ayşe baysal kimdir, ayşe baysal hayatı, ayşe baysal beslenme kitab pdf, ayşe baysal beslenme, ayşe baysal beslenme kitabı,

Prof. Dr. Ayşe Baysal kimdir? Bölüm VI

Baysal’ın cenazesinin 15 Ağustos 2016 Pazartesi günü kaldırılacağı bildirilen açıklamaya göre, Ayşe Baysal için ilk olarak Hacettepe Üniversitesi Sıhhiye Merkez Kampüsü’ndeki Açık Hava Amfisi’nde bir anma töreni yapılacak.

Bilkent Doğramacızade Ali Sami Paşa Camii’nde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazından sonra Ayşe Baysal’ın cenazesi, Ankara’nın Gölbaşı ilçesi Taşpınar Köyü kabristanında (TED Koleji yanı) toprağa verilecek.

ayşe baysal kimdir, ayşe baysal hayatı, ayşe baysal beslenme kitab pdf, ayşe baysal beslenme, ayşe baysal beslenme kitabı,

Prof. Dr. Ayşe Baysal kimdir? Bölüm V

BESVAK açıkladı
Açıklamada, şöyle denildi:

“Sevgili diyetisyen ve diyetisyen adayları,

Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Emekli Öğretim Üyesi, ülkemizde Beslenme ve Diyetetik alanının yapılanması ve gelişmesi, diyetisyenlerin ve akademik kadroların yetişmesinde yoğun emek vermiş, Beslenme ve Diyetetik alanının öncüsü olan Değerli Hocamız Prof. Dr. AYŞE BAYSAL’ı kaybettiğimizi büyük bir üzüntü içinde bildirmekteyiz. Değerli Hocamız Prof. Dr. AYŞE BAYSAL için Pazartesi günü aşağıda belirtilen şekilde tören programı yapılacaktır.

Prof. Dr. AYŞE BAYSAL Hocamıza Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınlarına sabır diliyoruz.”

ayşe baysal kimdir, ayşe baysal hayatı, ayşe baysal beslenme kitab pdf, ayşe baysal beslenme, ayşe baysal beslenme kitabı,

Prof. Dr. Ayşe Baysal kimdir? Bölüm II

Amerikan Ev Ekonomisi Derneği’nin bursunu kazanarak 1960 Eylül ayında ABD’ne giden Ayşe Baysal, Virginia Polytechnic Institute ve State Üniversitesi’nde bir yıl lisans tamamlayarak 1961’de lisans, 1962’de de Besin ve Beslenme dalında bilim uzmanlığı derecelerini aldı. Wisconsin Üniversitesi’nin bursu ile 1965’de Besin ve Beslenme dalında doktora derecesini aldı.

ayşe baysal kimdir, ayşe baysal hayatı, ayşe baysal beslenme kitab pdf, ayşe baysal beslenme, ayşe baysal beslenme kitabı,

Prof. Dr. Ayşe Baysal kimdir? Bölüm IV

1966 yılında öğretim görevlisi olarak başlayıp yönetici ve eğitimci olarak sürdürdüğü görevinden 1997 yılında emekli olan Ayşe Baysal, beslenme ve diyetetik alanındaki çalışmalara katkı vermeye devam etti. Çeşitli kamu ve özel kuruluşların düzenlediği seminer, konferans ve kongrelere konuşmacı olarak katılan, medya aracılığıyla halkın doğru beslenme konusunda bilinçlenmesine katkı sağlayan Baysal, Prof. Dr. Ayşe Baysal Beslenme Eğitimi ve Araştırma Vakfı (BESVAK) ile diyetisyen adaylarının eğitimine de destek veriyordu.

ayşe baysal beslenme

Prof. Dr. Ayşe Baysal kimdir? Bölüm I

1930 yılında eskiden Konya-Ermenek, günümüzde Karaman Sarıveliler ilçesine baglı Uğurlu Köyü’nde doğan Ayşe Baysal, ilköğrenimini aynı köyde, ortaöğrenimini İvriz Köy Enstitüsü’nde 1950’de tamamladı. Yükseköğrenimini 1954’de Ankara Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulu’nda (Mesleki Eğitim Fakültesi) tamamladıktan sonra Trabzon Beşikdüzü İlköğretmen Okulu’nda meslek yaşamına başladı. Bir yıl sonra Tarım Bakanlığı tarafından oluşturulan Ev Ekonomisi Örgütü’ne katılarak 1957’ye kadar Manisa Tarım İl Müdürlüğü’nde çalıştı. Bir yıl ABD’de görgü ve bilgisini arttırdıktan sonra 1958-1960 yılları arasında İzmir Ev Ekonomisi Yetiştirme Merkezi’nde öğretmenlik yaptı.

ayşe baysal kimdir, ayşe baysal hayatı, ayşe baysal beslenme kitab pdf, ayşe baysal beslenme, ayşe baysal beslenme kitabı,

Prof. Dr. Ayşe Baysal kimdir? Bölüm III

Yurda dönerek kısa bir süre Köy İşleri Bakanlığı Halk Eğitimi Genel Müdürlüğü’nde çalıştıktan sonra 1965 sonunda Sağlık Bakanlığı Hıfzısıhha Okulu’nda beslenme uzmanı olarak göreve başladı. Aynı zamanda Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü, Hemşirelik Yüksekokulu ve Hemşire Koleji’nde ek görevle ders vermeye başladı. 1968’de Hacettepe, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanlığı’na atandı. 1970 yılında Doçent, 1976’da Profesör oldu.

türkiye ve dünyada beslenme ve diyetetik eğitimi - gerçek diyetisyenler sitesi, gerçek diyetisyen, diyetisyen dünyası,

Türkiye ve dünyada diyetetik eğitimi

Beslenme ve diyetetik; besinlerin içerdiği makro ve mikro besin ögeleri yanında biyoaktif tüm maddelerin yapılarını, onların vücutta sindirim, emilim ve metabolik süreçlerini, bu ögelerin yetmezliğinde ortaya çıkan hastalık durumlarını, enfeksiyon ve dejeneratif hastalıklar başta olmak üzere oluşumlarında ve tedavilerinde beslenmenin önemli olduğu pek çok hastalıkta uygulanması gereken diyet programlarının esaslarını, bebeğin anne karnından itibaren, bebeklik, çocukluk, ergenlik dönemlerinde yaşanan beslenme sorunlarını ve izlenmesi gereken beslenme programlarını, sağlık kurumları ve okullar başta olmak üzere toplu beslenme yapılan kurumlarda yiyecek içecek servisinin ekonomik, hijyenik ve hizmet alan kişilerin yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenmelerini sağlamak üzere sistematik olarak yapılması gerekenleri, toplumun beslenme sorunlarının belirlenmesi ve toplumun beslenme yönünden bilinçlendirilmesi gibi pek çok konuyu irdeleyen ve araştıran bilim alanlarıdır.

türkiye ve dünyada beslenme ve diyetetik eğitimi - gerçek diyetisyenler sitesi, gerçek diyetisyen, diyetisyen dünyası,

Diyetisyenlik eğitimi: “İnsan sağlığının korunmasında beslenme”

İnsan sağlığının korunmasında beslenmenin önemi ilk çağlardan beri bilinen bir olgudur. M.Ö. 2500 yıllarında Babil’de bulunan taş tabletlerde hastalıklarda beslenmede yapılacak uygulamalara ilişkin bilgiler bulunmaktadır. M.Ö. 1600 -1500 tarihlerini yansıtan bilgilerin yer aldığı Edvin Smith ve Ebers Papiruslarında sağlık için bitki ya da hayvan organlarından elde edilen yaklaşık 600 tarifin yer aldığı bildirilmektedir. Bu tarifelerde sıklıkla kullanılan ürünler; kekik, ceviz yaprağı ve yağı, zeytin yaprağı ve yağı, sarımsak, hardal, susam yağı, nane, yosun, defne yaprağı, üzüm, sirke, bal, karaciğer, beyin, kemik suyu gibi bitkisel ve hayvansal kaynaklı ürünlerdir.

türkiye ve dünyada beslenme ve diyetetik eğitimi - gerçek diyetisyenler sitesi, gerçek diyetisyen, diyetisyen dünyası,

M.Ö. 460-377 yıllarında yaşayan ve tıbbın babası olarak bilinen Hipokrat, hastaların tedavisinde istirahat yanında beslenmede yapılacak düzenlemelerin ne kadar önemli olduğunu “Besinle tedavi edebileceğiniz hallerde ilaç tavsiye etmeyiniz” sözüyle açıklamıştır.

türkiye ve dünyada beslenme ve diyetetik eğitimi - gerçek diyetisyenler sitesi, gerçek diyetisyen, diyetisyen dünyası,

Hipokrat’ın tedavide besin karışımları denediğini ve ilk önemli karışımının bal, sirke ve karabiber olduğu bilinmektedir. Bu uygulamalar, besinlerin içindeki etken maddelerin izolasyonuna kadar sürmüş, daha sonra kimya ve biyokimya alanında yaşanan gelişmelere paralel olarak pek çok hastalığın gelişiminde ve tedavinin etkinliğinde diyetin önemli rolü olduğu pek çok araştırma ile kanıtlanmıştır. Ancak hastaya uygun diyetler 20. yüzyıl sonuna kadar doktor tarafından belirlenmiş ve diyet hemşireleri aracılığı ile hastaya ulaştırılmaya çalışılmıştır. Doktor ve hemşirelerin hastanın tedavi sürecinde işlerinin yoğunluğu, diyetin doktor ve hemşire dışında başka bir sağlık personeli tarafından kontrole alınması zorunluluğunu doğurduğundan konu ilk kez 1870’li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde gündeme getirilmiştir.

türkiye ve dünyada beslenme ve diyetetik eğitimi - gerçek diyetisyenler sitesi, gerçek diyetisyen, diyetisyen dünyası,

Amerikan Tıp Derneği 1877 yılında kendisine bağlı bir Diyetetik Komitesi oluşturmuş ve komitenin başına o sıralar bir yemek öğretmeni olarak görev yapan fakat tarifeleri daima besinlerin sağlıkla ilişkilerini göz önüne alarak hazırlatmasıyla ünlü Sarah Tyson Rorer’i getirmişlerdir. Mrs. Rorer aynı yıl Diyetetik Gazete adı ile bir yayına başlamış, gazete çok ilgi görmüş ve kendisine her gün yüzlerce; “su şişmanlatır mı”, “sıcaklarda et mi, sebze mi yemeli” gibi sorularla dolu mektuplar gelmeye başlamıştır. 1880’de 3 doktor Mrs Rorer’a kurumlarında bir diyet mutfağı açmasını önermişler ve o tarihten sonra hastanelerde diyet mutfağı yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu gelişmelerden sonra diyet alanında çalışacak kişi gereksinimi ağırlık kazanmış ve 1899 yılında diyetisyen unvanıyla yeni bir meslek tanımı yapılmıştır.

türkiye ve dünyada beslenme ve diyetetik eğitimi - gerçek diyetisyenler sitesi, gerçek diyetisyen, diyetisyen dünyası,

Beslenme alanındaki gelişmeler bu tarihten sonra hız kazanmış ve diyetisyen tanımının yapılmasından 6 yıl sonra (1904) vitaminler kimyasal olarak tanımlanabilmiştir. Daha sonra besinlerin bileşimleri ve besin ögelerinin vücuttaki fonksiyonları üzerine çalışmalar yoğunlaştırılmıştır. Bu durum, tıpta tedaviden çok korunmanın önemli olduğu konusundaki görüşlere ağırlık kazandırmaya başlamış ve koruyucu hekimlik daha da önemli olmuştur. Bu durumda diyetetik alanı daha fazla ilgi çekmeye başlamış ve sadece hastalıkta nasıl bir diyet uygulanacağı değil, sağlığın korunması için neler yenilmesi gerektiği üzerinde de çalışmalar yapılmaya ve rehberler oluşturulmaya başlanmıştır. Bu arada tıp fakültelerinde beslenme dersleri de müfredatta yer almaya başlamıştır. Amerika’da tıp fakültelerinde bu dersi ilk açan yer John Hopkins Üniversitesidir. 1903’de üniversite bünyesinde 3 aylık diyetetik kursları yapılmaya başlanmıştır.

türkiye ve dünyada beslenme ve diyetetik eğitimi - gerçek diyetisyenler sitesi, gerçek diyetisyen, diyetisyen dünyası,

Bu kurslara kabul edilmek için temel bilimlerin birinden mezun olmak ve 25 yaşın üzerinde olmak koşulu getirilmiştir. Bu kurslardan geçenlere diyetisyen denmeye başlanmıştır. Diyetisyenlerin o tarihlerde bir örgütleri yoktur, fakat 1909 yılında kurulan Ev Ekonomistleri Derneğine üye olarak iletişimlerini sağlamaya çalışmışlardır.

türkiye ve dünyada beslenme ve diyetetik eğitimi - gerçek diyetisyenler sitesi, gerçek diyetisyen, diyetisyen dünyası,

Bu tarihlerden sonra yaşanan Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere’de 2 milyon 500 bin erkek askere alınmak için sağlık kontrolünden geçirilirken bunların % 41’inde beslenme bozukluğu olduğu saptanmış ve askere alınmaları uygun görülmemiştir. 1917’de ABD’nin savaşa girmesiyle besinleri satın alma, saklama ve servisinde dikkat edilecek noktaları öğretecek, askerlerin besin ihtiyaçlarını ve yemeleri gerekli miktarı tayin edecek, hasta ve yaralıların beslenmesini planlayacak kişi ihtiyacı ortaya çıkınca orduya diyetetik formasyonu olan 356 kişi alınmıştır. O yıl Ev Ekonomistleri Derneği savaş nedeniyle yıllık toplantılarını iptal edince Lenna Cooper ve Lulu Graves isimli iki diyetisyen “şimdi diyetisyenlerin bilgilendirilmeye daha çok ihtiyaçları var” diyerek tüm diyetisyenleri davet ettikleri bir konferans düzenlemişlerdir.

türkiye ve dünyada beslenme ve diyetetik eğitimi - gerçek diyetisyenler sitesi, gerçek diyetisyen, diyetisyen dünyası,

Diyetisyenlik eğitimi: “Diyetetik hizmetleri”

Bu konferansa 98 kişi katılmış ve toplantıda alınan Diyetisyenler Derneği kurulması kararı ile 1917’de Amerikan Diyetetik Derneği (ADA) adı ile dünyada ilk olan diyetisyenler derneğini kurmuşlardır. ADA, ilk toplantısını 1918 yılında yapmış ve o yıl ihtiyaç nedeniyle diyetetik hizmetlerini 4 alana ayırmışlardır. Bu 4 alan şu şekildedir:

1) Tedavici diyetisyen (Kliniklerde hastaların ihtiyaçlarına uygun beslenme programları geliştirir, bunların uygulanmasını ve raporlanmasını sağlar )

2) Yönetici diyetisyen (Toplu beslenme yapılan kurumlarda yiyecek içecek servisini, çalışan personeli eğiterek, fiyat kontrolünü ve servisin hijyenik olmasını sağlayarak yönetir)

3) Toplum sağlığı diyetisyeni (Sağlık ocakları, ana-çocuk sağlığı merkezleri, bakanlık vb. yerlerde görev alarak, bireylere ve gruplara hastalıkları önlemek ve yaşam kalitesini yükseltmek amacı ile geliştirilmiş beslenme uygulamaları için danışmanlıklar yapar)

4) Eğitici-danışman diyetisyen (Bir sağlık kurumunda ya da kendi ofisinde kişilere durumlarını değerlendirerek önerilerde bulunur. Çoğunlukla eğitim kurumlarında, sağlık kurumlarında ve spor takımları ile çalışırlar).(1)

türkiye ve dünyada beslenme ve diyetetik eğitimi - gerçek diyetisyenler sitesi, gerçek diyetisyen, diyetisyen dünyası,

Diyetisyenlik eğitimi: “Derneğin kurulması”

Amerika’da yaşanan bu gelişmeler, diğer ülkelere de yansımış ve pek çok ülkede üniversitelerde beslenme ve diyetetik alanında eğitim veren bölümler açılmaya başlamıştır. 1922 yılında İsveçli diyetisyenler, 1923 yılında da Danimarkalı diyetisyenler derneklerini kurmayı başarmışlardır. Bu arada (1922) ABD’de diyetisyenlik eğitimi dört yıla çıkarılmış ve ADA 1925 yılında “Journal of American Dietetic Association” adlı bir dergi yayımlamaya başlamıştır. Beslenme ve diyetetik eğitimini başlatan Japonya’da da diyetisyenler 1926 yılında derneklerini kurarak faaliyetlerine başlamışlardır.

türkiye ve dünyada beslenme ve diyetetik eğitimi - gerçek diyetisyenler sitesi, gerçek diyetisyen, diyetisyen dünyası,

Diyetisyenlik eğitimi: “İlk erkek diyetisyen”

Diyetisyenler, mesleğe başladıklarında ağırlıklı olarak hastanelerde görev almışlar daha sonra (1930’larda) ana ve çocuk sağlığı merkezlerinde de çalışmaya başlamışlardır. Önceleri kadınların icra ettiği bu mesleğe erkekler de katılmaya başlamış ve ADA ilk erkek üyesini 1930 yılında kayda geçirmiştir.

diyetisyen iş ilanları, beslenme ve diyetetik alımları, diyetisyen iş ilanı 2017

Diyetisyenlik eğitimi: “İstihdamdaki gelişmeler”

Sonraki yıllarda, çalışma yaşamındaki kişilerin sayısının artışı ve kadınların da çalışma yaşamına başlaması, ev dışında yemek yemeyi gündeme getirince yönetici diyetisyen olarak tanımlanan kurum diyetisyenliği ağırlık kazanmaya ve yemek servisi veren kurumlar diyetisyen istihdam etmeye başlamışlardır. Bu gelişmelerin ardından 1938’de II. Dünya Savaşı patlak verince diyetisyenliğin önemi yine gündeme gelmiş ve 1939 yılında orduya 1300 diyetisyen çağrılmıştır. Hastanelerde uygulamaların daha etkin bir şekilde gerçekleştirilebilmesini sağlamak amacıyla 1942’de hastanelerde beslenme ve diyet şeflikleri ile yönetim organizasyonları yapılmaya ve tedavici diyetisyen tanımı da etkin bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. ABD ordusu bünyesine diyetisyen alarak onlara yüzbaşı, binbaşı gibi unvanlar kazandırmışlardır. Daha sonra ordu kendi akademilerinde diyetisyen eğitimini de üstlenmiş ve ihtiyaçları olan diyetisyenleri kendileri yetiştirmeye başlamışlardır. Bu arada

  • Kanada (1933),
  • İngiltere (1936),
  • Hollanda (1941),
  • İsviçre (1942),
  • Yeni Zelanda (1943),
  • Norveç (1948),
  • Fransa (1954),
  • Avusturya (1955),
  • Almanya (1957),
  • İrlanda (1960) gibi ülkeler de derneklerini kurarak faaliyetlerine başlamışlardır (2).

türkiye ve dünyada beslenme ve diyetetik eğitimi - gerçek diyetisyenler sitesi, gerçek diyetisyen, diyetisyen dünyası,

Tüm bu gelişmeler yaşanırken kalp hastalıkları ile beslenme arasındaki ilişkiler üzerinde yapılan araştırmaların yoğunlaşmasıyla üniversitelerde diyetisyen yetiştirmek amacıyla açılan beslenme ve diyetetik bölümleri sayıca artmaya başlamış ve 1961’de ILO (International Labor Organisation) 0.69 kodu ile meslek tanımını yönetmeliğine geçirmiştir. Mesleğin yaygınlaşması, meslekte yeni düzenlemelerin de yapılmasını zorunlu kılınca ADA 1969’da diyetisyen olarak çalışılabilmesi için RD (registered dietitian) koşulunu getirmiştir. RD olabilmek için ADA’nın ACEND (Accreditation Council for Education in Nutrition and Dietetics) konseyinden onay almış bir eğitim kurumundan mezun olmak, yine ACEND onaylı bir kurumda 6-12 aylık staj süresini tamamlamak, ADA’nın CDR (Commission on Dietetic Registration) komisyonunun hazırladığı ulusal çapta uygulanan bir sınavda başarı göstermek ve CPD (Continuing Professional Development) kredisi toplamak (en az 75 saat) gerekmektedir. ADA bu amaçla, 1977 yılından itibaren yoğun bir şekilde hizmet içi eğitim seminerleri düzenlemeye başlamıştır. 1984 yılında ADA’nın 51 bin üyesi varken bugün (2012 yılı itibariyle) bu sayı 72 bine ulaşmış durumdadır(1) . Amerikan Diyetisyenler Derneği 2012 yılında adını Academy of Nutrition and Dietetics (AND) olarak değiştirmiştir. Amerikan nüfusuna göre (314 milyon milyon), sadece akademiye üye olanları dikkate alarak yapılan hesaplamada, diyetisyen başına 4361 kişi düştüğü görülür. Bu değer Türkiye için bugün yaklaşık 27 bin dolayındadır. ABD’de 2008 yılında alınan bir kararla 13 Mart, Registed Dietetian Day (Kayıtlı Diyetisyenler Günü) olarak kutlanmaya başlanmıştır. 2013 yılında bu kutlamalar tüm Mart ayında düzenlenen etkinliklerle gerçekleştirmiştir.

türkiye ve dünyada beslenme ve diyetetik eğitimi - gerçek diyetisyenler sitesi, gerçek diyetisyen, diyetisyen dünyası,

Diyetisyenlik eğitimi: “Altın kâse”

Diyetisyenlik mesleğindeki gelişmeye paralel olarak diyetisyenlerin çalışma alanları da oldukça fazlalaşmıştır. Filipinli meslektaşımız Orbeta’nın söylediği gibi “Nerede besin varsa orada diyetisyen için bir altın kâse vardır” . Beslenme alanındaki gelişmelere bağlı olarak diyetisyen eğitimi almayan kişiler kendilerini Nutritionist (Türkçede henüz karşılığı yok) olarak adlandırmaya başlamışlardır. Çalışma alanları diyetisyenlerin çalışma alanları ile zaman zaman çakıştığı için, diyetisyenler çalışma alanlarına bağlı olarak kendilerini diyetisyen ya da diyetisyen/nutritionist olarak tanımlayabilmektedirler. Ancak nutritionist olduğunu ileri süren kişi, kendisini diyetisyen olarak tanımlayamamaktadır.

türkiye ve dünyada beslenme ve diyetetik eğitimi - gerçek diyetisyenler sitesi, gerçek diyetisyen, diyetisyen dünyası,

Diyetisyenlik eğitimi: “Diyetisyenlerin kullandıkları unvanların karşılıkları”

Bu durumu AND şu sözlerle anlatmaktadır: Tüm kayıtlı diyetisyenler nütrisyonisttir ancak tüm nütrisyonistler kayıtlı diyetisyen değildir”. Bu nedenle pek çok görev alanında kullanılan unvan, hem diyetisyen hem de nütrisyonist olarak ifade edilebilmektedir. Tablo 1’de diyetisyenlerin Amerika’da görev alabileceği alanlar ve kullanılan unvanlar gösterilmiştir. İkinci sütunda unvanların Türkiye’de kullanılan karşılıkları gösterilmiştir. Kullanılan bu unvanlar için özel sertifika gerekmemekte ancak bu konularda hem Amerika’da hem de Türkiye’de sıklıkla sertifika veren çalıştaylar ya da kurslar düzenlenmektedir.

Antioksidant,B6 vitamini,bağışıklık hüreleri,bağışıklık sistemi,besin çeşitliliği,Çinko,folik asit,yeşil yapraklı sebzeler, Diyetisyen Sibel Mumcu, Diyetisyen Sibel Mumcu kimdir, Diyetisyen Sibel Mumcu yazıları, Diyetisyen Sibel Mumcu bağışıklık sistemi, gıda hattı, gıda gündemi, bağışıklığı yükselten besinler, bağışıklığa iyi gelen gıdalar,

Tablo 1: Diyetisyenlerin çalışma alanları, verilen unvan ve çalışma yerleri

Unvan     
Alan Amerika Türkiye Çalışma Yeri
Klinik Beslenme Clinical Dietitian Klinik Diyetisyeni Hastaneler
Toplum Beslenmesi Community Dietitian Toplum Sağlığı Diyetisyeni Ana-Çocuk Sağlığı Merkezleri, Bakanlıklar
Yiyecek İçecek Servisi Administrative Dietitian Yönetici Diyetisyen Tüm Toplu Beslenme Yapılan Kurumlar
Diyabet Diabetes Dietitian Diyabet Diyetisyeni Klinikler, Poliklinikler, Diyabet Kampları
Kardiyoloji Cardiology Dietitian Kardiyoloji Diyetisyeni* Kardiyoloji Klinikleri
Renal Hastalıklar Renal Dietitian Renal Diyetisyen Diyaliz Üniteleri
Bariatrik Cerrahi Bariatric Dietitian Bariatri Diyetisyeni* Bariatrik Cerrahi Klinikleri
Kanser Cancer Dietitian Kanser Diyetisyeni* Kanser Klinikleri
Yaşlılık Geriatric Dietitian Yaşlılık Diyetisyeni* Yaşlı Bakım Evleri, Merkezler
Obezite Obesity Dietitian Şişmanlık Diyetisyeni* Klinikler, Poliklinikler, Özel Ofisler
Sporcular Sport Dietitian Sporcu Diyetisyeni Spor Klüpleri, Spor Merkezleri
Pediatri Pediatric Dietitian Pediatri Diyetisyeni* Pediatri Klinikleri, Ana ve Çocuk Sağlığı Üniteleri
Enteral-Parenteral Beslenme Enteral Parenteral Nutrition Support  Dietitian Enteral Parenteral Ünite Diyetisyeni* Enteral Parenteral Üniteler, Bu uygulamalarda kullanılan ürünlerin satış danışmanlıkları
Metabolik Bozukluklar Metabolic Disorder Dietitian Metabolik Hastalıklar Diyetisyeni* Metabolik Hastalık Takip Klinikleri, Metabolik Hastalık Dernekleri Uygulama Mutfakları
Yeme Bozuklukları Eating Disorder Dietitian Yeme Bozuklukları Diyetisyeni* Yeme Bozuklukları Takip Klinikleri, Özel Ofisler
Beslenme Danışmanlığı Nutrition Counselor Beslenme Danışmanı* Hastaneler, Her tür sağlık kuruluşu, Toplu Beslenme Yapılan Kurumlar, Özel Ofisler, Okullar, Medya
Prenatal Dönem Beslenmesi Prenatal Dietitian Prenatal Diyetisyen* Gebelik Takibi Yapılan Sağlık Kurumları
Araştırma Research Dietitian Araştırma Diyetisyeni* Üniversiteler, Araştırma Enstitüleri
Eğitim Nutrition Educator Beslenme Eğitimcisi* Okullar, Üniversiteler, Enstitüler
Medya Media Dietitian Medya Diyetisyeni* TV, Radyo, Gazete vb.
Aile WIC (Women, Infant, Child) Nutritionist Aile Diyetisyeni*** Aile Hekimi Ofisleri (Türkiye’de henüz böyle bir uygulama yok)
Besin Endüstrisi Industrial Dietitians Besin Endüstrisi Diyetisyeni* Besin Üretim Firmaları
İntegrative Beslenme** İntegrative Nutritionist Diyete uyum sağlama diyetisyenliği*** Klinikler, Poliklinikler, Özel ofisler
Holistik Beslenme** Holistik Nutritionist Holistik (Bütüncül) Beslenme Uzmanı*** Poliklinikler, Özel Ofisler
Beslenme Koçluğu** Nutrition Couching Beslenme Koçluğu* Spor Merkezleri,
* Henüz kullanılmayan terimleri, muhtemel kullanım karşılıklarını anlatmaktadır.

** Yeni gelişen alanlar

*** Türkiye’de henüz bu alanlarda çalışan bulunmamaktadır.

sağlıklı beslenme ülkeler sıralaması

Diyetisyenlik eğitimi: “Dünyadaki durum”

Beslenme ve diyetetik eğitimi, pek çok ülkede 4 yıllık bir eğitimle yürütülmektedir. Avrupa’da İngiltere başta olmak üzere bu eğitimin süresi, pek çok diğer meslek için olduğu gibi, lise eğitiminin dört yıl olması nedeniyle üç yıldır. Beslenme ve diyetetik bölümlerinde verilmekte olan eğitim ve öğretim programlarının birinci aşaması, diyetetik uygulamalarına esas olan kimya, biyokimya, fizyoloji, anatomi gibi temel ve sağlık bilimleri derslerini içermektedir. İkinci aşamada dersler, doğrudan uygulama alanıyla ilgilidir. Öğrenciler beslenme ilkeleri, besin kimyası, besin biyokimyası, ana-çocuk beslenmesi, hastalıklarda beslenme, toplum sağlığında beslenme, toplu beslenme sistemleri yönetimi gibi derslerde teorik yanında laboratuvar destekli eğitimler almaktadır. Son aşamada, koruyucu ve tedavi edici hizmetlerin sahada gözlem ve deneyimini kazanmak üzere yapılan staj çalışması yer almaktadır. Bu eğitim programı ile öğrenci diyetisyenlik mesleği için gerekli ilke, kavram, bilgi ve becerileri kazanıp geliştirmektedir. Diyetisyen unvanı ile mezun olan öğrenciler, beslenme ve diyetetik alanlarında bilim uzmanlığı ve doktora programları ile eğitimlerine devam edebilirler.

sağlıklı beslenme ülkeler sıralaması

Diyetisyenlik eğitimi: “Türkiye’deki durum”

Türkiye’de diyetisyenlik eğitimi 1962 yılında Hacettepe Üniversitesinde Prof. Dr. İhsan Doğramacı tarafından başlatılmıştır. Önceleri diyetetik adı ile açılan program, 1963’te beslenme ve diyetetik olarak değiştirilmiştir. İlk mezunlarını 1966’da veren bölümde, ilk beş yıl sırasıyla 10, 13, 11, 4 ve 11 olmak üzere toplam 48 gibi çok az sayıda öğrenci eğitim almıştır. Daha sonra kontenjanın 60’lara yükseltilmesiyle bugün, Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun öğrenci sayısı 2200’ü aşmış durumdadır. Bu mezunların yaklaşık 170’i bilim uzmanlığı ve yaklaşık 75’i de doktora derecelerini almışlardır. 36 yıl tek başına eğitimini sürdüren Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden sonra aynı program ile diğer bir bölüm 1998 yılında Erciyes Üniversitesi’nde, 1999’da da Başkent Üniversitesi’nde açılmıştır. Uzun bir aradan sonra başka üniversitelerde de beslenme ve diyetetik bölümleri açılmaya ve diyetisyen yetiştirilmeye başlanmıştır (2007-2008 Yeditepe, Haliç ve Yakın Doğu Üniversiteleri), 2008-2009 Bilim Üniversitesi vb.). Daha sonra büyük bir hızla artan bölüm sayısının 2016 yılında 62’yi aştığı görülmektedir.

diyetisyen ara, diyetisyen eskişehir, diyetisyen logo, zayıflama uzmanı, kilo verdiren diyet, diyetisyen doktoru

Hacettepe’de eğitim başladıktan sonra diyet mutfağı ve çocuklar için özel mama mutfağı da açılmış ve ilk öğrenciler bölümde laboratuvarlar gelişene kadar ilk uygulamalarını bu mutfaklarda yapmışlardır. Esasında diyet mutfağı daha önce İstanbul’da Prof. Müfide Küley tarafından çok önceleri açılmış ve hastalara özel diyetler hazırlama uygulamalarına başlanmıştır. Bu mutfaktaki uygulamalar hemşirelerin denetiminde yürütülüyordu. Bugün hala her sağlık kurumunda görevli bir diyetisyen bulunmaması nedeniyle diyet mutfakları istenen düzeylere gelememiş, özel diyet hazırlanmasından çok, hazır özel karışımlar kullanılması yaygınlaşmaya başlamıştır.

diyetisyen ara, diyetisyen eskişehir, diyetisyen logo, zayıflama uzmanı, kilo verdiren diyet, diyetisyen doktoru

Ben, Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünün ikinci yıl mezunlarındanım. Öğrenci olduğumuz yıllarda çevremizde mesleğimizin ne olduğunu anlatmakta zorluk çekerdik. Bu nedenle mezun olur olmaz örgütlenmemiz gerektiğine karar vererek dernek kurma faaliyetlerine öncülük ettim. Dernek kurmak için bir tüzük hazırlamak gerekiyordu. Benzer bir tüzük bularak işe başlayabiliriz diye düşünerek Hemşirelik Derneği tüzüğü üzerinde mesleğimize uygun düzeltmeler yaparak “Diyetisyenler Derneği Tüzüğü”nü hazırladık. İlk mezunlar, görgü ve bilgi edinmek üzere Amerika’ya gönderilmişti. Biz bir avuç arkadaş gerekli işlemleri tamamlayarak 1969 yılında “Türkiye Diyetisyenler Derneği (TDD)” adı ile derneğimizi kurduk (Kurucu üyeler: Türkan Kutluay Merdol, Güneş Soysal, Ufuk Güneyli, Şenda Tunca, Sevinç Yücecan). Derneğimizin kuruluşu, pek çok Avrupa ve Asya ülkesinden daha erken bir tarihte gerçekleştirilmiştir. Burada önemli bir konuyu belirtmekte yarar vardır: Hacettepe Üniversitesi’nin kurucusu Prof. Dr. İhsan Doğramacı, Hacettepe’de çok büyük bir kütüphaneyi de hemen devreye sokmuştu. Kütüphanede bizim eğitim gördüğümüz yıllarda ADA Dergisi (JADA) de bulunuyordu. Biz gelişmeleri bu dergi aracılığı ile çok yakından izlediğimiz için derneğimizi hızlı bir şekilde kurmamızda bu yayının çok önemli bir etkisi oldu. Türkiye’de pek çok başka dernek, öğrencilerin mezuniyetlerinden çok sonra kurulabilmiştir. Dernek tüzüğümüzde belirttiğimiz pek çok faaliyeti, kuruluşumuz kadar hızlı bir şekilde gerçekleştirmeye başladık ve biz de mesleğin tanıtımında önemli bir yer tutacağına inanarak 1972 yılında Beslenme ve Diyet adı ile TDD Dergisini yayımlamaya başladık (İlk Yayın Kurulu: Türkan Kutluay Merdol, Gülden Köksal, Sevil Yeğinobalı, Vahide Özbayer, Merih Beygo. Editör: Ayşe Baysal). Derneğin yıllar içinde sağladığı bağışlar nedeniyle dergi yayını hala başarı ile sürdürülmekte ve derneğe ait bir ofisimiz bulunmaktadır. Derginin yayınının ve dernek faaliyetlerinin sürdürülmesinde kıymetli hocamız Prof. Dr. Ayşe Baysal’ın çok büyük emeği vardır. Mahatma Gandi, yanında çalıştıracağı kişilerde en az iki yıl gönüllü hizmet etme koşulu ararmış. Dernek çalışmaları gönüllülükle yürütülen önemli çalışmalardır. Bir oluşumu kurmak önemlidir ancak bu oluşumun faaliyetlerini sürdürmek çok daha önemlidir. Öncü kurucu olarak, derneğin faaliyetlerini özverili ile sürdüren meslektaşlarıma ve son üç yılda dernek faaliyetlerine özel bir ivme kazandıran değerli meslektaşım ve sevgili öğrencim Ayhan Dağ ve ekibine ve değerli hocamız Prof. Dr. Ayşe Baysal’a bu satırlar aracılığı ile teşekkürü bir borç biliyorum.

gentest ücreti, gentest ankara, gentest istanbul, gentest nerede yapılır, gentest eğitimi, 8 madde ile "Gentest diyet", gentest nedir, gen test, gen test nedir, genetik test nedir, gentest fiyatı, gen test nasıl yaptırılır

Meslekte yaşam boyu eğitimin önemi nedeniyle mezun olan meslektaşlarımızın hizmet içi eğitimlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla 1989 yılında “hizmet içi eğitim seminerlerimizi” başlattık. Türkiye Diyetisyenler Derneği’nde görev yapan pek çok meslektaşımızın ve Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğretim üyeleri başta olmak üzere çeşitli üniversitelerde görev yapan değerli meslektaşlarımızın bu eğitimlerde büyük emeği vardır. Bu seminerler, başladığı yıldan bu güne yılda en az iki kere olmak üzere aralıksız ve başarı ile sürmektedir. Türkiye Diyetisyenler Derneği olarak 1998 yılından beri 6 Haziran, Diyetisyenler Günü olarak kutlanmaktadır. Bu kutlamalarda meslekte 20, 30 ve 40 yıllarını dolduran meslektaşlarımıza hizmet plâketleri verilmektedir. ADA’nın diyetisyenler günü kutlamasına 2008 yılında başladığı dikkate alınırsa TDD’nin bu anlamda bir öncülük yaptığı söylenebilir. İngiltere Diyetisyenler Derneği’nin üye sayısı 6 bin 500’dür ve ofisinde hepsi maaşlı görevli 25 kişi çalışmaktadır. Henüz 2 bin dolayında üyesi bulunan TDD ofisinde ise maaşlı-görevli sadece bir kişi çalışmaktadır. Bu da TDD’nin özverili çalışmalarının önemli bir göstergesidir.

ayşe baysal kimdir, ayşe baysal hayatı, ayşe baysal beslenme kitab pdf, ayşe baysal beslenme, ayşe baysal beslenme kitabı,

Diyetisyenlik eğitimi: “Uluslararası meslek örgütlerimiz”

Diyetisyenler, ülkelerarası işbirliğini ve bilgi alışverişini sağlamak amacı ile 1950 yılında Uluslararası Diyetetik Dernekleri Komitesi (ICDA-International Commitee of Dietetic Associations) adı ile bir komite kurmuşlardır. Bu komite, 1952 yılından başlayarak 4 yılda bir uluslararası kongreler düzenlemektedir. Türkiye bu kongrelere ilk kez, 1972 yılında Hannover’de gerçekleştirilen VI. Kongreye “Türkiye’de beslenme” konulu bir tebliğle (Türkan Kutluay Merdol) katılmıştır. O yıl bu toplantıya Gülden Köksal ve Suna Baykan da katılmışlardır. Türkiye Diyetisyenler Derneği’nin ICDA’e üyeliği 2000 yılında başarılabilmiştir. ICDA, 2002 yılında adını Uluslararası Diyetetik Dernekleri Konfederasyonu olarak değiştirmiştir. Bilindiği gibi diyetetik dernekleri dışında her ülkede beslenme ile uğraşan uzmanların üye oldukları Beslenme Dernekleri (Society of Nutrition) de bulunmaktadır. Bu dernekler de 1948 yılında IUNS (International Union for Nutrition Societies-Uluslararası Beslenme Dernekleri Birliği) adı ile bir çatı altında birleşmişler ve 1952 yılında uluslararası kongrelerini düzenlemeye başlamışlardır. ICDA, 1978 yılında bu birliğe tüm dünya diyetetik dernekleri adına üye olarak bu iletişim ağı içinde etkin roller üstlenmeye başlamıştır. ICDA diyetetik eğitim ve uygulamaları ile dünya çapında araştırmalar yapmakta ve bunu zaman zaman sitesinde (www.internationaldietetics.org) yayımlamaktadır. Amerika Avrupa, Asya ve Afrika diyetisyenlik eğitim ve uygulamaları ile ilgili bilgi ve gelişmelerin yer aldığı bu yayınlara, Türkiye Diyetisyenler Derneği Dış İlişkiler Komitesi aracılığı ile ICDA’den gönderilen tüm anketleri cevaplandırılarak verdiği katkıları aksatmadan sürdürülmektedir. ICD’ye üye dernekler; Almanya, Amerika, Avustralya, Avusturya, Brezilya, Çin Halk Cumhuriyeti, Danimarka, Fransa, Filipinler, Finlandiya, Güney Afrika, Hindistan, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Japonya, Kanada, Karayibler, Kore, Malezya, Norveç, Slovenya, Şili, Türkiye, Yunanistan, Yeni Zelanda, Arjantin, El Salvador, Endonezya, Hong Kong, Kıbrıs Rum Kesimi, Lüksemburg, Macaristan, Meksika, Nijerya, Pakistan, Singapur ve Tayvan’dır.

kuruyemiş ve baharatlar gerçek diyetisyenler, baharatlar, aktar, aktariye, aktara sıkı denetim

Avrupa’daki diyetetik dernekleri de bir federasyon şeklinde bir araya gelmelerinin uygun olacağı görüşü ile 1978 yılında Danimarka’da EFAD’ı (Eurapean Federation of Associations of Dietitians- Avrupa Diyetetik Dernekleri Federasyonu) kurmuşlardır (4). Türkiye Diyetisyenler Derneği, EFAD’a 1994 yılında üye olmuştur. EFAD her yıl bir ülkede delege toplantısı düzenlemektedir. Türkiye Diyetisyenler Derneği EFAD’a ilk delegeyi (Prof. Dr. Muazzez Garibağaoğlu) 1994 yılında göndermiştir. Bu delege, harcamalarının yarıdan fazlasını kendi cebinden yapmıştır ve delege toplantılarına katılımını düzenli olarak sürdürmüş ve 1996 yılında delege toplantısının İstanbul’da yapılmasını sağlamıştır. EFAD kurulduğu yıldan sonra iki yılda bir eğitim forumları düzenlemekteydi (Daha sonra bu forumlara son verildi). Bu forumlara Türkiye olarak üç kez davetli konuşmacı (Türkan Kutluay Merdol, Gülden Pekcan, Tanju Besler) ve oturum başkanlıkları alarak (Türkan Kutluay Merdol, Ayşe Baysal) katılmıştır. EFAD 2006 yılında DIETS (Dietitians Improving the Education and Training Standards- Diyetisyen Eğitim ve Uygulama Standartlarını Geliştirme) adı ile bir proje başlattı. Proje başkanlığını Anne de Looy adlı İngiliz bir profesör diyetisyenin yaptığı bu projede Türkiye Diyetisyenler Derneği de yer almaktadır. Bir süre dissemination (haber yayımı) grup başkanlığını yürüttüğüm bu proje, öğretim elemanı ve diyetisyen değişim ziyaretleri ile Avrupalı diyetisyenlerin birbirleri ile iletişimlerini güçlendirerek bilgi alışverişi yapmalarını ve özellikle diyetisyen eğitiminin önemli bir parçası olan staj uygulamalarında kaliteyi yükseltmeyi hedeflemektedir. Proje her üç ayda bir newsletter (bülten) yayımlamaktadır. Bu bültenlere Türkiye’den de yazı göndererek katılım verilmektedir. EFAD diyetisyenlik için eğitim ve uygulama standartlarını gösteren bir benchmark (göstergeler) hazırlamıştır ve üye ülkelerden bunu tercüme ederek dernek web sitelerine koymasını istemiştir. TDD’de bu konuda üzerine düşeni yapmış ve hem TDD sitesinde (www.tdd.org.tr) hem de EFAD sitesinde (www.efad.org) yayımlanmasını sağlamıştır. EFAD’a üye ülkeler; Almanya, Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Lüksemburg, Norveç, Portekiz, Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi, Macaristan, Polonya, Slovenya, İsveç, Portekiz’dir.

psikoloji, psikolog, psikiatri, psikologlar derneği

Asya ülkelerindeki diyetisyen dernekleri de Asian Federation of Dietetic Associations (AFDA) adı ile 1990 yılında kurdukları federasyon aracılığı ile iletişimlerini gerçekleştirmektedirler. Hong Kong, Endonezya, Malezya, Filipinler, Singapur, Tayland, Çin, Japonya gibi ülkelerin üye olduğu AFDA da ICDA gibi dört yılda bir kongre düzenlemektedir.

diyetisyen iş ilanları, beslenme ve diyetetik alımları, diyetisyen iş ilanı 2017

Prof. Dr. Türkan Kutluay Merdol

  • 1967 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun oldu.
  • 1974’de doktora derecesini aldı.
  • 1979 da Doçent,
  • 1988 profesör oldu.
  • 36 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünde,
  • 2 yıl Libya Al-Fateh Üniversitesi’nde,
  • 4 yıl İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsünde görev yapmıştır.
  • Türkiye Diyetisyenler Derneği Onur Kurulu üyesi ve
  • 1972 yılında yayınına başlayan Beslenme ve Diyet Dergisinin yardımcı editörüdür.
  • Yıllarca Avrupa Diyetetik Dernekleri Federasyonu (EFAD) ve Uluslararası Diyetetik Dernekleri Federasyonu (ICDA)’nun Türkiye Temsilciliğini yapmıştır.
  • Halen Okan Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı olarak görev yapmakta olan Dr. Merdol evlidir ve bir çocuk annesidir.

Ayşe Baysal: Silbiçli beşikten halkının kalbine giden yol…

“Acıkan çocuk doyurulmalıdır” diyen 1924 Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi’ni Türkiye adına Mustafa Kemal Atatürk imzalamıştı.

Prof. Dr. Ayşe Baysal, yaşamını yalnızca çocukların değil, tüm halkın yeterli ve dengeli beslenmesine adadı. O, halkın öğretmeni ve diyetisyenlerin baş öğretmeniydi. Onun yaşamı, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinin bir zafer öyküsüdür…

Cumhuriyet’in kurucuları, ne düşlediyse Prof. Dr. Ayşe Baysal, o yönde yürüdü ve yürümekte.

Onun toplum hekimliği uğruna verdiği savaşımı anlamak için; başarısının gizlerini çözebilmek için; başarısının gizlerini çözebilmek için, silbiçli beşikten anlatmaya başlamak gerek. Silbiçli beşik metaforu, aynı zamanda Cumhuriyet Türkiyesi’nin nereden nereye geldiğinin de bir bakma anlatımıdır…

Köyüm, Uğurlu köyü Orta Toroslarda eskiden Ermenek ilçesine bağlıydı. İlçe merkezine yürüyerek ya da katırlarla 5-6 saatte gidilirdi. Kışın kar çok yağdığından yollar kapanırdı… Köy erkekleri çoklukla kış aylarında Alanya, Antalya, Mersin ve hatta İzmir’e ameleliğe giderler; yaz aylarında da, köydeki işleriyle uğraşırlardı. Her ailenin bir iki dönüm arazisi ve bağ – bahçesi vardı.

ayşe baysal kimdir, ayşe baysal hayatı, ayşe baysal beslenme kitab pdf, ayşe baysal beslenme, ayşe baysal beslenme kitabı,

Prof. Dr. Ayşe Baysal: Köyümüz yoksuldu”

Kışın Mersin ve Antalya’ya gidenlerin yazın da orada çalışmamalarında en önemli etken, sıtma hastalığının varlığıydı. 1945’lerde bataklıklar kurutulup, sıtma savaşı başarıya ulaşınca, köy eksilmeye başladı. İnsanlar yazın da amelelik yapıyorlardı. Babam Osman iki eşliydi. Evin bir bölümünde ilk eşi, evli iki ağabeyimle birlikte otururdu; biz de diğer bölümde yaşardık…

Prof. Dr. Ayşe Baysal: “Annem 14 yaşında evlendirilmiş…”

İlk eşi 2 – 3 sene sonra ölmüş. 17 yaşında dul kalınca babamla evlendirilmişti. Annemin temel kuralı:

Kimseye muhtaç olmayacaksın, el açmayacaksın!

Bu kural bazı yönlerden yararlı olmasına karşın, evdeki huzur ortamı açısından hoş değildi.

ayşe baysal kimdir, ayşe baysal hayatı, ayşe baysal beslenme kitab pdf, ayşe baysal beslenme, ayşe baysal beslenme kitabı,

Prof. Dr. Ayşe Baysal: Çalışmaya kaç yaşında başladığımı anımsamıyorum”

Okula başlamadan önce işe başladım diyebilirim. İlk işim ahırdan odun taşımak, ev süpürmek, bulaşık yıkamak ve köy çeşmesinden testi, bakraç, güğüm ve kabakla su taşımaktı.

Annemin tutumluluğu sayesinde, açlık sorunumuz hiç olmadı. 1940’lı senelerde tüm ülkede hüküm süren kıtlık, köylerde de vardı. Kış sonu evlerinde hiç yiyecek kalmayan aileler vardı. Çavdar daha tam olgunlaşmadan başaklarını ateşte kavurup yiyenler olurdu. O yıllarda köyde buğdaydan çok çavdar yetiştirilir; un, bulgur, yarma ve diğer yiyecekler ondan hazırlanırdı…

Prof. Dr. Ayşe Baysal: Açlık çekmemekle birlikte çok hastalık çektim”

Adını bildiğim tek hastalık sıtmaydı. Titremeyle gelen nöbet bir anda insanı halsiz bırakırdı. Sıtmanın ilacı kinindi. Köye gelen sağlık memuru kinin dağıtırdı. Biz ona doktor derdik. Çiçek aşısını da o yapmıştı. Anımsayabildiğim kadarıyla tifo ve dizanteri gibi bilinen çocukluk hastalıkları da geçirmiştik. Bende en çok iz bırakan göz enfeksiyonlarıydı. Gözümüz öyle çapaklanırdı ki sabah kalktığımızda tümüyle kapalı olurdu…

ayşe baysal kimdir, ayşe baysal hayatı, ayşe baysal beslenme kitab pdf, ayşe baysal beslenme, ayşe baysal beslenme kitabı,

Prof. Dr. Ayşe Baysal: Çocukluğumda neden bu kadar hastalıklı ve güçsüzdüm?”

Bunda yaşamımın ilk yılındaki bakımsızlığın etkisi olabileceğini düşünüyorum. En büyük ablamın anlattığına göre, ben bebekken annem uzunca süre hastalanmış. Kendi canından geçen annemin, istemeden doğan Ayşe bebeğe bakacak hali yokmuş. Ablama

Şunu götür köy dışında bir yere koy gel, dermiş.

Bir kez ablam öyle yapmış ama bakışlarıma dayanamamış. Annem süt verecek halde olmadığına ve bir süt kardeşim de olmadığına göre, ben bebekken emzirilmemişim de. Ablam beni, çavdar ununa pekmez katarak yaptığı helvayla beslemiş. Böyle beslenen çocuklar çok kaka yaparmış. Bu kadar kakaya ne bez yetişir; ne de o bezleri yıkayacak zaman var. Beni silbiçli beşiğe koymuşlar; ortasında lazımlık gibi bir oyuğu olan beşik düşünün; beşiğe yatırılan çocuğun da kakasını o oyuktan yapabilmesi için poposunun oraya denk getirildiği ve sıkıca bağlandığını düşünün. İşte benim bebekliğimi görmektesiniz.

Babamın ilk eşinden olan iki ağabeyim ile benden büyük olan öz ablam, okutulmamıştı. Onların güçleri kuvvetleri yerindeydi. İlkokul zorunlu olduğu için ablamın yerine benim gibi daha az işe yarayanı okula yazdırdılar. Bu hep böyle gitti. İlkokulu bitirdiğimde, Köy Enstitüleri kurulalı beş yıl olmuştu. Yeni mezun öğretmenler köylere gelmeye başlamıştı. Halk, bu değişimin farkındaydı. Öğretmenin daha iyi koşullardaki, düzenli yaşamı dikkat çekiyordu. Artık herkes okumanın önemini kavramaya başlamıştı. Erkek çocuklar için enstitüye girmek zorlaşmıştı. Köyümüzdeki varlıklı akrabalarımızdan Ese dayı oğlu Mehmet’i gönderecekti; istekli çok olduğu için, yanında bir kız öğrenci getireni sınavsız alıyorlardı. Babamda da kız çocuk çoktu. Ailem okumam konusuna hiç aldırmıyordu. Bir yandan da kötü bir taassubun baskısı altındaydılar…

Prof. Dr. Ayşe Baysal: “Kızlarını okula gönderirlerse kız kötü insan olabilir korkusu vardı”

Babam Ese Dayı’nın babasından çok çekinir; her söylediğini yapardı. Çok baskı yaptılar; sonunda annem, zaten “daha az işe yarayan” olduğum için beni gözden çıkardı. İvriz Köy Enstitüsü’ne, akrabamız Mehmet ile birlikte beni gönderdiler; iyi ki de gönderdiler. Kurtuldum.

ayşe baysal kimdir, ayşe baysal hayatı, ayşe baysal beslenme kitab pdf, ayşe baysal beslenme, ayşe baysal beslenme kitabı,

Prof. Dr. Ayşe Baysal: Köylünün % 80’i okur yazar değildi…”

Köylünün toptan aydınlığa kavuşturulması için, ilk olarak köy eğitmenleri kursları, köy öğretmen okulları gibi denemeler 1937 – 1940 yılları arasında yapıldı. Bunun da köylünün aydınlanmasına yetmeyeceği kısa zamanda anlaşıldı. 1940 yılında çıkarılan yasa ile Köy Enstitüleri kuruldu. Altı yıl içinde köy enstitüsü sayısı yirmi bire ulaştı.

İkinci Dünya Savaşı yılları, Türkiye’nin en çok kıtlık çektiği, kaynak sıkıntısı içinde olduğu yıllardı. Türkiye bir yandan savunma çabasını sürdürüyor; bir yandan da cehaletle başa çıkmaya çalışıyordu. Bu nedenle, Köy Enstitüleri, devlete mali yük getirmeden, kendi binalarını kendileri yapmak, yiyeceklerinin bir bölümünü kendileri üretmek zorundaydılar. Yaparak, yaşayarak öğrenmek esastı Köy Enstitüleri’nde. Bu koşullarda yetişen eğitim önderlerinin, köylerde yalnızca öğretmenlik değil, aynı zamanda toplum kalkınmasında da köylüye örnek olması, önderlik yapması bekleniyordu. Biz böyle yetiştik ; bize bu olanağı sağlayanlara da borcumuzun ne olduğunu hep bildik.

Köyümüzden ilçe merkezine iki yolculuğum var ki, hiç unutamam…

Birincisi, İvriz Köy Enstitüsü’ne gitmek için yola çıktık. Ermenek üzerinden Karaman’a ulaşmak için taşıt bulmamız hemen hemen olanaksızdı. Onun için Ermenek’e yürümek yerine Karaman’a yürümeyi seçtik. Eniştem, kestirme yolu seçti. Çıkın içinde birkaç gün yetecek yufka, çökelek ve pekmez helvasından oluşan azığımızı sırtımıza alarak 4 Temmuz 1945 günü sabah yürüyerek yola koyulduk. İki geceyi dağda geçirdikten sonra üçüncü gün öğle civarı Karaman iline ulaştık.

ayşe baysal kimdir, ayşe baysal hayatı, ayşe baysal beslenme kitab pdf, ayşe baysal beslenme, ayşe baysal beslenme kitabı,

Prof. Dr. Ayşe Baysal: “Hayatımda ilk kez tren görüyordum…”

Üzerime gelince, beni ezecek diye kaçmaya çalıştığımı hatırlıyorum. Ereğli’ye trenle, Ereğli istasyonundan okula da kağnı ile gittik.

İkincisi, tam 15 yıl sonra…

Köyümden yola çıktım. Amerika Birleşik Devletleri’ne gideceğim…

Tek taşıtımız yine katır. Ermenek’e yaklaşık 35 kilometre uzakta olduğundan katırla gidilirdi… Bu yolculuk çocukluğumdakinden farklıydı. Ben katırın üstünde, ablam yürüyerek yaptık bu yolculuğu. Yürümesi yetmiyormuş gibi, sırtında Ermenek’te okuyan oğluna erzak da taşımıştı. Sosyal adaletsizliğin bu örneği yüreğime ağır bir yük olarak yerleşti. Amerika Birleşik Devletleri’nde aldığım burstan 10$ karşılığının ablamın okuyan oğluna gönderilmesini sağlayarak teselli bulmaya çalıştım…

ayşe baysal kimdir, ayşe baysal hayatı, ayşe baysal beslenme kitab pdf, ayşe baysal beslenme, ayşe baysal beslenme kitabı,

Prof. Dr. Ayşe Baysal: “Köy enstitüsünde her yıl sınıf birincisi oldu…”

Okul gazetesinin Ermenek kaymakamlığına ulaşması ve kaymakamın Ayşe’nin başarılarını köylülere övgü ile anlatması, köylülerde okuyanlara karşı olan olumsuz bakışı değiştirmişti. Hele okul tiyatrosu ile ilçe merkezlerinde yaptığımız gösterilerin de yankıları çok etkili olmuştu.

Enstitüdeki son yılımdı. Hocam Tevfik Yavuzer’in, Hüseyin Özcan’ın düzenlediği bir piyesi, arkadaşım Ethem Özgüven ile birlikte bir hafta Ermenek’te oynadık. Temsildeki tek bayan oyuncu bendim. Bu oyunun geliri, ortaokulun yapımına harcanmıştı. Yani Ermenek Ortaokulu’nun temelinde, benim de emeğim var. Konya gazeteleri, “Ermenek’te bir genç kız piyeste oynadı” gibi haberler yazdı. Doğaldır ki, bunların hepsi köyümüzde olumlu etkiler yaptı. Yoksul olan köyümüzde, bir çok genç ve ailesi, çıkışı okumakta görmeye başlamıştı. Bir süre sonra, Uğurlu köyü en çok öğretmen yetiştiren köy ünvanını almıştır.

Ayşe Baysal, İvriz Köy Enstitüsü’nü 1950 yılı Haziran ayında, birincilikle bitirdi. Öğretmenleri, Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulu’na devam etmesini istendi. 21 köy enstitüsü için iki kontenjan ayrılmıştı; sınavı kazanan iki kişiden biri o oldu. Ankara-Sıhhiye semtinde olan okul, yatılıydı; bu yüzden barınma sorunu olmamıştı. Ama farklı sosyo-ekonomik düzeyden gelen sınıf arkadaşlarıyla uyum sorunları, onu çok üzdü. Ailesinden para isteyemediği için de, harcamalarını en aza indirdi. Ücretsiz olduğu için, DTCF’deki ücretsiz cumartesi klasik müzik konserlerini, sanat tarihi öğretmenin götürdüğü bale ve operaları hiç kaçırmadı. Derslerdeki başarısı ve arkadaşlarına yardımcı oluşu, sınıf arkadaşlarıyla uyumunu da olumlu yönde etkiledi. Derslerinin ağırlığı, ev idaresi atölyesi, yemek atölyesi ve çocuk gelişimi alanındaydı.

ayşe baysal kimdir, ayşe baysal hayatı, ayşe baysal beslenme kitab pdf, ayşe baysal beslenme, ayşe baysal beslenme kitabı,

Prof. Dr. Ayşe Baysal: İlk beslenme dersi…”

Amerika Birleşik Devletleri’nden yeni gelmiş olan Doç. Dr. Osman Nuri Koçtürk’ten almıştım. O zamana kadar görmediğim hassas teraziler, tüpler, balonlar gibi araç gereci son derece çekici bulmuştum. Hele deney hayvanlarıyla yapılan çalışma, iyi beslenenlerle kötü beslenenlerin arasında gözlediğim farklılıklar adeta beni büyülemişti. Koçtürk’ten edindiğim bilgileri ve laboratuvardaki uygulamaları kendi yaşamına da uyguladığımdan sağlığımda belirgin bir düzelme olmuştu. Beslenmenin sağlıklı yaşamın temeli olduğunu yaşayarak öğrenme olanağı bulmuştum.

Kız Teknik’teki öğrencilik yaşamımın en önemli bölümünü öğrenci derneklerindeki çalışmalarım oluşturdu. İkinci sınıftan başlayarak, okulun öğrenci derneğinin yönetiminde görev aldım. Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulu Öğrenci Derneği, Ankara Yüksek Okullar Öğrenci Birliği’nde ve Türkiye Milli Talebe Federasyonu’nda (TMTF) çalıştım. Federasyonun çıkardığı “Devrimci Gençlik” dergisinde, Yekta Güngör Özden ile “Köycülük” kolunda da Cevat Geray ile birlikte çalıştım. Daha sonraları da Türkiye Öğretmenler Sendikası’nda çalıştım ve Başkan Fakir Baykurt ile ailesinin yakın arkadaşlarından biri oldum.

Okulu bitirdikten sonra, öğretmen olma hayalim ve sorumluluğum yakamı bırakmadı. Ankara Valisi’nin “köycülük danışmanı” olmam önerisine karşın ondan bir kız öğretmen okuluna, öğretmen olarak atanmama yardımcı olması isteğim, başarılı oldu. O zamanlar, kızların gidebildiği iki öğretmen okulu vardı: Biri Bolu’a biri de Beşikdüzü’nde (eski köy enstitüsü). Ben de Trabzon-Vakfıkebir ilçesi Beşikdüzü’nü istedim. Okul köy enstitüsü olarak kurulduğundan, yatakhane, yemekhane, derslik ve işlikler yanında, öğrencilerin balıkçılık dersleri görmeleri için bir kayıkhanesi vardı; okul binaları da öğrencilerce yapılmıştı. Okul uzaktan bakıldığında kumsalda oraya buraya serpilmiş villa ve plaj evlerini andırıyordu.

Orada “ev işi” öğretmeni olarak çok yönlü çalışmalarım oldu. Yalnızca öğrencilere bana gösterilen konuları öğretmekle kalmadım; onların karadeniz bölgesi köylerinde öğretmen olarak yararlı olabilmeleri için eğitilmelerini sağlamaya ve “yeterli ve dengeli beslenebilmeleri” için de savaşım verdim. Okul müdürünün desteğiyle, derslerimin temelini “sağlıklı yaşam kuralları” oluşturdu; ek bir maliyet getirmeden yemek servisinin de daha besleyici olmasını sağlamıştım. … Yıllardan sonra, değişik yerlerde karşılaştığım öğrencilerimden aldığım “sizin sayenizde kazandığım israfı önleme ve sağlıklı yaşama alışkanlığı sayesinde iyi yerlere geldim” sözleri, verilen uygulamalı eğitimin kalıcılığını açıklar niteliktedir.

Öğretmenlik görevime başladıktan sonra, Tarım Bakanlığı’na bağlı olarak İzmir Bornova’da kurulan Ev Ekonomisi Yayım Örgütü’ne atamam çıktı. Kabul etmeyebilirdim. Ama yeni bakanlıkta kendimi geliştirmek, ufkumu genişletmek için yeni fırsatlar doğabilirdi. Okul müdürümün tüm karşı çıkmalarına karşı kabul ettim. İyi de ettim. Yeni göreve başladığım örgüt, Amerika Birleşik Devletleri’nden kopya idi ve çiftçi ailesini bir bütün olarak eğitmeyi hedefliyordu. Ailenin erkek bireylerine yeni tarım teknikleri öğretilirken, kadınlarına ev ve aile yaşamını daha iyi götürmeye yönelik bilgi ve beceri kazandırılması hedefleniyordu. Bu örgütün ev ekonomisi bölümü için eleman yetiştirmek için de Ev Ekonomisi Yetiştirme Merkezi açılmıştı. Bu merkezde önce kursiyer sonra öğretmen olarak 1958-1960 yılları arasında bulundum. Burada yaşarak eğitim-öğretim ilkesini uygulama olanağı buldum. Stajyer öğrencilerle birlikte köylülerle çok yakın iletişim içinde oldum. Soma, Saruhan ve Salihli’nin köylerini geziyorduk.

Sağılan inek sütlerinin üzeri sinek kaynıyordu. Bu da yaygın çocuk ishallerine yol açıyordu. Onlara “tel dolabı” öğrettim.

Doğru dürüst bulaşık yıkamayı ve yıkandıktan sonra bulaşıkların yükseğe konulmasını öğrettim.

Fırınlarda kek, kurabiye yapmayı öğrettim.

Giyime önem verdik. Dikiş makinalarını zeytinyağı ile yağladıkları için bozulmuştu. Onlara ince makine yağı getirdim ve makinelerini yağlayarak çalıştırdım.

ayşe baysal kimdir, ayşe baysal hayatı, ayşe baysal beslenme kitab pdf, ayşe baysal beslenme, ayşe baysal beslenme kitabı,

Hela yapımını öğrettik.

Tarım il müdürlüğünde zaman zaman köylülerle ve köy muhtarları ile toplantılar yapılır ve ne istedikleri sorulurdu. Bir toplantıda hep birden “ev ekonomisti” istediler. Bizim çalışmalarımızı duymuşlar ve yakınıyorlardı : “Gediz’in üst tarafına gidiliyor, bize niye gelinmiyor. O tarafın da iyi yaşama hakkı yok mu?” diye…

Ayşe Baysal, öğrenme isteği, bitmez tükenmez çalışma azmi ona yeni yeni ufuklar açmayı sürdürüyordu. Amerika Birleşik Devletleri’nde bir yıllık görgü bilgi arttırma olanağı buldu ve bu sırada bir yarı yıl üniversitede dersler aldı . Bu da onun lisansüstü eğitim görme isteğini körükledi. Araştırma ve girişimleri sonucu kendisine bir burs bularak ABD’ye ulaştı. Bir çok zorluklarla boğuşarak ve her aşamada başarısını kanıtlayarak beş yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde kaldı. ABD’nin en tanınmış üniversitelerinden Wisconsin Üniversitesi’nde, bütün ısrarlara karşın kalmayarak, aldığı bir doktora derecesi ile ülkeye döndü.

Toplumu gören bir sağlık anlayışı nasıl olmalıdır? Toplumun temel sorunlarına çözüm getirmelidir. Bu sorunlar, tek tek insanların sağlık yakınmalarının çok ötesinde, büyük insan gruplarını ilgilendiren sorunlar olmalıdır. Açlık bunlardan biridir. Gelirin dünya yüzeyindeki eşitsiz dağılımı ve “insan özürlü” politikalar bunlardan biridir. “Beslenme” sorunu da çok geniş insan yığınlarını yakından ilgilendirmektedir.

Ayşe Baysal’ın ülkeye dönüşünde, üzerinde durduğu önemli ilgi alanlarından biri de “beslenme” olmuştur. Prof.Dr.Orhan Köksal’ın yürüttüğü “Türkiye Beslenme Araştırması”nda görev alması, onun katkısıyla Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Hıfzıssıhha Okulu’na geçti. Çalıştığı Köy İşleri Bakanlığı’ndan izin alınmasında, ve zorunlu hizmetinin SSYB’ye aktarılmasında müsteşar Prof.Dr.Necmi Sönmez’in katkısı olmuştur.

Ben Hıfzıssıhha Okulu’na beslenme uzmanı olarak atandığımda, Nusret Fişek okul müdürlüğünden ayrılmıştı. Hocanın veda konuşmasında, Akan dereyi geri çevirmeye çalışıyorlar. Dere, önüne konulan bentlerle bir süre için durdurulabilir; fakat günün birinde sular o bentleri yıkarak yolunu devam eder. Çağdaşlığa giden bilim yolu da böyledir. Dogmalarla bilim yolu bir süre kapatılabilir. Fakat bu geçicidir.” sözlerini hiç unutmam. Sosyalleştirilmiş sağlık hizmeti bir yönden eğitim alanında Köy Enstitüleri’ne benzerlik gösteriyordu. Hıfzıssıhha Okulu, kırsal alana gönderilecek sağlık personelinin belirli bir ön eğitimden geçtikten sonra kırsal alana gitmelerini ve çalışmaları sırasında da hizmet içi eğitimle desteklenmelerini sağlıyordu.

ayşe baysal kimdir, ayşe baysal hayatı, ayşe baysal beslenme kitab pdf, ayşe baysal beslenme, ayşe baysal beslenme kitabı,

Hacettepe Üniversitesi Temel Bilimler Yüksek Okulu’na bağlı Beslenme Bölümü’nde önce dersler vermeye başlaması ve sonra tümüyle bu birime geçmesi, bu alanda yoğunlaşması için olanak olmuştur. Bu bir bakıma uzun bir yolun başlangıcı olmuştur. Hacettepe Üniversitesi’nin bir yanda diyetisyen yetiştirmek üzere eğitim vermesi ve öte yandan yetiştirdiği diyetisyenlerle Tıp Fakültesi Hastanesi’nin beslenme servisini geliştirmesi büyük bir şanstır. Daha sonra Ev Ekonomisi Yüksek Okulu’nu kurdu; bunun çekirdeğini de Diyetetik bölümü oluşturuyordu. Kısa süre içinde buna ek olarak Çocuk Gelişimi ve Eğitimi ile Ev İdaresi adıyla iki bölüm daha eklendi.

Bu gelişmelerin yanı sıra laboratuvarlarımızı kurduk ve öğrencilerimizi staj için Türkiye çapında köylere göndermeye başladık. Edirne’den Şemdinli’ye kadar… UNICEF ishalli çocuklar için çözelti göndermeden çok önce biz bu konuda bir “çözelti” hazırlamıştık (Çay+limon+tuz+şeker’den oluşuyordu). Böylece ishal olgularının önüne geçmiştik. Şemdinli’de sınırlı sayıda köye ulaşabiliyorduk. Ulaşamadığımız köylerden ishalli çocuklarına bizim çözeltiden almaya gelenler çok oldu. “Kaç para?” diye soruyorlardı, parasız olduğunu duyunca şaşırıyorlardı. Birer örnek ellerine veriyorduk ve nasıl yapacaklarını da öğretiyorduk. Gerisini onlar üretiyordu. Malnütrisyon’da yoğurtla tedaviyi başlattık. Çocuk beslenmesinde bunun önemini biz tanıttık. Süt vb tersine yoğurt bir gün süresince bozulmadan bekletilebiliyordu; bu kullanım kolaylığı da getiriyordu.

ayşe baysal kimdir, ayşe baysal hayatı, ayşe baysal beslenme kitab pdf, ayşe baysal beslenme, ayşe baysal beslenme kitabı,

Başarınızda size güç veren neydi? İzlediğiniz yol-yöntem, ilkeler neydi?

‘Hiç kimse size gümüş tepsi içinde bir şey sunmuyor. Her şeyi kendi emeğinizle yapacaksınız. Mutlaka uğraşacaksınız ve başaracaksınız. Bütün sorun bu. O size itici bir güçtür. İyi bir uyarıdır. Ben bunu yapacağım; yapmam gerekir ve yaptım diyebilmek önemlidir. Ayrıca Köy Enstitüsü’nde iyi bir çalışma disiplini almış olmam etkendi. İyi bir okuma alışkanlığı kazanmıştım. Bize çok iyi bir okuma yazma, kendini ifade edebilme alışkanlığı kazandırdılar. Tabii asıl olan ‘ben bunu başaracağım’ diyebilmektir. Ben ABD’inde burslu okudum. Eğer başarısız olursam, B’nin altında not alırsam bursum kesilecekti. Wisconsin Üniversitesi, akademik düzeyi yüksek öğrenciye burs veriyordu. Bütün derslerim iyi olmak zorunda. Bunlar da itici güçtü.

Bir de düzenli çalışırdım. Planlı, programlı çalışırdım. Çok çalışmazdım. Uykusuz kalıp, sabahlara kadar çalışmazdım. Düzenli ve zamanında çalışırdım. Dersi çok iyi izlerdim. Yabancı ülkedesin. Dil sorunu da var. Hoca çok erken gelirdi, hazırlık yapardı. Ben de derslere çok erken gelir, hocayı izler, ön sıradaki yerimi kapardım. Hocanın dediklerini de titizlikle yapardım. Tabii biraz da muhakeme, ilişki kurma yeteneği gerekiyor. 2,5 yılda doktorayı bitirdim ama hiç tatil yapmadım. Hatta orada bir ameliyat geçirdim. Üniversitenin doktoru bir Profesör ameliyatımı yapmıştı. Demişti ki, ‘Burada yabancı öğrencilerin bazıları çok zengin, parayı gereksiz yere savuruyorlar; bazıları da zorlukla okuyabiliyor. Ben sizin durumunuzu da öğrenmek istiyorum?” Ameliyat için doktora para ödemem gerekiyordu. ‘Burslu okuyorum efendim. Ama size vereceğim parayı hazırladım…

ayşe baysal kimdir, ayşe baysal hayatı, ayşe baysal beslenme kitab pdf, ayşe baysal beslenme, ayşe baysal beslenme kitabı,

Prof. Dr. Ayşe Baysal’ı tanıyan çok. Ama anımsayamayanlara bile “mercimek yemeyi” önerdiğini söylediğinizde hemen tanımaktadırlar.

Konuya Prof.Baysal, “Siz hiç yaşamınızda mercimek yoldunuz mu?” diye giriyor; “toplayan insanın ellerini yakar”. “Ben televizyonlara çıkıp mercimeğin ne denli besleyici olduğunu söyleyip çok tüketilmesini önerdiğimde, “mercimek tüccarları”nın hışmına uğradım. Çünkü, çok tüketildikçe köylünün elindeki mercimek para etti ve tüccarın bunu ucuza kapatma olanağı kalmadı. Bu öfke dolu sözlere ne kadar sevindim bilemezsiniz. Mercimek güneydoğuda yetişir; toprağı nadasa bırakacağınıza mercimek yetiştirebilirsiniz. 10 kat artan tüketimi yönlendirmek için, “beslenme programı” çerçevesinde bu televizyon programını kabul ettim. Çocuk beslenmesini, iyotlu tuzun kullanımını; kabız olunca nasıl besleneceğini; bulgurun pirinçten daha değerli olduğunu anlattım. Özellikle derlediğimiz yöresel yemek tanımlarını verdim. Aslında mercimek kültürü ülkede gelişmiş. Afyon’da böreğini, Eskişehir’de mantısını, Antep’te köftesini yapmışlar. Ama Karadenizli ve İstanbul’lu bilmiyordu; onlar da öğrendiler.

Toplum Hekimliğine gönül verenlerden Prof.Dr.Ayşe Baysal’ın yaşam öyküsünde söylenecek daha o kadar çok şey var ki. Neyse ki, onun yaşam öyküsünü okuyabileceğimiz iki anı kitabı ve dinleyebileceğimiz sayısız öğrencisi ve yol arkadaşı var. Ayşe Baysal, bugün seksenüç yaşında. Hala savaşımını sürdürüyor. Kurduğu Prof.Dr.Ayşe Baysal Beslenme Eğitimi ve Araştırma Vakfı (Besvak) aracılığıyla, burs vererek diyetisyenlere eğitimlerinde destek oluyor. 1975 yılından beri, çok satan kitaplarının telif ücretleriyle, kendi ilkeleriyle uyum gösteren gençlere burslar veriyor. Bir de, olanakların yetmediği durumlarda da, çevresindekileri harekete geçirerek burs vermelerini sağlıyor; onları yönlendiriyor.

ayşe baysal kimdir, ayşe baysal hayatı, ayşe baysal beslenme kitab pdf, ayşe baysal beslenme, ayşe baysal beslenme kitabı,

Taassubun kara pençesinden kurtarmak : Küçüğümün küçüğü kız kardeşim başta olmak üzere köyden bir çok yakınımızın okuması için büyük çaba gösterdim. Yenimahalle’deki evimde yeğenlerim kalıp okudular. Bugün bile üvey abimin torunu orada okuma amacıyla kalıyor. Katkım çoğunlukla kızlara oldu. Yatılı bölge okulunda okuyup, parasız yatılı sınavlarını kazandıktan sonra üniversiteye gelenlere burs vermek şart. Destek olmak şart. Onların da Atatürkçü olmaları şart.

ayşe baysal beslenme

Beslenme ve diyetetiğin duayeni Ayşe Baysal vefat etti

Türkiye’de beslenme ve diyetetik alanının yapılanması ve gelişmesine, diyetisyenlerin akademik kadroların yetişmesine büyük emeği geçmiş olan Prof. Dr. Ayşe Baysal, 86 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Bir dönem ülkemizde mercimek tüketimine öncülük etmesi dolayısıyla kamuoyunda “Mercimek anne” olarak tanınan Prof. Dr. Ayşe Baysal’ın vefat haberi, Prof. Dr. Ayşe Baysal Beslenme Eğitimi ve Araştırma Vakfı (BESVAK) tarafından duyuruldu.

ayse-baysal-mehdi-eker-gidahatti

BESVAK açıkladı

Açıklamada, şöyle denildi:

Sevgili diyetisyen ve diyetisyen adayları, Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Emekli Öğretim Üyesi, ülkemizde Beslenme ve Diyetetik alanının yapılanması ve gelişmesi, diyetisyenlerin ve akademik kadroların yetişmesinde yoğun emek vermiş, Beslenme ve Diyetetik alanının öncüsü olan Değerli Hocamız Prof. Dr. AYŞE BAYSAL’ı kaybettiğimizi büyük bir üzüntü içinde bildirmekteyiz. Değerli Hocamız Prof. Dr. AYŞE BAYSAL için Pazartesi günü aşağıda belirtilen şekilde tören programı yapılacaktır. Prof. Dr. AYŞE BAYSAL Hocamıza Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınlarına sabır diliyoruz.

ayse-baysal-ekmek-kampanya-gidahatti

Baysal’ın cenazesinin 15 Ağustos 2016 Pazartesi günü kaldırılacağı bildirilen açıklamaya göre, Ayşe Baysal için ilk olarak Hacettepe Üniversitesi Sıhhiye Merkez Kampüsü’ndeki M Salonu‘nda bir anma töreni yapılacak.

Bilkent Doğramacızade Ali Sami Paşa Camii’nde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazından sonra Ayşe Baysal’ın cenazesi, Ankara’nın Gölbaşı ilçesi Taşpınar Köyü kabristanında (TED Koleji yanı) toprağa verilecek.

ayse-baysal-gorsel-gidahatti

Prof. Dr. Ayşe Baysal kimdir?

1930 yılında eskiden Konya-Ermenek, günümüzde Karaman Sarıveliler ilçesine baglı Uğurlu Köyü’nde doğan Ayşe Baysal, ilköğrenimini aynı köyde, ortaöğrenimini İvriz Köy Enstitüsü’nde 1950’de tamamladı. Yükseköğrenimini 1954’de Ankara Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulu’nda (Mesleki Eğitim Fakültesi) tamamladıktan sonra Trabzon Beşikdüzü İlköğretmen Okulu’nda meslek yaşamına başladı. Bir yıl sonra Tarım Bakanlığı tarafından oluşturulan Ev Ekonomisi Örgütü’ne katılarak 1957’ye kadar Manisa Tarım İl Müdürlüğü’nde çalıştı. Bir yıl ABD’de görgü ve bilgisini arttırdıktan sonra 1958-1960 yılları arasında İzmir Ev Ekonomisi Yetiştirme Merkezi’nde öğretmenlik yaptı.

Amerikan Ev Ekonomisi Derneği’nin bursunu kazanarak 1960 Eylül ayında ABD’ne giden Ayşe Baysal, Virginia Polytechnic Institute ve State Üniversitesi’nde bir yıl lisans tamamlayarak 1961’de lisans, 1962’de de Besin ve Beslenme dalında bilim uzmanlığı derecelerini aldı. Wisconsin Üniversitesi’nin bursu ile 1965’de Besin ve Beslenme dalında doktora derecesini aldı.

Yurda dönerek kısa bir süre Köy İşleri Bakanlığı Halk Eğitimi Genel Müdürlüğü’nde çalıştıktan sonra 1965 sonunda Sağlık Bakanlığı Hıfzısıhha Okulu’nda beslenme uzmanı olarak göreve başladı. Aynı zamanda Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü, Hemşirelik Yüksekokulu ve Hemşire Koleji’nde ek görevle ders vermeye başladı. 1968’de Hacettepe, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanlığı’na atandı. 1970 yılında Doçent, 1976’da Profesör oldu.

1966 yılında öğretim görevlisi olarak başlayıp yönetici ve eğitimci olarak sürdürdüğü görevinden 1997 yılında emekli olan Ayşe Baysal, beslenme ve diyetetik alanındaki çalışmalara katkı vermeye devam etti. Çeşitli kamu ve özel kuruluşların düzenlediği seminer, konferans ve kongrelere konuşmacı olarak katılan, medya aracılığıyla halkın doğru beslenme konusunda bilinçlenmesine katkı sağlayan Baysal, Prof. Dr. Ayşe Baysal Beslenme Eğitimi ve Araştırma Vakfı (BESVAK) ile diyetisyen adaylarının eğitimine de destek veriyordu.

Sevgili hocamız Prof. Dr. Ayşe BAYSAL cenaze töreninde çiçek/çelenk gönderilmemesi,

Prof. Dr. Ayşe BAYSAL Beslenme Eğitimi ve Araştırma Vakfı’ na (BESVAK) bağış yapılması rica olunur.

IBAN: TR98 00015 0015 80072 9332 2642