binge eating, yeme davranışı bozuklukları, anoreksiya, bulumia

Anoreksiya nervoza hastalığının başlangıç yaşı 17!

Yeme bozukluğu hastalığı olan ve ergenlikte sıkça rastlanan anoreksiya nervozanın ölümcül bir psikiyatrik hastalık olduğunu ifade eden Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Uzman Psikoloğu Tuğçe Denizgil, hastalığın başlangıç yaşı 17 olarak kabul ediliyor. 40 yaş sonrasındaki kişilerde hastalık genelde görülmüyor, dedi.

Anoreksiya nervozanın, tüm psikiyatri hastalıkları arasında en ölümcül olanı olduğunu dile getiren Denizgil, düzenli tedavinin ardından sağlığına kavuşanların bulunduğunu ifade etti. Yeme bozukluğu olan anoreksiya nervoza hastalığı hakkında bilgiler veren Uzm. Psikolog Denizgil hastalığın, kişinin vücut algısının bozulması ve bunun akabinde kendini kilolu sanma durumu olduğunu belirtti.

Israrla kilo vermeye devam etme isteği hastalığın belirtisi olabilir

Anoreksiya Nervoza’nın kişilerin kilo vermeye kendi iradesi ile başlayıp daha sonra bunu ısrarla sürdürmesi durumu olduğunu belirten Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil,

Bir kişiye Anoreksiya Nervoza tanısı konması için kişinin normal ölçülerdeki kilosunu devam ettirmeyi kabul etmemesi, yaptığı diyetin ardından kendi kendini kusturması, yoğun egzersiz ve spor yapması, laksatif olarak adlandırılan müsli yiyecekler ve idrar sökücüler kullanarak kilo vermeye çalışması, kişinin beden ağırlığı normalden düşük olmasına rağmen kilo alımından son derece korkması ve bu korku yüzünden kilo kaybını artırması, kadınlarda görülen adet yoksunluğu veya kesilmesi gibi durumlar yaşaması gerekmektedir, diye konuştu.

Şiddetli kilo kaybı yaşayan kişilerin yaşadıkları sağlık sorunlarını kabul etmeyip inkar etme eğiliminde bulunduklarını söyleyen Uzm. Psikolog, kişilerde Anoreksiya Nervoza hastalığının ortaya çıkış dönemlerinin genellikle ilk veya orta ergenlik dönemi olup, yapılan diyet döneminin hemen arkasından veya yoğun bir stres dönemi sonrasında görülmeye başlandığını belirtti. Anoreksiya Nervoza’nın başlangıç yaşının on yedi olarak kabul edildiğini söyleyen Denizgil, kırk yaş sonrasındaki kişilerde Anoreksiya Nervoza hastalığının görülmediğini belirtti.

Hastalık muhakkak sağlık merkezinde tedavi edilmeli

Anoreksiya nevrozanın psikiyatri hastalıkları içinde en ölümcülü olduğunun altını çizen Denizgil, hastalığın muhakkak sağlık merkezinde tedavi edilmesi gerektiğini söyledi. Anoreksiya nervoza hastalığının tedavi sürecinin uzun olduğunu hatırlatan Denizgil,

Tedavi süresince eski kötü alışkanlıklara geri dönüş ve gerilemeler olabilir. Bu hastalığa yakalanan kişilerin sorunu kendi başına çözmeye çalışmaması ve mutlaka uzman bir psikologdan yardım alması gerekiyor. Sabırlı ve düzenli tedavi sonrasında sağlığına kavuşan hastalar mevcuttur. Tedavi sağlıklı kiloya ulaşmayı, daha iyi hissetmeyi ve sağlıklı yeme alışkanlıkları edinilmesini sağlar. Anoreksiya hem fiziksel hem de duygusal bir problem olduğu için hastalar, doktor, diyetisyen ve bir ruhsal sağlık danışmanı tarafından uygulanan tedaviye daha olumlu cevap verir. Anoreksiya nervozaya genellikle kaygı bozukluğu, panik bozukluk, takıntı zorlantı bozukluğu gibi diğer psikiyatrik hastalıklar da eşlik etmektedir. Dolayısıyla hastaların hem kaygı hem de takıntı gibi diğer var olabilecek psikiyatrik bozukluklarını da tedavi etmek gerekecektir. Eğer çocuğunuzda anoreksiya olduğunu düşünüyorsanız onunla konuşun. Endişe duyduğunuzu anlatın. Umurunuzda olduğunu anlamasını sağlayın. Kendiniz ve çocuğunuz için bir doktor veya danışmandan randevu alın, diye konuştu.

CNNTürk
https://www.cnnturk.com/saglik/anoreksiya-nervoza-hastaliginin-baslangic-yasi-17

Yemek davranış bozuklukları

Yeme bozuklukları yeme davranışının ciddi olarak bozulduğu bir tanı grubudur. Anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve tıkınırcasına yeme davranışları gibi psikiyatrik hastalıklar yeme bozuklukları arasında yer almaktadır.

binge eating, yeme davranışı bozuklukları, anoreksiya, bulumia

Ergenlik dönemi, stresli yaşam, hormonal değişimler gibi meydana gelen biyolojik değişiklikler ve sosyal rollerdeki değişimler yeme bozukluğu davranışının gelişimi açısından kritik dönemlerdir.

binge eating, yeme davranışı bozuklukları, anoreksiya, bulumia

Epidemiyoloji

Yeme bozuklukları toplumumuzda kadınlarda ve genç kadınlarda 5-20 kat daha fazla görülen bir hastalık olsa da, son yıllarda genç erkeklerde de kaslı bir vücuda sahip olma çabası giderek artmaktadır. Bu durumu fazla egzersiz yapma ve kısıtlı yemek yeme izlemektedir.

binge eating, yeme davranışı bozuklukları, anoreksiya, bulumia

Anoreksiya nervoza genelde ergenlik döneminde 14-15 yaşlarında başlar. Bulimiya nervosa ise geç ergenlik ve erken yetişkinlik döneminde başlama eğilimindedir.

binge eating, yeme davranışı bozuklukları, anoreksiya, bulumia

Klinik görünüm

Anoreksiya nervoza zayıf bir bedene sahip olma arzusu ve kilo almaktan aşırı korkma ile karakterize bir yeme bozukluğu tablosudur. Bu hastalar genelde besin alımlarını ciddi oranda kısıtlayarak kilo vermeye çalışırlar. Bazıları aldıkları besinlerin kilo yapıcı etkisini azaltmak için laksatif ve diüretik kullanırlar, bazıları aşırı egzersiz yapar. Bir kısmı ise kendini kusturma çabasına girer. Yemekleri küçük parçalara ayırmak, tabağa belli miktarda yemek almak, sık sık tartılmak, kalori hesabı yapmak, kendi hastalığını reddetmek bu hastaların tipik özelliklerindendir. Ayrıca kendileri çok iyi yemek yapmasını bilir fakat yaptıkları yemekleri sürekli başkalarına yedirirler.

Anoreksiya nervoza hastalarının fizyolojik ve metabolik değişikliklerine bakacak olursak; kilolarının %25’ini kaybetmişlerdir, ciltleri solgun, kuru ve saçları azalmıştır, kadınlarda menstrual döngü bozulmuştur, kalp atım hızı yavaş, nabız, kan basıncı, kan şekeri ve vücut ısısı düşüktür, kusma bulantı çok sık yaşanır, kanda düşük potasyum (K) seviyesi ve ödem görülür, tiroid metabolizması düşer, karaciğer enzimleri ve kolesterol seviyesi yüksektir.

Bulimiya nervoza aşırı yeme atakları ve ardından kusmalarla gelen bir yeme davranışı bozukluğudur. Anoreksiya nervozadan farkı, hastanın kilosunun normal ya da normalin üzerinde olmasıdır. Hastalar kısa süre içinde kalori içeriği oldukça yüksek besinler tüketip, rahatlama duygusu yaşarlar. Ancak sonrasında gelen şişmanlama korkusu ve suçluluk duygusuyla kendi kendilerini kusturma veya laksatif – diüretik kullanma davranışına yönelirler. Bu hastalara en fazla 3 ay en az 2 haftada bir yeme atağı gelmektedir. Bu hastalar genelde düzenli yemek yemez, normal bir yemek sonrasında doygunluk hissetmekte zorluk çekerler ve genelde evde tek başına yemeyi tercih ederler. Sürekli kustukları için tükürük bezlerinde genişleme, gastrit, ağız ve dişlerde çürükler, el parmaklarında deride kalınlaşma ve sertleşmeler, elektrolit seviyelerinde bozulma, mide asidinin özefagusa temas etmesi gibi sorunlar yaşanır. Bunun yanında kan kalsiyum, potasyum, sodyum, magnezyum seviyelerinin düşük olması, metabolik asidoz ve alkaloz görülmektedir.

Tüm yeme bozukluklarının psikopatolojisinde erken dönem anne bebek ilişkisi bozuklukları vardır. Anoreksiya nervoza hastalarında mükemmeliyetçilik, obsesiflik, kötümserlik, içe dönüklülük ve çocukluk çağında yaşanmış bir cinsel dürtüden dolayı azalmış libido sorunları bulunmaktadır. Bulimiya nervosa iseumutsuzluk, çaresizlik, kendini eleştiren, kötümserlik, yinelenen kaygı semptomları ve kronik depresyonla seyreder.

Ayırıcı tanı

Diyabet, tiroid hastalıkları, inflamatuvar barsak hastalıkları, kolitler, addison ve beyin tümörleri anoreksiya nervoza ile karıştırılabilir. Yeme davranışını etkileyen beyin tümörü gibi nörolojik hastalıklar, klein-levin, klüver bucy, gastrointestinal ve endokrin hastalıklar da bulimia nervosa tablosuyla benzerlikler gösterebilir. Ayrıca duygudurum bozuklukları ve şizofreni gibi psikiyatrik hastalıklar da yeme davranışını etkileyebilir.

psikoloji, psikolog, psikiatri

Tedavi

Yeme bozukluklarının tedavisinde ekip çalışması oldukça önemlidir. Psikolog, diyetisyen, aile terapisti ve gastroenterolog beraber çalışmalı, hasta sosyal, medikal, beslenme ve psikolojik açıdan değerlendirilmelidir.
Anoreksiya nervoza hastalarında dinlenme, psikoterapi, tüple besleme ya da normal diyet, enerji içeriği yüksek küçük besinlerle besleme, kişilik değiştirme teknikleri uygulanması gereken tedavinin parçalarındandır.
Bulimiya nervoza hastalarında, bilişsel davranışçı stratejiler uygulanır. Yapılan grup dersleriyle hastaların negatif benlik saygısının, depresyon durumlarının iyileşmesi sağlanır.

Çalışmalar
Curr Diab Rep. 2017 Nov 22;17(12):138. doi: 10.1007/s11892-017-0949-1. Yeme bozukluklarının tıp 2 diyabet riskini artırmaktadır. J Psychosom Res. 2017 Nov;102:47-53. doi: 10.1016/j.jpsychores.2017.09.006. Epub 2017 Sep 14.Anoreksiya nervoza Crohn hastalığıyla seyreder ve iltihaplı bağırsak hastalığı yaşanır. Psychiatr Pol. 2017 Apr 30;51(2):219-229. doi: 10.12740/PP/65274. Epub 2017 Apr 30.Anorektik hastalar yemek yedikten sonra özellikle üst karınlarında ağrı, yutma güçlüğü, gaz, kusma, bulantı hissederler. Bu durum da beslenme yönetimlerini engelleyebilir. Pediatr Endocrinol Rev. 2017 Mar;14(3):302-311.doi 10.17458/per.vol14.2017.BMK. effects anorexia nervosa .Anoreksiya nervoza hastalarında yaşanan hormonal değişiklikler düşük insülin benzeri büyüme faktörü-1 (IGF-1) seviyeleri, hipotalamik hipogonadizm, görece hiperkortizolemi ve leptin, grelin ve peptid YY’yi içeren iştah düzenleyici hormonlardaki değişimler ile büyüme hormonu (GH) direncini içerir. Hypercaloric Diets Differing İn Fat Composition Have Similar Effects On Serum Leptin And Weight Gain İn Female Subjects With Anorexia Nervosa – Mauler et al. – 2009 Diyet tedavisiyle AN’li bireylerde artan leptin düzeylerinin PUFA ile düzenlenebileceğini hipotez alan bir çalışmada; AN’li bireylerde tedaviyle leptin hormonunun anlamlı olarak arttığı ancak PUFA’nın leptin düzeylerinde anlamlı bir fark yaratmadığı bulunmuştur.

esra inceDyt. Esra İNCE

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • İstanbul
binge eating, yeme davranışı bozuklukları, anoreksiya, bulumia

Yemenin psikolojisi ve yeme bozuklukları

Yeme bozukluğu; kökeni genetik, psikolojik, sosyal faktörlere dayanan ve fizyolojik, psikolojik ve sosyal problemlere sebep olan yeme davranışındaki bozukluklardır. Kişi eğer günün büyük kısmını yemek, kalori düşünerek geçiriyor, duygu durumu kilo alıp vermesine göre değişiklik gösteriyorsa, yaptığı planlar yemek ve kilo çevresinde dönüyorsa yeme bozukluğundan bahsedilebilir.

binge eating, yeme davranışı bozuklukları, anoreksiya, bulumia

Yeme bozukluğu çeşitleri nelerdir?

Yaygın ve yaygın olmayan birçok yeme bozukluğu vardır. En bilinen yeme bozuklukları arasında anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğu sayılabilir.

Anoreksiya nevroza, özetle kişinin normal kiloda ve/veya normal kilonun altında olmasına rağmen kilo almaktan korkması, kısıtlayıcı diyetlere gitmesi, kilo kontrolü sağlamak için aşırı egzersiz yapması olarak tanımlanabilir. Bulimiya nervoza, kişinin kısa bir zaman dilimi içinde normalde yediği yiyeceğin çok daha fazlasını yiyip sonrasında da kilo kontrolü amacıyla yediklerini kusması, aşırı egzersiz yapması, müshil ve diuretik ilaç kullanması olarak özetlenebilir. Tıkınırcasına yeme bozukluğu, kişinin normalde yediği yiyeceğin çok daha fazlasını kontrolden çıkmışçasına, canı acıyıncaya kadar hızlı bir şekilde yemesi ve sonrasında da utanç, pişmanlık duymasıdır. Bulimiya nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğunda yeme atakları gizlice yapılır. Bu sebeple bulimiya nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğunu kişi çevresinden senelerce saklayabilir. Bunun dışında tüm gün boyunca aç olmadan sıkıntıya bağlı yemek yemek, bir yiyeceğe karşı önlenemez istek ve kontrolden çıkmışlık hissi ile o yiyeceği yemek de yeme bozuklukları arasında sayılabilir.

binge eating, yeme davranışı bozuklukları, anoreksiya, bulumia

Yeme bozukluğunun oluşmasının altında yatan asıl sebepler nelerdir?

Yeme bozukluğunun sebepleri arasında mükemmelliyetçi yapı, duyguların dile getirilememesi, yaşanmış travmatik olaylar, ya hep ya hiç düşünce yapısı, kaygılı, takıntılı ve kontrolcü yapı, hayat değişimleri, stres ve sıkıntı ile baş etmekte zorluk yaşama, kişilerarası ilişkilerde problemler yaşama, özdeğer problemleri sayılabilir.

binge eating, yeme davranışı bozuklukları, anoreksiya, bulumia

Yeme bozukluğunun ortaya çıkmasında çevrenin etkisinden de bahsedebilir miyiz?

Yeme bozukluğunun tohumları daha küçük yaşlarda atılmaya başlar ve hayatın kırılgan bir döneminde ortaya çıkar. Özellikle çocukluk obezitesi ve kiloya bağlı akranlar tarafından dalga geçilme, çevre tarafından eleştirilme yeme bozukluğuna zemin hazırlar. Kontrolcü aile yapısı, aşırı koruyucu aile yapısı, aile içi iletişim sıkıntıları, eleştirel aile yapısı, yeme bozukluğunu tetikleyen faktörler arasında sayılabilir. Bunun yanı sıra toplumda beden imgesine yükselen aşırı anlam, zayıflığın değerli görülmesi, çevrenin kişinin kilosu ile ilgili yorumlar yapması kişi üzerinde baskı oluşmasına sebep olur ve yeme bozukluğuna zemin hazırlar.

binge eating, yeme davranışı bozuklukları, anoreksiya, bulumia

Yalnızca kendini kötü hissettiğinde, canını sıkan bir durum ortaya çıktığında kendini yemeğe veren insanlar var. Bu davranışı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Can sıkıntısına bağlı yemek yeme hemen hemen her insanın zaman zaman başvurduğu bir durumdur. Yemek en kolay ulaşılabilen duygusal anestezidir ve kişi negatif duygu ile baş başa kaldığı an o duygudan kaçmak için yemeğe sarılabilir. Yemek geçici bir haz hissi ve trans hali yaratır. Yalnız bu bir alışkanlık haline gelmişse, kişinin kilo almasına sebep oluyor, sosyal ve duygusal problemler yaratıyorsa o noktada yeme bozukluğundan bahsedebiliriz. Kişinin bu durumda psikolojik destek görmesi yardımcı olur.

Diyet ve yeme bozukluğu arasındaki bağlantıdan bahsedebilir misiniz?

Diyet yapmak yeme bozukluğuna sebep olmaz ama her yeme bozukluğu diyetle başlar. Özellikle sıkı diyetler eğilimi olan bünyelerde yeme bozukluğunu tetikler. Birçok kişi yeme bozukluğu olduğunun farkında olmadığı, yeme bozukluğundan dolayı kilo aldığı ama bu konuda farkındalığı olmadığı için kendisini “iradesiz” olarak nitelendirdiği için bir beslenme uzmanından diğerine koşuyor. Eğer kişide bir yeme bozukluğu varsa psikolojik destek olmadan sadece zayıflama odaklı diyetler o kişinin yeme bozukluğunu tetikler, daha da kronikleştirir. Bir kişi her kilo verme girişiminde başarısızlığa uğruyor, diyeti bozduğu an “Battı balık yan gider” deyip daha fazla yiyor, üzerine bir de kilo alıyorsa bu noktada sorun kişinin “iradesiz” olması değildir, beslenme uzmanının kötü olması da değildir; asıl sorun kişinin farkında olmadığı psikolojik kökenli yeme bozukluğunun olmasıdır.

binge eating, yeme davranışı bozuklukları, anoreksiya, bulumia

Yeme bozukluğu olan çocuğa aileler nasıl yaklaşmalı? Önerileriniz nelerdir?

Çocuklarda görülen yeme bozuklukları, ergenlik ve yetişkinlik dönemi başlayan yeme bozukluklarından farklıdır. Çocuklarda en fazla seçici yeme, duygu durumuna bağlı yemeği reddetme, kısıtlı yeme görülür. Aileler bu noktada kesinlikle çocuğu yemek yemesi için zorlamamalı, eğer yemek yemiyor ya da yemeği kısıtlıyorsa altında yatan psikolojik sebeplere odaklanmalıdır. Çocuk kaygılı olduğu için ya da iletişim problemleri yaşadığı için yemeği bir yöntem olarak kullanma yoluna gitmiş olabilir. Seçici yeme konusunda da aile çocuğun yemediği yiyecekleri zorla yedirmeye çalışmamalı, yemediği yiyeceği yerse onu çikolata ile ödüllendirme yoluna gitmemeli, onun için özel yemek pişirmemelidir. Aileler genelde çocukların yemek ile problemleri olunca yemeğe odaklanıyorlar; oysa çocuk yeme problemi ile kontrolü ele almaya çalışıyor olabilir, kendi varlığını bu şekilde ortaya koymaya çalışıyor olabilir. Dolayısıyla yemeğe odaklanmak gerçek problemden uzaklaşmaya sebep olacaktır. Dolayısıyla bir uzmandan destek almak en etkili yöntem olacaktır.

obezite, elma, hamburger

Yeme bozukluğu daha çok kimlerde görülüyor?

Yeme bozukluğu her yaştan, cinsiyetten ve sosyoekonomik sınıftan kişide görülebilir. Sadece yeme bozukluğunun türü kişinin yaşına göre değişiklik gösterebilir. Örneğin anoreksiya nervoza daha çok erken ergenlik döneminde, bulimiya nervoza daha çok orta ergenlik dönemi ve genç yetişkinlik döneminde başlar ve kadınlarda daha yaygındır. Oysa tıkınırcasına yeme, yeme bağımlılığı ve kompulsif yemenin hem kadınlarda hem de erkeklerde her yaştan grupta görülme sıklığı yakındır.

Bu konuda doğru bilinen yanlışlar nelerdir?

Genelde yeme bozukluğunun yemek ve kilo ile ilgili olduğu sanılır; oysa yeme bozuklukları kendisini kilo ve yemek odaklı ortaya koysa da altında yatan sebep psikolojiktir. İnsanlar sağlıklı beslenmeyi başarabildiği an ya da kilo verdiği an yeme bozukluğunun ortadan kalkacağını sanır, bu problemi “irade” ile bağdaştırır; oysa yeme bozuklukları oldukça komplike psikolojik sebeplere dayanır. Dolasıyla diyet yapıp zayıf olunduğu an yeme bozukluğu ortadan kalkmaz. Beslenme bozukluğu ile karıştırıldığı için kişi beslenme uzmanı desteği ile yeme bozukluğunu yenebileceğini düşünür. Oysa psikolojik destek olmadan diyetler çoğu zaman yeme bozukluğunun türü ne olursa olsun yeme bozukluğunu daha da kronik hale getirebilir.

obezite hakkında gerçekler

Yeme bozukluğu olan kişilere neler öneriyorsunuz?

Yeme bozukluğu olan kişi öncelikle şunu iyi bilmeli ki bu durum kilo verince ya da istediği kiloya erişince ortadan kalkmayacak. Genelde insanlar işin psikolojik kökenli olduğunu hissetse bile psikolojik destek almaktan kaçınabiliyor ve ısrarla diyet yapmaya çalışabiliyor ya da durumun kendiliğinden düzelmesini bekliyorlar. Oysa zaman geçtikçe durum daha da kronik hale gelebiliyor. Dolayısıyla daha fazla ertelemeden mutlaka psikolojik destek almalılar; çünkü yeme bozuklukları hayatı sadece fiziksel değil, sosyal, duygusal olarak da olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Psikolog | Psk. Feyza Bayraktar
ortoreksiya nevroza

Sağlıklı yeme takıntısı: Ortoreksiya

Günümüzde bir tarafta vitamin açısından fakir ve yağ açısından zengin fast-food tipi  beslenme ile aşırı şişmanlamaya (obeziteye) doğru giden bir bozukluk var iken; öteki tarafta zayıf kalmak için şekersiz, tuzsuz ve yağsız yiyeceklere endeksli bir yaşam görülmektedir.

Oysa ikisi içinde sağlıklıdır diyemeyiz. Yeme bozukluğu adı altında sıralayabileceğimiz, Obezite (aşırı şişmanlık), Bulimia (aşırı yeme hastalığı), anoreksiya nervoza (yememe hastalığı) gibi pek çok sorun varken, ortoreksiya, sağlıklı yemek yeme takıntısı da artık litaratüre eklenmiş durumda ve bir çeşit yeme bozukluğu olarak değerlendirilmektedir.

gizli kilo nedirYeme davranış bozukluğu riskinin genetik, çevresel ve sosyokültürel faktörlerin etkisi altında olduğu düşünülmekte, özellikle kendine güveni olmayan, saplantılı, endişeli, çekingen, uysal, utangaç, mükemmeliyetçi kişiliğe sahip bireylerde yeme davranış bozuklukları görülebilmektedir. Çocukluk çağı obezitesi, obsesif kompulsif bozukluklar, sürekli diyet uygulama da yeme davranış bozukluklarına neden olan bireysel faktörler arasında yerini almaktadır. Yeme davranış bozukluklarının ortaya çıkması ise fiziksel, mental, sosyal ve fonksiyonel bozukluklara neden olabilmektedir.

Ortoreksiya kelimesi Yunanca ‘orthos’ (doğru, uygun) ve ‘orexia’ (iştah) kelimelerinin birleşmesiyle ilk kez Steven Bratman tarafından tanımlanmıştır. Ortoreksiya biyolojik yönden saf, herbisit, pestisit veya yapay maddeler içermeyen sağlıklı besinlerin tüketilmesine karşı patolojik bir saplantı olarak açıklanır.  Ortoreksiya’ya bağlı obsesif davranışlar tüketilen yemeğin miktarından çok içeriği ile ilişkilendirilmektedir.

Ortorektikler, mükemmelliğe ulaşma çabalarından ötürü diyetlerini giderek kısıtlama eğilimi göstermektedir ve bu nedenle ortorektik bireylerin besin çeşitliliği oldukça azalmakta ve bunun sonucunda malnutrisyon gelişebilmektedir, Malnütrisyona ek olarak, osteoporoz, menstrüasyon siklusunun bozulması ve kan basıncındaki aşırı düşmeye bağlı kalp sorunları da ortaya çıkabilmektedir.

Yapılan çalışmalar:

  • diyetisyenler,
  • tıp fakültesi öğrencileri,
  • hekimler,
  • anksiyetesi olan bireyler,
  • obsesif kompulsif bireyler ve
  • beden imajına aşırı önem veren bireylerde ortoreksiya nervoza belirtilerine daha sık rastlandığını göstermiştir.

Sağlıklı beslenme ile ilgili çeşitli bilgiler mevcut olup beslenme bilgisi beslenme obsesyonuna yol açabilmektedir. Zayıflığa veya sağlıklı beslenmeye önem verilmesi nedenleri ile yiyeceklerin nasıl hazırlandığını düşünmek veya günün büyük bir çoğunluğunu yiyecekleri düşünerek geçirmek yeme bozukluklarının ortaya çıkmasına neden olabilecek önemli risk faktörlerini oluşturabilmektedir.

Ortorektik misiniz?

Bu soruların yarısından çoğuna “evet” cevabı veriyorsanız, Ortoreksiya belirtisi gösteriyor olabilirsiniz.

1- Yemek yerken yediklerinizin kalorisine dikkat eder misiniz?

2- Son üç ay içerisinde besinler konusunda endişelendiğiniz oldu mu?
3- Sağlığınızla ilgili endişeleriniz besin seçiminizi etkiler mi?
4- Sizce, ruhsal durumunuz yeme düzeninizi etkiler mi?
5- Besinler içerisinde sadece sağlıklı olanlarını tüketmek kendinize olan güveninizi arttırır mı?
6- Uyguladığınız beslenme tipi yaşam tarzınızı değiştirir mi? (dışarıda yeme sıklığı, arkadaşlar vb. açısından)
7- Kendinize ne yiyip ne yiyemeyeceğiniz konusunda gittikçe daha katı kurallar mı koyuyorsunuz?
8- Sağlıksız beslendiğinizde kendinizi suçlu hisseder misiniz?
9- Çeşitli yiyeceklerin olduğu bir yerde yiyecek seçmek durumunda kalırsanız kararsızlık yaşar mısınız?
10- Yemeğinizin sağlıklı olması sizin için lezzetli olmasından daha mı önemlidir?
11- Sağlıksız olduğunu düşündüğünüz besinleri yediğiniz olur mu?
12- Daha sağlıklı, daha taze besinler satın almak için daha fazla para harcamak ister misiniz?
13- Sağlıklı beslenme ile ilgili düşünceler sizi günde üç saatten fazla meşgul eder mi?
14- Piyasada sağlıksız besinlerin de satıldığını düşünür müsünüz?
15- Sağlıklı besinler tüketince kendinize olan güveniniz artarken bu şekilde beslenmeyenleri küçümsüyor musunuz?

Her besinin aşırı sağlıklı olmasının istenmesi insanı tek boyutlu beslenmeye kadar götürebilir bunun sonucunda anareksiya nevroza gibi başka bir yeme bozukluğunun oluşmasına da yol açabilmektedir. Aşırı derecede takıntı yapmak yerine dengeli beslenme konusunda bilinçli olmak gereklidir.

Beslenmenin insan yaşamını idame ettirme konusunda gerekli olan enerjiyi sağlamak için bir gereksinim olduğunun bilincinde olmak gerekir. Yeterli ve dengeli beslenme; vücudun büyümesi, dokuların yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan besin öğelerinin her birinin yeterli miktarlarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılmasıdır. Sağlıklı bir yaşam için diyet yapabilirsiniz fakat dozunu kaçırmamak oldukça önemli gereksiz takıntılar ile sağlığımızı tehlikeye sokmak bir çözüm değildir. . Yemek hiçbir zaman bireyin kendini cezalandırması veya toplumdan soyutlaması için bir gerekçe olmamalıdır. Bu sebeple de sağlıklı beslenme takıntı haline gelerek, besinlerden soğumanıza, psikolojinizi tehdit edecek bir sebep oluşturmasına müsaade etmemelisiniz.

Sağlıklı Beslenin fakat bu aşırı kaygı ile yaşam kalitenizi düşürmesin.

Sağlıkla Kalın…

Kaynaklar

Gezer C., Kabaran S. The risk of orthorexia nervosa for female students studying nutrition and dietetics, S.D.Ü Sağlık Bilimleri Dergisi Cilt 4 / Sayı 1 / 2013. Arusoğlu G., Merdol Kutluay T., Ortoreksiya Nervoza ve Orto-11’in Türkçeye Uyarlama Çalışması, , Hacettepe Ü Sağlık Teknolojisi YO Beslenme ve Diyetetik Bl., Ankara., Hacettepe Ü Tıp Fak., Psikiyatri AD., Ankara. Türk Psikiyatri Dergisi 2008; 19(3): 283-291

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz: