bimer cimer diyetisyen

Atama sayılarındaki haksızlığa tepki

Sevgili Büşra Ercan‘ın duyrusudur. Arkadaşlar yeni yapılacak atama için yapılan haksızlığa tepki amacı ile ortak bir metin oluşturulmuş, BİMER ve CİMER’e gönderilecekmiş.

Facebook hesabi olmayan ya da görmeyen arkadaşlar için haber vermek istedim. Etkinlik bugün 10:00 – 15:00 saatleri arası yapılacakmiş lütfen mesleğimize sahip çıkalım. Metni aşağıda:

Sayın büyüğüm, değerli Hocam; Biz sağlık bilimleri fakültelerinden lisans bölümleri mezunları olarak bugüne kadar ne yazık ki Sağlık Bakanlığı alımlarında hakkımız olan alımları alamadık. Hep en mağdur edilen en yok sayılan biz lisans bölümü mezunları olduk. Hemşire ve Ebe dışında kalan Diyetisyenler, Fizyoterapistler, Psikologlar ve diğer lisans mezunu sağlık profesyonelleri toplam 10 bölüm mezunlarına, sağlık bakanlığının her alımında ne yazık ki 5-10-20 kişilik ya da bazen sıfır kadrolar verildi. Oysa sağlık bakanlığının esas iş yükü lisans bölümü sağlık profesyonellerinin omuzundadır. Bugün tüm dünyanın olduğu gibi ülkemizin de en büyük sorunlarından biri obezitedir. Her yıl obezite ile mücadele için 100 milyonlarca dolar harcanmaktadır. Yapılan çalışmalarda her obez bireyin sağlık harcamaları normal kilodaki bireylere göre %42 civarında daha fazla olmaktadır. Her yıl ülkemizde obezite sebebiyle sağlık harcamalarında %16-20 daha fazla olmaktadır. 2018 yılı sağlık bakanlığının bütçesi için verilen para 37 milyar 480 milyon lira iken bunun %16’sı 6 milyar 156 milyon lira yapmaktadır. Obezitenin neden olduğu tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları ve diğer hastalıklar da göz ününe alınca bu sayı 20 milyarı da aşacaktır. Yani ülkemizde her sene en ez 20 milyar lira obezite ile mücadele için harcanmaktadır. Fakat obezite ile etkin mücadelenin esas görevlileri olan diyetisyenler fizyoterapistler psikologlar ve diğer lisans mezunları ne yazık ki doğru düzgün hiçbir kademesinde yer almamaktadır. Bunun sonucunda da her sene milyarlarca lira çöpe gitmektedir. Çalışmalarda bugün dünyada obezitede ülkemiz dünyada 4. Sırada iken Avrupa’da ne yazık ki 1. sıradadır ve 2030’larda ülkemizin en az %50’si obez olacağı öngörülmektedir. Bugün bu oran erkeklerde %35 civarı kadınlarda %43 civarındadır. Yine fizik tedavi ve rehabilitasyon için hastalar ancak 6 ay sonrasına randevu almaktadır. Ülkemiz bu kadar büyük bir sorunla karşı karşıya iken ne yazık ki en başta sağlık bakanlığı bu kadar önemli misyonu olan bizleri yok saymaya bizlere 5-10 kişilik kadrolar vermektedir. Bize layık gördükleri budur. 2018 yılı için sağlık bakanlığına verilen sözleşmeli kadro pozisyonları için 27 bin kişilik izin verilmiştir. Bakanlık bu alımları üçe bölüp ilk bölümü nisan ayı için 9 bin kişilik alıma çıkmıştır. Ancak ne yazık ki hepimizi hayal kırıklığına uğratacak bizleri tam bir hüsranla karşı karşıya bırakmıştır. Ebe ve Hemşire dışında kalan 10 sağlık lisans bölümleri için sadece ve sadece 274 kişilik pay bırakmıştır. Oysa sırf orta öğretime 1326 kişilik, ön lisans bölümlerine 829 kişilik alım payı vermiştir. Yani orta öğretimlere verilenin ancak %20’si, ön lisanslara verilenin %33’ü kadar biz lisans bölümlerine kadro payı bırakmıştır. Bu tam anlamıyla bizlere zulümdür haksızlıktır. Bizi bu kadar büyük bir adaletsizlikle baş başa bırakan sağlık bakanlığından biran önce bu telafisi zor hatadan dönmelerini, bizlere layık olduğumuz payları vermelerini istiyoruz. Bu sene için geri kalan 18 binlik alımlar için Hemşire ve ebe dışında kalan biz her lisans bölümüne en az 500 kişilik kadro payı bırakmasını istiyoruz. Aynı zamanda bu alımın da en geç haziran ayı içinde yapılmasını talep ediyoruz. Lütfen değerli büyüğüm bizleri daha fazla mağdur etmeyin. Ve hakkımız olan kadroları verin bize yapılan bu adaletsizlikleri ortadan kaldırın. Lütfen sizlerden istirham ediyoruz.

Atama Bekleyen Sağlık Lisans Bölümleri Birliği

Sağlık Bakanlığı 2017 personel alımı diyetisyen

Atanamayan sağlık personelleri için kanun teklifi!

MHP İstanbul Milletvekili Ekmeleddin İhsanoğlu,

Türkiye, Arap Baharı hadiselerini tam kavrayamadı. Bugün her şeyden önce yapılması gereken husus, dış politikamızın bulunduğu istikametsizlik halinden, milli menfaatleri önceleyen, soğukkanlı üsluba dönmek lazım. Çok yönlü politikalar yürütülmeli, sakin diplomasiye önem verilmeli, dedi.

TBMM Genel Kurulunda, MHP milletvekilleri Dışişleri, Ekonomi, Sağlık ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme bakanlıklarının 2018 yılı bütçeleri üzerine konuştu.

MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, Ekonomi Bakanlığının bütçesi üzerine MHP’nin görüşlerini dile getirmek için söz aldı.

“Bizim eleştirilerimiz, Türkiye ekonomisinin sorunlarının çözümüne, toplumsal huzur ve refahın artırılmasına yöneliktir.” diyen Ayhan, Türkiye’nin ekonomi alanında hızlı bir reform gündemi oluşturması ve uygulaması gerektiğini söyledi.

TBMM

Et ve tarım ürünlerinde vergilerin düşürülmesinin ekonominin canlanmasına çare olmadığını, gümrüklerin açılması ve vergi oranlarının indirilmesinin yurt içindeki üreticileri zor durumda bıraktığını öne süren Ayhan, “Talimatla faizi, seferberlikle döviz kurunu düşürüyorsunuz. Siz ‘faiz’ dedikçe, faizler yüzde 8’den 13,25’e geldi, artış yaklaşık yüzde 65. Ekonomi yönetiminin her gün beyanat verme yarışından ziyade alanına odaklanması ülke açısından çok daha faydalı olacağı kanaatindeyim.” değerlendirmesinde bulundu.

Hükümetin ekonomik hedeflerini tutturamadığını ama hedefleri kendi rakamlarına yaklaştırdığını iddia eden Ayhan, “Geçen yıl içinde, 2015 ve 2016 yıllarında da 3 tane orta vadeli program hazırlandı. 2015’teki Orta Vadeli Program’da 2017 hedefi 170 milyar dolardı. 2016 yılında hazırlanan Orta Vadeli Program’da ise 175,8 milyar dolar. 2016 revizede ise bu hedefi 153,3 milyar dolara çektiniz. 2018-2020 yani son Orta Vadeli Program’da hedef 156,5 milyar dolar ve siz bunu nihayet tutturacaksınız. Hedefi kendinize doğru, ne yapıyorsunuz, çekiyorsunuz.” diye konuştu.

MHP’li Ayhan, AK Parti döneminde 2,5 trilyon dolar ithalat, 1,6 trilyon dolar ihracat yapıldığına, 950 milyar dolar da dış ticaret açığı oluştuğuna işaret ederek, dış ticaretin Türkiye’nin aleyhine geliştiğini, dış ticaretin temel yapısal sorunları çözülemediğini söyledi.

Ayhan, “Sonuç olarak, bizim, ihracatın dış girdi bağımlılığını ve düşük teknoloji yoğunluğunu aşmamız lazım. Teşvik sisteminden dahilde işlemeye, ihracat desteklerinden dış pazarların çeşitlendirilmesine kadar pek çok alanda ciddi tedbirlere ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

Emin Haluk Ayhan, TMSF’ye devredilen FETÖ’ye ait şirketlerin ekonomik teşvikten, izin belgelerinden ne kadar istifade ettiklerine dair araştırma yaptırılmasını talep etti.

MHP Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul da Sağlık Bakanlığı bütçesi üzerine yaptığı konuşmada, bir ülkede uygulanan sağlık politikalarının o ülkenin huzuru, refahı ve geleceği açısından çok önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye’de bebek ölüm oranları, anne ölüm oranları, sağlık hizmetlerinden memnuniyet gibi endekslerin son 6 yıldır hiç değişmediğini, yapılan çalışmaların sonuçlarının alınmadığını öne süren Yurdakul, sağlık sektöründeki performans sisteminin sorunların çözümüne katkı sağlamadığını, sorunları daha da derinleştirdiğini iddia etti.

Hastaneye giden vatandaşlardan 15 kalem adı altında para alındığını, 2017 yılında vatandaşın sağlık hizmetlerine 22 milyar liranın üzerinde ödeme yaptığını anlatan Yurdakul, emekliler başta olmak üzere tüm vatandaşlardan alınan katkı paylarının kaldırılması için kanun teklifi verdiklerini, bu teklifin kabul edilmesi gerektiğini kaydetti.

AK Parti iktidarları döneminde 84 tıp fakültesi açıldığını ancak bu fakültelerin hekim, akademik kadro, donanım ve fiziksel yetersizlikleri bulunduğunu ileri süren Yurdakul, “Oradaki öğrenciler büyük şehirlere, Gazi Üniversitesine, Hacettepe’ye falan geldiler. 100 kişilik amfide 300 kişiye ders vermek zorunda kaldık. Bunun bir an önce düzeltilmesi gerekir. Aynı hata nerede gerçekleşti? ‘Hemşire sayısı az’ diye sağlık meslek yüksek okullarını açtınız ve oradan o kadar çok hemşire mezun oldu ki şimdi ne yaptınız biliyor musunuz? Onları atayamadığınız için ‘yardımcı hemşirelik’ kavramı getirdiniz. Bu, dünyanın hiçbir yerinde maalesef yok.” değerlendirmesinde bulundu.

Sağlık Bakanlığı 2017 personel alımı diyetisyen

Yurdakul, MHP’nin sağlık politikalarının hazır olduğunu belirterek, aile hekimlerinin esas görevleri olan koruyucu sağlık hizmetleri imkanının tanınması, aile hekimlerine ödenen cari giderlerin artırılması ve ücret kayıplarının giderilmesi, aile sağlığı çalışanlarının açığının giderilmesi, aile hekimlerinin yeni birimleri açılırken planlı ve programlı bir açılım sağlanması, kronik hastalıkların takibi için doğru ve planlı bir sistem getirilmesi ve sağlık raporları için doğru bir algoritma çizilerek bunun uygulamaya geçirilmesi önerilerinde bulundu.

Atanamayan yardımcı sağlık personelinin şehir hastaneleri ve açılacak yeni yaşam merkezlerinde istihdam edilmesi için kanun teklifi verdiklerini hatırlatan Yurdakul, sadece diplomalı kişilerin atamasının yapılması, sertifikalı kişilerin atanmamasını istedi.

MHP’li Yurdakul, “Vatandaş ve sağlık çalışanlarını göz ardı eden, ülke gerçeklerini göz önüne almayan, tüm ilgili tarafların görüşünü ve onayını almayan hiçbir sağlık sistemi başarılı olamaz.” ifadesini kullandı.

MHP İstanbul Milletvekili Ekmeleddin İhsanoğlu da Dışişleri Bakanlığının bütçesi üzerine yaptığı konuşmada, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın İstanbul’daki olağanüstü toplantısında alınan Kudüs kararlarının önemine işaret etti.

Türk milletinin tarihin hiçbir döneminde Filistin ve Kudüs’ü yalnız bırakmadığını ifade eden İhsanoğlu, Kudüs’ün tarihini ve uluslararası statüsünü anlattı.

İİT’nin İstanbul’daki zirvesinden sonra tüm gözlerin Türkiye’ye çevrildiğini ve zirveden çıkan kararların nasıl uygulanacağının tüm dünya kamuoyunca merak edildiğini belirten İhsanoğlu, “İİT’de Filistin ile ilgili çok kararlar var ancak bunların çok azı uygulanmıştır. Ben Kudüs ile ilgili siyasi olmayan bir plan yaptım, bu planı birçok zirvelerden geçirdik, ülkeler imza attı ama uygulamaya gelindiğin de her ülke ‘Ben zaten Filistin’e yardımda bulunuyorum’ dedi. Ben, İstanbul’daki zirvenin kararlarının takip edilmezse uygulanmayacağından korkuyorum.” diye konuştu.

İhsanoğlu, “İstanbul zirvesinin gözden kaçmaması gereken en büyük başarısı; bölgemizin semalarında dolaşan, mezhebi çatışmayı körükleyen akbabaların kara emellerine hizmet etmemesidir. Şii-Sunni kavgasını körüklemek isteyenlere bu zirve, emellerinin bir süreliğine de olsa gerçekleşmediğini göstermiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

Arap Baharında bölge insanının hürriyet, emek, onur peşinde büyük kavgalara giriştiğini, despotların tek tek gittiğini, kalanların da gideceğini çünkü insanların hür yaşamak, demokrasi ve iyi yönetilmek istediğini vurgulayan İhsanoğlu, “Türkiye, 2011’deki, Arap Baharı hadiselerini tam kavrayamadı. Çok farklı sinyaller vermeye başladı. Bugün her şeyden önce yapılması gereken husus, dış politikamızın bulunduğu istikametsizlik halinden, milli menfaatleri önceleyen, soğukkanlı üsluba dönmek lazım. Çok yönlü politikalar yürütülmeli, sakin diplomasiye önem verilmeli.” dedi.

Ortadoğu’daki hadiselerin ancak bölgedeki güç boşluğunun doldurulmasıyla son bulabileceğini belirten İhsanoğlu, “Ortadoğu’da güç dengesi yok. Çünkü biz çıktıktan sonra ganimet peşindekiler yeni sistemi kuramadı.” ifadesini kullandı.

MHP’li İhsanoğlu, Dışişleri Bakanlığının daha iyi çalışması için bölge uzmanlarına ihtiyacı bulunduğunu söyledi.

MHP İzmir Milletvekili Oktay Vural da Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının bütçesi üzerine yaptığı konuşmada, bütçelerin hazırlanmasında sivil toplum kuruluşlarının katkısına ihtiyaç duyulduğunu belirterek, istişarelerle hazırlanan bütçelerin halka daha iyi hizmet edeceğini kaydetti.

AK Parti hükümetlerinin bölünmüş yollara öncelik verdiğini ancak bu yolların bakım maliyetlerinin yapım maliyetlerinin çok çok üstünde olduğunu öne süren Vural, yolların bakım maliyetlerinin dikkati çekici oranlarda fazla olduğunu iddia etti.

Türkiye’nin deniz taşımacılığı konusunda ayrıcalıklara sahip olduğunu ancak limanlarının yetersiz olduğunu savunan Vural, AK Parti iktidarında başlanan ve tamamlanan büyük bir liman projesi olmadığını söyledi.

Vural, Türkiye’nin küresel lojistik performans endeksinde 160 ülke arasında 34’ncü sıra bulunmasını eleştirerek, Türkiye’nin insan ve yük taşımacılığında hak ettiği yerlere ulaştırılamadığını kaydetti.

Personel Sağlık Haber
https://www.personelsaglikhaber.net/guncel/atanamayan-saglik-personelleri-icin-kanun-teklifi-h69891.html
sağlık bakanlığı ATAMA

Sağlık Bakanlığı’nın 2 ay içinde ek sağlık personeli alımı mecliste!

Sağlık Bakanlığı personel alımı konusunda bakanlığa baskılar devam ediyor. 2017 yılında ek personel ataması konusu meclis gündemine de taşındı. Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul konuyu gündeme getirdi. Atanamayan sağlıkçıların sorunlarını ve ek atama talebini dile getirdi.

Sağlık eğitimi veren kurumlar giderek yaygınlaşmakta, atama bekleyen sağlıkçıların sayısı katlanarak çoğalmaktadır. 450 Bin sağlıkçı atama beklemektedir. Yüz binlerce mağdur insanımız ve ailelerinin düşünülmesi gerekir. Hükümetin görevi insanlarımızın huzurla, mutlulukla, güven içerisinde yaşamasını sağlamaktır. Gerek Sağlık bakanı gerekse müsteşarın ve bürokratların bu duruma çözüm bulması gerekmektedir.

Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul, Sağlık Bakanı’na rica ederek seslendiği konuşmasında sağlık camiasının özlük haklarının iyileştirilmesini talep etti. 450 bin kadar atanamayan sağlıkçının bulunduğunu belirterek, talepleri dile getirdi. Bu adayların yüksek öğrenim gördüklerini, vatandaşa hizmet etmek ve istihdam edilmek istediklerini kaydetti.

Milletvekili Yurdakul, konuşmasının devamında:

Sağlık kurumlarında ihtiyaç olduğunu ancak meslek tanımı, atama yetersizliği, mevzuat sorunları gibi nedenlerle birçok kişinin atanamadığını ifade etti. 36 branştan bu adayların sorunlarına sessiz kalınmaması gerektiğini, 2017 yılı bitmeden sağlık personeline ek atama yapılarak onların mutlu edilebileceğini vurguladı.

TBMM

Atama bekleyen sağlıkçılardan TBMM’de oturma eylemi

Atama bekleyen sağlık personeli, MHP Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul’un basın toplantısında bir dakikalık oturma eylemi yaptı.

doku ve organ nakli

Yurdakul, atama bekleyen yardımcı sağlık personeliyle TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Hemşire, ebe, tıbbi sekreter gibi yardımcı sağlık personelinin 36 farklı branşta olduğunu anımsatan Yurdakul, bu personelin sağlık meslek lisesi, sağlık hizmetleri yüksek okulu ve üniversitelerden mezun olduğunu anlattı. Yurdakul, 2016’da sağlık meslek lisesinden geçen yıl 75.242 öğrencinin, sağlık meslek yüksek okullarından ise 264.136 öğrencinin mezun olduğunu dile getirerek, mezun olanların atanamadığını söyledi. Yurdakul, bunun nedeninin hükümetin taşeron sistemini kullanması olduğunu öne sürerek, 400.000 kişi eğitim aldıkları branşlarda atama beklerken yığınla öğrenci almaya devam edildiğini bildirdi.

gebelik zehirlenmesi, bebek, hamile, gestasyon, preeklampsi

Eğitimli, donanımlı, liyakat sahibi gençler yerine Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili birimlerin yaptığı kısa dönemli kurslarla verilen sertifikalarla kadrolaşmalar yapıldığını ileri süren Yurdakul,

O zaman bu gençler niye okuyor? Sağlıkta kaliteli hizmet 2- 4 aylık kurs ile sertifika alan kişilerle mi 2-4 yıl kendi alanında teorik, pratik eğitim alan kişilerle mi sağlanır? Sağlık personel atamalarında taşerondan vazgeçin. 400.000 atanamayan sağlık personelini, yeni yapılacak şehir hastaneleri, yaşam, sağlık merkezleri, aile sağlık merkezleri ile taşradaki sağlık müdürlerine atamalarını yapalım, ifadesini kullandı.

Kalp, damar, kardiovasküler, kolesterol, trigliserit, yağ, biyokimya, tahlil, laboratuvar, sağlık personeli

Toplantıya katılan mezunlar ellerinde,

Atama bekleyen sağlıkçı sayısı 400.000 yazılı kağıtlarla, Bizleri görmeyen gözlere, duymayan kulaklara inat sembolik oturma eylemi yapıyoruz, diyerek, bir dakikalık oturma eylemi yaptı.

sağlık bölümleri 2016

20 yıldır atama bekleyen sağlık personelleri var

Yıllarca emek verip, dirsek çürütüp yüksek puanlarla eğitim görüp, 20 yıl gibi uzun süreler boyunca atama bekleyen sağlık personellerinin vardlığı ülkemizin kanayan yarası halini almıştır.

Toplum sağlığı teknisyenleri

1996 – 1997 yıllarında Sağlık Meslek Liselerinden mezun olanlar Toplum Sağlığı Teknisyenleri 20 yıldır atama beklemektedir.

diyetisyen maaşı, diyetisyenlik maaşı, beslenme uzmanı maaşı, beslenme ve diyetetik maaşı, sağlık personeli maaşı, sağlıkçı maaşı,  diyetisyen maaşı 2016, diyetisyenlik maaşı 2016, beslenme uzmanı maaşı 2016, beslenme ve diyetetik maaşı 2016, sağlık personeli maaşı 2016, sağlıkçı maaşı 2016,  diyetisyen maaşları, diyetisyenlik maaşları, beslenme uzmanı maaşları, beslenme ve diyetetik maaşları, sağlık personeli maaşları, sağlıkçı maaşları,  diyetisyenler ne kadar kazanıyor, diyetisyenler ne kadar maaş alıyor, diyetisyenlerin maaşı ne kadar, beslenme uzmanı maaşı ne kadar, 2016 beslenme uzmanı maaşları

Tıbbi sekreterler

1998 – 1999 yılında mezun olan Tıbbi Sekreterler yıllardır atama beklemektedir.

bebek-beslenmesi-pediatrik-hasta-bebeklerde-diyet-4

ATT’ler

2000 ylında mezun olan ATT’lerin bir kısmı halen atanmış durumda değiller. Ülkede binlerce sağlık personeli eksikliği varken maalesef bu branşlarda hiçbir zaman tam manasıyla alım yapılmadığı için binlerce sağlıkçı işsiz gezmektedir. Şuan sadece bu branşlarda olan 20 yıllık bekleme ilerde diğer branşlarda da yaşanacaktır.

ambulans, att atama diyetisyen

Paramedik ve Radyoloji teknikerleri

Paramediklik ve Radyoloji mezunu sayısı git gide artmaktadır.

doktor diyetisyen hasta, en iyi diyetisyen sitesi

Tıp hekimlerinin geleceği

Tıp Fakültelerinden yılda 12.000 – 13.000 hekim mezun oluyor. Tıp doktorları dahil 3 – 5 sene sonra atama sorunu yaşayacaklardır.

diş hekimi, diş doktoru, ağız ve diş sağlığı, dişçi, diş diyetisyen

Diş hekimlerinde işsizlik çoktan başladı

Hali hazırda diş hekimi olup 5 sene atama bekleyenler var.