Karpuz tüketirken nelere dikkat etmeli?

Karpuzun sağlığa yararları saymakla bitmiyor. Bir porsiyonu 50 – 60 Kcal olan karpuz yazın hem serinlik veriyor hem de tatlı gereksinimini karşılıyor lakin karpuzun alınması gereken miktarı birey cinsiyetine, hareketine, sağlık durumuna, boy ve kilosuna göre değişmeli. Diyet ve Beslenme Uzmanı Serap Güzel karpuz tüketirken dikkat edilmesi gerekenleri ve karpuzun faydalarını anlattı.

Miktar kişiye göre değişir

1 porsiyonu 200 g olan karpuzun 50 – 60 Kcal’dir. Yazın hem hafif hem de sağlıklı bir yemek için karpuz gün içinde öğünlere eklenebilir. Ama karpuz da her meyve gibi fruktoz (meyve şekeri) içerir ve kalorisi vardır. Kişinin tüketeceği karpuz miktarı alması gereken kaloriye göre değişir. Alınması gereken kalori de kişinin cinsiyetine, hareketine, sağlık durumuna, boy ve kilosuna göre değişir. Günde ortalama 2-3 porsiyon karpuz tüketilebilir ama bu miktar kişiye göre değişir.

Şeker hastaları ölçülü tüketmeli

Karpuzu herkes tüketebilir. Karpuzun sıvı içeriği yüksek olduğu için sıvı kısıtlaması olan böbrek hastalarının dikkat ederek tüketmeleri gerekebilir. Şeker hastaları karpuz tüketebilir ama porsiyona dikkat etmelidir. Çünkü meyve şekeri kan şekerini yükseltir ve miktarı fazla olursa kan şekerinde istenmeyen yükselmelere neden olur. Diyabetli kişiler karpuz tüketecekleri zaman porsiyona dikkat etmeli 1 öğünde 1 porsiyondan fazla tüketmemelidir.

Yararları saymakla bitmiyor

  • Günlük meyve ihtiyacını karşılar.
  • Lif içerdiği için bağırsakları çalıştırır.
  • Su içerdiği için günlük tüketmemiz gereken sıvı ihtiyacını karşılar.
  • Kırmızı meyvelerde antosiyanin ve likopen yüksektir ve bunlar kalp hastalıkları, kalp krizi ve bazı kanser türlerine (özellikle prostat) karşı koruyucudur.
  • C vitamini ve folik asit yüksektir. C vitamini hastalıklara karşı koruyucu en iyi antioksidan vitaminlerden biridir.
  • Kırmızı meyveler inflamasyonu azaltır ve antioksidan özelliklere sahip bazı flavonoidler içerir. Karpuzun bu nedenle hastalıklara karşı koruyucu ve bağışıklığı güçlendirici etkisi vardır.
Gıda Gündemi
http://www.gidagundemi.com/beslenme-ve-saglik/beslenme/kirmizi-meyveler-neden-tercih-edilmeli-h17642.html
diyabet obezite flavonoidler fatma yılmaz diyetisyen

Flavonoidlerin “Diabetes mellitus” ve “Obezite”ye etkileri

Besinlerle aldığımız biyo-aktif bileşikler sindirim sisteminde bazı enzimleri inhibe etme, termojenezi artırma, adipoz farklılığını önleme, lipit metabolimasını artırma, iştahı azaltma gibi etkilerle ağırlık kontrolünde etkili olup obeziteye karşı yaklaşım olarak geliştirilmektedir.

şişmanlık ve obezite

Bazı besinlerin obeziteyle olan ilişkileri

  • Pankreatik lipaz aktivitesinin inhibisyonu:  Kitosan, levan, mate çayı, oolong çayı, yasemin çayı, yeşil çay
  • Termojenezi artırma: Turunç, soya fasulyesi
  • Adiposit farklılığı önleme: Zerdeçal, kırmızı biber, muz yaprağı, sarımsak, keten tohumu, siyah soya
  • Lipit metabolizmasını artırma: Bitki çayları, tarçın
  • İştahı azaltma: Çam fıstığı, nar yaprağı, gingseng

mate çayı zayıflatır mı, mate kilo verdirir mi

Polifenoller lipit ve nişasta sindiriminde yer alan lipaz, proteaz ve glikosidaz gibi enzimleri inhibe ederek besinlerin emilimi azalttığı yapılan çalışmalarda bildirilmiştir. Bu durum da enerji alımı ve kan glikozunun kontrolü üzerine olumlu etkiler göstermektedir.

Flavonlar, flavonoller, tanen ve kalkon gibi birçok polifenol bileşeni pankreatik lipaz üzerine inhibisyon etkisi gösterir. Meyve, sebze ve özellikle kırmızı şarap ve çay gibi besinler tripsin, amilaz, lipaz gibi sindirim enzimlerine inhibitör etki göstererek lipit emilimini azaltarak plazma trigliserit düzeyinin azalmasına yardımcı olurlar. Elmada bulunan klorojenik asit, kateşin, epikateşin, rutin ve prosiyanidinler pankreatik lipaz aktivitesini inhibe ettiği bildirilmiştir.

fitokimyasallar

Çay polifenollerinden kateşin, epigallokateşin, epigallokateşin gallat ve epikateşin; alfa amilaz, pepsin, tripsin, ve lipaz üzerine inhibitör etki göstermektedir. Üzüm çekirdeği ekstratı da fitokimyasallar açısından zengin olup pankreatik lipaz ve lipoprotein lipaz üzerine inhibitör etki ederek yağ emilimini azaltır ve adipoz dokuda birikmesini azaltır.

Böğürtlen içerdiği antosiyanin ve ellagitanin gibi bileşenlerle postprandiyal hiperglisemi üzerine azaltıcı etki göstermektedir. Aynı zamanda pankreatik lipaz üzerine de inhibisyon etkisi gözlenmiştir. Saponinler birçok sebzenin kök ve rizomlarında bulunan bir fitokimyasaldır. Bu fitokimyasallar pankreatik lipazı inhibe ederek obezite ve bununla ilişkili hastalıkların tedavisinde etkilidir.

ginseng, cinsenk, cinsellik hapı
Ginseng ve kapsülü

Gingseng yapraklarının saponinlerce zengin taraflarından elde edilen maddeler in vitro çalışmalarda pankreatik lipaz üzerine inhibe edici etki göstermiştir. Japon atkestanesi ve Avrupa atkestanesi çekirdeklerinde yer alan triterpenler antidiyabetik ve anti obezite etkisi gösterir.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen fatma yılmaz

flavonoidler, fatma yılmaz

Flavonoidlerin “kardiyovasküler hastalıklar ve kan lipidleri”ne etkileri

Ateroskleroz için risk faktörleri arasında hiperlipidemi ve oksidatif stres başta gelir.

Polifenollerin de bu mekanizma üzerine etkinliği çalışmalarla bildirilmiştir. Çalışmalarda myokard infarktüsü ve iskemik kalp hastalığına neden olan trombozis oluşumuna bitkisel fenolik bileşiklerin etkili olduğu saptanmıştır.

Kersetin ise kapiller geçirgenliği artırarak ve platelet kümeleşmeyi engelleyerek kardiyovasküler hastalıklara karşı etkilidir.  Besinlerle kuarsetin, miristein, kaempferol ve luteolin alımının artmasıyla plazmada total kolestrol ve LDL-K seviyelerinin düştüğü ve koroner mortalitede azalma gözlenmiştir.

Çay, çikolata ve kırmız şarap polifenol açısından zengindir ve antioksidan özellik göstererek kanser ve koroner kalp hastalıkları üzerine etkilidir. Yeşil çay, anjiyogenezisi engeller ve kolestrolü düşürür. Gastrointestinal sistemde lipidleri absorbe ederek kardiyovasküler hastalıklar üzerine etkilidir. Siyah çay ise koroner arter hastalıklarında endotel disfonksiyonunu önler.

kırmızı üzüm

Kırmızı üzümün kabuğunda antioksidan özellikte polifenoller yer almaktadır. Şarap içmek istemeyen bireyler üzüm suyu içtiğinde de aynı etkiyi elde ettikleri çalışmalarla ispatlanmıştır. Üzüm suyu tüketildiğinde trombosit agregasyonu da azalmaktadır. Kırmızı şarapta, beyaz şaraba göre 20 – 50 kat daha fazla polifenol bulunmaktadır. Bu polifenol bileşikleri LDL-K oksidasyonunu önlemektedir. Soya, kardiyovasküler hastalıkların önlenmesi ve serum kolestrolünün düşürülmesi üzerine etkilidir.

Bir çalışmada çay tüketimi arttıkça serum kolestrol düzeyinde azalma olduğu ve sistolik kan basıncıyla arasında negatif korelasyon olduğu olduğu belirtilmiştir.

Nar suyunda bulunan delfinidin, siyanidin, pelargonidin gibi antosiyaninlerle pinikalin, ellagatin ve allagik asit yüksek antioksidan kapasite içerir ve bileşimindeki bu maddelerden damar hasarını engeller.

Cevizin kardiyovasaküler hastalıklara olan olumlu etkisi ise içeriğindeki protosiyanidinlerden kaynaklanmaktadır.

ceviz diyet kalori

Hipertansiyonla flovonoid ilişkisi arasında yapılan sayısız çalışmada olumlu etki gösterdiği ispatlanmıştır. Hipertansiyonun majör riski olan inmeye (stroke) karşı sebze, meyve ve çay tüketiminin koruyucu etki sağladığı ifade edilmiştir.

Flavonoid içeriği yüksek besinler tüketen bireylerin hipertansiyon oranının düştüğü görülmüştür. Yapılan bir çalışmada günde 120 ml yeşil veya oolong çayını en az bir yıl boyunca tüketen bireylerde hipertansiyon riski önemli düzeylerde azaldığı bildirilmiştir.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen fatma yılmaz

Flavonoidlerin kanser üzerine etkileri

Meyve ve sebze tüketmeyen bireylerde, tüketen bireylere göre kanser görülme riski iki kat daha fazladır…

Flavonoidlerin sağlığa etkileri – I

Özellikle akciğer, özefagus, ağız boşluğu, pankreas, mide, kolon, rektum, mesane ve larinks kanserine karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır. Bu hastalıkları önlemek için günde 5 porsiyon renkli sebze ve meyve tüketilmelidir.

Domateste bulunan likopen, A vitamini benzeri madde olup prostat, meme, sindirim sistemi, mesane, deri ve serviks kanserine karşı etkilidir ve bu etkisini antioksidan özelliğiyle yapmaktadır. Brokoli, karnabahar ve lahana gibi besinler de kansere karşı etkilidir. Bu etkiyi içerdikleri glukozinatlarla göstermektedir.

gmo, GDO, Genetiği değiştirilmiş organizma (1)

İndol, izosiyonat ve sulforan gibi fitokimyasallar ise DNA hasarını önleyen ve östrojen benzeri hormonların etkinliğini arttıran yapılardır. Sarımsak ise yıllardır tıbbi amaçlı kullanılmaktadır. Etkisini yapısındaki allisin, allik sülfitler gibi organosülfür bileşikleri ile sağlamaktadır. Soğanda da bulunan allik sülfitler immün sistemi güçlendirir, karsinojen maddelerin atımını sağlar, tümör hücrelerinin oluşumunu baskılayan enzim sistemlerini uyarır.

bağışıklık sistemi immün sistem hiv aids
Flavonoidlerin büyük bir kısmı glutatyon-S-transferaz (GST) aktive ederek mutajenik etkiye sahip ksenobiyotikleri detoksifiye eder.  Östrojen gibi davranan bitkisel kimyasallara fitoöstrojen denilir ve bu fitoöstrojenler hormon bağımlı meme, hipospadias, testis ve prostat kanserleri üzerine etkilidir. Fitoöstrojen kaynağı olarak en başta soya ve ürünleri gelir ve etkisini fitosteroller, saponinler, fenolik asit, fitik asit, izoflavonlar, genistein ve diadzein gibi yapılarla gösterir.  Siyah çay tüketiminin kanser üzerine etkisi üzerine de araştırılmalar yürütülmektedir.

Antioksidant,B6 vitamini,bağışıklık hüreleri,bağışıklık sistemi,besin çeşitliliği,Çinko,folik asit,yeşil yapraklı sebzeler, Diyetisyen Sibel Mumcu, Diyetisyen Sibel Mumcu kimdir, Diyetisyen Sibel Mumcu yazıları, Diyetisyen Sibel Mumcu bağışıklık sistemi, gıda hattı, gıda gündemi, bağışıklığı yükselten besinler, bağışıklığa iyi gelen gıdalar,

İn vitro çalışmalarda çayın yapısında bulunan epigallokateşin-3-gallo (EGCG) ve theaflavin kanser hücrelerinin büyümesini ve çoğalmasını engeller ankanserlerik insan çalışmalarında bu koruyuculuk henüz netleşmemiştir. Yeşil çay tüketimiyle ilgili yapılan çalışmalarda boğaz, prostat ve göğüs kanserlerine karşı koruyucu etki gösterdiği belirtilmiştir.

Ağız  kanserleri

Yeşil Çay 6 ay uygulamadan sonra lezyonlarda %37.9 kısmi azalma…

Yemek Borusu kanserleri

Yeşil ve siyah çay etkisiz…

Mide kanserleri

Yeşil ve Siyah Çay Günde 7 finkanserlerin veya daha fazla yeşil çay tüketenlerde kanser riskinde %31’e varan azalma…

fitokimyasallar yazı dizisi

Pankreas kanserleri

Yeşil Çay 200 g/ay’a kadar tüketen erkeklerde kanser riskinde % 12, kadınlarda %53; 200 g/ay’dan fazla tüketen erkeklerde % 43, kadınlarda % 47 azalma…

Kolerektal kanserler

Siyah Çay Günde 2 veya daha fazla finkanserlerin çay tüketenlerde kolon kanser riskinde % 4, rektum kanseri riskinde % 44, kolorektumda % 21 azalma…

Deri kanserleri

Siyah Çay Farelerle yapılan çalışmada, çay+UV ışın uygulanan grupta su+UV ışın verilen gruba göre % 30–42 daha az karetoakantoma ve % 26-33’den daha az squamus deri tümörü…

Akciğer kanserleri

Siyah Çay Farelerle yapılan çalışmada, 4-tilnitrozamin–1(3-piridil)1-bütanon uygulanan grupta su+4–metilnitrozamin–1–(3–piridil)–1–bütanon uygulanan gruba göre tümör oluşumunda % 24 azalma, mevcut tümör boyutlarında % 38 küçülme…

Prostat kanserleri

Yeşil ve Siyah Çay 2 finkanserlerin/gün’den çok çay tüketenlerde kanser riskinde % 30 azalma
Mesane Yeşil Çay Kadınlarda kanser riskinde % 50 azalma…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen fatma yılmaz