Çölyak, arpa ve çölyak, buğday ve çölyak, çavdar ve çölyak, Çölyak hastalığı, Çölyak hastalığı nasıl bir rahatsızlıktır, Çölyak hastalığı nedir, çölyak ve bağışıklık sistemi, diyetisyen rümeysa çelik, gluten enteropatisi, gluten hassasiyeti, kalıcı intolerans, oto-immün sistem rahatsızlığı, oto-immün sistem rahatsızlığı nedir, proksimal ince barsak alerjisi, rümeysa çelik, villi, villus, willi, yulaf ve çölyak, Buğday, arpa, yulaf ve çavdar yerine pirinç, patates, nohut, mercimek, kestane, soya, fasulye, fındık, çölyak, celiak, çöyak hastalığı, çölyaklılar neleri yiyemez, çölyaksız gıdalar, glutensiz gıdalar, glutensiz besinler, çöyak diyeti, çölyak önerileri, çölyakta Karaağaç ve kavunağacı bitkisinin çaylar,

İşte bölge bölge Türkiye’nin besin alerji haritası!

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşen Bingöl koordinatörlüğünde yapılan araştırmada, besin alerjisinin bölgesel farklılıklıklar gösterdiği belirlendi.

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bingöl başkanlığındaki 50 kişilik ekip, İstanbul, Ege, Akdeniz, Çukurova, Karadeniz Teknik ve Fırat Üniversitelerinin de aralarında bulunduğu, Türkiye’deki farklı bölgelerdeki 25 üniversite hastanesinde besin alerjisine yönelik çalışma yaptı.

Yaklaşık iki yıl süren ve bin 248 besin alerjili çocuk üzerinde yapılan çalışmada, özellikle çocuklarda, astım ve egzamadan büyüme geriliğine, hatta ölüme kadar varan besin alerjisinin, coğrafi farklılık gösterdiği saptandı.

Araştırmaya göre, Ege ve Marmara’da daha çok “süt alerjisi”ne rastlanırken Akdeniz, Karadeniz, İç Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgelerinde “yumurta alerjisi”nin sık görüldüğü tespit edildi.

Doğu Anadolu Bölgesi’nde araştırma yapılan çocukların %82,1, Akdeniz’de %71,8, İç Anadolu Bölgesi’nde %66,7, Karadeniz’de ise %55,6’sında yumurta alerjisi saptandı. Aynı yaş grubunda Ege Bölgesi’nde %65,6, Marmara’da ise %63,1’inde süt alerjisi belirlendi.

Besin alerjisinin, %16 hayati risk oluşturan alerjik şokla sonuçlanabildiği de tespit edildi.

Besin alerjisi, hayati sorunlara neden olabilir

25. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Kongresi’nin de başkanı olan Prof. Dr. Bingöl, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’deki çocuklarda besin alerjisinin durumunu öğrenmenin iki yıl süren zorlu bir araştırmayla gerçekleştiğini söyledi.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çocuklarda besin alerjisinin önemli bir sağlık sorunu haline geldiğini dile getiren Bingöl, şunları kaydetti:

Yaptığımız çalışmanın sonuçlarına göre, Ege ve Marmara’da daha çok süt alerjisi görülürken, Akdeniz, Karadeniz, İç Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgelerinde yumurta alerjisi sık olarak karşımıza çıkıyor. Kabuklu deniz ürünleri, balık, kuru yemişler ve una karşı da sıkça besin alerjileri görülmekte. Aynı zamanda, pirinç, et, susam gibi daha nadir besinlere karşı da besin alerjisi gelişebilmektedir. Besin alerjisi olan çocuklarda gözlemlediğimiz bulgular, iştahsızlık, kusma, dışkı değişiklikleri, egzama, astım ve büyüme geriliğidir. Bunlar son derece önemli. Besin alerjisi, hayati sorunlara neden olabilir.

Çocuklarda alerjik şoka neden olabilir

Besin alerjisinin çocuklarda alerjik şoka sebep olabildiğini belirten Bingöl, bu hastaların, yanlarında, yaşamı tehdit eden şiddetli allerjik reaksiyonların tedavisinde kullanılan adrenalin kalemi taşımaları gerektiğini aktardı. Bingöl, besin alerjilerinin tanısının önemli olduğuna işaret etti. Fazladan besin alerjisi tanısı koymanın çocuğun ve ailenin yaşam kalitesini bozacağını vurgulayan Bingöl, bunun beslenmeyi de etkileyeceğini belirtti.

Besin alerjisinin teşhis edilememesinin çocukta önemli sağlık sorunlarına yol açacağını ifade eden Bingöl, alerji uzmanlarınca, klinik bulgular, belirtiler fiziki muayene, öykü ve laboratuvar sonuçlarına göre tanının konulabildiğini anlattı.

Yaş grubuna göre de farklılık gösteriyor

Besin alerjisinin coğrafi özellikler taşımasının başlıca sebebi, kişilerin beslenme alışkanlıklarının ve besinin işlenme, pişirilme şeklinin farklı tüketmesindendir, diyen Bingöl, besinin moleküler yapısının, işlenmesine göre değiştiğini söyledi.

Tüm yaş grupları dikkate alındığında, en sık çocuklarda besin alerjisi görüldüğünü dile getiren Bingöl, şu bilgileri aktardı:

Yaş grubuna göre ise 0-2 yaş içerisinde en sık süt, 2-5 yaşlarında süt, yumurta, kabuklu deniz ürünleri, kuru yemişler, balık, ve undan kaynaklanan besin alerjisi görülüyor. Çocuk büyüdükçe deniz ürünleri ve kuru yemiş önem kazanır. Coğrafi olarak zengin bir ülkeyiz. Farklı beslenme alışkanlıkları ve besinlerin farklı tüketim şekilleri, bu besin alerjilerinde farklılıklara yol açabilir.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-turkiyenin-besin-alerji-haritasi-cikarildi-iste-bolge-bolge-alerji-gruplari-11-681-79433.html

Migrenin kaynağı besin alerjisi mi?

Migren ve gerilim tipi baş ağrısı, hareketli bir yaşantının ve dolayısıyla stresin getirilerinden birisi olabilir fakat yapılan yeni çalışmalara göre migren ve gerilim tipi baş ağrılarının nedeni besin alerjilerine bağlanmaktadır…

Yapılan bir çalışmada;astım, cilt ve  gastrointestinal sistem rahatsızlığına sahip olan bireyler ve normal bireylerin vücutlarındaki IgA, IgE ve IgG değerleri ölçülmüş. İki grup arasında anlamlı farklılıklar saptanmış. Buna göre, rahatsızlıkları olan bireylerin IgA, IgE ve IgG değerleri diğer gruba oranla daha yüksek çıkmış. Bunun yanı sıra antikor geliştiren yiyecekler çıkarıldığında semptomların azaldığı gözlenmiştir.

migren nedir, migrene ne iyi gelir, migren tedavisi, migrende diyet

Peki, nedir bu IgA, IgE ve IgG?

Immunoglobulinler yani antikorlar; bağışıklık sisteminin ürettiği savunuculardır. Glikoprotein yapısındadırlar. IgA, özellikle tükürük bezinde bulunurken IgG, plasentadan çocuğa geçen tek antikor olma özelliğine sahiptir. IgE ise daha çok alerjik reaksiyonlarda artış göstermektedir.

migren nedir, migrene ne iyi gelir, migren tedavisi, migrende diyetmigren nedir, migrene ne iyi gelir, migren tedavisi, migrende diyet

Migren ile ilişkisi

Yapılan bir başka çalışmada, migren ya da gerilim tipi baş ağrısı olan bireylerle kontrol grubu karşılaştırıldığında migren ya da gerilim tipi baş ağrısı olan bireylerin bazı besinlere karşı vücutlarında IgG üretildiği ortaya çıkmıştır. Bu besinlerden bazıları; yumurta, peynir, inek sütü, yulaf, buğday, domates, kazein ve fasulyedir. Bunlar en fazla antikor oluşturan besinlerdir.

Yine yapılan bir çalışmada çölyakla beraber migreni olan hastalarda diyetisyen nezaretinde glüten diyeti ile migren ataklarının frekanslarında azalma kaydedilmiştir. Başka bir çalışmada ise oligoantijenik yani vücutta ters etki oluşturan gıdaların çıkarılması ile oluşan diyetin astım, egzama, migren gibi hastalıkların etkilerini azalttığı ortaya konmuştur.

Tüm bu araştırmalar incelenecek olursa, migren ya da gerilim tipi baş ağrısında besin alerjisinin yeri olduğu söylenebilmektedir.Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Pelin Güloğlu