ekmek zararlı mı, ekmek yararlı mı, diyette ekmek olur mu, ekmeği kesmek zayıflatır mı

Ekmek zararlı değildir!

Son zamanlarda sosyal medya ya da televizyon programlarında ekmeğe ilişkin sıklıkla bilimsel hiçbir yanı olmayan açıklamalar yer alıyor.

Ekmek zehirdir, gluten zararlıdır, gibi.

Ülkemiz iyi bir tarım ülkesidir ve yetiştirilen tarım ürünlerinin yüksek bir miktarını ise tahıl grubu olan buğday oluşturmaktadır. Yani geleneksel beslenme alışkanlığımızda ekmek yer almaktadır. Bunun dışında ekmeğin bilimsel olarak kanıtlanmış birçok faydası vardır. Bu faydaları belirtmeden önce glutenin ne olduğunu açıklayalım.

Gluten ekmek oluşumu için gereklidir ve buğday ununa su eklendiği zaman buğdaydaki proteinlerden glutelin ve prolaminin diğer ögelerle bir araya gelmesi ile oluşur. Bu oluşan gluten kompleksi %85 oranında protein içerir.

Ülkemizde ekmek tüketimi geleneksel olarak yer almasının yanı sıra gelir dağılımındaki adaletsizlikten dolayı düşük gelirli gruplarda daha çok tüketilmektedir. Ekmek özellikle B grubu vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum (Ca), demir (Fe), çinko (Zn) gibi minerallerden zengindir. Ancak un elde edilirken kepeği çok ayrıldığında bu vitamin ve mineraller ayrılır. Uzun süre bu şekilde beslenmek hastalıklara neden olabilir. Bu yüzden beslenmemizde tam tahıl veya çavdar ekmeğine daha çok yer vermeliyiz. Ülkemizde ekmekte eksik kalan besin ögelerini tamamlama yönünde politakalar geliştirilebilir.

Ekmek B grubu vitaminlerinden tiaminin ( B1) iyi bir kaynağıdır. Bu vitaminin eksikliğinde iştahsızlık, halsizlik ve sinirlilik meydana gelir. Bu durumda beslenmemizde ekmeği çıkardığımız zaman sinirli olmaya başlarız. Pirinçte ise tiamin az miktarda bulunmaktadır. Yani beslenmemizden ekmeği çıkarıp yerine pirinç tüketmek bizim tiamin eksikliğimizin devam etmesine neden olur.

Ekmek niasin (B3) vitamininden de zengindir. Niasin eksikliğinde de deride iltihap, sinirlilik oluşur. Mısır da niasinden eksiktir.

Ekmek çinkodan zengindir ve eksikliğinde büyüme gelişme geriliği ve iştahsızlık olur.

Tam tahıllı ekmekler iyi posa kaynağıdır. Posa bağırsak dostudur. Kabızlığı önler. Bağırsak ve kolon kanserlerini önler. Ayrıca tam tahıllı ekmekler kolesterolün yükselmesini önler ve kalp damar hastalığı riskini azaltır.

Bunun dışında ekmek tokluk hissini arttırır ve acıkma süresini uzatır. Yapılan bir araştırmaya göre yoğun şekilde çalışan işçilere ara öğünde ekmek ve meyve verildiğinde performanslarının arttığı gözlemlenmiştir.

Tüm bunlardan da anlaşıldığı üzere kişinin günlük enerji ihtiyacının uygun görüldüğü miktarda ekmek tüketmesi gerekmektedir. Beslenmenizde ekmek yemekten korkmayın!

Dyt. Gözde Bulat

malta eriği

Malta eriği

Malta eriği ülkemizde yaygın olarak yeni dünya ve muşmula olarak bilinmektedir. Malta eriğinin ana vatanı Çin’dir.

Ülkemizde ise yaygın olarak Akdeniz Bölgesi’nde yetiştirilmekle birlikte Ege ve Karadeniz Bölgeleri’nde de yetiştirilmektedir. Malta eriğinin en önemli özelliği erkenci meyve oluşudur. Çünkü ülkemiz coğrafik olarak ilkbahar da meyve yönünden fakirdir. Malta eriği, can eriği ve çağla ile aynı zamanda çıkmaktadır. Sulu, tatlı, hafif asidik ve güzel aromalıdır.

100 g malta eriğinin besin değeri

KALORİ (KCAL) 47
TOPLAM YAĞ 0.2 g
KOLESTEROL 0 mg
SODYUM 1 mg
POTASYUM 266 mg
KARBONHİDRAT 12 g
DİYET LİFİ 1.7 g
PROTEİN 0.4 g
A VİTAMİNİ 1.528 mg
KALSİYUM 16 mg
B6 VİTAMİNİ 0.1 mg
MAGNEZYUM 13 mg
C VİTAMİNİ 1 mg
DEMİR 0.3 mg

• Eti ve kabuğunun rengi, meyvenin A vitamini kaynağı karoten yönünden zengin olduğunu gösterir.
• B ve C vitaminleri; fosfor, potasyum ve kalsiyum gibi mineral maddeler ve şeker yönünden de zengindir.
• Malta eriği lif ve pektin yönünden zengin olması nedeni ile sindirim sisteminin dostudur.
• Antioksidan etkilere sahip flavonoidler sayesinde hücre hasarını önler.
• Kalp hastalıklarına karşı etkin bir koruma sağlar.
• Sakinleştirici etkisi vardır, vücudun susuzluğunu giderir, kusmayı durdurur.
• Göz ve cilt sağlığı için çok faydası olan bir meyvedir.
• Malta eriğinin bitki çayı şeklinde demlenen yaprakları iyi bir ishal kesicidir.
• Diyet yapanlarında beslenme programlarına dahil edebileceği malta eriği, yüksek lif oranı ile kilo verme sürecine destek veren meyvelerdendir.

Sağlığımız için sebze ve meyveleri mevsiminde taze olarak tüketmeliyiz. O zaman mayıs ayının ilk günlerini yaşadığımız ve malta eriğinin pazar tezgahlarını süslediği şu günler de malta eriğini ara öğün olarak tüketebiliriz. Yanında bir kase yoğurt ya da 1 ince dilim ekmek ve 1 orta dilim beyaz peynirle harika bir ara öğün olur…

diyetisyen gözde bulat- gerçek diyetisyenlerDyt. Gözde BULAT

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • Polatlı
diyetisyen gözde bulat kurum diyetisyenliği

5 maddede: “Kurum diyetisyenliği”

Diyetisyenlerin birçok çalışma alanı vardır. Bunlardan biri de kurum diyetisyenliğidir.

1⃣Kurum diyetisyenliği nedir?

Önce Kurum Diyetisyenliği kavramını açıklayalım. Toplu beslenme hizmetleri veren kurumlarda görev yapan diyetisyenlerdir. Genelde çok bilenen ve tercih edilen bir alan değildir. Bu yüzden başka meslek dallarından insanların sık sık bu alanda çalıştığı görülmektedir. Bu çalışma alanı da diğer alanlar kadar önemlidir. Çünkü mutfaklar hazırlanan yemeklerin hazırlanma esnasında yapılacak en küçük hata kitleleri önemli ölçüde etkilemektedir.

2⃣Neler gerekli?

Öncelikte çalıştığımız yer yani mutfak uygun koşullara sahip olmalıdır. Buharlı kazanlar, yer ocakları, islim tavalar, kazanlar ve daha nice malzemeler istenilen kalite de olmalıdır. Mutfağın dışarıya açılan kapıları hijyene uygun olmalıdır.

3⃣ Personel

Sonrasında kalifiye personel çok önemlidir. Çünkü personel ne kadar tecrübeli ise ortaya çıkan iş o derece iyi olur. Personelin verilen eğitime açık olması da diğer önemli bir konudur. Çünkü belli bir kitleye yemek hizmeti yapıldığı için en önemli konu hijyendir ve personele sık sık hijyen eğitimi verilmelidir. Verilen bu eğitim personele olumlu bir şekilde yansıyor ise bu başarıya ulaşıldığının bir göstergesidir. Mesala personel çalışırken bone, kolluk, maske, eldiven kullanıyor ise bu eğitimin ilk adımın başarısıdır.

Personel yeşil saplı bıçakları sebze doğramada, sarı saplı bıçakları tavuk doğramada, kırmızı saplı bıçakları et doğramada kullanıyor ise bu da eğitimin diğer başarılarıdır.

Diğer bir yandan ise temizlik görevlileri zeminin kuru kalmasını sağlıyor ise bunlar önemli başarılardır. Sonraki aşama da ise hizmet verilen grubun özelliğine göre bir menü yazmak gelir.

4⃣Menü planı

Menü yazmak diyetisyen ile şef aşçının koordine çalışması ile ortaya çıkar. Menü de dikkat edilecek ile konu bira önce de belirttiğim gibi hizmet verilen grubun özelliğidir. Demek istediği yaşlıya, işçiye, çocuğa farklı özellikte menü hazırlanır. Hazırlanan menü de 1., 2., 3. kap yemekler birbirine uygun bir şekilde belirlenmelidir.

  • 1. kap dediğimiz grubu et, balık, tavuk, yumurta gurubunu oluşturur.
  • 2. kap dediğimiz grubu çorbalar, pilavlar, makarnalar, zeytinyağlı yemekler oluşturur.
  • 3. kap ise meyveler, salatalar, yoğurt, ayran, cacık türü yiyecekler oluşturur.

5⃣Şartnameler

Hazırlanan menünün kalitesini hizmet verilen grubun olumlu sonuçları gösterir. Yemeklerin dökülmemesi en önemli göstergedir. Bu çalışma alanının diğer bir işi de uygun kalite de malzemenin depoya girmesini sağlamaktır. Bunun için uygun teknik şartnameler hazırlanır. Sonrasında buna uygun et, tavuk, balık, sebze, meyve alınmalıdır. Eğer uygun kalite de değil ise ürünlerin depoya girmesine kesinlikle müdahale edilmemelidir. Depodan giren-çıkan ürünler için depo sorumlusu ile uyumlu bir çalışma içinde olunmalıdır.

Sağlıklı bir menü ve sağlıklı bir hizmet için bu alana çok fazla diyetisyen ihtiyacı vardır.