DİYETİSYEN FATMA YILMAZ GERÇEK DİYETİSYENLER KRİLL YAĞI

Antarktika’dan gelen sağlık: “Krill yağı”

Krill, karidese benzeyen Antartika’da yayılım gösteren bir deniz canlısıdır.

Krillin yapısında bol miktarda omega 3 barındırır. Aynı zamanda antioksidan içeriği de yüksektir.  Peki neden krill yağındaki omega 3, balıktan elde edilen omega 3’ten farklıdır?

KRİLL YAĞI krill oil

Çünkü krill oildeki yağ asitleri fosfolipitler halinde depolanırken balıkta trigliserit halinde depolanmaktadır. Trigliserit yerine fosfolipit olarak depolanmasının farkı şudur: Fosfolipitler lipidlerin yararlılığını artırır ve DHA ve EPA emilimini kolaylaştırır.  EPA ve DHA’nın faydalarını kısaca sayacak olursak:

  • Beyin gelişimi açısından ve bilişsel davranışlar için elzemdir.
  • Sağlıklı hücre membranı oluşumuna yardımcı olur.
  • Kan damarlarının yapısının korunması ve kalp sağlığı için koruyucu etki gösterir.

KRİLL YAĞI krill oil

Krill yağının sağlığa yararları

  • Kan yağlarından LDL’nin düşmesini, HDL’nin yükselmesini sağlar. Ayrıca trigliserit düzeyinin düşmesine yardımcıdır.
  • Beynimizi yaşlanmaya karşı korur.
  • Bilişsel fonksiyonları güçlendirir.
  • Kolestrol düşürücü etkisinden dolayı kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucudur.
  • Eklem iltihaplarını azaltır.
  • Yapısındaki antioksidanlarla birçok hastalığa ve oksidatif strese karşı koruyucudur.
  • Depresyon, halsizlik ve bazı psikolojik hastalıklara karşı olumlu etkiler göstermektedir.
  • Cilt kırışıklıklarına karşı olumlu etkisinin yanı sıra cilt kanserine karşı koruyucudur.
  • Karaciğer yağlanmasına karşı koruyucudur.
  • Kandaki CRP düzeyini düşürücü etkisi vardır ve bu nedenle antiinflamatuardır.

KRİLL YAĞI krill oil

Krill yağında bulunan “astaksantin”in sağlığa yararları

  • Güçlü bir antioksidandır.
  • UV ışınlarına karşı koruyucudur.
  • Cilt kanserine karşı koruyucudur.
  • Antiinflamatuar etki gösterir hastalıklara karşı.
  • Diyabete karşı koruyucudur.
  • Kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucudur.
  • Hastalıklara karşı oluşan immün yanıtı artırır.
  • Beyin ve sinir sistemini serbest radikallere karşı korur.

KRİLL YAĞI krill oil

Krill yağının hiç zararı yok mu?

Krill Antartika’da yaşadığı için bünyesinde cıva birikimi söz konusu değildir. Bu nedenle tüketimi normal balık yağına göre daha güvenilirdir. Fakat deniz ürünlerine alerjisi olan kişiler dikkat etmelidirler. Ayrıca kanın pıhtılaşmasını geciktirici etkisi vardır diğer omega 3 içeren yağlarda olduğu gibi. Bu nedenle ameliyat öncesi ve bazı cerrahi işlemlerde dikkat edilmesi gerekmektedir.

KRİLL YAĞI krill oil

Krill yağının kullanım önerisi ne kadardır?

Bazı bilim adamlarına göre kullanım süresi 3 ay olmalıdır ve günlük alım dozu 500 mg – 3000 mg arasında olmalıdır.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen fatma yılmaz

trans yağ yoktur, trans yağ nedir

Trans yağ hakkında gerçekler

Yaşam şeklindeki pek çok gelişme, özellikle gelişmiş ülkelerdeki insanlarda bazı sağlık sorunlarını da beraberinde getirmiştir.

Bu sağlık sorunlarının başında kardiyovaskuler kalp hastalığı gelmekte ve pek çok gelişmiş ülkede en önemli ölüm nedeni olarak yer almaktadır. Bu sebeple kardiyovaskuler kalp hastalığına yakalanma riski faktörlerini kontrol altına alma, hastalığı önleme uygulamalarında başlıca unsurdur. Yağ alımı ile kanser arasındaki ilişki hala kanıtlanamamış olsa da; insan beslenmesinde kullanılan yağlar sağlık uzmanları ve halk tarafından her zaman merak konusu olmuştur. İnsan beslenmesinde kullanılan yağların sadece miktarı değil, özelliği de oldukça büyük bir önem arz etmektedir.

Son yıllarda yağların yapısı incelendiğinde sağlığa zararlı olduğu bilinen doymuş yağ asitlerinin yanı sıra trans yağ asitlerinin de sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsedilmektedir.

Trans yağ asitleri, çok eski çağlardan beri insan beslenmesinde yer almaktadır. Çünkü geviş getiren pek çok hayvanın süt ve etine ait yağında doğal olarak az miktarda da olsa bulunur. Trans izomeriye doğada çok ender olarak rastlanmaktadır. Fakat hidrojenasyon ve rafinasyon gibi bazı işlemler bu tip izomeroluşumuna neden olabilmektedir.

trans yağ asidi ile ilgili görsel sonucuGünümüzde, özellikle toplum sağlığının önemini kavrayan ülkelerde yapılan pek çok araştırma sonucunda, kısmi olarak hidrojenize edilmiş yemeklik margarin ve şorteningler, hazır yiyecekler(fast food, aburcubur vs.) ve unlu mamulleri gibi gıda maddelerinde yüksek miktarda bulunan trans yağ asitlerinin pek çok hastalığa neden oldukları farkına varılmaya başlanmıştır. Özellikle ticari olarak üretilen gıda maddelerinin dayanıklılığını oksidasyona karşı arttırmak amacı ile yüksek sıcaklık ve basınçta yağların kısmi hidrojenasyonu sonucu oluşan trans yağ asitlerinin sağlık üzerine etkileri araştırıldığı zaman, kalp sağlığına olumlu etkileri bulunan HDL( yüksek dansiteli lipoprotein) miktarını düşürdüğü, zararlı etkileri bulunan LDL (düşük dansiteli lipoprotein) miktarını yükselttiği saptanmıştır. Bunun yanı sıra, trans yağ asitlerinin kanser, obezite, alzeimer ve fetal gelişim bozukluğu konusundaki olumsuz etkileri de tartışılmaktadır.

trans yağ asidi ile ilgili görsel sonucuÖzellikle gelişmiş ülkelerde tüketilen yiyecek gruplarına bağlı olarak, günlük diyetteki oranı hayli fazla olan trans yağ asitlerinin miktarını düşürmek için FDA, FAO, WHO gibi sağlık örgütleri tüketicilere mümkün oldukça trans yağ asiti içeriği düşük gıdaları tercih etmeleri hakkında tavsiyelerde bulunmaktadır.

1990’lı yıllardan bu yana olumsuz etkileri araştırılan trans yağ asitlerinin alımında düşüş olduğu zaman koroner kalp hastalığından ölenlerin sayısının azaldığı görülmekte olup; özellikle Amerika’da koroner kalp hastalığından ölenlerin sayısında trans yağ asitlerinin etkisinin önemli düzeyde olduğu, yapılan araştırmalarda trans yağ asiti miktarının günlük enerji yüzdesinde % 2-4 oranında bir düşüşün koroner kalp hastalığı sebebi ile ölen yıllık 20 000 kişi sayısında %23 oranında (4600 kişi) bir azalma olduğu tespit edilmiştir.

11 Avrupa ülkesinde yağ aspiratları kullanılarak yapılan çalışmada kolorektal kanser oluş derecesiyle trans yağ asidi ile bağlantısı araştırılmıştır. Trans yağ asitleri ile kolorektal kanser oluş derecesi arasında güçlü bir bağlantı olduğu tespit edilmiştir. Yapılan çalışmalar özellikle orta yaş ve üzeri insanların hafızalarını kaybetmelerine sebep olan alzeimer hastalığı ile trans yağ asiti miktarı arasında pozitif bir ilişki olduğu, hatta trans yağ asitlerinin alzeimer hastalığını desteklediğini belirtmiştir. Trans yağ asiti alımındaki % 20 lik bir artış alzeimer olma riskini 4 kat arttırdığı öne sürülmüştür.

kalp damar ile ilgili görsel sonucuTrans yağ asitleri hangi besinlerde bulunur, sorusuna baktığımızda çok geniş yelpazede bir suçlu besin profili gözümüze çarpmaktadır. Tereyağı en önemli trans yağ asidi kaynağıdır. Ülkemizde tereyağları yaklaşık yüzde 8 civarında trans yağ asidi içerir. Dünyada hemen tüm ülkelerde etiketlerde hazır paket ürünlerin trans yağ asidinin yüzde 1’in altında olması ve trans yağ içermediğinin de belgelenmesi gerekmektedir. Bu kurala göre tereyağı ciddi tehlike saçan bir yağ çeşidi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun dışında hayvansal besinlerin görünen yağları da ciddi trans yağ asidi içerir. Mesela tavuğun derisi ve jelimsi olan yağları, kırmızı etin beyaz görünen yağ formu, balık derisi ciddi trans yağ asidi içermektedir.

Bunun dışında; yüksek yağ içeren hazır fırınlanmış besinlerde de yüksektir: hazır gofret, hazır kek, hazur kurabiyeler, krakerler gibi tüm karbonhidratlı yiyecekler. Sebzelerin, etlerin yağda kızartılması da trans yağ asitleri oluşumuna neden olur.

 Trans Yağlardan Kurtulmak ve Kalp Sağlığınızı Korumak için

  • Omega 3 içeriği bakımından zengin olan deniz ürünlerini, haftada en az 4 kere en az 150 gram yemeye özen gösterin.
  • Trans yağlar içeren hazır kurabiye, kek, kraker, gofret gibi besinleri hiç tüketmeyin.trans yağ asidi ile ilgili görsel sonucu
  • Tereyağından, hayvansal ürünlerin beyaz görünen yağlarından ve derilerinden uzak durun.
  • Tam tahıllı ekmek, bulgur, kepekli erişte ve kuskus tüketin.
  • Bol taze iyi yıkanmış mevsime uygun sebze ve meyve yiyin.
  • Besinleri kızartmaktan vazgeçin.
  • Kuru baklagiller ve kuruyemişleri haftanın 3 günü mutlaka günlük beslenmenize ekleyin.
  • Tuzu azaltın.
  • Porsiyonlarınızı küçültün.
  • Bunun için evinizdeki tabak, bardak ve kaşık ölçülerinizi kontrol edin
  • Daha az sıklıkta hazır veya fırında işlem görmüş tatlı yemeye özen gösterin.

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz: