gülay sezgin diyabet

Metabolik hafıza

“Metabolik Hafıza” denilince sizin aklınıza ilk ne geliyor?

A) İnsan vücudundaki hormonların ne zaman salgılanacağı gibi metabolik işlemlerin düzenlenmesi

B) Kişinin beslenme programında öğün saatlerinin her gün aynı saatlerde olmasına dikkat edilerek vücudun beslenme düzenine alıştırılması.

C) Hafıza fonksiyonlarının metabolizma ile ilişkisi

D) Diabetus Mellitus hastalığında hiperglisemi sebebiyle uzun süreçte ortaya çıkan komplikasyonlar.

Sizin aklınıza ilk gelen tanım ne bilmiyorum ancak bu yazıda metabolik hafıza nedir öğrenecek metabolik hafızanın ortaya çıkarabileceği zararları en aza indirmek için nelere dikkat etmeliyiz bunları irdeleyeceğiz.

diyetisyen ara, diyetisyen eskişehir, diyetisyen logo, zayıflama uzmanı, kilo verdiren diyet, diyetisyen doktoru

Metabolik hafıza nedir?

Diabetes Mellitus ve hastalığın yol açtığı komplikasyonlar­la ilişkilendirilen önemli kavramlardan birisi olan metabolik hafıza, hücresel düzeyde metabolik du­rumların ve çevresel faktörlerin kaydedilmesidir.

Bir dönem metabolik hafıza ve eski efekt terimleri, iyi kan şekeri kontrolünün uzun süreli yararlarını tanımlamak için kullanılmışsa da esasen hiperglisemi nedeniyle ortaya çıkan uzun süreli zararlarla ilgili bir fenomen olarak kabul edilmektedir.

Diyabet ve beslenme, Diyabet ve beslenme tedavisi, sağlık bakanlığı beslenme, sağlık bakanlığı beslenme ve diyet, sağlık bakanlığı beslenme ve diyetetik, sağlık bakanlığı beslenme dosyaları, sağlık bakanlığı beslenme ve hastalıklar, sağlık bakanlığı beslenme ve koruyucu sağlık, sağlık bakanlığı beslenme ppt, sağlık bakanlığı beslenme yazıları

Yapılan birçok çalışma, hiperglisemi sonucu oluşan bazı bazı diyabetik komplikasyonların kan glukoz seviyesi normale dönse bile (normoglisemi) diyabetik me­tabolik hafızaya bağlı olarak devam ettiğini göstermektedir. Bu komplikasyonların devam etmesinin en önemli sebebi olarak da epigenetik değişikliklerin kalıcı olabilmesi gösterilmiştir.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

Son yıllarda yapılan DCCT (Diyabet Kontrolü ve Komplikasyonları Denemesinin) ve UKPDS (İngiltere Prospektif Diyabet Çalışması) gibi büyük çalışmalar, kan şekeri kontrolünün sağlanmasıyla tüm diyabet tiplerinde diyabetin komplikasyonlarının azalacağını göstermişlerdir.

tarçın ağacı, zencefil, tarçın zayıflatırmı, tarçın ve arkadaşları, öjenol, öjenol nedir, öjenol ve tarçın, şeker hastalığında tarçın, Tarçının Tip 2 Diyabet üzerindeki etkileri, Tarçının Tip 2 Diyabet üzerindeki etkileri nelerdir, Tarçının Tip 2 Diyabet üzerindeki etkileri nasıldır, tarçın ve şeker hastalığı, şeker hastalığında tarçın,

DCCT çalışması Amerika’da Tip 1 diyabetlilerle yapılan çok merkezli bir çalışmadır. 1983-1993 yılları arasında geleneksel ve yoğun insülin tedavisi uygulanan iki gruptan oluşan 1441 diyabetli, ortalama olarak 6,5 yıl izlenmiştir. Çalışma sonuçları insülin tedavisi uygulanan grupta diyabet kontrolünün iyileşmesine bağlı olarak:

  • Retinopatide % 34 – 76
  • Nöropatide % 60
  • Nefropatide % 35 – 56 oranında bir azalmanın olduğunu göstermiştir.

DCCT çalışması tip 1 diyabette diyabet kontrolü ile kronik komplikasyonlar arasındaki ilişkiyi net olarak açıklamıştır.

glisemik indeks, kan şekeri

UKPDS çalışması İngiltere, İskoçya ve Kuzey İrlanda’daki 23 merkezde 5.100 Tip 2 diyabetli üzerinde yapılmış bir çalışmadır. Bu çalışmada uygulanan farklı tedavi yöntemlerinin etkinliği araştırılmıştır. UKPDS çalışmasında da diyabet kontrolündeki iyileşmeye paralel olarak kronik komplikasyonlarda belirgin azalma olduğu gösterilmiştir.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

Çalışmanın temel sonuçlarında mikrovasküler komplikasyonların genel olarak % 25 oranında azaldığı belirlenmiştir.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

HbA1C’deki %1’lik azalmaya karşılık

  • mikrovasküler komplikasyonların %37,
  • miyokard infarktüsünün % 14,
  • diyabete bağlı ölümlerin % 21 oranında azaldığı rapor edilmiştir.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

Bu çalışmalarda diyabetik durumdan dolayı cevap olarak gelişen patolojik gendeki promotor bölgesi ile ilgili histon modifikasyonları başta olmak üzere epigenetik modifikasyonların diyabetik durum kontrol altına alınsa bile devam ettiği gösterilmiştir. Bu da epigenetik metabolik hafıza açısından önemlidir.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

Diyabetin komplikasyonlarından korunmak için neler yapılmalı ?

1.Hasta ve hasta yakınlarına diyabet eğitimi teşhisin konduğu ilk günden itibaren verilmeye başlanmalıdır.

2.İyi glisemik kontrol sağlanmalıdr. Metabolik hafıza açısından en önemli kural budur. Yani hastalarda açlık ve tokluk kan şekerlerinin diyabetik olmayan bir kişide olduğu gibi dar sınırlar içerisinde seyretmesini sağlayan daha fizyolojik daha doğala yakın kan şekeri değerlerinin korunması arzu edilir. Bu da ancak:

  • Diyetisyen kontrolünde hazırlanmış bir tıbbi beslenme tedavisi,
  • Yaşam tarzı değişikliği,
  • Farmakolojik tedavi ile mümkündür.

3.Diyabet hastaları düzenli takip altında olmalıdır. Hastaların takibi yalnızca tanı ve takip testleri ile değil fiziki muayeneler ile de yapılmalıdır.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

Son olarak…

Diyabet uzun süreli bir yolculuktur. Bu yolculuk  ancak yapmamız gerekenleri yaşam tarzı haline getirebilirsek keyifli bir hal alabilir. Bir faaliyeti yaşam tarzı haline getirirken ise iki aşamadan geçeriz.

  1. Farkındalık: Bu aşamada yapmamız gerekenleri hatırlayarak ve farkında olarak yaparız. Bu durum bize zor gelebilir. Ancak vazgeçmeden farkında olarak yapması gerekeni yapanlar ikinci aşamaya geçebilir.
  1. Alışkanlık – davranış değişikliği: Bu aşamada ise yaptığımız faaliyeti farkında olamadan alıştığımız için yaparız ve asıl davranış değişikliği budur.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

Bu nedenle sabırlı olunuz ve diyabetin komplikasyonlarından korunmak için bugünü en iyi şekilde değerlendiriniz.

Sağlıklı günler dilerim..

KAYNAKLAR: Ceriello A, Ihnat MA, Thorpe JE. Clinical review 2: The “metabolic memory”: is more than just tight glucose con­trol necessary to prevent diabetic complications? J Clin En­docrinol Metab 2009;94:410-415; Miao F, Chen Z, Genuth S, Paterson A, Zhang L, Wu X, Li SM, Cleary P, Riggs A, Harlan DM, Lorenzi G, Kolterman O, Sun W, Lachin JM, Natarajan R; DCCT/EDIC Research Group: Evaluating the role of epigenetic histone modifications in the metabolic memory of type 1 diabetes. Diabetes 2014; 63: 1748-1762; Unal HU, Karaman M, Yılmaz MI., ; Epigenetik ve Nefroloji ; Turk Neph Dial Transpl 2017; 26 (1): 11-17

eskişehir diyetisyen gülay sezgin, diyetisyen gülay sezgin, eskişehir beslenme ve diyet uzmanı, fora fizi tedavi diyetisyeni, fora diyetisyen, eskişehir fora beslenme uzmanı, fizik tedavi diyetisyeni, eskişehir beslenme ve diyet uzmanı gülay sezgin

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

karadut şurubu gülay sezgin

Oral mukozit tedavisinde karadut şurubu

Oral mukozit (ağız içi yaraları) tedavisinde karadut şurubu mucizesi! Bir besin için mucize kelimesini kullanmak çoğu zaman doğru değildir ancak mucize olarak adlandırılan bir besin herhangi bir hastalıkta ilaçların gösterdiği etkiyle yarışacak etki gösterebiliyorsa o besin için “mucize” demek yanlış olmayacaktır.

ağız, aft, uçuk, oral aft, oral mukozit

Karadut şurubu da işte bu besinlerden biri. O halde bu yazımızda: “Karadut şurubunun besin içeriği nedir, hangi hastalıklarda kullanılır?” bu soruların cevaplarını arayalım.

dut, kara dut, karadut, kara dut şurubu, karadut şurubu

Karadut şurubu

Karadut şurubu çok eski zamanlardan beri halk arasında şifa bulmak için kullanılan bir besindir. Bileşiminde birçok fenolik madde barındırır ve güçlü bir antioksidandır.

dut, kara dut, karadut, kara dut şurubu, karadut şurubu

Karadut şurubunun bileşimi

  • papiriflavonal A,
  • kuraridin,
  • saforaflavanon D
  • saforaiso flavanon A  karadut şurubuna antifungal ve güçlü antimikrobiyal aktivite kazandırır.

Candida türlerinden Candida Albicans üzerinde antifungal aktivite göstermektedir.

dut, kara dut, karadut, kara dut şurubu, karadut şurubu

Karadut şurubu özellikle şunlar için kullanılıyor

  • bademcik iltihaplarının giderilmesinde,
  • diş eti yaralarının iyileştirilmesinde,
  • oral aftlarda ve boğaz hastalıklarında,
  • bebeklerde oluşan pamukçukların tedavisinde kullanılır.

Kış aylarında bağışıklık sistemini güçlendirmek için ise günde 1 tatlı kaşığı tüketilebilir.

dut, kara dut, karadut, kara dut şurubu, karadut şurubu

Karadut şurubunun kanser ve oral mukozit tedavisinde kullanımı

Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından biridir. Dünyada ve Türkiye’de sebebi bilinen ölümler arasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer almasına rağmen yeni geliştirilen tedaviler ve erken tanının öneminin vurgulanması kanser tedavilerinin başarı oranını artırmaktadır.

ağızda aft, ağız yaraları, oral aft

Kanserde yaygın olarak kullanılan tedavi yöntemleri

  • cerrahi,
  • radyoterapi ve
  • kemoterapidir.

ağız, aft, uçuk, oral aft, oral mukozit

Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapinin amacı kanserli hücrelerin çoğalmasını ve gelişmesini önlemektir ancak bu dönemde hızlı bölünebilme özelliğine sahip oral mukoza epitel hücrelerinin de büyüme ve olgunlaşması baskılanır ve mukozal bariyer genellikle zarar görür. Mukoza bariyerindeki bozulma epitel hücrelerde zayıflama, ödem, kanama ve ülserasyonlara yol açarak oral mukozit (ağız içi yarası) oluşumuna sebep olur.

ağız, aft, uçuk, oral aft, oral mukozit

Mukozitler hastalarda:

  • ses kısıklığına,
  • yutma güçlüğüne,
  • iştahın azalmasına yol açar, beslenme durumunu olumsuz etkiler ve yaşam kalitesini düşürür.

ağız, aft, uçuk, oral aft, oral mukozit (1)

Bu nedenle hastaların günlük ağız bakımı düzenli yapılmalı, oral mukozitin olup olmadığı takip edilmeli, mukozit oluşumunun önlenmesi için gerekli önlemler alınmalıdır ancak oral mukozit tedavisi üzerine birçok çalışma yapılmış olmasına rağmen tedavi standartlaştırılamamış ve mukozit oluşumu tam olarak engellenememiştir. Tedavinin standartlaştırılamaması alternatif tedavi arayışını devam ettirmektedir. Karadut şurubu oral mukozit oluşumunun önlenmesinde ve tedavisinde en çok kullanılan alternatif tedavilerden biridir.

ağız, aft, uçuk, oral aft, oral mukozit

Yapılan bir çalışmada kemoterapi alan ağız yarası olmayan 30 kanser hastasına tedavi boyunca karadut şurubu verilmiş, hastaların 23’ünde oral mukozit gözlenmemiştir. Aynı zamanda ağız kuruluğu ve boğaz ağrısı, karadut şurubu kullanan hasta grubunda beklenenden daha az görülmüştür. Başka bir çalışmada baş boyun radyoterapisi alan hastalara her gün radyoterapiden 15 dakika önce, 15 dakika sonra ve tedavi bittikten 6 saat sonra olmak üzere günde 3 kez 20 ml karadut pekmezi verilmiş mukozitin %38 oranında önlendiği bildirilmiştir.

dut, kara dut, karadut, kara dut şurubu, karadut şurubu

2012 yılında yapılan bir çalışmada ise karadut şurubu oral mukozit tedavisinde kullanılan sodyum bikarbonat solüsyonu ve benzidamin hidroklorür solüsyonu ile kıyaslanmış, karadut şurubu kullanan hastaların ağız mukoza bütünlüğünün daha iyi korunduğu, ağız içi ağrı ve ağız kuruluğunu daha az yaşadıkları saptanmıştır.

Tüm bu çalışmalar doğrultusunda oral mukoziti önlemek veya tedavi etmek amacıyla karadut şurubu ile gargara yapılabilir.

dut, kara dut, karadut, kara dut şurubu, karadut şurubu

Oral mukozitte uygulanması gereken diğer tıbbi beslenme önerileri nelerdir ?

  • Ağız içinde oluşan yaralar beslenmeyi olumsuz yönde etkiler. Oluşan ağrı ve acı nedeniyle besin alımı azalır.
  • Kuru ve katı besinlerin tüketiminde hasta problem yaşıyorsa yumuşak veya püre haline getirilmiş besinlerden oluşan beslenme planı diyetisyen tarafından düzenlenmelidir.

diyaliz diyetisyeni, renal diyetisyenlik, nefroloji diyetisyeni, diyaliz merkezinde diyetisyen

  • Bol su tüketimine dikkat edilmelidir.
  • Yara iyileşmesini destekleyecek E, C ve A vitaminlerinden zengin sebze ve meyvelerin tüketimine özen gösterilmelidir.
  • Greyfurt, portakal, limon gibi asitli meyveler yaraları tahriş edeceği için tüketilmemelidir.
  • Alkolden uzak durulmalıdır.
  • Sigara içilmemelidir.
  • Ağız içindeki yaraların tahriş olmaması için aşırı sıcak ve soğuk besinleri tüketmekten kaçınılmalıdır.
  • Gazlı içecekler tüketilmemelidir.
Kaynaklar: Yigit N, Yigit D, Ozgen U, Aktaş E. Anticancidal activity of black mulberry. Turkish Microbiological Society 2007; 37(3): 169-173, Demir Doğan M. Baş-Boyun Radyoterapisi Alan Hastalarda Karadut Pekmezinin Oral Mukozitleri Önleme Etkisi İstanbul Üniversitesi SBE. Yayınlanmamış Doktora Tezi, İstanbul, 2014, Grieve, M., 2002. Mulberry common. http: //botanical. com/botanical/ mgmh/m/ mul.com62. (Erişim tarihi: 10.08.2009)

eskişehir diyetisyen gülay sezgin, diyetisyen gülay sezgin, eskişehir beslenme ve diyet uzmanı, fora fizi tedavi diyetisyeni, fora diyetisyen, eskişehir fora beslenme uzmanı, fizik tedavi diyetisyeni, eskişehir beslenme ve diyet uzmanı gülay sezgin

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

hemipleji, inme, parapleji, felç, stroke, felç hastalığı, inme beslenme tedavisi, felçli hasta beslenmesi

Hemiplejili hastaların beslenmesine dikkat!

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) inmeyi şu şekilde tanımlıyor:

WHO, DSÖ, Dünya sağlık örgütü

Beyin işlevlerin fokal veya global bozukluğuna bağlı, hızla gelişen klinik bulgular olup bu tablonun 24 saat veya daha uzun sürmesi ya da ölüm gelişmesi.

X-Ray, kafa tası, röntgen, baş, inme, felç

İnmenin iskemik ve hemorajik olmak üzere iki temel türü vardır

  • İskemik inmeye kan akışını durduran bir kan pıhtısı neden olur.
  • Hemorajik inme ise beyni besleyen kan damarlarının patlayarak beyin hasarı meydana getirmesi durumudur. Halk arasında beyin kanaması olarak bilinen olay tam olarak budur.

hemipleji, inme, X-Ray, kafa tası, röntgen, baş, inme, felç, diyetisyen gülay sezgin, eskişehir diyetisyen gülay sezgin, fora fizik tedavi merkezi eskişehir, diyet doktoru gülay sezgin, diyet uzmanı gülay sezgin, felçte beslenme

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre her yıl dünya çapında 15 milyon kişi inme geçirmektedir. Bunların içinden 5 milyon kişi ölmekte ve 5 milyon kişi kalıcı olarak sakat kalmaktadır ve bu da inmeyi ikinci en yaygın ölüm nedeni ve sakatlığın önemli bir nedeni haline getirmektedir. Türkiye’de de her yıl 150.000 civarında insanın inme geçirdiği düşünülmektedir.

hemipleji, inme, X-Ray, kafa tası, röntgen, baş, inme, felç, diyetisyen gülay sezgin, eskişehir diyetisyen gülay sezgin, fora fizik tedavi merkezi eskişehir, diyet doktoru gülay sezgin, diyet uzmanı gülay sezgin, felçte beslenme

İnmenin nedenine bağlı olarak belirlenen tedaviler genellikle uzun süreli rehabilitasyon süreçlerini içerir. İnme rehabilitasyonu hasta yürüyemiyorsa hastanın tekrar yürüyebilmesini, felçli olan uzuvlarını günlük faaliyetlerinde kullanabilmesini, yutma ve konuşma bozukluklarının düzeltilmesini ve mental kusurların giderilmesini amaçlar.

hemipleji, inme, X-Ray, kafa tası, röntgen, baş, inme, felç, diyetisyen gülay sezgin, eskişehir diyetisyen gülay sezgin, fora fizik tedavi merkezi eskişehir, diyet doktoru gülay sezgin, diyet uzmanı gülay sezgin, felçte beslenme

Felçli hastaların hastaneye yatış anından rehabilitasyon sürecinin sonuna kadar beslenmeleri diyetisyen kontrolü altında olmalıdır. İnme tedavisinde hastaya özel hazırlanmış tıbbi beslenme tedavisi rehabilitasyon tedavisinin başarısını arttırmaktadır.

hemipleji, inme, X-Ray, kafa tası, röntgen, baş, inme, felç, diyetisyen gülay sezgin, eskişehir diyetisyen gülay sezgin, fora fizik tedavi merkezi eskişehir, diyet doktoru gülay sezgin, diyet uzmanı gülay sezgin, felçte beslenme

Felçli hastalar beslenmeyle ilişkili temel olarak 5 farklı durumla karşılaşabilirler

Gelin bu durumları yakından inceleyelim ve yol gösterici çözümler ortaya koyalım.

hemiplaji, felç, inme

1. Çiğneme ve yutma güçlüğü sebebiyle yaşanan kilo kayıpları

İnme geçiren hastaların tıbbi tedavisine ek olarak tıbbi beslenme tedavisine hastanın hastaneye yatışından itibaren en geç 48 saat içinde başlanmalıdır. Beslenmeye başlanması için yapılacak ilk test yutma testidir. Bu testte hastanın suyu öksürmeden veya tıkanmadan yutup yutamadığı gözlemlenir. Bazı hastalar suyu yutamadığı halde püre haline getirilmiş yumuşak gıdaları yutabilmektedir. Diyetisyen hastanın günlük enerji ihtiyacını belirleyerek tedavi sürecinde hastanın ideal kilosunun altına düşmemesi ve ani kas kayıpları yaşamaması amacıyla tıbbi beslenme tedavisini düzenler.

Hastanede yatış sürecinde ani ve anormal kas kayıplarının yaşanmaması inme rehabilitasyonunun başarısını arttıracaktır.

felç, inme

2. Hareketsizliğe bağlı aşırı kilo alımı

İnme tedavisinin süresi kişiden kişiye farklılık göstermesine rağmen uzun süreli bir tedavidir. Hastaların hastanede yatış süresi de hastaneden çıktıktan sonra yatağa bağımlı kaldığı süre de göz ardı edilemeyecek kadar uzundur. Bu süreçte hastaların fiziksel aktivitesinin minimuma inmesi sebebiyle günlük enerji alımı diyetisyen kontrolünde kısıtlanmalıdır. Aksi takdirde aşırı kilo alımı gözlenecek ve özellikle parapleji ( her iki bacağın / alt ekstremitenin tutulumu) hastalarında yürüme rehabilitasyonu esnasında dizlere ve omurgaya fazla yük bindiği için tedavinin başarısını olumsuz etkilenecektir.

3. Yatağa bağımlı hastalarda yatak yaraları oluşabilir

Felçli hastaların aynı pozisyonda uzun süre kalması/yatması özellikle yatak ile kemik çıkıntıları arasında kalan bölgelerde yüzeysel kan dolaşımını bozar. Kan dolaşımının bozulmasının yanında fiziksel, mekanik ve bazı kimyasal faktörler nedeniyle doku hücreleri beslenemez. Oksijensiz kalan dokularda harabiyet görülür ve deride ülser oluşabilir. Oluşan ülserler kemiklere hatta iç organlara kadar ilerleyebilir.

Bu nedenle,

  • Hastaların aynı pozisyonda uzun süre yatmaları engellenmelidir. Ayaklar yatak başına dahi değmemelidir.
  • Hastanın çarşafları sık sık değiştirilmelidir.
  • Tuvalet ihtiyacı giderildikten sonra hastanın tam olarak sterilizasyonunun sağlandığından emin olunmalıdır.
  • Yatak yarası oluşmuş ise hekimin uygun gördüğü tedavi aksatılmadan uygulanmalıdır.
  • Yatak yarası oluşan hastanın günlük alması gereken protein miktarı doğru ayarlanmalıdır. Proteinin yetersiz olduğu bir diyet yatak yarasının iyileşmesini aksatır.
  • Günümüzde yatak yaralarının tedavisini hızlandırmak amacıyla hazırlanmış enteral ürünler ( özel formüle edilmiş sıvı besin takviyesi) vardır. Diyetisyen ve hekimin uygun göreceği dozda hastaların bu ürünlerden kullanması yatak yarasının iyileşme sürecini kısaltacaktır.

felç, inme

4. En sık yaşanan problem: Kabızlık (Konstipasyon)

Hastalarda hareketsiz bir yaşam ile birlikte gördüğümüz en büyük problemlerden biri kabızlıktır. Kabızlık haftada 3 kezden daha az veya zorlanarak dışkılamadır. Kabızlık probleminin önlenmesi için;

  • Günlük 2-2,5 litre su tüketilmelidir.
  • Diyette mutlaka sebze ve meyvelere yer verilmelidir.
  • Beyaz undan yapılmış ürünler yerine tam tahıllı ürünler tercih edilmelidir.
  • Aşırı siyah çay, yeşil çay, kahve içmekten kaçınılmalıdır. Çikolata tüketimi sınırlandırmalıdır.
  • Patates, pirinç, muz, şeftali tüketiminden kaçınılmalıdır.
  • Kuru kayısı, kuru incir gibi kurutulmuş meyvelerin tüketilmesi kabızlık şikayetini bir miktar azaltacaktır.
  • Keten tohumu bağırsaklarda müsilaj etkisi yaparak dışkılamayı kolaylaştırır. Ara öğünlerde 2 yemek kaşığı yoğurda 1 yemek kaşığı dövülmüş keten tohumunun eklenerek tüketilmesi kabızlık sorununa alternatif bir çözüm olabilir. Keten tohumunun yeni çekilmiş olması müsilaj oluşumunu arttırır.

felç, inme

5. Strese bağlı aşırı yeme isteği

Hastaların uzun süreli aldığı tedaviler, yatağa bağımlı kalması, eski yaşantılarına dönme isteği hastalarda stres yaratan bir durumdur ve yeme isteğinin artışına neden olabilir. Evde yapabilecekleri bir uğraşın olmadığına inanıp sürekli kendini yemek yiyerek tatmin etmeye çalışabilirler. Bu durumda hastalara streslerini azaltabilecekleri uğraşlar bulunmalı, boşa geçen vakitlerin azaltılması hedeflenmelidir.

felç, inme

Sonuç olarak inme tedavisi uzun süreli, zor ve psikolojik destek gerektiren bir süreçtir. Hastaların bir günde hayatlarının değişmiş olması tedavi sürecini zorlu kılan en önemli etmenlerden bir tanesidir. Bu süreçte felç geçiren hastanın yakınları hastadan desteğini esirgememelidir.

felç, inme

Tedavi ise,

  • fizik ve tedavi rehabilitasyon uzman hekimi,
  • fizyoterapist,
  • diyetisyen
  • psikolog ve
  • ergoterapistin olduğu bir ekip tarafından yürütülmelidir.

Sağlıklı günler dilerim.

eskişehir diyetisyen gülay sezgin, diyetisyen gülay sezgin, eskişehir beslenme ve diyet uzmanı, fora fizi tedavi diyetisyeni, fora diyetisyen, eskişehir fora beslenme uzmanı, fizik tedavi diyetisyeni, eskişehir beslenme ve diyet uzmanı gülay sezgin

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

 

eskişehir diyetisyen gülay sezgin, diyetisyen gülay sezgin, eskişehir beslenme ve diyet uzmanı, fora fizi tedavi diyetisyeni, fora diyetisyen, eskişehir fora beslenme uzmanı, fizik tedavi diyetisyeni, eskişehir beslenme ve diyet uzmanı gülay sezgin

Süper besin: “Spirülina”

Ülkemizde 1994 yılında 68,8 yıl olan doğuşta beklenen yaşam süresi, 19 yılda 7,5 yıl artarak 2013 yılında 76,3 yıla yükselmiştir. 2014 yılında ise doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için ortalama 78, erkeklerde 75,3 ve kadınlarda 80,7 yıl olarak saptanmıştır. Günümüzde yaşam beklentisinin giderek artması, yaşanan sağlıklı yılların süre ve kalitesini nasıl artırabiliriz sorusunu gündeme getirmiş ve bu konuda da besin destekleri ön plana çıkmaya başlamıştır…

spirulina, spirulina nedir, spirulina tablet, spirulina tozu, spirulina zayıflatır mı, gnc spirulina, arifoğlu spirulina, spirulina fiyatı, spirulina diyet

Doğuşta beklenen yaşam süresi ülkeden ülkeye ve yıldan yıla değişiklik göstermesine rağmen Japonlar 81-83 yıl ortalama yaşam süresi ile en uzun yaşayan milletler arasında. Yanı sıra Japonya’da 100 yaşını geçmiş 50 binin üzerinde insan var. Japonların bu denli uzun yaşamalarının sırrı nedir diye merak ettik ve beslenmelerini yakından inceledik.

spirulina, spirulina nedir, spirulina tablet, spirulina tozu, spirulina zayıflatır mı, gnc spirulina, arifoğlu spirulina, spirulina fiyatı, spirulina diyet

Japonya’da beslenme alışkanlıkları

  • Günde 5 porsiyon meyve ve sebze tüketiliyor.
  • Diyette genellikle kırmızı et yerine balık ve tavuk eti tercih ediliyor.
  • Ekmek yerine tükettikleri temel besin maddesi pirinç ve hemen her öğünde pirinç lapası veya pilav karşımıza çıkıyor. ( Ekmek yerine pirinç tüketimi Japonların yaptığı en büyük beslenme hatalarından biri.)
  • Kahvaltı Japonların vazgeçilmez öğünü. Kahvaltıda genellikle yeşil çay, tofu peyniri, bir kase pirinç lapası, nori yosunu yaprakları, miso çorbası tercih ediliyor.
  • Japonlar besinleri oldukça çiğ tüketme eğilimindeler. Bu da sebze ve meyvelerdeki vitamin ve mineral kayıplarının en aza inmesini sağlıyor.
  • Yemek pişirme tekniği olarak da genellikle haşlamayı tercih ediyorlar ve Japon kültüründe kızartılmış yiyeceklere pek de yer yok.

spirulina, spirulina nedir, spirulina tablet, spirulina tozu, spirulina zayıflatır mı, gnc spirulina, arifoğlu spirulina, spirulina fiyatı, spirulina diyet

  • Soya fasulyesi Japonların vazgeçilmez besinlerinden bir tanesi. Soya fasulyesinin linoleik asitten zengin buna karşın kolesterolden fakir bir besin olması kalp damar hastalıklarını önlemede oldukça etkili.
  • Japonların diyetleri günlük %26-28 aralığında yağ içeriyor.
  • Diyetlerinde tatlı tüketimi yok denecek kadar az ve tatlı deyince ilk akıllarına gelen mevsim meyveleri.
  • Japonların beslenme alışkanlıklarından bir diğeri ise deniz yosunu tüketmeleri. Deniz yosununu kahvaltıda yaprak şeklinde, suşinin içerisinde meze olarak veya kurutulmuş deniz yosunundan hazırladıkları soslarla yemeklerini tatlandırarak tüketiyorlar.
  • Aslında tükettikleri besin bir mavi-yeşil alg türü olan Spirulina ve Spirulina 21. yüzyılın süper besini olarak tanımlanıyor.

spirulina, spirulina nedir, spirulina tablet, spirulina tozu, spirulina zayıflatır mı, gnc spirulina, arifoğlu spirulina, spirulina fiyatı, spirulina diyet

Spirulina nedir?

Spirulina mikroskobik ve ipliksi yapıdaki bir siyanobakteridir.

Spirulina temiz dünya sularında oksijenli fotosentez yapan Arthrospira platensis’in kurutulmuş biyokütlesidir. Bu algler bireylerin diyetlerinde önemli bir besini temsil ederler ve insanlarda protein ve vitamin suplemanı olarak yaygın şekilde kullanılırlar.

spirulina, spirulina nedir, spirulina tablet, spirulina tozu, spirulina zayıflatır mı, gnc spirulina, arifoğlu spirulina, spirulina fiyatı, spirulina diyet

Spirulina’nın besin içeriği

Spirullina %65’ten fazla protein içerir ve B12 vitamini, provitamin A (β-karoten) ve demirden zengindir.

Spirulina yüksek oranda fenolik asit, tokoferol, γ-linolenik asit içerir.

B12 içeriği bakımından ikinci en yüksek besin olan dana ciğerine göre 2 ila 6 kat daha fazla B12 içermektedir.

Spirulina doğada en yüksek demir, tokoferol ve γ liolenic asit (GLA) içeren besindir. Ispanaktan 58 kat fazla demir, buğday filizinden ise 3 kat fazla E vitamini içermektedir. Selüloz yapıda bir hücre çepherine sahip olmadığından spirulinanın sindirimi de oldukça kolaydır.

spirulina, spirulina nedir, spirulina tablet, spirulina tozu, spirulina zayıflatır mı, gnc spirulina, arifoğlu spirulina, spirulina fiyatı, spirulina diyet

Spirulina’nın sağlık üzerine etkileri

Spirulina güçlü bir antioksidandır ve yapılan çalışmalarda oksidatif stresi azalttığı gösterilmiştir. Ayrıca Spirulina antiviral ve antikanserojenik etki göstermekte, immünolojik yanıtı arttırmakta ve karaciğer koruyucu etki göstermektedir.

spirulina, spirulina nedir, spirulina tablet, spirulina tozu, spirulina zayıflatır mı, gnc spirulina, arifoğlu spirulina, spirulina fiyatı, spirulina diyet

1. Spirulina’nın antioksidan etkisi

Spirulina doğadaki en zengin antioksidan kaynaklarından biridir. Çinko, mangan, selenyum ve bakır gibi mineralleri içerir. β-karoten, metiyonin, E vitamini, B6, B1 vitaminleri ile serbest radikallerin vücuttan uzaklaştırılmasında aktif rol oynar. Kuvvetli antioksidanlardan biri olan süperoksit dismutaz (SOD) enziminin en önemli kaynaklarından biridir.

spirulina, spirulina nedir, spirulina tablet, spirulina tozu, spirulina zayıflatır mı, gnc spirulina, arifoğlu spirulina, spirulina fiyatı, spirulina diyet

2. Spirulina’nın antiviral etkisi

Spirulina güçlü antiviral aktivite sergiler. Spirulinanın polisakkaritleri herpes(uçuk virüsü) dahil olmak üzere grip virüsü, kızamık virüsü, kabakulak virüsünü gibi bir çok zarflı virüsü inhibe eder. Spirulina ekstreleri AIDS hastalarında da destek tedavi olarak kullanılabilir.

spirulina, spirulina nedir, spirulina tablet, spirulina tozu, spirulina zayıflatır mı, gnc spirulina, arifoğlu spirulina, spirulina fiyatı, spirulina diyet
3. Spirulina’nın antikanserojenik etkisi

Spirulina β-karoten ve fikosiyaninden zengin doğal bir besindir. Hem β-karoten hem de fikosiyanin antikanserojeniktir. Fikosiyaninin karaciğer kanserinde hayatta kalma süresini uzatabileceğine dair çalışmalar vardır. Yanı sıra DNA’ya hasar veren ajanların vücuttan atılmasını sağlayarak kanseri önleyebilir.

Kalsiyum ve Spirulina Platensis preparatlarının birlikte kullanılması asidik karaciğer tümör hücreleri, kemik ve yumuşak doku tümör hücrelerinde DNA ve RNA sentezine etki ederek kanser hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasını önler.

spirulina, spirulina nedir, spirulina tablet, spirulina tozu, spirulina zayıflatır mı, gnc spirulina, arifoğlu spirulina, spirulina fiyatı, spirulina diyet

4. Spirulina’nın metabolizmaya etkisi

Spirulina lipit ve karbonhidrat metabolizmaları üzerinde etkilidir. Vücutta hipokolesterolemik ve hipoglisemik etki gösterir. Diyet ile alınan Spirulina suplemantasyonu özellikle kan şekeri sevisini düzenler. Spirulina kullanan Tip 2 diyabetli hastalarda Spirulina suplemantasyonu HbA1c düzeylerinin hedeflenen aralığa yaklaşmasında etkili olabilmektedir.. Spirulina suplemantasyonu ile Tip 2 diyabetin ikincil komplikasyonlarının azaltılabileceği ortaya konmuştur.

spirulina, spirulina nedir, spirulina tablet, spirulina tozu, spirulina zayıflatır mı, gnc spirulina, arifoğlu spirulina, spirulina fiyatı, spirulina diyet

5. Spirulinanın diğer etkileri

Spirulina yüksek oranda gamma linoleik asit(GLA) içerir. GLA’ nın diyetle alınması artirit, kalp hastalıkları, manik depresyon ve şizofrenide tedaviye destek sağlar. Bunun yanında ilaçların, kafeinin ağır metallerin oluşturduğu toksinlerin atılmasını sağlayan faz-1 detoksifikasyonu aktive eder.

Spirulina preparatları antiviral, antifungal, antibakteriyal etkilerinden dolayı kremlerde kozmetik ürünlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Yapılan çalışmalar kilo kaybından sonra kilo korumada Spirulina suplemantasyonunun faydalı olabileceğini göstermiştir.

spirulina, spirulina nedir, spirulina tablet, spirulina tozu, spirulina zayıflatır mı, gnc spirulina, arifoğlu spirulina, spirulina fiyatı, spirulina diyet

Spirulina’ nın besin desteği olarak tüketilmesi

Ülkemizde deniz yosunu tüketimi Uzak Doğu ülkelerinde olduğu gibi gerektiği ölçüde yaygın değildir.

Geleneksel beslenme alışkanlıkları ve Türk damak tadı göz önüne alındığında deniz yosununun sofralarda yerini alması da zor gözükmektedir. Ancak Spirulina içeren besin desteklerine yöneliş son yıllarda ülkemizde de artmıştır.

spirulina, spirulina nedir, spirulina tablet, spirulina tozu, spirulina zayıflatır mı, gnc spirulina, arifoğlu spirulina, spirulina fiyatı, spirulina diyet

Spirulina içeren besin destekleri antioksidan ihtiyacının artığı, bağışıklık sisteminin zayıfladığı veya viral enfeksiyonların görüldüğü durumlarda kullanılabilir. Ancak diğer besin destekleri gibi Spirulina suplemanları da diyetisyen veya doktor tavsiyesi ile kullanılmalıdır.

eskişehir diyetisyen gülay sezgin, diyetisyen gülay sezgin, eskişehir beslenme ve diyet uzmanı, fora fizi tedavi diyetisyeni, fora diyetisyen, eskişehir fora beslenme uzmanı, fizik tedavi diyetisyeni, eskişehir beslenme ve diyet uzmanı gülay sezgin

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz: