enerji içecekleri zararlımı

Enerji içeceklerinin az bilinen ‘içerikleri’

Enerji içecekleri, özellikle öğrenci, sporcu ve yaş aralığı 21-35 arası aktif her bireyde sıklıkla kullanılan; yüksek miktarda kafein ve şeker, değişen oranlarda B vitamin komplekslerini ayrıca taurin, guarana, ginseng, yohimbin, inositol, glukuronolakton ve karnitin içeriğine de sahip içeceklerdir. Enerji içeceklerinin sosyal olarak güvenli kabul edilir ancak, FDA tarafından güvenli kabul edilmemektedir.

Enerji içeceklerinin içeriğine kısaca bakarsak aşağıda sıralanan maddelere ve o maddenin hangi etkilere sahip olduğunu göreceğiz.

enerji ofis yorgunluk uyku

Kafein

Kafein, yağ tüketimini artırdığı için termo­jenik özellik taşır ve iştahı azaltır. Kafeinin termojenik özel­liği, onun en sık kullanılan psikoaktif madde olma­sını sağlamaktadır. Bundan dolayı, kafein alımı başlangıçta kişiyi daha üretken ve daha konsantre bir birey olmasını sağlayan önemli bir etkenken , 4-6 haftalık küçük dozlarda alımından sonra, nörotransmitter yıkımına neden olarak konsantrasyonu azalttığı ve böylece de öğrenme yeteneğini azalttığı, uykuya dalma ve uykusuzluk şeklinde problemlerine yol açtığı bilinmektedir.  Ancak ; kafeinin günde 400 mg dan az tüketimi, sağlık­lı yetişkinlerde bahsedilen yan etkilere neden olmamakla birlikte günde 400 mg dan fazla tüketimi durumunda ise yan etkilerin ortaya çıktığı gözlemlenmiştir.

Taurin

Doğal bir amino asit olan taurin vücut­ta 40-400 mg arasında bulunurken enerji içeceklerinde 1000 mg olarak bulunmaktadır. Çalışmalar, taurinin dopamin üretimini artırarak lokomotor aktiviteyi artırdığını, alkolün neden olduğu amneziyi azalttığını ve kara­ciğer üzerindeki alkolün toksik etkisini azalttığını göstermiştir. Taurinin, beyinde en önemli inhibitör nörotransmitter olan gama amino bütirik asidi(GABA) etki­leyerek anti-anksiyete ajanı olduğu da bilinmektedir. Ancak, olumlu özelliklerine rağmen ratlar üzerinde yapılan bir çalışma­da elde edilen sonuçlara göre, fazla miktarda taurin tüketiminin serebral dopaminerjik iletimi değiştirdiğini ve böylece hipotermiye neden olduğu saptanmış­tır.

Guarana

Güney Amerika kökenli; uyarıcı özelliği olan bir maddedir. Yüksek oranda kafein, teobromin, teofilin ve tanin içermektedir. Özellikle enerji içeceği içindeki kafeinin gizli artışına neden olan mad­dedir.

Ginseng

‘Panaks ginseng’ bitkisinin kökle­rinden üretilen bir uyarıcıdır. Çok uzun yıllardır enerjiyi artırma, hafızayı geliştirme ve vücudun strese karşı direncini artırma amacıyla kullanıldığı bilinmektedir. Olumlu etkileri ve uzun yıllardır kullanımı ile birlikte farmakolojik özellikleri tam olarak bilinmeyen ginsengin; insomni, bulantı, diyare, baş ağrısı, burun kanaması, yüksek arteryal basınç, karın ağrısı gibi yan etkilere sahip olduğu aynı zamanda antipsikotik ilaçların yan etkilerini daha da artırdığı ve antidepresanlar­la beraber kullanıldığında, serotonin sendromu ve maniye neden olabildiği de bilinmektedir.

Yohimbin

Oldukça güçlü bitkisel bir uyarıcı olup yağ kaybını artırıcı özelliğine ek olarak antidepra­sanların oluşturduğu cinsel yan etkilerin tedavisinde de kullanılan yohimbin aynı zamanda anksiyete, insomni, baş ağrısı, baş dönme­si, deride kızarıklık, panik atak, halusinasyon, kalp hızında artış, yüksek kan basıncı gibi ciddi yan etki­lere ve bunlara ek olarak, epileptik nöbet ve böbrek yetmezliğine varan çok ağır klinik tablolalara neden olabilir. Özellikle karaciğer, böbrek, kalp ve psikiyatrik rahatsızlığı olanların kullanmaması ge­reken bir uyarıcı maddedir.

İnositol

Organizmada glikoz metabolizmasında ürün ola­rak üretilmesine rağmen vücutta bol miktarda bu­lunmaz. Kafein alımı ile vücuttaki miktarını azaldığının ve depresyon tedavisinde, serotoninin etkisini artırdığı için farklı bir kullanım alanı oluşturmaktadır.

Glukuronolakton

Karaciğerde glikozun me­tabolize olması sonrasında oluşan doğal bir mad­dedir. Ancak enerji içeceklerinde bulunan glukuronolakton, elbette sen­tetiktir ve insan vücudunda bulunan miktardan çok daha fazlasını içermektedir.

1. Ulusal Egzersizde Beslenme Metabolizma ve Performans Sempozyumu

Sempozyum Başkanlığını Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüsrev Turnagöl’ün yürüttüğü, 1.Ulusal Egzersizde Beslenme, Metabolizma ve Performans Sempozyumu; 23-24 Şubat 2019’da Ankara’da gerçekleşecektir.
Spor beslenmesini ve metabolizmasını merak eden, bu alandaki en güncel bilgileri en doğru isimlerden öğrenmek isteyen herkesi; alanında uzman olan birbirinden değerli akademisyenlerin yer aldığı bu sempozyuma bekliyoruz.
Sevgilerimizle…
1. Ulusal Egzersizde Beslenme Metabolizma ve Performans Sempozyumu programı için lütfen buraya tıklayınız.
1. Ulusal Egzersizde Beslenme Metabolizma ve Performans Sempozyumu ücret tablosu için lütfen buraya tıklayınız
1. Ulusal Egzersizde Beslenme Metabolizma ve Performans Sempozyumu iletişim bilgileri için lütfen buraya tıklayınız
aralıklı oruç - intermittent-fasting

Aralıklı oruç gerçekten ne kadar sağlıklı?

Aralıklı oruç, alternatif gündüz orucu ve diğer periyodik kalorik desyatif formlar, basında ve hayvan araştırmalarında bilim adamları arasında popülerlik kazanmakta olan önemli konulardır. Ancak, sağlık müdahalesi olarak bu tür diyetlerin kullanılmasını destekleyecek kadar güçlü klinik kanıtların var olup olmadığı kesin değildir.

Kalorik kısıtlama ve total kalorik destek enerji yoksunluğu yöntemleri bahsedilen periyodik kalorik desyatif formlardır. Kalorik kısıtlama, metabolik sağlığı ve sağlık ve uzun ömürlülükteki diğer birçok fizyolojik ve moleküler belirleyiciyi önemli ölçüde iyileştirdiği kanıtlanmış; aynı zamanda, total kalorik desteğin de sağlığı etkileyebildiği gözlemlenmiştir. Kalorik kısıtlama ve total kalorik desteğin hayvan modelleri üzerinde yapılan denyelerden elde edilen sonuçlara göre enerji alımındaki sınırlamaların uzun sürdürdüğünü ve ateroskleroz, metabolik disregülasyon ve bilişsel işlev bozukluğunun riskini azalttığını göstermiştir. Bu çalışmalara göre,  insanlarda, açlığın, daha düşük bir kalp damar hastalıkları veya diyabet teşhisi prevalansı ile ilişkili olduğu iki gözlemsel klinik sonuç çalışması bulunmuştur. Klinik sonuçlar için açlık kontrollü randomize çalışma ise henüz yoktur.

Total kalorik desteğin olumlu etkileri ise şu şekilde özetlenebilir

İlk olarak, vücut total kalorik destek sırasında enerji için yağları kullanır, adipoz kitlesini azaltmak ve her bir açlık atağından sonra küçük riskli, uzun süreli bir azalmaya neden olmak ve total kalorik destek sırasında beslenme stresi, en azından kısmen, kardiyovasküler risk faktörlerini azaltarak uzun dönemli sağlığı iyileştirebilen hücresel seviye onarımları, fonksiyonel en iyileşme ve metabolik canlandırma ile sonuçlanır. Total kalorik destek ile ilişkili bilişsel performansın olumlu bir şekilde arttığı da görülmüştür. Yağ metabolizması, LDL kolesterol partikül büyüklüğü, LDL kolesterol, trigliserit ve C-reaktif proteinlerdeki azalma gibi terapötik açlık çalışmalarında insanlarda önemli metabolik ve kardiyovasküler yararlar bildirilmiştir. Ancak buna rağmen, açlık sırasında DNA üzerinde yapılan bir çalışmada LDL kolesterolünün arttığı, bir başka çalışmada ise açlık sırasında LDL kolesterolün daha yüksek olduğunu ve LDL kolesterolünün bir açlık rejiminden 6 hafta sonra alınan ölçümlerden LDL kolesterolünün daha düşük olduğunu bildirmiştir .

Aralıklı açlık orucu ve periyodik kalorik desyatifilerin uzun dönemli sağlık üzerine olumlu etkileri vardır ancak kilo kaybetme kullanılması ve kilo kaybettirme adına literatürde bulunandan daha fazla klinik çalışmaya ihtiyaç vardır.

Popülasyonuna genetik olarak benzer bir şekilde, kıtasal, kıta popülasyonu olduğunu gösterdi. Bu nedenle, genetik farklılıklar gözlemsel klinik olaylar çalışmalarının bulgularını açıklamak olası değildir. Ayrıca oruç tutmanın azınlık nüfuslarında KAH ve diyabet üzerinde bir etkisi olup olmadığı da net değildir; azınlıklar arasında ilave klinik olaylar çalışmaları yapılmalıdır.Oruç tutmak aslında yararlıdır fakat yine de zarar eşiğinin aşılmaması gerektiği, yani yetersiz kalori alımından zarar görmeye varan oruçlar tutulmamalıdır.

Kalorik kısıtlamanın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulurken, diyet rehberlerine veya uygulamalarına yönelik değişiklik yapılmadan önce açlık konusunda önemli miktarda ek klinik araştırma yapılması gerekmektedir. Gelecek oruç araştırmaları ise oruç rejimlerinin güvenli olup olmadığını ve bu rejimlerin ne ölçüde uygulanacağını belirlemek yönünde yapılmalıdır. Genel popülasyon üzerine yapılan çalışmalar, yüksek sağlık riskli bireylerde ve hastalıklı bireylerde sağlığın iyileştirilmesinde etkili olup olmadığının belirlenmesi adına yapılmalıdır. Sonuç olarak, uzun vadede metabolik sağlık, bilişsel performans ve kardiyovasküler sonuçlar olumludur ancak her çalışmada olduğu gibi daha çok veri ve çalışmaya ihtiyaç vardır.

Health effects of intermittent fasting: hormesis or harm?

d vitamini, vitamin d

Post menopozal dönemde yüksek doz D vitamini kullanmalı mı?

Menopoz son menstural period ile karakterize, FSH’ da önemli azalma ve östrojende önemli düşüş ile takip edilen, periyotlar ve üremenin sonlandığı bir dönemdir. Bu dönem kadının hayatında bir kilometre taşıdır ve hormonal veya periyodal azalmayla birlikte kadınların hayattan beklentisinin düştüğü , daha iyi sağlık koşulları, sağlık ihtiyacı ve hayat kalitesinin azaldığını düşündükleri bir dönemdir.

Menopoz döneminde cildin yaşlanmasıyla organizmanın D vitamini sentezlemesi de azalır. Ancak azalan organizmada azalan D vitaminine rağmen bu dönemde diyete ek kullanılan serum 25-hidroksivitamin D (25 (OH) D) seviyeleri ile kas kuvveti, denge ve yaşam kalitesi arasında pozitif ilişki olduğunu göstermiştir. Aynı zamanda bu takviye ile birlikte kadınların hayat kaliteleri ve sağlık koşularının da arttığı bilinmektedir.

Osteopeni ve osteomalazili post menopozal grup üzerinde yapılan bir çalışmada , günlük elementer kalsiyum (1000mg) ve d vitamini (800IU) takviyesi ile tek doz yüksek ünite (20000IU) d vitamini takviyesi karşılaştırılmıştır. 12 ay boyunca yapılan çalışmada incelenen gruplar üzerinde yüksek doz ve standart doz olarak alınan D vitamini takviyesinin osteopeni, osteomalazi, kas gücü ve el kavrama becerisi ve yaşam kalitesi üzerine sanılanın aksine tek doz yüksek D vitamini kullanımının düzenli standart dozda kullanıma oranla herhangi bir farklılığının olmadığı saptanmıştır. Üstelik , standart dozda takviyenin olumlu ancak yüksek dozda takviyenin standarda oranla daha avantajlı olmadığı ve bu durumun özellikle homozigot ve heterozigot majör genlerde meydana gelen farklılıklardan kaynaklandığı belirtiliyor.

bebek beslenmesi, bebek beslenmesi diyeti, diyet bebek beslenmesi, bebek beslenmesinde neler kullanılmalı, bebek beslenmesi bilgiler

Tamamlayıcı beslenmeye kısa bir bakış

Anne sütü, en az 2 yaşına kadar verilmesi önerilen , 0-6 aylık bebeğin ise ihtiyacını karşılayan tek ve en önemli besin ögesi kaynağıdır.

Anne sütü ilk 6 ayda bebeğin ihtiyacının %100’ ünü, 6-12 ayda bebeğin ihtiyacının %50’ sini ve 12.aydan itibaren de %30’ unu karşılar ancak, bebeğin gereksinimlerini karşılayamadığı dönemde anne sütüne ilave olarak verilen besinler tamamlayıcı besin ve bu süreç ise tamamlayıcı beslenme dönemi olarak adlandırılmaktadır.

annesütü, anne sütü, Anne sütü zayıflatır mı, mikrodalgada anne sütü, Yetişkinlikte obeziteye karşı bebeklik döneminde anne sütü, anne sütü yararları, anne sütü faydaları, sağlık haber, gencdiyetisyenler.com, gerçek diyetisyenler sitesi,

Anne sütünün bebeğin sağlıklı büyümesi için gerekli olan tüm enerji ve besin ögesi gereksinmelerini karşılaşmasına ek olarak ishal ve diğer enfeksiyonlara karşı doğal koruyucu (anti-infektif) maddeler içeren mucizevi bir sıvı olduğu unutulmamalıdır. Bu yüzden,

  • Bebekler, ilk 6 ay boyunca her istediğinde, herhangi sınır konulmadan gece ve gündüz mutlaka emzirilmelidir. Anne sütü dışında herhangi yiyecek veya içecek verilmemelidir.
  • 0-6 aylık bebek günde toplam en az 8 kez emzirilmelidir. Ancak, 6. aydan sonra tamamlayıcı besinlere başlanmalı ve bu dönemin devam ettiği 24’üncü ayın sonuna kadar tamamlayıcı beslenmeye ek anne sütü verilmelidir.

bebek beslenmesi, bebek beslenmesi diyeti, diyet bebek beslenmesi, bebek beslenmesinde neler kullanılmalı, bebek beslenmesi bilgiler

Tamamlayıcı beslenmeye başlarken,

  • Enerji ve besin ögesi açısından zengin,
  • Evde kolay bulunan,
  • Sağlığı koruyucu ve sağlığın sürdürüldüğü,
  • Temiz, kaliteli ve ayına uygun beslenmesi ve mümkün olduğu kadar anne sütü alması esastır.
  • Son olarak, tamamlayıcı besinlere 6.ayda bir çay kaşığı miktarı ile başlanmalı, giderek miktarı ve çeşidi arttırılmalıdır. Emzirme ise mutlaka 2 yaşına kadar sürdürülmelidir.
obezite diyetisyeni

Obezite merkezleri kuruluyor!

Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Obezite Merkezleri ile ilgili bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya hastanelerinde Obezite Merkezlerini kabul eden kamu, üniversite ve özel sağlık kuruluşları katıldı.

Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Obezite Merkezlerini gönüllü olarak hastanelerinde kurmayı kabul eden kamu, üniversite ve özel sağlık kuruluşlarına yönelik bir toplantı gerçekleştirildi. Bilgilendirme toplantısı, ilgili ilin İl Sağlık Müdürü ve Sağlık Hizmetleri Başkanlığından Sorumlu İdarecisi, pilot hastanenin Başhekimi ve Ayaktan Tedavi Hizmetlerinden Sorumlu Başhekim Yardımcısının katılımları ile Bakanlık merkez binası konferans salonunda yapıldı.

Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Alper Cihan, obezitede dünyada ve Türkiye’de mevcut durum ve yapılan çalışmalar, ulusal obezite sorunu, obeziteye yaklaşımda modeller konulu bir sunum yaparak, gönüllü merkezlerde uygulanacak model, fiziki şartların sağlanması, gerekli görevlendirmelerin tamamlanması, görevlendirilecek personelin yapılacak eğitimlere katılımının sağlanması, merkezlerinin kuruluşlarının tamamlanarak ilk hasta bakma tarihlerinin kesinleştirilmesi konularında katılımcılarla değerlendirmelerde bulundu.

Medi magazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-obezite-merkezleri-kuruluyor–11-681-78202.html
tbs hijyen mutfak aşçı

Toplu beslenme için sanitasyon zamanı!

Güvenli besin; kimyasal, mikrobiyolojik ve fiziksel olarak bozulmamış, besleyici değerini koruyan besin anlamına gelmektedir.

Toplu beslenme sistemlerinde sanitasyon ve güvenli besin oldukça önemlidir. Sanitasyon, sağlıklı ve güvenilir besin elde etmek için besine uygulanan bir takım bilimsel işlemler bütünüdür. Sanitasyon TBS’de hem firma hem de insan sağlığı açısından son derece önemlidir.

Toplu beslenme sistemleri dahil olmak üzere birçok alanda ve hayatımızda mikroorganizmalar uygun buldukları her ortamda çoğalarak besinlerimizde istemediğimiz değişimlere yol açarlar. Besinlerle belirli miktarda aldığımız mikroorganizmalar enfeksiyon veya intoksikasyon olarak insanda ortaya çıkar. Enfeksiyon yapacak kadar bozuk besin tüketimi besin zehirlenmesi olarak adlandırılır. Besin zehirlenmeleri ölümcül olabilir. Bundan dolayı TBS’de yoğun önlemler alınmalıdır. Besin hijyeni, personel hijyeni ve ekipman hijyeni olmak üzere besinlerde 3 farklı kontaminasyon mekanizması mevcuttur. Bulaşmaya yönelik bir takım öneriler şu şekildedir.

  • Sağlam ve temiz ham madde ile üretime başlanmalı,
  • Besin hijyenini sağlarken mutlaka su kullanılmalı,
  • Servise hazır besin 10 dakika içerisinde tüketicisine iletilmeli,
  • Besinleri uygun sıcaklıklarda pişirmeli probe termometre kullanılmalı,
  • Bulaşıcı hastalık taşımayan personel kadrosu ile ekip oluşturulmalı,
  • Personelin 3 veya 6 aylık periyotlarla portör taramasını yasalar doğrultusunda sağlamalı,
  • Ekipmanların, temizlik ve bakım talimatları kolay görünebilen bölgelerde olmalı,
  • Mutfakta köşeli alan barındırmamalı varsa köşe temizlikleri hassasiyetle yapılmalı,
  • Paslanmayan ekipman kullanmaya özen gösterilmeli,
  • Mutfak ve depolarda böcek kontrolü yapmayı ihmal edilmemeli

Son olarak , TBS’de sadece HACCP ve ISO sistemleri uygulamasının yeterli olmadığı, bu sistemlerle beraber mutlaka sanitasyon ve hijyen kavramlarına da çok önem verilmesi devamlılık ve insan sağlığı adına mutlaka gereklidir.

Toplu Beslenme Sistemlerinde Hijyen Sanitasyonu Sağlama Önerileri

diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

Genel hatlarıyla: “Toplu beslenme sistemleri”

Beslenme; vücudun çalışması, yaşamın sürdürülebilmesi, temel fonksiyonların gerçekleştirilebilmesi için besin ögelerinin vücuda alınması, sindirilmesi, emilmesi ve atılması adımlarını kapsayan oldukça önemli bir süreçtir.

Bu süreçte dengeli ve yeterli beslenme ve kişinin kendine uygun beslenmesi önce bireyi sonra toplumu belirli bir refah düzeyine ulaştırmak adına önemlidir.

Dünyayı ve ülkemizi etkileyen teknolojik gelişmeler, sanayi toplumuna geçiş ve iş hayatına aktif katılım nedeniyle toplumun her yaş ve kesimden bireyinin oluşturduğu büyük bir bölümünün en az bir öğününü ev dışında tüketmek durumunda kaldığını biliyoruz. Toplu beslenme sistemleri (TBS) ise ev dışında tüketmek durumunda olduğumuz besinlerin hazırlandığı ve toplu olarak sunulduğu yapılanmadır. Bu yapılanmanın belirli merkezden kontrol edildiği, yiyecek ve içecekleri tüketime hazır hale getirildiği ve sunumlarının yapıldığı kısmına da toplu beslenme hizmeti adını vermekteyiz.

Türkiye’de TBS, genellikle catering şirketleri tarafından yürütülmektedir. Catering şirketlerinin iki farklı çalışma prensibi olduğunu; bunlardan ilkinin büyük iş yerleri, okullar ya da firmaların kendi bünyelerinde bulundurduğu ekipman ve mutfakla TBS’yi gerçekleştirmeleri, ikincisi ise catering şirketinin yemekleri kendi mutfaklarında üretmeleri ve taşıma sistemiyle kuruma ulaştırmalarına dayanmaktadır. Her ikisinde de tüketici; yemeklerin doyurucu, kaliteli, güvenli ve ekonomik olmasını talep etmektedir. TBS’ de üretilen ürün mutlaka tüketici isteklerini karşılamalı ve hizmet aşamalarında oluşabilecek herhangi aksaklık ve hijyen problemine yer vermemelidir. FAO ve WHO tarafından oluşturulan uzman komitede dünyada en sık karşılaşılan sağlık problemlerinin kontamine besin tüketiminin neden olduğu besin kaynaklı hastalıklar olduğunu belirtmişlerdir. Bu yüzden TBS’de üç faktöre çok dikkat edilmelidir:

  • mutfak ve mutfakta kullanılan ekipman temizliği,
  • besin güvenliği ve kişisel hijyenin sağlanması,
  • personel eğitimi ve personel hijyeni

Bahsedilen ilk iki faktörden kaynaklanabilecek risklerin TBS’de sunulacak ürünün ham maddeden, son ürün ve servisine kadar uygulanan her basamakta HACCP yani gıda güvenliği sistemlerinin sağlanmasıyla ortadan kaldırmak mümkündür. Belirli kontrol noktaları oluşturup proses takibini her adımda sağladığımız takdirde HACCP uygulaması en geniş ve güvenilir yöntemdir. Bu sistemde prosesin bütün adımlarında tehlike ve riskler analiz edilmiş olur ve doğru tehlike kontrolü firmanın ve ürünün savunmasını da olağan kılacaktır.

Sonuç olarak, TBS hizmeti veren kuruluşların mutlaka besin güvenliği sağlanmalı ve tüketicinin güvenini kazanması için entegre besin güvenliği sistemlerini uygulamalıdır.

Toplu Beslenme Sistemlerine Genel Bir Bakış

obezler için spor

Obeziteye egzersiz reçetesi!

Obezite, vücudun aşırı yağlanması olarak ifade edilebilir.

Obezite aynı zamanda; tip 2 diyabet, kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon,  kanser, uyku apnesi ve respirituar hastalıkları beraberinde getirebilen önemli ve günümüzde çok sık karşılaşılan en büyük sağlık problemlerinden biri haline gelmiştir. Obezite durumunun tespiti adına çoğu kez vücut ağırlığı kullanılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) , BMI (Body Mass Index) yani vücut kütle indeksini hastanın obezite durumunu değerlendirmek için formülize etmiştir. Bu formül hastanın kilogram biriminden ağırlığının, metre birminden boy uzunluğunun karesine oranı ile tespit edilir.

WHO, BMI’in 30 ve üzerinde olmasının obezite tanısı için yeterli olduğunu ve erişkinlerde riskli kilolu grubunun 25 ve üzerindeki değerlerden itibaren olduğunu belirtiyor.

Egzersiz, kilolu ve obez bireylerde en iyi sonuç alınan uygulamadır. Ancak obez hastalar ne yazık ki, egzersizi cezalandırcı veya kötü duruma düşürücü olarak ifade etmektedirler. Bundan dolayı hastalara önce yaşam şekillerini değiştirmeleri için küçük önerilerde bulunmalı ve egzersize daha pozitif yaklaşmalarını sağlamalıyız. Obez bireylere başlangıçta ağır egzersiz programları uygulamak mümkün değildir. Yavaş yavaş başlamalı ve doktorları tarafından obez bireyin sedanter yaşamı ile oldukça aktif yeni yaşamı arasında hastaya uygun egzersiz ile başlangıç yapmaları daha olumlu sonuçlara götürecektir.

Egzersiz reçetesi olarak ifade ettiğimiz, ‘’maksimum egzersiz minimum hasar ile tamamlanmalı’’ prensibi Amerikan Spor Hekimliği Kolejinin önerisi ile her gün ortalama 30 dakika egzersizden geçmektedir. Obez bir hasta aktif yaşam tarzına geçiş yaparken,

  • Egzersiz reçetesine dikkat etmeli,
  • Haftada maksimum 1 kilogram kaybetmeli,
  • Ağırlık kaybı için uygulaması gereken programı haftada 1000 – 2000 kalorilik olmalı,
  • Çok sedanter bir hasta çok hafif egzersizlerle başlangıç yapmaya dikkat etmelidir.
  • Muhakkak bir diyetisyen ile görüşülmelidir.

Aktif yaşama geçiş süresinde orta yoğunlukta egzersizlere; 30 dakika bisiklet sürme, 35 dakika hızlı tempoda yürüyüş, 15 dakika merdiven çıkma, 20 dakika yüzmeyi örnek olarak verebiliriz.

Obezite ve egzersiz

Sporcu beslenmesinde C vitaminin yeri

Spor, insanların aktif yaşamında hayat kalitelerini iyileştirici etki gösterdiği gibi özellikle kalp ve damar hastalıkları gibi birtakım kronik hastalıklara karşı koruma sağlar.

Sporcularda vitamin kullanımı incelendiğinde ilaveten vitamin desteği alımının sporcunun performansına herhangi bir olumlu etkisinin doğrudan saptanmadığı ancak vitamin eksikliği varsa performansın olumlu etkilendiğini gösteren bir takım çalışmalar mevcuttur. Burada bahsedilen ayrıntı sporcularda mutlaka iyi bir beslenme örüntüsünün olması gerektiğidir. Çünkü iyi beslenen bir sporcu zaten çoğu vitamini eksiksiz alıyordur.

Egzersiz yapan bireylerin diyetine günlük gereksinime ek olarak C vitamini eklenmesi tartışmalı bir konudur. Fakat, konu üzerine yapılan araştırmalara baktığımızda akut C vitamini yüklemesinin sporcudaki oksidatif stresi anlamlı oranda azalttığı görülmüştür. Yapılan çalışmada incelenen futbolcu ve basketbolcu gruplarında egzersiz öncesi (EÖ) ve egzersiz sonrası (ES) olarak numuneler alınmış ve sonrasında 3 hafta boyunca 1000 mg/gün C vitamini yüklemesine gidilmiştir. 3 haftalık süre sonunda EÖ ve ES kanlarına bakıldı ve elde edilen sonuçlar:

  • Sporcuların tümünde yükleme sonrası LDH azaldığı, total kolesterol azaldığı, trigliseridlerin azaldığı ve HDL’in arttığı,
  • Basketbolcularda yükleme sonrası karaciğer enzimlerinin (AST, ALT, ALP) egzersiz sonrası değerlerinde yükseldiği ancak LDH’in önemli oranda azaldığı,
  • Futbolcularda karaciğer enzimlerinden AST’nin yükleme ve egzersiz sonrasına göre anlamlı düşük bulunduğu,
  • Elde edilen bulguların ergojeniklerin büyük çoğunluğunun vitaminler olarak kullanıldığını,
  • Diyete ek alınan C vitamini oksidatif stresi önemli oranda azalttığı yönündedir.

Özetleyecek olursak…

spor; obezite, yüksek tansiyon ve diğer kardiyovasküler hastalıkların azalmasında ve önlenmesinde en önemli faktördür. Özellikle sporcularda diyete ek C vitamini eklenmesi kalp ve damar sistemi adına olumlu etkilere sahiptir.

Futbolcu ve basketbolcularda akut egzersiz ve C vitamininin karaciğer enzimleri ve plazma lipid düzeylerine etkisi

okul çağı kahvaltı çocuk

Okul çağı çocuklarında beslenme alışkanlığı kazanımı

Sağlıklı beslenme sadece bizim için değil gezegenimiz ve çevre için de çok önemlidir ancak birçok insan bu tanımın önemini hala kavrayabilmiş değil… Üstelik beslenme – hastalık ilişkileri, obezite ve daha birçok kronik hastalığın da doğrudan sebebi hatalı beslenmedir.

Özellikle çocuklarda artan aburcubur ve işlenmiş gıda tüketim alışkanlıkları, meyve – sebze tüketiminin azalması ve günlük önerilen sodyum ve şeker tüketiminin 3 katına kadar çıkmasına neden oluyor. %80’den fazla çocukta rastlanılan bu durum kanser ve bazı genetik hastalıkların görülme sıklığındaki artışı tetiklemektedir.

Tüm bunları önlemek adına ilk adımı atın ve bir komite oluşturun. Daha sonra bilinçli küçük ebeveyn grupları ve daha birçok kişi ile doğru besinleri ve sağlıklı beslenmeyi insanlara aşılayabilirsiniz.

Etkili beslenme yolu olarak özellikle şu yöntemleri kullanan ebeveynler yüksek oranda başarı elde ettiğini söylüyor. Bunlar,

  • Okullarda meyve – sebze yarışması,
  • Aburcuburla mücadele,
  • Sağlıklı alışkanlıklarla başlamak gibi önemli adımlardır. Çocuklara tükettikleri meyve – sebzelerin çizelgelerini hazırlamaları, çocuklarda aburcuburla mücadele adına pediatristlerle iş birliği haline geçip sokak sanatlarıyla tüketimini azaltmayı sağlamaları ve yine sanata yönelim ile alışkanlarına yeni boyutlar getiren etkinliklerdir.

Çocuklar bu yöntemlerle sağlıklı beslenme konusunda daha bilinçli ve yeni bilgiler için oldukça sabırsız. Siz de, kendiniz ve aileniz için daha sağlıklı bir yaşama başlangıç noktası olarak bugünü seçin.

Effective Ways to Promote Real Food(Especially to Kids)

diyetisyen iş ilanı, diyetisyen iş ilanları, diyetisyen iş ilanı, hastaneye diyetisyen iş ilanı, iş arayan diyetisyenler, işkur diyetisyen ilanları, beslenme ve diyetetik iş ilanları, sağlık bakanlığı personel alımları, diyetisyen iş ilanları 2017, gerçek diyetisyenler iş ilanları, kariyer.net diyetisyen

Kayseri diyetisyen iş ilanı

ISS SAĞLIK ve EĞİTİM TESİSLERİ A.Ş. Diyetisyen arıyor!

Dış kaynak hizmeti sağlama konusunda iki kez dünya şampiyonu olan ekiple tanışın…

ISS Türkiye olarak; 30.000’i aşan aile üyemiz ile İstanbul Genel Müdürlük, Ankara, Antalya, Bursa, İzmir Şubeleri ve Adana, Gaziantep, Eskişehir, Denizli bölge ofislerinde 4.000’den fazla müşteriye, 5.000 noktada Temizlik, Güvenlik, Teknik Bakım, Catering, Çamaşırhane Yönetimi, Bitki Bakımı ve Haşere Kontrolü ve Destek Hizmetler hizmeti sunuyor ve sektördeki lider konumumuzla büyümeye devam ediyoruz.

ISS olarak bizi özel kılan pek çok şey var. Küresel deneyim, yenilikçi teknolojiler, endüstriye yön veren süreçler gibi… Ancak başarımızın gerçek sırrı, motivasyonu yüksek, esnek çalışma kapasitesine sahip, sıcakkanlı ekibimizde yatar.
Her gün, 530.000 kişilik ailemizin her bir üyesi, İnsani Dokunuşun Gücü ilkesinden aldığı ilhamla müşterilerin ihtiyaçlarını kavrıyor, onlarla empati kuruyor ve işlerin pürüzsüz yürümesi için var gücüyle çalışıyor. “

ISS Türkiye,

KAYSERİ ilinde Görevlendirilmek Üzere DİYETİSYEN aramaktadır.

  • Üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun (Beslenme ve Diyetetik),
  • Tercihen Hastane tecrübesi bulunan,
  • Office programlarını iyi derecede kullanabilen,
  • İletişim ve prezantasyon yeteneği iyi,
  • Esnek çalışma saatlerine uyabilecek
  • Başvuru için lütfen buraya tıklayınız.
hastane acil servisi, hastane acil servisi diyet, hastane acil servisi diyetisyen, hastane acil servisi diyet tahlili

Dolandırıcılar sağlık personellerine dadandı!

Son günlerde bazı uyanık dolandırıcıların bazı hastane çalışanlarının sahte kimlik bilgilerini oluşturmak suretiyle sağlıkçılar adına bankalardan yüklü miktarlarda kredi çektiği iddiaları ortalığı karıştırdı.

Bunun en somut örneği geçtiğimiz günlerde Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemotoloji Onkoloji Eğitim ve Araştırma hastanesinde ortaya çıktı hastanede çalışan en az beş sağlık personeli adına kimlik bilgileri kullanılarak sahte evraklar düzenlemek suretiyle değişik bankalardan yüklü miktarlarda kredi çekildiği anlaşıldı.

Personelin korkulu rüyası haline gelen bu olaylar karşısında cumhuriyet savcılığına müracaat ederek suç duyurusunda bulundukları gelen haberler arasında

Bu tarz bir dolandırıcılığa karşı personelin sık sık banka hesaplarını kontrol etmeleri, adlarını açılmış bir GSM hattı olup olmadığını kontrol etmeleri ve mümkünse mevcut kimlik kartlarını yeni çipli kimlik kartları ile değiştirmeleri yararlı olacaktır.

Personel Sağlık
https://www.personelsaglikhaber.net/guncel/saglik-personelinin-dikkatine-sahtekarlar-hastanelere-dadandilar-h69160.html
diyetisyen iş ilanı, diyetisyen iş ilanları, diyetisyen iş ilanı, hastaneye diyetisyen iş ilanı, iş arayan diyetisyenler, işkur diyetisyen ilanları, beslenme ve diyetetik iş ilanları, sağlık bakanlığı personel alımları, diyetisyen iş ilanları 2017, gerçek diyetisyenler iş ilanları, kariyer.net diyetisyen

İstanbul, Ankara, İzmir ve Konya diyetisyen iş ilanları!

İstanbul, Ankara, İzmir ve Konya şehrinde bulunan Nuhıl Gıda, Sağlık Bilimleri Beslenme ve Diyetetik profesyoneli Beslenme Uzmanı (Diyetisyen) arıyor!

Nuhıl Gıda Diyetisyen iş ilanı genel nitelikleri

İstanbul, Ankara, İzmir ve Konya şehrinde bulunan Nuhıl Gıda, seçkin kadrosu, memnuniyet odaklı ve uluslararası kalite standartlarındaki hizmet anlayışı ile etik kurallar çerçevesinde, sektörde öncü olabilmek adına tıbbi hizmetlerindeki uygulamaları ile fark yaratarak, sağlıkta dünya markası olabilmek amacıyla kurulmuştur.

[irp]

Nuhıl Gıda Diyetisyen ilanı iş tanımı

  • Üniversitelerin:
    • Beslenme ve Diyetetik Fakülteleri,
    • Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü, 
    • Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü mezunu,
  • Diyet ve zayıflama ürünleri üretim ve satışında faaliyet gösteren firmamız için;
    •          Üniversitelerin Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun
    •          İletişim becerileri gelişmiş, prezantabl
    •          İkna kabiliyeti yüksek
    •          30 yaşını aşmamış
    •          İstanbul, İzmir, Ankara ve Konya’da görevlendirilecek
    •          İstanbul başvuruları için Anadolu yakasında ikamet eden
    •          Bayan çalışma arkadaşları arıyoruz.
  • Tam zamanlı olarak görev yapabilecek Beslenme Uzmanı (Diyetisyen) aramaktayız.

diyetisyen iş ilanı, diyetisyen iş ilanları, diyetisyen iş ilanı, hastaneye diyetisyen iş ilanı, iş arayan diyetisyenler, işkur diyetisyen ilanları, beslenme ve diyetetik iş ilanları, sağlık bakanlığı personel alımları, diyetisyen iş ilanları 2017, gerçek diyetisyenler iş ilanları, kariyer.net diyetisyen

İstanbul, Ankara, İzmir ve Konya diyetisyen iş ilanı başvuru sayfası

İstanbul, Ankara, İzmir ve Konya şehrinde bulunan Nuhıl Gıda, Sağlık Bilimleri Beslenme ve Diyetetik profesyoneli Beslenme Uzmanı (Diyetisyen) arıyor!

Nuhıl Gıda Diyetisyen iş ilanı aday kriterleri

  • Tecrübe: Deneyimsiz ya da deneyimli adaylar
  • Eğitim düzeyi: Üniversite (Mezun), Yüksek Lisans (Mezun)

Nuhıl Gıda Diyetisyen iş ilanı pozisyon bilgileri

  • Şirket/kurum sektörü: özel merkezler
  • Departman: Sağlık
  • Çalışma şekli: Sürekli ve tam zamanlı
  • Pozisyon düzeyi: Uzman ve yönetici adayı
  • Alınacak diyetisyen sayısı: 1
  • Ülke ve şehir: Türkiye, İstanbul, Ankara, İzmir ve Konya

[irp]

Nuhıl Gıda Diyetisyen iş ilanı başvuru tarihleri

  • 22.08.2017 tarihinde güncellenmiştir.
  • 20.09.2017 tarihinde kapatılacaktır.

Yasal uyarı

Gerçek Diyetisyenler Sitesi’nde yayımlanan iş ilanlarının içeriğinin doğruluğundan ve yasalara uygunluğundan ilan sahibi sorumludur. Bu sitede yayımlanan iş ilanları nedeniyle oluşabilecek herhangi bir mağduriyet ya da zarardan Gerçek Diyetisyenler Sitesi ve site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

[irp posts=”5938″ name=”Özel hastanede çalışan diyetisyenin 2017 yılı maaşı ne kadar?”]

Diyetisyen iş ilanları için neden “Gerçek Diyetisyenler Sitesi”?

İnsanların sağlıklı bir şekilde beslenmesi, varsa hastalıklarına özel olarak tıbbi beslenme tedavilerinin planlanması, zayıflaması ve istedikleri vücut ağırlığına ulaşabilmeleri için kişiye özel beslenme planı ve listeleri hazırlayan diyetisyenler; kamu kuruluşları ve özel sektöre ait birçok firmada beslenme ve diyetetik bölümünde çalışan profesyonel sağlık mensubudurlar. Özel hastanelerde, kliniklerde, restoranlarda, yeme-içme sektörü gibi farklı birçok alanda rahatlıkla iş bulabilirler.

Bu pozisyon için başvurduğunuz bir işe kabul edildiğinizde, o kurumun bünyesinde yürütülen beslenme ve diyetetik hizmetlerinde, sağlıklı veya hasta bireylerin yaşam standardını ve fiziksel özelliklerini bir arada ele alarak, kişinin amacına yönelik en etkili beslenme planını oluşturmanız beklenir.

Üniversitelerin beslenme ve diyetetik bölümlerinden mezun, diyetetik, anatomi, fizyoloji, patoloji, biyokimya ve beslenme bilimleri ile yakından ilgili, doğa bilimlerine meraklı ve bu alanda iyi yetişmiş, özenli ve titiz çalışabilen; insan ilişkileri güçlü kişiler, diyetisyen ilanları arasından en cazip olduğunu düşündükleri ilanlara başvurarak, rahatlıkla yeni bir iş sahibi olabilirler. Firmalar, diyetisyen iş ilanı verirken, başvuruda bulunacak adayların gerekli eğitimlerini tamamlamış, besin maddeleri ile ilgili tam teşekküllü bilgiye sahip, beslenme trendlerini yakından takip eden kişiler olmalarını beklerler.

Hastasının sağlığı konusunda hassas ve özenli davranan, iletişimi güçlü kişiler, bu alanda her zaman bir adım öndedirler. Ayrıca, diyetisyen iş ilanları için sadece yaşadığınız şehri göz önünde bulundurmak zorunda değilsiniz, farklı illerde de kendinize göre bir iş bulmanız kolay olacaktır.

Nuhıl Gıda Diyetisyen iş ilanı başvuru bilgileri

İstanbul, Ankara, İzmir ve Konya şehrinde bulunan Nuhıl Gıda diyetisyen iş ilanına online olarak başvurmak için lütfen buraya tıklayınız.

TDD, Diyetisyenler derneği, türkiye diyetisyenler derneği

Beslenmede Gıda Güvenliği eğitimleri tamamlandı!

Türkiye Diyetisyenler Derneği ve Sağlıklı Hayatı Teşvik ve Sağlık Politikaları Derneği ikili iş birliği protokolü kapsamında Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde Beslenme ve Diyetetik öğrencilerine yönelik soru ve cevap şeklinde interaktif eğitimler gerçekleştirildi.

Eğitimlere değerli akademisyenlerden;

  • Prof. Dr. Ali Esat KARAKAYA,
  • Prof. Dr. Nevzat ARTIK,
  • Prof. Dr. Tansel ŞİREL,
  • Prof. Dr. Muhittin TAYFUR
  • Prof. Dr. Atilla YETİŞEMEYEN,
  • Prof. Dr. Ayhan FİLAHİ,
  • Doç. Dr. Aylin AYAZ,
  • Yrd. Doç. Dr. Mevlüde KIZIL
  • Doç. Dr. F. Esra GÜNEŞ katkıda bulundu.

Toplantının ilk ayağı olan Ankara’da programın açılış konuşmasını yapan Türkiye Diyetisyenler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhittin Tayfur; gıda ve beslenme alanında yapılan toplantılarda ve basın açıklamalarında konu hakkında yeterli bilgi ve uzmanlığa sahip olmamasına rağmen ses getirici yanlış bilgilendirmelerden Dernek olarak büyük üzüntü duyuyoruz. Kanıta dayalı olmayan ve alanında uzman olmayan kişilerin yaptığı açıklamaların güvenilir olmadığından bahsetti.

Tayfur;

  • E kodları,
  • aspartam,
  • şeker,
  • ekmek,
  • gıda katkı maddeleri,
  • süt ürünleri,
  • tavuk eti gibi konularda yapılan yanlış açıklamalar sebebiyle bir bilgi kirliliği mevcut özellikle bu gibi karmaşık konularda spot ve doğru bilgileri öğrencilerimizle paylaşarak Türk toplumunun sağlıklı, doğru ve dengeli beslenme noktasında doğru ve güvenilir bilgilere ulaşmasını sağlayacağız dedi.

Sağlıklı Hayatı Teşvik ve Sağlık Politikaları Derneği Genel Sekreteri Yusuf Can Kayaoğlu yaptığı açılış konuşmasında geçtiğimiz üç yıl içerisinde Sağlık Bakanlığımız ve Milli Eğitim Bakanlığımız ile fiziksel aktivitenin arttırılması amacıyla Hareketli Hayatı Teşvik Projesi kapsamında Türkiye genelinde birçok çalışma gerçekleştirdik. Sağlıklı Beslenme alanında ise yakın zamanda Beslenme Standartlarının Geliştirilmesi Projesini geliştirerek lifli gıdaların tüketilmesini odağımıza aldık ve 9 adet kısa film hazırlayarak sosyal medya üzerinden yaklaşık 8 milyon kişiye ulaştık. Türkiye Diyetisyenler Derneği ile birlikte proje geliştirmek bizim için gurur verici dedi.

Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde gerçekleştirilen eğitim serisine toplam 987 Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğrencisi katılım gösterirken tüm toplantılarda katılımcılar gündem konusu olan ya da aklında soru işareti bulunan konularda akademisyenlere sorularını sorarak detaylı bir şekilde cevap alma fırsatı buldular. Tüm akademisyenlerin özellikle vurgu yaptığı konu bilime dayalı olmayan ya da ispatlanmamış olan hiç bir bilgiyi kullanmamaları konusunda özellikle çağrı yaptılar.

Beslenme ve gıda konusunun çok derin ve karmaşık bir konu olduğuna vurgu yapan akademisyenler mezuniyet sonrasında yanlış bilgiler ile dolu bir gündem olduğunun altını çizerek gündem konularını ve beslenme ve gıda alanındaki güvenilir merkezlerden takip etmeleri gerektiklerini ilettiler. Özellikle internet ortamında özellikle web sayfa uzantılarında gov, edu gibi akademik ya da bakanlık kaynaklı bilimsel makaleler üzerinden bilgilerin alınmasının çok önemli olduğu vurgulandı.

TDD
https://www.tdd.org.tr/guncel-haberler/dernegimiz-ve-saglikli-hayati-tesvik-ve-saglik-politikalari-dernegi-isbirligi-ile-ankara-istanbul-ve-izmirde-beslenmede-gida-guvenligi-egitimleri-tamamlandi-2/
diyetisyen iş ilanları, diyetisyen iş ilanları 2016, diyetisyen iş ilanları istanbul, diyetisyen iş ilanları ankara, diyetisyen iş ilanları bursa, diyetisyen iş ilanı

Ankara diyetisyen akademik personel alımı

YÜKSEK İHTİSAS ÜNİVERSİTESİ, SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ, BESLENME VE DİYETETİK BÖLÜMÜ için ÖĞRETİM GÖREVLİSİ aranıyor!

  • Son başvuru tarihi: 10.04.2017
  • ALES: 70
  • YDS/YÖKDİL: 50
  • Başvuru yeri: Yüksek İhtisas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi 1375. sokak no:6 Balgat/Ankara
  • Özel şartlar ve genel şartlar için buraya tıklayınız.
  • Unvan şartları: Lisans düzeyinde eğitim yapılan birimlere (rektörlüğe bağlı bölümler dâhil) başvuracak öğretim görevlisi adaylarında en az tezli yüksek lisans mezunu olmak veya lisans mezunu olmak ve belgelendirmek kaydıyla alanında en az beş yıl tecrübeli olmak.
    Güzel Sanatlar Fakülteleri, Eğitim Fakültelerinin Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümleri, Konservatuarlar ile ön lisans düzeyinde eğitim yapılan birimlere başvuracak öğretim görevlisi adaylarında en az tezli yüksek lisans mezunu olmak veya lisans mezunu olmak ve belgelendirmek kaydıyla alanında en az iki yıl tecrübeli olmak.
    Yabancı dille eğitim-öğretim yapılan programlardaki öğretim görevlisi kadrolarına yapılacak atamalarda, Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen merkezi yabancı dil sınavından Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen merkezi yabancı dil sınavından (Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) yapılan Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından (YDS)atama yapılacak programın eğitim dilinde en az 80 puan veya eşdeğerliği ÖSYM tarafından kabul edilen bir sınavdan bu puan muadili bir puana sahip olmak şartı aranır.
    Lisans mezunu olunan alanda ALES’ten en az 70 puan almış olmak.
    Alanında lisans sonrası tecrübe şartı aranan Güzel Sanatlar Fakülteleri, Eğitim Fakültelerinin Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümleri, Konservatuarlar ile ön lisans düzeyinde eğitim yapılan birimlerdeki öğretim görevlisi kadroları ile okutman, uzman ve çevirici, eğitim-öğretim planlamacısı kadrolarına başvurularda, alanında tezli yüksek lisans mezunu olanlar, alanında lisans sonrası iki yıl tecrübeli kabul edilecektir.
    Alanında lisans sonrası tecrübe şartı aranan lisans düzeyinde eğitim yapılan birimlerdeki (Rektörlüğe bağlı bölümler dâhil, Güzel Sanatlar Fakülteleri, Eğitim Fakültelerinin Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümleri, Konservatuarlar hariç) öğretim görevlisi kadrolarına başvurularda, alanında tezli yüksek lisans mezunu olanlar, alanında lisans sonrası beş yıl tecrübeli kabul edilecektir.
    Tezsiz yüksek lisans mezunları ile yüksek lisansa denk sayılan lisans programlarından mezun olanlar, lisans sonrası tecrübeli olarak kabul edilmeyecektir.
  • İstenen belgeler: Öğretim elemanı kadrosuna başvuran adayların başvuru genel, unvan ve özel şartlarına göre hazırladıkları aşağıdaki belgeleri başvurdukları birime verecekleri ve hangi ilana başvurduklarını gösteren dilekçelerine eklemeleri gerekmektedir.- T.C Kimlik fotokopisi (aslı başvuru esnasında ibraz edilecektir.)

    – Diploma veya Öğrenim durumlarını gösterir onaylı belgeleri

    – Onaylı transkript

    – 3 fotoğraf (arkasına ad, soyadı ve ilan no yazılacak)

    – Özgeçmiş

    – Adli Sicil kaydı

    – ALES (Merkezi Sınav Belgesi)

    – KPDS veya ÜDS puanını gösterir belge veya eşdeğerliliği kabul edilen bir sınavdan almış oldukları puanı gösterir belge.

    – Erkek adaylar için askerliğini yapmış veya en az iki yıl tecil edilmiş olduğunu gösterir belge

    – Postadaki gecikmeler kabul edilmeyeceği gibi yukarıdaki belgelerden bir tanesinin eksik olması halinde de başvuru değerlendirilmeyecektir.

    – Fiili çalışma koşulu olan durumlarda kamu kurumundan alınan hizmet belgesi veya SGK hizmet dökümü

    **Yazılı sınavda başarılı olan adaylar ayrıca mülakata alınacaktır.

    ***Bir kişi aynı anda birden çok kadroya başvuramaz. Birden çok kadroya başvurdukları tespit edilen adayların tüm başvuruları değerlendirme dışı bırakılır.

  • Muafiyet: 1) Doktora veya sanatta yeterlik eğitimini tamamlamış olanların, tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık eğitimini tamamlayanların, meslek yüksekokullarının Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen uzmanlık alanlarına atanacak öğretim görevlilerinin ve yükseköğretim kurumlarında öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanı kadrolarında çalışmış veya çalışmakta olanların bu Yönetmelik kapsamındaki öğretim elemanı kadrolarına başvurularında merkezi sınav şartı aranmaz.
    2) Meslek yüksekokullarının, yabancı dil okutmanı, çevirici ve yabancı dille eğitim-öğretim yapılan programlarındaki öğretim görevlisi kadroları haricindeki öğretim elemanı kadrolarına başvurularda yabancı dil şartı aranmaz.