kellik

Osteoporozun tedavisi için geliştirilen bir ilaç kelliğe çare olabilir!

Araştırmacılar, ilacın laboratuvar ortamında saç kökleri üzerinde gözle görülür bir etkisi olduğunu ve saçların uzamasını sağladığını ortaya çıkardı.

İlaç ile saçların uzamasını engelleyen ve kellikte etkili olan bir protein hedef alınıyor. Projenin başında bulunan Manchester Üniversitesi’nden Dr. Nathan Hawkshaw, ilacın saç kaybından şikayetçi insanlar için büyük bir fark yaratabileceğini söyledi. PLOS Biology adlı dergide yayımlanan araştırmada 40 saç nakli sürecinde olan erkek yer aldı.

Hawkshaw, araştırmanın laboratuvarda gerçekleştirilmesi dolayısıyla klinik bir denemenin de uygulanması gerektiğini aktardı. Kadınlar ve erkeklerde minoksidil, erkeklerde finasterid olmak üzere kelliğin tedavisinde şu an için iki ilaç kullanılıyor. Bu ilaçların yan etkileri olması ve çoğu zaman etkili olmamaları gerekçesiyle insanlar genelde saç nakli operasyonunu tercih ediyor.

Saç dökülmesi ne zaman endişe yaratmalı?

Saç dökülmesi genelde dert edilmemesi gereken bir durum. Ancak uzmanlar şu durumlarda doktorunuzu görmenizde fayda olduğunu söylüyor:

  • Ani saç dökülmesi
  • Kafa derisinde çıplak alanların oluşması
  • Yığınlar halinde saç kaybı
  • Kafanın yanması ve kaşınması
  • Saç dökülmesiyle ilgili kaygı durumu
Medi Magazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-osteoporozun-tedavisi-icin-gelistirilen-bir-ilac-kellige-care-olabilir-11-681-77062.html
ekmek zararlı mı, ekmek yararlı mı, diyette ekmek olur mu, ekmeği kesmek zayıflatır mı

Ekmek zararlı değildir!

Son zamanlarda sosyal medya ya da televizyon programlarında ekmeğe ilişkin sıklıkla bilimsel hiçbir yanı olmayan açıklamalar yer alıyor.

Ekmek zehirdir, gluten zararlıdır, gibi.

Ülkemiz iyi bir tarım ülkesidir ve yetiştirilen tarım ürünlerinin yüksek bir miktarını ise tahıl grubu olan buğday oluşturmaktadır. Yani geleneksel beslenme alışkanlığımızda ekmek yer almaktadır. Bunun dışında ekmeğin bilimsel olarak kanıtlanmış birçok faydası vardır. Bu faydaları belirtmeden önce glutenin ne olduğunu açıklayalım.

Gluten ekmek oluşumu için gereklidir ve buğday ununa su eklendiği zaman buğdaydaki proteinlerden glutelin ve prolaminin diğer ögelerle bir araya gelmesi ile oluşur. Bu oluşan gluten kompleksi %85 oranında protein içerir.

Ülkemizde ekmek tüketimi geleneksel olarak yer almasının yanı sıra gelir dağılımındaki adaletsizlikten dolayı düşük gelirli gruplarda daha çok tüketilmektedir. Ekmek özellikle B grubu vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum (Ca), demir (Fe), çinko (Zn) gibi minerallerden zengindir. Ancak un elde edilirken kepeği çok ayrıldığında bu vitamin ve mineraller ayrılır. Uzun süre bu şekilde beslenmek hastalıklara neden olabilir. Bu yüzden beslenmemizde tam tahıl veya çavdar ekmeğine daha çok yer vermeliyiz. Ülkemizde ekmekte eksik kalan besin ögelerini tamamlama yönünde politakalar geliştirilebilir.

Ekmek B grubu vitaminlerinden tiaminin ( B1) iyi bir kaynağıdır. Bu vitaminin eksikliğinde iştahsızlık, halsizlik ve sinirlilik meydana gelir. Bu durumda beslenmemizde ekmeği çıkardığımız zaman sinirli olmaya başlarız. Pirinçte ise tiamin az miktarda bulunmaktadır. Yani beslenmemizden ekmeği çıkarıp yerine pirinç tüketmek bizim tiamin eksikliğimizin devam etmesine neden olur.

Ekmek niasin (B3) vitamininden de zengindir. Niasin eksikliğinde de deride iltihap, sinirlilik oluşur. Mısır da niasinden eksiktir.

Ekmek çinkodan zengindir ve eksikliğinde büyüme gelişme geriliği ve iştahsızlık olur.

Tam tahıllı ekmekler iyi posa kaynağıdır. Posa bağırsak dostudur. Kabızlığı önler. Bağırsak ve kolon kanserlerini önler. Ayrıca tam tahıllı ekmekler kolesterolün yükselmesini önler ve kalp damar hastalığı riskini azaltır.

Bunun dışında ekmek tokluk hissini arttırır ve acıkma süresini uzatır. Yapılan bir araştırmaya göre yoğun şekilde çalışan işçilere ara öğünde ekmek ve meyve verildiğinde performanslarının arttığı gözlemlenmiştir.

Tüm bunlardan da anlaşıldığı üzere kişinin günlük enerji ihtiyacının uygun görüldüğü miktarda ekmek tüketmesi gerekmektedir. Beslenmenizde ekmek yemekten korkmayın!

Dyt. Gözde Bulat

Tüm yönleri ile: “Çinko”

Yetişkin bir insanda ortalama 2 – 3 gram kadar çinko bulunur. Bunun önemli bir kısmı karaciğer, kemikler, epitel dokular, pankreas ve böbreklerdir.

20. Yüzyılın ilk yarısında çinkonun laboratuvar hayvanları için elzem bir besin ögesi olduğu ortaya konulmuştur. Bu yıllarda çinkonun beslenme üzerine önemi konusunda birçok araştırma yapılmıştır. Çinko yetersizliğinde hayvanlarda büyümenin durması, epitel dokularda bozukluklar ve tüylerde anormallikler gibi belirtiler gözlenmiştir. Ağır yetersizlik durumunda ise erkek farelerde testislerde atrofi ve cinsiyet organlarında küçülmeler gözlenmiştir. Yani genel olarak yetersizlik sonucunda meydana gelen değişimleri sıralarsak; büyüme geriliği, iştahsızlık, hiperkeratosiz ve parakeratosiz denilen cilt yaraları, eklemlerde şişme ve sertleşme şeklindedir.

1960 yıllarında Mısır Arap Cumhuriyeti, Türkiye ve İran gibi ülkelerde insanlarda da çinko yetersizliği rapor edilmiştir. Çinko yetersizliğinin biyokimyasal göstergeleri:

  • Plazma çinko düzeyi 70 mcg/dl altında,
  • İdrar çinko düzeyi 150 mcg /gün altında ve
  • Saç çinkosu 80-100 mcg/g civarında olarak belirlenmiştir. Bu yetersizlikler sonucunda insanlarda cücelik, cinsiyet organlarının gelişememesi, karaciğer ve dalak büyümesi gibi durumlar saptanmıştır.

Çinko yaklaşık 100 enzimin aktivitesi için kofaktördür. Gen ekspresyonunun regülasyonunda da rol almaktadır.Bu işlevlerinden dolayı hücre bölünmesi, çoğalan hücrelerin farklılaşarak organ oluşturması ve bu organların düzenli çalışması için gereklidir. Çinko korbonik anhidraz enzim aktivitesi için de gereklidir ve yetersizliğinde bu enzim aktivitesi azalır ve sonucunda egzersiz performansı azalır. Çinko ayrıca insülin hormonununda yapısında yer aldığı için depolanması ve salgılanmasına etkisi incelenmiştir fakat henüz yeterince aydınlatılamamıştır. Bunun yanında çinko cilt yaralarının iyileşmesinde tat algılamasının azalmasında da rol almaktadır.

Çinko gereksinimi

Hayvansal yiyeceklerdeki çinkonun emilimi genellikle bitkisel yiyeceklerden daha yüksektir.sadece bitkisel besinler alındığında çinko emilimi %10 iken dengeli, karışık bir diyetle bu emilimi %40’a çıkarabilmek mümkündür. Diyetlerdeki fazla miktarda demir, bakır ve fosfatların da çinkonun emilimini azalttığı bildirilmektedir.

Demirin çinkoya oranı 3:1’in üstüne çıktığında çinko emilimi azalır.

Günlük alınan posanın da 25 gramı geçmemesi çinko ve demirin emilimi açısından önemlidir. Çinko gereksinmesi diyetle alınan çinkonun biyoyararlılığıyla ilgilidir ve günlük çinko gereksinmesi 3 mg civarındadır. Yeterli miktarda hayvansal kaynakların bulunduğu bir diyette çinkonun emilimi %40 civarındadır.

Bireysel farklılıklar da düşünüldüğünde yetişkin erkek için günlük çinko alımı 11 mg, kadın için 8 mg önerilmektedir.

Çinko kaynakları

Besin
Ortalama çinko miktarı (mg)
Karaciğer 4.00
Badem içi 2.56
Peynir 2.40
Ceviz 2.26
Bulgur 2.08
Et 2.00
Buğday 2.00
Mantar 1.30
Makarna 0.57
Ekmek(beyaz) 0.57
Balık 0.50
Süt 0.34
Pirinç 0.30
Yumurta 0.20

Dyt. Kübra ÖZKAN

Diyetisyen Kübra özkan - Gerçek Diyetisyenler

 

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • Kayseri
Antioksidant,B6 vitamini,bağışıklık hüreleri,bağışıklık sistemi,besin çeşitliliği,Çinko,folik asit,yeşil yapraklı sebzeler, Diyetisyen Sibel Mumcu, Diyetisyen Sibel Mumcu kimdir, Diyetisyen Sibel Mumcu yazıları, Diyetisyen Sibel Mumcu bağışıklık sistemi, gıda hattı, gıda gündemi, bağışıklığı yükselten besinler, bağışıklığa iyi gelen gıdalar,

6 maddede güçlü bağışıklık sistemi

Kış mevsimi geldi. Bu mevsiminde hasta olmamak için güçlü bir bağışıklık sistemi gerekiyor.

Antioksidant,B6 vitamini,bağışıklık hüreleri,bağışıklık sistemi,besin çeşitliliği,Çinko,folik asit,yeşil yapraklı sebzeler, Diyetisyen Sibel Mumcu, Diyetisyen Sibel Mumcu kimdir, Diyetisyen Sibel Mumcu yazıları, Diyetisyen Sibel Mumcu bağışıklık sistemi, gıda hattı, gıda gündemi, bağışıklığı yükselten besinler, bağışıklığa iyi gelen gıdalar,

Yetersiz ve dengesiz beslenme alışkanlıklarının savunma mekanizmasını yavaşlattığına dikkat çeken Diyetisyen Sibel Mumcu, şunları söyledi:

Virüs, bakteri, mantar ve parazit gibi mikroorganizmaların neden olduğu hastalıklardan korunmak için bağışıklık sisteminin güçlü olması oldukça önemlidir. Gün içinde rahatlıkla uygulayabileceğiniz sağlıklı beslenme önerileriyle vücudunuzun doğal bağışıklık sistemini güçlendirebilir ve hastalıklardan korunabilirsiniz.

Hastalıklara karşı tıbbi tedavi yöntemlerine başvurmadan önce, vücudun doğal bağışıklık sistemini güçlendirmenin önemini hatırlatan Sibel Mumcu, güçlü bir bağışıklık sistemi için gereken 6 etkili adımı şu şekilde sıralıyor:

Antioksidant,B6 vitamini,bağışıklık hüreleri,bağışıklık sistemi,besin çeşitliliği,Çinko,folik asit,yeşil yapraklı sebzeler, Diyetisyen Sibel Mumcu, Diyetisyen Sibel Mumcu kimdir, Diyetisyen Sibel Mumcu yazıları, Diyetisyen Sibel Mumcu bağışıklık sistemi, gıda hattı, gıda gündemi, bağışıklığı yükselten besinler, bağışıklığa iyi gelen gıdalar,

Güçlü bir bağışıklık sistemi için: “Besin çeşitliği”

Her besin farklı besin ögeleri örüntüsü içerir, ancak hiçbiri hepsini aynı anda ve ihtiyacımız olan miktarlarda içermez. Yani sadece belli besinleri tüketmek, aynı zamanda diğer besinlerin sağladığı faydalardan mahrum kalmak demektir. Bu nedenle sağlıklı ve dengeli beslenmenin en önemli adımlarından biri besin çeşitliliğidir.

Öğünlerinizi, et ve süt ürünlerinden oluşan zengin protein kaynaklarının yanı sıra; sebze, meyve ve tam tahıl ürünleriyle çeşitlendirerek, bağışıklık sisteminizi hastalıklara karşı doğal kalkan haline getirebilirsiniz.

Antioksidant,B6 vitamini,bağışıklık hüreleri,bağışıklık sistemi,besin çeşitliliği,Çinko,folik asit,yeşil yapraklı sebzeler, Diyetisyen Sibel Mumcu, Diyetisyen Sibel Mumcu kimdir, Diyetisyen Sibel Mumcu yazıları, Diyetisyen Sibel Mumcu bağışıklık sistemi, gıda hattı, gıda gündemi, bağışıklığı yükselten besinler, bağışıklığa iyi gelen gıdalar,

Güçlü bir bağışıklık sistemi için: “Sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenme”

Bağışıklık sistemini çok yemek değil, dengeli ve kaliteli bir beslenme güçlendirir. İhtiyacımızdan fazla enerji alımına neden olacak beslenme şekli kilo alımı ile sonuçlanabilir. Yapılan birçok araştırma kilo fazlalığı olan bireylerin bağışıklık sistemlerinin de zayıf olduğunu ve fazla yağ dokusunun bağışıklığı olumsuz etkilediğini göstermiştir.

Siz de sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenmenin yanı sıra düzenli olarak yapacağınız egzersizlerle kilo kontrolünüzü sağlayabilir, bu sayede hem yaşam kalitenizi, hem de bağışıklık sisteminizi koruyabilirsiniz.

Antioksidant,B6 vitamini,bağışıklık hüreleri,bağışıklık sistemi,besin çeşitliliği,Çinko,folik asit,yeşil yapraklı sebzeler, Diyetisyen Sibel Mumcu, Diyetisyen Sibel Mumcu kimdir, Diyetisyen Sibel Mumcu yazıları, Diyetisyen Sibel Mumcu bağışıklık sistemi, gıda hattı, gıda gündemi, bağışıklığı yükselten besinler, bağışıklığa iyi gelen gıdalar,

Güçlü bir bağışıklık sistemi için: “Bağışıklık hücrelerini besleyin”

Besinlerden kolaylıkla alabileceğiniz B6 vitamini, folik asit ve çinko vücudun bağışıklık sistemi için gerekli olan antikor ve bağışıklık hücrelerinin yapımı için gereklidir. Özelikle süt, et, karaciğer ve yumurta gibi protein zengini besin kaynaklarında bulunan B6 vitamini antikor üretiminde etkin rol oynarken, yetersizliğinde bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve enfeksiyona karşı duyarlılıkların artmasına neden olur.

Yoğurt, yumurta ve kuru baklagillerin yanı sıra zengin olarak karaciğer ve diğer organ etlerinde bulunan folik asit, vücudu savunmak için akyuvarların yapımında görev alır. Fındık, süt, yumurta ve kuru baklagillerde bolca bulunan çinko ise bağışıklık hücrelerinin çoğalmasını sağlar. Bu besinleri öğünlerinize ekleyerek tüm bu etkilerinden faydalanabilir, bağışıklık hücrelerinizi destekleyebilirsiniz.

Antioksidant,B6 vitamini,bağışıklık hüreleri,bağışıklık sistemi,besin çeşitliliği,Çinko,folik asit,yeşil yapraklı sebzeler, Diyetisyen Sibel Mumcu, Diyetisyen Sibel Mumcu kimdir, Diyetisyen Sibel Mumcu yazıları, Diyetisyen Sibel Mumcu bağışıklık sistemi, gıda hattı, gıda gündemi, bağışıklığı yükselten besinler, bağışıklığa iyi gelen gıdalar,

Güçlü bir bağışıklık sistemi için: “Antioksidantların gücü”

Birçok meyve ve sebzede doğal olarak bulunan antioksidantlar, vücudu zararlı maddelerden koruyarak mikroplara ve enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemiyle birlikte savaşır.

Özellikle koyu yeşil yapraklı sebzelerde ve turunçgillerde bulunan E ve C vitaminlerinin sağladığı Antioksidantlar bağışıklık hücrelerinizin serbest radikaller tarafından zarar görmesini engellerken; turuncu, kırmızı, yeşil sebze ve meyvelerde bol miktarda bulunan beta karoten ise bağışıklık sistemi hücrelerinin sayısında önemli derecede artış sağlar.

gıda taklit hile tağşiş yapan firmalar, gıda tarım bakanlığı

Güçlü bir bağışıklık sistemi için: “A vitamini”

Karaciğer, yumurta sarısı, süt yağı (tereyağı), havuç, kayısı, domatesin yanı sıra; pazı ve ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzelerde bol miktarda bulunan A vitamini hem bağışıklık sistemini güçlendirmede, hem de kanserden korunmada önemli rol oynar.

Kandaki alyuvar sayısının artmasını da sağlayan A vitamini, kanserin sizden uzak durmasına da yardım eder.

Antioksidant,B6 vitamini,bağışıklık hüreleri,bağışıklık sistemi,besin çeşitliliği,Çinko,folik asit,yeşil yapraklı sebzeler, Diyetisyen Sibel Mumcu, Diyetisyen Sibel Mumcu kimdir, Diyetisyen Sibel Mumcu yazıları, Diyetisyen Sibel Mumcu bağışıklık sistemi, gıda hattı, gıda gündemi, bağışıklığı yükselten besinler, bağışıklığa iyi gelen gıdalar,

Güçlü bir bağışıklık sistemi için: “Su”

Hastalıklardan korunmada ya da mücadele etmede sağlıklı ve yeterli beslenme kadar su ve bol sıvı tüketimi de oldukça önemlidir. Günde mutlaka 8-10 bardak içilmesi gereken su, oluşan atık maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasının en etkili aracıdır. Ayrıca C vitamini yönünden zengin olan taze sıkılmış meyve ve sebze suları da sıvı tüketimini artırmak için tercih edilebilir.