Gülşah karmil hamileleik beslenme

3 maddede: “Hamilelikte sağlıklı beslenme”

  • Bu süreçte diyet yapabilir miyim?
  • İki canlıyım daha mı fazla yemeliyim?
  • Yediklerim bana ve bebeğime yeter mi?

Bu ve buna benzer soruları anne adaylarından çok sık duyuyoruz. Sakin olun anne adaylarım, hepsi bu yazıyla cevap bulacak…

Fazla kilo alımını önlemek için öneriler, Alınan kiloların dağılımı önemli midir?, Hamilelikte aşırı kilo alımının zararlı, Gebelikte yetersiz kilo alınırsa, Gebelikte kaç kilo alınmalıdır,

1. Gebelik döneminde beslenme neden bu kadar önemli?

Hamilelik dönemi hem bebeğin büyümesi hem de annenin gereksinimlerinin karşılanması açısından çok çok önemli bir süreçtir. Bebeğinizin tek beslenme kaynağı siz olduğunuzdan dolayı yediğiniz her besin bebeğinize armağanınızdır. Bu armağanı ikiniz için de değerli kılmak öncelik olmalıdır.

Bu süreçte en önemli nokta kesinlikle zayıflama diyeti yapılmamasıdır. Sizin ve bebeğinizin ihtiyaçları diyetisyeniniz tarafından hesaplanır ve o şekilde beslenmeniz gerekir. Tabi anne adaylarının çoğunda görülen mide bulantısı sebebiyle anneler ilk aylarda çok iyi beslenemeyebilirler. Bu süreçte vücut ağırlığınızda biraz azalma görülebilir. Bu ağırlık kaybı bebeğinize zarar vermez endişeye kapılmayınız. Olması gereken ise:

2. Gebelik döneminde ağırlık kazanımı ne kadar olmalı?

Gebeliğinizin ilk üç ayı süresince beklenen ağırlık kazancı 1 – 2 kg olup; adölesanlarda ise 2 – 3 kg’dır. Daha sonraki dönemde haftalık ağırlık kazanımı 0.3 – 0.5 kg civarında beklenmektedir. Gebeliğin başlangıcında şişman olan kadının fazla ağırlık kazanmasına gerek yoktur. Gebelik öncesi çok vücut ağırlığınız çok fazlaysa ilk 3 ay enerji kısıtlı diyet verilirse de bu kısıtlama 1200 – 1500 kaloriden az olmamalıdır, 4. aydan sonra kısıtlama yapılmaz. Bu konuda diyetisyeninize başvurmanız şarttır.

Fazla kilo alımını önlemek için öneriler, Alınan kiloların dağılımı önemli midir?, Hamilelikte aşırı kilo alımının zararlı, Gebelikte yetersiz kilo alınırsa, Gebelikte kaç kilo alınmalıdır,

3. Hamilelik dönemimdeki beslenmemde nelere dikkat etmeliyim?

Gebelikten dolayı artan enerji ve besin ögesi ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için gebe kadının normal zamanda yediklerine ek olarak tüketmesi gereken besinler, miktarları ve beslenme ilkeleri şunlardır:

  • Bir su bardağı kadar süt, yoğurt, 2 – 3 işaret parmağı ölçüsü kadar peynir veya 1-2 kaşık çökelek tüketebilirsiniz. Ayrıca süt veya yoğurt çorbalar içinde de (sütlü çorba, yoğurtlu çorba) tüketilebilir.
  • Bir adet yumurta, yumurta kadar et, tavuk veya balık tüketebilirsiniz. Bu besinler tüketilemiyorsa kuru baklagil yemekleri, mercimekli veya nohutlu çorbalar tüketilebilir.
  • Yemeklerle birlikte  maydanoz, kıvırcık, lahana, biber, domates, karnabahar gibi C vitamininden zengin sebzeler; kuşburnu, portakal, mandalina, elma, şeftali gibi meyveler ve taze sıkılmış meyve suları tüketilmelidir.
  • Sebzelerin ve kuru baklagillerin haşlama sularının dökülmesi vitamin ve mineral kayıplarına neden olacağı için haşlama suları dökülmemelidir.
  • Sıvı alımı asla ihmal edilmemeli, günde en az 8 – 10 su bardağı kadar su içilmelidir. Özellikle kabızlık şikayeti varsa bol su içerek, kabuğu ile yenen meyveleri bu şekilde tüketerek, her öğünde sebze ile salataya yer vererek ve yürüyüş ya da düzenlie egzersiz yaparak bu sorunun önüne geçilebilir.

Fazla kilo alımını önlemek için öneriler, Alınan kiloların dağılımı önemli midir?, Hamilelikte aşırı kilo alımının zararlı, Gebelikte yetersiz kilo alınırsa, Gebelikte kaç kilo alınmalıdır,

Dahası için  lütfen Sağlık Bilimleri Beslenme ve Diyetetik mezunu Gerçek Diyetisyenler‘e başvurunuz.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Gülşah Karmil

Gülşah karmil antrenman öncesi sonrası beslenme

Antrenman öncesi ve sonrası beslenme

Bireyler antrenman yaparken doğru beslenmezlerse antrenman sırasında halsizlikler, antrenman sırasında sakatlanmalar, kas kayıpları meydana gelebiliyor…

yürüyüş diyet detoks spor yürüme

Antrenman öncesi

Egzersizin vücudumuzdaki etkisini artırmak amacıyla öncelikle beslenmenizi düzenlemeniz gerekmektedir. Antrenman öncesi ve sonrası yapılan beslenme hataları nedeniyle istediğiniz vücuda sahip olmanız çok daha zorlaşır ve vücudunuz gitgide daha çok yağ bağlayabilir, üstelik var olan kaslarınızı da kaybedebilirsiniz.

Yapılan yeni çalışmalara göre antrenmandan 10 dakika ile 2 saat öncesine kadar alınan karbonhidratlar kan şekerini yükseltebilir, antrenmanın ortalarına doğru kan şekerini ve performansını düşürebilir. Bunun için egzersizden ortalama 1 saat ya da daha uzun süre ile tekrar enerji stoklarını doldurmaya çalışan bedene sağlıklı karbonhidratlar verilmesi gerekir.

Antrenman yapan her bireyin yaptığı antrenmana göre alması gereken enerji miktarı da değişmektedir. Enerjinin yiyeceklerle uzun süreli yetersiz alınması durumunda, sporcunun gereksinimi olan enerji, vücuttaki yağ depolarından sağlanmaktadır. Bu durumda ağırlık kaybı (kilo verme) ile birlikte, kas dokusunda da azalma görülmekte, kuvvet ve dayanıklılık kaybı ile birlikte performans düşmektedir. Yani ağırlık kaybetmek isterken yapılan hataların başında gelen hataların ilki budur.

diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

Antrenman öncesi alternatif menüler

  • 1 kase mısır gevreği veya yulaf + 1 muz + 1 bardak süt + 3-4 adet badem veya fındık
  • 2 dilim tam tahıllı ekmeği arasına peynirli, marullu, domatesli, salatalıklı sandviç veya tost + ayran
  • Peynirli sebzeli krep + ayran veya süt
  • 3-4 adet kepekli bisküvi + yarım yağlı yoğurt
  • 1 porsiyon meyve + yarım yağlı yoğurt
  • Tam tahıllı ekmek + karper peyniri + 1 bardak süt

Antrenman öncesi gaz yapacak besinlerden uzak durulmalıdır.

sporcu beslenmesi protein

Antrenman sonrası

Antrenman sonrasında ise karbonhidrattan zengin bir ana öğün veya atıştırmalık tüketmelisiniz. Bunun için önerilecekler arasında ana öğün olarak sandviç ve yanında taze sıkılmış meyve sularını önerilebilir. Karbonhidratlarla birlikte protein tüketilmesi gerekmektedir. Proteinler egzersiz sırasında zarar gören kasların ve dokuların onarımına yardımcıdırlar. Bu yüzden egzersiz sonrası beslenmede karbonhidrat ve proteinler beraber tüketilmelidir. Antrenman sonrası aç olunmasa bile 100 kcallik bir atıştırmalıkla toparlanma kolaylıkla sağlanmaktadır.

Ektomorf vücut tipi, Mezomorf vücut tipi, Endomorf vücut tipi, Vücut yapınıza uygun olarak: bulk dönemi, Minumum yağlanma ve maksimum kas kütlesi artışı,Bulk dönemi nedir, Bulk dönemi ne kadar sürer, Bulk dönemi beslenme düzeni nasıl olmalıdır, Bulk döneminde nelerden uzak durmalıyım,

Antrenman sonrası alternatif menüler

  • 1 bardak çikolatalı süt
  • 1 adet protein barı
  • 1 elma ve 10-12 çiğ badem
  • Peynirli esmer makarna
  • Balıklar tüketilebilir.

Vücudun antrenman sonrası ihtiyaç duyduğu şey, kaybettiği sıvıyı geri kazanmaktır. Egzersiz sonrasında su tüketimi bu açığı kapatmaya yardımcı olacaktır. Antrenman türü ve sporcuya göre farklılık gösterse de ortalama olarak 400-600 ml antrenman öncesinde, 100-200 ml antrenman sırasında, yarım kg ağırlık kaybı başına 400-600 ml su tüketimi gerekmektedir.

İş çıkışı spor salonuna gidiyorsanız ve öğle yemeğinden sonra hiçbir şey yemediyseniz antrenmanınızı yarıda kesmek zorunda kalabilirsiniz ondan dolayı 5-6 fındık, badem yanında 1 porsiyon meyve veya 1 bardak şeker katkısız meyve suyu, hem sağlıklı yağlar ve posadan zengindir. Bunları tüketemezseniz yağı az, bol posalı, basit şekeri en az olan protein barları denemelisiniz. Dahası için beslenme ve diyet uzmanınıza başvurunuz.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Gülşah Karmil

KETEN tohumu gülşah karmil

5 madde ile: “Keten tohumu”

Son yıllarda hasta olma riskinin azaltılması, sağlıklı bir yaşamı devam ettirme isteği ve sağlıklı beslenme bilincinin gelişmesi gibi nedenlerden dolayı tüketiciler besinlerden, beslenmenin yanında sağlık açısından fayda sağlamayı da amaçlamaktadırlar.

keten tohumu, keten tohumu faydaları, keten tohumu yararları, keten tohumu zararları, keten tohumu diyeti, diyette keten tohumu, keten tohumu zayıflatır mı, keten tohumu kilo verdirir mi, tiroid hastalıklarında keten tohumu, diyetisyen ayşe özgül

1. Fonksiyonel besin (Süper gıda) nedir?

Bu düşünce kapsamında fonksiyonel besinler kavramı hayatımıza girmiştir. Fonksiyonel gıdalar, vücudun temel besin ögeleri gereksinimini karşılamanın ötesinde insan fizyolojisi ve metabolik fonksiyonları üzerinde ilave faydalar sağlayan, böylelikle hastalıklardan korunmada ve daha sağlıklı bir yaşama ulaşmada katkı sağlayan gıdalar veya gıda bileşenleridir.

keten tohumu, keten tohumu faydaları, keten tohumu yararları, keten tohumu zararları, keten tohumu diyeti, diyette keten tohumu, keten tohumu zayıflatır mı, keten tohumu kilo verdirir mi, tiroid hastalıklarında keten tohumu, diyetisyen ayşe özgül

2. Nutrasötik besin nedir?

Nutrasötik besin tanımı, genel olarak fonksiyonel gıdalar ile aynı anlama gelebilir. Besin destekleri, bitkisel ürünler, tahıl, çorba ve içecekler gibi işlenmiş ürünleri içermelerinin yanı sıra gıdalardaki vitamin olmayan, yararlı kimyasallar olarak da tanımlanmaktadırlar. Bitkisel kaynaklı olanlarına fitokimyasal adı verilmektedir.

Nutrasötik olanlardan keten bitkisi, yağ ve lif elde etmek amacıyla yetiştirilir. Yağlık ketenlerin tohumlarında, % 35-45 oranında yağ bulunur. α-linolenik asit ve iyi kaliteli protein bakımından zengin olmasının yanı sıra, flavonoid, lignan ve fenolik asitler gibi fitokimyasalların da doğal kaynağı durumundadır. Keten tohumunun besin değeri ve koruyucu etkisi onun kompleks doğasından kaynaklanmaktadır. Keten tohumu, besin değeri olan ve olmayan bileşenler içerir. Bu bileşenlerin, tüketilen doza, zamana ve sıklığa bağlı olarak hem yararlı hem de zararlı etkileri görülebilir.

keten tohumu, keten tohumu faydaları, keten tohumu yararları, keten tohumu zararları, keten tohumu diyeti, diyette keten tohumu, keten tohumu zayıflatır mı, keten tohumu kilo verdirir mi, tiroid hastalıklarında keten tohumu, diyetisyen ayşe özgül

3. Keten tohumu ve yararları nelerdir?

  • Omega 3 yağ asitlerinden α-linolenik asidin (ALA) en zengin kaynaklarından birisidir. İçeriğinde aynı zamanda linoleik asit de bulunur. Bu iki maddenin vücuda kesin olarak alınması gerekmektedir. İltihap oluşumuna, kalp rahatsızlıklarına ve kansere karşı koruyucu önlemler sağlarlar. Omega 3 yağ asitleri aynı zamanda beyin ve retina gelişiminde, kan basıncının düzenlenmesinde, bağışıklık sisteminde görev alır. Eksikliğinde yavaş büyüme, görme zayıflığı, öğrenmede güçlük görülür. Sağlıklı yağ içerdiğinden dolayı keten tohumu kötü kolesterolün (LDL) düşmesini, iyi kolesterolün (HDL) yükselmesini sağlar. Pankreatik fonksiyonu düzenler. Bunu kanıtlamak amacıyla yapılan bir çalışmada günde 3 gram keten tohumu tüketen bireylerde kan glukozunun artmadığı görülmüştür.
  • 100 gram keten tohumunda 28 gram posa bulunmaktadır. posa, mide ve bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcıdır. Kabızlık oluşumunu engeller. Kalp hastalıklarında etkili olan kolesterol ve yağ seviyelerinin düşmesine yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda kan glukoz düzeylerini sabit tuttuğu yapılan çalışmalar sonucunda kanıtlanmıştır.
  • Keten tohumu proteini ve soya proteinin, plazma trigliserid ve ürik asit miktarları üzerine etkilerinin belirlendiği bir araştırmada, keten tohumunun soya proteinine göre trigliserid düzeylerinde iki kat daha fazla azalma sağlamıştır ve keten tohumunun soya proteininden çok daha fazla hipotrigliseridemik etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Buna ilaveten keten tohumu serum ürik asit miktarında belirgin bir düşüşee sebep olurken soya proteinin ters etkiye sahip olduğu görülmüştür.
  • İçeriğinde bulunan lignanlar tümör oluşumunu engeller.
  • Testesteron miktarını ve prostat kanserini önleyici etkisi vardır.
  • Keten tohumu vücudun genel anlamda düzgün çalışması için gerekli olan B vitamini, manganez ve magnezyumu bol miktarda içermektedir.
  • Kadınlarda menapoz sonrası sorunlara çözüm olarak kabul edilebilir.
  • Kilo vermeye yardımcıdır.
  • Konsantrasyon ve dikkat bozukluklarına iyi gelir.

keten tohumu, keten tohumu faydaları, keten tohumu yararları, keten tohumu zararları, keten tohumu diyeti, diyette keten tohumu, keten tohumu zayıflatır mı, keten tohumu kilo verdirir mi, tiroid hastalıklarında keten tohumu, diyetisyen ayşe özgül

4. Keten tohumu nasıl tüketilmeli?

  • Kaynatılarak içilebilir.
  • Dövülerek, öğütülerek toz haline getirilebilir. Bir kaşık ağza atıldıktan sonra arkasından su içilebilir.
  • Kavrulmuş olarak tüketildiğinde daha lezzetli olur. Keten tohumunun çok özel bir tadı veya kokusu yoktur, ama kavrulunca güzel bir tada kavuşur.
  • Tohum şeklinde tüketilecekse iyice çiğnenmelidir.
  • Öğütülmüş halde salatalarınıza, yoğurtlarınıza, müslinize serpilebilir, fırında yapılan hamur işlerine katılabilir, her yemekte kullanılabilir.

keten tohumu, keten tohumu faydaları, keten tohumu yararları, keten tohumu zararları, keten tohumu diyeti, diyette keten tohumu, keten tohumu zayıflatır mı, keten tohumu kilo verdirir mi, tiroid hastalıklarında keten tohumu, diyetisyen ayşe özgül

5. Keten tohumunun olumsuz etkileri var mı?

  • Keten tohumunun diyetle fazla miktarda alınması B6 vitamini eksikliğine ve sonuçta da homosistein ve böbrek yetmezliğinin artmasına neden olmaktadır.
  • Keten tohumunun pişirilmeden tüketimi, hayvan ve insanlar için fazla miktarda alındığında (10 gramdan fazla) toksik olabilecek bir bileşik olan siyanojenik glukosidlerin (HCN) üretimine neden olabilir.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere sağlıcakla kalın.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Gülşah Karmil kimdir

 

gebelik zehirlenmesi, bebek, hamile, gestasyon, preeklampsi gülşah karmil

Preeklampside tıbbi beslenme tedavisi

Gebelik zehirlenmesi olarak bilinen bu hastalığın aslında bildiğimiz zehirlenmelere benzer bir tarafı yoktur.

hekim sağlık doktor

1. Preeklampsi nedir?

Halk arasında bu söylenimi söz konusu olan hastalık, gebeliğin yirminci haftasında ortaya çıkar ve rahim yatağını döşeyen ince kıvrık arterlerin aşırı daralması ile plasentanın bebeği besleyememesi durumudur.

gebelik zehirlenmesi, bebek, hamile, gestasyon, preeklampsi

Bebeğe az kan ve oksijen gitmesine sebep olduğundan dolayı bebekte gelişme geriliği görülebilir.

gebelik zehirlenmesi, bebek, hamile, gestasyon, preeklampsi

2. Belirtileri nelerdir ?

Baş dönmesi, ani kilo artışı, halsizlik, bilinç bulanıklığı, ani görme bozukluğu, bulantı, kusma, üst karın ve karaciğer ağrısı, az idrara çıkma, bebeğin hareketlerinde azalma meydana gelmesi önem verilmesi gereken belirtilerdir. Muhakkak doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Ödem ise hamileliğin getirdiği ödemden farklıdır. Diz kapağı ile ayak bileği arasında parmakla bastırıldığında iz bırakan cins ödem bu hastalığa özgü ödemdir.

gebelik zehirlenmesi, bebek, hamile, gestasyon, preeklampsi

Ağır preeklampside 37. Haftadan sonra doğum şarttır. Aynı zamanda ağır preeklampside anneyi ciddi şekilde tehlikeye sokan karaciğer fonksiyonlarında bozulmaya sebep olan HELLP sendromu meydana gelebilir. Bu durum tüm sistemleri etkileyebileceğinden dolayı çok dikkat edilmesi gerekir. Hafif preeklampside ise düzenli bir beslenme tedavisi yapılmalıdır. Hafif preeklmapsiden şiddetli preeklampsiye geçmek çok kısa sürede olabileceğinden annenin ve bebeğin sürekli olarak takip edilmesi gerekir. Doğuma fazla zaman varsa duruma göre anneye yatak istirahati verilebilir. Tansiyonun düşmesi için ilaçlar da kullanılır. Fakat bunların hepsi doktorun takibiyle olmalıdır.

gebelik zehirlenmesi, bebek, hamile, gestasyon, preeklampsi

3. Preeklampsi ne sıklıkta görülüyor?

Tüm gebeliklerin %6’sında görülebilir.

gebelik zehirlenmesi, bebek, hamile, gestasyon, preeklampsi

4. Preeklampsinin çeşitleri

Hafif preeklampsi: Tansiyon 140/90 mm/Hg’nin üzerine çıkar. İdrarla protein atımı 300 mg ve üzerindedir.

Şiddetli preeklampsi: Tansiyon 160/110 mm/Hg’nin üzerine çıkar. İdrarla protein atımı ise 2 gramdan fazladır.

Hafif preeklampsiden şiddetli preeklampsiye geçmesi eklampsiye neden olabilir. Eklampsi ise vücutta sara nöbetlerine benzeyen kas kasılmaları ve kriz durumudur. Bazen bu duruma bilinç kaybı da eşlik edebilir. Vücudun farklı bölgelerinde meydana gelen kasılmalar bebeğin doğum sürecini de tehlikeye sokmaktadır.

gebelik zehirlenmesi, bebek, hamile, gestasyon, preeklampsi

4. Kimlerde risk daha fazladır?

  • 18 yaş altı, 35 yaş üstü gebelerde,
  • Çoğul gebeliklerde,
  • 4’ten fazla doğum yapanlarda,
  • Gebelik diyabeti olanlarda,
  • Böbrek rahatsızlıkları olanlarda,
  • Obez anne adaylarında,
  • İlk gebeliği olanlarda görülme olasılığı daha fazladır.

gebelik zehirlenmesi, bebek, hamile, gestasyon, preeklampsi

5. Preeklampside tıbbi beslenme tedavisi nasıl olmalıdır ?

  • Tansiyon yüksekliği durumundan dolayı tuz olabildiğince azaltılmalı ya da tamamen bırakılmalıdır.
  • Magnezyumdan zengin besinlerden olan pirinç, buğday, yulaf, ıspanak, pazı, kara lahana, şalgam, bezelye, uskumru, fasulye, barbunya mercimek, avakado, muz, kuru meyveler, kabak çekirdeği tüketilerek tansiyon üzerinde olumlu etki oluşturulabilir.
  • Tansiyona etki eden kalsiyumun tüketimine de önem verilmesi gerekir. Süt ve süt ürünleri tüketilerek gerekli kalsiyum sağlanmalıdır.
  • İdrarla kaybedilen proteini yerine koymak amacıyla yumurta, et, tavuk, balık gibi kaliteli proteinler tüketilmelidir.
  • Gebelikteki diyabet sonucu oluşmuş ise diyabeti düzenleyecek şekilde yüksek posalı, düşük şekerli gıdalar tüketilmelidir.
  • E ve C vitaminlerinin de hastalık üzerinde olumlu etkisi olduğundan dolayı bu vitaminlerin tüketimi arttırılmalıdır.

gebelik zehirlenmesi, bebek, hamile, gestasyon, preeklampsi

Kadınlar zayıftır ama anneler kuvvetlidir.

 Victor HUGO

 

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere sağlıcakla kalın. DAHASI İÇİN BESLENME ve DİYET UZMANINIZA DANIŞINIZ.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Gülşah Karmil kimdir

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

Yaşlılık döneminde beslenme

65 yaş üzerindeki bireyler yaşlı olarak tanımlanır. Yaşlılık, canlılarda görülen biyolojik işlevlerde azalmanın meydana geldiği süreçtir…

Hasta neden danışmaya ihtiyaç duydu, Hasta probleminin ne olduğunu düşünüyor, Hastanın korktuğu şey problemin kendisi olabilir mi, Hasta danışmadan nasıl bir kazanım sağlamayı umuyor, Genel Pratisyenler Kraliyet Koleji, John Macleod, Percival, Michael Balint, bütünsel tedavi, bütünsel tıp, holistik beslenme, holistik beslenme uzmanı, hlistik diyet, holistik diyet uzmanı, holistik diyetisyen, holistik beslenme ve diyet uzmanı

Yaşlanma sonucunda vücutta ve yaşam biçiminde bir takım değişiklikler meydana gelir. Eşini kaybetme, yalnız yaşama, işten ayrılma, gelir yetersizliği yaşam biçiminde değişikliklere sebep olurken; ağırlık kaybı, kemiklerde kırılma riski artışı, hareketliliğin azalması, ağız ve diş problemleri, mide ve bağırsak fonksiyonlarında azalma olması da vücutta meydana gelen değişikliklerdir.

yaşlılarda beslenme geriatrik

Fiziksel ve ruhsal anlamda zorluklarla karşılaşılan bu dönemde beslenme oldukça önemlidir. Yaşlılık döneminde yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması; sağlığın korunması, iyileştirilmesi ve geliştirilmesi, yaşam süresinin ve kalitesinin artırılmasında önem taşımaktadır.

yaşlılarda beslenme

Günlük en az 1200 kilokalori

Yaşlılarda enerji gereksinimi, yetişkin dönemine göre daha azdır fakat hastalık, sakatlık, kırık durumu gibi özel durumlarda enerji gereksinimi artabilir. Bu özel durumlarda yetersiz beslenilmesi  kronik hastalıkların görülme riskini arttırır. Enerji ihtiyaçları günlük olarak en az 1200 kaloridir.

popüler diyetler

Beden ağırlığındaki her 1 kg için 1 gram protein alınması gerekir

Protein gereksinimi enfeksiyon hastalıkları, geçirilen operasyonlar ve düşmeye bağlı kırık durumlarında artar. Beden ağırlığındaki her 1 kg için 1 gram protein alınması gerekir. Kronik böbrek hastalığı olan yaşlılarda protein kısıtlaması yapılır. Kronik böbrek hastalığı olan yaşlıların doktoruna ve diyetisyenine başvurarak özel beslenme programı almaları gerekmektedir.

yaşlılarda beslenme

Günlük alınması gereken karbonhidrat miktarı

Günlük alınması gereken karbonhidrat miktarı, günlük alınması gereken enerjinin yaklaşık %60’ını oluşturmalıdır. Karbonhidratların gereksinimin altında alınması proteinlerin enerji kaynağı olarak kullanılmasına sebep olurken, gereğinden fazla alınması da yağa çevrilmesine sebep olur. Tüketimde dikkat edilmesi gereken nokta ise kepeği ayrılmamış tahıl ürünleri, sebze ve meyve tüketimiyle karbonhidratın sağlanmasıdır.

7 maddede insülin direnci - kilo ilişkisi, insülin direnci, ensülin direnci, insülin direbci diyeti, insülin direncini kırmak, gıda gündemi, gıdagundemi.com

Günlük alınması gereken yağ miktarı

Günlük alınması gereken yağ miktarı günlük alınması gereken enerjinin yaklaşık %25’ini oluşturmalıdır. Herhangi bir hastalık sonucu yağ kısıtlanması haricinde günlük 35-40 gram yağ tüketebilirler. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise katı yağların değil sıvı yağların tercih edilmesidir. Hayvansal değil, bitkisel yağlar en çok da zeytinyağının tercih edilmesi gerektiğidir.

yaşlılarda beslenme

Vitamin ve minerallere gereksinim

Vitamin ve minerallere gereksinim bu dönemde artmaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu olmadığı sürece D vitamini dışındaki vitamin ve mineral gereksinimi iyi ayarlanmış bir beslenme programıyla sağlanabilir. Doktor ve diyetisyen önerisi  olmadan fazladan tüketilmemesi gerekir.

sporcular için su, sporcu günlük ne kadar su içmeli, içme suyu, fitness yaparken ne kadar su içmeli, diyette su, sporda su

Günde en az 8-10 bardak su

Günde en az 8-10 bardak su tüketimi önerilmektedir. Aksi takdirde kaybedilen su yerine konulamaz ve hastalıklara sebep olabilir.

yaşlılarda beslenme

Günlük 25-30 gram diyet lifi

Günlük 25-30 gram kadar posa tüketilmesi ve bunun sebze, meyve, kurubaklagil, kepekli tahıl ürünleriyle sağlanması gerekmektedir. Düzenli ve yeterli posa tüketimi yaşlılık döneminde bağırsak hareketlerini düzenler, kabızlığı önler, kan şekerini düzenler, kalp damar hastalıklarından korur.

yaşlılarda beslenme geriatrik

Yaşlılıkta genel sağlık önerileri

  • Uygun vücut ağırlığının korunması gerekir.
  • Yüksek tansiyona karşı tuz tüketimi sınırlandırılmalıdır.
  • Düzenli egzersiz yapılmalıdır.
  • Sigara ve alkol tüketilmemelidir.
  • Kemik yoğunluğu azaldığı için yeterli kalsiyum ve D vitamini alınmalıdır.
  • En az 3 öğün beslenilmelidir.
  • Öğünlerde besin çeşitliliği sağlanmalıdır.
  • Besinler doğru hazırlanmalı, doğru pişirilmeli ve doğru saklanmalıdır.
  • Şeker tüketimi azaltılmalıdır.
  • Sebze ve meyve tüketimi arttırılmalıdır.

yaşlılarda beslenme geriatrik

Toplumun kalitesi ve dayanıklılığı, yaşlı vatandaşlarına gösterilen özen ve saygı ile ölçülür. TOYNBEE

 yaşlılarda beslenme geriatrik

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere sağlıcakla kalın…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Gülşah Karmil kimdir

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

 

suyun özellikleri gülşah karmil

4 maddede suyun yaşamsal önemi

Su insan yaşamında çok önemli bir yere sahiptir. 70 kg ağırlığındaki bir insanda ortalama 42 litre su bulunur ve bunun ortalama 2 litreden fazlası aldı­ğımız ve günlük kayıpları gideren sıvılarla her gün yenilenir. Bu su alımının yaklaşık 900 ml’si tüketilen besinlerden kalan 1.1 litresi ise içeceklerden sağlanır.

sporcular için su, sporcu günlük ne kadar su içmeli, içme suyu, fitness yaparken ne kadar su içmeli, diyette su, sporda su

1. Suyun enerji değeri

Su temel bir besin maddesidir, vücudun mineral ve eser element ihtiyacını karşılamasına yardımcı olur. Kalorisiz bir içecek olarak vücudun enerji düzeyleri üzerine de bir etkisi bulun­mamaktadır.

sporcular için su, sporcu günlük ne kadar su içmeli, içme suyu, fitness yaparken ne kadar su içmeli, diyette su, sporda su

2. Suyun insan vücudundaki işlevleri

  • Su vitaminlerin ve minerallerin hem vücutta taşınmasını, hem de çözülmesini sağlar.
  • Vücut sıcaklığının düzenlenmesinde rol oynar.
  • Derinin nemlenmesinde, toksinlerin atılmasında ve vücudun temizlenmesinde temel bir görev üstlenir.
  • Böbreklerin çalışmasını kolaylaştırır.
  • Tüm hücrelere besin ve oksijen taşır.
  • Besinlerin emilimine yardımcı olur.
  • Atıkları uzaklaştırır.
  • Yemeklerden önce içilen suyun midede tokluk hissi oluşturarak kilo vermeye yardımcı olduğu bilinmektedir.
  • Kabızlığı önler.
  • Beynin çoğunluğunu su oluşturduğundan dolayı iyi konsantre olmak, düşünmek, odaklanmak için gereklidir.
  • Bazı kanser türlerine karşı koruyucudur.
  • Çok uzun süre susuz kalmak baş ağrısı ve migreni tetikler.
  • Eklem ve kıkırdakları korur.
  • Vücuttaki bazı toksinleri, tıkanmış gözenekleri ve sivilcelerin temizlenmesini sağlar ve cilde ferahlık kazandırmaktadır. Böylelikle daha temiz bir cilde sahip olmamız kolaylaşmaktadır.
  • Kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltmaktadır.
  • Gebelik döneminde karınlar değişime uğradığı için su tüketimine hem kendi sağlıkları açısından hem de bebeklerin sağlıkları açısından özen göstermeleri gerekmektedir. Su, kan hücreleri için can damarıdır aynı zamanda anne sütü için önemli bileşenler içermektedir. Günlük 10-12 bardak su içilmesi önerilir. Yaz aylarında ise içilen suyun miktarının arttırılması gerekmektedir.

sporcular için su, sporcu günlük ne kadar su içmeli, içme suyu, fitness yaparken ne kadar su içmeli, diyette su, sporda su

Kalsiyum içerdiğinden dolayı:

  • Kemik mineral yoğunluğunu artırır,
  • Menopoz sonrası osteoporoz riskini azaltır.

su, içme suyu, çeşme suyu, su neden kalorisiz

3. İyi suyun özellikleri nelerdir?

  • Sular bulanık olmamalı,
  • Renksiz olmalı,
  • Kokusuz, kendine has bir tat bulunmalı,
  • İçilebilir suyun sıcaklığının 7-12°C sıcaklıkta olması arzu edilir. Daha sıcak sular mide bulantısı hissi verebilir.

diyetlle değişim diyetisyen şule nehir araç

4. Ne kadar su içmeli?

Düzenli olarak günlük 8-10 bardak su içilmesine dikkat edilmelidir.

Dahası için diyetisyeninize danışınız. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere sağlıcakla kalın.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Gülşah Karmil kimdir

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

turunçgiller, portakal, mandalina, greyfurt, GÜLŞAH KARMİL, DİYETİSYEN GÜLŞAH KARMİL

Kış aylarının vazgeçilmezi: “Turunçgiller”

Bu soğuk günlerde sabah kahvaltılarımıza taze sıkılmış olarak, akşam yemeklerinden 1-2 saat sonra ise sofralarımıza meyvelerimiz eşlik eder. Portakal, mandalina, greyfurt, turunç, limon bunların başında gelir. Limonu direkt olarak tüketmesek de salatalarımıza katarak vücudumuza alırız. Peki bu meyvelerin faydaları nelerdir ?

turunçgiller, portakal, mandalina, greyfurt,

  • Yoğun C vitamini içeriklerinden dolayı bağışıklık sistemimiz için koruyucudurlar.
  • İçeriğindeki C vitaminin kanseri önlediği yapılan araştırmalar sonucunda bulunmuştur.
  • C vitamini kollejen doku oluşumunu sağladığı için cilt sarkmalarını önler.
  • Kalp ve göz hastalıklarına karşı koruyucudurlar.
  • Çözünmez posa içermelerinden dolayı kabızlığa iyi gelirler.
  • Posa, sindirim sisteminde yağları kendi yapısına çektiği için vücudunuza fazla yağları almayı engeller. Kilo kontrolünde yardımcıdırlar.
  • Enerji içerikleri düşük olduğu için obez kişilerde oluşabilecek hastalıkların oluşumunu önlerler.
  • Portakalın ve mandalinanın kabuğunda bulunan potasyumun tansiyonu düşürdüğü bilinmektedir.
  • İçeriklerindeki pektin kötü kolesterol olan LDL’yi düşürür.
  • Sinirleri yatıştırırlar.
  • Damar sertliği ve felç oluşumunu önlerler.
  • Yapılarındaki flavonoidler sayesinde kan dolaşımındaki bozuklukları önlerler.

turunçgiller, portakal, mandalina, greyfurt,

Bu besinlerden greyfurt tüketimi sırasında ilaç kullanma durumu söz konusuysa doktora muhakkak danışılması gerekmektedir.

turunçgiller, portakal, mandalina, greyfurt,

Faydalarını daha da genişletebileceğimiz turunçgilleri griplerden korunmak, hastalığı daha kısa sürede atlatmak için her gün düzenli olarak tüketmemiz gerekmektedir.

turunçgiller, portakal, mandalina, greyfurt,

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, dahası için diyetisyeninize danışarak sağlıcakla kalın.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Gülşah Karmil kimdir

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz, gülşah karmil

Zencefilin yararları ve kullanımı sırasında dikkat edilmesi gerekenler

Malum kış aylarındayız soğuk algınlıklarının yaşanması ve kapalı havaların da içimizi bunalttığı bu zamanlarda adını sıkça duyduğumuz, sıkça kullandığımız besin olan zencefilden söz edelim.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

Zencefil ilaç sektöründe kullanılmasının yanı sıra, hastalıklar esnasında kısa zamanda sonuçlar alabilmek için alternatif tıp tarafından da kullanılmaktadır.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

Zencefilin yararları

  • Zencefilin bilinen en yaygın özelliği soğuk algınlığı ve grip tedavisinde etkili olmasıdır.  Vücut sıcaklığını yükseltip grip sırasında sağlıklı terlemeyi sağlayarak hastalık etkenlerinin vücuttan daha kısa sürede atılmasına yardımcı olur.
  • Bağırsaktaki zararlı bakteri ve parazitlerin, özellikle kalın bağırsakta sindirilmemiş karbonhidratlardan beslenen bakterilerin çoğunu temizler.
  • Araç içindeki, kemoterapi sonrasındaki ve hamilelikteki mide bulantılarına 1 gram zencefilin iyi geldiği yapılan araştırmalarda görülmüştür.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

  • Doğal sedatif (sakinleştirici) etkisi vardır.
  • Ara öğünlerinizde 1 fincan kadar limonlu zencefil çayı tüketerek iştahınızı kontrol altında tutabilir, metabolizmanızı hızlandırabilirsiniz.
  • Bal ile yapılan karışımları öksürüğe iyi geldiği bilinmektedir.
  • Baş ağrısına iyi geldiği düşünülmektedir.
  • Hafızayı güçlendirir.
  • Kötü kolesterolü (LDL) düşürdüğü bilinmektedir.
  • Antioksidan özelliği vardır.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

Zencefilin kullanımı sırasında dikkat edilmesi gerekenler

  • 4 gramdan fazla kullanılmamalıdır.
  • 2 yaş altı çocuklara kesinlikle verilmemelidir.
  • Hamileliğin son aylarında kasılmaları artırabileceğinden kullanılmaması diyetisyenlerce önerilir.
  • Günde 3-4 bardaktan fazla zencefil çayı tüketilmemelidir.
  • Eğer bir hastalıktan dolayı ilaç alıyorsanız mutlaka kullanmadan önce zencefil tüketimi  için doktorunuzdan bilgi alın.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

  • Eğer kanama bozukluğu gibi sorunlar yaşıyorsanız aspirin veya warfarin gibi ilaçlarla zencefili kesinlikle almamalısınız.
  • Zencefil kurutulabilir olduğu için uzun süre saklama imkanı vardır, bu yüzden yıl boyunca tüketmek mümkündür. Fakat zencefilin doğru muhafaza edilmesi gerekir. Serin ve kuru yerlerde saklanmalıdır, nemli ortamlarda zencefil saklanmaz, iki veya üç hafta buzdolabında saklanabilir.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere sağlıcakla kalın.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Gülşah Karmil kimdir

8 adımda kış mevsiminde sağlıklı beslenme

Aralık ayı geldi, soğuk kış günleri kapımızda… Beslenmemize dikkat ederek sağlığımızı korumak bizim elimizde. Soğuk havalar bağışıklık sistemini zayıflatır, hastalıklara karşı direnci düşürür. Peki sağlığımızı hatta kilomuzu korumak için kış aylarında neler yapabiliriz?

taze meyve ve sebzeler, sağlıklı beslenme

Kış mevsiminde sağlıklı beslenme “Adım 1: Sebzeler”

C vitamininin zengin kaynağı olarak sayılan:

  • Brüksel lahanası,
  • taze biber,
  • domates,
  • karnabahar,
  • ıspanak,
  • maydanoz,
  • brokoli gibi sebzeler tüketilmelidir.

Diyetisyenlerce, günde 4-5 porsiyon tüketilmesi önerilmektedir.

kış meyveleri nelerdir

Kış mevsiminde sağlıklı beslenme “Adım 2: Meyveler”

Vitamin, mineral deposu olan mevsim meyvelerinin tüketilmesi gerekir.

  • portakal,
  • limon,
  • mandalina,
  • greyfurt C vitamini açısından zengin meyvelerdir.

Günde 2-3 porsiyon meyve tüketilmelidir.

Cennet-Trabzon hurması olarak bilinen meyvenin bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklardan korumasına ek olarak kabızlık önleyici ve antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucu olduğu da bilinmektedir.

işçi beslenmesi, iş yerinde beslenme ve kalori diyeti

Kış mevsiminde sağlıklı beslenme “Adım 3: Etler”

Kırmızı et, balık, süt, yumurta A vitamininden zengin kaynaklardır. Bu besinler metabolizmayı güçlendirir. Doku onarımı sağlaması sebebiyle protein alımına dikkat edilmelidir. Et, süt, yumurta, kuru baklagili dengeli ve düzenli bir şekilde tüketmeye çalışınız.

Et yemeklerine pişirme sırasında yağ eklemeyiniz.

bitkisel sıvı yağlar

Kış mevsiminde sağlıklı beslenme “Adım 4: Yağlar”

Diyetisyenler, haftada 1-3 kez kaliteli yağ kaynaklarının (2 tam ceviz, 5-6 badem veya fındık) tüketilmesini önermektedir.

Balık vücut direncini arttırdığından ve omega-3 kaynağı olduğundan dolayı haftada 2-3 kez ızgara, buğulama şeklinde tüketilmelidir.

Kış aylarında daha yağlı beslenilmeye başladığından dolayı yağ tüketimine dikkat edilmelidir. Katı yağ, iç yağ, kuyruk yağı gibi yağlar tüketmek yerine sıvı yağlar tercih ediniz.

sporcu su

Kış mevsiminde sağlıklı beslenme “Adım 5: Su”

Kışın su kaybımız az olduğundan dolayı daha az susarız fakat su vücut ısısını dengede tuttuğundan dolayı 2-2,5 litre su tüketimi olmasına özen gösterilmelidir. Aynı zamanda vücut işlevlerinin düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasına yardım eder.

çay zararlı mı, diyette çay içilir mi, kahvaltıda çay, çay kaç kalori, yeşil çay, siyah çay kalorisi

Kış mevsiminde sağlıklı beslenme “Adım 6: Çay ve kahveler”

Çay ve kahve tüketimi yerine bitki çaylarını daha çok tercih edebilirsiniz.

ekmek zararlı mı, ekmek yararlı mı, diyette ekmek olur mu, ekmeği kesmek zayıflatır mı

Kış mevsiminde sağlıklı beslenme “Adım 7: Tam tahıllı besinler”

Vücut ağırlığının korunmasını sağlamak amacıyla basit şekerler tüketmek yerine ekmek, makarna, bulgur gibi tam tahıl ürünleri tüketilmelidir.

sporcu beslenmesi protein

Kış mevsiminde sağlıklı beslenme “Adım 8: Fiziksel aktivite”

Kilo alımını engellemek, kışın ortaya çıkan hareketsiz yaşamı ortadan kaldırmak için öğle saatlerinde yürüyüş yapılabilir.

Dahası için diyetisyeninize danışabilirsiniz. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere sağlıcakla kalın.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Gülşah Karmil kimdir

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

chia tohumu kullananlar, chia tohumu migros, chia tohumu kalorisi, 9 maddede chia tohumu, chia tohumu beslenme, chia tohumu diyet, chia tohumu sağlık, chia tohumu faydaları, chia tohumu yararları, chia tohumu zararları, chia tohumu diyetisyen, diyette chia tohumu, diyetisyen gülşah karmil

8 maddede chia tohumu

Bu aralar adını sıkça duyduğumuz, hayatımızda yeni yer alan bu besini ele alalım bu hafta. Faydaları nelerdir, ne kadar kullanılmalıdır, kimler kullanabilir? sorularına yanıtlar arayalım.

Zengin protein, yağ ve lif içerdiği ile Aztekler’in en önemli besin kaynağı olan chia maya dilinde güç anlamına gelir.

chia tohumu kullananlar, chia tohumu migros, chia tohumu kalorisi, 9 maddede chia tohumu, chia tohumu beslenme, chia tohumu diyet, chia tohumu sağlık, chia tohumu faydaları, chia tohumu yararları, chia tohumu zararları, chia tohumu diyetisyen, diyette chia tohumu, diyetisyen gülşah karmil

1. Sekiz maddede chia tohumu: Besin değeri

  • 1 porsiyon (28 gram) chia tohumu:
  • 137 kcal, 11 gr lif, 4 gram protein, 5 gram omega-3 içerir.
  • Aynı zamanda günlük almamız gereken kalsiyumun %18’ini, magnezyumun %30’unu, manganezin %27’sini karşılar.

chia tohumu kullananlar, chia tohumu migros, chia tohumu kalorisi, 9 maddede chia tohumu, chia tohumu beslenme, chia tohumu diyet, chia tohumu sağlık, chia tohumu faydaları, chia tohumu yararları, chia tohumu zararları, chia tohumu diyetisyen, diyette chia tohumu, diyetisyen gülşah karmil

2. Sekiz maddede chia tohumu: Lif içeriği

Karbonhidrat içeriği olarak tamamen liflerden oluşmuştur. Sindirim sistemimizin daha düzenli çalışmasına yardımcı olur. Yüksek miktarda su çekme özelliğine sahip olduğundan dolayı jel kıvamına gelerek midede doygunluk hissi oluşmasını sağlar. Tokluk hissini sağlayarak kilo vermeye de yardımcı olur. Çölyak ve gluten intoleransı olan bireylerde rahatlıkla tüketebilir.

chia tohumu kullananlar, chia tohumu migros, chia tohumu kalorisi, 9 maddede chia tohumu, chia tohumu beslenme, chia tohumu diyet, chia tohumu sağlık, chia tohumu faydaları, chia tohumu yararları, chia tohumu zararları, chia tohumu diyetisyen, diyette chia tohumu, diyetisyen gülşah karmil

3. Sekiz maddede chia tohumu: Protein ve omega 3 değerleri

Diğer bitkisel kaynaklarla karşılaştırıldığında, vücudumuzun için gerekli olan elzem aminoasit ( proteinin yapıtaşı aminoasittir.) miktarı daha fazladır.

Omega 3 deposu olarak bilinen somondan daha yüksek oranda omega 3 içerir.

chia tohumu kullananlar, chia tohumu migros, chia tohumu kalorisi, 9 maddede chia tohumu, chia tohumu beslenme, chia tohumu diyet, chia tohumu sağlık, chia tohumu faydaları, chia tohumu yararları, chia tohumu zararları, chia tohumu diyetisyen, diyette chia tohumu, diyetisyen gülşah karmil

4. Sekiz maddede chia tohumu: Kan şekerine etkisi

Kompleks karbonhidrat içerdiğinden dolayı kan şekerini düzenler. Kan şekerindeki ani iniş, çıkışları önler.

chia tohumu kullananlar, chia tohumu migros, chia tohumu kalorisi, 9 maddede chia tohumu, chia tohumu beslenme, chia tohumu diyet, chia tohumu sağlık, chia tohumu faydaları, chia tohumu yararları, chia tohumu zararları, chia tohumu diyetisyen, diyette chia tohumu, diyetisyen gülşah karmil

5. Sekiz maddede chia tohumu: Kemik ve diş sağlığına katkıları

Günlük tüketmemiz gereken kalsiyumun %18’ini karşılayarak kemik ve diş sağlığımızda önemli bir yere sahiptir. Osteoporozu önlemeye yardımcıdır. Süt ve süt ürünleri tüketmeyen bireylerin kalsiyum açısından tüketebilecekleri iyi alternatiflerden biridir.

sporcu beslenmesi, sporcu diyeti

6. Sekiz maddede chia tohumu: Sporcular için önemi

Sporcu içecekleriyle aynı etkiye sahip olduğu yapılan bir çalışmada kanıtlanmıştır. Aynı zamanda daha düşük şeker alımıyla daha besleyici olduğu gözler önündedir.

Yetişkinlikte obeziteye karşı bebeklik döneminde anne sütü, Anne sütü zayıflatır mı, emzirmenin yararları, emzirmenin bebeğe faydaları

7. Sekiz maddede chia tohumu: Bebeklerde kullanımı

Posa içeriği yüksek olduğundan dolayı bebeklerde sindirimi zordur. 2 yaşın altındakilere verilmesi önerilmez.

chia tohumu kullananlar, chia tohumu migros, chia tohumu kalorisi, 9 maddede chia tohumu, chia tohumu beslenme, chia tohumu diyet, chia tohumu sağlık, chia tohumu faydaları, chia tohumu yararları, chia tohumu zararları, chia tohumu diyetisyen, diyette chia tohumu, diyetisyen gülşah karmil

8. Sekiz maddede chia tohumu: Gebe ve emziklilerde kullanımı

Yapılan bazı çalışmalarda yukarıda anlatılanlardan dolayı hamile ve emziren annelerin besin değeri açısından tüketmeleri önerilmektedir. Yüksek lif hamilelerde görülebilen kabızlığı önlemeye yardımcı olur, hamilelikte boşalan mineral depolarının doldurulmasına yardımcıdır. Günde 1 yemek kaşığı kadar tüketilebilir şeklinde doz belirtilmiştir. Ama yapılan bazı çalışmalarda da hamile ve emziren annelerin chia tohumu kullanmaları önerilmemektedir. Daha iyi sonuçlar alınması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu söylenmektedir.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Gülşah Karmil kimdir

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

Neden kilo veremiyorum?, kilo verememe nedenleri, kilo verememe sebepleri, zor kilo vermek, kiloyu zor vermek, kilo verme zorluğu, insülin direnci kilo vermeyi engelliyor, kilo verirken dikkat edilecekler, kilo verdiren diyet, kilo verdiren gıdalar

Gel vatandaş: 5 günde 5 kilo verdiren diyet listesi!

Fazlalıklardan kurtulmak için 5 günde 5 kilo diyetimiz:

  • İlk 3 gün; sabah, öğle, akşam ve her acıktığımızda sadece haşlanmış patates yiyoruz.
  • gün; haşlanmış patates yemeye devam ediyor ve ilaveten elma, armut, portakal, mandalina meyvelerinden tercihen bir tanesini yiyoruz. Akşam yemeğinde 1 adet haşlanmış tavuk budu ilave ediliyor.
  • gün; yine haşlanmış patates, meyve, salata yiyoruz.

Neden kilo veremiyorum?, kilo verememe nedenleri, kilo verememe sebepleri, zor kilo vermek, kiloyu zor vermek, kilo verme zorluğu, insülin direnci kilo vermeyi engelliyor, kilo verirken dikkat edilecekler, kilo verdiren diyet, kilo verdiren gıdalar

5 günde 5 kilo verdiren şok diyet listesi

İnternette sürekli bu ve benzeri şok diyetleri görüyoruz. Kısa sürede fazla kilo vermek isteyenler çareyi şok diyetlerde arıyor. 5 günde bu diyeti uygulayarak tartıda mutluluk yaşayabilirsiniz ama vücudunuz sizinle aynı mutluluğu paylaşmayacaktır.

Verilen 5 kilo verildiği gibi yine çok kısa sürede daha fazlasıyla geri alınır. Şok diyetler günlük almanız gereken karbonhidrat, protein, yağ ve lif değerlerini karşılayamaz. Şimdi gelin yukarıdaki diyette vücudunuza neler alıyorsunuz bakalım ?

obezite hakkında gerçekler

5 günde 5 kilo verdiren şok diyet listesinde patates

Diyete göre ilk 3 gün sadece haşlanmış patates tüketilmesi söyleniyor. 3 ana ve 3 ara öğün olmak üzere minumum 6 tane haşlanmış patates tükettiğinizi varsayarsak 90 gram karbonhidrat, 12 gram protein ve 408 kalori almış oluruz. Bu günlerde sadece karbonhidrattan besleniyoruz neredeyse. 4. Ve 5. Günler bu kaloriye ek olarak 1 porsiyon meyve yediğimizi varsayarsak ( 1\2 orta boy muz, 1 orta boy elma, 1\4 orta boy ayva 1 porsiyon meyve yerine geçer.)15 gram karbonhidrat, 60 kalori ve salatayı 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile yediğinizi varsayarak 6 gram karbonhidrat, 1 gram protein, 5 gram zeytinyağı ve toplam 73 kalori ve 100 gram bir tavuk budu yediğinizi varsayarak 20 gram protein, 16 gram yağ ve toplam 230 kalori alarak gün içinde toplam 112 gram karbonhidrat, 33 gram protein ve 771 kalori almış oluruz.

5 günde 5 kilo verdiren şok diyet listesi uygulama örneği

25 yaşında, 170cm, 70 kg bir kadının ortalama 265 gram karbonhidrat, 65 gram protein ve toplam 1800 kalori alması gerekir. Bu miktarlarda kilosunu koruyabilir. Şok diyetle aldıklarımız, almamız gereken besin ögelerinin çok çok altındadır. Tabaklarımızı hazırlarken süt, et, tahıl, sebze-meyve gruplarının bir arada olması gerekiyor. Ancak o zaman yeterli ve dengeli beslenmiş oluruz.

Peki şok diyetlerin ne gibi zararları vardır?

  • Şok diyetleri uygulayan kişilerde baş ağrısı ve konsantrasyon bozukluğu, kansızlık, saçların güçsüzleşmesiyle birlikte hızla dökülmesi, zayıf tırnaklar, kas ve doku kaybı görülebilir.
  • Düzensiz kilo alıp vermenin sonucunda oluşan kalıcı kilo fazlalığı, insülin direncine sebep olarak şeker hastalığı riskini artırmaktadır.
  • Uzun süreli açlık, midede gastrit ve yanma gibi sorunları da beraberinde getirmektedir.
  • Öğün atladığımız için metabolizma yavaşlar, yemek yeme durumu kontrolsüz olabilir.
  • Az kalori aldığımız için kalp atışları düzensiz olabilir ve karbonhidrat olmadığı zaman vücudumuzun yağ hücrelerini enerji kaynağı olarak kullandığı ketozis durumu meydana gelebilir ve bu durum komayla sonuçlanabilir.
  • Her öğün sıvı tüketirsek kilo kaybı su, beden sıvıları ve kas miktarında olur. Bizim istediğimiz yağ miktarında azalma olmasıdır.

Sağlığımız en değerli hazinemizdir, değerini kaybetmeden bilelim. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere sağlıkla kalın, dahası için diyetisyeninizden yardım alın…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Gülşah Karmil kimdir

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

Neden kilo veremiyorum?, kilo verememe nedenleri, kilo verememe sebepleri, zor kilo vermek, kiloyu zor vermek, kilo verme zorluğu, insülin direnci kilo vermeyi engelliyor, kilo verirken dikkat edilecekler, kilo verdiren diyet, kilo verdiren gıdalar

Neden kilo veremiyorum?

Çok sık diyet yapıyorum, akşam yemek yemiyorum, gün içinde hiç ekmek tüketmiyorum ama kilo veremiyorum mu diyorsunuz ? Kilo verememenin birçok nedeni olabilir. Şimdi bu nedenlere bakalım.

Bedeniniz insüline dirençli olabilir

Gece kalkıp yemek yeme alışkanlığınız varsa, tatlı krizlerinize dur diyemiyorsanız, yemeklerden sonra uyku hali ve yorgunluk oluyorsa, hızlı kilo alıyor ama bu kiloyu veremiyorsanız, acıkınca halsizlik, baş dönmesi gibi durumlar oluyorsa sebep insülin direnci olabilir. Bunun için hemen bir doktora gidip tahlil yaptırmanız gerekmektedir. Tahlilin sonucuna göre doktorun ve diyetisyenin kontrolünde insülin direncine uygun diyetle kilo vermekte sıkıntı çekmezsiniz.

Tiroidleriniz yavaş çalışıyor olabilir

Kilo veremeyen bireylerin bir kısmında hipotiroid denilen tiroidlerin yavaş çalışmasından kaynaklanan bir sorun olabilir. Bu durumun olup olmadığını anlamak için de tahlil yaptırmak gerekir. Gerekli ilaç ve diyet tedavisiyle kilo verememe sorunu ortadan kalkar.

Böbreküstü bezi fazla çalışıyor olabilir

Çağımızın en büyük sorunlarından biri olan stresle vücudumuzun çalışma mekanizması böbreküstü bezlerinden kortizol salgılamaktır. Fakat uzun süre kortizol yüksekliği kan şeker dengesini bozabilir, bağışıklık sistemini zayıflatabilir, karın bölgesinde yağlanmaya sebep olabilir. Aynı zamanda kilo almanın tek sebebi kortizolün kendisi değil. Stres durumlarında daha fazla yemek yeme isteğidir. Kortizolü dışardan müdahale ile düşürmek yerine stresimizi azaltacak şeyler yapmak çok daha iyi olur. Kısa yürüyüşler bunun için en iyi başlangıçtır.

Peki tahlillerde bir sorun yok ama ben yine kilo veremiyorum mu diyorsunuz ? Ne gibi yanlışlar yapılıyor bir bakalım.

kilo-verememe-3

Yanlış 1: Hedefleri çok abartmak !

Haftada 3-4 kilo vermek gibi bir hedefiniz varsa hemen rafa kaldırın bu hedefi. Normali ayda 3-4 kilodur. Bir ayda verilecek kilo kişiden kişiye değişebilir bu da göz ardı edilmemelidir. Bazı bireyler 2 kilo verirken, çok kilolu bireyler ayda 6-7 kilo bile verebilir. Yani gerçekçi hedefleriniz olursa hayal kırıklığı yaşamazsınız.

Yanlış 2: Çok az kalori ile beslenmek

Az kalori alarak kilo vermek yerine metabolizmanızı yavaşlatırsınız ve kilo vermeniz çok daha yavaş ve sağlıksız olur. Porsiyon kontrolü yapmak, tabaklarımızın boyutlarını küçültmek yeterli olur. Diyeti kendinize eziyete çevirmemeniz gerekir.

Yanlış 3: Az su içmek

Vücudumuzun yüzde 70’e yakını sudur. Su ihtiyacımızı çay, yeşil çay, kahve ile tamamlayamayız. Günde 8-10 bardak su içmek gerekir. Suyumuzu tüketirken bir anda değil yudum yudum içmek gerekir. Ayakta değil, oturur pozisyonda dik durarak su içmemiz gerekir.

Yanlış 4: Fiziksel aktivite yapmamak

Sadece yemeye dikkat ederek evet kilo verilir ama vücudun toparlanması için muhakkak fiziksel aktivite yapmak gerekir. Seçeneklerin en alternatifi en az 45 dakika tempolu bir yürüyüş olabilir.

Yanlış 5: Düzensiz uyku

Gece geç yatıp, sabahları geç kalkmak daha fazla kalori alınmasına sebep olur. Gece geç yatıp abur cubur tüketmek yağ depolanmasına sebep olur. Sabah geç kalkan bireylerin açlık durumu daha fazla olduğundan dolayı sabah kahvaltısında daha fazla besin tüketirler. Beyne doyduğu sinyalini veren leptin hormonu, beyne acıktığı sinyalini veren ise ghrelin hormonudur. Gece uyumadığımızda ghrelin hormonu daha fazla salgılanırken, leptin daha az salgılanır. Metabolizmamız gece yavaş gündüzse daha hızlı çalışır. O yüzden gündüz ayakta olup, gece uyumak daha fazla kalori yaktırır.

Yanlış 6: Ara öğün yapmamak

Öğünler arası 2.5-3 saatten fazla olmamalıdır. Bu durum metabolizmanızın yavaşlamasına ve ana öğünlerde daha fazla besin tüketmenize sebep olur.

Neden kilo veremiyorum?, kilo verememe nedenleri, kilo verememe sebepleri, zor kilo vermek, kiloyu zor vermek, kilo verme zorluğu, insülin direnci kilo vermeyi engelliyor, kilo verirken dikkat edilecekler, kilo verdiren diyet, kilo verdiren gıdalar

Beslenme ve diyet tedavisi, diyetisyen denetiminde yürütülmelidir

Bu küçük düzenlemelerle tartıdaki eksiler hayatımızdaki artılara dönüşebilir. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere sağlıkla kalın.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Gülşah Karmil kimdir

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

Yeterli ve dengeli beslenme, Yeterli ve dengeli beslenme nedir, Yeterli ve dengeli beslenme ppt, Yeterli ve dengeli beslenme word, Yeterli ve dengeli beslenme pdf, Yeterli ve dengeli beslenme ne demek, Yeterli ve dengeli beslenme yazılar, Yeterli ve dengeli beslenme diyetisyen, Yeterli ve dengeli beslenme hakkında yazı, Yeterli ve dengeli beslenme diyetisyen, Yeterli ve dengeli beslenme tanımı, Yeterli ve dengeli beslenme ve sağlık, Yeterli ve dengeli beslenme beslenme uzmanı, Yeterli ve dengeli beslenme önemi

Yeterli ve dengeli beslenme

Dünya Sağlık Örgütü, sağlığı; insanın fiziksel, zihinsel ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olması şeklinde tanımlar. Yani sadece yaralanma durumu olmaması ya da hasta olmamak bizi sağlıklı yapmaz.

Enerji ve besin öğelerini tam alamazsak yetersiz beslenmiş oluruz. Enerjimizi yeterince alsak bile bazı besin öğelerini tüketmediğimiz zaman da dengesiz beslenmiş oluruz. Sağlıklı beslenme; her çeşit besinden yeterli ve dengeli bir biçimde beslenerek ideal ağırlığın korunması olarak adlandırılabilir. Karnımızı doyurmak, canımızın çektiklerini yemek için beslenmemeliyiz. Sağlığımızı korumak, kaliteli bir yaşam sürmek amacıyla beslenmemiz gerekmektedir. Peki vücudumuza gerekli olan enerji ve besin öğelerini nasıl alabiliriz ? Türkiye’de 4 yapraklı yonca modeli vardır. Gelin şimdi 4 yapraklı yonca modelini yakından inceleyelim, yeterli ve dengeli beslenmeyi nasıl sağlayacağımızı görelim.

Bu modele göre tabağımızda 4 grubun bulunması gerekir.

Yeterli ve dengeli beslenme, Yeterli ve dengeli beslenme nedir, Yeterli ve dengeli beslenme ppt, Yeterli ve dengeli beslenme word, Yeterli ve dengeli beslenme pdf, Yeterli ve dengeli beslenme ne demek, Yeterli ve dengeli beslenme yazılar, Yeterli ve dengeli beslenme diyetisyen, Yeterli ve dengeli beslenme hakkında yazı, Yeterli ve dengeli beslenme diyetisyen, Yeterli ve dengeli beslenme tanımı, Yeterli ve dengeli beslenme ve sağlık, Yeterli ve dengeli beslenme beslenme uzmanı, Yeterli ve dengeli beslenme önemi

1.Grup: Süt Grubu

Bu grupta yer alan başlıca besinler süt, yoğurt ve peynirdir. Süt grubu besinler protein, kalsiyum, B2 vitamini ve B12 vitamini başta olmak üzere birçok besin ögesinin önemli kaynağıdır. Yağ ve kolesterol alımını diyette sınırlandırmaları gereken yetişkinlerin yağ içeriği düşük süt, yoğurt ve peynirleri, tansiyon yüksekliği durumu olan kişilerin tuzsuz peynir tercih etmeleri gerekir.

Yeterli ve dengeli beslenme, Yeterli ve dengeli beslenme nedir, Yeterli ve dengeli beslenme ppt, Yeterli ve dengeli beslenme word, Yeterli ve dengeli beslenme pdf, Yeterli ve dengeli beslenme ne demek, Yeterli ve dengeli beslenme yazılar, Yeterli ve dengeli beslenme diyetisyen, Yeterli ve dengeli beslenme hakkında yazı, Yeterli ve dengeli beslenme diyetisyen, Yeterli ve dengeli beslenme tanımı, Yeterli ve dengeli beslenme ve sağlık, Yeterli ve dengeli beslenme beslenme uzmanı, Yeterli ve dengeli beslenme önemi

2.Grup: Et-Yumurta-Kurubaklagil Grubu

Bu grupta et, tavuk, balık, yumurta, kuru fasulye, nohut, mercimek, ceviz, fındık, fıstık, badem gibi besinler yer alır. Yağlı tohumlar(ceviz, fındık, fıstık, badem) diğer besinlere göre fazla yağ içerdiklerinden tüketim miktarlarına dikkat etmek gerekir. Büyüme ve gelişme, hücre yenilenmesi, doku onarımı ve görme işlevinde görevi olan ve ayrıca kan yapımında, sinir, sindirim sistemi ve deri sağlığında görev alan ve hastalıklara karşı direnç kazanılmasında rol oynayan besin ögeleri bu grupta bulunur.

Et: İyi kalite protein, demir, B12, çinko kaynağıdır fakat yağlı etler dikkatli tüketilmelidir. Balık omega 3 kaynağıdır ve haftada 2 gün tüketilmesi gerekir. Salam, sosis gibi işlenmiş gıdalar tüketilecekse yanında muhakkak C ve E vitamininden zengin besinler tüketilmelidir. Etler pişirilirken haşlama, ızgara yöntemleri kullanılmalı, kızartmadan kaçınılmalıdır.

Yumurta: Protein kalitesi en yüksek besindir. Yumurtanın sarısı demir, A vitamini ve B grubu vitaminlerinden zengin olup, C vitamini haricindeki tüm besin ögelerini değişik miktarlarda içermektedir.

Kurubaklagil: Kurubaklagillerin yağ içeriği düşüktür, posa miktarı fazladır. Bu yüzden kalp-damar hastaları için önerilir. Protein içeriği yüksektir fakat protein kalitesi düşük olduğundan dolayı tahıllarla birleştirilerek tüketilirse protein kalitesi yükselir.

Yeterli ve dengeli beslenme, Yeterli ve dengeli beslenme nedir, Yeterli ve dengeli beslenme ppt, Yeterli ve dengeli beslenme word, Yeterli ve dengeli beslenme pdf, Yeterli ve dengeli beslenme ne demek, Yeterli ve dengeli beslenme yazılar, Yeterli ve dengeli beslenme diyetisyen, Yeterli ve dengeli beslenme hakkında yazı, Yeterli ve dengeli beslenme diyetisyen, Yeterli ve dengeli beslenme tanımı, Yeterli ve dengeli beslenme ve sağlık, Yeterli ve dengeli beslenme beslenme uzmanı, Yeterli ve dengeli beslenme önemi

3.Grup: Tahıl Grubu

Buğday, pirinç, mısır, çavdar ve yulaf gibi tahıl taneleri ve bunlardan yapılan un, bulgur,ekmek, yarma, gevrek ve benzeri ürünler bu grup içinde yer alır. Bu gruptaki besinler vitamin, mineral, lif ve diğer besin öğelerini içerir. Tahılların yağı E vitamininden zengindir. Tahıllarda A ve C vitamini bulunmaz. B12 vitamini dışında diğer B vitaminlerinin en iyi kaynağıdır. Sağlıklı beslenme için tam tahıl ürünleri tercih edilmeli ve her öğünde yenmelidir.

Yeterli ve dengeli beslenme, Yeterli ve dengeli beslenme nedir, Yeterli ve dengeli beslenme ppt, Yeterli ve dengeli beslenme word, Yeterli ve dengeli beslenme pdf, Yeterli ve dengeli beslenme ne demek, Yeterli ve dengeli beslenme yazılar, Yeterli ve dengeli beslenme diyetisyen, Yeterli ve dengeli beslenme hakkında yazı, Yeterli ve dengeli beslenme diyetisyen, Yeterli ve dengeli beslenme tanımı, Yeterli ve dengeli beslenme ve sağlık, Yeterli ve dengeli beslenme beslenme uzmanı, Yeterli ve dengeli beslenme önemi

4.Grup:Sebze-Meyve Grubu

Meyve ve sebzelerin içerdiği;

  • C vitamini, hastalıklara karşı direncin oluşumunda
  • A vitamini, deri ve göz sağlığının korunmasında
  • Magnezyum, kemik ve diş sağlığının korunmasında
  • Posa, bağırsakların düzenli çalışmasında etkilidir.

Günde en az 5 porsiyon sebze ve/veya meyve tüketilmelidir. Günlük tüketilen sebze ve meyvenin en az iki porsiyonu yeşil yapraklı sebze ve turunçgil olmalıdır.

Bu modele uygun tabaklar hazırlayıp tüketmeye çalışalım. Sağlığımızın değerini kaybetmeden anlayalım. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Gülşah Karmil kimdir

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz: