kedi

Şizofreninin gelişmesinde etkili parazit bulundu: “Toxoplasma gondii”

Danimarkalı bilim insanları, kedilerde sıklıkla rastlanan Toxoplasma gondii adlı parazitin insanlarda şizofreni hastalığının gelişme riskini artırdığını ortaya koydu.

Bilimsel, teknik ve tıbbi araştırmalar sitesi ScienceDirect‘te yayınlanan araştırma kapsamında uzmanlar, kapsamlı donör kan analizi yaparak neredeyse 82 bin kişinin verilerini inceledi. Yaklaşık 3 bin kişide psişik sapmaların olduğunu belirleyen uzmanlar, bu kişilerin kanında Toxoplasma gondii olup olmadığını araştırdı ve bu enfeksiyonun şizofreni hastalığının gelişme riskini %50 arttırdığı sonucunda vardı.

Bilim insanları ayrıca bu unsurun, doktorlar şizofreni teşhisi koymadan önce insan vücudunda ortaya çıktığını saptadı. Açıklamada, “Araştırma, toxoplazmanın şizofreni gelişimini olumlu etkilediğini doğruluyor” denildi.

Uzmanlar, Toxoplasma gondii parazitinin insanların sağlığına etkisinin araştırılmaya devam etmesi gerektiğine dikkat çekti. Evcil kedilerin bağırsaklarında yaşayan Toxoplasma gondii paraziti, toksoplazma enfeksiyonunun gelişmesine yol açıyor. İnsanlar bu enfeksiyonu hafif geçirebiliyor, ancak bağışıklık sisteminin zayıf olması durumunda parazit ciddi sonuçlara da yol açabiliyor. Toxoplasma gondii larvaları, çiftlik hayvanlarının çiğ etinden veya bir evcil hayvanla temas yoluyla bulaşabiliyor.

İnsanlarda sıklıkla rastlanan bu enfeksiyon dünyanın dört bir yanında görülüyor, Amerikan Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi‘nin verilerine göre bugün sadece ABD’de 60 milyon kişi bu paraziti taşıyor.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-sizofreninin-gelismesinde-etkili-parazit-bulundu-toxoplasma-gondii-11-681-80321.html
gmo, GDO, Genetiği değiştirilmiş organizma (1)

(ARAŞTIRMA) Zayıf kalmak genetik varyasyonla ilgili!

Bilim insanları, bazı insanların neden çok zayıf bazılarınınsa neden kilo almaya meyilli olduğunu sonunda keşfetti.

Araştırmalar, belli genlerin zayıf kalmakla doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor. Uluslararası araştırma ekibi, zayıf insanların bir kısmının gerçekten de şanslı genlere sahip olduğunu doğruluyor. Bazıları için zayıf kalmak doğru beslenme veya sağlıklı yaşam biçiminden ziyade genetik yatkınlıkla ilgili… Araştırmanın sonuçları, PLOS Genetics adlı hakemli bilimsel dergide yayımlandı.

Geçtiğimiz yıllarda araştırmacılar fazla kilolara sebep olan yüzlerce genetik farklılık tespit etmişti; fakat zayıf insanlar üzerine genetik çalışmalar çok daha az sayıdaydı. Bu çalışma için, İngiltere’de yaşayan 1.600 sağlıklı zayıf insanın (vücut kitle endeksi 18’in altında) DNA örnekleri, 2.000 obez ve 10.400 normal kiloda insanın DNA’larıyla karşılaştırıldı.

Araştırma ekibi, yaşam tarzıyla ilgili detaylı sorular sorarak yeme bozukluğu olan kişileri çalışma dışında tuttu. Araştırmacılar, obez insanların özellikle belli genlerinin aşırı kilo alma ile doğrudan bağlantılı olduğunu buldular. Bu genler zayıf insanlarda daha az görülürken, zayıf insanların genlerinde sağlıklı zayıflıkla ilgili olduğu anlaşılan başka bölgeler tespit edildi.

Daha az yargılayıcı olmalıyız

Cambridge Üniversitesi’nden araştırma sorumlusu Prof. Sadaf Farooqi,

İnsanları başkalarının kilolarıyla ilgili önyargılı olmamaya çağırdı. Bu araştırmada gördük ki bazı insanların düşündüğünün aksine, zayıflık illa ki nefsine sahip olabilmekle alakalı değil. Zayıf insanlarda aşırı kiloya sebep olacak daha az gen var. İnsanları kilolarından dolayı yargılayıp hüküm vermek çok kolay ama bilim, durumun sanılandan çok daha karmaşık olduğunu gösteriyor. Sanılanın aksine kilolarımız üzerinde çok daha az kontrolümüz var, dedi

Bilim insanları, bundan sonraki adımın, sağlıklı zayıflıkla ilişkili genleri tek tek tespit etmek olduğunu söylüyor. Bu bilgiler ışığında yeni bir diyetin ortaya çıkıp çıkmayacağı ise uzun vadede belli olacak.

Genetiği farklı

Bu çalışmanın kapsamlı ve önemli bir çalışma olduğunu belirten Londra King’s College Üniversitesi’nden Beslenme ve Diyetetik Profesörü Tom Sanders,

Görüyoruz ki özellikle genç yaşta gelişen obezite genetik olarak belirleniyor ve zayıf insanların genetiği genel nüfustan farklı, fakat çoğunlukla obezite yetişkin insanlarda hareketsiz yaşam biçimi ve yüksek kalorili yiyeceklerin aşırı tüketimine bağlı olarak ortaya çıkar diye ekledi.

King’s College Üniversitesi’nden Profesör Tim Spector pek çok ülkede nüfusun üçte birinin buna rağmen zayıf kalmayı başardığını söyledi. Bunların bir kısmı genetik olarak zayıflığa yatkın olsa da yaşam tarzı veya bağırsak mikropları gibi başka önemli faktörlerin de etkili olduğunu biliyoruz.

Diyetisyenler, genetiğiniz veya kilonuz ne olursa olsun sağlıklı beslenme ve egzersizin önemini koruduğunu vurguluyor.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-arastirma-zayif-kalmak-genetik-varyasyonla-ilgili-11-681-80256.html
salata, yeşillik, sebze, popüler diyetler, akdeniz diyeti

Yeşil yapraklı sebze tüketimi sarı nokta hastalığının önlemesinde etken!

Avustralya’daki Westmead Tıbbi Araştırma Enstitüsünün yürüttüğü 2 binden fazla yetişkinin katıldığı 15 yıllık çalışma, yeşil yapraklı sebze tüketiminin sarı nokta hastalığına yakalanma riskini azalttığını ortaya koydu.

Araştırma ekibinin lideri Bamini Gopinath, yeşil yapraklı sebzelerde bulunan nitrattan günde 100-142 miligram almanın, sarı nokta hastalığına yakalanma riskini önemli ölçüde azalttığını kaydetti. Çalışmada ıspanak, lahana, marul, semizotu, roka, tere, kıvırcık, maydanoz gibi besinleri bolca tüketmenin, sarı nokta hastalığına yakalanma riskini büyük ölçüde ortadan kaldırdığına işaret edildi. Araştırmanın sonuçları Academy of Nutrition and Dietetic dergisinde yayımlandı.

hayvansal yağ hamuru ve amonyaktan oluştuğu, Mc Donald's, İngiliz aşçı Jamie Oliver,

Yağlı ve şekerli diyetler 4 gün içinde hafızaya zarar veriyor!

Yeni bir araştırmaya göre; yağlı ve şekerli bir diyet sadece dört gün içinde hafızanıza, dikkatinize ve ruh halinize zarar verebilir.

Amerikan Nöroloji Akademisi tarafından yapılan araştırmaya göre; yağlı ve şekerli gıdalar çok zararlı, öyle ki dört gün içinde hafızaya zarar verebiliyor. Business Insider‘da yer alan habere göre; Amerikan Nöroloji Akademisi tarafından yapılan araştırmaya göre; yağlı ve şekerli gıdalar çok zararlı, öyle ki dört gün içinde hafızaya zarar verebiliyor.

4 Gün boyunca yağlı ve şekerli beslendiler

Çalışmada, 4 gün boyunca kahvaltıda yüksek yağlı ve şekerli yiyen katılımcıların verileri incelendi. Yağ ve şeker içeren beslenme programının kişinin düşünme ve hatırlama gibi becerilerini kötü yönde etkileyerek bilişsel sağlığını bozduğu belirlendi.

Oxford Üniversitesi‘nde yapılan bir başka deney ise, yüksek yağlı diyetin beş gün boyunca tüketildiğinde, dikkat ve hafıza fonksiyonunun yanı sıra ruh hali değişimlerine de yol açtığını gösterdi.

Zayıflık, sağlıklı olmak değildir

Aşırı kilolu olmak, pek çok kişi için sadece kendisine uygun kıyafetler bulma mücadelesi değil. Aşırı kilo, tüm vücudu etkileyen bir gerçek. Kalp krizi ve diyabet görülme olasılığı bu kişilerde oldukça fazla. Ancak uzmanlara göre bu açıklama, ince insanların rahat bir nefes alabileceği anlamına gelmiyor.

Hem Circulation hem de Lancet dergisinde yayınlanan araştırmaya göre; sağlıklı bir görünüm, sağlıklı bir bedene sahip olduğunuz anlamına gelmiyor. Eğer zayıfsanız ama yine de sağlıksız bir diyetiniz varsa ve egzersiz yapmaktan kaçınıyorsanız  hala kanser, kalp krizi ve diyabet riski altındasınız.

Avustralya’nın Sydney şehrindeki Macquarie Üniversitesi tarafından yapılan çalışmada, zayıf olan tüm insanların ortalama yüzde 23’ünün hayatları boyunca, aşırı kilolu ve hatta obez olma olasılığının daha yüksek olduğunu gösterdi.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-yagli-ve-sekerli-diyetlerin-dort-gun-icerisinde-hafizaya-zarar-verdigi-kesfedildi-11-681-78686.html
badem pelin güloğlu

Yeni bir meta-analiz bademin kalp sağlığı üzerine faydalarını destekler nitelikte!

Beslenme Bilim Dergisi’nde yayınlanan yeni bir sistematik inceleme ve meta-analiz, badem tüketiminin HDL kolesterol seviyeleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olmadığı halde toplam kolesterol,  LDL-kolesterol ve trigliseridlerde belirgin azalmalara neden olduğunu keşfetti. Sağlıklı bir diyetin parçası olarak badem tüketimi, sağlıklı kan lipid düzeylerini korumaya ve kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olmaktadır.

Alt grup analizlerinden elde edilen ilave bulgular, badem tüketiminin en az 45 g / gün (~ 1.5 oz / gün) olduğu ve araştırılan popülasyonların kan lipid düzeylerinin yükseldiği çalışmalarda kan lipid düzeylerinin en fazla badem tüketimiyle düzeldiğini göstermiştir.

badem sütü, badem sütü kalorisi, badem sütü faydaları, diyette badem sütü,

Analiz, yayınlanmış 18 randomize kontrollü deneme ve toplam 837 katılımcı içermektedir. Tüm çalışmalardan elde edilen veriler bir araya getirildiğinde, toplam kolesteroldeki azalma 0.153 mmol / L (5.92 mg / dL) idi. Meta-analiz, tüketilen bademin en az 45 g / gün (~ 1.5 oz / gün) olduğu çalışmalarda sınırlandığında, toplam kolesteroldeki azalma 0.212 mmol / L (8.20 mg / dL) idi. Bu veriler, bademlerin toplam kolesterol üzerindeki etkilerinin doza bağımlı olduğunu ve daha büyük bir badem alımı ile total kolesterolde daha fazla azalmaya neden olduğunu göstermektedir. Meta-analiz, deneklerin toplam kolesterol düzeylerini (başlangıçta) yükseldiği çalışmalardan elde edildiğinde, toplam kolesteroldeki azalma 0.271 mmol / L (10.48 mg / dL) idi.

badem

LDL kolesterolü için de benzer bir düzen gözlemlendi. Spesifik olarak, tüm çalışmaların verileri toplandığında, azalma 0.124 mmol / L (4.80 mg / dL) olmuştur. Meta-analiz, bademlerin en az 45 g (~ 1.5 oz) olduğu çalışmalarla sınırlandığında, LDL-kolesterol düşüşleri 0.132 mmol / L (5.10 mg / dL) ve 0.158 mmol / L (6.11 mg / dL) olduğu gözlemlenmiş.

badem

Araştırmacılar, kolesterolü düşürme mekanizmasının tam olarak anlaşılamamış olmasına rağmen, olumlu bir yağ asidi profili (mono- ve poli doymamış yağlarda yüksek ve doymuş yağlarda düşük), besin kompozisyonu  içeren badem kompozisyonunun 6 gram bitkisel protein ve 4 gram gram lif ile (28 gram) bunun yanı sıra flavonoidler ve steroller gibi diğer anahtar unsurlar kan lipitleri üzerindeki olumlu etkilerinde rol oynayabilir.

badem

Ayrıca, araştırmacılar incelemelerinde, analiz edilen çalışmaların üçünde kontrole göre badem tüketimi ile vücut ağırlığında belirgin azalmaların olduğunu kaydetti. Yazarlar, özellikle badem tüketimleri boyunca kontrollerin titizlikle sağlandığı bir diyet araştırması olan Berryman ve diğerleri tarafından yapılan çalışmaya dikkat çekti. Katılımcılar 6 haftalık bir badem diyeti ile; normal diyete kıyasla vücut ağırlığı, bel çevresi ve vücut kompozisyonunda (karın bölgesi yağ kitlesi dâhil) önemli gelişmeler sağladılar. Meta-analizin yazarları, vücut ağırlığı ve kompozisyonundaki bu iyileşme gözlemlerinin Novotny ve ark.nın bulgusu ile uyumlu olduğunu kaydetti. (2012), “bademdeki enerjinin tamamı aslında metabolize edilemez.”

Bademlerin sağlığa olan faydaları, Akdeniz Diyetini de içeren kalp-sağlıklı beslenme planlarında köklü bir şekilde kurulmuş ve sağlıklı bir diyet modelinin parçası olarak yağlı tohumları düzenli olarak tüketmesi için mevcut bilim tabanlı beslenme rehberinde de yansıtılmıştır.

badem diyeti

Sistematik inceleme ve meta-analizin kurucusu Dr. Kathy Musa-Veloso,

Bu sonuçlar, bademlerin düzenli tüketiminin kan lipid düzeylerini olumlu etkileyebileceği ve kalp sağlığı üzerinde olumlu bir etkisi olabileceği üzerine yıllardır süren araştırmaları güçlendiriyor, dedi.  Sağlıklı bir diyetin parçası olarak badem tüketimi, kan lipid düzeylerini iyileştirmek ve kalp rahatsızlığı riskini azaltmak için teşvik edilmelidir,  diye ekledi.

Bir gram (20 gram) badem porsiyonu, 6 gram bitki bazlı protein, 4 gram diyet lifi, 13 gram doymamış yağ ve vitamin E (% 50) ;magnezyum (% 20 DV) ve potasyum (% 6 DV) içerir ve 160 kaloridir.

Cambridge University
http://blog.journals.cambridge.org/2016/08/24/new-meta-analysis-supports-almonds-role-in-heart-health/

pelin güloğluDyt. Pelin GÜLOĞLU

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • Edirne