Diyetinizde bitkilere yer açın kitabı

Diyetinizde Bitkilere Yer Açın kitabını ücretsiz inceleyin!

Asırlardır hastalıkları tedavi etmek amacıyla kullanılan bitkiler, günümüzde yine aynı amaçla ilaç ve besin takviyesi elde edilmesinde kullanılıyor.

Yeni Koronavirüs’le birlikte kullanımı artan besin takviyeleri, her ne kadar doğal ve zararsız gibi görünse de doğru kullanılmadığında ciddi yan etkilere hatta ölüme neden oluyor. Bu nedenle bitkilerin kullanımı konusunda bilinçlenmek ve gerektiğinde uzman desteği almak gerekiyor.

2014 yılında Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun olan Şenol YILDIZ, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde lisansüstü eğitimini tamamlayarak bilim uzmanı unvanı almıştır.

Mesleki yaşamına fitoterapi ve besin takviyeleri alanında öncü bir Amerikan şirketinde görev alarak başlayan Şenol YILDIZ, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi‘nde Uzman Diyetisyen olarak görev yapmakta, 6 yıl önce başlayıp 8.500’ü aşkın hasta ve danışanın hayatına dokunduğu bütüncül diyet eğitimlerine ve beslenme tedavilerine yine aynı heyecanla devam etmektedir.

Eskişehir Diyetisyen Şenol YILDIZ (1)

Eskişehir diyetisyen

Eskişehir’de kamu kurumlarında görev yapan, özel hastanelerde veya özel ofiste çalışan sağlık bilimleri beslenme ve diyetetik lisans mezunu diyetisyen / beslenme uzmanlarının listesi!

  • Kamu · Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Uzman Diyetisyeni · ŞENOL YILDIZ
  • Kamu · Eskişehir Şehir Hastanesi Diyetisyeni · FARUK ÇETİNKAYA
  • Kamu · Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni · ANIL ÇİĞDEM UYGUR
  • Özel · Sümeyye Eroğlu Klinik Diyetisyeni · SÜMEYYE EROĞLU
  • Özel · Diyetera Diyetisyeni · İBRAHİM DÖNGEL
  • Özel · Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Diyetisyeni · GÖZDE GENCE KIRTIZ
  • Özel · Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Diyetisyeni · MİNE ŞENARSLAN TORAMAN
  • Özel · Özel Eskişehir Anadolu Hastanesi Diyetisyeni · LALENUR BALCI
  • Özel · Özel Ümit Vişnelik Hastanesi Diyetisyeni · AYDA ERKEN
  • Özel · Özel Eskişehir Aile Danışma Merkezi Diyetisyeni · ŞEYMA YAŞAR

Eskişehir’de devlet kurumlarında görev yapan, özel hastanelerde veya özel ofiste çalışan sağlık bilimleri beslenme ve diyetetik lisans mezunu diyetisyen / beslenme uzmanlarının listesine siz de katkı sağlamak istiyorsanız “bir cevap yaz” bölümünden yorumlarınızı bekliyoruz.

Prof. Dr. Diyetisyen Saniye Bilici

Ulusal menü seferberliği: “Doğru beslenerek hastalıkları azaltacağız”

Türkiye’de toplumun %50’si en az 1 öğünü dışarıda yiyor, gıda harcamalarına ayrılan payın yaklaşık %25’ini ev dışı beslenme oluşturuyor. Kalp, kanser, hipertansiyon gibi hastalıklar da buna bağlı olarak artıyor.

Sağlık Bakanlığı, 80 kişilik bir ekiple Ulusal Menü Planlama ve Uygulama Rehberi hazırlıyor. Detayları Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Toplu Beslenme Sistemleri Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Dairesi Beslenme Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Saniye Bilici ile konuştuk.

Rehberin hazırlanmasındaki çıkış noktası nedir?

Son 10 yıldır hepimizde sosyokültürel faaliyetler, çalışan sayısındaki artış nedeniyle toplu beslenme hizmetlerinden yararlanma oranları hızla arttı. Bu durum beslenme alışkanlıklarımızı etkiledi. Bireysel düzeyde belki beslenmenin öneminin daha çok farkındayız ama toplu tüketim yerlerindeki uygulamalardan da mecburi olarak faydalanmak durumunda kalıyoruz. Rehberin çıkış noktası, toplu beslenme hizmetlerindeki kalitenin arttırılması…

Örneğin iş yerlerindeki yemekhanelerin girişinde yemeklerin kalorileri yazıyor. Bahsettiğiniz bu değil sanırım…

Kesinlikle değil. Sadece enerji bazlı menülerin yeterliliklerinin değerlendirilmesi uygun değil. Örneğin üç-dört kaptan oluşan bir menü planlıyorsunuz. Enerji oranını tutturabilmek için yağ oranını da artırabilirsiniz, karbonhidrat oranını da… Orada önemli olan bireylerin gereksinimi olan enerjiyi sağlamanın yanı sıra yeterli ve dengeli şekilde besin ögelerinin sağlanabilmesi… Türk toplumuna baktığımızda birçok beslenme yanlışlığımız var.

Geçmişten beri mi var yoksa son yıllardaki hızlı yaşam tempomuzda oluşan bir durum mu? Beslenme uzmanları her zaman Türk mutfağının bu anlamda övgüye değer bir mutfak olduklarını söyler…

Türk mutfağının övgüye değer olmasının sebebi, sağlıklı yemek tabağı modeli dediğimiz, her türlü besini barındırıyor olması. Çorbalarımızın %80’inde kurubaklagil var. Türkiye Beslenme Rehberi önerisi de haftada en az 2-3 kez kurubaklagil tüketilmesi yönünde. Bir etli dolma yaptığımızda hem sebzesini hem etini hem tahılını bir arada alıyoruz. Bir yemekle bile almamız gereken besin gruplarının bir miktarını almış oluyoruz. Ancak ne zaman porsiyon miktarlarımız arttı, ne zaman dışarıda daha çok tüketmeye başladık, bu bizi yanlış beslenmeye itti.

Rakamlar var mı, ev dışı beslenmenin oranı belli mi?

Çalışmalar toplumun yaklaşık %50’sinin en az 1 öğünü dışarıda yediğini, gıda harcamalarına ayrılan payın yaklaşık %25’ini ev dışı beslenmenin oluşturduğunu gösteriyor.

Yağ ve şeker yüksekken posa düşük

Menüleri hazırlarken Türkiye’de yaşayan insanların beslenme alışkanlıklarını mı dikkate aldınız?

Bir kere bu 80 kişilik ekip tamamen kanıta dayalı, bilimsel veriler çerçevesinde çalıştı. Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması gibi bir araştırma var önümüzde. Türkiye’nin genel anlamda yaptığı beslenme yanlışları veya besin tüketimlerimizin değerlendirilmesi noktasında neyle karşı karşıya olduğumuzu biliyoruz. Hazırladığımız rehber de bu verilere göre hazırlandı.

Örneğin doymuş yağ ve ilave şeker tüketimimiz yüksek. Posa alımımız düşük. Süt ve ürünleri tüketimimiz düşük. Dolayısıyla bir bireyin yaşına, cinsiyetine ve fiziksel aktivite durumuna göre fizyolojik gereksinimlerini hangi yemeklerle karşılayabiliriz, bunu tartıştık. Okul öncesi, okul çağı çocuklarının enerji gereksinimiyle bir yetişkininki farklı. Bir de hedef kitlelerin kendine özgü durumları var. Örneğin yaşlılar… B12 vitamini, folik asit, kalsiyum gibi bazı besin öğeleri gereksinimleri artıyor.

Bütün okullarda bu uygulanacak mı?

Tabii bütün rehberler bir öneri niteliği taşır. Ancak Sağlık Bakanlığı gibi bir kamu kuruluşundan çıkıyor olması önemli bir ulusal planı yansıtıyor olması, toplumsal sorumluluk içinde uygulanmasını da gerektiriyor.

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de halen obezite eğilimi artıyor. Dünya genelinde yetişkin nüfusta, yaşa göre standardize edilmiş obezite prevalansı, 1975’ten 2014’e erkeklerde üç kat, kadınlarda ise iki kat artmış. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 2016 yılında 1.9 milyar fazla kilolu ve 650 milyon obez yetişkin olduğu tahmin edilmekte. Türkiye’deyse rakamlar pek iç açıcı değil. 7-8 yaş grubundaki her dört çocuktan biri fazla kilolu veya obez. Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması’na göre 18 yaş üstü yetişkinlerde obezite prevalansı yaklaşık %30. Obezitenin zemin hazırladığı diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları gibi pek çok kronik hastalığın gelişimi de söz konusu. Beslenmeyle ilintili hastalıklar değerlendirildiğinde kalp-damar hastalıklarından ölüm oranı %46, 15 yaş üzeri hipertansiyon görülme oranı %24, diyabet oranı yaklaşık %10.

Hazırladığınız menü programı uygulanırsa, örneğin kanser ya da kalp hastalıkları azalacak mı?

Yanlış beslenme alışkanlığımızı düzeltiğimizde tabii ki süreç içinde bu hastalıklara eğilimimiz azalacak. Zaten amaç bu.

7 Ayrı gruba özel menü

  • Kreşler ve gündüz bakımevleri,
  • okullar,
  • kamu kurum ve kuruluşları,
  • huzurevleri,
  • işçi yemekhaneleri,
  • hastaneler,
  • cezaevleri olmak üzere yedi gruba özel menü hazırladık. Örneğin huzurevinde yaşayan yaşlılar veya hastanede yatarak tedavi alan hastalarda tüm günlük besin gereksinimlerinin tamamının karşılanması temel alınırken, kreş ve gündüz bakımevlerinde ise kahvaltı ve öğle yemeği dahil en az 2 ana öğün verilecek hizmetin standart içeriklerini belirledik.

Özel durumlara özgü menüler de hazırlıyorsunuz…

Evet, rehberde laktoz intoleransı olanlar, çölyak hastaları veya vejetaryenlere yönelik de hazırlanacak menülerde uyulması gereken ilkeler belirtiliyor.

Dikkatimi çeken bir başlık var, özel günler ve ziyafetler…

Temel amaç farkındalık yaratmak. Düğün, kokteyl gibi organizasyonlarda aslında çok da sağlıklı olmayan menüler sunuyoruz. Buna dikkat çekmek istedik. Tabii ki zorunlu hale getirmek zor ama bir gün dahi olsa sağlıklı beslenme davranışından vazgeçmemek gerektiğini vurgulamaya çalıştık.

Okullarda doğru beslenme sonucu çocukların hayatlarında ne değişecek?

Karşılarındaki rol modelleri, başta ebeveynler olmak üzere akranlarının davranışları çocukların beslenme alışkanlıklarını şekillendiriyor. Yetişkinler olarak pek çok bilgiyi edinebiliyoruz, ancak davranış değişikliği çok kolay değil. “Fazla yağ, şeker alırsam şişmanlarım, gazlı içecekten uzak durmalıyım” noktasında yetişkinler olarak bilgimizi davranışa dönüştürmekte zorlanıyoruz. Çocuklar ne verirseniz alıyorlar, bir de görürlerse bu algıyı yerleştirmek daha mümkün.

Tuz alımı azaldı

Programın üzerinde ne zamandır çalışıyorsunuz?

2018 Ekim’de başladık. Ciddi çalıştaylar yapıldı. Akademisyenler, STK’lar, diyetisyenlerden oluşan 80’e yakın uzmanla çalıştık. Yakında basılacak…

Mevcut menüleri irdelediniz mi?

Tabii. Çalışmalardan biri de buydu. Bu yemeklerde yağ, ilave şeker ve tuz miktarının çok olduğu görüldü. Türk toplumu olarak geleneksel tatlılarımız var. Hamur tatlılarında ilave şeker oranı çok yüksek örneğin. Azaltılması gerekenleri ortaya koyduk. Sahadaki yanlışları düzeltmek için kafa yorduk.

Geçmişte tuzun azaltılmasıyla ilgili yapılan çalışmalardan pozitif sonuç elde edildi mi?

Örneğin tuz tüketimi ile ilgili 2008 yılında Türk toplumunda günlük 18 gramlık bir tuz tüketiminden bahsediyorduk. 2012’de 15 grama indi. Kişi başı tuz tüketimi 2017 yılında DSÖ işbirliğinde yapılan çalışmada yaklaşık 10 grama düştü ancak hâlâ DSÖ önerisi olan 5 gramın 2 katı…

Hürriyet
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/ulusal-menu-seferberligi-dogru-beslenerek-hastaliklari-azaltacagiz-41219258
Diyetisyen Hilal Mutlu

Diyetisyen Hilal Mutlu: “İftar ve sahur arasında 2-2,5 litre su tüketin”

Diyetisyen Hilal Mutlu, iftarla sahur arasında 2-2,5 litre su içilmesi ve çay, kahvenin çok tüketilmemesi gerektiğini söyledi.

Dyt. Mutlu, oruç tutanların rahat bir gün geçirmesi için önerilerde bulundu.

Ramazan da olsa besin ihtiyacı aynıdır

Yaklaşık 17 saat aç kalan vücudun iftarda hem fiziksel hem de ruhsal açlığını gidermek istediğini belirten Mutlu,

Normal zamanda vücudumuzun ne kadar besine ihtiyacı varsa Ramazan’da da bu miktar aynıdır. Beslenme ipuçları olarak orucu 1 su bardağı ılık suyla açıp, 1 veya 2 adet hurma yenilebilir. Ardından çorba içilip 10-15 dakika dinlenilmelidir. Çorba olarak yoğurtlu ve soğuk çorbalar hem yaz günlerinin sıcağından kurtulmak hem de gün içinde aç kalan vücudun ihtiyacını karşılamak için tüketilebilir. Daha sonra ana yemeğe geçilip yanında mutlaka az yağlı süt ürünleri (yoğurt, cacık, ayran gibi) ve yağsız, bol yeşillikli salata olmalıdır. Komposto şekersiz tüketilmelidir. Ana yemeklerde kızartmalar, ağır, yağlı yiyecekler tercih edilmemeli, ızgara, haşlama, buğulama şeklinde pişirilmiş sebze ağırlıklı yemekler tercih edilmelidir. Ramazan’ın simgelerinden olan pide ise orta boy pidenin sekizde birinin 1 dilim ekmeğe tekabül ettiği unutulmamalı, haftada iki gün pide tercih edip kalan günlerde tam tahıllı ekmekler tercih edilmelidir. Çünkü oruçla birlikte değişen beslenmemiz kabızlığa sebep olmaktadır. İftardan 30-45 dakika sonra orta tempoda yürüyüş yapılmalı ve yavaşlayan metabolizma harekete geçirilmelidir, dedi.

Suyun önemini unutmayın

İftarla sahur arasında 2-2,5 litre su içilmeli ve çay, kahvenin çok tüketilmemesi gerektiğini aktaran Mutlu,

Çay, kahve suyun yerini tutmadığı gibi idrarla su atımına da sebep olur. İftar ve sahurun haricinde 2 ara öğün yapılmalıdır. Ara öğünlerde meyve, yoğurt, süt en iyi seçeneklerdir. 1 su bardağı maden sulu ayran da gün içerisinde terle kaybedilen mineralleri geri almak için güzel bir alternatiftir. Şerbetli, hamur işi tatlıların yerine haftanın 1-2 günü az şekerle hazırlanmış sütlü, meyveli tatlılar veya 2-3 top dondurma tüketilebilir. Sahurda ise protein ağırlıklı kahvaltılıklar sizi gün boyu dinç tutar. Yumurta, az yağlı peynir, yeşillikler, tam tahıllı ekmekler, ceviz sahurun en iyi seçenekleridir. Pratik bir öğün tercih etmek isteyenler ise az yağlı süt, yulaf ezmesi ve taze meyvelerle hazırlanmış bir kahvaltı önerilebilir. Sonuç olarak çok hareket, çok su ve dengeli-düzenli beslenme, diye konuştu.

Memurlar.net
https://www.memurlar.net/haber/830855/iftarla-sahur-arasinda-2-5-litre-su-icin.html
Diyetisyen Beyza Köse

Diyetisyen Beyza Köse: “Filizlenen patates öldürebilir”

Doğru koşullarda saklanmayan patates, yeşillenip filizlendiği zaman zehirleyerek ölüme yol açabiliyor. Diyetisyen Beyza Köse, Patates yedikten sonra mide bulantısı, boğaz yanması ve baş ağrısı başladıysa hemen hastaneye gidin, diyerek uyarılarda bulundu.

Sofraların vazgeçilmez sebzesi olan patates, lif / posa içeriği sayesinde tokluk hissine katkı sağlayarak sindirim sistemini destekler; C ve B vitaminleri, potasyum minerali ile de enerji verir. Ancak patatesin faydaları kadar yanlış tüketiminin zararları da hayati önem taşıyor. Konuyla ilgili risklere dikkati çeken Dyt. Beyza Köse,

İnsan sağlığı üzerinde birçok olumlu etkileri olan patates, hasatından önce ve sonra depolanma sırasında yapılan hatalar sebebiyle besin zehirlenmelerine hatta bunlara bağlı ölümlere yol açabilir.Bitkiler; mantarlar, böcekler gibi dış faktörlerden kendilerini korumak için bazı toksik maddeler üretir. Hasat ve depolanmasında yapılan hatalarda (depolama sıcaklığı, hasat ve taşıma sırasında mekanik yaralanma, nem, havalandırma ve zararlı böcekler) bu toksik maddelerin artmasına sebep olur ve insan hayatını tehlikeye sokar. Patates içeriğinde de bu kimyasallardan solanin bulunur, dedi.

Sarıdan yeşil renge dönüyor

Depolama ve hasat sırasındaki hatalardan dolayı solanin miktarının artabildiği vurgusunu da yapan Diyetisyen Köse, şunları söyledi:

Güneş altında ya da yüksek neme sahip ortamda bekletilen patateste solanin miktarı artar. Solaninin artması, klorofil sentezini uyararak patatesin sarıdan yeşil renge dönmesine sebep olur. Solanin miktarı arttıkça yeşillenmeyle birlikte zehirlenme etkiside oluşur. Bu yüzden üzerinde yeşil lekeler/ filizler oluşan patateslerin tüketiminden kaçınılmalıdır. Nemsiz, ışık olmayan serin yerlerde saklanmalıdır. Solanin zehirlenmelerinin belirtileri mide bulantısı, kusma, ishal, mide krampları, boğaz yanması, baş ağrısı ve baş dönmesidir. Ciddi zehirlenmeler, ölümle sonuçlanabilir. Bu nedenle patatesleri güneş altında çok uzun süre bırakmamaya, yeşillenme gördüğünüzde tüketmemeye, pazarda, markette alışveriş yaparken aldığınız patatesleri tek tek kontrol edip yeşillenmiş olanları asla satın almamaya dikkat etmelisiniz. Eğer farkında olmadan yeşillenmiş patates tükettiyseniz ve bahsettiğimiz belirtileri görmeye başladıysanız acilen doktora başvurun. Ramazan sofraları açısından değerlendirdiğimizde de patatesli pişmiş yemeklerin ortalama 3-4 günden fazla tüketilmemesi önem arz ediyor.

Memurlar.net
https://www.memurlar.net/haber/829618/filizlenen-patatese-dikkat-oldurebilir.html
Uzman Diyetisyen Deniz TIĞLI

Uzman Diyetisyen Deniz Tığlı’dan sahurda su uyarısı!

Uzman Diyetisyen Deniz Tığlı, Vücudunuzun dinç kalması için sahura kadar içilen su miktarı çok önemlidir. Almanız gereken su miktarını uyanık olduğunuz süre boyunca almanız gerekir. Aksi takdirde erken saatlerde yorgunluk ve halsizlik sorunu ile karşılaşırsınız dedi.

Uzm. Dyt. Tığlı, yaklaşık 16-17 saatlik açlık yaşanan Ramazan ayında en önemli öğünün sahur olduğunu söyledi. Ertesi günü nasıl geçeceğinin yapılan son öğünün yani sahurun dengesi ve kalitesinin belirlediğini ifade eden Tığlı, Yumurta anne sütünden sonraki en kaliteli protein olan yumurta sahurda kurtarıcı olacaktır. İster haşlanmış ister omlet isterseniz domatesli, sebzeli pişirerek sahur öğününüze hem çeşit katabilir hem de tokluk sürenizi uzatabilirsiniz. Süt grubu günlük kalsiyum alımınıza destek olacağı gibi içerdiği hayvansal protein sayesinde tok tutucu özellik sağlayacaktır. Aynı anda fazla geliyor diyorsanız sahur sonrası biraz dinlendikten sonra 1 bardak süt içebilirsiniz. Yulaf çok iyi bir lif (posa) kaynağıdır. İçeriğindeki yüksek lif sayesinde hem mide hem de bağırsakta sindirimi uzundur ve uzun süre tokluk sağlar. Yulafı süt ile pişirerek veya yoğurtla karıştırarak tüketebilirsiniz. Diğer bir seçenek kahvaltı hazırladığınızda omletinizi yulaf kepeği ile pişirmek olabilir diye konuştu.

Su tüketimi önemli

Beyaz ekmek veya pide yerine sahurda mutlaka tam tahıllı ekmeklerin tercih edilmesi gerektiğini kaydeden Tığlı, Bu ekmek çeşitleri lif içeriği sayesinde hem vitamin mineral alımınıza destek olacak hem de tokluk sağlayacaktır. Yağların midede sindirimi ise uzun sürdüğünden sahurda sağlıklı yağlara yer vermeniz tokluk sürenizin uzamasına yardımcı olacaktır. Bu yağlara zeytin; ceviz, fındık gibi kuru yemişler, keten tohumu, çörek otu gibi yağlı tohumları örnek verebiliriz. Çay sizde ekstra tokluk hissi yaratıyorsa sahurda tercih etmeyin. Yerine süt tüketerek daha besleyici bir içecek tüketmiş olursunuz. Sahur için en sağlıklı tercih yukarıdaki örneklerdeki gibi kahvaltı şeklinde yapılandır. Ağır yemeklerden sahurda uzak durmalısınız. Tüm bunlara ek olarak dikkat edilmesi gereken en önemli konu su tüketimidir. Vücudunuzun dinç kalması için sahura kadar içilen su miktarı çok önemlidir. Almanız gereken su miktarını uyanık olduğunuz süre boyunca tamamlamanız gerekir. Aksi takdirde erken saatlerde yorgunluk ve halsizlik sorunu ile karşılaşırsınız, şeklinde konuştu.

Memurlar.net
https://www.memurlar.net/haber/828868/uzmanlardan-sahurda-su-uyarisi.html
Ordu Diyetisyen Seda Demetgül

Diyetisyenlerden zayıflatma çayı uyarısı

Diyetisyenler piyasada ve sosyal medyada sürekli göze çarpan zayıflatma çayları ve bilinçsiz diyetlerin geri dönülmez sağlık sorunlarına yol açtığı konusunda uyardı. Medical Park Ordu Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Seda Demetgül, Diyet sağlık için yapılmalıdır, daha güzel görünmek uğruna aç kalıp kaslarınızı kaybetmeyin, dedi.

Haftada 5 kilo verdiren karışım, ayda 15 kilo verdiren meyve, bir hafta da 7 kilo zayıflatan çay gibi reklamların aldatıcı olduğunu belirten Medical Park Ordu Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Seda Demetgül, Bilinçsiz yapılan şok diyetlerle verilen kilolar genellikle kas kayıplarına neden olur ve fazlasıyla kilo olarak geri döner. Sağlıklı beslenmeyi alışkanlık haline getirip, su tüketimine dikkat ederek ve hayatımıza fiziksel aktiviteyi yerleştirerek daha sağlıklı olmak için sadece yaşam şekli değişiklikleri sağlayarak, herkes için belirlenmiş ideal kilolarda olmayı hedeflemeliyiz, diye konuştu.

Demetgül, şu tavsiyelerde bulundu:

Güzel görünmek için mi? Fit olmak için mi? Aslında burada çok büyük yanılgıya düşüyoruz. En başta sağlıklı olmak için diyet yapmalıyız. Sağlıklı olmak başta kendimizi iyi hissetmektir, bunun yanında kan değerlerimizin normal aralıklarda olması, psikolojik ve fiziksel olarak iyi olma halidir. Diyeti daha sağlıklı olmak için yapmalıyız. Diyet sözlük anlamıyla; sağlığı korumak ya da düzeltmek gereğiyle uygulanan beslenme düzenidir. Diyet dediğimizde aklımıza ilk olarak kısıtlanmış sınırlandırılmış besinler hatta aç kalmak bile geliyor. Size özel hazırlanan hiçbir diyette aç kalmazsınız, zaten kalmamalısınız da. Diyet kesinlikle aç kalmak değildir. Sadece hangi besinleri ne zaman, ne sıklıkla ve ne kadar tüketmemeniz gerektiğini planlanmaktadır. Aç kaldığınız diyet programları size uygun bir program değildir ve sağlıklı kilo kaybı sağlamanızı önleyecektir. Bu yüzden her bireyin diyet programı birbirinden farklıdır ve bireye özgüdür.

Mutlaka diyetisyenle beraber günlük beslenme programınızı konuşun

Diyet listenizi beraber planlamalısınız. Unutmayalım ki diyet programlarının ilk amacı sağlıklı olmaktır. Sağlığımız için bazen kilo almak bile gerekiyor olabilir. Kilo vermeye ihtiyacımız olma sebepleri ise kan şekerlerinin daha uygun seviyede tutulması, tansiyonun daha düzenli seyretmesi gibi sebepler olabilir. Aslında tüm bireyler günlük beslenme şekillerini bir beslenme uzmanı ile değerlendirmeli, mutlaka günlük beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmeli ve yaşam şeklinde nasıl değişiklikler yapması gerektiğini, bunları nasıl yapabileceğini danışmalıdır. Diyet dönem dönem yapılması gereken bir iş gibi değil de hayatımızın sürekli alışkanlığı olan bir sağlıklı beslenme programı olmalıdır.

Memurlar.net
https://www.memurlar.net/haber/827081/diyetisyenlerden-zayiflatma-cayi-uyarisi.html
Eskişehir Diyetisyen Şenol YILDIZ (1)

Eskişehir diyetisyen fiyatları

Eskişehir diyetisyen fiyatları başlığı için toplamda 1 uzman bulundu:

Uzman Diyetisyen Şenol YILDIZ; Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi, Sağlık Bakanlığı Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi, Cebeci Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Hastanesi ile Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi gibi köklü sağlık kuruluşlarında beslenme alan çalışmalarını tamamlayarak Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden 2014 yılında mezun olmuş ve lisansüstü eğitimini Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde tamamlamıştır.

Mesleki yaşamına fitoterapi ve besin destekleri alanında öncü bir Amerikan şirketinde görev alarak başlayan Şenol YILDIZ, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi‘nde Uzman Diyetisyen olarak görev yapmakta, 6 yıl önce başlayıp 8.000’i aşkın hasta/danışanın hayatına dokunduğu bütüncül diyet eğitimlerine ve beslenme tedavilerine yine aynı heyecanla devam etmektedir.

Uzman Diyetisyen Şenol YILDIZ hakkında detaylı bilgi burada yer alıyor.

Eskişehir Diyetisyen Şenol YILDIZ (1)

Diyet yemek servisi fiyat

Diyet yemek servisi fiyat başlığı için toplamda 1 uzman bulundu:

Dyt. Şenol YILDIZ

Diyetisyen

Diyetisyen Şenol Yıldız kimdir?

Diyetisyen Şenol YILDIZ, 2013 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi’nde İç Hastalıkları, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Gastroenteroloji, Nefroloji, Onkoloji, Nöroloji, Geriatri, İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Bevliye, Romatoloji, İntaniye, Nöroşirurji, Dermatoloji, Göğüs Cerrahisi, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ortopedi ve Travmatoloji, Algoloji ve Yoğun Bakım Ünitesi’nde beslenme alan çalışmaları yapmıştır.

Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi’nde yetişkin hastalıklarında tıbbi beslenme tedavileri, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Çocuk Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ve Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (gönüllü olarak) pediatrik hastalıklarda beslenme, Sağlık Bakanlığı Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ve Ankara Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı’nda toplu beslenme sistemleri, Keçiören Şevkat 1 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’nde de toplumda beslenme sorunları ve epidemiyoloji alan çalışmalarını tamamlamıştır.

  • 2015 yılından bu yana da Eskişehir’de Diyetisyen (Beslenme Uzmanı) olarak görev yapmaktadır.
  • 2014 yılında dünyaca ünlü besin takviye şirketinin Bursa bölgesinde “Sporcu beslenme ürünleri, balık yağları, vitaminler, mineraller, özel beslenme destek ürünleri ve bitkisel besin destekleri” üzerine danışman diyetisyenlik yaparak çalışma yaşamına başlamıştır.
  • Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi – Beslenme ve Diyetetik bölümü mezunudur.
  • Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü‘nde Bilim Uzmanlığı eğitimini sürdürmektedir.
  • Anadolu Üniversitesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği‘ni tamamlayarak diploma almaya hak kazanmıştır.
  • Ayrıca aldığı eğitimler sonucunda 2015 yılından beri Bireysel Koçluk ve NLP Uygulayıcılığı da yapmaktadır.
  • Lisans tezini 2014 yılında “Genç erişkin üniversite öğrencilerinde akademik stres ve şeker tüketimi ile yeme davranış bozuklukları ilişkisi” üzerine yapmıştır.

eskişehir diyetisyen şenol yıldız

Diyetisyen Şenol Yıldız’ın uzmanlık alanları

  • Sağlıklı beslenme danışmanlığı,
  • Obezitede tıbbi beslenme tedavisi,
  • Vücut ağırlığının denetimi tedavisi,
  • Toplu beslenme yapılan kurumlar için menü planlaması,
  • Kurumsal beslenme danışmanlığı,
  • Sporcular için profesyonel beslenme tedavisi,
  • Kilo vermek isteyen bireyler için tıbbi beslenme tedavisi,
  • Kilo korumak isteyen bireyler için tıbbi beslenme tedavisi,
  • Kilo almak isteyen bireyler için tıbbi beslenme tedavisi,
  • Tip 1 diyabette tıbbi beslenme tedavisi,
  • Tip 2 diyabette tıbbi beslenme tedavisi,
  • Gestasyonel diyabette tıbbi beslenme tedavisi,
  • İnsülin direncinde tıbbi beslenme tedavisi,
  • Reaktif hipoglisemide tıbbi beslenme tedavisi,
  • Kardiyovasküler hastalıklarda tıbbi beslenme tedavisi,
  • Hipertansiyonda tıbbi beslenme tedavisi,
  • Nefrolojik hastalıklarda tıbbi beslenme tedavisi,
  • Diyaliz hastaları için tıbbi beslenme tedavisi,
  • Karaciğer hastalıklarında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Polikistik over sendromunda (PCOS) tıbbi beslenme tedavisi,
  • Gut hastalığında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Konstipasyonda (kabızlık şikâyeti) tıbbi beslenme tedavisi
  • Sindirim sistemi hastalıklarında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Nörolojik hastalıklarda beslenme,
  • Enfeksiyon hastalıklarında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Selülitte tıbbi beslenme tedavisi,
  • Çölyak hastalığında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Kanser hastalığında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Hipotiroidi hastalığında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Guatr hastalığında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Hashimoto hastalığında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Hipertiroidi hastalığında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Hafıza zayıflığı ve unutkanlıkta tıbbi beslenme tedavisi,
  • Yeme bozukluklarında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Demir yetersizliği anemisinde tıbbi beslenme tedavisi,
  • Pernisiyöz anemide tıbbi beslenme tedavisi,
  • Osteoporozda tıbbi beslenme tedavisi,
  • Vitamin ve mineral yetersizliklerinde tıbbi beslenme tedavisi,
  • Vejetaryen bireyler için tıbbi beslenme tedavisi,
  • Vegan bireyler için tıbbi beslenme tedavisi,
  • Adölesan bireylerde (ergenlik dönemi) tıbbi beslenme tedavisi,
  • Gebelik döneminde tıbbi beslenme tedavisi,
  • Emzirme döneminde tıbbi beslenme tedavisi,
  • Menopozda tıbbi beslenme tedavisi,
  • Geriatrik bireylerde tıbbi beslenme tedavisi,
  • İşçiler için tıbbi beslenme programları,
  • Ofis çalışanları için tıbbi beslenme programları,
  • Öğrenciler için tıbbi beslenme programları,
  • Anti-aging tıbbi beslenme programları,
  • Bireysel koçluk
Eskişehir Diyetisyen Şenol YILDIZ (1)

Eskişehir diyetisyen yorum

Eskişehir diyetisyen yorum başlığı için toplamda 1 uzman bulundu:

Uzman Diyetisyen • Şenol YILDIZ

Uzman Diyetisyen Şenol YILDIZ; Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi, Sağlık Bakanlığı Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi, Cebeci Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Hastanesi ile Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi gibi köklü sağlık kuruluşlarında beslenme alan çalışmalarını tamamlayarak Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden 2014 yılında mezun olmuş ve lisansüstü eğitimini Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde tamamlamıştır.

Mesleki yaşamına fitoterapi ve besin destekleri alanında öncü bir Amerikan şirketinde görev alarak başlayan Şenol YILDIZ, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi‘nde Uzman Diyetisyen olarak görev yapmakta, 6 yıl önce başlayıp 8.000’i aşkın hasta/danışanın hayatına dokunduğu bütüncül diyet eğitimlerine ve beslenme tedavilerine yine aynı heyecanla devam etmektedir.

Uzman Diyetisyen Şenol YILDIZ hakkında detaylı bilgi burada yer alıyor.

Eskişehir Diyetisyen Şenol YILDIZ (1)

Eskişehir’de ücretsiz diyetisyen

Eskişehir’de ücretsiz diyetisyen başlığı için toplamda 1 uzman bulundu:

Dyt. Şenol YILDIZ

Diyetisyen

Diyetisyen Şenol Yıldız kimdir?

Diyetisyen Şenol YILDIZ, 2013 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi’nde İç Hastalıkları, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Gastroenteroloji, Nefroloji, Onkoloji, Nöroloji, Geriatri, İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Bevliye, Romatoloji, İntaniye, Nöroşirurji, Dermatoloji, Göğüs Cerrahisi, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ortopedi ve Travmatoloji, Algoloji ve Yoğun Bakım Ünitesi’nde beslenme alan çalışmaları yapmıştır.

Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi’nde yetişkin hastalıklarında tıbbi beslenme tedavileri, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Çocuk Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ve Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (gönüllü olarak) pediatrik hastalıklarda beslenme, Sağlık Bakanlığı Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ve Ankara Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı’nda toplu beslenme sistemleri, Keçiören Şevkat 1 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’nde de toplumda beslenme sorunları ve epidemiyoloji alan çalışmalarını tamamlamıştır.

  • 2015 yılından bu yana da Eskişehir’de Diyetisyen (Beslenme Uzmanı) olarak görev yapmaktadır.
  • 2014 yılında dünyaca ünlü besin takviye şirketinin Bursa bölgesinde “Sporcu beslenme ürünleri, balık yağları, vitaminler, mineraller, özel beslenme destek ürünleri ve bitkisel besin destekleri” üzerine danışman diyetisyenlik yaparak çalışma yaşamına başlamıştır.
  • Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi – Beslenme ve Diyetetik bölümü mezunudur.
  • Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü‘nde Bilim Uzmanlığı eğitimini sürdürmektedir.
  • Anadolu Üniversitesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği‘ni tamamlayarak diploma almaya hak kazanmıştır.
  • Ayrıca aldığı eğitimler sonucunda 2015 yılından beri Bireysel Koçluk ve NLP Uygulayıcılığı da yapmaktadır.
  • Lisans tezini 2014 yılında “Genç erişkin üniversite öğrencilerinde akademik stres ve şeker tüketimi ile yeme davranış bozuklukları ilişkisi” üzerine yapmıştır.

eskişehir diyetisyen şenol yıldız

Diyetisyen Şenol Yıldız’ın uzmanlık alanları

  • Sağlıklı beslenme danışmanlığı,
  • Obezitede tıbbi beslenme tedavisi,
  • Vücut ağırlığının denetimi tedavisi,
  • Toplu beslenme yapılan kurumlar için menü planlaması,
  • Kurumsal beslenme danışmanlığı,
  • Sporcular için profesyonel beslenme tedavisi,
  • Kilo vermek isteyen bireyler için tıbbi beslenme tedavisi,
  • Kilo korumak isteyen bireyler için tıbbi beslenme tedavisi,
  • Kilo almak isteyen bireyler için tıbbi beslenme tedavisi,
  • Tip 1 diyabette tıbbi beslenme tedavisi,
  • Tip 2 diyabette tıbbi beslenme tedavisi,
  • Gestasyonel diyabette tıbbi beslenme tedavisi,
  • İnsülin direncinde tıbbi beslenme tedavisi,
  • Reaktif hipoglisemide tıbbi beslenme tedavisi,
  • Kardiyovasküler hastalıklarda tıbbi beslenme tedavisi,
  • Hipertansiyonda tıbbi beslenme tedavisi,
  • Nefrolojik hastalıklarda tıbbi beslenme tedavisi,
  • Diyaliz hastaları için tıbbi beslenme tedavisi,
  • Karaciğer hastalıklarında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Polikistik over sendromunda (PCOS) tıbbi beslenme tedavisi,
  • Gut hastalığında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Konstipasyonda (kabızlık şikâyeti) tıbbi beslenme tedavisi
  • Sindirim sistemi hastalıklarında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Nörolojik hastalıklarda beslenme,
  • Enfeksiyon hastalıklarında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Selülitte tıbbi beslenme tedavisi,
  • Çölyak hastalığında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Kanser hastalığında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Hipotiroidi hastalığında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Guatr hastalığında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Hashimoto hastalığında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Hipertiroidi hastalığında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Hafıza zayıflığı ve unutkanlıkta tıbbi beslenme tedavisi,
  • Yeme bozukluklarında tıbbi beslenme tedavisi,
  • Demir yetersizliği anemisinde tıbbi beslenme tedavisi,
  • Pernisiyöz anemide tıbbi beslenme tedavisi,
  • Osteoporozda tıbbi beslenme tedavisi,
  • Vitamin ve mineral yetersizliklerinde tıbbi beslenme tedavisi,
  • Vejetaryen bireyler için tıbbi beslenme tedavisi,
  • Vegan bireyler için tıbbi beslenme tedavisi,
  • Adölesan bireylerde (ergenlik dönemi) tıbbi beslenme tedavisi,
  • Gebelik döneminde tıbbi beslenme tedavisi,
  • Emzirme döneminde tıbbi beslenme tedavisi,
  • Menopozda tıbbi beslenme tedavisi,
  • Geriatrik bireylerde tıbbi beslenme tedavisi,
  • İşçiler için tıbbi beslenme programları,
  • Ofis çalışanları için tıbbi beslenme programları,
  • Öğrenciler için tıbbi beslenme programları,
  • Anti-aging tıbbi beslenme programları,
  • Bireysel koçluk
gökhan elbay

Diyetisyen Elbay: “Bayramda yeterli ve sağlıklı beslenin”

Ramazan ayının sona ermesiyle birlikte normal beslenme alışkanlıklarına geçilirken dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Diyetisyen Gökhan Elbay,”Bayramda şeker, çikolata, hamur işleri ve tatlıyı aşırı tüketmek sindirim sisteminde ve diğer organlarda rahatsızlıklara yol açacaktır ve bu durum kilo alımına sebep olacaktır” dedi.

Ramazan Bayramı’nda tıka basa yenilen yemeklerin ve tatlıların mide problemlerine davetiye çıkaracağını anlatan Diyetisyen Gökhan Elbay, yaptığı açıklamada,”Bayramın beslenme açısından diğer günlerden farlı bir dönem olmadığını kabullenmek en önemli adım olacaktır. Günlük yaşantımızdaki 3 ana ve 3 ara öğün prensibinden uzaklaşmadan, özellikle ana öğünlerimizi evde tüketmeye çalışarak ve her besin grubundan yeterli ve dengeli bir şekilde tüketerek günlük yaşantımıza devam edelim. Özellikle evden çıkmadan salata, meyve, yoğurt gibi hafif besinlerin tüketilmesi bayram ziyaretlerindeki hamur işleri ve tatlılara ’hayır’ cevabını vermemizi kolaylaştıracaktır” dedi.

Aşırı beslenme ve hızlı besin alımının birçok sağlık sorununa sebep olacağını aktaran Elbay,

Türk halkının misafirperver yapısı ve özellikle yemek konusundaki ısrarcı tutumları bir aylık oruç döneminden çıkmış bireylerin iştahıyla birleşince aşırı miktarda ve hızlı besin alımlarına ve bu durumda birçok sağlık problemine neden olabilir. Özellikle mide ve bağırsak problemleri bayramda sıklıkla karşılaşılan sorunlardandır. Bunun yanı sıra hazım problemleri, baş ağrısı, tansiyon dengesizlikleri gibi problemlerde yanlış besin tüketimleri sonucunda ortaya çıkabilir, ifadelerine yer verdi.

Elbay, Ramazan Bayramı’nda baklava, tulumba, lokma, kadayıf gibi ağır tatlılar yerine sütlü, meyveli tatlıların tercih edilmesi gerektiğini de söyledi.

Eskişehir-diyetisyen

Eskişehir Diyetisyen, Eskişehir’deki Beslenme Uzmanlarının listesi!

Diyetisyen, sağlık bilimleri beslenme ve diyetetik eğitim ve öğretim programını tamamlayarak “Beslenme ve Diyetetik Lisans Diploması” alarak “Diyetisyen” unvanını kazanıp; diyetisyenlik mesleğini yapmaya ve uygulamaya hak kazanan profesyonel sağlık personelidir.

Eskişehir’de toplam 11 beslenme uzmanı bulunmaktadır. İşte Eskişehir Diyetisyen listesi:

Unvan
Uzman
Görev yaptığı yer
Uzman Diyetisyen Şenol YILDIZ Eskişehir Büyükşehir Belediyesi
Diyetisyen Anıl Çiğdem UYGUR Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi
Diyetisyen Erhan ARISOY Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi
Diyetisyen Faruk ÇETİNKAYA Eskişehir Devlet Hastanesi
Uzman Diyetisyen Aylin SAYAN Eskişehir Halk Sağlığı Müdürlüğü
Diyetisyen Sümeyye EROĞLU Sümeyye Eroğlu Klinik
Diyetisyen Ayda ERKEN Özel Ümit Vişnelik Hastanesi
Diyetisyen Şeyma YAŞAR Özel Eskişehir Psikiyatri Merkezi
Diyetisyen İbrahim DÖNGEL Özel Diyetera Spor Diyet Terapi
Uzman Diyetisyen Gözde GENCE Özel Acıbadem Eskişehir Hastanesi
Uzman Diyetisyen Mine ŞENARSLAN Özel Acıbadem Eskişehir Hastanesi
Kütahya diyetisyen

Kütahya diyetisyen listesi

Gerçek Diyetisyenler Sitesi olarak, Kütahya ilindeki Sağlık Bilimleri Beslenme ve Diyetetik lisans profesyoneli Beslenme Uzmanı (Diyetisyen) listesini sizlerle paylaşıyoruz!

Diyetisyen: BERRE BEHDİOĞLU

Görev yaptığı yer: Berre Behdioğlu Beslenme ve Diyet Danışma Merkezi

Diyetisyen: SEMİHA SARI

Görev yaptığı yer: Doç. Dr. Mustafa Kalemli Tavşanlı Devlet Hastanesi

Diyetisyen: SALİH ÇAVUŞOĞLU

Görev yaptığı yer: Reform Beslenme Ve Diyet Danışma Merkezi

Diyetisyen: MİNE TELEK

Görev yaptığı yer: Özel Kütahya Kent Hastanesi

Diyetisyen: ÖZGE KONAR

Görev yaptığı yer: Kütahya Gediz Devlet Hastanesi

 

[irp posts=”1528″ name=”Eskişehir’de Diyetisyen Şenol Yıldız”]

Eskişehir-diyetisyen

Eskişehir diyetisyen listesi

Gerçek Diyetisyenler Sitesi olarak, Eskişehir ilindeki Sağlık Bilimleri Beslenme ve Diyetetik lisans profesyoneli Beslenme Uzmanı (Diyetisyen) listesini sizlerle paylaşıyoruz!

Diyetisyen: Uzm. Dyt. ŞENOL YILDIZ

Görev yaptığı yer: ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

Diyetisyen: Dyt. Anıl Çiğdem UYGUR

Görev yaptığı yer: ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ

Diyetisyen: Dyt. FARUK ÇETİNKAYA

Görev yaptığı yer: ESKİŞEHİR DEVLET HASTANESİ

Diyetisyen: Dyt. ŞEYMA YAŞAR

Görev yaptığı yer: ESKİŞEHİR PSİKİATRİ MERKEZİ

Diyetisyen: Dyt. İBRAHİM DÖNGEL

Görev yaptığı yer: ÖZEL DİYETERA SPOR BESLENME ve TERAPİ MERKEZİ

Diyetisyen: Dyt. AYDA ERKEN

Görev yaptığı yer: ÖZEL ÜMİT VİŞNELİK HASTANESİ

[irp posts=”1528″ name=”Eskişehir’de Diyetisyen Şenol Yıldız”]

şebnem kandıralı

Diyetisyen Şebnem Kandıralı: “Zencefilin sağlığa faydaları”

Taze zencefil, B6 vitamini, C vitamini, Kalsiyum, Demir, Magnezyum, Fosfor, Potasyum, Manganez ve Lif açısından yüksek besin değerlerine sahiptir…

Soğuk algınlığı, grip, baş ve boğaz ağrısı ile menstrual kramplarda etkilidir. Kaynayan suyun içine birkaç parça kök zencefil ve birkaç damla zencefil yağı eklenerek oluşan buhar teneffüs edilebildiği gibi günde 2-3 kere 1-2 yemek kaşığı kıyılmış taze zencefil sıcak suda demlenip de içilebilir.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

Bulantıları hafifletir. Küçük bir parça taze çiğnenebildiği gibi, yağından da faydalanılabilir. Bir çalışmada zencefil yağının ameliyat sonrası hastalarda bulantıyı hafiflettiği bulunmuştur. Bulantı yaşayan 301 hastaya 4 tedavi uygulanmıştır. Tedaviler arasında tek başına zencefil yağı, zencefil içeren esansiyel yağların karışımı, ispirto ve plasebo etkisi vardır. Ortalama hastaların %80’i zencefil içeren esansiyel yağ karışımı olan grupta bulantılarda bir rahatlama hissetmişlerdir. Sadece zencefil uçucu yağı alan grupta da oran %70’tir. Kemoterapi hastalarında zencefil takviyesi kusma karşıtı ilaçlarla birlikte uygulandığında bulantı semptomlarında %40 azaltma sağlamaktadır. Ancak sonuçların güvenirliliği için uzun dönem çalışmalara gereksinim vardır. Kusma ataklarının önlenebilmesi için ½ çorba kaşığı toz zencefil ya da 4 saatte bir ihtiyaç duyulan kadar tüketilebilir. Günlük 4 gram zencefil kullanımı geçilmemelidir. Hamile kadınlarda da 4 günden fazla olmamak kaydıyla günlük 1 gram zencefil tüketiminin mide bulantısı ve kusma şikayetlerini azalttığı görülmüştür.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

Migren ağrılarını hafifletir. Bir atak sırasında bir parça zencefil yemeyi deneyin. Yapılan bir çalışmaya göre migren atağı sırasında zencefil tozu alan katılımcılar ağrı giderici etkilerini hissetmişlerdir. Migren ilaçlarına benzer etki oluşturduğu gözlenmiştir.

İştahı azaltır. Kilo kaybetmek istiyorsanız öğünlerinizle birlikte zencefil çayı için. Yapılan bir çalışmada 10 kilolu erkeğe kahvaltıda 2 gram zencefil tozu içeren sıcak bir içecek verilmiştir. Zencefil içeren içeceği içen erkekler daha az açlık hissetiklerini ve daha tok olduklarını vurgulamışlardır.

Egzersize bağlı kas ağrılarını azaltır.Yapılan bir çalışmada 74 gönüllüye günlük zencefil takviyesi verilmesi sonucunda egzersize bağlı kas ağrılarında %25 oranında azalma kaydedilmiştir.

Osteoartiritle (kireçlenme) mücadele yardımcıdır. Antiinflamatuar ( iltihap karşıtı ) özelliklerinden ötürü şişme ve ağrıları hafifletmeye yardımcıdır. Günlük 2-4 grama kadar zencefil suyu, çayı veya ekstresi tüketilebilir. Ağrıyan eklem üstüne lokal olarak zencefil yağı veya sıcak olarak zencefil kökleri uygulanabilir.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

Kanama bozukluklarınız varsa veya kan sulandırıcı ilaç kullanıyor iseniz zencefil kullanmayın. Zencefil tüketiminin yan etkileri nadirdir ancak ishal, mide ekşimesi, mide rahatsızlığı veya ağızda tahriş görülebilir. 2 yaşın altındaki çocukların zencefil tüketmeleri önerilmez. 2 yaş üstünde tüketim baş ağrısı, mide bulantısı ve sindirim sistemi kramplarını tedavi etmek için yetişkinlerin tüketmesi gereken miktarın 1/3’ü kadar olmalıdır.

Zencefilin terapötik etkileri

– Kolon İltihabı
– Egzersizden ötürü yaşanan kas ağrıları
– Kemoterapi nedeniyle mide bulantıları : Kusma önleyici verilen ilaçların yanı sıra Zencefil takviyeleri % 40 kemoterapi kaynaklı bulantı semptomlarını azaltmış .
– Yumurtalık kanseri
– Astım semptomları
– Asetaminofen ( Ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaç ) nedeniyle karaciğer hasarı
– Hipertansiyon ( yüksek kan basıncı )
– Dismenore ( Ağrılı regl dönemi )
– Migren

zerdeçal berrin yiğit

Diyetisyen Berrin Yiğit: “Sağlığın kalkanı: Zerdeçal”

Bazı gıdalar vardır bizi doyurmaktan öte çok yönlü sağlık faydaları ile adeta tedavi edicidir. Doğanın şifalı gücünü bulabildiğimiz bu özel tatlardan biri de vücudun koruyucu kalkanı olarak gördüğüm zerdeçaldır. Alternatif beslenmede baharatların kraliçesi olan zerdeçalı mutfağımıza kazandırarak sağlığımıza katma değer katabiliriz.

zerdeçal, zerde çal kalorisi

Hafif acımsı, baharatlı rayasıyla kullanımı kolay baharatlardan biridir. Köriye sarı turuncu rengini veren Hint safranı olarak da bilinen zerdeçal leziz tadı dışında sayısız sağlık faydasına sahiptir. Özellikle Hint yemeklerine özgü tadını veren temel besin maddesi, Çin mutfağının sağlık formülüdür. Ayurveda ve Çin tıbbında sıkça yer alan fonksiyonel bir besindir.

diyetisyen berrin yiğit

Son yıllarda tüm dünyada hızla artan kalp-damar hastalıkları, şeker, obezite, kanser ve daha pek çok hastalığın ortak suçlularından biri iltihaplanmadır. Örneğin bazı çalışmalar kalp hastalıklarına kolesterol yüksekliğinden çok damar içi iltihaplanmanın yol açtığını göstermiştir. Bu durumda genel sağlığın korunmasında anti-inflamatuar (iltihap önleyici) ve antioksidan (oksitlenmeyi giderici) özelliği ile zerdeçal imdadımıza yetişmiştir.

zerdeçal, zerde çal kalorisi

Zencefil ailesinden gelen zerdeçalın en önemli etki alanı eklem iltihaplanmasını hafifletmesi ve arteriti tedavi gücüdür. Vücutta ateşi yükseltmeden iltihap oluşturup ağrı yapan arterit yaşam kalitesini düşüren geçimi zor bir hastalıktır. Kişilerin aldıkları tedaviyi değiştirmeden sadece baharat eklediklerinde aldıkları cevap mucizevi gücünü açıklamaktadır. Toksik etki göstermeden, yan etkisiz anti-inflamatuar olarak çalışan zerdeçal karpal tünel sendromu da dahil kas ağrılarının tedavisinde etkilidir.

diyetisyen berrin yiğit

Çağımızın vebası kansere karşı kötü hücrelerin gelişimini ve yayılmasını önleyebilmektedir. Etkili olması için her gün 1 tatlı kaşığı zerdeçal tüketilmesi önerilmektedir. Özellikle soğangillerle beraber tüketildiğinde kolon kanserinin önlenmesinde etkiliyken, sülfürlü sebzelerle (karnabahar, lahana, brokoli, Brüksel lahanası, turp vb.) tüketildiklerinde prostat kanserine karşı koruyuculuk artacaktır.

zerdeçal, zerde çal kalorisi

Güçlü bir antioksidan olduğu için damar sağlığını koruyarak, kalp hastalıklarının önlenmesinde etkili olan zerdeçal kolesterol düşürülmesinde de rol oynar. Kolesterolün okside olup, damarlarda plaklaşma yaparak kalp krizi veya inme riskini azaltır. Homosistein fazla yükseldiğinde damarlarda tıkanıklıklar yapabilir, zerdeçal iyi bir B6 vitamini kaynağı olduğundan homosistein seviyelerini de düşürebilir. Özellikle ailesinde kalp damar hastalığı, şekere yatkınlığı olanlar tarafından sağlıklı beslenme alışkanlıkları kapsamına alınmalıdır.

diyetisyen berrin yiğit

Vücudu yaşlandıran zararlı maddelere karşı koruyuculuğuyla da dikkat çeken zerdeçal aynı zamanda karaciğer dostudur. Arındırıcı etkisi nedeniyle detoks listelerinin vazgeçilmezidir, içten ve dıştan uygulamalarla bedeni temizleme gücü çok kuvvetlidir.

Serbest radikaller vücutta başı boş dolaşarak hücrelere zarar verir. Zerdeçalın etken maddesi olan kurkumin yüksek antioksidan etkisiyle bu zararlı molekülleri yok eder. Buna ilaveten eklem ağrılarına neden olan iltihaplanmayı da yok edici özelliği taşıdığı için sabah sertliği ve eklem şişkinliklerinde azalma, yürüme süresinde uzama görülmüştür.

Zerdeçalı nasıl tüketmeli?

Toz olarak her yemeğe hatta salatalara da yakışır. Suya karıştırıp, bal ve limon dilimi ile afiyetle içilir. Haşlanmış yumurta veya omletlere serpilir. Esmer pirinç pilavına kuru üzüm, dolmalık fıstık ve zerdeçal ekleyerek iç dolma gibi hazırlanabilir. Karnabahar, lahana, soğan, pırasa, taze fasulye, , kırmızı biber, kereviz brokoli gibi sebze yemeklerinde ya da haşlanmış sebzelerde sos olarak kullanılabilir. Az yağlı yoğurt, zerdeçal, karabiber karışımı Türk damak tadına en yakınıdır.

Örnek tarif

Karnabaharı çiçeklerinde ayırın 5 dakika haşlayın, zerdeçal serpip, 5-6 yemek kaşığı sebze veya tavuk suyu döküp 5 dakika daha kaynatın. Sonra zeytinyağı, deniz tuzu ve pul biber ekleyip yiyin.

Hint esintileri tarifi

Ekşi elma, karnabahar, soğan 2 yemek kaşığı zeytinyağı ile sotelenir, zerdeçal serpilip ızgaraların yanında yenir. Mercimeğe çok yakışan zerdeçal, et yemeklerinde karabiber ile, tavuk yemeklerinde bol soğan ve ekstra köriyle çok daha leziz olmaktadır. Her çorbaya rahatlıkla katılabilir.