ekmek zararlı mı, ekmek yararlı mı, diyette ekmek olur mu, ekmeği kesmek zayıflatır mı

Ekmek zararlı değildir!

Son zamanlarda sosyal medya ya da televizyon programlarında ekmeğe ilişkin sıklıkla bilimsel hiçbir yanı olmayan açıklamalar yer alıyor.

Ekmek zehirdir, gluten zararlıdır, gibi.

Ülkemiz iyi bir tarım ülkesidir ve yetiştirilen tarım ürünlerinin yüksek bir miktarını ise tahıl grubu olan buğday oluşturmaktadır. Yani geleneksel beslenme alışkanlığımızda ekmek yer almaktadır. Bunun dışında ekmeğin bilimsel olarak kanıtlanmış birçok faydası vardır. Bu faydaları belirtmeden önce glutenin ne olduğunu açıklayalım.

Gluten ekmek oluşumu için gereklidir ve buğday ununa su eklendiği zaman buğdaydaki proteinlerden glutelin ve prolaminin diğer ögelerle bir araya gelmesi ile oluşur. Bu oluşan gluten kompleksi %85 oranında protein içerir.

Ülkemizde ekmek tüketimi geleneksel olarak yer almasının yanı sıra gelir dağılımındaki adaletsizlikten dolayı düşük gelirli gruplarda daha çok tüketilmektedir. Ekmek özellikle B grubu vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum (Ca), demir (Fe), çinko (Zn) gibi minerallerden zengindir. Ancak un elde edilirken kepeği çok ayrıldığında bu vitamin ve mineraller ayrılır. Uzun süre bu şekilde beslenmek hastalıklara neden olabilir. Bu yüzden beslenmemizde tam tahıl veya çavdar ekmeğine daha çok yer vermeliyiz. Ülkemizde ekmekte eksik kalan besin ögelerini tamamlama yönünde politakalar geliştirilebilir.

Ekmek B grubu vitaminlerinden tiaminin ( B1) iyi bir kaynağıdır. Bu vitaminin eksikliğinde iştahsızlık, halsizlik ve sinirlilik meydana gelir. Bu durumda beslenmemizde ekmeği çıkardığımız zaman sinirli olmaya başlarız. Pirinçte ise tiamin az miktarda bulunmaktadır. Yani beslenmemizden ekmeği çıkarıp yerine pirinç tüketmek bizim tiamin eksikliğimizin devam etmesine neden olur.

Ekmek niasin (B3) vitamininden de zengindir. Niasin eksikliğinde de deride iltihap, sinirlilik oluşur. Mısır da niasinden eksiktir.

Ekmek çinkodan zengindir ve eksikliğinde büyüme gelişme geriliği ve iştahsızlık olur.

Tam tahıllı ekmekler iyi posa kaynağıdır. Posa bağırsak dostudur. Kabızlığı önler. Bağırsak ve kolon kanserlerini önler. Ayrıca tam tahıllı ekmekler kolesterolün yükselmesini önler ve kalp damar hastalığı riskini azaltır.

Bunun dışında ekmek tokluk hissini arttırır ve acıkma süresini uzatır. Yapılan bir araştırmaya göre yoğun şekilde çalışan işçilere ara öğünde ekmek ve meyve verildiğinde performanslarının arttığı gözlemlenmiştir.

Tüm bunlardan da anlaşıldığı üzere kişinin günlük enerji ihtiyacının uygun görüldüğü miktarda ekmek tüketmesi gerekmektedir. Beslenmenizde ekmek yemekten korkmayın!

Dyt. Gözde Bulat

tiroid-başak günay

Tiroid rahatsızlıkları ve beslenme tedavisi

Yapılan çalışmaların bir kısmında obezite ile tiroit fonksiyonu arasında bir ilişki kuramamış olsa da, bilindiği üzere metabolizma hızımızda bu bez ve salgıladığı hormonlar etki gösteriyor. Şimdi detaylı olarak bu konuyu inceleyelim.

Tiroit bezleri ve mekanizması

Soluk borusunun her iki yanında kelebeğe benzeyen salgı bezi tiroit bezi, bazal metabolizmayı düzenleyen, protein yapımı, oksidasyon ve enzim aktivitesinde görevli triiyodotironin (T3) ve tiroksin (T4) hormonları salgılanmasında görev yapıyor.

Peki bu salınımın nasıl gerçekleşiyor?

Tiroit stimülan hormonun (TSH) kontrolü altında T3 ve T4 hormonları salınıyor, bu sırada kandaki T3 ve T4 artışı hipofizden TSH salınımını baskılıyor ancak hipotalamustan salgılanan TRH’nın (tirotropin releasing hormon) kontrolü altında salınım gerçekleşiyor.

Ayrıca T4, T3’e dönüşebilmektedir.

Bu konunun beslenme ile alakası ise, tiroid hormonlarının oluşumunun dışarıdan iyot alımına bağımlı olması ve T4 hormonunun T3’e dönüşmesinde selenyum mineralinin etkisidir.

Yukarıda anlatılan metabolizmada çeşitli sebeplerden bozukluklar meydana gelebilir. Tiroit hastalıklarının teşhisi için kan testleri, tiroit ultrasonografisi, tiroit sintigrafisi, tiroit ince iğne aspirasyon biyopsisi gibi yöntemler kullanılıyor.

Tiroid fonksiyon bozukluklarının yaşlı hastalarda ve kadınlarda daha sık görüldüğü derlediğim makalelerdeki diğer bir bilgi…

Tiroit bezi mekanizmasındaki bozukluklar

Hipotiroidi

Hipotiroidi, tiroid hormonlarının eksikliği sonucu metabolizmada yavaşlama ile seyreden klinik bir durumdur. Pek çok hastada hipotiroidizm kalıcı olup hayat boyu tedavi gerektirir.

Tiroit hormonu az salgılandığında; halsizlik, kas güçsüzlüğü, yorgunluk, soğuğa karşı tahammülsüzlük, kalın ‘puffy’ cilt, kabızlık, donuk duygu durumu, guatr, zayıf ve yavaşlamış kalp hızı, hatırlama güçlüğü gibi belirtiler görülebilir.

Yaşlı hastalarda hipotiroidi tiroid fonksiyon bozuklukları içerisinde en sık görülenidir. Ayrıca hipotiroidi her yaş grubunda kadınlarda daha sık görülmektedir.

Hipotiroidi gibi metabolizmayı etkileyen endokrin sistem bozuklukları obezite ile birlikte seyredebilmektedir ancak en baştada bahsettiğim gibi yapılan bazı çalışmalar tiroid hormonlarının obezlerde normal sı­ nırlarda seyrettiği görüşünü desteklemektedir.

Hipertiroidi

Fazla hormon salgılanırsa metabolizma hızlanır ve hipertiroidi hastalığı gelişir. Bu durumda kalp hızı artarak titreme, kas güçsüzlüğü, sinirlilik, uykusuzluk, kilo kaybı, sıcağa tahammülsüzlük, aşırı terleme, ishal, guatr, artmış kalp hızı, çarpıntı gibi şikâyetler oluşabilir.

Tiroid kanseri

Literatürde hipertiroidi ve kanser birlikteliği % 21’lere varan oranlarda görülmektedir.

Sürekli ve şiddetli TSH uyarısı tiroitte düzensiz büyümeye yol açmaktadır. TSH’yı artıran çeşitli guatrojenler tiroid kanser riskini arttırmaktadır.

Guatr

Tiroid bezinin büyümesidir. İyot eksikliğine karşı adaptasyondur. TSH uyarısının artışına bağlı olabilir. (tiroksin az salgılanır, TSH artar).

Ergenlik çağı ve gebelikte tiroksin ihtiyacı artar. Bu nedenle gebelere iyotlu tuz kullanımı önerilmektedir.*

Tedavi

Doktor tedavisinin yanında beslenmeyle ilişkili olarak ilaçları kullanırken soyalı besinlere dikkat etmek gerekebilir.* (Barsaklarda ilacın emilimini azaltabileceğinden, ilacın dozunun ayarlanması gerekebilir.)

Ayrıca diyetle yeterli iyot alınması toplumun guatrdan korunmasını sağlar ve tiroit kanserinin epidemiyolojisindeki değişimin ana nedenidir. Bu nedenle guatr hastalığı ve tiroit kanseri olanlara iyotlu tuz kullanımı önerilebilir.*

Bütün tiroit hastalıkları için antioksidan olan ve dönüşüm mekanizmasında görevli selenyum mineralini yeterli miktarda almalıyız.*

*Size özgü tedavi için lütfen doktorunuza ve diyetisyeninize danışın.

Yararlanılan Kaynaklar

Endokrinoloji Polikliniğine Başvuran Hastalarda Tiroid Fonksiyonlarının Yaş ile Olan İlişkisinin İncelenmesi. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 37 (2) 67-70, 2011.

Erbil, O. TİROİD KANSERİNİN TİROİD FONKSİYONU İLE İLİŞKİSİ.

Ersoy, C. Hipotiroidizm Tedavisi. Turkiye Klinikleri J Endocrin-Special Topics 2014;7(3):37-40.

Hatemi, H. ENDEMİK GUATR (ÖTİROİD DİFFÜZ VE NODÜLER GUATR). Tiroid Hastalıkları Sempozyumu 15 Ekim 1999, İstanbul, s. 7-14.

Tiroid Anatomisi ve Cerrahi Yaklaşım. Okmeydanı Tıp Dergisi 28(Ek sayı 1):1-9, 2012.

Uzman Sistemlerin Tiroit Teşhisinde Kullanılması. Akademik Bilişim 2013 – XV. Akademik Bilişim Konferansı Bildirileri 23-25 Ocak 2013 – Akdeniz Üniversitesi, Antalya.

Diyetisyen Başak Gökay - ProfilDyt. Başak GÜNAY

hünnap (gözde bulat)

İyi antioksidan: “Hünnap”

Eylül ayında olgunlaşan ve ekim ayının sonuna kadar rafları süsleyen, ülkemizde Marmara Bölgesi, Güney ve Batı Anadolu bölgelerinde yetişen hünnabı daha yakından tanıyalım.

hünnap

Hünnap cehrigiller familyasına aittir. Zeytin büyüklüğünde ve çoğunlukla iğde ile karıştırılan bir meyvedir. Hünnabın üzerinde kahverengi tonlarında tüketilebilen ince bir kabuk bulunur. Çin’de çok fazla tüketilen hünnabın tüketimi ülkemizde yaygın değildir ve ülkemizde innabi, ünnap ve çiğde adı ile bilinir.

Hünnap

 

Hünnabın yararları

  • A ve C vitamininden zengin olduğu için bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • İçeriğindeki niasinden (B3 vitamini) dolayı kan dolaşımını düzenler ve aynı zamanda sinir sistemi için faydalıdır.
  • İyi bir antioksidan olan hünnap karaciğer hastalıklarından kansere birçok hastalığa iyi gelir. Kansere iyi gelmesinin sebebi serbest radikallere karşı açtığı savaş ve kanser hücrelerinin çoğalmasını önlemesidir.
  • Lif içeriği yüksek olduğu için kabızlığa iyi gelir ve sindirim sistemini düzenler.
  • Kalsiyum ve magnezyum içeriğinden dolayı kemik sağlığı için faydalıdır.
  • Düşük kaloriye sahip olmasına rağmen kişiye enerji verir ve zinde kalmasına yardımcı olur. Bu özelliğinden dolayı sporcular tarafından tüketilebilir.
  • Potasyum içeriğinden dolayı kalp damar hastalıklarına iyi gelir.

Hünnap kurutulmuş olarak tüm yıl tüketilebilir ve kurutulmuş hali aktarlarda bulunabilir. Taze hali ise mevsimi geldiğinde manavlarda, pazarda ve büyük marketlerde bulunabilir.

diyetisyen gözde bulat- gerçek diyetisyenlerDyt. Gözde BULAT

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • Polatlı
mürdüm eriği

4 maddede “mürdüm eriği”

Sağlıklı beslenmek için her zaman mevsiminde sebze ve meyve tüketmeliyiz. Ağustos ayında tezgahların üzerini süsleyen mürdüm eriği eylül ayında da yerini korumaktadır. O zaman mevsimi geçmeden mürdüm eriğinin faydalarından bahsedebiliriz.

mürdüm eriği

1. Dört maddede mürdüm eriği: “Her yerde yetişebilir”

Mürdüm eriği ülkemizde Doğu Anadolu’nun yüksek dağları ve Güneydoğu Anadolu’nun kurak kısımları hariç her yerde yetiştirilebilir.

mürdüm eriği

2. Dört maddede mürdüm eriği: “Demir emilimine etkisi”

Mürdüm eriği demir emilimi için gerekli olan C vitamini, A vitaminin, riboflavin (B2 vitamini) ve potasyuma sahiptir.

mürdüm eriği

3. Dört maddede mürdüm eriği: “Sağlığa katkıları”

  • Kuvvetli bir antioksidan olan mürdüm eriği idrar söktürücüdür.
  • Adet düzensizliği çeken kadınlar kullanabilir.
  • Düzenli tüketilmesi halinde kötü kolestrolü düşürmeye yardımcıdır.
  • Metabolizmayı hızlandırarak toksinlerin vücuttan atılmasını hızlandırır.
  • Bağışıklık sisteminin güçlendirir.
  • Kabızlığa karşı kullanılabilir.
  • Kalp sağlığını korur.
  • Kan şekerini dengede tutar.
  • İçeriğindeki yüksek lif sayesinde sindirimini düzenlemeye yardımcıdır.

diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

4. Dört maddede mürdüm eriği: “Beslenme önerileri”

Kış aylarına yaklaşırken evlerde hummalı bir kış hazırlığı var. Bu kadar çok faydası varken mürdüm eriğini kurutarak ya da marmelat halinde de tüketebiliriz. Elbette marmelat haline getirirken şeker kullanmayıp meyvenin kendi özünde olan şekeri yeterli görüyoruz ve bu şekilde tüketiyoruz.

Anemi olan ve kan şurubu kullananlar ilaçlarından sonra kuru erik yiyerek ilacın emilimini artırabilirler.

diyetisyen gözde bulat- gerçek diyetisyenlerDyt. Gözde BULAT

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • Polatlı
Melis özkaya kabızlık

Kabızlığa karşı 12 besin!

Kabızlık, yanlış beslenme alışkanlıklarından, kullanılan ilaçlardan, ameliyat sırasında meydana gelen potasyum kaybından etkilenen bağırsak hareketlerinin yavaşlaması durumudur. Haftada 3 gün veya daha uzun süre dışkılamama ile belirti veren kabızlık, genel olarak posa içeriği düşük besinlerle beslenme sonucu ortaya çıkar.

Yüksek posalı bir diyet, kabızlığı önlemeye yardımcı olsa da, içilen su miktarının artırılmaması şişkinlik, gaz veya ishale neden olabilir. Yapılan çalışmalar günde 50 gr’dan fazla posa alımının kalsiyum, magnezyum, demir, çinko gibi minerallerin ve vitaminlerin emilimlerinde azalmaya neden olduğunu göstermektedir. Bu nedenle posa alımı arttıkça, beraberinde su tüketimi de artırılmalıdır.

Beslenme ve Diyet Akademisi kabızlık, kolon kanseri, diyabet, obezite ve daha bir çok hastalık riskinin azaltılması için kadınların günde 25 gr, erkeklerin ise günde 38 gr posa tüketmesini önermektedir.

Siz de kabızlık problemiyle başa çıkamayanlardan mısınız? O zaman bu problemi atlatmanıza yardımcı 12 besin;

1. Kabızlığa karşı 12 besin: KİVİ

Yüksek miktarda C vitamini ve posa içermesi nedeniyle kabızlık problemi yaşayan bireyler tarafından tercih edilebilecek ideal bir meyvedir. 1 orta boy kivi, yaklaşık olarak 2,5 gr posa sağlaması ve içeriğindeki meyve şekeri olan fruktozu az miktarda içermesi nedeniyle diyabetik bireyler, gaz ve kabızlık problemi yaşayan bireyler tarafından tüketilebilir. 2013 yılında Gıda ve Beslenme araştırmaları kivi tüketmenin bağırsak hareketlerini arttırdığını ortaya koymuştur.

2. Kabızlığa karşı 12 besin: TATLI PATATES

Günlük posa ihtiyacının dörtte birini karşılayan 250 gr tatlı patates (7.5 gr posa) kabızlık ve gaz problemi yaşayan bireyler tarafından tüketilebilir. Ayrıca kolayca sindirilebilmesi nedeniyle 7-8 aylık bir bebekten , 80 yaşındaki bir yetişkine kadar her yaş grubunun tüketebileceği ideal bir besindir. İçeriğindeki beta-karoten ve C vitamini , bağışıklık sisteminin güçlenmesine ve kolon kanseri riskinin azaltılmasına, göz ve cilt sağlığının korunmasına yardımcı olur. Ayrıca glisemik indeksi düşük, potasyum içeriği yüksek bir besin olması nedeniyle diyabetik bireyler tarafından da tercih edilebilir.

3. Kabızlığa karşı 12 besin: ENGİNAR

Enginar, safra üretiminin artışını sağlayarak, besinlerin sindirimini kolaylaştırır. Özellikle hazımsızlık ve gaz probleminin önlenmesine yardımcı bir besindir. İçeriğindeki çözünmez posa sayesinde dışkı hacmini arttırarak bağırsaklardan geçişi kolaylaştırır. Bütün bu nedenlerle kabızlık problemi yaşayan bireylerin diyetlerinde yer alması gereken bir besindir.

4. Kabızlığa karşı 12 besin: CHİA TOHUMU

Chia tohumu, jelleşme özelliğine sahip olduğundan dışkının bağırsaklardan daha kolay geçişini sağlar. Ayrıca iki çorba kaşığında yaklaşık 5 gr posa içermesi nedeniyle de kabızlık problemi yaşayan bireyler tarafından tercih edilebilecek ideal bir tohumdur. Yoğurdun üzerine, yulaf kasenize, salatalarınıza, pudinglere kullanarak gün içerisinde tüketebilirsiniz.

5. Kabızlığa karşı 12 besin: KURU ERİK

Kuru erik, yüksek miktardaki lif içerikleri ve bağırsaklara su çekerek doğal müshil etkisi yaratan ‘sorbitolü ‘ içermesi nedeniyle kabızlığın önlenmesine yardımcıdır. Ayrıca kabuğunda bulunan ‘dihidrofenilizatin’ maddesi nedeniyle de doğal müshil etkisi gösterir. Ancak fazla miktarda sorbitolün gaz problemine neden olabileceğine dikkat edilmeli ve şeker içeriği çok yüksek bir meyve olduğundan aşırı tüketiminden kaçınılmalısır.

6. Kabızlığa karşı 12 besin: YULAF

Yulaf içeriğindeki vitaminler, mineraller ve çözünmez posa içeriği nedeniyle bağırsaklara su çekerek dışkının yumuşak bir hal almasına ve kabızlık probleminin önlenmesine yardımcı olur. 1 fincan yulaf ezmesi, yaklaşık 4 gr posa içerir ve bu posa içeriğinin yarısı çözünmez posadan oluşup kabızlığın önlenmesine, yarısı çözünür posadan oluşup kolesterolün düşürülmesine yardımcıdır. Sabah kahvaltılarında hazırlayacağınız bir yulaf ezmesi, üzerine yaban mersini, böğürtlen gibi meyveler kabızlığınız için ideal bir seçim olabilir.

7. Kabızlığa karşı 12 besin: TAM TAHILLI EKMEKLER

Tam tahıllı ekmekler, %100 tam buğday unundan yapılan, posa içeriği çok yüksek ekmekler olup, 1 diliminde 1,9 gr çözünmeyen posa içermektedir. Kepekli tahıllardan yapılan ürünlerin tüketimi sadece kabızlık probleminin değil, aynı zamanda kalp hastalıklarının önlenmesi için de önemlidir. Yapılan çalışmalar tam tahıllı ekmek olan çavdar ekmeğini tüketen bireylerin, tüketmeyenlere göre daha az kabızlık problemi yaşadığını göstermektedir. Bunun nedeni de çavdardaki diyet posasını oluşturan ‘Arabinoxylan’ maddesinin bağırsaklardan geçişi kolaylaştırmasıdır. Bu nedenle kabızlık problemi yaşayan bireyler tarafından tam tahıllı ürünler mutlaka tüketilmelidir.

8. Kabızlığa karşı 12 besin: ARMUT ve ELMA

Armut ve elma gibi meyveler kabuklarındaki ‘pektin’ maddesi nedeniyle kabızlık problemi yaşayan bireylerin diyetlerine ekleyebilecekleri meyvelerdir. Sadece pektin maddesi değil, aynı zamanda çözünür ve çözünmez posa içeriklerinden dolayı da kabızlığın önlemesine yardımcı olurlar. 1 orta boy armut günlük lif ihtiyacınızın 5.5 gr’ını karşılarken, bir orta boy elma 4.4 gr’ını karşılar. Ancak bu meyvelerin, posa içeriklerinin büyük bir bölümü kabuk kısmında bulunduğundan mümkünse kabuğu soyulmadan tüketilmelidir.

9. Kabızlığa karşı 12 besin: FASULYE

Kuru fasülye, siyah fasülye, pinto fasülye, cannelloni fasülye , yeşil fasülye gibi çeşitli türleri olan fasülye protein, vitamin ve posa açısından oldukça zengindir. İçeriklerindeki yüksek posa miktarı sayesinde suyu bağırsaklara çekerek dışkı atımının daha kolay olmasına yardımcı olur. Sadece kabızlığın önlenmesinde değil aynı zamanda bağırsaklarda yaşayan bakterilerin dengelenmesini sağlar. Ancak gaz yapması nedeniyle, akşam yemeklerinde tüketimlerine dikkat edilmelidir. Kimyon eklenerek pişirilmesi, gaz yapıcı maddelerin azaltılmasına yardımcı olur. ½ bardak fasülye yaklaşık 9.5 gr lif sağlayarak günlük ihtiyacımızın büyük bir bölümünü karşılamaktadır. Bu nedenle salatalarınızda, çorbalarınızda, makarnalarınızda kullanabilir, hatta bu yaz aylarında bir piyaz yapıp tüketebilirsiniz.

10. Kabızlığa karşı 12 besin: BROKOLİ

Fasülye gibi brokoli de mükemmel bir posa kaynağıdır. Kalorisi az olan bu yeşil sebze, yüksek posa içeriğinin yanında önemli bir C vitamini kaynağıdır. 150 gr brokoli yaklaşık olarak 3.8 gr posa içerip günlük posa ihtiyacının yaklaşık %15’ini karşılamaktadır. Brokoliyi garnitür olarak, fırında veya çiğ olarak tüketebilir, kabızlığınızın önlenmesine yardımcı olabilirsiniz.

11. Kabızlığa karşı 12 besin: ÇİLEK, AHUDUDU, BÖĞÜRTLEN ve YABAN MERSİNİ

Antioksidan deposu olan bu meyveler, aynı zamanda iyi bir posa kaynağıdır. Isırdığınız her bir lokmada, vücudunuza sağlık deposu olan bu meyvelerin lifli tohumları geçiyor. Bu tohumlar kabızlığı olan bireyler için öyle olumlu etkilere sahip ki. Posa içeriği yüksek olan bu meyvelerden biir fincan çilek 3 gr posa sağlarken, ahududu 8 gr, böğürtlen 7.6 gr ve yaban mersini 3.6 gr posa içermektedir. Yulaf ezmesinin, salataların, kreplerin, smoothielerin içerisine ekleyip gün içerisinde tüketebilirsiniz. Ancak taze veya dondurulmuş olanları tercih ediniz. Konserve içerisinde olanlar, enerjisi yüksek şuruplarla hazırlanabileceğinden tüketiminden kaçınınız.

12. Kabızlığa karşı 12 besin: YAĞLI TOHUMLAR

Kuruyemişler, kabızlığın hafifletilmesine yardımcı posa içeriği yüksek, protein ve sağlıklı yağ kaynaklarıdır. Badem, ceviz, fındık gibi yağlı tohumların lif içeriği daha yüksek olup fincan bademde 6 gr posa bulunmaktadır. Ayrıca keten tohumu, susam tohumu, kabak çekirdeği gibi tohumlarında lif içeriği oldukça yüksek olup, tüm bu yağlı tohumları salatanıza, yoğurdunuza, yemeklerinize, omletlerinize ekleyerek tüketebilirsiniz. Ancak kalorileri yüksek olduğundan tüketimlerine dikkat edilmelidir.
Beslenme alışkanlıklarınız yanında gün içerisinde tükettiğiniz su miktarının az olması, fiziksel aktivitenizin düşük olması da kabızlık problemi yaşamanızın bir diğer nedeni olabilir. Bu nedenle hem bağırsak hareketlerinizi arttıran bu besinlere tüketmeye, hem de su tüketimi ve fiziksel aktivitenizi arttırmaya özen gösterin.

Vücudunuz hayatınız boyunca size ait olan tek şey… Besinler ilacınız, ilacınız besinler olsun.. Sağlıkla kalın..

Dyt. Melis ÖZKAYA

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • İskenderun
diyetisyen Dilara Koçak, diyetisyen Dilara Koçak kimdir, Dilara Koçak diyet listesi, Dilara Koçak yağ yakan tarifleri, İstanbul diyetisyen, İstanbul en iyi diyetisyenler, İstanbul diyet ve beslenme, İstanbul zayıflama, İstanbul diyetisyen listesi, diyet doktoru Dilara Koçak, diyetisyen doktoru Dilara Koçak, Dilara Koçak muayene ücreti, diyetisyen Dilara Koçak iletişim, diyetisyen Dilara Koçak telefon, diyetsyen Dilara Koçak adres, diyetisyen Dilara Koçak yorumları, diyetisyen Dilara Koçak ücreti, İstanbul diyetisyen Dilara Koçak, İstanbul beslenme ve diyetetik, Dilara Koçak tarifleri, İstanbul en iyi diyetisyen doktorları, Dilara Koçak İstanbulikipedi, Dilara Koçak diyet programı, eskişehir diyetisyen şenol yıldız ve İstanbul, diyetisyen Dilara Koçak Gerçek Diyetisyenler Sitesi, diyetisyen Dilara Koçak Gercekdiyetisyenler.com

Diyetisyen Dilara Koçak’tan kabızlığı çözen beslenme formülü!

Kabızlık durumu, bağırsak hareketlerinde zorluk, dışkı geçişinin ağrılı olması ve tuvalete çıkışın uzun süre olmaması durumu olarak adlandırılabilir. Dışkılama sayısı sağlıklı kişilerde farklılık göstermekle birlikte bir sayısı da yoktur…

barsak, bağırsak, sindirim, karın, kabızlık, kolon

Kabızlığın nedenleri

Kabızlık beslenme ile doğrudan ilişki içerisindedir. Yeterli sıvı tüketilmediğinde, posalı yiyeceklerden tüketilmediğinde, yeterli egzersiz yapılmadığında veya uzun süreli uygulanan yağsız diyetler sonucunda kabızlık problemiyle karşılaşmak olasıdır. Bunların dışında, kalın bağırsaklarda disfonksiyona bağlı olarak ya da bir başka hastalığın semptomu olarak kabızlık gelişebilmesi de mümkündür. Vücut suyunun %10 gibi bir oranda azalması kabızlığa yol açmak için yeterlidir. Bu nedenle özellikle yeterli sıvı alımı çok büyük önem taşımaktadır…

diyetisyen Dilara Koçak, diyetisyen Dilara Koçak kimdir, Dilara Koçak diyet listesi, Dilara Koçak yağ yakan tarifleri, İstanbul diyetisyen, İstanbul en iyi diyetisyenler, İstanbul diyet ve beslenme, İstanbul zayıflama, İstanbul diyetisyen listesi, diyet doktoru Dilara Koçak, diyetisyen doktoru Dilara Koçak, Dilara Koçak muayene ücreti, diyetisyen Dilara Koçak iletişim, diyetisyen Dilara Koçak telefon, diyetsyen Dilara Koçak adres, diyetisyen Dilara Koçak yorumları, diyetisyen Dilara Koçak ücreti, İstanbul diyetisyen Dilara Koçak, İstanbul beslenme ve diyetetik, Dilara Koçak tarifleri, İstanbul en iyi diyetisyen doktorları, Dilara Koçak İstanbulikipedi, Dilara Koçak diyet programı, eskişehir diyetisyen şenol yıldız ve İstanbul, diyetisyen Dilara Koçak Gerçek Diyetisyenler Sitesi, diyetisyen Dilara Koçak Gercekdiyetisyenler.com

Kabızlık sorunu nasıl çözülür?

Genellikle posadan zengin besinler (meyve, sebze, tam tahıllı ürünler) tüketmek, bol sıvı almak ve bol egzersiz yapmak sorunu çözebilmektedir. Bu nedenle lif miktarını artırın: Beyaz ekmek ve rafine tahıllar yerine tam tahıl ürünleri ile kurubaklagilleri kullanın. Yani pirinç yerine bulgur, tam buğday ekmeği gibi. Meyveleri soymadan tüketin. Elma, armut gibi meyveleri kabuklu tüketin, diyetteki lif miktarını artırın. Kabızlığınızın şiddetli olduğu dönemde elma, ayva ve muzdan uzak durun bunlar yerine, armut, karpuz, kavun tercih edin. Ancak kronik kabızlık yaşayan belirli bir grupta bulunmaktadır, bu gibi durumlarda mutlaka doktora ve beslenmenizi düzenlemesi için bir diyetisyene başvurmalısınız.

barsak, bağırsak, sindirim, karın, kabızlık, kolon

Kabızlık için marmelat tarifi

  • 1 kuru incir
  • 2 kuru kayısı
  • 2 kuru erik

Hepsi ince ince doğrayıp 1,5 çay bardağı suda haşlanıyor. Üzerine 1 tatlı kaşığı keten tohumu ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenip karıştırılıyor. Bu karışımı üçe bölüp her sabah 2 bardak su ile tüketebilirsiniz.

diyetisyen Dilara Koçak, diyetisyen Dilara Koçak kimdir, Dilara Koçak diyet listesi, Dilara Koçak yağ yakan tarifleri, İstanbul diyetisyen, İstanbul en iyi diyetisyenler, İstanbul diyet ve beslenme, İstanbul zayıflama, İstanbul diyetisyen listesi, diyet doktoru Dilara Koçak, diyetisyen doktoru Dilara Koçak, Dilara Koçak muayene ücreti, diyetisyen Dilara Koçak iletişim, diyetisyen Dilara Koçak telefon, diyetsyen Dilara Koçak adres, diyetisyen Dilara Koçak yorumları, diyetisyen Dilara Koçak ücreti, İstanbul diyetisyen Dilara Koçak, İstanbul beslenme ve diyetetik, Dilara Koçak tarifleri, İstanbul en iyi diyetisyen doktorları, Dilara Koçak İstanbulikipedi, Dilara Koçak diyet programı, eskişehir diyetisyen şenol yıldız ve İstanbul, diyetisyen Dilara Koçak Gerçek Diyetisyenler Sitesi, diyetisyen Dilara Koçak Gercekdiyetisyenler.com

Kabızlık için besin destekleri

Kabızlık genellikle zararsızdır, ama başka ciddi problemlerin işaretçisi veya nedeni de olabilir. Bu nedenle çözüme hemen ulaşmak için laksatif içerikli ilaçlar, sinameki içerikli bitki çayları ve lavman uygulaması, hekime danışılmadan kullanılmamalıdır çünkü bu ilaçların uzun süre kullanımı barsak tembelliğini oluşturabilir.

ishal

İshalin en hızlı tedavisi: “Beslenme”

Yüksek miktarda C vitamini ya da magnezyum içerikli besin tüketmek, içme suyunun kirli olması gibi birçok neden ishale neden olabiliyor.

barsak, bağırsak, sindirim, karın, kabızlık, kolon

Normal şartlarda hem gıda hem de sıvı tüketimi yapılmasından dolayı insan vücudunda yemek bol miktarda suyla karışır. Bu besinler kalın bağırsağa gitmeden önce çoğunlukla sıvı durumdadır. Kalın bağırsak normalde bu içeriğin suyunu emer ve katı hale getirir ancak ishal durumunda bu işlevini yerine getiremez. Bunun sonucunda da dışkı aşırı derecede sulu olur ve vücut su kaybetmeye başlar.

Alkol tüketiminin ardından ishal görülebilmektedir. Daha önce bahsettiğimiz gibi vücut dışkılanacak içeriğin katılaşması için suyunu emer. Ancak alkol su emme yeteneğini azaltır, hatta su salmalarına neden olabilir. Alkol kaynaklı ishalde alınan alkolün miktarı etkilidir. Aynı zamanda akşamdan kalma durumunun belirtilerinden biri de ishaldir.

mide fesadı, mide fesadı nedir, mide fesadı belirtileri, hangi gıdalar mide fesadı yapar, mide fesadını önleme, mide fesadına ne iyi gelir, mide fesatı

İshal nasıl tedavi edilir?

İshale yakalananlar, ishal nasıl geçer, sorusuna yanıt ararlar. İshal tedavisi sırasında vücudun kaybettiği suyu yeniden kazanmak önemlidir. İshalin her türlüsünde (dizanteri de dahil) en önemli unsur vücuttaki su oranının korunmasıdır. Ancak elektrolitle dengelenmeden bol su tüketilmesi elektrolit dengesizliğe neden olabilir. Bu su zehirlenmesi gibi ölümcül bir duruma yol açabilir.

Yine düzenli olarak sık ve küçük öğünlerle yemek yenmeli, vücuda besin takviye edilmelidir. Burada öğünleri yavaş tüketmek önemlidir.

iş yaşamında beslenme, işte diyet, ofis zayıflama

Havuç, pirinç lapası, elma, pirinç suyu, yoğurt, ayran, kahve, muz, zencefil çayı, patates çorbası, bal, elma sirkesi, böğürtlen, keçiboynuzu ve sade maden suyu gibi besinler tüketilmeli, yiyeceklerde yağ oranının düşük olmasına dikkat edilmelidir. İshal durumunda peynir, yağlı yiyecekler, lahana, diyet bisküviler, kepekli ekmek, çiğ sebzeler, çikolata ve kızartma tüketmemeniz gerekir. Dahası için beslenme ve diyet uzmanınıza danışınız.

FODMAP diyeti

FODMAP diyetini diyetisyene danışarak uygulayın!

Son zamanlarda düşük FODMAP diyeti ile hassas bağırsak sendromunda başarılı sonuçlar alınabiliyor.

barsak, bağırsak, sindirim, karın, kabızlık, kolon

Ancak bu diyetin diyetisyene danışılarak uygulanması gerekir.

barsak, bağırsak, sindirim, karın, kabızlık, kolon

Diyette; fruktoz (meyveler, bal, yüksek fruktoz içeren mısır şurubu), laktoz (süt ve süt ürünleri, peynir, yoğurt), fruktan (buğday, soğan, sarımsak), galaktan (mercimek, kuru fasulye, soya fasulyesi), poliol (tatlandırıcılar, kayısı, kiraz, avokado, şeftali, nektarin) kısıtlanır.

Sindirim, barsak, probiyotik

Bu besinler bağırsaktan su çeker, sindirilemez, bakteriler tarafından fermente edilirler. Gaz, karın şişliği, ağrı, spazmlara, dışkılama düzensizliklerine yol açabilirler.

diyetisyenler, beslenme uzmanları, diyet doktorları, beslenme ve diyet uzmanları

Düşük FODMAP diyetinin hassas bağırsak sendromu hastalığında yararlı etkileri görülmüştür.

barsak, bağırsak, sindirim, karın, kabızlık, kolon

“Hassas bağırsak sendromu”na karşı bu besinlerden kaçının!

Hassas bağırsak sendromunun tedavisinde diyet çok önemli yer tutar.

mezenter, sindirim sistemi, yeni organ, kabızlık, bağırsaklar, barsaklar

Bol lifli beslenilmesi ve oda sıcaklığında su tüketilmesi gerekirken alkol, kafeinli içecekler ve aşırı yağlı besinlerden uzak durulması çok önemli.

mezenter, sindirim sistemi, yeni organ, kabızlık, bağırsaklar, barsaklar

Toplumumuzda laktoz intoleransı oranı yaklaşık olarak %40’tır, bu nedenle süt ve süt ürünlerinin kesilip tedavi sonucunun değerlendirilmesi gerekir.

Sindirim, barsak, probiyotik

Aşırı yağlı, laktoz içeren içeceklerden kaçınılmalı, alkol tüketilmemeli.

Çölyak, arpa ve çölyak, buğday ve çölyak, çavdar ve çölyak, Çölyak hastalığı, Çölyak hastalığı nasıl bir rahatsızlıktır, Çölyak hastalığı nedir, çölyak ve bağışıklık sistemi, diyetisyen rümeysa çelik, gluten enteropatisi, gluten hassasiyeti, kalıcı intolerans, oto-immün sistem rahatsızlığı, oto-immün sistem rahatsızlığı nedir, proksimal ince barsak alerjisi, rümeysa çelik, villi, villus, willi, yulaf ve çölyak, Buğday, arpa, yulaf ve çavdar yerine pirinç, patates, nohut, mercimek, kestane, soya, fasulye, fındık, çölyak, celiak, çöyak hastalığı, çölyaklılar neleri yiyemez, çölyaksız gıdalar, glutensiz gıdalar, glutensiz besinler, çöyak diyeti, çölyak önerileri, çölyakta Karaağaç ve kavunağacı bitkisinin çaylar,

Arpa, yulaf, çavdar ve buğday içeren besinlerde bulunan glüten duyarlılığı varsa, glutensiz diyete geçilmelidir. Dahası için diyetisyeninize danışınız.

mezenter, sindirim sistemi, yeni organ, kabızlık, bağırsaklar, barsaklar

İnsan vücudunda yeni bir organ: “Mezenter” keşfedildi

Sindirim sisteminde gizlenmiş yeni bir organ keşfedildi. “Barsak askısı” ya da “mezenter” olarak isimlendirilen organın henüz işlevi ve yapısıyla ilgili detaylı bilgi elde edilemedi.

mezenter, sindirim sistemi, yeni organ, kabızlık, bağırsaklar, barsaklar

Yeni bulunan organın, daha önceleri insan vücudundaki parçalanmış yapıların bir arada durması sonucu meydana geldiği düşünülüyordu.

mezenter, sindirim sistemi, yeni organ, kabızlık, bağırsaklar, barsaklar

Ancak Lancet Gastroenteroloji ve Hepatoloji Dergisi’nde yayınlanan makalede, araştırmacıların mezenterin tek parçadan oluşan bir organ olduğu açıklandı.

mezenter, sindirim sistemi, yeni organ, kabızlık, bağırsaklar, barsaklar

Mezenter’le toplam organ sayısı 79’a çıktı

Mezenter, karın zarının ikiye katlanmışı, karın boşluğunu kaplayan ve her şeyi bir arada tutan yeni bir organ olarak tanımlanıyor. Bu yeni organ ile, insan organlarının toplam sayısı 79’a yükseldi.

Mezenteri ilk olarak 2012 yılında keşfeden İrlandalı bilim insanı J. Calvin Coffey, bu gelişmeyle birlikte 100 yıllık anatomi bilgisinin de yanlış olduğunun ortaya çıktığını belirtiyor. Coffey,

sindirim sistemi hastalıklarında beslenme

Mezenterin önceki kanı’nın aksine parçalanmış yapıların bir araya gelmesiyle oluşmadığını, tek parça ve sürekli bir yapı olduğunun ispatlandığına dikkat çekiyor.

mezenter, sindirim sistemi, yeni organ, kabızlık, bağırsaklar, barsaklar

Çalışmalar geçen yıl başladı

Bilim insanları 2016 yılında mezenterin varlığı üzerine çalışmalarını yoğunlaştırırken tıp öğrencileri de mezenteri yeni bir organ olarak öğrenmeye başlamıştı.

Yeni keşfedilen organın ne işe yaradığı henüz bilinmese de bilim dünyası bunu önemli bir gelişme olarak duyurdu. Yeni organın keşfini önemli bir gelişme olarak değerlendiren Coffey, bir sonraki aşamayı:

Mezenter organının fonksiyonlarını anlamak, olarak tanımlıyor.

Coffey, mezenterin fonksiyonlarının çözülmesi halinde anormal fonksiyonların ve hastalıklara dair yeni bilgilerin de keşfedilebileceğini belirtiyor.