lavanta, lavanta yağı, fitoterapi lavanta (3)

Lavanta yağı ağrıları dindiriyor!

Lavanta yağının faydalarının saymakla bitmeyeceğini aktaran Bezmialem Vakıf Üniversitesi Fitoterapi Merkezi Müdürü ve Aromaterapi Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Murat Kartal:

Lavanta yağı çok iyi bir yara iyi edici, çok iyi bir yanık tedavi edici… Başınız ağrıdığında şakaklarınıza birkaç damla yağ ile masaj yaparsanız baş ağrınıza iyi gelir. Sırt ağrısı için lavanta yağını, Hindistan cevizi yağıyla karıştırıp bir krem gibi sürebilirsiniz. Lavanta yağının bir diğer önemli özelliği uykusuzluğa iyi gelmesi. Bugün Avrupa’da lavanta yağı içeren kapsüller satılıyor. Türkiye’de organik lavanta yağı içeren kapsüller satılıyor. Uykusuzluk çekenler, lavanta yağı aldığında uyku kalitesi artıyor. Yine orta derece depresyonda lavanta kullanılan bir ürün. Kapsül kullanmak istemeyenler 3 damla lavanta yağını bir içeceğinize ekleyebilirsiniz. Lavanta çiçeklerinden çay da demlenebilir. Lavantanın sakinleştirici etkisi var. Sinirli olduğunuz zaman giysinizin yakasına birkaç damla lavanta yağı damlatıp bir rahatlık sağlayabilirsiniz. Lavantanın aynı zamanda böcek ve sinek kovucu etkisi var.

Türkiye’nin tıbbi ve aromatik bitkiler açısından zengin bir ülke olduğunu da dile getiren Kartal, bu zenginliğin ekonomiye kazandırılması için çalışmalar yapılması gerektiğini kaydetti.

Panelin ardından Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Adnan Tülek ve Edirne Tanıtım ve Turizm Derneği Bülent Bacıoğlu, Kartal’a hediye takdim etti.

AA
https://www.aa.com.tr/tr/saglik/uykusuzluk-depresyon-agri-ve-yaranin-ilaci-lavanta-/1503320

lavanta, lavanta yağı, fitoterapi lavanta (3)

Aromaterapinin başlangıcı lavantayla olmuştur

Pembe gençliği, mor dinginliği temsil eder. Lavantanın rengi, kokusu ve yağıyla önemli bir bitki olduğunu vurgulayan Bezmialem Vakıf Üniversitesi Fitoterapi Merkezi Müdürü ve Aromaterapi Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Murat Kartal:

Pembe renk gençliği temsil ederken mor renk, olgunluk, dinginlik ve huzuru temsil ediyor. Aromaterapinin başlangıcı lavantayla olmuştur. 1910 yılında Fransız bir kimyacının laboratuvarında patlama olmuş ve eli ciddi şekilde yaralanmıştır. Elini lavanta yağının içine sokarak tedavi eden bu kimyager hızlı bir iyileşme görünce lavanta yağı başta olmak üzere diğer uçucu yağlar üzerine çalışmalar yapmaya başlamıştır. Aromaterapinin başlangıcı lavantaya dayanıyor.

AA
https://www.aa.com.tr/tr/saglik/uykusuzluk-depresyon-agri-ve-yaranin-ilaci-lavanta-/1503320

lavanta, lavanta yağı, fitoterapi lavanta (3)

Edirne II. “Lavanta Günleri” düzenlendi

2. Edirne Lavanta Günleri etkinlikleri kapsamında Lavantanın Faydaları konulu panel düzenlendi.

Enstitünün Karaağaç‘ta bulunan lavanta deneme tarlasında gerçekleşen panelde konuşan Bezmialem Vakıf Üniversitesi Fitoterapi Merkezi Müdürü ve Aromaterapi Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Murat Kartal, dünya genelinde doğal ve bitkisel ürünlere ilginin arttığını söyledi.

Doğal ve bitkisel ürünlerin sağlıklı yaşama önemli katkılar sunduğunu belirten Prof. Dr. Kartal, “Hastalıkların artmasının sebepleri arasında hem doğal beslenmemek hem de endüstrileşmiş gıdaları yoğun kullanmak var. Sentetik ürünlerin sunduklarını doğada bulmak mümkün. Bizim genetiğimize uygun olan şey doğal ürünlerdir.” dedi.

Kartal, aromatik bir bitki olan lavantanın birçok faydası olduğunu ve aromaterapi uygulamalarının lavantayla başladığını ifade etti.

AA
https://www.aa.com.tr/tr/saglik/uykusuzluk-depresyon-agri-ve-yaranin-ilaci-lavanta-/1503320
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca

2. Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi yapıldı!

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü iş birliğiyle düzenlenen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın Onursal Başkanı olduğu 2. Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresinin açılışında, katılımcılara hitap etti.

Tarih boyunca tüm kültürlerin, dinlerin bu sorumluluk bilincini taşıdığını aktaran Koca, insanoğlunun yeryüzünde var olmasından bu yana her dönemin imkanları, birikimleri ve deneyimleri doğrultusunda şekillenen bir şifa, tıp anlayışının olduğunu ifade etti.

Koca, hemen her toplumun geleneklerinde hastalıklarla mücadeleye ilişkin uygulamalar bulunduğunu, bunların bir kısmının günümüzün bilimsel paradigması içinde kanıta dayalı olabildiğini ancak önemli bir kısmının da yıllar boyunca yapılan deneme ve gözleme dayalı olarak varlığını sürdürdüğünü bildirdi.

Dünya Sağlık Örgütü’nün geleneksel tıbbı, “fiziksel ve ruhsal hastalıklardan korunma, bunlara tanı koyma, iyileştirme veya tedavi etmenin yanında sağlığın iyi sürdürülmesinde de kullanılan, farklı kültürlere özgü teori, inanç ve tecrübelere dayalı bilgi, beceri ve uygulamaların bütünü” olarak tanımladığını belirten Koca, şunları kaydetti:

Önceleri kapalı toplumların kendi etki alanında sınırlı kalan ve Ortodoks tıbbı tarafından dışlanan geleneksel tıp, 1990’lardan sonra gelişmiş ülkeler dahil tüm dünyada sağlık sistemleri içinde yer bulmaya başlamıştır. Dünya Sağlık Örgütü tahminine göre, bugün dünyada insanların yüzde 70 ila 80’i tamamlayıcı tıbbın bir şekline başvurmaktadır. Son 10-15 yıldır geleneksel ve tamamlayıcı tıp ile modern Batı tıbbının bir arada kullanılmaya başlandığı entegre tıp uygulamaları, Batı ülkelerinde yer bulmaya başlamıştır. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2014-2023 GETAT stratejisinde, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının modern tıp uygulamalarına entegrasyonu ön plana çıkmaktadır. Gelenekten kaynak alarak, güvenliği ve etkinliği kanıtlanmış uygulamaları bilimin ışığında insanlığın hizmetine sunmayı hedefleyen entegratif tıp anlayışı gittikçe yaygınlaşmaktadır.

Hekimlerimizin bu alana sahip çıkması istismarları önleyecektir

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’de önceleri tıp camiasının bilgisi ve kontrolü dışında tutulan geleneksel yaklaşımlara ilişkin hususların, 2011’de yapılan yasal düzenlemeyle Bakanlığın kontrol ve denetimine bırakıldığını hatırlatarak, bu sorumluluğa binaen, 2014’te Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliğini yayımladıklarını ifade etti.

GETAT uygulamalarının sağlam kanıtlar üzerine oturması, klinik ve laboratuvar çalışmaları yapılarak doğru ve verimli bir şekilde uygulanabilmesi ve bu alanda yapılacak akademik çalışmaların önünün açılması için Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamalarında Klinik Araştırmalar Yönetmeliğini de hazırlayarak mart ayında yayımladıklarını anlatan Bakan Koca,

Mevcut mevzuat çerçevesinde, geleneksel tıp uygulamalarında Türkiye’de sadece standart eğitimleri almış olan hekimler yetkilendirilmektedir. Akupunktur, apiterapi, fitoterapi, kupa terapisi, hirudoterapi (Sülük tedavisi), osteopati, kayropraksi, refleksoloji, ozon terapi, mezoterapi, maggotterapi (Larva tedavisi), müzik terapi, homeopati, hipnoz ve proloterapi olmak üzere 15 başlık üzerinde eğitim verilmektedir, dedi.

Bakan Koca, şöyle devam etti:

Bugün itibarıyla ülkemizde 56 üniversite hastanemizde öncelikle Ar-Ge ve eğitim faaliyetleri yapmak üzere GETAT uygulama merkezleri açılmıştır. 3 bin 350 hekime bu üniversitelerimizde GETAT uygulama sertifikası verilmiştir. Yine ülkemizin dört bir yanında 60 tanesi devlet hastanesi olmak üzere, özel sağlık kuruluşları ile birlikte toplamda 910 GETAT ünitesine açılış izni verilmiştir. GETAT alanında mevzuat geliştirme, eğitim ve yetkilendirme dışında görev yapan hekimlerimizin bilgi ve tecrübe paylaşımına da zemin hazırlamak istiyoruz. Bu amaçla destek verdiğimiz kongremizin bu yılki ana teması kronik hastalıklarda GETAT uygulamalarıdır. Kongrede, sadece hastalıkların tedavisi değil, hastalıklardan korunmak ve sağlıklı yaşamak için de ihtiyaç duyduğumuz yaklaşımların, bilimsel çalışmalarla harmanlanarak günümüze taşıma sorumluluğuyla ele alınacağına inanıyorum. Temel insan hakkı olan sağlık hizmetine adanmış olarak sağlıklı bir toplum hedefimize odaklanmış güzide bir mesleğin mensupları olan hekimlerimizin bu alana sahip çıkması, geleneksel yöntemlerin istismar amacı olmasını önleyecektir.

Tıpta öncelikli prensip zarar vermemek

Fahrettin Koca, tıpta öncelikli prensibin, zarar vermemek olduğunu belirterek, bu yaklaşımla kontrolsüz, ehil olmayan, tıp eğitimi almamış ellerde yapılan uygulamaları ortadan kaldırmayı amaçladıklarını dile getirdi.

İnsanın, ruhu, bedeni, duygu ve inanç dünyasıyla bir bütün olduğuna işaret eden Koca,

Ardında yatan sebep her ne olursa olsun, hastada bu bütünlüğün kırılganlığı doruk yapmaktadır. Bu yüzden empatiyle hastaya yaklaşabilmek üstün meziyetler gerektirmektedir. Ne yazık ki salt tıbbi bilgiyle donatılmış ve bunu klinik becerisiyle zenginleştirmiş bir doktor modeli, bir bütün olarak algılanması gereken insana gereken hizmeti vermekte yetersiz kalmaktadır. Her bilgili ve becerikli doktor, aynı zamanda hikmet sahibi hazık, yani işinin ehli, mahir bir hekim olamamaktadır. Hekim, insan bedenine teknik bilgi çerçevesinden bakmanın ötesinde, varlık, düşünce ve hareketi bünyesinde toplayan, insan bilmecesini çözmeye talip bir bilge olmalıdır, şeklinde konuştu.

Bakan Koca, tıbbın insan odaklı bir bilim, hekimliğin de insanlığa adanmış bir sanat olduğu gerçeğinin göz ardı edilemeyeceğini vurgulayarak, mesleğin insani yönünün ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti.

Sağlık talebine muhtaç olan insanın beklentisinin tüm bilimsel ve teknolojik desteklerden önce kendine güven veren bir güler yüz olduğunu dile getiren Koca, sözlerini şöyle tamamladı:

İnsan sağlığını görev olarak üstlenmiş olanlar, aynı zamanda aciliyeti gözeten, muhtaç olanı önceleyen, ihtiyacı olana hakkını veren ve asla zarar vermemeyi ilke edinen bir ahlak anlayışına sahip olmak zorundadır. Bu ahlak anlayışı, hürmet etmeyi, hizmet etmeyi ve merhamet etmeyi prensip edinmiştir ve ancak tartışmasız bir insan sevgisiyle varlığını sürdürebilir. Nihai vizyonumuz, tüm toplum olarak sağlıklı hayat tarzının benimsendiği, herkesin sağlık hakkının korunduğu, ihtiyaç halindeki herkesin vaktinde ve kaliteli sağlık hizmetine kolayca erişebildiği bir Türkiye’ye sahip olmaktır. Bilimin aydınlatıcılığından sapmadan, kadim kültür birikimimiz de dahil, tüm kaynaklarımızı harekete geçirerek ve tüm araçlarımızı bu alanda seferber ederek böyle bir amaca ulaşabiliriz. Kongrenin bu misyonumuza katkı vermesini temenni ediyor ve umuyorum.

AA
https://www.aa.com.tr/tr/saglik/2-uluslararasi-geleneksel-ve-tamamlayici-tip-kongresi-yapildi/1461749
Doğadan gelen sağlık fitoterapi eğitimi TARTI eğitimi detay

Fitoterapi: “Doğadan gelen sağlık”

Bu eğitimde, mutfak tıbbı bitkilerin iyileştirici gücüne büyük bir bakış açısı sağlar, bitkilerdeki bileşiklere pratik bir bakış ve bunların bitki sağlığı faydalarına nasıl yol açtığı konusunda güvenli ve kolayca erişilebilen bitki ve besinlere odaklanır.

Tarih, yönetmelik, vücut sistemleri, bitkilerin ana bileşenlerinin etrafındaki kimyevi maddeleri inceleyecek, böylece potansiyel etkilerini, üretim yöntemlerini ve ana bitkisel ilaçların materyallerini tanıyacaksınız.

Bu sayede günlük yaşamda bitkileri sağlık yararlarını sonuna kadar kullanmak için daha iyi beceri kazanmanızı sağlar.

  • Doğadan Gelen Sağlık nedir?
  • Bitki Çaylarının Genel Kavramları ve Uygulamaları
  • Kişiye Özel Çay Nedir?
  • Tıbbi çay nedir? Nasıl uygulanır?
  • Karaciğer Yağlanması Tedavisi için Bitki Çayı
  • Profilaktik ve Terapötik Etki Nedir?
  • Baharatların Profilaktik Etkileri
  • Hastalıkların Tedavisinde Fitoterapinin Yeri
  • Sindirim Sistemi Hastalıkları
  • Karaciğer ve Safra Hatalıkları
  • Dermatolojik Hastalıklar
  • Bitki Çayları Hazırlanmasında Önemli Noktalar
  • Sindirim Sistemi Sağlığı için Bitki Çayı
  • Uyku Kalitesini Arttırmak İçin Bitki Çayı
  • Uygulama Çalışması?

Katılımcılara katılım belgesi verilecektir. 

Burada yer almaktadır.

İbn-i Sina, El kanun Fit Tıbb, Ahmet El Mardani, Ebers papirüsü, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed, vücudun detoksu, hücre yenilenmesi, organ fonksiyonlarının güçlenmesi, cildin yenilenmesi, damar tıkanıklıklarının açılması, stresin azalması, Hacamat Nedir, Hacamat, Dr. Turanşah Tümer, Tıbbi Hacamat, Kupa, Tıbbi Sülük, Fitoterapi, Bitkilerle Tedavi, Akupunktur, PRP, Manuel Terapi Tedavileri,

Tamamlayıcı tıp yaygınlaşırken tartışmalar daha da alevleniyor!

Alternatif tıp son 20 yılda artan bir ilgiyle karşılaşırken, sadece tıbbi bitkisel ürün ve ilaçların global pazarının da 2017’de 107 milyar doları bulması bekleniyor. Ancak konunun gün geçtikçe popülerleşmesi, tartışmaları da beraberinde getiriyor

Gazete Habertürk’ten Fatmanur Boylu’nun haberine göre hacamat, sülük uygulaması, homeopati, arı tedavisi, osteopati gibi “geleneksel, alternatif, tamamlayıcı sağlık uygulamaları” nda (GATSU), son 20 yılda büyük bir artış gözlemlendi. Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) 2017 verilerine göre, dünyada her 3 kişiden 1’i GATSU’ya başvuruyor. GATSU kullanan hastaların yaklaşık yüzde 80’i, bunu hekimlerinden gizliyor.

Türkiye’de durum

GATSU kapsamında tıbbi bitkisel ürün ve ilaçların global pazarının 2017’de 107 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Türkiye’de ise bu pazarın 100 milyon dolar büyüklüğünde olduğu tahmin ediliyor. GATSU uygulamalarından sadece fitoterapi (bitkilerle tedavi) uygulaması sonucu dünyada yılda yaklaşık 100 bin kişinin öldüğü ileri sürüldü. GATSU artışındaki neden ve sonuçlar, TTB tarafından şöyle değerlendirildi:

– Kamunun sağlık alanından uzaklaşmasına neden oldu.

– Devleti sağlık hizmeti sunmaktan çok denetleme çalışmalarına yönlendirdi.

– Sağlık harcamalarını bireye yükledi.

– Bireysel performansı artırma, malpraktis davalarından korunma, hasta memnuniyetini yükseltme, teknolojinin sağladığı tüm tanı olanaklarını kullanma istekleri gibi nedenlerle hastaya ayrılan zamanın azalması, modern tıbba olan güveni azalttı.

– Bilimsel bilginin teknolojiyi güçlendirmesiyle pahalılaşması, kişileri bireysel çözüm arayışlarına itti.

Bilimsel mi?

TTB Başkanı Raşit Tükel, GATSU başlığı altında anılan çoğu uygulamanın bilimsel kanıtı bulunmadığını belirtirken “Serbest piyasa koşullarında bir ‘pazar’ olması, çok farklı reklam yöntemleri ile ‘umut tacirliği’ne konu olması toplum sağlığı açısından dikkatle ele alınmalı” dedi.

Tükel şöyle devam etti: “Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) bazı GATSU uygulamalarını diğer sağlık hizmetlerinden daha yüksek ücretlendirmesiyle, bu uygulamaların finansal olarak da desteklenir hale geldi. Doğal olanın daha etkili ve zararsız olduğu düşünülüyor. Türkiye’de modern tıbba ulaşamayan kesimin, bunu bilimin suçuymuş gibi lanse etmesinden dolayı GATSU’ya yönelim hızla artıyor.”

Şarlatanlara karşı mücadele

Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdem Yeşilada:

Ne yazık ki sağlık alanında uzman olmayan şarlatanlar, Avrupa’da bu konuda uzman olduğunu söyleyen kişilerin videolarını izleyerek kendilerini uzman diye tanıtıyor. Koruyucu tıbba daha fazla özen gösterilmeli. Yeterli kontrol yapılmadığı için bireyler aktarlara yöneliyor. Bitki en tehlikeli silahtır. Kişi bunu savunma olarak kullanamazsa kendine daha çok zarar verir. Koruyucu ve tamamlayıcı tıbbın sağlıkçı olmayan şarlatanların elinden kurtarılması için hekim ve eczacıların ortak bir mücadele yürütmesi gerekir.

Rus ruletine benzetildi

İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Bölümü’nden Prof. Dr. Mahmud Miski:

Yoğun bir bilgi eksikliği mevcut. Bazı bitkilerle çok sık karşılaşıyoruz ancak hiç bilinmeyen bitkiler de satılmaya devam ediyor. Bu ürünlerin birçoğunda kanserojen madde olduğunu tespit ettik. Yani bu ürünleri kullanmak Rus ruleti oynamak gibi. Milyonlarca dolar pazarı olan bir alan. En basit örnekle, insanların papatya diye aldıkları bitkiler papatya bile değil. Benzerlikleri yüzünden karıştırılıyor ve içinde toksinli maddeler var. Belli bir grup insanda ölümcül olabilir.

Ön yargı ve reddediş boşluk yaratıyor

Tamamlayıcı tıp uygulamalarıyla ilgilenen Doç. Dr. Ali Akben:

Bitkilerle uğraşan insanlar yaftalanıyor; bu yüzden hekimler ön yargılı yaklaşıyor, kökünden reddediyor. Bu reddediş, şarlatanların boşluğu doldurmasına neden oluyor. Modern tıp ve tamamlayıcı tıp, birbirine geçmiş bir mesele. Zayıflama ürünü adıyla internette satılan ürünlerden kesinlikle uzak durulmalı. Aktarlara gittiğinizde ada çayı ve ıhlamur dışındaki tüm ürünler sıkıntılı.

Yasallaşması önemli

Patoloji ve Fitoterapi Uzmanı Dr. Elif Güveloğlu:

Son 2 yıldır bu tür uygulama ve ürünleri kullanmada çok yol katedildi. Öyle ki bu ilaçlar eczanelere de girdi, bitki çayları eczanelerde satılıyor. Bir kısmının SGK kapsamına girme çalışmaları var. Ayrıca hekimlerin ön yargılarını yıkmada başarılı çalışmalar mevcut. Ben de bu konuda çabalıyorum, üniversitelerde fitoterapi eğitimleri veriyorum. Fitoterapinin yasallaşması çok önemli.

Medi Magazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-alternatif-tip-populerlesiyortartismalar-artiyor-11-681-75679.html
anadolü üniversitesi AÖF

Diyetisyenler için “Fitoterapi yüksek lisans” ilanı, kontenjan sayısı 50!

2017-2018 Öğretim yılı güz dönemi Anadolu Üniversitesi lisansüstü programlara başvuru duyurusu yayımlandı!

Programa başvuru süresi dolmuştur.

Farmakognozi ana bilim dalı, Fitoterapi bilim dalı için yüksek lisans başvuru koşulları şu şekilde:

Eczacılık Fakültesi mezunu olmak; Tıp Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Veteriner Fakültesi diplomasına veya Diyetisyen, Hemşire unvanlarını veren bir diplomaya sahip olmak; Fen/Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji programlarının birinden mezun olmak. 

Bu program II. Öğretim olarak açılacak olup öğretim ücreti 2547 Sayılı Kanunun 27 inci Ek Maddesine göre belirlenir.

Bu program ile ilgili detaylı bilgi için lütfen burada yer alan Anadolu Üniversitesi web sayfasını inceleyiniz.

flavonoidler, fatma yılmaz

Flavonoidlerin “kardiyovasküler hastalıklar ve kan lipidleri”ne etkileri

Ateroskleroz için risk faktörleri arasında hiperlipidemi ve oksidatif stres başta gelir.

Polifenollerin de bu mekanizma üzerine etkinliği çalışmalarla bildirilmiştir. Çalışmalarda myokard infarktüsü ve iskemik kalp hastalığına neden olan trombozis oluşumuna bitkisel fenolik bileşiklerin etkili olduğu saptanmıştır.

Kersetin ise kapiller geçirgenliği artırarak ve platelet kümeleşmeyi engelleyerek kardiyovasküler hastalıklara karşı etkilidir.  Besinlerle kuarsetin, miristein, kaempferol ve luteolin alımının artmasıyla plazmada total kolestrol ve LDL-K seviyelerinin düştüğü ve koroner mortalitede azalma gözlenmiştir.

Çay, çikolata ve kırmız şarap polifenol açısından zengindir ve antioksidan özellik göstererek kanser ve koroner kalp hastalıkları üzerine etkilidir. Yeşil çay, anjiyogenezisi engeller ve kolestrolü düşürür. Gastrointestinal sistemde lipidleri absorbe ederek kardiyovasküler hastalıklar üzerine etkilidir. Siyah çay ise koroner arter hastalıklarında endotel disfonksiyonunu önler.

kırmızı üzüm

Kırmızı üzümün kabuğunda antioksidan özellikte polifenoller yer almaktadır. Şarap içmek istemeyen bireyler üzüm suyu içtiğinde de aynı etkiyi elde ettikleri çalışmalarla ispatlanmıştır. Üzüm suyu tüketildiğinde trombosit agregasyonu da azalmaktadır. Kırmızı şarapta, beyaz şaraba göre 20 – 50 kat daha fazla polifenol bulunmaktadır. Bu polifenol bileşikleri LDL-K oksidasyonunu önlemektedir. Soya, kardiyovasküler hastalıkların önlenmesi ve serum kolestrolünün düşürülmesi üzerine etkilidir.

Bir çalışmada çay tüketimi arttıkça serum kolestrol düzeyinde azalma olduğu ve sistolik kan basıncıyla arasında negatif korelasyon olduğu olduğu belirtilmiştir.

Nar suyunda bulunan delfinidin, siyanidin, pelargonidin gibi antosiyaninlerle pinikalin, ellagatin ve allagik asit yüksek antioksidan kapasite içerir ve bileşimindeki bu maddelerden damar hasarını engeller.

Cevizin kardiyovasaküler hastalıklara olan olumlu etkisi ise içeriğindeki protosiyanidinlerden kaynaklanmaktadır.

ceviz diyet kalori

Hipertansiyonla flovonoid ilişkisi arasında yapılan sayısız çalışmada olumlu etki gösterdiği ispatlanmıştır. Hipertansiyonun majör riski olan inmeye (stroke) karşı sebze, meyve ve çay tüketiminin koruyucu etki sağladığı ifade edilmiştir.

Flavonoid içeriği yüksek besinler tüketen bireylerin hipertansiyon oranının düştüğü görülmüştür. Yapılan bir çalışmada günde 120 ml yeşil veya oolong çayını en az bir yıl boyunca tüketen bireylerde hipertansiyon riski önemli düzeylerde azaldığı bildirilmiştir.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen fatma yılmaz

Flavonoidlerin kanser üzerine etkileri

Meyve ve sebze tüketmeyen bireylerde, tüketen bireylere göre kanser görülme riski iki kat daha fazladır…

Flavonoidlerin sağlığa etkileri – I

Özellikle akciğer, özefagus, ağız boşluğu, pankreas, mide, kolon, rektum, mesane ve larinks kanserine karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır. Bu hastalıkları önlemek için günde 5 porsiyon renkli sebze ve meyve tüketilmelidir.

Domateste bulunan likopen, A vitamini benzeri madde olup prostat, meme, sindirim sistemi, mesane, deri ve serviks kanserine karşı etkilidir ve bu etkisini antioksidan özelliğiyle yapmaktadır. Brokoli, karnabahar ve lahana gibi besinler de kansere karşı etkilidir. Bu etkiyi içerdikleri glukozinatlarla göstermektedir.

gmo, GDO, Genetiği değiştirilmiş organizma (1)

İndol, izosiyonat ve sulforan gibi fitokimyasallar ise DNA hasarını önleyen ve östrojen benzeri hormonların etkinliğini arttıran yapılardır. Sarımsak ise yıllardır tıbbi amaçlı kullanılmaktadır. Etkisini yapısındaki allisin, allik sülfitler gibi organosülfür bileşikleri ile sağlamaktadır. Soğanda da bulunan allik sülfitler immün sistemi güçlendirir, karsinojen maddelerin atımını sağlar, tümör hücrelerinin oluşumunu baskılayan enzim sistemlerini uyarır.

bağışıklık sistemi immün sistem hiv aids
Flavonoidlerin büyük bir kısmı glutatyon-S-transferaz (GST) aktive ederek mutajenik etkiye sahip ksenobiyotikleri detoksifiye eder.  Östrojen gibi davranan bitkisel kimyasallara fitoöstrojen denilir ve bu fitoöstrojenler hormon bağımlı meme, hipospadias, testis ve prostat kanserleri üzerine etkilidir. Fitoöstrojen kaynağı olarak en başta soya ve ürünleri gelir ve etkisini fitosteroller, saponinler, fenolik asit, fitik asit, izoflavonlar, genistein ve diadzein gibi yapılarla gösterir.  Siyah çay tüketiminin kanser üzerine etkisi üzerine de araştırılmalar yürütülmektedir.

Antioksidant,B6 vitamini,bağışıklık hüreleri,bağışıklık sistemi,besin çeşitliliği,Çinko,folik asit,yeşil yapraklı sebzeler, Diyetisyen Sibel Mumcu, Diyetisyen Sibel Mumcu kimdir, Diyetisyen Sibel Mumcu yazıları, Diyetisyen Sibel Mumcu bağışıklık sistemi, gıda hattı, gıda gündemi, bağışıklığı yükselten besinler, bağışıklığa iyi gelen gıdalar,

İn vitro çalışmalarda çayın yapısında bulunan epigallokateşin-3-gallo (EGCG) ve theaflavin kanser hücrelerinin büyümesini ve çoğalmasını engeller ankanserlerik insan çalışmalarında bu koruyuculuk henüz netleşmemiştir. Yeşil çay tüketimiyle ilgili yapılan çalışmalarda boğaz, prostat ve göğüs kanserlerine karşı koruyucu etki gösterdiği belirtilmiştir.

Ağız  kanserleri

Yeşil Çay 6 ay uygulamadan sonra lezyonlarda %37.9 kısmi azalma…

Yemek Borusu kanserleri

Yeşil ve siyah çay etkisiz…

Mide kanserleri

Yeşil ve Siyah Çay Günde 7 finkanserlerin veya daha fazla yeşil çay tüketenlerde kanser riskinde %31’e varan azalma…

fitokimyasallar yazı dizisi

Pankreas kanserleri

Yeşil Çay 200 g/ay’a kadar tüketen erkeklerde kanser riskinde % 12, kadınlarda %53; 200 g/ay’dan fazla tüketen erkeklerde % 43, kadınlarda % 47 azalma…

Kolerektal kanserler

Siyah Çay Günde 2 veya daha fazla finkanserlerin çay tüketenlerde kolon kanser riskinde % 4, rektum kanseri riskinde % 44, kolorektumda % 21 azalma…

Deri kanserleri

Siyah Çay Farelerle yapılan çalışmada, çay+UV ışın uygulanan grupta su+UV ışın verilen gruba göre % 30–42 daha az karetoakantoma ve % 26-33’den daha az squamus deri tümörü…

Akciğer kanserleri

Siyah Çay Farelerle yapılan çalışmada, 4-tilnitrozamin–1(3-piridil)1-bütanon uygulanan grupta su+4–metilnitrozamin–1–(3–piridil)–1–bütanon uygulanan gruba göre tümör oluşumunda % 24 azalma, mevcut tümör boyutlarında % 38 küçülme…

Prostat kanserleri

Yeşil ve Siyah Çay 2 finkanserlerin/gün’den çok çay tüketenlerde kanser riskinde % 30 azalma
Mesane Yeşil Çay Kadınlarda kanser riskinde % 50 azalma…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen fatma yılmaz

hacamat diyeti

8 maddede: “Tıbbi hacamat”

Tıbbi hacamat tedavisi, vücudumuzu ve kan dolaşımını hastalık yapan ve damar tıkayan etmenlerden arındırmak için cam kupa ve ateş ile deri yüzeyinde (-) basınç oluşturup, kandaki toksik bileşenlerin kılcal damardan vakumlanması işlemidir.

İbn-i Sina, El kanun Fit Tıbb, Ahmet El Mardani, Ebers papirüsü, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed, vücudun detoksu, hücre yenilenmesi, organ fonksiyonlarının güçlenmesi, cildin yenilenmesi, damar tıkanıklıklarının açılması, stresin azalması, Hacamat Nedir, Hacamat, Dr. Turanşah Tümer, Tıbbi Hacamat, Kupa, Tıbbi Sülük, Fitoterapi, Bitkilerle Tedavi, Akupunktur, PRP, Manuel Terapi Tedavileri,

1. Sekiz maddede tıbbi hacamat: “Hacamat nedir?”

Kan ve beden birbirini tamamlar ve birbirlerinin aynasıdır. Kandaki hastalık kendisini organlarda gösterir, Organlardaki hastalıkta kendisini kanda gösterir. Bunun tersi de doğrudur. Yani kanın sağlıklı, temizlenmiş, yenilenmiş olması tepeden tırnağa bütün organları sağlıklı, güçlü hale getirir. Bu yönüyle hacamat sağlıklı bir hayat yaşayabilmek için gerekli olan şartların en başında gelir.

Temizlik, arınma ve yenilenme hastalıklardan korunmanın ve tedavinin ilk şartıdır.

Hacamatı bugünün tıbbi bilgileri ile anlamaya çalışırsak, vücudun detoksu, hücre yenilenmesi, organ fonksiyonlarının güçlenmesi, cildin yenilenmesi, damar tıkanıklıklarının açılması, stresin azalmasıdır.

İbn-i Sina, El kanun Fit Tıbb, Ahmet El Mardani, Ebers papirüsü, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed, vücudun detoksu, hücre yenilenmesi, organ fonksiyonlarının güçlenmesi, cildin yenilenmesi, damar tıkanıklıklarının açılması, stresin azalması, Hacamat Nedir, Hacamat, Dr. Turanşah Tümer, Tıbbi Hacamat, Kupa, Tıbbi Sülük, Fitoterapi, Bitkilerle Tedavi, Akupunktur, PRP, Manuel Terapi Tedavileri,

2. Sekiz maddede tıbbi hacamat: “Hacamatın dinimizdeki yeri nedir?”

Asırlardır uygulanan bu tedavi yöntemi, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (SAV) zamanında benimsenmiş ve kendisi ümmetine ısrarla tavsiye etmiştir. Peygamber Efendimiz (SAV)

İbn-i Sina, El kanun Fit Tıbb, Ahmet El Mardani, Ebers papirüsü, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed, vücudun detoksu, hücre yenilenmesi, organ fonksiyonlarının güçlenmesi, cildin yenilenmesi, damar tıkanıklıklarının açılması, stresin azalması, Hacamat Nedir, Hacamat, Dr. Turanşah Tümer, Tıbbi Hacamat, Kupa, Tıbbi Sülük, Fitoterapi, Bitkilerle Tedavi, Akupunktur, PRP, Manuel Terapi Tedavileri,

Tedavi olduğunuz şeylerin en hayırlısı hacamattır. Hacamat yapan ve yaptıran ne güzel bir iş yapmıştır. Zira kan yoğunlaşır da adamı hasta eder hatta öldürür.” buyurmuştur. Peygamber efendimiz (SAV) ‘in ömrü boyunca 47 ila 48 kez hacamat yaptırdığı rivayet edilmektedir.

İbn-i Sina, El kanun Fit Tıbb, Ahmet El Mardani, Ebers papirüsü, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed, vücudun detoksu, hücre yenilenmesi, organ fonksiyonlarının güçlenmesi, cildin yenilenmesi, damar tıkanıklıklarının açılması, stresin azalması, Hacamat Nedir, Hacamat, Dr. Turanşah Tümer, Tıbbi Hacamat, Kupa, Tıbbi Sülük, Fitoterapi, Bitkilerle Tedavi, Akupunktur, PRP, Manuel Terapi Tedavileri,

3. Sekiz maddede tıbbi hacamat: “Hacamatın 5.000 yıllık tarihi”

Hacamat, Mısır’da Ebers papirüsünde, Mezopotamya uygarlıklarında ön plana çıkmış temel bir tedavi yöntemidir. Osmanlı döneminde İbn-i Sina, Mısır başhekimi Ahmet El Mardani hacamatı yaygın olarak kullanmıştır. İbn-i Sina, El kanun Fit Tıbb adlı kitabında hacamattan övgü ile söz etmiştir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde hacamat toplumda çok yaygındı. O dönem insanının sağlıklı olmasında temiz hava, doğal beslenme ve hacamat tedavisinin çok büyük katkıları vardır.

İbn-i Sina, El kanun Fit Tıbb, Ahmet El Mardani, Ebers papirüsü, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed, vücudun detoksu, hücre yenilenmesi, organ fonksiyonlarının güçlenmesi, cildin yenilenmesi, damar tıkanıklıklarının açılması, stresin azalması, Hacamat Nedir, Hacamat, Dr. Turanşah Tümer, Tıbbi Hacamat, Kupa, Tıbbi Sülük, Fitoterapi, Bitkilerle Tedavi, Akupunktur, PRP, Manuel Terapi Tedavileri,

4. Sekiz maddede tıbbi hacamat: “Hacamatın yararları nelerdir?”

Tıbbi hacamat stresi, anksiyeteyi azaltır, vücudu rahatlatır, uykuları düzenler. Bilinen yöntemler arasında insanları sakinleştiren en büyük etkiyi hacamat tedavisi yapar. Düzenli hacamat tedavisi yaptıran insanlarda fevri davranışlar oldukça azalır. Bedene sükunet gelir. Bu durum toplumsal barışa katkı sağlar hatta gereksiz adli olayları azaltır. Tarama hacamatı tembelliğin geçmesini, uyuşukluktan kurtulup, halsizliğin düzelmesini ve vücuda zindeliğin gelmesini sağlar.

İbn-i Sina, El kanun Fit Tıbb, Ahmet El Mardani, Ebers papirüsü, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed, vücudun detoksu, hücre yenilenmesi, organ fonksiyonlarının güçlenmesi, cildin yenilenmesi, damar tıkanıklıklarının açılması, stresin azalması, Hacamat Nedir, Hacamat, Dr. Turanşah Tümer, Tıbbi Hacamat, Kupa, Tıbbi Sülük, Fitoterapi, Bitkilerle Tedavi, Akupunktur, PRP, Manuel Terapi Tedavileri,

Hacamat’ın en önemli etkilerinden biri de vücuttaki birikmiş toksinleri dışarı çıkarmasıdır.
Çevremizdeki her türlü kimyasallar, gıda katkı ve koruyucu maddeleri, atılamayan ilaç birikintileri, gıdalardaki hormonlar, çevremizde ve soluduğumuz havadaki ağır metaller, yabancı proteinler, kanserojenler, allerjenler, GDO’lu besinler, su ve hava kirliliği, mikroorganizmalar, kanın akışkanlığını bozan ve kanı kalınlaştıran sebepler, kolesterol, iltihabi kalıntılar… Bütün bu sayılanlar ancak en tehlikesiz ve en etkili yöntem olan hacamatla vücuttan uzaklaştırılabilir.

Özetle Hacamat bir kan detoksudur.

Hacamat olmayan insanlarda kan akışkanlığı azalır, metabolizma yavaşlar. Durgunluk hastalık yapar. Diyabet ve yüksek tansiyon gibi kronik hastalıklara zemin hazırlanmış olur. Kanda yoğunlaşma artarsa akışkanlık azaldığı için, yorgunluk, halsizlik, isteksizlik, sinirlilik, damar tıkanıklıkları olur. Bu da felç, inme, pıhtı atma ve kalp krizi risklerini artırır. Düzenli aralıklarla yapılan tarama hacamatı tedavisi ile kronik hastalıklardan uzaklaşılır. Tıkanıklık ve blokajlar kaldırılarak sağlıklı kan dolaşımına geri dönmek mümkün olur.

Sonuçta, antiaging denen yaşın gerektirdiği en büyük zindeliğe kavuşulur. En iyi hacamat hasta olmadan önce yapılan hacamattır.

İbn-i Sina, El kanun Fit Tıbb, Ahmet El Mardani, Ebers papirüsü, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed, vücudun detoksu, hücre yenilenmesi, organ fonksiyonlarının güçlenmesi, cildin yenilenmesi, damar tıkanıklıklarının açılması, stresin azalması, Hacamat Nedir, Hacamat, Dr. Turanşah Tümer, Tıbbi Hacamat, Kupa, Tıbbi Sülük, Fitoterapi, Bitkilerle Tedavi, Akupunktur, PRP, Manuel Terapi Tedavileri,

5. Sekiz maddede tıbbi hacamat: “Tıbbi hacamat nasıl ortamda yapılmalıdır?”

Hacamat tedavisi diğer tedaviler gibi hekim kontrolünde yapılmalıdır. Kullanılan malzemeler kaliteli, tek kullanımlık ve steril olması gerekir. Kan hastalıklarının bulaşmaması, kişiden kişiye hastalık geçmemesi için tedbirler alınmalı, hekimle birlikte çalışan personel de eğitimli ve tecrübeli olmalıdır.

Hacamat yapan kişinin el becerisi en önemli konudur. El becerisi ile hacamat yapılırsa çok yüzeysel, iz bırakmayan dokundurma çizikleri atılabilir. Yine aynı el becerisi ile hacamatın istenmeyen kazalarının damar sinir kesilerinin önüne geçmek mümkün olabilir.

İbn-i Sina, El kanun Fit Tıbb, Ahmet El Mardani, Ebers papirüsü, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed, vücudun detoksu, hücre yenilenmesi, organ fonksiyonlarının güçlenmesi, cildin yenilenmesi, damar tıkanıklıklarının açılması, stresin azalması, Hacamat Nedir, Hacamat, Dr. Turanşah Tümer, Tıbbi Hacamat, Kupa, Tıbbi Sülük, Fitoterapi, Bitkilerle Tedavi, Akupunktur, PRP, Manuel Terapi Tedavileri,

6. Sekiz maddede tıbbi hacamat: “Hacamatın yan etkileri var mıdır?”

Hacamat tedavisi hekim kontrolünde yapılırsa her yaş grubu insan için hiçbir yan etkisi yoktur.

Hacamat olmayan insanlar yoğunlaşan kanı sulandırmak için kan sulandırıcı kullanırlar. Kan sulandırıcı ilaçların birçok yan etkisi, karaciğer ve böbreğe verdikleri hasarlar vardır. Sağlık bozulmadan, geç olmadan tıbbi hacamat tedavisini insanlar periyodik olarak yaptırmaları gerekebilir.

İbn-i Sina, El kanun Fit Tıbb, Ahmet El Mardani, Ebers papirüsü, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed, vücudun detoksu, hücre yenilenmesi, organ fonksiyonlarının güçlenmesi, cildin yenilenmesi, damar tıkanıklıklarının açılması, stresin azalması, Hacamat Nedir, Hacamat, Dr. Turanşah Tümer, Tıbbi Hacamat, Kupa, Tıbbi Sülük, Fitoterapi, Bitkilerle Tedavi, Akupunktur, PRP, Manuel Terapi Tedavileri,

7. Sekiz maddede tıbbi hacamat: “Tıbbi hacamat uygulamasının sonuçları nasıldır?”

Tıbbi hacamat tedavisi, vücudumuzda faydalı maddelerin artmasına, zararlıların da vücuttan dışarı atılmasına sebep olduğu için, genel olarak ağrıları, stresi azaltıp hastalıklardan uzak, rahat bir hayat yaşamaya sebep olur. Bedeni rahatlayan sağlıklı insan hem kendisine hem de topluma faydalı olur. Bu da sağlıklı uyku, sağlıklı iş hayatı ve sağlıklı aile hayatı demektir.

Tarihin derinliklerinden gelen bu tedavi yöntemi günümüzde olduğu gibi, gelecekte de önemini koruyacaktır.

İbn-i Sina, El kanun Fit Tıbb, Ahmet El Mardani, Ebers papirüsü, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed, vücudun detoksu, hücre yenilenmesi, organ fonksiyonlarının güçlenmesi, cildin yenilenmesi, damar tıkanıklıklarının açılması, stresin azalması, Hacamat Nedir, Hacamat, Dr. Turanşah Tümer, Tıbbi Hacamat, Kupa, Tıbbi Sülük, Fitoterapi, Bitkilerle Tedavi, Akupunktur, PRP, Manuel Terapi Tedavileri,

8. Sekiz maddede tıbbi hacamat: “Hacamat nelere iyi geliyor?”

  • Damar tıkanıklıklarını önleyebilir.
  • Ciltte ve vücutta yağlanmayı önleyebilir.
  • Bütün kronik hastalıklarda hastalığın seyrini iyileştirebilir.
  • Kronik hastalıklarda ilaç kullanımını azaltabilir.
  • Bütün hastalıklarda diğer medikal veya cerrahi tedavileri destekleyebilir.
  • Omurilik aktivitesini artırabilir.
  • Refleksleri güçlendirebilir.
  • Toksinler ve gıda atıklarını kandan temizleyebilir.
  • Kan damarlarındaki anormal kan basıncı ve kalsifikasyonu önleyebilir.
  • Bazı baş dönmesi şikayetlerinde etkili olabilir.
  • Baş ağrısı, yüz kırışıklığı, migren şikayetlerinde tedavi edici olabilir.
  • Diş ağrısını rahatlatır, bütün diş tedavilerinde iyileşmeyi hızlandırabilir.
  • Epilepsi nöbetlerinde nöbet şiddetini ve sayısını azaltabilir.
  • Kas kramplarını, kulunçları önleyebilir.
  • Hücreler arası matrikste viskoziteyi azaltabilir.
  • Kas ve bağ dokusuna esneklik kazandırabilir.
  • Dokulardaki ve eklemlerdeki sertlikleri yumuşatabilir.
  • Astım, pnömoni ve angina pektorisi olan insanlar için çok yararlı olabilir.
  • Görme keskinliğini artırabilir.
    Göz hastalıklarının tedavisinde destekleyici olabilir.
  • Adet düzensizliklerinde ve ağrılarında önleyebilir.
  • Kan dolaşımını, vücudu, boğazı, omuzları ve göğsü rahatlatabilir.
  • Tembellik ve uyuşukluğun üstesinden gelebilir.
  • Uyku bozukluklarını düzenleyebilir.
  • Stres ile başa çıkmada etkili olabilir.
  • Depresyonda mutluluk hormonu(endorfin, serotonin) salgılatabilir.
  • Psikolojik travma sonrası bozuklukları aşmada çok yardımcı olabilir.
  • Uyuşturucu bağımlılığını aşmada, sigarayı bırakmada çok yardımcı olabilir.
  • Vücuttan toksik gazları vakumlama ile uzaklaştırabilir.
  • Gut ve romatizmanın metabolik birikintilerini temizleyebilir.
  • Her türlü cilt probleminde yardımcı yada tedavi edici olabilir.
  • Zayıf organ fonksiyonlarını geri kazandırabilir.
  • Bütün organ fonksiyonlarında metabolizmayı düzenlemede tetikleyici rol oynayabilir.

İbn-i Sina, El kanun Fit Tıbb, Ahmet El Mardani, Ebers papirüsü, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed, vücudun detoksu, hücre yenilenmesi, organ fonksiyonlarının güçlenmesi, cildin yenilenmesi, damar tıkanıklıklarının açılması, stresin azalması, Hacamat Nedir, Hacamat, Dr. Turanşah Tümer, Tıbbi Hacamat, Kupa, Tıbbi Sülük, Fitoterapi, Bitkilerle Tedavi, Akupunktur, PRP, Manuel Terapi Tedavileri,

  • Yaralar ve ülserlerin iyileşmesini hızlandırabilir.
  • Yüksek kan basıncını düşürebilir.
  • Yüksek kolesterol, diyabet ve inme tedavisinde önleyicidir veya konforu sağlayabilir.
  • Düzenli hacamat yaptırmak organlardaki hasarları tamir edebilir.
  • Bazı bel ağrılarının tedavisinde etkili olabilir.
  • Karaciğer hastalıklarında hasarı önleyebilir.
  • Bazı hastalıklarda akupunktur tedavisi ile kombine edilir.
  • Çoğu hastalıkta sülük tedavisi ile kombine edilirse başarı artırabilir.
  • Baş ağrılarında tedavi edici olabilir.
  • Göz ağrısı ve göz tansiyonunda hemen etkisini gösterebilir.
  • Yüz felcinde erken başlanan tedavide iyileşme hızlanabilir.
  • Felç ve inmelerde hem koruyucu hem de tedavi edici olabilir.

İbn-i Sina, El kanun Fit Tıbb, Ahmet El Mardani, Ebers papirüsü, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed, vücudun detoksu, hücre yenilenmesi, organ fonksiyonlarının güçlenmesi, cildin yenilenmesi, damar tıkanıklıklarının açılması, stresin azalması, Hacamat Nedir, Hacamat, Dr. Turanşah Tümer, Tıbbi Hacamat, Kupa, Tıbbi Sülük, Fitoterapi, Bitkilerle Tedavi, Akupunktur, PRP, Manuel Terapi Tedavileri,

  • Kadın hastalıklarında birçok konuda tedaviyi destekleyebilir.
  • Çocuklarda huzursuzluk, sakin olamama, uyku sorunlarında tedavi edici olabilir.
  • Sinüzit tedavisinde bağışıklığı güçlendirebilir.
  • Nezle grip gibi üst solunum yolu hastalıklarında iyileşmeyi hızlandırabilir.
  • Hemoroid oluşmasını önler, oluşmuşsa durdurabilir.
  • Variste büyük fayda sağlayabilir.
  • Her türlü ülser tedavisinde iyileşmeyi hızlandırabilir.
  • Yıllık olarak düzenli yapılırsa kronik hastalıklardan korur. Olmuşsa da şiddetini azaltabilir.
  • Hafıza, dikkat, konsantrasyon gibi zihinsel faaliyetleri koruyucu ve iyileştirici etkisi olabilir.

Etkili bir medikal tedavi için hasta ve doktor yan yana olmalıdır. “Tıbbi hacamat” makalesi Dr. Turanşah Tümer’in bu konuda yayımlanmış yazısı düzenlenerek Gerçek Diyetisyenler Sitesi’nde yalnızca konuya dair bilgi vermek maksadıyla yayımlanmıştır.

kişniş çayı, kişniş çayı zayıflatır mı, kişniş çayı kilo verdirir mi, kişniş çayı faydaları, kişniş çayı diyet, diyette kişniş çayı

4 maddede “Kişniş çayı”

Kişniş çayı çok yararlı etkileri olan bir çaydır ve özellikle Asya topraklarında doğal olarak yetişmekle birlikte ülkemiz topraklarında da bulunmaktadır.

kişniş çayı, kişniş çayı zayıflatır mı, kişniş çayı kilo verdirir mi, kişniş çayı faydaları, kişniş çayı diyet, diyette kişniş çayı

1. Kişniş çayı nedir?

Kişnişin içeriğinde bulunan farklı bileşenler sayesinde, senelerdir terapötik (tedavi edici) etkileri ile hizmet etmiş özel bir çaydır.

Anemoreden tutun, bebeklerin sindirim problemlerine kadar pek çok faydası bulunduğuna inanılmaktadır.

kisnis-cayi-faydalari-6

Günümüz modern tıp yöntemleri içerisinde bile diyetisyenlerin ve hekimlerin önerdiği kişniş, çay olarak tüketildiğinde etkilerini çok hızlı göstermeye başlar. Bu nedenle 14 gün boyunca günde 2 kupa tüketildiğinde tüm yararlı etkilerini gösterebilecektir. Ancak 2 hafta kullanımının ardından kesinlikle ara verilmelidir.

kişniş çayı, kişniş çayı zayıflatır mı, kişniş çayı kilo verdirir mi, kişniş çayı faydaları, kişniş çayı diyet, diyette kişniş çayı

2. Kişniş çayının yararlı etkileri

  • Flatülansın vücuttan atılmasına yardımcı olabilir,
  • Sakinlik verir ve kaygıyı azaltabilir,
  • İştah açıcı etkileri bulunmaktadır,
  • Strese bağlı baş ağrılarının geçmesini sağlayabilir,
  • Mide kramplarının sona ermesine yardımcı olabilir,
  • Afrodizyak etkileri bulunabilir,
  • Zorlu gebeliklerde, doğumu kolaylaştırıcı etkileri olduğu bilinmektedir.

 

kişniş çayı, kişniş çayı zayıflatır mı, kişniş çayı kilo verdirir mi, kişniş çayı faydaları, kişniş çayı diyet, diyette kişniş çayı

3. Kişniş çayının yan etkileri

Kişniş Çayı çok aşırı derecede tüketildiğinde bazı  semptomlar görülebilmektedir, ancak her bitki çayında olduğu gibi düzenli şekilde tüketilirse yararlı olabileceği belirtilmektedir.

Dünya üzerinde bitki çayları üzerinde çok az araştırma olması sonucu, bitki çaylarının yan etkileri tam anlamıyla bilinememekte, ancak deneme yanılma yöntemleriyle belirlenebilmektedir. Kişniş Çayı yan etkileri de bu şekilde, çok fazla araştırılmayan ve semptomları tam olarak bilinemeyen bir çay olarak tarihte yer almıştır. Ancak çok aşırı tüketimine bağlı olarak baş ağrısı ve barsak tembelliği gibi yan etkilerin görülebildiği bilinmektedir.

Bunun yanı sıra hamile ve emziren annelerin tüketmeden diyetisyen / doktorlarına başvurmaları gerekir. Düzenli ilaç kullananlar ve risk grubundaki kronik hastalarında tüketmeden kesinlikle doktora başvurmaları gerekmektedir.

kişniş çayı, kişniş çayı zayıflatır mı, kişniş çayı kilo verdirir mi, kişniş çayı faydaları, kişniş çayı diyet, diyette kişniş çayı

4. Kişniş çayı tarifi

1 fincan Kişniş Çayı Demlemek için:

  • 1 tatlı kaşığı kadar kişnişe ihtiyacımız olacak. Ardından,
  • 1 tatlı kaşığı kadar aldığımız kişniş tohumumuzu dövüyoruz ve un haline getiriyoruz.
  • Ardından kaynamakta olan suyumuzun içerisine dövülmüş kişnişimizi ilave ederek 60 saniye daha bu şekilde kaynatıyoruz.
  • Daha sonra altını kapatarak, kapağını da kapatıyoruz ve 60 saniye bu şekilde demlenmesi için bekliyoruz.

kişniş çayı, kişniş çayı zayıflatır mı, kişniş çayı kilo verdirir mi, kişniş çayı faydaları, kişniş çayı diyet, diyette kişniş çayı