Dikkat, ünlem

Doktor asistanı diyetisyen iş ilanı! Siz ne düşünüyorsunuz?

Kliniğimizde doktor asistanı olarak gorevlendirilmek üzere bayan personel alınacaktır. (Diyetisyen lik bölümü mezuniyeti ve ya geleneksel tıp uygulamaları- hacamat uygulama becerisi tercih nedenidir). Sadece elemanonline üzerinden yapılacak başvurular değerlendirilecektir.

  • İlan no: 784396
  • Şehir / İlçe: İst. Avrupa – Bahçelievler
  • Kategori: Sağlık
  • Çalışma Şekli: Tam Zamanlı
  • Cinsiyet: Kadın
  • Yaş: 24 – 35
  • Maaş: 2.500
  • Alınacak Kişi Sayısı: 1

İlan

İş ilanı, Alimentaryobesity isimli yerde Doktor Asistanı olarak çalışacak diyetisyen ya da hacamatçı arandığı şeklinde. İlan tarihi ise 02-02-2020 olarak belirtilmiş.

Firmanın asistan ilanı ise şöyle:

Kliniğimizin tedavi broşürlerini,bulunduğumuz çevredeki işyerlerine dağıtarak tanıtımını yapabilecek, ileri dönemde de kliniğimiz içinde doktor asistanı olarak çalışmaya devam edebilecek bayan asistanlara ihtiyacımız bulunmaktadır. İlgilenenlerin sadece elemanonline üzerinden başvuru yapmaları gerekmektedir.

Yorumlarınızı bekliyoruz!

İlana ait bağlantı adresi burada. Lütfen Beslenme ve Diyetetik lisans mezunu bir sağlık profesyoneli (uzmanı) olarak yorumlarınızı belirtin.

Diyetisyen Nurettin Şahinli

Diyetisyenlere yönelik insan hakları ihlali!

Meslektaşımız Dyt. Nurettin Şahinli’nin Gerçek Diyetisyenler Sitesi takipçilerine mesajıdır. T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul-Çekmeköy İl-İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından, kanun ve mevzuata aykırı işlem yaparak, denetleme-açma-kapama yetkisi olmadığı halde Diyetisyen Nurettin Şahinli’nin Diyet Danışmanlığı Ofisini, Çekmeköy Kaymakamlığı OLUR yazısı ile 05/07/2019 tarihinde müdürlemiştir.

İstanbul 10. İdare mahkemesine kaymakam hakkında, hukuksuz ve adil olmayan mühürleme kararı nedeni ile dava açılmış; mahkeme kararıyla mühürleme işlemi kaldırılmıştır (06/09/2019). 10/10/2019 günü yeniden Çekmeköy ilçe sağlık müdürlüğü memurları ,Diyetisyen Nurettin ŞAHİNLİ nin diyet danışmanlıgı ofisini dahiliye hekimi olmadan diyetisyen yalnız başına ofis açamaz gerekçesiyle ofisi boşalttıklarına dahil tutanak tutmuşlardır.

SONUÇ: NURETTİN ŞAHİNLİ NİN DİYET DANIŞMANLIĞI OFİSİ KAPANMIŞTIR. ÇEKMEKÖY KAYMAKAMLIĞI VE ÇEKMEKÖY İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜGÜ ANAYASAL DÜZENE YETKI YÖNUNDEN, SEBEP YÖNÜNDEN ,ŞEKIL YÖNÜNDEN VE DİGER UNSURLAR YÖNÜNDEN AYKIRI YAPTIRIMLARI NEDENİYLE DAVA AÇILMIŞTIR.

T.C. Anayasası 1219 sayılı Kanunun Ek-13. Maddesi Ç bendinde

Diyetisyen; Beslenme ve Diyetetik alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullarından mezun “Sağlıklı bireyler için sağlıklı beslenme programları belirleyen,

Hastalar için tabibin yönlendirmesi üzerine, gerekli beslenme programları düzenleyen,

Toplu beslenme yerlerinde, beslenme programları hazırlayan ve besin güvenliğini sağlayan sağlık meslek mensubudur.

Kanunda açıkça görüldüğü üzere sağlık müdürlüklerinin herhangi bir danışma merkezini denetleme ve mühürlenmesi için kaymakamlığa yazı gönderme yetkisi bulunmamaktadır. Vergi dairesi Faaliyet (NACE) kodu; 86.90.90 (Diğer paramedikal insan sağlığı hizmetleri:tıp doktorları dışında yetkili kişilerce sağlanan mesleki terapi, aroma terapi, konuşma terapisi, homeopati, besin tedavisi, ayak bakımı, diş hijyeni vb. hizmetler hastane dışı) Olan bir kurumu, mevcut faaliyet kodu dikkate alınmadan, sanki Tıp Hekimlerince sağlanan klinik–poliklinik hizmeti faaliyet kodu: 86.22.22 (Özel muayenehanelerde sağlanan uzman hekimlik ile ilgili yatılı olmayan uygulama faaliyetleri ,hastane ve poliklinik faaliyetleri ile ebe, hemşire ve fizyoterapistlerin paramedikal faaliyetleri hariç) varmış gibi işlem yapmışlardır.

Anayasal düzene aykırı, dayanaksız ve tutarsız sehven mühürleme yapılmıştır

Mühürleme işleminden 25 gün sonra İstanbul – Çekmeköy İlçe Sağlık Müdürü Dr. Süzan SANDIKÇI tarafından Diyetisyen Nurettin ŞAHİNLİ ye “yetkisiz ve ruhsatsız sağlık hizmeti verdiğinden bahisle “ T.C. Başsavcılığından suç duyurusu-soruşturma talebi yapılmıştır.

Sonuç

  • Ruhsat verme yetkisi olmayan bir kurum tarafından denetleme yapılıp denetleme sonucu ilgili kuruma tebligat veya yasal prosedür gözetmeden , İdare tarafından yürütme durdurulmuştur.
  • Mühürleme işlemi başlı başına şeklen ve mühürleme mevzuatına ters usulsüz şekilde ,depolamaya uygun olmayan ilkel yöntemler ile hem ofis hem kişisel malzemeleri tuvalete mühürlemişlerdir. Elektrik-su-doğalgaz vanaları, İşyerinin ana girişi ve birçok odasına mühür vurulmamıştır. Mühürleme kanununa göre: Mühürleme işlemi yapılan işyerinin bütün giriş kapıları ve içinde hiç açık kapı kalmayacak şekilde mühürlenip etrafına bant çekilerek , dışına neden mühürlendiğini ve hangi kurum tarafından mühürlendiğini kamuoyu bilgilendirmesi için herkesin göreceği şekilde yazı asılmalıdır. Ve afetler veya tehlikeli durumlar için su-elektrik-doğalgaz vanaları mühürlenmelidir.
  • İdare konu ile ilgili yasal süreçleri takip etmeden işlem yaparak bilgi almak ve işyerinin güvenliği ve devamı konusunda verilen dilekçelere cevap vermemiştir.
  • İşyerinden danışmanlık alan bütün danışanlar güncel programlarını ve randevularını iptal etmek zorunda kalmışlardır. İşyeri sahibi ve aynı zamanda işyerinden mevcut hizmet alan kişiler mağdur olmuşlardır.

Ve mühürleme işlemi hukuksuz şekilde halen devam etmektedir. Konu ile ilgili vicdan muhasebesi bu yazılı beyanı okuyan insanlara aittir.

(ŞOK) Gıda enflasyonunu popüler diyetisyenler tetikliyor!

TGDF Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Duruk, Medyatik olmak isteyen bazı diyetisyenlerin gıda ve ambalajlı ürünlere yönelik yaptıkları yanlış açıklamalar sektörleri zora sokuyor, dedi.

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Duruk, bazı diyetisyenlerin medyatik olmak ve gündeme gelmek amacıyla bilimsel temeli olmayan açıklamalarda bulunduğuna dikkati çekerken bu kişilerin açıklamalarının gıda sektörünü zora soktuğunu söyledi. Duruk,

Popüler olmak için sürekli sansasyonel görüşlerde bulunan bu diyetisyenlerden gıda şirketlerimizi korumamız lazım. Aksi takdirde denetimsiz ve merdiven altı üretimler artar, tüketim azalacağı için şirketlerimiz batar, gıda enflasyonu oluşur, dedi.

tgdf

TGDF Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Duruk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bazı diyetisyenlerin gündeme gelmek ve medyatik olmak gibi amaçlarla bilimsel temeli olmayan açıklamalar yaptığını kaydederek, bunların sayısının 3-4 tane olduğunu aktardı. (Muhtemelen Canan Karatay ve türevleri kastediliyor).

Bu kişilerin gıda sektörünün ve ambalajlı ürünlerin aleyhine ısrarla yaptığı doğru olmayan açıklamaların sektörleri sürekli zora soktuğunu hatırlatan Duruk, bu diyetisyenlerin hatalı görüşlerine inanan vatandaşların ise tüketimlerini kestiğini bildirdi.

Duruk, Türkiye’de yüzlerce, hatta binlerce, gıda mühendisi, doktor, diyetisyen bulunduğunu ancak bu kişilere hiç söz hakkı tanınmadığını, sürekli aynı 3-4 kişinin sansasyonel açıklamalarla medyada yer aldığını belirterek, medya mensuplarına bu konuda daha dikkatli olması çağrısında bulundu.

Rtük, radyo televizyon üst kurulu, rtük ceza

Burada RTÜK’e de görev düştüğünü aktaran Duruk, şu iddialarda bulundu:

Bu kişiler peynir ile alakalı konuştular konuştular peynire talep düştü, bazı firmalar battı sonra peynir fiyatları arttı. Aynı şey piliçte de yaşandı. Bunların cezasını halk çekiyor. Halk iki misli fiyata peynir ve piliç yemeye başladı. Toplum bu kimselerin ağzına bakarak tüketimi biraz da olsa düşürünce şirketler zora giriyor. Bu şirketlerden bazıları batınca üretim azalıyor. Üretim azalınca ne oluyor fiyat artıyor. Yani bu 3-4 diyetisyenin yüzünden aynı zamanda gıda enflasyonu da yaşanıyor. Gıdada durum şu şekildedir; üretimi yüzde 10 düşürürseniz fiyat yüzde 100 yükselir. Bu söylediğimi piliç ve peynir fiyatlarını geriye doğru izlerseniz rahat görürsünüz.

Üniversitelerde görüş alınsın

Duruk, bu konularda aslında durumun çok basit olduğunu belirterek, söz konusu durumlarda yapılan açıklamaya ilişkin üniversitelerin ilgili bölümlerinden akademik/bilimsel görüş alınabileceğini söyledi. Duruk,

Mesela Türkiye’de herkesçe kabul gören tüm üniversitelere sorulsun. ‘Şu şu açıklamalardaki iddialar hakkında neler düşünüyorsunuz?’ denilsin. Göreceksiniz bilimsel temeli olmadığını açıklayacaksınız. Bir döne yumurta hakkında günlerce ‘yemeyin yemeyin’ diye konuştular. Sonra çıkıp, ‘Yanlış söylemişiz.’ dediler, ifadelerini kullandı.

Milyarlarca dolarlık gıda ürünü ihraç ediyoruz

Duruk, bir malı iki firma ürettiğinde fiyatının 5 lira, tek firmanın üretmesi halinde 10 lira olacağını belirterek, bu söylemler sonucu üretimin düşmesi sonrası firmaların zor girdiğini, bu nedenle bazılarının üretimlerini durdurduğunu, ürünlerin tüketiciye zam olarak döndüğünü bildirdi.

Ambalajlı gıda diyerek her türlü eleştirinin sıralandığını dile getiren Duruk,

Bu ürünler her türlü denetimden geçiyor. Türkiye’nin 10 milyar doları aşan gıda ihracatı var. Bu gıdaları Japonya’dan ABD’ye, İtalya’dan Fransa’ya, Rusya’dan Çin’e her türlü ülkeye ihraç ediyoruz. İthal eden ülkeler onlarca testten geçiriyor, kaç tane sertifika istiyor. Türkiye’nin ihraç ettiği ambalajlı gıdalarda reklamasyon yiyen şirket görmedim, yok denecek kadar az.

Merdiven altı üretimi artırıyor

Duruk, önce yumurtada sonra peynir ve piliçteki bilimsel olmayan eleştirel söylemlerin zamanla başka sektörler için de dile getirilebileceğini kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı:

Böylece peynir ve piliçteki gibi diğer sektörlerdeki şirketler de zarar görebilir. ‘Evde tavuk besle, peynir yap.’ diyorlar. Bu mümkün mü Allah aşkına gerçekten mümkün mü? Rezidansta, plazada nerede yetiştireceksin tavuğu? Hiç yapılabilir bir öneri mi? Popüler olmak için sürekli sansasyonel görüşlerde bulunan bu diyetisyenlerden gıda şirketlerimizi korumalıyız. Aksi takdirde denetimsiz, merdiven altı üretimler artar, tüketim azalacağı için şirketlerimiz batar, gıda enflasyonu oluşur. Çünkü adam merdiven altı üretimi doğal, organik, köyden geldi diyerek satıyor.

AA
İSTANBUL – UĞUR ASLANHAN, https://www.aa.com.tr/tr/saglik/gida-enflasyonunu-populer-diyetisyenler-tetikliyor/1375554

TDD, Diyetisyenler derneği, türkiye diyetisyenler derneği

Diyetisyenler Derneğimizden bu kişi ile mesleğimizin itibarı adına görüşülmesini ve basın yazısının düzeltilmesini talep ediyoruz.

yuksek lisans

Bir diyetisyen olarak YDS’ye girmeden yüksek lisans yapabilir miyim?

Merhabalar

Ben yeni mezun bir diyetisyenim. ALES’ten 88 aldım fakat YDS’ye girmedim ve dilim yok. Dil olmadan yüksek lisans yapabilir miyim? Diyetisyenler hangi bölümlerde yüksek lisans yapabilir bilmiyorum. Onu da açıklarsanız çok sevinirim.

“Bir diyetisyen olarak YDS’ye girmeden yüksek lisans yapabilir miyim?” Sorusunun yanıtı

  • Mezun olarak Gerçek Diyetisyenler ailesi olarak aramıza hoş geldiniz, hayırlı olsun.
  • YDS veya YÖKDİL puanı olmadan yüksek lisans yapılabilir. Artık birçok üniversite YL programları için şartlarından dil puanını çıkartmıştır. Dil puanı isteyen bölümlere de özel öğrenci olarak başlayabilir, diploma alana kadar yabancı dili verebilirsiniz. Bunun için ilgili enstitüsü ile görüşebilirsiniz. İkinci öğretim tezsiz yüksek lisans programları da genel anlamda dil puanı istememektedir.
  • Diyetisyen istediği pek çok alanda YL yapabilir. Enstitülerce açıklanan YL başvuru koşullarını inceleyerek Diyetetikten, İş sağlığı ve güvenliğine şartları sağladığınız alanlara başvurabilirsiniz. Unutmayın, alan dışı olmayan bazı bölümlerde bilimsel hazırlık okumanız istenebileceği gibi başvuru koşullarında sağlık bilimleri fakültesinde herhangi bir bölümden mezun olmak hatta lisans mezunu olmak şartları ile karşılaşabilirsiniz.

Sağlıklı seçimler…

Siz de iletişim bölümündeki formlar aracılığı ile bizlere sorularınızı iletebilirsiniz.

yaşlılarda beslenme geriatrik, Hasta neden danışmaya ihtiyaç duydu, Hasta probleminin ne olduğunu düşünüyor, Hastanın korktuğu şey problemin kendisi olabilir mi, Hasta danışmadan nasıl bir kazanım sağlamayı umuyor, Genel Pratisyenler Kraliyet Koleji, John Macleod, Percival, Michael Balint, bütünsel tedavi, bütünsel tıp, holistik beslenme, holistik beslenme uzmanı, hlistik diyet, holistik diyet uzmanı, holistik diyetisyen, holistik beslenme ve diyet uzmanı

Diyetetik öğrencisinden yardım talebi!

Merhaba ben Beslenme ve Diyetetik ikinci sınıf öğrencisiyim.

Daha önce hayatımda anoreksiya gibi bir gerçek beni ölümle tehdit etti. Bununla savaştım. Kazandım. Daha sonra 2 defa amipli dizanteri geçirdim çok zayıf kaldım ama bundan sonra hayatımı tamamen sağlıklı beslenmeye ve insanlara bunu öğretmeye adamaya karar verdim. Daha sonra bu bölümü tercih ettim.

En büyük hayalim Afrika’daki protein enerji malnutrisyonu yaşayan insanlara alternatif bir protein kaynağı bulmak, bir şeyler başarabilmek. Üniversite en büyük adımımdı bunun için fakat hayal kırıklığına uğradım. Ben bir şeyler yapmak isterken karşımda sadece bana bir şeyler ezberletmeye çalışan, laboratuvarda birçok şeye dokunmama bile izin vermeyen hocalarla karşılaştım.

Tek istediğim kendimi geliştirebilmek, bu istekle birkaç diyetisyenle konuşmaya çalıştım fakat bana fiyat bilgisi yollayan diyetisyen meslektaşlarımı gördüm. Öğrenci olduğum için maddi imkanlarım yeterli değil bu yüzden konferanslara katılamıyorum. Fakat istediğim sadece danışabileceğim, bir şeyler öğrenebileceğim, bana hayallerimi gerçekleştirmem için biraz ümit verebilecek bir profesyonel. Bana önerebileceğiniz birkaç yer ya da kendimi geliştirebileceğim bir platform gösterebilir misiniz?

Profesör Dr. Yağız Üresin

Ben tavuk yiyip yemeyeceğimi Yavuz’a sormam, o bir radyasyon onkolojisi uzmanı!

Radyasyon onkolojisi uzmanı Dr. Yavuz Dizdar’ın, Doktorlar aşırı derecede paraya meftun olmuşlar, bağlanmışlar. Önemli bölümü vicdanını kaybetmiş, bir kısmı daha imkan bulursa kaybedecek, demeçleriyle başlayan tartışma Habertürk ekranlarında Eren Eğilmez’in Gerçek Fikri Ne programında masaya yatırıldı.

Programa Dr. Yavuz Dizdar’ın yanı sıra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof.Dr.Hasan Yazıcı, Türk Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Seher Demirer, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji AD Başkanı Prof. Dr. Yağız Üresin ile Gögüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta katıldı.

Kitabımın okunmasını çok istiyorum

Dr. Yavuz Dizdar program başında hekimlerin vicdanıyla ilgili yaptığı açıklamalardan bu kadar tepki görmeyi beklemediğini ifade ederken, vicdanla kastın kediye köpeğe gösterilen vicdan olduğunu da belirtti. Daha önce de kitap çıkardığını ancak bu kitabının özellikle gençlerin okumasını çok önemsediğini belirten Dr. Yavuz Dizdar, kitabın çok okunması için elinden geleni yapacağını ifade etti.

Doktorlar vicdanlarını kaybetti!

Hekimler vicdanlarıyla hareket ederler

Prof. Dr. Seher Demirer ise konuşmasında hekimlerin her zaman vicdanlarıyla hareket ettiğini, medyaya yapılan açıklamarda daha duyarlı olması gerektiğini ifade ederken, malpraktis ve komplikasyon ayrımının önemine dikkat çekti. Hekimlerin öngörülebilir tıbbi sonuçlardan olan malpraktis konusunda sanki tıbbi hataymış gibi sorumlu tutulduğunu belirten Prof. Dr. Demirer, bu konuda hem medyanın hem de hukuk adamlarının daha dikkatli davranması gerektiğine işaret etti. Hekime şiddet konusunda ise Prof. Dr. Seher Demirer hastanelerdeki her şeyin sorumlusunun hekimlermiş gibi gösterilmesine tepki göstererek:

Hekimler sadece hizmet sunuculardır, hizmeti vereni yıpratırsanız hizmet alamazsınız, dedi.

Hekimlerin ilaç firmalarıyla çıkar münasebetleri var

Konuşmasına tüm kitaplarının tanıtımını yaparak başlayan Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta ise

İlaç firmaları ve tıp endüstrisi ile alakası olmayan çıkar münasebeti olmayan hiçbir hekim olduğunu ben zannetmiyorum, derken, hekimlerin aşırı teşhis koyduğunu, bunun da tıbba güveni azalttığını vurguladı.

(TARTIŞMA) Diyetisyenlerin doktormuş havasında ofis açmalarında tuhaflık var!

Daha önce

Hasta olduğunuz zaman, mutlaka hemen, hiç gecikmeden doktora gidin, muayene parasını ödeyin; çünkü doktorunuzun yaşaması lazım. Reçetenizi alın, eczaneye gidin, ilaçları alın, parasını ödeyin; çünkü eczacının da yaşaması lazım. Eve gelin, ilaçların hepsini çöpe atın; çünkü sizin de yaşamanız lazım, diyerek hekimlerin tepkisini çeken Prof. Dr. Küçükusta, hasta olduğunda meslektaşlarına gittiğini ve ilaç yazdıklarında da kullandığını dile getirdi.

Tıp karşıtları gurularla çalışır

Prof. Dr. Yağız Üresin ise:

Tıbbın alternatifi yoktur, Tıp bilimsel ve bilim ile çalışır. Bilimsel metodlarla bu dünyayı anlarız, derken Türkiye’deki tıp karşıtı grupların tüm dünyada olduğunu belirtti.

Tıp karşıtı grupların gurularla çalıştığını, nasıl ilaç endüstrisi varsa tıp karşıtı kişilerin de arkalarında ekonomik olarak büyük motivasyonlar olduğunu vurguladı. Bilimsel temellerden yoksun popüler görüşleri savunan tıp karşıtı grupların, genel doğruları da belirterek büyük destekçi gruplara sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Yağız Üresin, Bizim derdimiz burada ne kadar iyi göründüğümüz, haftaya nereye çağırılacağımız, kitabın kaç satacağı değil, dedi. Her uzmanın kendi alanlarında yorum yapması gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Üresin’in,

Ben tavuk yiyip yemeyeceğimi Yavuz’a sormam, o bir radyasyon onkolojisi uzmanı demesi de dikkat çekti.

Profesör Dr. Yağız Üresin

Hekimler verilerle konuşmalı

Prof. Dr. Hasan Yazıcı ise hekimlerin açıklamalarını yaparken bilimsel verilerle konuşması gerektiğini belirtti. Hem D vitamini hem de otizmle ilgili konuda özellikle Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta’ya ‘yüklenen’ Prof. Dr. Yazıcı, hastalıkların yüzde 60’ına sadece fizik muayene ve anamnezle teşhis konulduğunu ancak şu andaki sistemin buna izin vermediğini belirtti.

Programın sosyal medya yansımasında ise Dr. Yavuz Dizdar ve Prof. Dr. Küçükustanın tıp karşıtı gibi, Prof. Dr. Yağız Üresin, Prof. Dr. Hasan Yazıcı ve Prof. Dr. Seher Demirer’in de tıbbı savunanlar gibi algılanması dikkat çekti.

Hekimlikte vicdan tartışması!

Radyasyon onkolojisi uzmanı Dr. Yavuz Dizdar’ın, Doktorlar aşırı derecede paraya meftun olmuşlar, bağlanmışlar. Önemli bölümü vicdanını kaybetmiş, bir kısmı daha imkan bulursa kaybedecek, demeçleriyle başlayan tartışma Habertürk ekranlarında Eren Eğilmez’in Gerçek Fikri Ne programında masaya yatırıldı.

Programa Dr. Yavuz Dizdar’ın yanı sıra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof.Dr.Hasan Yazıcı, Türk Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Seher Demirer, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji AD Başkanı Prof. Dr. Yağız Üresin ile Gögüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta katıldı.

Kitabımın okunmasını çok istiyorum

Dr. Yavuz Dizdar program başında hekimlerin vicdanıyla ilgili yaptığı açıklamalardan bu kadar tepki görmeyi beklemediğini ifade ederken, vicdanla kastın kediye köpeğe gösterilen vicdan olduğunu da belirtti. Daha önce de kitap çıkardığını ancak bu kitabının özellikle gençlerin okumasını çok önemsediğini belirten Dr. Yavuz Dizdar, kitabın çok okunması için elinden geleni yapacağını ifade etti.

Doktorlar vicdanlarını kaybetti!

Hekimler vicdanlarıyla hareket ederler

Prof. Dr. Seher Demirer ise konuşmasında hekimlerin her zaman vicdanlarıyla hareket ettiğini, medyaya yapılan açıklamarda daha duyarlı olması gerektiğini ifade ederken, malpraktis ve komplikasyon ayrımının önemine dikkat çekti. Hekimlerin öngörülebilir tıbbi sonuçlardan olan malpraktis konusunda sanki tıbbi hataymış gibi sorumlu tutulduğunu belirten Prof. Dr. Demirer, bu konuda hem medyanın hem de hukuk adamlarının daha dikkatli davranması gerektiğine işaret etti. Hekime şiddet konusunda ise Prof. Dr. Seher Demirer hastanelerdeki her şeyin sorumlusunun hekimlermiş gibi gösterilmesine tepki göstererek:

Hekimler sadece hizmet sunuculardır, hizmeti vereni yıpratırsanız hizmet alamazsınız, dedi.

Hekimlerin ilaç firmalarıyla çıkar münasebetleri var

Konuşmasına tüm kitaplarının tanıtımını yaparak başlayan Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta ise

İlaç firmaları ve tıp endüstrisi ile alakası olmayan çıkar münasebeti olmayan hiçbir hekim olduğunu ben zannetmiyorum, derken, hekimlerin aşırı teşhis koyduğunu, bunun da tıbba güveni azalttığını vurguladı.

(TARTIŞMA) Diyetisyenlerin doktormuş havasında ofis açmalarında tuhaflık var!

Daha önce

Hasta olduğunuz zaman, mutlaka hemen, hiç gecikmeden doktora gidin, muayene parasını ödeyin; çünkü doktorunuzun yaşaması lazım. Reçetenizi alın, eczaneye gidin, ilaçları alın, parasını ödeyin; çünkü eczacının da yaşaması lazım. Eve gelin, ilaçların hepsini çöpe atın; çünkü sizin de yaşamanız lazım, diyerek hekimlerin tepkisini çeken Prof. Dr. Küçükusta, hasta olduğunda meslektaşlarına gittiğini ve ilaç yazdıklarında da kullandığını dile getirdi.

Tıp karşıtları gurularla çalışır

Prof. Dr. Yağız Üresin ise:

Tıbbın alternatifi yoktur, Tıp bilimsel ve bilim ile çalışır. Bilimsel metodlarla bu dünyayı anlarız, derken Türkiye’deki tıp karşıtı grupların tüm dünyada olduğunu belirtti.

Tıp karşıtı grupların gurularla çalıştığını, nasıl ilaç endüstrisi varsa tıp karşıtı kişilerin de arkalarında ekonomik olarak büyük motivasyonlar olduğunu vurguladı. Bilimsel temellerden yoksun popüler görüşleri savunan tıp karşıtı grupların, genel doğruları da belirterek büyük destekçi gruplara sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Yağız Üresin, Bizim derdimiz burada ne kadar iyi göründüğümüz, haftaya nereye çağırılacağımız, kitabın kaç satacağı değil, dedi. Her uzmanın kendi alanlarında yorum yapması gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Üresin’in,

Ben tavuk yiyip yemeyeceğimi Yavuz’a sormam, o bir radyasyon onkolojisi uzmanı demesi de dikkat çekti.

Profesör Dr. Yağız Üresin

Hekimler verilerle konuşmalı

Prof. Dr. Hasan Yazıcı ise hekimlerin açıklamalarını yaparken bilimsel verilerle konuşması gerektiğini belirtti. Hem D vitamini hem de otizmle ilgili konuda özellikle Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta’ya ‘yüklenen’ Prof. Dr. Yazıcı, hastalıkların yüzde 60’ına sadece fizik muayene ve anamnezle teşhis konulduğunu ancak şu andaki sistemin buna izin vermediğini belirtti.

Programın sosyal medya yansımasında ise Dr. Yavuz Dizdar ve Prof. Dr. Küçükustanın tıp karşıtı gibi, Prof. Dr. Yağız Üresin, Prof. Dr. Hasan Yazıcı ve Prof. Dr. Seher Demirer’in de tıbbı savunanlar gibi algılanması dikkat çekti.

ösym kpss diyetisyen atamaları 2017

(FORUM) Diyetisyenler “2018-KPSS” sonuçlarını tartışıyor!

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) merkezli yapılan KPSS sınavı 22 Temmuz 2018 tarihinde gerçekleşmişti. 22 Temmuz tarihli sınavı sonuçları açıklandı.

KPSS sınavı 22 Temmuz 2018’de ÖSYM merkezli bir şekilde adaylara uygulanmıştı. Bu tarihten itibaren meraklı bekleyiş bugün itibariyle son buldu ve 22 Temmuz da yapılan KPSS sınavının sonuçları açıklandı. Sonuçların açıklanmasıyla birlikte sayısal bilgileri de açıklayan ÖSYM bu yılki KPSS sınavına 1.234.617 aday girdiğini açıkladı.

Diyetisyenlerin de dört gözle beklediği KPSS sonuçları açıklanınca, bizlere en sık sorulan sorular:

Branş sıralamam kaç gelir, bu sene atanır mıyım, en yakın atama ne zaman olur, bu sene Sağlık Bakanlığı diyetisyen puanları kaçla kapatır… gibi sorular oldu.

Siz de puanınızı ve KPSS ile ilgili gelişmeleri aşağıdaki  “bir yorum yazın” kısmından bize ulaştırın ve meslektaşlarımızla bilgi alışverişi sağlayın.

diyet dikkat, zayıflama uyarı

Diyetisyenlerin mesleklerini ofislerinde icra edebilmeleri konusunda son gelişmeler!

25.07.2018 tarihinde mesleğin serbestçe icra edilememesi ile alakalı yaşanan sorunu içeren haberimizde:

Van İl sağlık Müdürlüğünden danışmanlık merkezi olan Diyetisyenlerin ofisleri ziyaret edilmiş ve 10 gün içinde ofislerinizi kapatmanız gerekiyor, denilmişti.

Dyt. Gülsipan Yaşar (dytgulsipanysr)

Merhaba sevgili meslektaşlarımız; salı günü Van il sağlık müdürlüğünden gelen denetçi personellerin bizlere yaptığı ihtarı biliyorsunuz. Bizler bir kaç gün olayın rengini anlamak ve fevri bir tavır içinde olmamak için bekledik. Çevre illerdeki meslektaşlarımızın desteğiyle bulundukları illerin il sağlık müdürlüklerine böyle bir yazı gelmediğini öğrendik. Gelen tebligatı e-belgeden inceleyince bize sunulan tebligatın aslında buradaki il sağlık müdürlüğünden gönderilen bir yazıya karşılık hukuk müşavirliğinden gönderildiğini gördük. Çevreden aldığımız duyumlarda bu durumun şikayet üzerine yazılmış bir tebliğ olduğu kanısını oluşturdu. Bugün Van ilinde hakkında tutanak tutulan diyetisyenler olarak Van İl Sağlık Müdürlüğüne görüşmeye gittik. Niçin bir tek Van’da böyle bir uygulamaya tabii olduğumuzu sorduk. Bize gönderilen tebligatı incelediğimizi, buradan yazılan bir yazıya cevaben geldiğini bildiğimizi dile getirdik. Çalışma yasamızla ilgili bildiğimiz yasalardan söz ettik. Bunun bir görüş olduğunu çünkü mevzuatta bu konuya dair netlik olmadığını avukatlar aracılığıyla öğrendiğimizi dile getirdik.

İstanbul İl sağlık Müdürlüğünde diyetisyenlerin özel iş yerlerini beyan edip “tanı ve teşhis koymadıklarını ve reçete yazmadıkları beyan ettikleri bir dilekçe” yazarak daha ılımlı bir ortam yaratıldığını bize de böyle bir yaklaşımla yaklaşılmasının daha doğru olduğunu savunduk. Bizler sonuçta meslek etiğinin ve ahlakının farkında olan bireyleriz, eğer bunu bir dilekçeye dökmek denetimizi sağlamak açısından daha kolay olacaksa bizlerin memnuniyetle bu dilekçeyi yazıp imzalayacağımızı belirttik.

Görüşmemiz esnasında İstanbul il sağlık müdürlüğü aranıp görüş alındı. Oradan da bakanlığa çokça kez çalışma yasamızla ilgili soru sorulduğu ve serbestçe çalışma hakkımız olduğuyla ilgili olumlu yanıtlar alındığı söylendi. Bu nedenle bu tebliği sadece Van’da uygulamanın adil olmadığını, mevzuatta açık olduğu için bizimde bu duruma itiraz dilekçelerimizi yazıp İl Sağlık Müdürlüğü’ne teslim etmemiz istenildi. İl sağlık müdürlüğü dilekçelerimizi Sağlık Bakanlığı’na yollayacaktır.

Dyt. Sinan Yıldız (dyt.sinanyildiz)

Sevgili meslektaşlarım şimdi bizim yapacağımız şey şu; dışarıda serbest çalışabileceğimizi ve danışmanlık hizmeti verebileceğimizi içeren güçlü bir dilekçeye ihtiyacımız var. Bu dilekçeyi biz burada pazartesi günü il sağlık müdürlüğüne vereceğiz. İl sağlık müdürlüğü ise bu dilekçeyi sağlık bakanlığına iletecek ve sağlık bakanlığının vereceği cevap ise Türkiye geneli tüm diyetisyenleri kapsamış olacak. Onun için içi dolu olan bir dilekçe yazmamız gerek… Sonucu bütün diyetisyenleri ilgilendirecek bir konuda beraber hareket etmemiz daha güçlü durmamız hepimiz için önemli

Gerçek Diyetisyenler Sitesi yorumu

Sevgili meslektaşlarımız öncelikle geçmiş olsun, müsterih olun. Türkiye Diyetisyenler Derneğimiz ile iletişime geçin.

Diyetisyenlere: “Ofislerinizi kapatın” şoku, siz de destek verin!

Van’da Beslenme ve Diyetetik lisans mezunu sağlık profesyoneli olarak kendi beslenme ve diyet danışmanlık merkezlerinde mesleklerini icra eden diyetisyenlere “ofislerinizi kapatın” ihtarı gönderildi.

Van Sağlık Müdürlüğü Diyetisyenlere ulaştı

Özel danışmanlık merkezi bulunan diyetisyenlere:

Diyetisyenlerin, psikologların ve fizyoterapistlerin serbest çalışması yasaktır; ofisinizi 3 hafta içinde kapatın, denilerek diyetisyenler ihtar edilmiştir.

Van Diyetisyenlerine Büyük Şok, Ofis açma yasağı (2)

Dilekçeye göre, 21.05.2018 tarihinde; Van Halk Sağlığı Müdürlüğü, hukuk müşavirlerine:

Diyetisyen, tanı koyma ve tedavi yapmama koşulu ile serbest olarak mesleğini icra edebilir mi?, diye sormuştur.

1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dai̇r Kanun’a dayandırılarak hekim dışı sağlık profesyonellerinin tek başlarına mesleklerini icra edemeyecekleri sonucuna varmışlardır. Bu çok büyük bir yanılgıdır.

Kanun ne diyor?

1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dai̇r Kanun, 11/4/1928 yılında çıkarılmış ve gerek görüldüğünde değişiklikler yapılmıştır. 

  • Türkiye Cumhuriyeti’nde tıp mesleği icra edebimek ve hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır.
  • Kanunun ilk bölümünde hekimler, ikinci bölümünde diş hekimleri, üçüncü bölümünde ebeler, dördüncü bölümünde sünnetçiler, beşinci bölümünde hasta bakıcı hemşireler ve altıncı bölümünde de sağlık profesyonellerine yer verilmiştir.
  • Diyetisyen; beslenme ve diyetetik alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullardan mezun; sağlıklı bireyler için sağlıklı beslenme programları belirleyen, hastalar için tabibin yönlendirmesi üzerine gerekli beslenme programlarını düzenleyen, toplu beslenme yerlerinde beslenme programları hazırlayan ve besin güvenliğini sağlayan sağlık meslek mensubudur.
  • Tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensupları hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamaz ve reçete yazamaz. Sağlık meslek mensuplarının iş ve görev ayrıntıları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının sağlık hizmetlerinde çalışma şartları, iş ve görev tanımları; sertifikalı eğitime ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Başvuran kişinin herhangi bir hastalığı yok Diyetisyen tek başına beslenme tedavisi uygular.
Başvuran kişinin hastalığı var Diyetisyen, hastayı hekime yönlendirir. Hekim tedavi planlayarak hastayı Diyetisyene yönlendirir.

Görüldüğü gibi kanun, Diyetisyen mesleğini serbestçe icra edemez demiyor.

Özel danışmanlık merkezi olan Diyetisyenler uyarıldı

Van’da, kendi danışmanlık merkezlerinde görev yapan diyetisyenler

  • Dyt. Sinan Yıldız,
  • Dyt. Gülsipan Yaşar,
  • Dyt. Rahmi Ercan ikaz edilen diyetisyenler olmuştur.

Van Diyetisyenlerine Büyük Şok, Ofis açma yasağı (1)

Bu bilgiye istinaden genel görüş metninde ilgili yönetmelik ve kanunların düzenlenmesi gerektiği, yürürlükte olan yönetmeliklere göre uygun diyetisyenlerin mesleklerini serbestçe icra etmelerinin uygun görülmediği belirtilmiştir. Yazılı hukukta her şey yönetmelik ve kanun maddelerine bağlıdır. Devletin hiçbir kurumu yönetmelik, tebliğ, yazılı kanun metni ya da karar olmaksızın işlem yapmaz.

Van Sağlık Müdürlüğü’ne bildirildi

Tıp hekimi, diş hekimleri, veteriner hekim ve eczacılar kendi ofislerinde hizmet verebiliyorlarsa; Diyetisyen, klinik psikolog ve fizyoterapist sağlık profesyonelleri de mesleklerini kendi ofislerinde sürdürebilirler. Dünyanın her yerinde kendi ofisinde hizmet vermek, sağlıkta kalitenin artırmasının yanı sıra bu hizmeti almayı tercih eden vatandaşların seçim hakkı ve özerklikleri desteklenecektir.

Danışmanlık merkezi

Danışmanlık merkezini isteyen herkes açabilir.

  • Emlak ve gayrımenkul
  • Aile danışmanlığı
  • Tarot ve kara büyü
  • Herbalife
  • Sporcu beslenme danışmanlığı

Gibi neredeyse her alanda merkez açılır. Ot, çöp ve protein tozu satışı için beslenme merkezlerinin açılmasını alkışlayan kurumlar, Diyetisyen danışmanlık merkezi açamaz diyemez.

Van’da yaşanan olayda il sağlık müdürlüğünün alınan genel görüşe bağlı bir kapatma kararı olduğunu düşünüyoruz. Bu il sağlık müdürlüğünün inisiyatifinde de olabilir lakin şunu belirtmek isteriz ki Sağlık Bakanlığı, Türkiye’nin tamamında bir yasaklayıcı ya da tamamen mesleklerini icra etmeyi engelleyici bir adımı atmamıştır. Genel görüş metninde de bu durum bildirilmiş ve ilgili yönetmeliklerin bakanlık tarafından düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Sağlık bakanlığı ve diğer bakanlıkların bu meslek grupları ile ilgili düzenlemeyi yaptıklarına ve yapacaklarına inanıyoruz. Şu an yürürlükteki yönetmeliklerdeki eksikliklerden ve bilgi açıklarından dolayı bu sorun yaşanmıştır. Bu nedenle ilgili sağlık müdürlüklerinin bakanlıktan alınan genel görüş ile bu işlemi yaptıklarını düşünüyoruz.

Sağlık Bakanlığı onaylı diplomamız var

Diyetisyenler, klinik psikologlar ve fizyoterapistler; en az 4 sene lisans eğitimi alır. Emek vererek branşında profesyonelleşir, alan çalışmaları ve stajlar yaparak mesleki uygulamaları kavrar ve Sağlık Bakanlığı tarafından verilen diplomalarını almalarının ardından mesleklerini icra edebilir hale gelirler.

Hekim-dışı ve yardımcı sağlık personeli yaftası

Diyetisyenler, klinik psikologlar ve fizyoterapistler birer sağlık profesyonelidir. Ekip çalışmasının önemine inan ve mesleki yeterlilikleri bulunan bu mesleklere ait sağlık profesyonelleri, tüm bu çaba sonucunda bakanlıkça, üvey evlat muamelesi görmeyi ve tıp dışı olarak nitelendirilmeyi hak etmemektedirler.

Diyetisyenler, klinik psikologlar ve fizyoterapistler kendi danışmanlık merkezlerinde çalışabilirler

Dünyanın her köşesinde ve her meslek kolunda olduğu gibi, kendi ofisinde hizmet vermek, kaliteyi arttırmasının yanısıra, hem bu meslek unvanlarını taşıyan sağlık çalışanlarının, hem bu hizmeti almayı tercih eden vatandaşlarımızın en doğal haklarıdır.

Konu 12 yıl önce de gündeme gelmişti

İşte o haber:

Zayıflamanın sektör haline geldiği günümüzde diyetisyenlik de popüler meslekler arasına girdi. Kilolarından şikayetçi olanlara yapılan diyetisyen kontrolünde zayıflama önerilerinin, bu meslek grubunu ‘özel muayenehane’ açmaya teşvik etmesi de sayının artmasında etkili görülüyor.

Ancak şikâyetler üzerine Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 1219 sayılı Tıp Meslekleri Uygulamalarına Dair Yasa’yla sadece hekimlerin ve diş hekimlerinin mesleklerini serbest olarak icra edebileceğini, ebe, hemşire ve sağlık meslek liselerinin toplum sağlığı bölümünden mezun sağlık memurlarınınsa bu kanun çerçevesinde ancak sağlık kabini açabileceklerini hatırlattı. Yazıda,

Aksi halde vatandaşların yanıltılması, yanlış yönlendirilmesi, haksız rekabet gibi nedenlerle kişilerin mağduriyeti kaçınılmaz olur, denilerek, diyetisyenlerin tek başına muayenehane açmasının yasak olduğu vurgulandı.

Dört yıllık eğitim ne olacak?

Bu uyarı yazısı nedeniyle gözler diyetisyenlerde… Türkiye Diyetisyenler Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Fatmagül Yılmaz, dört yıllık üniversite eğitimi alan diyetisyenlerin, hâlâ bir sağlık yasasına sahip olamadıkları için sıkıntı çektiğini, açıklamanın diyetisyenlerin asıl sorunlarına eğilmediğini söylüyor:

Devlet diyetisyenleri dört yıl yetiştirip uzman sıfatıyla diploma veriyor, sonra da ‘Muayenehane açamazsınız’ diyor. Bu büyük bir pasta ve metabolizma ya da dahiliye uzmanı olan bazı kişilerin bakanlık üzerinde baskı kurarak diyetisyenleri çok dar bir alana sıkıştırma isteği var. Diyetisyen diyet tedavisi yapar, ilaç tedavisi noktasına gelindiğinde mutlaka bir hekimle çalışılır. Diyeti ve diyetisyeni fazla tanımadan bu tür saldırıların yapılmasını doğru bulmuyorum.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları uzmanı Prof. Zeynep Oşar doktor, diyetisyen ve hemşireden oluşan bir ekibin birlikte çalışmasının en iyi tedavi olduğunu, diyetisyenlerin ekipte önemli rol oynadıklarını belirtirken, Gazi Üniversitesi’nden Prof. Metin Aslan da açıklamanın, meslek sınırlarını aşarak reçete yazan diyetisyenlere yönelik olabileceğini belirtiyor.

Kayıtlı diyetisyen (RD) sistemiyle çözdü

Uzman diyetisyen ve Amerikan Diyetisyenler Derneği Denizaşırı Ülkeler Türkiye Temsilcisi Selahattin Dönmez,

ABD’de 70 binin üzerinde diyetisyen çalışıyor. Onlar benzer sorunları Amerikan Diyetisyenler Derneği ve diğer meslek gruplarıyla iletişim halinde bir ‘kayıtlı diyetisyen sistemi’ geliştirerek çözdü.

Şişmanlık tedavisinde diyetisyenle bir endokrin veya iç hastalıkları uzmanı ortak çalışır. Bunun dışındaki hekim dahi şişmanlık tedavisiyle ilgilenemez. Önce bu denetlenmeli, diyor.

Beslenme ve diyet uzmanı Taylan Kümeli ise,

Obezite tedavisinde tek başına diyetisyen ve doktor desteğinin doğru tedaviyi sağlamakta yetersiz olabileceğine dikkat çekerek doktor, diyetisyen, gerekliyse psikolog ve egzersiz uzmanı eşliğinde koordineli bir ekip çalışmasına ihtiyaç olduğunu söylüyor. Kümeli, Beslenme uzmanları kişinin biyokimyasal bulgularına, iş ve aile hayatına, sosyoekonomik durumuna, beslenme alışkanlıklarına uygun diyet programları hazırlamakta ve kişiyi takip etmektedir. Tedavide ilaç kullanılıp kullanılmayacağına da tedavi ekibi birlikte karar vermelidir. Ayrıca kişiler verdikleri kiloyu koruyabilmeleri için beslenme uzmanıyla yaklaşık iki yıl boyunca kontrollere devam etmeli. Biz diyetisyenlerin hedefi kişiler üzerinde kalıcı beslenme alışkanlıklarını oturtmak ve kendi beslenmelerini doğru düzenleyebilmelerini sağlamaktır, diye konuşuyor. 

destek olDestek verin

Gerçek Diyetisyenler Sitesi olarak, Van ilinde bulunan değerli üyelerimizden yola çıkarak, tüm bu meslek gruplarına desteği vermenizi ve Van Sağlık Müdürlüğü’ne ve Sağlık Bakanlığı’na bu talebinizi iletmenizi bekliyoruz.

İlgili olayda geçen ve Sağlık Bakanlığınca yazılan genel görüş metninde:

Diğer sağlık mensuplarının umumi iş yeri açıp işletmesi uygun bulunmamıştır, bilgisi yer almaktadır.

Türkiye’de bulunan beslenme ve diyet danışmanlık ofislerinin tamamen kapatılacağı haberi gerçeği yansıtmıyor. İlgili yönetmelikler kanunlar ve tebliğler resmi kaynaklardan gelmediği sürece de korkulmamalıdır. Bu gibi olayların temel çözüm yeri meslek örgütleridir. Tüm diyetisyenlerin meslek örgütlerine destek olmalarını, yapılacak çalışmaları yakından takip etmelerini, konuya ilişkin çalışma yapmalarını ve sürecin ciddiyeti açısından önemlidir. İlgili görüşte sadece diyetisyenler olmayıp farklı meslek gruplarının da aynı durum içinde olduğunu hatırlatmak isteriz.

Bakanlık ve bakanlık ile ilgili kurumlar bahsi geçen yönetmelik ile ilgili çalışma ve düzenleme yapacağını düşünmekteyiz. Meslektaşlarımızın yapması gereken ve izlemesi gereken yol yine resmi yollardan olmalıdır. Bilgi kirliliğine neden olacak haberlerin ve yorumların yapılmaması gerektiğini düşünüyor ve bu konu ilgili görüşümüzü siz değerli diyetisyenlerle paylaşma gereği görüyoruz. Tüm diyetisyenleri dayanışma içinde kutuplaşmadan birlikte beraberlik içinde görmeyi temenni ediyor ve yanınızda bulunduğumuzu bildirmek istiyoruz.

Şikayet edin

Şikayet adresleri ve numaraları söyle:

  • Sağlık Bakanlığı: sabim@saglik.gov.tr
  • Sağlık Bakanlığı İletişim: 184
  • Van İl Sağlık Müdürlüğü: van@saglik.gov.tr
  • Van İl Sağlık Müdürlüğü: 0432 210 21 16 – 0432 210 21 17 – 0432 210 21 18
  • Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi: https://www.cimer.gov.tr
  • Cumhurbaşkanlığı İletişim: 150
uludağ sözlük diyetisyenleri karalıyor

Uludağ Sözlük’ün diyetisyenleri karalayan yazıları!

Aşağıdaki bağlantı adresinden sayfanın tamamına ulaşabilirsiniz… Sessiz kalmaya devam edelim, her zamanki gibi. Ama unutmayın, bizden görmemiş okumamış olanlar kadar sessiz kalanlar bulundukça, bu yazılar artacak geniş kitlelere ulaşacaktır.

https://www.uludagsozluk.com/k/diyetisyene-gideceklere-tavsiyeler/#

  • İyi hatta çok iyi araştırın; kimdir, nereden mezun, kimleri zayıflatmış, zayıflattıklarının fotoğraflı örneği var mı, nerelerde çalışmış, tıp dergilerinde makaleleri var mı (uyduruk magazin dergilerinde yazısı yayımlanmış olması önemli değil, o dergilere reklam olsun diye para verip yazan da varmış). Mümkünse tıp geçmişi olup zayıflama üzerinde yoğunlaşan birini seçin (bkz: canan karatay). Diyetisyenler doktor değildir, reçete yazma yetkileri yoktur. sadece diyet listesi verirler. (bkz: diyetisyenlerin kendini doktor sanması). Çok sevdiğim bir bayan arkadaşın zayıflamak için gittiği diyetisyenin verdiği diyet sonrasında kilo aldı! bir daha asla gitmem boşa para harcadım diye ağlıyor kaç gündür. diyeceğim şu ki lüks semt diye ekstra güven duymayın her gelene de aynı diyet listesini vericek kadar da işinde rahatmış diyetisyen hatun! ya da çok katı diyetle zayıflayıp geri alan da var!!! En iyisi kendini tutup az yemek…

  • Gitmeyin. kilo vermek istiyosan yemeyeceksin.
  • Tek tavsiyem: gitmeyin onun söyleyeceği ve yazacağı reçeteyi ben burda yazim size: yemeyin. Hamiş 1: yemek yiyerek zayıflama diye birşey yok. o kiloları nasıl aldıysanız, ancak öyle verebilirsiniz. hamiş 2: kullanmak zorunda kaldığı ilaçlar yüzünden kilo almış insanları tenzih ediyorum bu noktada.
  • Bilimsel çalışmalar ve araştırmalar adı altında kobay gibi kullanılan insanlardan olmamak için diyetisyen bile olsa her söylediğine inanmayın. midenin üçte biri su, üçte biri yemek ve üçte biri hava ile doldurulursa, diyetisyene ihtiyaç kalmaz.
  • Boşuna para verip gitmeyin. Boğazınızı tutarsanız belki şirinleri bile görebilirsiniz.
  • Öncelikle dahiliye ye gidin.  tansiyon, tahlil varsa başka hastalıklarınız göz önünde bulundurulsun çünkü diyetisyenler doktor havasına girip göz boyamak ve hastanelerine kazandırmak için bir çok kan sayımı yaptırsalar da, size bir çok soru sorsalar da sağlık durumunuzdan, diğer sorunlarınızdan anlamıyorlar. tahlil listesinden onlar için sadece 2-3 değer önemli oluyor .diğer değerlerden çakmıyorlar. diyet listesi uygulatayım derken başka rahatsızlıklar ortaya çıkıyor. diyetisyenin önemsemediği en ufak bir kan değeri düşüklüğü hayatınızı mahvedebiliyor.  Başıma geldi ondan biliyorum. Bir de eğer özel hastaneye gidiyorsanız; ilk muayene+tahlil= 250/300 liralarda para ödüyorsunuz. buna ilave diğer seanslara da para alıyorlar. 10-15 kilo veririken 1500-2000 tl nizi de vermiş oluyorsunuz.
  • önemli bir hastalığınız yoksa, 100 kilo üzerinde değilseniz, sadece zayıflamaksa amacınız gitmeyin! kişinin doktoru , diyetisyeni, yaşam koçu ,spor hocası, her şeyi kendisidir. yeter ki akıllı olun , iradeli olun. bol bol su için, yürüyüş yapın, yerde egzersizler yapın. sonucu göreceksiniz 😉 Pasta ,börek, abur cubur alışkanlığınız varsa birden kesmeyin. seyrelterek, miktarını biraz azaltarak yemeğe devam edin . çünkü alışkanlıkları birden kesince insanın psikolojisi bozuluyor. sonra daha çok yemek istiyorsun. Diyetisyenler insanın halinden anlamıyor. al listeyi ver kiloyu.

  • gitmeyin. onun yerine tahlillerinizi yaptirdiktan sonra o bilgilerle birlikte bikac spor hocasina gidip danisin.

Bu şahsiyet de koltuğunun altına kan tahlilini kıstırıp spor eğitmenine gidiyor her halde!

  • Gitmeyin! kilo alamama problemi dolayısıyla gitme gafletini gösterdim. bir sürü şey yazdı onu ye bunu ye diye. bunları zaten bir günde yiyebilsem kilo alabilme derdim olmazdı.

Eğer Diyetisyen değil de herhangi biri olsaydım, ben bunları okuduktan sonra asla gitmezdim Diyetisyene ve inanılmaz negatif bir imajı olurdu bu mesleğin. #mesleğimikaralama

YÖK, Yüksek öğrenim kurumu diyetisyen

YÖK, akademik personeli yetersiz Beslenme ve diyetetik bölümleri açmaya devam ediyor!

Yüksek Öğretim Kurulu maalesef 17 Mayıs tarihli genel kurulunda 5 yeni üniversitede bölümümüze öğrenci alımına karar verdi (toplam 275 öğrenci). Üstelik hiç bir yerin akademik ve fiziki alt yapısı tamamlanmamış…

Doktoralı öğretim üyeleri diyetisyen değil ve ne yapacaklarını bilmiyorlar. Bu pervasız kontenjan artışına tepki göstermenin vakti geldi… Meslektaşlarımızın bu konudaki farkındalıkları artsın ve tepkiler daha yüksek sesli olsun. İstihdam ve kontenjanlar arasındaki dengesizlik maalesef mesleğimizi büyük bir enkazın altında bırakmıştır.

  • Bandırma 17 Eylül: 60 öğrenci
  • Gedik Üni.: 35 öğrenci
  • İzmir Demokrasi Üni: 40 öğrenci
  • Karamanoğlu Mehmetbey Üni: 60 öğrenci
  • Sağlık Bilimleri Üni (Gülhane): 80 öğrenci

Zor durumda bırakmamak için şahsımı ifşa etmezsen sevinirim. Aşağıda Karaman’daki bölümün açılması ile ilgili haber linkini gönderiyorum: