Mg, magnezyum

Magnezyum hangi besinlerde bulunur?

Ispanak ve karalahana gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler en zengin magnezyum kaynağı olan besinlerdir.

Bir avuç kabak çekirdeği günlük magnezyum ihtiyacınızın tamamını karşılayabilir. Badem, ay çekirdeği, çam fıstığı, kaju, ceviz, yer fıstığı gibi kuru yemişler de iyi birer magnezyum kaynağıdırlar. Balık çok iyi bir D vitamini ve omega-3 yağ asitleri kaynağı olmasının yanında iyi de bir magnezyum kaynağıdır.

Muz daha çok potasyum kaynağı olarak bilinse de aynı zamanda orta büyüklükte muz 32 mg magnezyum içermektedir. Potasyum ve magnezyumun yanı sıra C vitamini ve diyet posası kaynağı… Çilek, greyfurt ve incir gibi meyvelerde magnezyum içerirler. Bir parça bitter çikolata günlük magnezyum gereksiniminizin çeyreğini karşılar.

Yoğurt hem kalsiyum hem de magnezyum içerir. Yeterli magnezyumu almanız, vücudunuzun kalsiyum emilimini de artırdığından yoğurt da önemli bir magnezyum kaynağıdır.

Ek besinlere geçiş

Bebeklerin beslenmesinde ilk altı ay anne sütü bebeğin bütün gereksinimlerini karşılamaktadır.

bebek, pediatri

Bebeğin 0 – 6. aylarda beslenmesi

İlk altı aydan sonra anne sütü yetersiz kalmakta ve bebeğin ek besinlere başlatılması gerekmektedir. Anne sütü 6 – 12 ay arası bebeğin ihtiyacının yarısını karşılar, 12 aydan itibaren ise ihtiyacın sadece %30’unu karşılamaktadır.

Tamamlayıcı beslenmeye yoğurt, tarhana çorbası veya meyve ve sebze suları ile başlanabilir. 6 ile 8. Ay arasında kıvamı püre yapılmış veya iyice ezilmiş besinler verilmelidir. 9 ile 11. Ay arasında bebeğe doğranmış veya ezilmiş besinler verilebilir 12. Aydan itibaren kolay yenebilir besinleri bebeğimize verebiliriz. Bebeğimize 6. Ayda yoğurt, tarhana çorbası, meyve ve sebze suyu, pekmez ve yumurta sarısının 1/4’ü verilebilir.

bebek çocuk beslenemsi

Bebeğin 7. ayda beslenmesi

7. Aydan itibaren pirinç unu ile hazırlanmış muhallebi (şekersiz ve inek sütü olmadan), tavuk veya balık eti, sebze püre veya sebze çorbaları ve yumurta sarısının ½’si de verilmeye başlanabilir.

bebek beslenmesi, bebek beslenmesi diyeti, diyet bebek beslenmesi, bebek beslenmesinde neler kullanılmalı, bebek beslenmesi bilgiler

Bebeğin 8 – 12. aylarda beslenmesi

8. Aydan itibaren ise iyi ezilmiş ev yemekleri, tahıl ve kurubaklagil ezmeleri ,tam yumurta sarısı da bebeğin beslenmesine eklenir ve bebek 1 yaşına geldiğinde aile sofrasındaki yemekleri küçük parçalar halinde yiyebilir durumdadır.

bebek beslenmesi, bebek beslenmesi diyeti, diyet bebek beslenmesi, bebek beslenmesinde neler kullanılmalı, bebek beslenmesi bilgiler

Bebeğin 12 – 24. aylarda beslenmesi

Bebeğe 1 yaşından daha sonra inek sütü verilebilir. Bebeğimize 1 yaşına kadar bal da vermememiz gerekir. Bebeğimize hazırladığımız ek gıdalara tuz ilavesi yapmamalıyız ve hazır gıdalardan kaçınmamız gerekir.

Bebeğin 2 yaşına kadar bütün besinler ile tanıştırılması gerekir. Tamamlayıcı beslenmeye ilk çay kaşığı ölçüsü ile başlanması gerekir daha sonra miktarı ve çeşitliliği artırılmalıdır.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Çisem Önel

barış öztürk

Diyetisyen Öztürk: “Sağlıklı zayıflamanın sırrı hücre temizliğinde”

Diyetisyen Doç. Dr. Barış Öztürk, kötü beslenme ve çevresel faktörlerin hücrelerde kirlilik oluşturduğunu söyledi.

Pek çok hastalığa davetiye çıkaran bu durumun, zayıflamayı da engellediğini aktaran Öztürk,

Endişe etmeyin, doğru beslenerek ve bitkisel desteklerle hücrelerinizi temizlemek ve sağlıklı bir şekilde zayıflamak mümkün, dedi.

Hücre temizliğini tetikleyebilmek için gerekli protein, vitamin ve mineralleri barındıran çilek, enginar, sarımsak, zerdeçal, pırasa gibi besinleri düzenli tüketmek önemli rol oynuyor. Diyetisyen Doç. Dr. Barış Öztürk, hücre temizliğinin kilo kontrolü ve sağlıklı yaşam üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.

Modern hayat hücrelerinizi kirletiyor

Yaşamın ilk anından itibaren insan bedeni gıda, hava, su ve toprak ile birlikte kendi metabolizmasının ürettiği toksik maddeler tarafından kirletiliyor. Bu toksik maddelere karşı çeşitli enzimler salgılayan vücut kendini korumaya programlı. Detoksifikasyon yani hücre temizliği olarak adlandırılan bu durun tüm yaşam fonksiyonlarını da düzenliyor. Sanayileşmeyle birlikte artan hava, su ve gürültü kirliliği, yoğun elektromanyetik kirliliğe maruz kalma, yanlış beslenme alışkanlıkları, doğal olmayan gıdaların tüketimi ve yetersiz fiziksel aktivite nedeniyle hücrelerin toksin yükü daha da artıyor.

Kirlenen hücreleriniz yağ sentezini artırıyor

Modern hayat ile birlikte maruz kalınan toksin miktarı, vücudun hücre temizleme yeteneğini aştığında hücreler gerekli temizliği yapamayarak kirlilik oluşturuyor. Oluşan kirlilik, hücre fonksiyonlarının yavaşlamasına ve enerji metabolizmasının normal seyrini yitirmesine neden oluyor. Organizmanın enerji harcaması zorlaştığında vücut yağ sentezlemeye başlıyor ve zararlı toksinler yağ hücreleri ile birlikte yumuşak doku ve kemikte birikiyor.

Yağ dokularının salgıladığı zararlı moleküller hücre hasarını artırarak insülin fonksiyonlarını olumsuz etkilemeye başlıyor. İnsülin fonksiyonlarının bozulması kişide; yorgunluk, sürekli uyku hali, yemeklerden sonra bile açlık hissi yaratır. Günlük motivasyonun düşmesi fiziksel ve zihinsel aktivitelerin azalması özellikle karın bölgesinde yağlanmayı artırıyor.

Ciddi hastalıklara zemin hazırlayabilir

Kirlenen hücredeki metabolik baskılanma; İnsülin direnci, karın bölgesinde yağlanma, kalp ve damar hastalıkları, yüksek tansiyon, diyabet yani şeker hastalığı, Alzheimer, kanser gibi kronik hastalıklara dönüşebiliyor.

Tek suçlu kaloriler değil

Kilo alımının özellikle de karın bölgesindeki yağlanmanın tek suçlusu alınan yüksek kaloriler olmayabilir. Hücre fonksiyonlarını yeniden düzenlemek için ‘hücrenin süpürülmesi, temizlenmesi’ gerekir. Bu alanda yıllardır yaptığım sayısız klinik deney ve çalışmanın sonucunda ortaya çıkan ‘Hücre Süpürme Programı’ hücreye temizleme fonksiyonunu yeniden kazandırırken, başta obezite olmak üzere zemin hazırladığı birçok hastalığı engelleyebilir.

Temizlenen hücrelerin antioksidan mekanizması güçleniyor

Hücre Süpürme Programı hücrenin temizlenmesini hedef alıyor. Temizlenen hücrede antioksidan mekanizma güçlenerek genetik olumsuzluklar ortadan kalkar. Doğal fonksiyonlarına dönen hücreler yağ depolanmasının azalmasını, yağ yakımının da artmasını sağlar.

Kişiye özel program

Her insanın detoksifikasyon yani hücre temizleme yeteneği; çevre şartları, diyet, yaşam tarzı, sağlık durumu ve genetik faktörlere göre değişir. Bu nedenle Hücre Süpürme Programı’na başvuran hastalara hücresel temizlik ve beslenmeden oluşan tıbbi tedavi öncesi; ileri düzey vücut analizi, metabolizma ölçümü, antropometrik testler yapılarak biyokimyasal bulgular değerlendirilir. Gerekli görüldüğünde moleküler düzeyde çalışmalar yapılarak, kişiye özel enerji ve besin ihtiyaçları değerlendirilir.

Hücre temizliğine bitkisel destek

Bazı protein, vitamin ve mineraller, vücudun hücre temizliği işlemini yerine getirmesini sağlar. Hücre Süpürme Programı ile hücrenin temizlik fonksiyonunu yerine getirmesine sağlayan besinlere ek olarak doğru formülize edilmiş bitkisel takviye kullanılır. Bu takviyeler sentetik olmayan, tamamen doğal ve antioksidan özelliği taşıyan bitkisel bileşiklerdir.

Bu besinlerle hücrelerinizi süpürün

Hücre Süpürme Programı‘ndaki temel amaç, kişinin sağlıklı bir yaşam tarzı geliştirmesine rehberlik etmektir. Hücrenin temizliğe başlamasıyla birlikte kısa sürede iştah mekanizması normale dönerken sürekli atıştırma hissi ortadan kalkar. Bağırsak florasının da normalleşmeye başlamasını takip eden günlerde kişi kendini daha zinde ve aktif hissetmeye başlar. İlk haftanın ardından vücuttaki yağ yakımı artarken metabolizma hızlanır. Kişi bunu kilo kaybı ve vücut yağ oranındaki azalmayla somut olarak fark eder.

IHA, iha.com.tr
b17 vitamini, vitamin b 17

B17 vitamini: “Antikanserojenik ajan mı?”

B17 vitamini bilim dünyasında kanseri önlediği yolunda yaygın bir inanış vardır. İlk olarak iki bilim adamının bu vitamini keşfetmesinden günümüze değin yapılan bilimsel araştırmalar B17 vitamininin kanserli hücreleri yok ettiği kanserli hücre oluşumunu engellediği yönde bilgiler olmakla beraber bazı kliniksel araştırmalar da bu vitaminin kanseri iyileştirme de ve önleme de herhangi bir rolü olmadığı sonuçları vardır.

Hangi besinlerde bulunur?

B17 vitamini en çok kayısı çekirdeğinde bulunsa da pek çok meyve çekirdeğinde B17 bol miktarda bulunmaktadır. B17 yönünden zengin olan bazı çekirdeklerin özellikle acı badem ve acı kayısı çekirdeğinde az miktarda da olsa siyanür bulunduğundan dolayı bilinçsizce yenilmesinin hayati riskler taşıdığı da bilinmelidir. Çekirdekli meyveler B17 bakımından zengindir, erik, şeftali, kiraz tohumlarında da yüksek miktarda B17 vitamini vardır. Elma çekirdeği, çilek, üzüm, böğürtlen gibi meyvelerden de bu vitamin alınabilir. B1y vitamini yönünden zengin olan besinlerin bazıları şunlardır.

b17 vitamini, vitamin b 17

B17 Vitamini içeren çekirdek ve tohumlar

  • Armut çekirdeği
  • Kayısı çekirdeği
  • Ispanak tohumu
  • Acı badem
  • Tere tohumu
  • Kaju
  • Acı kayısı çekirdeği
  • Keten tohumu
  • Şeftali çekirdeği
  • Kabak çekirdeği
  • Elma çekirdeği

B17 Vitamini içeren meyveler

  • Kiraz
  • Üzüm
  • Kızılcık
  • Dut
  • Ayva

B17 Vitamini içeren kurubaklagiller

  • Bezelye
  • Nohut
  • Kara Fasulye
  • Börülce
b17 vitamini, vitamin b 17
Bu vitamini destekleyen kanser tedavisinde olumlu rol oynadığını ileri sürenler, bu vitaminin tek başına kanser tedavisinde rolü olmadığını A, D, B12 gibi vitaminlerle ve uygun bir egzersizlerle birlikte kullanılması gerektiğini ileri sürenler de vardır.
Amerika ve Avrupa’da ki çeşitli sağlık kuruluşları da B17 vitamininin kanser tedavisinde herhangi bir rolünün olmadığı yönünde görüş beyan etmişlerdir. Ülkemizde bu konuda henüz herhangi bir araştırma yapılmamıştır. B17 vitamini kanser tedavisinde herhangi bir rolü var mı yok mu henüz araştırılması gereken bir konu olmasına rağmen doğal olarak vitamin bile olsa çeşitli tetkik ve kontroller sonunda kullanılmamalıdır. Vitaminin dahi olsa diyetisyen / doktor tavsiyesi olmadan kullanmak vücudumuzda bazı dengeleri bozma ihtimali her zaman vardır. Bilinçsizce kullanılan hangi ilaç olursa olsun yarar yerine zarar verecektir. Dahası için diyetisyeninize başvurunuz.