sağlıklı beslenme ülkeler sıralaması

Obezite, erken yaşta hasta ediyor!

Sağlık Bakanı Yardımcısı Emine Alp Meşe, 2 Ocak 2019’da MEB, Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı birlikte Okul Logosu protokolünü imzalayacağız” dedi.

Sağlık Bakanı Yardımcısı Emine Alp Meşe, katıldığı Beslenme Dostu Okul Sertifika Programında günümüzde bulaşıcı olmayan hastalıklar denilen diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları, kronik akciğer hastalıklarına bağlı ölümlerin bulaşıcı hastalıklardan çok daha fazla olduğunu belirterek:

Bunlara neden olan en önemli sebeplerden birisi obezite, şişmanlık, sağlıksız beslenme, fiziksel aktivitenin olmaması, tütün ve alkol kullanımıdır. Sağlıksız beslenme ve hareketsizlik önce obeziteye neden oluyor. Obezite de diyabet, kalp hastalıkları ve bazı kanserlere yol açabilmektedir, ifadelerini kullandı.

Obezitenin dünyada ve Türkiye’de gittikçe artan bir sorun olduğunu vurgulayan Meşe, son 40 yılda özellikle çocuk yaş grubunda adölesanlarda obezitenin 10 kattan fazla arttığını kaydederek, şunları söyledi:

Dünya Sağlık Örgütü’nün son verilerine göre 5-19 yaş arası çocuk ve adölesanlarda 340 milyonundan fazlasının fazla kilolu veya obez olduğunu göstermektedir. Ülkemizde durum çok iç açıcı değil. İlkokullarda %25’lerde, ortaokullarda %30’lara kadar bu oranlar çıkmaktadır. Çocukluk çağındaki obezitenin ayrı bir önemi var. Erken yaşta obezite, diyabete, hipertansiyona, kalp hastalıklarına erken yaşta yakalanmaya sebep oluyor. Bu da erken ölümleri getiriyor.

‘2 Ocak 2019 tarihinde MEB, Sağlık Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığıyla birlikte okul logosu protokolünü imzalayacağız’

Toplumsal varlığımız açısından geleceğimiz olan çocuklarımızın sağlığının korunması Sağlık Bakanlığımızın en önemli, özel konularından biridir’, diyen Meşe, Okul çağı dönemi fizyolojik, psikolojik ve sosyal gelişimin hızlı olduğu, yaşam boyu devam edebilecek davranışların büyük ölçüde oluştuğu, çocukların bilgi almaya ve alışkanlık kazanmaya en uygun olduğu dönemdir. Bu dönem çocuk ve gençlere sağlıklı beslenme ve yaşam biçimi alışkanlığının kazandırılması, sağlıklı yaşam bilincinin yerleştirilmesi ve yetişkinlik dönemi hastalıklarının önlenmesi için çok önemli dönemlerdir. Buradan hareketle 2010 yılından beri yürüttüğümüz ‘Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı’ altında erişkin ve çocuklara yönelik sağlıklı beslenmeyi teşvik eden hareketli yaşamı artıran müdahalelerin yer aldığı eylem planlarımız hazırlanmıştır. Bu eylem planlarından birisi de ‘Beslenme Dostu Okullar’ planıdır. Bu yıl 29-30 Kasım 2018 tarihlerinde de Ankara’da ‘2. Beslenme Dostu Okul Sempozyumu’nu gerçekleştirdik. Çocuklara yönelik yapılacak faaliyetleri en önemli paydaşlarımızdan olan MEB ile yürütmekteyiz.

Beslenme Dostu Okullar Programı bu iş birliğimizin önemli bir eylemidir.

2010 yılından beri okullar gönüllü olarak başvurmakta, MEB, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Sağlık Müdürlüklerimiz başvurular sonucunda ortaklaşa denetim yapmaktadır. Beslenme Dostu Okul Sertifikası okul yönetiminde Beslenme Dostu Okul planının olması, sağlıklı beslenmeye yönelik eğitim faaliyetleri ve farkındalığının artırılması, obeziteye yönelik sağlık hizmetleri sunumu, sağlıklı beslenmeyi destekleyici okul çevresi ve fiziki koşulların oluşturulmasına göre yapılan bir değerlendirme sonucu veriliyor. Programın amacı okullarda sağlıklı beslenme çevrelerinin oluşturulması, okullarda bu konuda farkındalık oluşturulmasıdır. Yapılan çalışmalarda beslenme dostu okullarda eğitim alan çocukların gelecek hayatlarında da, sağlıklı beslenme kavramının daha iyi yerleştiğini görüyoruz. Velilerimiz de bu konuda duyarlı davranırlarsa okul idarecilerimiz ve öğretmenlerimiz açısından daha da teşvik edici olacağına inanıyorum, şeklinde konuştu.

Programa Meşe’nin yanı sıra Ankara İl Sağlık Müdürü Özkan Ünal, Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar, Ankara Vali Yardımcısı İsmail Küreci de katıldı. Konuşmaların ardından sertifika almaya hak kazanan okullara sertifikaları takdim edilerek, hatıra fotoğrafı çektirildi.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-erken-yasta-obezite-hasta-ediyor-11-681-79874.html
tere yağı, tereyağı, margarin, margarin kalorisi, margarin yasak mı, diyette margarin, margarinsiz kurabiye

Sağlık Bakan Yardımcısı: “Hedef trans yağ kullanımını sıfırlamak”

Sağlık Bakan Yardımcısı Muhammet Güven, çeşitli hazır gıdalarda yer alan trans yağlara ilişkin, “Kademeli olarak azaltarak zaman içerisinde sıfırlamak, hedeflerimiz arasında.” dedi.

Güven, Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü tarafından, 3-4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü dolayısıyla, hareketli yaşamın önemi konusunda farkındalığın artırılması ve sağlıklı yaşam kültürünün geliştirilmesi amacıyla Harikalar Diyarı‘nda düzenlenen etkinlikte, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokul düzeyinde yaklaşık bin öğrenci ile parkın etrafında 10 bin adım attı.

Yürüyüşün ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Güven, obezitenin sağlık sorunu ve hastalık olarak kabul edildiğini ifade ederek, hareketsiz yaşamın getirdiği sağlıksız beslenmenin, obeziteyi de ortaya çıkardığını hatırlattı.

Genetik ve çevresel faktörlerin de özellikle çocuklarda obezitenin ortaya çıkmasında etkili olduğuna işaret eden Güven,

Obezitenin sadece kendi başına bir problem olmaktan çok beraberinde getirdiği sorunlar var. Kalp hastalıkları, inme, diyabet, eklem veya iskelet sistemi gibi birçok hastalığın da ortaya çıkmasına neden oluyor. Çocukluk çağında ortaya çıkması durumunda ise ileri dönemlerde olumsuz etkileri olabiliyor, diye konuştu.

Bakanlık olarak toplumu, özellikle de çocukları daha sağlıklı bir yaşama teşvik ettiklerini dile getiren Güven, bu konuda farkındalık oluşturmak için sağlıklı ve hareketli yaşamı teşvik eden “Dünya Yürüyüş Günü” gibi etkinlikleri gerçekleştirdiklerini aktardı.

Çocuklar hazır gıdalardan uzak tutulmalı

Muhammet Güven, özellikle çocuklarda hareketli yaşam konusunda duyarlılığı artırmak istediklerine işaret ederek, “Etkinliğimize bin civarında öğrenci katıldı. Özellikle bu katılımı sağlayan öğretmenlerimize de teşekkür ediyorum. İnşallah burada kalmaz. Bundan sonraki yaşamlarında da harekete devam ederler.” dedi.

Etkinlik alanında çocuklara sağlıklı yiyeceklerin dağıtıldığına dikkati çeken Güven, şunları kaydetti:

Çocukların da aileleri tarafından sağlıklı beslenmeye teşvik edilmesi lazım. Hazır gıdalar, katkılı gıdalar sağlıksız beslenmeye yol açıyor. Özellikle çocuklar için çok cazip olan bu gıdalardan uzak tutulması önemli. Okullarda da kantinlerde bu tür gıdaların satılması yasak. Genetik faktörleri ortadan kaldıramayız. Genetik faktörlere ilave olabilecek obezite, diyabet, hipertansiyon gibi hastalıkların ortaya çıkmasını sağlayacak ya da geç ortaya çıkmasını sağlayacak etkinlikleri teşvik etmemiz lazım. Sağlık Bakanlığı ekibi olarak bunu yapıyoruz. Bugün bu etkinlik 81 ilde eş zamanlı olarak yapılıyor.

Hedef trans yağı sıfırlamak

Bir gazetecinin,

Kanada Sağlık Bakanlığınca, hidrojenize edilmiş yapay trans yağların kullanımı resmen yasaklandı. İki yıl önce de Sağlık Bakanlığı olarak Türkiye’de de trans yağların kullanımının sıfırlanacağına ilişkin açıklama yapılmıştı. Gelinen nokta nedir?” şeklindeki sorusu üzerine Güven, 100 günlük Eylem Planı içerisinde trans yağ oranının azaltılmasının da yer aldığını hatırlattı.

Güven,

Kademeli olarak azaltarak zaman içerisinde sıfırlamak, hedeflerimiz arasında, yanıtını verdi.

Türkiye’de obezite sıklığına ilişkin bir soru üzerine Güven, obeziteyle mücadelede ilk olarak çocukluk çağı obezitesini öncelediklerini vurguladı. Çocukluk çağındaki obezitenin ilerleyen yaşlar için de önemli bir risk faktörü olduğunun altını çizen Bakan Yardımcısı Güven, şu değerlendirmede bulundu:

Bunun için gıdalarda yapılacak düzenlemeler konusunda Tarım Bakanlığı ile birlikte yürütülen çalışmalarımız devam ediyor. Sağlıklı yaşam ortamının oluşturulmasını ve hareketli yaşam için parkların artırılmasını önemsiyoruz. Bunu teşvik etmek için de çeşitli etkinlikler yapıyoruz. Ancak bu sadece bizimle değil toplumun da katılımı ve özen göstermesiyle mümkün olabilir. Şehir yaşamı artıkça maalesef hareketsiz bir topluma dönüştük. Şunu biliyoruz gerek obezite gerek diyabet, sadece gıda kontrolü ya da sadece hareketle kontrol altına alınamıyor. Başarılı olabilmek için ikisini de birlikte yapmak gerekiyor.

Sağlıklı yaşamın özendirilmesi için bu tür etkinlikleri artırarak sürdüreceklerine dikkati çeken Güven, bu konuda özellikle ailelerinin de hem çocuklarına davranış biçimleriyle örnek olması hem de sağlıklı beslenme ve yeterli fiziksel aktivite konusunda çocuklarını teşvik etmesini istediklerini dile getirdi.

Tansiyon, kan şekeri, beden kütle indeksi ölçümleri yapıldı

Öte yandan, etkinlik kapsamında, alanda yer alan Sağlıklı Yaşam Aracı’nda, isteyenlere tansiyon, kan şekeri, beden kütle indeksi ölçümleri yapıldı. Çeşitli oyunların yer aldığı etkinlikte, vatandaşlara sağlıklı yaşam alışkanlıkları hakkında bilgi alabilecekleri broşürler dağıtıldı, sırt çantasının içinde masa tenisi raketi, sayaçlı atlama ipi, etiket, şapka, tişört ile Doğru Egzersiz Sağlıklı Yaşam kitapçığı hediye edildi. Çeşitli istasyonlarda dereceye giren katılımcılara ve basın mensuplarına özel yapılan yarışmayı kazanan bir kişiye de bisiklet hediye edildi

panik atak agorafobi

7 maddede: “Panik atak”

Panik atak endişe, korku (ölüm korkusu gibi) sıkıntı duygularını içinde bulunduran, nöbetler şeklinde ortaya çıkan bir rahatsızlıktır.

1.Panik atak sırasında hasta

Psikolojik sorunlarla ya da bazı hastalıklarla birlikte görülebilir. Hasta ani bir nöbette tamamen korku içindedir. Öleceğini, kalbinde bir sorun olduğunu, kalp krizi geçireceğini düşünür. Atak on dakika içinde en şiddetli halini alır. Hasta panik içinde doktora başvurur. Bayılacağını, çok kötü şeyler olacağını düşünür. Yarım saat kadar sonra atak geçmeye başlar. Kişi kendini çok yorgun ve bitkin hisseder. Hiç bir şey yapmak istemez. Tahammülü kalmamıştır, yalnız kalmak istemez. Birinin yanında kendini güvende hisseder.

2.Panik atak belirtileri

Panik atağın 13 belirtisi vardır. Bunlardan en az 4 tanesi varsa panik ataklı olma ihtimali fazladır.

  • Çarpıntı, kalbin sert ve fırlayacakmış gibi atması,
  • Terleme (ateş basması, üşüme),
  • Titreme,
  • Nefes almada güçlük, boğulma korkusu, tıkanma,
  • Baş dönmesi, bayılacağını düşünme,
  • Bulantı, geğirme, karın ağrısı çekme,
  • Nefesi kesilmek, aldığı havanın yetmediğini düşünerek derin nefes alma,
  • Göğüs sıkışması, ağrı,
  • Kendini hissedememe,kendine yabancılaşma, algılama güçlüğü (depersonalizasyon),
  • Çevrenin gerçek olmadığını düşünme (derealizasyon),
  • Ölmekten korkmak,
  • Çıldıracağını düşünmek, başkasına zarar verme korkusu,
  • Vücutta uyuşma, karıncalanma.

3.Panik atak tetikleyicileri

Çoğunlukla nedensiz bir şekilde ortaya çıkar. Beyindeki kimyasal maddelerden ya da beynin yan kısmının fonksiyonunu yitirmesi sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Tek başına ya da çeşitli hastalıklarla birlikte ortaya çıkabilir. Hastada belirtiler görülmeye başlar. Stresli bir hayat sürme panik atağı tetiklemektedir.

Bunlar dışında şu durumlar panik atağın ortaya çıkmasına neden olabilir:

  • Sara hastalığı (epilepsi), akciğer- kalp hastalıkları,
  • Vitamin eksikliği, kafeinli besinlerle beslenme,
  • Tiroid bezindeki sorunlar, fazla adrenalin salgılanması,
  • Kan şekeri düşmesi, kansızlık, beyinde oluşan tümör,
  • İlaçların yan etkisi sonucu,
  • Kapalı yerlerde bulunma, kalabalık yerler,
  • Depresyon, sinirsel bozukluklar,
  • Uyarıcı madde kullanımı ve bu maddenin aniden kesilmesi sonucu ortaya çıkabilir.

4.Panik atak kimlerde görülür, kimler risk altındadır?

Toplumda görülme sıklığı %1-3 arasında değişmektedir. Genelde yirmili yaşlarda olmak üzere her yaşta ortaya çıkabilir. Kadınlarda görülme ihtimali biraz daha fazladır. Genetik özellikler de etkilidir. Yakın akrabalarında panik bozukluk olanlarda görülme sıklığı daha çoktur.

Bazı insanlar kendilerini toplumda ifade etmekten çekinirler. Sürekli baskı altında yaşayanlar, içine kapanık, sorunlarını kimseyle paylaşmayanlar asosyal bir hayat süren kişilerde görülebilir. İnsanın kendi dürtülerini baskılaması yanlıştır. Öfkesini, üzüntüsünü, cinselliğini dışa vurmak zorundadır. Bunların baskılanması ya da başkaları tarafınfan engellenmesi panik bozukluğa neden olur.

Bağımlılık yapan maddeleri kullanan kişiler, kendini suçlu hissedenler, sorunları kafasına çok takan kişiler, mükemmeliyetçi bir yapıya sahip olanlarda panik bozukluk görülebilir.

5.Panik atak ve panik bozukluk

Panik atakla panik bozukluk aynı değildir. Panik bozukluk kalp krizi geçireceğini, öleceğini, atakların tekrar olacağını, felç geçireceğini düşünerek sürekli endişe, korku içinde bulunma şeklindedir. Başka bir rahatsızlığa bağlı olarak ortaya çıkmaz. Bu bozukluk iki şekilde bulunabilir: agorafobili ya da agorafobisiz. Agorafobi yalnız kalma korkusudur. Kapalı yerlerden kalabalık yerlerden uzak durma, evde tek başına kalmak istememe gibi durumlar görülür. Dışarıya yalnız çıkmaktan korkar ve sosyal olmaktan çıkar.

6.Panik atak tedavisi

Öncelikle muayene ve testler yapılıp herhangi bir kalp ve damar ya da solunum rahatsızlığı olup olmadığı araştırılır fakat bu hastalıkların olması panik atak olmadığını göstermez. Panik atak bunlarla birlikte de olabilir. Tedavideki amaç panik atağı yok etmek, hastanın endişe korku duygularını kontrol altına almak, sosyal hale getirmek ve bu hastalık sonucu oluşan psikolojik sorunları önlemektir. Bunun için ilaç tedavisi yanında hastaya terapi de uygulanmalıdır. Hastayı rahatlatmak gerekirse egzersiz yaptırmak gerekebilir.

Tedavi için depresyonu engelleyici (antidepresan) ilaçlar kullanılır. Bunun yanında yatıştırıcı, gevşetici, sakinleştiriciler de kullanılabilir. İlaç yeni kullanılmaya başlandığında sorunlar gözükse de, bunlar zamanla azalır. İlacı bırakmamak gerekir. Hastalık geçse bile tekrarlamaması için bir müddet daha ilaca devam edilmelidir. İlacın dozunu ve kullanım zamanını doktorun önerdiği şekilde gerçekleştirmelisiniz. Atak sırasında alınan ilaç işe yaramaz.

7.Panik atak sırasında hastanın durumu

Bir yere oturmalı ya da uzanmalısınız. Kendi kendinize bunun sadece bir atak olduğunu, korkulacak bir durum olmadığını söyleyin ve atağın geçmesini bekleyin. Atak sırasında üzücü, heyecanlandırıcı tartışmalardan kaçmak gerekir. Kafeinli içecekler, sigara ve alkol kullanımından uzak durmalısınız. Kendinizi kontrol etmeye çalışın. Atak sırasında derin nefes almayın çünkü şikayetler artar. Nöbet geçene kadar bir torbaya soluk alıp verilebilir.

Sağlık.net
http://www.xn--salk-1wa3i.net/panikatak.html
gözde bulat balkabağı

Balkabağının az bilinen yararları!

Kasım ayı ile beraber göz alıcı rengiyle bal kabağı tezgahlarındaki yerini aldı. Bu muhteşem renge sahip bal kabağının bir o kadar da faydası var.

balkabağı

Bal kabağı iyi bir A vitamini kaynağıdır. Günlük bir porsiyon tüketimi ihtiyacın tam iki buçuk katını karşılar. A vitamini deri ve hücre yapısı ayrıca göz ve görme sağlığı için çok faydalıdır. Bal kabağı içeriğindeki A vitamini sayesinde vücudumuza bu faydaları sağlar. Bunun yanı sıra antioksidanlardan karotoneidlerin iyi bir kaynağıdır.  Bağışıklı sistemi zayıf olan kişilerde oluşan enfeksiyolar kalp hastalıklarını tetikler. Virüsler bazı kanser türlerinin oluşumuna zemin hazırlar.

balkabağı

Karotoneidler ise bağışıklı sistemini güçlendirerek kalp hastalıkları ve kansere yakalanma riskini azaltırlar. Bal kabağının kalorisi oldukça düşüktür. 100 gramı yaklaşık 26 kaloridir. Bu yüzden diyetlerde tercih edilebilir. ancak bizler genelde bal kabağını tatlı olarak tüketmekte ve bunu yaparken de oldukça fazla şeker kullanmaktayız.

balkabağı

Adı üstünde bir meyve olan bal kabağını tüketirken fazla şeker kullanıp bu kadar sağlıklı bir besini sağlıksız hale getirmemeliyiz. Ayrıca bal kabağının lif içeriği yüksektir. Bu yüzden diyetlerimizde tükettiğimizde açlık süresini uzatarak tok tutar. Bunun yanı sıra bağırsaklarımızın dostudur. Bağırsak hastalıklarına karşı koruyucudur.

diyetisyen gözde bulat- gerçek diyetisyenlerDyt. Gözde BULAT

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • Polatlı
en çok kazanan meslekler, sağlıkta en çok kazanan meslekler, maaşı en yüksek işler, doktor maaşları,

Lancet, kalp dostu besinleri sıraladı!

Lancet dergisinin internet sayfasında yayımlanan ve Amerikan Kardiyoloji Kolejinde bir toplantıda sunulan çalışmada, incelenen toplumlar arasında damar tıkanıklığının en az Bolivya’daki Tsimane halkında görüldüğü belirtildi.

Kalp, damar, kardiovasküler, kolesterol, trigliserit, yağ (10)

Araştırmaya katılan, ABD’nin Missouri eyaletinde Kansas kentindeki St. Luke’s Sağlık Sisteminden kardiyolog Dr. Randall Thompson ve arkadaşları, yıllarca Tsimane halkının sağlık durumlarını izledi. Çalışmaya katılan 705 Tsimane yerlisinin kalbini bilgisayarlı tomografiyle inceleyen doktorlar, Tsimanelerin kilolarını, kalp hızı, kan basıncı, kolesterol ve kan şekerini ölçtü.

Kalp, damar, kardiovasküler, kolesterol, trigliserit, yağ (3)

Tsimaneli katılımcıların sağlık sonuçlarını 6 bin 800 Amerikalının örnekleriyle karşılaştıran araştırmacılar, Amerikalıların Tsimane halkından beş kat daha fazla kalp rahatsızlığı geçirme riski olduğunu ifade etti. Çalışma, 10 Tsimane yerlisinden 9’unda kalp hastalığı riski olmadığını ortaya koydu.

Kalp, damar, kardiovasküler, kolesterol, trigliserit, yağ (10)

Kalp dostu besinler

Amerikan sağlık dergisi Health‘de yer alan habere göre; uzmanlar, kalp sağlığını korumak için sağlıksız beslenme tarzından kaçmak ve daha çok lifli, sağlıklı yağlardan oluşan besin değeri yüksek gıdalar tüketilmesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar sağlıklı yaşamanın ve beslenmenin kalp hastalıkları riskini düşürme açısından çok önemli olduğunu kaydediyor.

Kalp, damar, kardiovasküler, kolesterol, trigliserit, yağ

İşte kalp sağlığını korumak için tüketilmesi gereken o besin listesi…

  • Domates,
  • Somon,
  • Yaban mersini,
  • Yulaf,
  • Bitter çikolata,
  • Kahve,
  • Sert kabuklu yemişler,
  • Turunçgiller,
  • Keten tohumu,
  • Avokado,
  • Soya,
  • Bakla,
  • Yeşil çay,
  • Sızma zeytinyağı,
  • Nar,
  • Brokoli,
  • Ispanak,
  • Kıvırcık lahana,
  • Patates