Yağ, Omega3 yağ asidi, balık yağı, balık yağları, herbalife balık yağları, omega3, Ayşe özgül

Balık yağının sağlığa etkileri

Yağ tüketiminin yaşamın sürekliliği için gerekli olduğu ilk kez 1929 yılında yağsız diyet verilen farelerde, büyümede gerilik, hastalık ve ölümlerin gözlendiği çalışma sonucunda bildirilmiştir.

b12, balık, deniz ürünleri, su ürünleri
Yetişkin bir insan beyninin kuru ağırlığının %50-60’ı lipidlerden ve bunun %35’i uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitlerini içeren fosfolipidlerden oluşmaktadır. Uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri olan α-linolenik asit ve linoleik asit, vücut için elzemdir ve özellikle bebeklik ve yaşlılıkta önem kazanmakla birlikte tüm yaşam süresince gereklidir.

omega 3 ve diyet

İnsan vücudunun sağlıklı şekilde gelişmesi, çalışması ve hastalıklardan korunması için beslenmenin önemi son yıllarda giderek daha da üzerinde durulan bir konu haline gelmiştir. Yağlar insan beslenmesi için gerekli olan en önemli unsurlardan biridir. Proteinlerle birleşip lipoproteinleri oluşturarak hücrenin yapı maddelerini meydana getirmekte, aynı zamanda yüksek enerji kaynağı sağlamaktadır. İnsan vücudu esansiyel yağ asitlerini sentezleyemedikleri için bunların gıdayla alınması gerekir; yağda eriyen vitaminlerin (A,D,E,K) kaynağını da yine yağlar oluşturmaktadır.

Yağ, Omega3 yağ asidi, balık yağı, balık yağları, herbalife balık yağları, omega3

İlk insanların diyetindeki n-6: n-3 oranı 1:1 iken günümüzde bu değer yaklaşık olarak 10:1 düzeyindedir. Bu durum, gıdalarla n-3 yağ asidi alımının azalması ve bitkisel yağ kullanımının yaygınlaşması nedeniyle ortaya çıkmıştır. Normal bir batılı diyetinin n-3’leri yeterince içermediği, bunları sağlayan en iyi kaynağın balık olduğu bilinmektedir. Balık yağları, karasal hayvanlardan elde edilenlere göre beslenme açısından daha değerlidir. Balık yağı %20 oranında doymuş yağ asitlerini içerirken; doymamış yağ asitlerini ise %80 düzeyinde ihtiva etmektedir. Bu doymamış yağ asitlerinin büyük çoğunluğunu da çoklu doymamış yağ asitleri oluşturmaktadır. Balık yağları n-3 grubu yağ asitleri olan EPA ve DHA asitlerin ise tek kaynağı konumundadır.

Yağ, Omega3 yağ asidi, balık yağı, balık yağları, herbalife balık yağları, omega3

Balık yağı tüketiminin sağladığı faydalar

Yüksek kolesterol

Omega 3’ün en çok bilinen faydası kolesterolü düşürmesidir. Omega 3 sadece kötü kolesterol olarak bilinen “LDL kolesterolü” düşürmekle kalmaz aynı zamanda “HDL” yani iyi kolesterolü yükseltir.

Yüksek tansiyon

Omega 3 yüksek tansiyonun düşürülmesine 2 farklı şekilde yardımcı oluyor. İlki damarlarda kasılmaya neden olarak kan basıncını yükselten bazı hormonların (eicosanoidler) üretimini baskılıyor, ikinci olarak ise tansiyonu yükselttiği bilinen zihinsel stresi azaltarak kan basıncının normal seyrini kolaylaştırıyor.

Kalp hastalıkları

Balık yağında bulunan EPA ve DHA adlı omega 3 yağ asitleri kandaki yağ oranını (trigliseritleri) düşürerek kalp krizi, inme ve kalp krizi geçirmiş kişilerde görülen anormal kalp ritmini önlüyor.

Bunlara ek olarak yapılan araştırmalar düzenli olarak alınan omega 3 yağ asitlerinin damar sertleşmesi (ateroskleroz) riskini azalttığını ve damar tıkanıklığına yol açan “plak oluşumunu” geciktirdiğini ortaya koyuyor.

Yağ, Omega3 yağ asidi, balık yağı, balık yağları, herbalife balık yağları, omega3

Eklem iltihabı (Romatoid artrit)

Balık yağlarının kas ve eklemlerdeki yangıları azaltmak, artriti yavaşlatmak gibi yararlar sağladığı bilinmektedir. Bir araştırmada romatoid artrit hastalarına morina karaciğeri yağı kapsül halinde verilmiş ve sabah tutulmalarında, eklem ağrıları ve şişmelerinde, mevcut ağrıların şiddetinde azalma sağlanmış; hastaların bu uygulamadan memnuniyetinin üst seviyede olduğu belirtilmiştir

Astım

Diyetle alınan balık yağlarının astım hastalığı üzerindeki olumlu etkileri de bilinmektedir. Bunun başlıca nedeninin diyetle alınan balık yağlarının damar yüzeyini genişletmesi ve bu sayede dokular tarafından daha fazla oksijenin alınabilmesi olduğu bilinmektedir

Kadın ve çocuklar

Diyetle yeterli miktarda n-3 tüketimi kadınlarda menstural sendromun ve menopoz sonrası sıcak basmasının önlenmesinde olumlu
etkiler sağlamaktadır. Diyette önemli miktarda EPA ve DHA bulunmasının hamileliğin kalitesini artırdığı ve fetüsteki beyin gelişimini destekleyici etki sağladığı bilinmektedir.

Yağ, Omega3 yağ asidi, balık yağı, balık yağları, herbalife balık yağları, omega3

Beyin

Balık yağları beyin için son derece gerekli olup; beyin rahatsızlığı risklerini azaltmak, hafızayı güçlendirmek, enerjiyi ve konsantrasyonu artırmak, manik depresif sorunları, depresyonu, alzeimer hastalığını, yaşlılığa bağlı depresyon gibi sorunları azaltmak için yağ asitleri tüketimi fayda sağlamaktadır.

Zayıflama

Omega 3’ün kilo vermeye yardımcı olduğu yönünde yapılan çalışma sayısı oldukça az olmasına karşın b
u çalışmalarda elde edilen sonuçlar DHA bakımından zengin spesifik omega 3 takviyelerinin egzersizle birleştiğinde yağ yakımını hızlandırdığı bulunmuştur.
Aynı araştırma sonuçlarında omega 3’ün özellikle aşırı kilolu ve yüksek tansiyonu olan kişilerde kilo vermeyi kolaylaştırdığı bilinmektedir.

Yağ, Omega3 yağ asidi, balık yağı, balık yağları, herbalife balık yağları, omega3

Omega 3 ve balık yağı takviyesinin bir zararı var mı?

Gün içinde 3 gramdan daha fazla balık yağı kullanmanın bazı yan etkileri olabilir.

Örnek olarak herhangi bir karaciğer hastalığı sebebiyle karaciğerinde yara bulunanlar balık yağı takviyesi kullandığında karaciğer kanaması riski artabilir.

Yağ, Omega3 yağ asidi, balık yağı, balık yağları, herbalife balık yağları, omega3

Yüksek dozda balık yağı tüketimi diyabet hastalarında kan şekerinin kontrolünü zorlaştırabilir. Yüksek tansiyon ilacıyla birlikte alınan balık yağı tansiyonun aşırı düşmesine yol açabilir.

Beslenme zincirinin tepesinde olan karnivor bazı balıkların (ton, köpekbalığı gibi) metil cıva ve diğer çevresel kontaminantları içerebildikleri bilinmekte olup; bu türlerden elde edilen balık yağları bu riskleri taşıyabilmektedir. İyi kontrol edilmeyen ürünlerde bu riskin söz konusu olabileceği de gözden kaçırılmamalı, bu ürünlerin kanunlara uygun üretim yapan firmalardan temin edilmesi ve etiketteki ürün bilgilerinin kontrol edilmesi gerekmektedir.

Yağ, Omega3 yağ asidi, balık yağı, balık yağları, herbalife balık yağları, omega3

Sonuç olarak; beslenme açısından önemi bilinen n-3 yağ asitlerini içeren balık yağlarının gerek balık tüketerek gerekse diyet takviyesi olarak alınması önem taşımakta olup; günde 3 grama kadar n-3 alınmasının güvenli olduğu belirtilmektedir. Böylece sağlıksız gıdaların vücutta oluşturabileceği istenmeyen etkilerin önüne geçilebildiği gibi, birçok olumlu faydalar sağlamak ta mümkün olabilmektedir.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Ayşe Özgül, diyetisyen Ayşe Özgül, diyet uzmanı Ayşe Özgül, beslenme uzmanı Ayşe Özgül, Ayşe Özgül kimdir, Ayşe Özgül diyeti, Ayşe Özgül randevu al, Ayşe Özgül beslenme önerileri, dyt Ayşe Özgül

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

 

trans yağ yoktur, trans yağ nedir

Trans yağ hakkında gerçekler

Yaşam şeklindeki pek çok gelişme, özellikle gelişmiş ülkelerdeki insanlarda bazı sağlık sorunlarını da beraberinde getirmiştir.

Bu sağlık sorunlarının başında kardiyovaskuler kalp hastalığı gelmekte ve pek çok gelişmiş ülkede en önemli ölüm nedeni olarak yer almaktadır. Bu sebeple kardiyovaskuler kalp hastalığına yakalanma riski faktörlerini kontrol altına alma, hastalığı önleme uygulamalarında başlıca unsurdur. Yağ alımı ile kanser arasındaki ilişki hala kanıtlanamamış olsa da; insan beslenmesinde kullanılan yağlar sağlık uzmanları ve halk tarafından her zaman merak konusu olmuştur. İnsan beslenmesinde kullanılan yağların sadece miktarı değil, özelliği de oldukça büyük bir önem arz etmektedir.

Son yıllarda yağların yapısı incelendiğinde sağlığa zararlı olduğu bilinen doymuş yağ asitlerinin yanı sıra trans yağ asitlerinin de sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsedilmektedir.

Trans yağ asitleri, çok eski çağlardan beri insan beslenmesinde yer almaktadır. Çünkü geviş getiren pek çok hayvanın süt ve etine ait yağında doğal olarak az miktarda da olsa bulunur. Trans izomeriye doğada çok ender olarak rastlanmaktadır. Fakat hidrojenasyon ve rafinasyon gibi bazı işlemler bu tip izomeroluşumuna neden olabilmektedir.

trans yağ asidi ile ilgili görsel sonucuGünümüzde, özellikle toplum sağlığının önemini kavrayan ülkelerde yapılan pek çok araştırma sonucunda, kısmi olarak hidrojenize edilmiş yemeklik margarin ve şorteningler, hazır yiyecekler(fast food, aburcubur vs.) ve unlu mamulleri gibi gıda maddelerinde yüksek miktarda bulunan trans yağ asitlerinin pek çok hastalığa neden oldukları farkına varılmaya başlanmıştır. Özellikle ticari olarak üretilen gıda maddelerinin dayanıklılığını oksidasyona karşı arttırmak amacı ile yüksek sıcaklık ve basınçta yağların kısmi hidrojenasyonu sonucu oluşan trans yağ asitlerinin sağlık üzerine etkileri araştırıldığı zaman, kalp sağlığına olumlu etkileri bulunan HDL( yüksek dansiteli lipoprotein) miktarını düşürdüğü, zararlı etkileri bulunan LDL (düşük dansiteli lipoprotein) miktarını yükselttiği saptanmıştır. Bunun yanı sıra, trans yağ asitlerinin kanser, obezite, alzeimer ve fetal gelişim bozukluğu konusundaki olumsuz etkileri de tartışılmaktadır.

trans yağ asidi ile ilgili görsel sonucuÖzellikle gelişmiş ülkelerde tüketilen yiyecek gruplarına bağlı olarak, günlük diyetteki oranı hayli fazla olan trans yağ asitlerinin miktarını düşürmek için FDA, FAO, WHO gibi sağlık örgütleri tüketicilere mümkün oldukça trans yağ asiti içeriği düşük gıdaları tercih etmeleri hakkında tavsiyelerde bulunmaktadır.

1990’lı yıllardan bu yana olumsuz etkileri araştırılan trans yağ asitlerinin alımında düşüş olduğu zaman koroner kalp hastalığından ölenlerin sayısının azaldığı görülmekte olup; özellikle Amerika’da koroner kalp hastalığından ölenlerin sayısında trans yağ asitlerinin etkisinin önemli düzeyde olduğu, yapılan araştırmalarda trans yağ asiti miktarının günlük enerji yüzdesinde % 2-4 oranında bir düşüşün koroner kalp hastalığı sebebi ile ölen yıllık 20 000 kişi sayısında %23 oranında (4600 kişi) bir azalma olduğu tespit edilmiştir.

11 Avrupa ülkesinde yağ aspiratları kullanılarak yapılan çalışmada kolorektal kanser oluş derecesiyle trans yağ asidi ile bağlantısı araştırılmıştır. Trans yağ asitleri ile kolorektal kanser oluş derecesi arasında güçlü bir bağlantı olduğu tespit edilmiştir. Yapılan çalışmalar özellikle orta yaş ve üzeri insanların hafızalarını kaybetmelerine sebep olan alzeimer hastalığı ile trans yağ asiti miktarı arasında pozitif bir ilişki olduğu, hatta trans yağ asitlerinin alzeimer hastalığını desteklediğini belirtmiştir. Trans yağ asiti alımındaki % 20 lik bir artış alzeimer olma riskini 4 kat arttırdığı öne sürülmüştür.

kalp damar ile ilgili görsel sonucuTrans yağ asitleri hangi besinlerde bulunur, sorusuna baktığımızda çok geniş yelpazede bir suçlu besin profili gözümüze çarpmaktadır. Tereyağı en önemli trans yağ asidi kaynağıdır. Ülkemizde tereyağları yaklaşık yüzde 8 civarında trans yağ asidi içerir. Dünyada hemen tüm ülkelerde etiketlerde hazır paket ürünlerin trans yağ asidinin yüzde 1’in altında olması ve trans yağ içermediğinin de belgelenmesi gerekmektedir. Bu kurala göre tereyağı ciddi tehlike saçan bir yağ çeşidi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun dışında hayvansal besinlerin görünen yağları da ciddi trans yağ asidi içerir. Mesela tavuğun derisi ve jelimsi olan yağları, kırmızı etin beyaz görünen yağ formu, balık derisi ciddi trans yağ asidi içermektedir.

Bunun dışında; yüksek yağ içeren hazır fırınlanmış besinlerde de yüksektir: hazır gofret, hazır kek, hazur kurabiyeler, krakerler gibi tüm karbonhidratlı yiyecekler. Sebzelerin, etlerin yağda kızartılması da trans yağ asitleri oluşumuna neden olur.

 Trans Yağlardan Kurtulmak ve Kalp Sağlığınızı Korumak için

  • Omega 3 içeriği bakımından zengin olan deniz ürünlerini, haftada en az 4 kere en az 150 gram yemeye özen gösterin.
  • Trans yağlar içeren hazır kurabiye, kek, kraker, gofret gibi besinleri hiç tüketmeyin.trans yağ asidi ile ilgili görsel sonucu
  • Tereyağından, hayvansal ürünlerin beyaz görünen yağlarından ve derilerinden uzak durun.
  • Tam tahıllı ekmek, bulgur, kepekli erişte ve kuskus tüketin.
  • Bol taze iyi yıkanmış mevsime uygun sebze ve meyve yiyin.
  • Besinleri kızartmaktan vazgeçin.
  • Kuru baklagiller ve kuruyemişleri haftanın 3 günü mutlaka günlük beslenmenize ekleyin.
  • Tuzu azaltın.
  • Porsiyonlarınızı küçültün.
  • Bunun için evinizdeki tabak, bardak ve kaşık ölçülerinizi kontrol edin
  • Daha az sıklıkta hazır veya fırında işlem görmüş tatlı yemeye özen gösterin.

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

diyetisyen ayşe özgül, diyetisyen ayşe özgül kimdir, diyetisyen ayşe özgül yazıları, diyetisyen ayşe özgül gerçekdiyetisyenler, diyetisyen ayşe özgül randevu al, diyetisyen ayşe özgül ofis adresi, diyetisyen ayşe özgül randevu numarası, tarhana, tarhana yararlımı, tarhana zararlımı, tarhana kilo aldırırmı, tarhana kilo verdirirmi, tarhana kansere iyi gelir mi, tarhana faydalı mı, tarhana tarifi

Kışa hazırlığın habercisi: “Tarhana”

Benim çocukluğumdan bu yana soframızın vazgeçilmezleri arasında yer alan bir besin ‘Tarhana Çorbası’. Kendimi bildim bileli, bizim evimizden tarhanamız hiç eksik olmadı, ağustos ayının sonlarına doğru annem özenle seçtiği malzemeleri bir araya getirir, bir güzel yoğurur sonrasında temiz bir alana serer ve kurutur. Sonrasında ise kurutulan tarhanayı kavanozlara doldururdu ve kış için hazırlık olduğunu söylemeden geçmezdi. Tıpkı bizim evimizde olduğu gibi Anadolu’da neredeyse tüm evlerin vazgeçilmezidir tarhana. Besin değeri bakımından oldukça zengin olan bu kültürel besinimiz yüzyıllardır sofralarımızda yerini almaktadır.

Buğday unu, yoğurt, biber, tuz, soğan, kırmızı biber, nohut, domates ve aroma verici bitkisel maddelerle yoğrulan hamurun fermente edildikten sonra kurutulması, öğütülmesi ve elenmesi ile elde edilen bir gıda olan tarhana Türk mutfağında önemli bir yeri olan yoğurdun bir tür muhafaza şeklidir diyebiliriz. Geçmişte tarhananın Türklerin “kurut” adını verdikleri çökelek, tuz, un, kurutulmuş et ile hazırlanan kışlık yiyecek çeşitleri arasında yer aldığı, ayrıca Orta Asya’da kurutun, sadece kurutulmuş yoğurt olmadığı, aslında bir çeşit tarhana olduğu belirtilmiştir. Vaktiyle bir hükümdarın seferlerinden birinde, bir fakirin evine misafir olduğu ve sıkıntı içinde ne ikram edeceğini şaşıran köylü kadının çarçabuk bir çorba kaynatıverdiği ve hükümdar kendisine ikram edilen çorbayı çok sevip, ev sahiplerine övgüde bulunarak “Bu ne çorbası?” diye sorunca, çorbayı hazırlayan kadının “Dar Hane çorbasıdır dediği halk arasında anlatılmaktadır.

Toplumun değişen ihtiyaçlarına ve tercihlerine göre farklı şekillerde ve farklı amaçlarda üretimi yapılan tarhana ; Ege Tarhanası, Göce Tarhanası, Top Tarhana, Trakya Tarhanası, Ak Tarhana, Gediz Tarhanası, Kıymalı Tarhana vs. gibi bir çok isimle anılmaktadır.

Peki tarhananın bize ne gibi faydaları vardır?

Tarhana, tahılların fermentasyonu sonucunda yapılan probiyotik özellikte bir besindir.

Türk mutfağının vazgeçilmez tatlarından olan bu besin; besleyici, doyurucu ve tamamlayıcı bir besindir.

Vücudumuzun mikroplara karşı dirençli olması açısından önemli olan vitaminler ve mineraller yönünden de oldukça zengindir.

İçeriğindeki bulgur ve yoğurttan dolayı iyi bir protein, kalsiyum, B1 ve B2 vitamini kaynağıdır. Bu nedenle çocuk beslenmesinde de önemli bir yere sahiptir.

B vitamini ise; strese karşı etkilidir, kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltır, karbonhidrat ve şeker seviyesini düzenler, depresyonu engellerler, İştahı düzenler , bellek işlevlerine yardımcı olur. Ruh ve hafıza sağlığına faydalı olan B vitaminleri migrene karşı etkili olabilirler ve enerji verici özellikleri vardır.

Diyetisyen Ayşe Özgül:

Hem besleyici özelliği sebebi ile hem de katkı maddesi içermemesi açısından oldukça sağlıklı bir kültürel besin olan tarhanayı tüketirken yanında c vitamini kaynaklarını da tüketmeyi ihmal etmeyelim çünkü Tarhana; kurutularak tüketildiği için içerisindeki C vitamini yok denecek kadar azalır. Bu nedenle tarhana çorbası tüketileceği zaman C vitamini kaynakları (çiğ sebzeler) ile beraber tüketilirse besleyici özelliği de artacaktır.

Sağlıkla kalın…

Çoşkun F. Tarhananın Tarihi ve Türkiye’de Tarhana Çeşitleri , Namık Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği, Electronic Journal of Food Technologies Vol: 9, No: 3, 2014 (69-79), Tekirdağ.
Anonim, 2014 a, Ulubey Yemekleri Tarhana Çorbası http://ulubey.brinkster.net/tarhana.html

diyetisyen ayşe özgül