diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

Diyetisyen ve hemşire açığımız var!

Türkiye’de diyetisyenlerin üçte ikisi İstanbul, İzmir ve Ankara’da hizmet veriyor. Oysa ki, ülkenin her bölgesinde yaşayan diyabetlilerin de desteğe ihtiyacı bulunuyor.

Diyabet, Türkiye’de 10 yıl önce her 100 kişiden 7’sini etkiliyordu ancak bu rakam şimdilerde 100 kişiden 14’ü oldu. Ülkemiz, hem diyabet sıklığı hem de artış açısından, bulunduğu bölgede rekor kırıyor. En büyük sorunumuz, hastalığı kontrol altına alamamak. Bunun nedenleri, hekim tarafından hastaya ayrılan zamanın çok kısa olması, diyetisyen ve diyabet hemşiresi açığının bulunması…

Uzmanlara göre yakın gelecekte, diyabet ortadan kalkmayacak çünkü yaşadığımız hayat, bunu mümkün kılmıyor! Koç Üniversitesi Hastanesi’nden Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuzhan Deyneli, Türkiye’de diyabet tedavisiyle ilgili yaşanan sıkıntıları anlattı, alınabilecek önlemleri sıraladı:

İlk eksiğimiz, diyabet hemşire ve eğitmen açığı… Türkiye’de diyabet eğitmeni adı altında bir meslek grubu yok. Hastalar, yeterince bilgi alamıyor. İnsüline başlayanlar, uygulamayla ilgili sorunlar yaşıyor. Kişi, ilk önerilen dozun ömür boyu kullanılacağını sanıyor. Düzenli aralıklarla doktorunu ziyaret etmesi gerektiğini bilmiyor.

İkinci sorun, enjeksiyon uygulaması… Doktorlar olarak tabii ki hastalara ne yapmaları gerektiğini anlatıyor ama birey, duyduğu kaygı nedeniyle bunu tam olarak anlayamıyor.

Üçüncüsüyse, yaşam değişikliğine gidilmemesi… Beslenmenin düzene sokulması ve tedavi süreci boyunca bir ekibin hastaya destek olması gerekir. Türkiye’de diyetisyenlerin üçte ikisi İstanbul, İzmir ve Ankara’da hizmet veriyor. Hastaya dört dakika! Hacettepe Üniversitesi’nden Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Dağdelen ise hastalara daha fazla zaman ayrılmasının önemine dikkat çekti:

Dünya genelinde diyabetin iyi kontrol oranı, üçte biri geçmiyor. İlaç olmasına rağmen, Türkiye’de de iyi durumda değiliz. Bizdeki sorun, uygunsuz insülin tedavisi uygulamak. Peki neden? Çünkü; sağlık sistemlerini diyabetle mücadele için verimli şekilde kullanamıyoruz, hastaları yeterince eğitemiyoruz ve hekim hastaya muayenede sadece dört dakika ayırıyor.

Hipoglisemi ataklarını azaltmak mümkün mü? İnsülin kullanan hastaların karşılaştığı en önemli sorunlardan biri, düşük kan şekeri. Yeni ilaçlar, gün içindeki dalgalanmaların sayısını ve hipoglisemi ataklarının süresini azaltıyor. Etki sürelerinin 36 saat üzerinde olması, dengeli bir tedavi sağlıyor. Sanofi, ikinci nesil insülinlerin etkinliğini karşılaştıran araştırmasını, Amerikan Diyabet Derneği’nin, 78’inci Bilimsel Kongresi’nde sundu. BRIGHT çalışmasına göre, düşük kan şekerine bağlı gelişen hipoglisemi oranını ve buna bağlı komplikasyonları % 23 oranında azaltmak mümkün. Araştırmayı yürüten Toronto Üniversitesi Endokronoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Alice Cheng,

Hipoglisemi özellikle başlangıç döneminde, endişe yaratıyor. Bu, hastanın tedaviyi bırakmasına yol açıyor. İnsülin, ‘yerine koyma’ tedavisidir ve ömür boyu sürer, dedi.

İğne ilaçtan daha etkili

Sanofi Diyabet ve Kardiyovasküler Global İş Birimi Başkanı Stefan Oelrich ise, bazı hastaların yeni gelişmeleri takip ettiğini ve çıkan ürünleri denediğini ancak birçoğunun daha pratik ve ulaşılabilir olduğu için iğneye döndüğünü söyledi:

Araştırmalar, ilaçların iğneler kadar etkili olmadığını ortaya koyuyor. Haftada bir kez kullanılacak ve aynı etkiyi gösterecek bir teknoloji yok. Ama iğne batırmaktan kaynaklanan, rahatsız edici hissi azaltan gelişmeler var. Mesela içinde iğne göremediğiniz bir alet… Gerekli bölgeye dayayıp, bir tuşa basıyorsunuz.

Personel Sağlık Haber
https://www.personelsaglikhaber.net/guncel/diyetisyen-ve-hemsire-acigimiz-var-h75019.html

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

Diyabet şampiyonu Türkiye!

Avrupa ülkeleri arasında diyabet (şeker hastalığı) sıklığının en yüksek olduğu ülke %12,8 ile maalesef Türkiye!

– Avrupa’da 20-79 yaş arası en fazla diyabet (şeker hastalığı)li bireyin bulunduğu ülkeler sıralamasında Türkiye 6 milyonu aşkın kişiyle, Rusya ve Almanya’dan sonra 3’üncü sırada yer alıyor.
– Türkiye’de tip 2 diyabet (şeker hastalığı) sıklığı ciddi bir yükselme eğiliminde. Son veriler diyabet (şeker hastalığı) sıklığının %13.7’ye ulaştığını gösteriyor.

Kadınlarda daha sık

Türkiye’de diyabet (şeker hastalığı)le ilgili yapılan önemli bir çalışma olan TURDEP-II’ye göre, prediyabet (şeker hastalığı)lilerin (diyabet (şeker hastalığı) öncesi) oranı yaklaşık %29. diyabet (şeker hastalığı)e zemin hazırlayan en önemli faktörlerden biri olan obezite oranı ise %31.2. diyabet (şeker hastalığı)li bireylerin yaklaşık yarısı diyabet (şeker hastalığı)li olduğunun farkında değil. diyabet (şeker hastalığı) sıklığı kadınlarda erkeklerden daha yüksek (kadınlarda %17,2, erkeklerde %16,0). Kentte diyabet (şeker hastalığı) oranı %17 iken kırsal kesimde %15,5. Doğuda diyabet (şeker hastalığı) sıklığı en yüksek (%18,2), kuzeyde en düşük (%14,5). Tüm veriler diyabet (şeker hastalığı)in Türkiye’de beklenenden hızlı şekilde arttığını gösteriyor.

Ekonomik yükü çok ağır

diyabet (şeker hastalığı)e yapılan toplam harcamaların %74’ü diyabet (şeker hastalığı)e ilişkin kardiyovasküler hastalık, nöropati(sinir sistemi harabiyeti), diyabet (şeker hastalığı)ik ayak, retinopati(gözde harabiyet), nefropati(böbrekte harabiyet) gibi komplikasyonlardan kaynaklanıyor. Buna göre, komplikasyonların önlenmesi ve azaltılması maliye₺eri kontrol altında tutmanın en iyi yolu.
Türkiye’de yıllara göre diyabet (şeker hastalığı)le ilişkili maliye₺er şöyle:
2008 2009 2010 2011 2012
Tedavi maliyetleri (milyon ₺) 2.028,59 3.035,12 3.893,48 4.867,88 5.865,98
İlaç maliyetleri (milyon ₺) 2.502,39 3.915,38 4.143,46 4.293,31 4.126,90
Toplam maliyet (milyon ₺) 4.530,98 6.950,51 8.036,94 9.161,19 9.992,88
Diyabet (şeker hastalığı) harcamalarının toplam içindeki payı %16,4 %21,9 %23,4 %24,0 %22,6

Türkiye’de de ağır yük

  • Türkiye’de 2012 yılı diyabet (şeker hastalığı)e bağlı komplikasyon tedavi maliye₺erinin %dağılımı:
  • Kardiyovasküler hastalıklar %29
  • Diyabet (şeker hastalığı)ik ayak %16
  • Nefropati(böbrek hastalığı) %11
  • Nöropati(sinir sistemi harabiyeti) %9
  • Retinopati(retina hastalığı) %5
  • Diğer %30
Diyabet ve beslenme, Diyabet ve beslenme tedavisi, sağlık bakanlığı beslenme, sağlık bakanlığı beslenme ve diyet, sağlık bakanlığı beslenme ve diyetetik, sağlık bakanlığı beslenme dosyaları, sağlık bakanlığı beslenme ve hastalıklar, sağlık bakanlığı beslenme ve koruyucu sağlık, sağlık bakanlığı beslenme ppt, sağlık bakanlığı beslenme yazıları

Modern yaşam diyabeti tetikledi!

Alınan tüm önlemlere ve gelişen tedavilere rağmen diyabet (şeker hastalığı) giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu. Tüm diyabet (şeker hastalığı) hastalarının yüzde 90 kadarı Tip 2 diyabetli  (şeker hastalığı). Tip 2 diyabet (şeker hastalığı)se önlenebilir bir hastalık. Halen diyabet (şeker hastalığı) hastası olduğundan habersiz 193 milyon kişi olduğu tahmin ediliyor.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Temel Yılmaz, diyabet (şeker hastalığı)in dünya ve Türkiye’deki durumunu şöyle anlattı.

 

Diyabet (şeker hastalığı) hem ülkemizde hem de tüm dünyada beklentilerin çok üstünde bir hızla yayılıyor. Toplum sağlığını ve sağlık ekonomisini önemli ölçüde tehdit eden bu hastalık ciddi bir halk sağlığı sorunu oldu bile. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2004 yılında yaptığı tahminler günümüzde çok iyimser kaldı. 2030 yılı tahminleri şimdiden aşıldı.

Diyabetli olduğunu bilmeyen milyonlar var

Tüm dünyadaki diyabet (şeker hastalığı) sıklığındaki artış, nüfus artış hızına, ortalama yaşam süresinin uzaması sonucunda yaşlanmaya, kentleşmenin getirdiği yaşam tarzı değişimi sonucunda obezitenin artıp fiziksel aktivitenin azalmasına bağlanıyor.
Günümüzde diyabet (şeker hastalığı) sıklığı, tüm dünyada epidemik(salgın) oranlarına ulaştı. Kısa adı IDF olan Uluslararası diyabet (şeker hastalığı) Federasyonu 2015 yılında yayımlanan 7’inci diyabet (şeker hastalığı) Atlası’nda şu çarpıcı verileri ortaya koymuştu:
– Dünya genelinde 415 milyon yetişkinin diyabet (şeker hastalığı) hastası olduğu tahmin ediliyor.
– 2040 yılına kadar bu rakamın 642 milyona ulaşması bekleniyor.
– 318 milyon yetişkinde ise bozulmuş glukoz toleransı var. Bunun anlamı ileride diyabet (şeker hastalığı) geliştirme risklerinin yüksek olduğu.
– Her 6 saniyede bir diyabet (şeker hastalığı)e bağlı bir ölüm gerçekleşiyor. Yani yılda 5 milyon ölüm.
– Her 7 doğumdan biri gestasyonel(hamilelik) diyabet (şeker hastalığı)ten etkileniyor.
– Tanı konulmamış 193 milyon kişi olduğu tahmin ediliyor. Bunlar diyabet (şeker hastalığı)in uzun dönemde yol açacağı zararlardan habersiz olarak yaşamlarını sürdürüyor.
– Diyabet (şeker hastalığı) komplikasyonlarının maliyetinin, tüm dünyada toplam sağlık hizmetleri harcamalarının yüzde 5-20’sini oluşturduğu tahmin ediliyor.
– diyabet (şeker hastalığı), gelişmiş ülkelerde, erişkin yaş grubunda kısmi görme kaybı ve körlüğün temel nedeni.
– diyabet (şeker hastalığı)e bağlı parmak veya bacak amputasyonları(kesilme), kazalarda oluşanlara göre daha fazla.
– diyabet (şeker hastalığı)li kişiler daha fazla kalp enfarktüsü ve felç geçirme riski altında.
– diyabet (şeker hastalığı)li kişilerde böbrek hastalığı geliştirme riski çok yüksek.

İki tipi var

En basit anlatımıyla, diyabet (şeker hastalığı) insülinin eksikliği veya etkisizliği sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlık. İki tipi olan hastalıkta, daha sık görüleni tip 2 diyabet (şeker hastalığı). Tip 2 diyabet (şeker hastalığı) insülinin yeterince etki gösterememesi sonucu ortaya çıkıyor. Tip 1 diyabet (şeker hastalığı) ise daha seyrek olarak görülse de küçük yaşlardan itibaren başlıyor ve ömür boyu insülin kullanılmasını gerektiriyor.

En büyük darbesi kalp ve damarlara

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine göre;
– diyabet (şeker hastalığı)e bağlı ölümlerin yüzde 80’inden fazlası düşük ve orta gelirli ülkelerde görülüyor ve 35-64 yaş grubunu etkiliyor.
– diyabet (şeker hastalığı)in 2030 yılında ölüm nedenleri arasında 7’inci sıraya yükseleceğini ve önümüzdeki 10 yılda diyabet (şeker hastalığı)e bağlı ölümlerin yüzde 50 oranında artacağı öngörüyor.
– diyabet (şeker hastalığı)li hastalardaki ölümlerin yüzde 50-80’inden kardiyovasküler hastalıklar sorumlu.
– 2012 yılında 1,5 milyon ölümün doğrudan sebebi diyabet (şeker hastalığı).

Kiloluysanız diyetisyen kontrolünde ağırlığınızı azaltın

– Günde en az üç ana öğün tüketin. Öğünlerinizin arasında 6 saatten fazla süre olmasın. Kullandığınız ilaç tedavisine göre öğün planınız değişebilir.
– Günde 2-3 porsiyon sebze (en az 200 gram) ve 2-3 porsiyon meyve (en az 200 gram) tüketin.
– Taze ve hazır meyve suları yerine meyvenin kendisini tercih edin.
– Ana öğünlerinizde tam tahıllı ürünler(tam buğday unundan ekmek, bulgur, esmer pirinç,kepekli makarna) tercih edin.
– Glisemik indeksi düşük olan yiyecekleri tercih edin.
– Yeterli miktarda su için. Çay ve kahveye şeker atmayın.
– Protein kaynaklarını diyetisyeninizin önerdiği miktarda kullanın.
– Kızarmış yiyeceklerden uzak durun, yağ tüketiminizi azaltın.
– Her gün en az 30 dakika tempolu yürüyün.
– Kiloyu veya şişmansanız, doktorunuz ve diyetisyen kontrolünde ağırlığınızın yüzde 5-10’unu azaltmayı hedefleyen beslenme programını takip edin.

Diyabet (şeker hastalığı) hastalığında sık görülen belirtiler

– Sık idrara çıkma,
– Ağız kuruluğu ve çok su içme,
– Ani kilo değişikliği,
– Kendini enerjik hissetmeme,
– Bulanık görme,
– Sık sık enfeksiyon gelişmesi,
– Eller, ayaklarda uyuşma, karıncalanma.

Şekerin hedefi damarlar

Tıbbi adı diabetes mellitus olan diyabet (şeker hastalığı), vücuttaki glukoz(şeker) kullanımını etkiliyor. Glukoz besinlerdeki karbonhidratların sindirimiyle kana geçiyor. Vücudun ürettiği insülin hormonu, kana geçen glukoz düzeyini dengede tutuyor. diyabet (şeker hastalığı) hastalığında, vücut yeterli miktarda insülin üretemez veya üretilen insüline karşı dokularda direnç sözkonusu. Bu nedenle kandaki şeker düzeyi yükselmeye başlıyor. Şekerin yükselmesi vücudumuz için tehlike oluşturuyor. Kan şekerinin uzun süre yüksek kalması, vücudumuzdaki büyük ve küçük damarlara zarar veriyor. Damarların zarar görmesine bağlı kalp, böbrek hastalıkları, sinir sisteminde hasar ve kan dolaşımı sorunları ortaya çıkıyor.

diyabet diyeti, diyabet doktoru

Diyabet: “Bir diyetisyenle görüşene değin ne yapmalısınız?”

Diyabeti olsun veya olmasın tüm insanların sağlıklı bir yaşam için yemeleri gereken yiyecekler aynıdır. Diyabetli olmanız diğer insanlardan farklı bir yiyeceği yemeniz veya yememeniz anlamına gelmez. Burada önemli olan vücudun ihtiyacı olan besinlerin çeşitli yiyeceklerden karşılanmasıdır. Ancak genellikle kişiler diyabetli olduklarını öğreninceye kadar, sağlıklı beslenmek amacı ile değil de karın doyurmak amacı ile canının istediğini veya kendisine sunulan yemeği yedikleri için beslenme alışkanlıklarını değiştirmekte güçlük çekerler. Bunun için aceleci ve çok fazla kuralcı olmamakta fayda vardır.

Beslenme alışkanlıklarınızda yapmanız gereken değişikliklere sizin için en önemli olanlardandan başlayabilirsiniz.
· Öncelikle kan şekerinizin hızlı bir şekilde yükselmesine neden olan şeker ve şeker içeren yiyecekler ile kilo almanıza neden olacak yağ ve yağlı yiyecekleri azaltın.
· Bir veya iki öğün yemek yerine günde en azından üç öğün yemeye çalışın. Öğünler arasında ve gece yatmadan önce küçük bir ara öğün almanız da gerekebilir.
· Alkolün tedavinize etkisini öğrenmeden , alkollü içki içmeyin.
· Diyetisyeninizle görüşmeye gitmeden önceki üç veya beş gün süre boyunca içtiğiniz ve yediğiniz herşeyi not alın. Bu kayıtlar , diyetisyeninizin sizin beslenme alışkanlıklarınızı ve günlük yaşam tarzınızı öğrenmesine fırsat verir ve böylece alışkanlıklarınıza uygun bireysel bir plan oluşturmasına yardımcı olur

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

Diyabet: “Şeker ve şekerli besinler tüketilebilir mi?

Kan şekerinin kaynağı, çeşitli yiyeceklerde bulunan karbonhidrat adı verilen besin öğesidir.

Karbonhidrat içeren yiyecekler sofra şekeri, şekerli yiyecekler (bal, reçel, pekmez, marmelat, şekerli meyve suları, meşrubatlar, çikolata, dondurma ve tatlılar gibi), un ve undan yapılan yiyecekler (ekmek, yufka, erişte, makarna gibi), pirinç, bulgur, kuru baklagiller, patates, sebzeler, meyveler, yoğurt ve süttür. Ancak bu yiyeceklerin içindeki karbonhidratların kan şekerini etkileme hızları birbirinden farklıdır. Bu nedenle yiyecekler kan şekerini hızla yükselten karbonhidratlı yiyecekler (basit karbınhidratlar) ve kan şekerini daha geç ve daha yavaş yükselten karbonhidratlı yiyecekler (kompleks karbonhidratlar) olmak üzere iki gruba ayrılır.

Şeker ve şeker içeren yiyecekler vücuda enerji verir ancak bu tür yiyeceklerin yenilmesi kan şekeri kontrolünü bozar. Sofra şekeri, reçel, bal, marmelat,pekmez, hazır meyve suları, pasta, kek, tatlı, şekerli bisküvit, çikolata, helva gibi yiyeceklerin içindeki karbonhidrat basit karbonhidratdır yani kan şekerini hızlı bir şekilde yükseltirler. Ayrıca başta diş çürüklüğü olmak üzere, şişmanlık, kalp hastalığı, barsak hastalıkları gibi bir çok sağlık sorununun oluşmasına neden olurlar.

Vücudun ihtiyacı olan enerjiyi kompleks karbonhidratlardan karşılayarak kan şekerinin daha geç ve daha yavaş yükselmesini sağlayabilirsiniz.Yediğimiz sebze, meyve, ekmek, pilav, makarna, çorba, kuru baklagiller gibi çeşitli yiyeceklerin içindeki karbonhidratlar yani kompleks karbonhidratlar, vücudumuzda şekere yani glikoza dönüşür. Ancak bu yiyeceklerin içindeki karbonhidratların şekere parçalanma hızı yavaş olduğundan kan şekerini daha geç ve daha yavaş yükseltirler.

Alışveriş yaparken almayı düşündüğünüz yiyeceğin ambalajında bulunan ‘içindekiler’ kısmını mutlaka okuyunuz. İçinde glikoz, sukroz, şeker bulunan yiyecekleri satın almadan önce marka ve çeşit olarak not ediniz ve sizin için uygun olup olmadığını öğrenmek için mutlaka diyetisyeninize danışınız.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

Diyabet: “Ne kadar karbonhidrat tüketilmeliyim?”

Bu sorunun cevabını vermek çok kolay değil. Çünkü cevap kişiden kişiye farklılık gösterir. Ayrıca bir gün içinde alınması gereken toplam karbonhidrattan çok hedef kan şekeri kontrolünü sağlayacak karbonhidrat alımının gün içinde öğünlere ve ara öğünlere dağılımı önemlidir.

Diyetisyeniniz aşağıdaki noktaları dikkate alarak ana ve ara öğünlerde almanız gereken karbonhidrat miktarını belirler.
· Vücut ağırlığı/boy uzunluğu
· Ne zaman ve ne sürede egzersiz yapıldığı
· Diyabetinizle ilişkili aldığınız medical tedavi ve kullandığınız ilaç veya insülinin etki süreleri
· Vücut ağırlığı hedefi
· Yaş
· Kolesterol, trigliserid, mikroalbümin ve Hemoglobin A1c ile ilişkili kan değerleri
· Kişisel tercihler
· Diğer medikal konular
· Kültürel geçmiş ve yaşam tarzı

Yıllar önce diyabet tedavisinin önemli bir bölümünü oluşturan beslenme konusunda diyabetlilere kendi planını kendin yap şeklinde bir yaklaşım dile getirilmezdi. Oysa günümüzde diyabetlilere öğün planı ile ilişkili bir bütçe verilmekte ve bu bütçeyi kendi istekleri doğrultusunda harcaması istenmektedir. Örneğin öğlen yemeğinde öğün bütçesinden 60 gram karbonhidrat harcaması gereken bir diyabetli bu miktarı 1 gözleme yiyerek veya 1 kepçe çorba, 2 dilim ekmek ve 1 küçük boy muz yiyerek de harcayabilmektedir. Seçim tamamen kendisine aittir.
Diyabetlilerin de diyabetli olmayanlar gibi sağlıklı bir yaşam sürmeleri için dengeli beslenmeleri gerekmektedir. Diyabetli bir bireyde diyabetli olmayan ve dengeli beslenen bir kişinin yaptığı gibi istediğini yiyebilir.

Bunun için diyetisyeni ile birlikte çalışmalı, karbonhidrat sayımı ve yağ sayımı veya her ikisi ya da değişim listeleri ile ilişkili gerekli bilgiyi, uygun eğitimi ve desteği almalıdır.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

Diyabet: “Serbest besinler…”

Herhangi bir besini gereğinden fazla yemeyi düşünmeyin. Sağlıklı beslenmenin anahtarı dengedir. 

Vücudunuz için gerekli olan yiyeceklerin zaman ve miktar olarak belirli bir denge içinde alınması hiperglisemi ve hipoglisemiyi önleyerek, kan şekeri kontrolünü sağlayacak kan şekerinin kontrol altına alınması da kısa ve uzun dönemde gelişebilecek komplikasyonları önleyecek veya geçiktirecektir.
Yağsız sütün içindeki yağ mıktarı azdır ancak kalorisi vardır.

Diyet ürünlerinde şeker olmayabilir ancak içinde bulunan un, yağ veya meyve şekeri kan şekeri ve kan yağlarının kontrol altına alınması için uygun olmayabilir. Eğer yediğiniz yiyeceğin porsiyonunu kontrol edebilirseniz sevdiğiniz bir çok yiyecek dahil olmak üzere çeşitli yiyecekleri yiyebilirsiniz.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

Diyabet: “Ara öğünlerde neler yenilebilir?”

Ara öğünlerde ne yenilebilir?

Ara öğünler için yapılacak seçim insülin veya oral antidiyabetik ilaç kullanan kişiler için farklıdır. Ancak her iki tedavide 10-15 gram karbonhidrat içeren bir yiyecek yemenizi öneririz.

Yiyecek seçiminde değişim listelerinden veya diyabet beslenme piramidinden faydalanabilirsiniz.
Ara öğünler için yapacağınız en iyi seçim ekmek veya ekmek yerine yenilebilecek yiyecekler grubudur. Örneğin 2 galeta veya 4-5 adet şekersiz kepekli bisküvi, bir bardak dolusu yağsız patlamış mısır, yarım pogaca, vb. Bu grup yiyeceklerin yanına düşük yağlı süt, yoğurt, ayran veya peynir gibi protein içeren bir yiyecek ilave ederek ara öğünü kuvvetlendirebilirsiniz.
Taze meyve ve sebzede iyi bir seçim olabilir.

Ancak insülin kullanan kişilerin ara öğünde sadece meyve yemeleri her zaman için iyi bir seçim olmayabilir. Ara öğünde tek başına meyve yenilmesinin o andaki kan şekeri düzeyine bağlı olarak öğlen yemeğine doğru oluşabilecek bir hipoglisemi riski yaratabileceği unutulmamalıdır.
Diyabetliler genellikle ara öğün saatinde evde olmadıklar için bir şey yiyemediklerinden yakınırlar. Ara öğünler için hazırlıklı olmayı unutmayın.. Yanınızda-çantanızda, arabanızda, işyerinde masanızın çekmecesinde-daima yiyebileceğiniz uygun yiyecekler bulundurun.

diyabet şeker hastalığı diyet

Diyabet: “Öğün sıklığı gerçekte ne olmalı?”

Gün içinde yemeniz gereken öğün sayısı diyabetinizin tipine, aldığınız medikal tedaviye, fiziksel aktivite düzeyinize ve o andaki kan şekeri düzeyinize bağlı olarak değişir.

İnsülin kullanan tip 1 ve tip 2 diyabetlilerin sabah kahvaltısı, öğle yemeği ve akşam yemeği olarak üç ana öğün öğünler arasında ve gece yatmadan önce üç ara öğün olmak üzere altı öğün beslenmesi gerekir.

Genellikle yapılan yanlış insülin enjeksiyonunu yaptıktan sonra yarım saat beklemeden hemen veya 5 dakika sonra yemek yenilmesidir. Bu tarz hatalar öğünden sonra kan şekerinin yükselmesine neden olur.

Yapılan bir diğer yanlış ise açlık hissi oluşmadığı için ara öğünlerin yapılmaması veya ara öğünde yenilen yiyecek miktarının ve çeşidinin azaltılmasıdır. İnsülin kullanan bir kişide ara öğünün yapılmaması, bir ara öğünün atlanması veya yenilen yiyecek miktarının ve çeşidinin azaltılması şeklinde yapılan uygulamalar kan şekerinin düşmesine neden olur. Kan şekerinin 50 mg/dl’nin altına düşmesi hipglisemi olarak tanımlanır.
Tip 2 diyabetlilerin iki -üç saat aralıklarla beslenmesi gerekir.

Bir gün içinde yenilmesi gereken yiyecekleri gün boyunca yayarak sık ve az yemek yeme alınan öğünden sonra kan şekerinin daha az yükselmesini sağlar. Öğünlerde yenilen yiyeceklerin porsiyon ölçüsünü azaltarak, küçük öğünler halinde yemek yenilmesi fazla kalori alınmasını önleyerek ve açlığı kontrol altına alarak hem kan şekeri kontrolünü sağlar hem de kilo alımını önler. Ayrıca kan kolesterol düzeyindeki yükselmeyide azaltır.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

Diyabet: “Diyet ve diyabet ile ilişkili gerçek ne?”

İyi bir kan şekeri kontrolü sağlamak diyabet tedavisinde öncelikli hedeftir Kan şekerinin mümkün olduğunca normale yakın düzeylerde olması kalp hastalığı, inme, böbrek ve göz hastalığı, sinir hasarı gibi diyabetle ilişkili komplikasyonlarının gelişme riskini azaltılabilir. 

Amerikan Diyabet Birliği Beslenme komitesi tarafından 1994 ilkbaharında yayınlanan yeni beslenme ilkelerinde, ‘Diyabetik Diyet’ yerine ‘Diyabette Tıbbi Beslenme Tedavisinin kullanılması gerektiği ayrıca diyabetli bireylerin dengeli bir öğün planı içinde yer alan karbonhidratı şeker içeren bir besinle yer değiştirerek kullanabileceği bildirilmiştir.Aynı komitenin Mayıs 1994 de, Diabetes Care’de yayınlanan makalesinde ‘ basit şeker nişastaya kıyasla daha hızlı sindirilir ve emilir, bu nedenle de kan şekerini yükseltir’ şeklindeki teoriyi destekleyen bilimsel kanıtların yeterli olmadığı ifade edilmiştir. Peki bu yayının verdiği önerilerin diyabetli bireyler için anlamı nedir?

Günümüzde, bu bilgiler ışığında diyabetli bireyin toplam tükettiği karbonhidrat miktarının önemi üzerinde durulmakta, tıbbi beslenme tedavisinde öğün planlaması için karbonhidrat sayımı yöntemi kullanılmaktadır. Bu yöntemle, diyabetli birey diyetisyeninden, ana ve ara öğünlerde ne miktarda karbonhidrat tüketmesi gerektiğine dair bilgi ve eğitim almakta ve tüketeceği karbonhidrat miktarına göre besin seçimini kendisi yapmaktadır. İnsülin tedavisi alan diyabetliler konuyla ilişkili yeterli beslenme eğitimini alarak, öğün öncesi tüketeceği karbonhidrat miktarını belirler ve yapacağı insulin dozunu tüketeceği karbonhidrat miktarına uygun olarak kendisi ayarlar. Evde yapacağı kan şeker ölçümleri ile aldığı karbonhidratın ve uyguladığı insulin dozunun kan şekeri üzerindeki etkisini izleme olanağını bulur.

Kilolu veya obez olan diyabetlilerde ağırlık kaybının sağlanması hedeflenir. Bu nedenle kilolu ve obez bireylerin karbonhidrat sayımı yanında yağ sayımının yapması da önemlidir. Ayrıca diyabetli bireylerde sıklıkla yüksek kan yağları ve kolesterol düzeyleri sorunu da görülebilmektedir. Kilo sorunu olmasa bile kan yağları ve kan kolesterol düzeyi yüksek olan diyabetlilerin de öğün veya gün içinde yağ sayımı yapmaları gerekmektedir.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

Diyabet: “Beslenme düzeni nasıl sağlanabilir?”

Çoğu kişi diyabet tedavisini en zor kısmının öğün planı yapmak olduğu konusunda hemfikirdir.

Yılın her günü düzenli olarak belirli zamanlarda, ölçülü miktarlarda yemek yemek gerçekten zordur. Ancak günümüzde kan şekeri kontrolünün sağlanması için verilen sağlıklı beslenme önerileri katı kuralların, belirli kalori hesabına dayalı daha önceden basılarak hazırlanmış diyet listelerinin uygulanmasından ziyade yaşam tarzı değişikliklerini temel almaktadır.

Yaşam tarzınızda yapacağınız değişikliklerinin en önemlisi mevcut beslenme alışkanlıklarınızın sağlıklı beslenmenizi sağlayacak şekilde değişmesidir. Bu değişiklikleri başlatmanın temelinde ise bilinçli bir yiyecek seçimi ve mutfak alışverişi yer alır. Çünkü evinize aldığınız veya dışarıda yemek yerken seçmiş olduğunuz yiyeceklerin sağlıklı beslenmeniz için uygun yiyecekler olmaması durumunda kan şekeri kontrolünün sağlanması zorlaşır.
Haftalık veya günlük beslenme planınızı yapmak, alışveriş için markete gittiğinizde size kolaylık sağlayacaktır. Gereksiniminiz olan yiyecekleri içeren bir alışveriş listesi yapınız ve ihtiyacınız olan miktarlar belirleyiniz. Bu listede aşağıdaki beslenme piramidinde yer alan yiyecek gruplarının her birinden bulunması gerektiğini unutmayınız.

Diyabet Beslenme Piramidi’ size öğünlerinizi planlamada kolaylık sağlayan görsel bir metottur. Bu piramitte yer alan yiyecekler 6 grupta toplanmıştır. ‘Tahıllar, Kuru baklagiller ve Nişastalı Yiyecekler’ grubu piramidin temelini oluşturmakta ve en geniş bölümünü kapsamaktadır. Bu bölümde yer alan ekmek çeşitleri, tahıllar, kuru baklagiller, pirinç, patates gibi nişastalı yiyecekler bir öğünde yenilmesi gereken temel yiyeceklerdir. Sağlıklı bir beslenme planı içinde 1 porsiyonu 1 ince dilim ekmek veya 1 orta boy patates veya 2-3 kaşık pilav olarak belirtilen bu grubtan 6 veya daha fazla porsiyon yenilmesi gerekmektedir .

‘Sebze ve Meyve’ grubu piramidin ikinci basamağını oluştururlar. Bu gruplar posa, vitamin ve mineral kaynağıdır. Bununla birlikte farklı sebzelerin ve meyvelerin içerdiği vitamin ve minerallerde farklıdır. Ispanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler kalsiyum minerali ve K vitamini için iyi bir kaynak iken , havuç gibi sarı renkli sebzeler A vitamininden zengindir. Çoğu meyve ise A , C vitamini ile potasyum, magnezyum ve bakır gibi mineraller için mükemmel bir kaynaktır. Kişisel özelliklere göre değişmekle birlikte günlük beslenme planında 3-5 porsiyon sebze ve 3-4 porsiyon meyve yenilmelidir. Porsiyon ölçüleri için değişim listelerinden faydalanabilirsiniz.

Piramidin üçüncü basamağında ‘Süt, Yoğurt’ grubu ile et, balık, tavuk, yumurta ve peynir gibi hayvansal yiyecekleri içeren ‘Et’ grubu yer alır. Diyabet Beslenme Piramidi, bu iki grubun her birinden 2-3 porsiyon yenilmesini önermektedir. Özellikle kalsiyumdan zengin olan süt grubunda 1 bardak süt veya yoğurt 1 porsiyon olarak tanımlanmaktadır. ‘Süt, Yoğurt’ grubu ve ‘Et’ grubu proteinden zengindir ve sağlıklı bir beslenme planında günlük enerjinin %10-20’sinin proteinlerden sağlanması gerekmektedir. Bununla birlikte her iki gruptaki yiyeceklerin kolesterol, kalori ve özellikle doymuş yağ olmak üzere yağ içeriği fazladır. Bu nedenle de piramidin üçüncü basamağındadır ve kendisinden önceki diğer gruplara oranla daha az bir yer kaplamaktadır. Düşük yağlı veya yağsız süt ürünleri, yağsız et, derisiz tavuk etinin tercih edilmesi şüphesiz ki bu grubun içerdiği toplam yağın , doymuş yağın ve kalorinin azalmasını sağlayacaktır. 1 porsiyon ‘Et’ grubu 60-90 g pişmiş et, tavuk, balık veya peynirden birini içerir ve bir gün içinde bu gruptan 2-3 porsiyon yenilmesi önerilir.

Piramidin tepesine tırmandığımızda burada yer alan ‘Yağlar, Şeker ve Şekerli yiyecekler ile Alkollü İçecekler’ grubunun çok az bir bölüm kapladığını görürüz. Bu da bize, bu yiyeceklerin sağlıklı bir beslenme planı içinde ki yerlerinin ne kadar az olduğunu göstermektedir. Bu grup için önerilen porsiyon ölçüsü yoktur çünkü grup içinde yer alan yiyecekler (yağ, şeker) ve alkollü içecekler sağlıklı bir beslenme planına katkıda bulunacak herhangi bir besin ögesini içermezler. Ancak bu grup içinde yer alan yiyeceklerden yağlar için 1 tatlı kaşığı yağ veya 5-6 adet fındık içi, şeker ve şekerli yiyecekler için 2 adet şekerli bisküvi veya bir top dondurma 1 porsiyona örnek olarak verilebilir. Eğer bu grupta yer alan alkollü içkilerden birini içmek istiyorsanız öncelikle alkolün kan şekerinizi nasıl etkilediğini öğrenmenizi öneririz.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

Diyabet: “Sağlıklı beslenme…”

Diyabeti olan bir çok kişi beslenme planını uygulamak için aile ile yemek yeme zamanını ve birlikte yedikleri yemek çeşidini değiştirmekte, kendisi için ayrı yemek hazırlamaktadır.

Oysa günümüzde diyabeti ve diyabeti olmayan bireylere önerilen sağlıklı beslenme prensipleri farklı değildir. Diyabet, bireyin temel besin öğelerine olan gereksinim düzeylerini etkilemez. Beslenme planı ile; bireysel özelliklere göre değişen enerji ve besin öğesi ihtiyacının yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayacak şekilde, çeşitli yiyeceklerden karşılanması sağlanır.

Diyabeti olmayan bir kişinin de rafine şeker tüketimini kısıtlaması, doymuş yağ ve kolesterolden zengin olan et, süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi yiyecekleri belirli bir miktarda tüketmesi, az az ve sık sık yemek yemesi gerekmektedir. Sağlıklı beslenme için aşağıdaki besin öğelerini içeren yiyeceklerin yeterli miktarlarda ve öğün içinde dengeli bir şekilde alınması gerekmektedir.

  • Karbonhidrat (tahıllar, un ve undan yapılmış yiyecekler, kuru baklagiller, patates, sebze ve meyveler, süt, yoğurt)Protein (et, yumurta, peynir, süt, yoğurt )
  • Yağ (yağ ve et, yumurta, peynir, süt, yoğurt gibi yağ içeren yiyecekler)
  • Vitamin ve Mineral (sebze ve meyveler başta olmak üzere tüm yiyecekler)
  • Posa (sebze, meyve, tam taneli tahıllar)
diyetisyen ara, diyetisyen eskişehir, diyetisyen logo, zayıflama uzmanı, kilo verdiren diyet, diyetisyen doktoru

Diyabette beslenme tedavisi hakkında hap bilgiler…

Diyabet tedavisinde kan şekeri kontrolünü sağlamak için sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması önemlidir. Diyabeti olmayan bireylerde olduğu gibi diyabetli bireylerinde yeterli ve dengeli beslenmeyi öğrenmesi ve öğrendiklerini günlük yaşamda uygulaması sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturur.

Diyabet tedavisinin amacı kan şekeri düzeyinizi normal sınırlar içerisinde tutarak, kısa veya uzun dönemde oluşabilecek sağlık sorunlarını önlemek veya geciktirmektir. Diyabetin tedavisi aşağıdaki tedavi prensiplerini içermektedir,

1- Sağlıklı beslenme ve egzersiz
2- Sağlıklı beslenme, ağızdan alınacak antidiyabetik (OAD) ilaçlar ve egzersiz
3- Sağlıklı beslenme, insülin tedavisi ve egzersiz
4- Sağlıklı beslenme, ağızdan alınacak antidiyabetik (OAD) ilaçlar, insülin ve egzersiz

Görüldüğü gibi diyabet, yaşamınızda başta beslenme alışkanlıklarınız olmak üzere bazı değişikliklerin oluşmasını gerektirmektedir. Kan şekerini oluşturan asıl kaynak yiyeceklerdir ve bu nedenle sağlıklı beslenme diyabette tedavinin temelidir.

· Yediğim yiyecekler kan şekerimi nasıl etkiliyor ?
· Bir günde kaç kalori almam gerekir?
· İhtiyacım olan enerjiyi alabilmek için hangi yiyecekleri yemem gerekir?
· Daha az yağ tüketimini nasıl sağlayabilirim?
· Tedavinize göre öğün saatlerini nasıl ayarlayabilirim?
· Egzersiz planıma göre beslenme düzenimde yapmam gereken değişiklikler nelerdir?
· Hipoglisemiden korunmam ve tedavi etmem için ne yapmam gerekir?

Diyetisyenlerden yukarıdaki sorularınızın ve diğer birçok sorunuzun cevabını öğrenebilirsiniz.
Diyetisyeniniz sevdiğiniz yiyecekleri içeren sağlıklı beslenme planınızın oluşmasında ve beslenme alışkanlıklarınızın değişmesinde size yardımcı olacak kişidir.
· Diyabetiniz yeni teşhis edilmişse
· Tedavi planınızda doktorunuz tarafından yapılan bir degişiklik varsa veya
· Yıllık kontroller için yılda 2 kez mutlaka diyabet konusunda deneyimli bir diyetisyene danışınız.