu daha çok:

  • anne sütü,
  • inek sütü ve
  • yoğurtta bulunur. Yapılan çalışmalar bu prebiyotiklerin kabızlık sorunu çeken hastalarda iyileşme hızını artırdığını göstermektedir.

probiyotikler, prebiyotikler, diyet

Fruktooligosakkaritler

Fruktooligosakkaritler fermente olduklarında kalsiyum ve magnezyum gibi minerallerin emilimini artırmakta ve aynı zamanda fermantasyonları sonucu oluşan kısa zincirli yağ asitleri de sodyum emilimini artırmaktadır. Fruktooligosakkaritlerin kan kolesterol ve kan glikoz seviyelerini düşürdüğü bilinmektedir. Fruktooligosakkaritler daha çok:

  • arpa,
  • çavdar,
  • yer elması,
  • muz,
  • bal,
  • domates ve
  • buğdayda bulunmaktadır.

probiyotikler, prebiyotikler, diyet

Laktüloz

Laktazdan üretilir ve prebiyotik etkiye sahiptir. Yapılan çalışmalar bu prebiyotiklerin barsak içeriğini aktifleştirdiğini, safra taşı oluşumunu önlediğini, kan şeker ve kolesterol düzeylerini kontrol ettiğini ve mineral emlimini artırdığını ortaya koymaktadır.

Yüksek dozlarda kullanıldığında laksatif etkiye yol açtığı için günümüzde besin olarak kullanılmamaktadır.

Prebiyotiklerin tüketilmesi NIDDM, kalp damar hastalıkları, gastrointestinal hastalıklar ve obezite gibi birçok hastalığı önleme konusunda önemli katkılar sağlamaktadır.

Yararlanılan Kaynaklar

O. Yerlikaya, C. Karagözlü, Prebiyotik Ürünler ve İnsan Sağlığına Etkileri, Akademik Gıda 7(5) (2009) 51-55

Y. S. Sakin, A.Tanoğlu, Prebiotics and Their Effects on Human Health Medicine Science, 2016;5(Supp):210-23

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Hakkı Karaca

ankara sütmatik, belso, ankara sokak sütü, ankara süt makinesi (

Bakan: “Sokak sütü artık güvenilir şartlarda satılıyor”

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Belso’da çiğ süt satımı ile ilgili olarak, burada sokak sütü güvenilir şartlarda satılıyor, dedi…

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, süt satış noktası tanıtım programına katıldı.

Çiğ süt bekleme süresi 24 saati geçmeyecek

Bakanlık ve Ankara Büyükşehir Belediyesi bir ilke imza atarak halkın sağlıklı süt içmesi için çiğ süt satımına başladı. Üreticiden 2₺’ye alıp 2,5₺’ye vatandaşa satılacak olan çiğ süt bekleme süresi 24 saati geçmeyecek.

Sütmatikler üzerinde çiğ süt hangi hayvan sütü ise yazılacak,

  • üreticinin adı soyadı ticari unvanı,
  • üreticinin adresi,
  • üreticinin hayvancılık işletme numarası,
  • sağım tarihi, ne zaman sağıldı,
  • kaçta sağıldı,
  • son tüketim tarihi ve
  • kullanmadan önce kaynatın ikazı olan 0-4 dereceyi geçmeyecek muhafaza şartı yer alacak.

ankara sütmatik, belso, ankara sokak sütü, ankara süt makinesi

Çiğ sütün tüketiciye sağlıklı yollarla ulaşmasını sağladıklarını kaydeden Bakan Çelik,

Yapılan düzenleme sonucunda Ayşe teyzenin sütüne dokunuluyor diye kıyamet koparıldı. Sokak sütüne, köyden gelen süte engel konuyor gibi anlamsız değerlendirmeler yapıldı. Amacımız vatandaşımıza en güvenilir çiğ sütü ulaştırmaktır. Süt önemli bir besin kaynağıdır. Yarım litrelik sütte %70 kalsiyum ihtiyacımızı karşılıyoruz. Fosforun %60’ı iyotun %25’ini B2, ve B12 vitaminlerinin %77’sini karşılıyoruz, diye konuştu.

Gıda Gündemi
http://www.gidagundemi.com/gida-guvenligi/gida-guvenligi/-sokak-sutu-artik-guvenilir-sartlarda-satiliyor-h14197.html
şebnem kandıralı

Diyetisyen Şebnem Kandıralı: “Zencefilin sağlığa faydaları”

Taze zencefil, B6 vitamini, C vitamini, Kalsiyum, Demir, Magnezyum, Fosfor, Potasyum, Manganez ve Lif açısından yüksek besin değerlerine sahiptir…

Soğuk algınlığı, grip, baş ve boğaz ağrısı ile menstrual kramplarda etkilidir. Kaynayan suyun içine birkaç parça kök zencefil ve birkaç damla zencefil yağı eklenerek oluşan buhar teneffüs edilebildiği gibi günde 2-3 kere 1-2 yemek kaşığı kıyılmış taze zencefil sıcak suda demlenip de içilebilir.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

Bulantıları hafifletir. Küçük bir parça taze çiğnenebildiği gibi, yağından da faydalanılabilir. Bir çalışmada zencefil yağının ameliyat sonrası hastalarda bulantıyı hafiflettiği bulunmuştur. Bulantı yaşayan 301 hastaya 4 tedavi uygulanmıştır. Tedaviler arasında tek başına zencefil yağı, zencefil içeren esansiyel yağların karışımı, ispirto ve plasebo etkisi vardır. Ortalama hastaların %80’i zencefil içeren esansiyel yağ karışımı olan grupta bulantılarda bir rahatlama hissetmişlerdir. Sadece zencefil uçucu yağı alan grupta da oran %70’tir. Kemoterapi hastalarında zencefil takviyesi kusma karşıtı ilaçlarla birlikte uygulandığında bulantı semptomlarında %40 azaltma sağlamaktadır. Ancak sonuçların güvenirliliği için uzun dönem çalışmalara gereksinim vardır. Kusma ataklarının önlenebilmesi için ½ çorba kaşığı toz zencefil ya da 4 saatte bir ihtiyaç duyulan kadar tüketilebilir. Günlük 4 gram zencefil kullanımı geçilmemelidir. Hamile kadınlarda da 4 günden fazla olmamak kaydıyla günlük 1 gram zencefil tüketiminin mide bulantısı ve kusma şikayetlerini azalttığı görülmüştür.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

Migren ağrılarını hafifletir. Bir atak sırasında bir parça zencefil yemeyi deneyin. Yapılan bir çalışmaya göre migren atağı sırasında zencefil tozu alan katılımcılar ağrı giderici etkilerini hissetmişlerdir. Migren ilaçlarına benzer etki oluşturduğu gözlenmiştir.

İştahı azaltır. Kilo kaybetmek istiyorsanız öğünlerinizle birlikte zencefil çayı için. Yapılan bir çalışmada 10 kilolu erkeğe kahvaltıda 2 gram zencefil tozu içeren sıcak bir içecek verilmiştir. Zencefil içeren içeceği içen erkekler daha az açlık hissetiklerini ve daha tok olduklarını vurgulamışlardır.

Egzersize bağlı kas ağrılarını azaltır.Yapılan bir çalışmada 74 gönüllüye günlük zencefil takviyesi verilmesi sonucunda egzersize bağlı kas ağrılarında %25 oranında azalma kaydedilmiştir.

Osteoartiritle (kireçlenme) mücadele yardımcıdır. Antiinflamatuar ( iltihap karşıtı ) özelliklerinden ötürü şişme ve ağrıları hafifletmeye yardımcıdır. Günlük 2-4 grama kadar zencefil suyu, çayı veya ekstresi tüketilebilir. Ağrıyan eklem üstüne lokal olarak zencefil yağı veya sıcak olarak zencefil kökleri uygulanabilir.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

Kanama bozukluklarınız varsa veya kan sulandırıcı ilaç kullanıyor iseniz zencefil kullanmayın. Zencefil tüketiminin yan etkileri nadirdir ancak ishal, mide ekşimesi, mide rahatsızlığı veya ağızda tahriş görülebilir. 2 yaşın altındaki çocukların zencefil tüketmeleri önerilmez. 2 yaş üstünde tüketim baş ağrısı, mide bulantısı ve sindirim sistemi kramplarını tedavi etmek için yetişkinlerin tüketmesi gereken miktarın 1/3’ü kadar olmalıdır.

Zencefilin terapötik etkileri

– Kolon İltihabı
– Egzersizden ötürü yaşanan kas ağrıları
– Kemoterapi nedeniyle mide bulantıları : Kusma önleyici verilen ilaçların yanı sıra Zencefil takviyeleri % 40 kemoterapi kaynaklı bulantı semptomlarını azaltmış .
– Yumurtalık kanseri
– Astım semptomları
– Asetaminofen ( Ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaç ) nedeniyle karaciğer hasarı
– Hipertansiyon ( yüksek kan basıncı )
– Dismenore ( Ağrılı regl dönemi )
– Migren

hurma yağmur gökkaya diyetisyen ramazan

Ramazanın incisi: “Hurma”

Ramazan döneminin vazgeçilmezi olan hurma, palmiyegiller (Arecaceae) familyasından, dekoratif yapraklı bir palmiye türünün meyvesidir. Türkiye’de Akdeniz ikliminin hakim olduğu bölgelerde yetişir…

Hurmada minerallerden kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir, potasyum, kükürt, klor, fosfor; vitaminlerden B grubu, A, C vitamini, ß-karoten bulunmaktadır.

hurma oruç ramazan diyet

Günümüzde yanlış beslenme ve uygulanan pişirme yöntemlerindeki hatalar sonucu hücre içi oksidatif stres artış gösterir. Buna bağlı olarak kardiyovasküler rahatsızlıklar ve kanser görülme sıklığı artar. Kanser gibi hastalıklarda savaşmada yüksek antioksidan kapasiteye sahip olan hurmanın yeri ayrıdır.

Yapılan bir araştırmaya göre: 100 gram meyvede bulunan antioksidan özellikteki kateşin miktarları kıyaslanmıştır. Taze hurmada, taze kayısıya göre 9,5 kat, yaban mersinine göre yaklaşık 4 kat, incire göre 5 kat fazla kateşin saptanmıştır. Kuru hurmadaki kateşin miktarı ise kuru kayısıya göre yaklaşık 5 kat, kuru yaban mersinine göre 2 kat, kuru incire göre 6 kat fazladır.

hurma oruç ramazan diyet

Hurma lif yönünden de zengin bir meyvedir. Hurmada bulunan çözünür ve çözünmez lifler mide ve bağırsağı temizler, kalın bağırsağın düzgün çalışmasını sağlar. Ayrıca, kolit oluşumunu, kolon kanseri riskini ve hemoroit oluşumu riskini azaltır. Ayrıca lif sayesinde kabızlık oluşumunu önler ve yüksek seyreden kan kolesterol seviyesini düşürür.

İçerisindeki B6 vitamini sayesinde zeka gelişimine katkıda bulunur ve depresyona karşı etkilidir. Sinir sistemine olumlu etkide bulunur. Magnezyum minerali yönünden zengindir. Bu sayede, iltihap gelişimi önlenir, kalp krizi riski azalır, tansiyonun dengeleyici etki gösterir. İçeriğinde en az 20 adet farklı aminoasit bulunmaktadır. Bu sayede yaşlanma karşıtı etkide bulunur. Yapılan bazı çalışmaların sonuçları, içerisindeki ß-karoten sayesinde gece körlüğünü önlediği yönündedir.

Hurmanın % 60’ı karbonhidrattan (früktoz) oluşmaktadır. Bu nedenle özellikle diyabetli bireylerin tüketim miktarına dikkat etmeleri gereklidir.

hurma oruç ramazan diyet

1 adet hurma (10 gram)

  • 28 kalori,
  • 6,5 gram karbonhidrat,
  • 0,2 gram protein ve
  • 0,1 gram yağ içerir.

1 porsiyon meyve yerine 2-3 adet hurma tüketebilirsiniz.

Ramazan döneminde uzun süreli açlıklardan sonra kan şekerini toparlamak ve iftarda fazla yemeyi önlemek adına orucunuzu hurmayla açmanızı öneririm…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Yağmur Gökkaya

işş, Fazla kilo alımını önlemek için öneriler, Alınan kiloların dağılımı önemli midir?, Hamilelikte aşırı kilo alımının zararlı, Gebelikte yetersiz kilo alınırsa, Gebelikte kaç kilo alınmalıdır,

Gebelik döneminde “kalsiyum”un önemi

Kalsiyum, bebeğinizin gebeliğin sekizinci haftasından itibaren oluşmaya başlayan kemik ve dişlerinin gelişimi için gerekli bir mineraldir.

Fazla kilo alımını önlemek için öneriler, Alınan kiloların dağılımı önemli midir?, Hamilelikte aşırı kilo alımının zararlı, Gebelikte yetersiz kilo alınırsa, Gebelikte kaç kilo alınmalıdır,

Gebelikte, normalde gerek duyduğunuz miktarın iki katı kadar kalsiyum gereklidir. Çünkü gebelik boyunca diş ve kemiklerden sürekli bir kalsiyum eksilmesi olmaktadır.  Kalsiyum açısından zengin besinler peynir, süt, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzelerdir. Ancak süt ürünlerinin yağ açısından da zengin olduğundan dolayı yağı alınmış süt ve yoğurdu tercih etmeniz daha doğru olacaktır.

Fazla kilo alımını önlemek için öneriler, Alınan kiloların dağılımı önemli midir?, Hamilelikte aşırı kilo alımının zararlı, Gebelikte yetersiz kilo alınırsa, Gebelikte kaç kilo alınmalıdır,

Brucella, tifo benzeri hastalıklardan korunabilmek için tükettiğiniz peynirin ve sütün hijyenik ve iyi pastörize olmasına da özen gösterin.