Diyetisyen Hilal Mutlu

Diyetisyen Hilal Mutlu: “İftar ve sahur arasında 2-2,5 litre su tüketin”

Diyetisyen Hilal Mutlu, iftarla sahur arasında 2-2,5 litre su içilmesi ve çay, kahvenin çok tüketilmemesi gerektiğini söyledi.

Dyt. Mutlu, oruç tutanların rahat bir gün geçirmesi için önerilerde bulundu.

Ramazan da olsa besin ihtiyacı aynıdır

Yaklaşık 17 saat aç kalan vücudun iftarda hem fiziksel hem de ruhsal açlığını gidermek istediğini belirten Mutlu,

Normal zamanda vücudumuzun ne kadar besine ihtiyacı varsa Ramazan’da da bu miktar aynıdır. Beslenme ipuçları olarak orucu 1 su bardağı ılık suyla açıp, 1 veya 2 adet hurma yenilebilir. Ardından çorba içilip 10-15 dakika dinlenilmelidir. Çorba olarak yoğurtlu ve soğuk çorbalar hem yaz günlerinin sıcağından kurtulmak hem de gün içinde aç kalan vücudun ihtiyacını karşılamak için tüketilebilir. Daha sonra ana yemeğe geçilip yanında mutlaka az yağlı süt ürünleri (yoğurt, cacık, ayran gibi) ve yağsız, bol yeşillikli salata olmalıdır. Komposto şekersiz tüketilmelidir. Ana yemeklerde kızartmalar, ağır, yağlı yiyecekler tercih edilmemeli, ızgara, haşlama, buğulama şeklinde pişirilmiş sebze ağırlıklı yemekler tercih edilmelidir. Ramazan’ın simgelerinden olan pide ise orta boy pidenin sekizde birinin 1 dilim ekmeğe tekabül ettiği unutulmamalı, haftada iki gün pide tercih edip kalan günlerde tam tahıllı ekmekler tercih edilmelidir. Çünkü oruçla birlikte değişen beslenmemiz kabızlığa sebep olmaktadır. İftardan 30-45 dakika sonra orta tempoda yürüyüş yapılmalı ve yavaşlayan metabolizma harekete geçirilmelidir, dedi.

Suyun önemini unutmayın

İftarla sahur arasında 2-2,5 litre su içilmeli ve çay, kahvenin çok tüketilmemesi gerektiğini aktaran Mutlu,

Çay, kahve suyun yerini tutmadığı gibi idrarla su atımına da sebep olur. İftar ve sahurun haricinde 2 ara öğün yapılmalıdır. Ara öğünlerde meyve, yoğurt, süt en iyi seçeneklerdir. 1 su bardağı maden sulu ayran da gün içerisinde terle kaybedilen mineralleri geri almak için güzel bir alternatiftir. Şerbetli, hamur işi tatlıların yerine haftanın 1-2 günü az şekerle hazırlanmış sütlü, meyveli tatlılar veya 2-3 top dondurma tüketilebilir. Sahurda ise protein ağırlıklı kahvaltılıklar sizi gün boyu dinç tutar. Yumurta, az yağlı peynir, yeşillikler, tam tahıllı ekmekler, ceviz sahurun en iyi seçenekleridir. Pratik bir öğün tercih etmek isteyenler ise az yağlı süt, yulaf ezmesi ve taze meyvelerle hazırlanmış bir kahvaltı önerilebilir. Sonuç olarak çok hareket, çok su ve dengeli-düzenli beslenme, diye konuştu.

Memurlar.net
https://www.memurlar.net/haber/830855/iftarla-sahur-arasinda-2-5-litre-su-icin.html
aralıklı oruç - intermittent-fasting

Kısmi orucun kilo vermede etkili olduğu kanıtlandı!

Bilimsel araştırmalar orucun kilo vermede etkili olduğunu ortaya koydu. ABD’de yürütülen bir araştırma, günün 16 saati aç kalarak yapılan diyetin kilo vermede oldukça etkili olduğunu kanıtladı.

Illinois Üniversitesi araştırmacılarının yaptığı çalışmada, yaş ortalaması 45 olan 23 aşırı kilolu katılımcı 12 hafta boyunca 16 saay aç kalıp 8 saat yemek yiyebildikleri oruç diyetini uyguladı. AA’nın haberine göre; katılımcılar, saat 10.00’dan 18.00’e kadar istedikleri besinden istedikleri miktarda yedi, günün geri kalan kısmında sadece su ve kalorisi olmayan içecekler içti.

Vücut ağırlıklarının %3’ünü kaybettiler

Oruç diyeti sayesinde günlük 350 kalori daha az alan katılımcıların 12 haftanın sonunda vücut ağırlıklarının yüzde 3’ünü kaybettikleri ve sistolik kan basınçlarının düştüğü görüldü. Araştırma ekibinden Krista Varady,

Bu çalışmayla kalori hesabı yapmadan ya da diyetinizden bazı besinleri tamamıyla çıkarmadan kilo kaybetmenin yollarının olduğunu gördük, ifadesini kullandı.

Varady, bu çalışmayla 16 saay aç kalıp 8 saat yemek yiyebildikleri diyetin kilo kaybetmek için önemli bir unsur olduğuyla ilgili bilimsel kanıt elde ettiklerini belirtti. Araştırmanın sonuçları Nutrition and Healthy Aging dergisinde yayımlandı.

gökhan elbay

Diyetisyen Elbay: “Bayramda yeterli ve sağlıklı beslenin”

Ramazan ayının sona ermesiyle birlikte normal beslenme alışkanlıklarına geçilirken dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Diyetisyen Gökhan Elbay,”Bayramda şeker, çikolata, hamur işleri ve tatlıyı aşırı tüketmek sindirim sisteminde ve diğer organlarda rahatsızlıklara yol açacaktır ve bu durum kilo alımına sebep olacaktır” dedi.

Ramazan Bayramı’nda tıka basa yenilen yemeklerin ve tatlıların mide problemlerine davetiye çıkaracağını anlatan Diyetisyen Gökhan Elbay, yaptığı açıklamada,”Bayramın beslenme açısından diğer günlerden farlı bir dönem olmadığını kabullenmek en önemli adım olacaktır. Günlük yaşantımızdaki 3 ana ve 3 ara öğün prensibinden uzaklaşmadan, özellikle ana öğünlerimizi evde tüketmeye çalışarak ve her besin grubundan yeterli ve dengeli bir şekilde tüketerek günlük yaşantımıza devam edelim. Özellikle evden çıkmadan salata, meyve, yoğurt gibi hafif besinlerin tüketilmesi bayram ziyaretlerindeki hamur işleri ve tatlılara ’hayır’ cevabını vermemizi kolaylaştıracaktır” dedi.

Aşırı beslenme ve hızlı besin alımının birçok sağlık sorununa sebep olacağını aktaran Elbay,

Türk halkının misafirperver yapısı ve özellikle yemek konusundaki ısrarcı tutumları bir aylık oruç döneminden çıkmış bireylerin iştahıyla birleşince aşırı miktarda ve hızlı besin alımlarına ve bu durumda birçok sağlık problemine neden olabilir. Özellikle mide ve bağırsak problemleri bayramda sıklıkla karşılaşılan sorunlardandır. Bunun yanı sıra hazım problemleri, baş ağrısı, tansiyon dengesizlikleri gibi problemlerde yanlış besin tüketimleri sonucunda ortaya çıkabilir, ifadelerine yer verdi.

Elbay, Ramazan Bayramı’nda baklava, tulumba, lokma, kadayıf gibi ağır tatlılar yerine sütlü, meyveli tatlıların tercih edilmesi gerektiğini de söyledi.

Sözleşmeli diyetisyenler kadroya geçecek mi?, kpss diyetisyen habeleri, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Kamu Hastaneler Kurumu KPSS Diyetisyen

Sağlık Bakanlığı’ndan bayram ve sonrasında sağlıklı beslenme önerileri

Ramazan ayında beslenme düzeninde meydana gelen değişiklikler ve Ramazan Bayramı’nda daha fazla yemek yeme istediğinden ötürü kişiler bazı sindirim sistemi rahatsızlıkları ile karşılaşabilirler.

Geleneksel bayram ikramları şeker, çikolata, hamur işleri (baklava, börek vb.)  kan şekerini hızla yükselten ve enerji içeriği yüksek gıdalardır. Bu nedenle bayram ziyaretlerinde sunulan ikramlara dikkat edilmeli, aşırıya kaçılmamalı, yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri unutulmamalıdır.

  • Bayram süresince de yeterli ve dengeli beslenmek için, beş temel besin grubunda bulunan besinlerden yeterli miktarlarda tüketilmelidir. Bu besin grupları; Süt ve süt ürünleri grubu, Etyumurtakurubaklagiller ile yağlı tohumlar grubu, Sebzeler grubu, Meyveler grubu, Ekmek ve tahıllar grubudur.
  • Ramazan ayının sonlanması ile tüketilecek yiyeceklerin miktarı aniden arttırılmamalıdır. Öğün araları en az 2 en fazla 45 saat olacak şekilde düzenlemelidir. Buna göre öğün sayısı 3 olarak planlanabilir. Gerektiğinde ara öğünlerde taze meyveler ya da az şekerli hoşaf/kompostolar, ayran, kefir gibi içecekler beslenme düzenine eklenebilir.
  • Bayram sabahı hafif bir kahvaltı ile güne başlanmalıdır. Kahvaltıda kızartma, kavurma yöntemleriyle pişirilmiş besinler yenmemelidir. Bayram ziyaretlerinde geleneksel olarak tatlı ikramı olacağından kahvaltıda şeker, bal vb. tatlı besinlerin bulundurulmaması yararlı olacaktır.
  • Domates, salatalık, maydanoz, taze biber vb. çiğ sebzeler bolca tüketilmeli, az tuzlu peynir tercih edilmelidir. Haşlanmış yumurta tercih edilmelidir. Sucuk, salam, sosis vb. yağlı besinlerden, börek vb. hamur işi gıdalardan sakınılmalıdır. Ekmek olarak tam tahıl ekmeklerinin tercih edilmesi kan şekerini kontrol altında tutar ve tokluk hissi verir.
  • Besinler iyi çiğnenmeli, yemekler hızlı yenmemelidir.
  • Ramazan Bayramı süresince mide ve bağırsak rahatsızlıkları yaşanmaması için fazla şeker ve şekerli gıdaların (tatlılar, çikolata vb.) tüketimine dikkat edilmeli, çevrenin ısrarcı tutumlarından ve aşırı yeme eğiliminden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.
  • Özellikle bayramda tatlı tüketimi çok isteniyorsa hamurlu, şerbetli tatlılar yerine küçük porsiyonlar halinde sütlü tatlılar, taze veya az miktarda kuru meyveler; şerbetler yerine şekersiz veya az şekerli komposto/hoşaf suları, az şekerli limonata, ayran gibi içecekler sunulmalıdır.
  • Sindirim sisteminin düzenli çalışması ve kabızlıktan korunmak için lif (posa) içeriği yüksek olan sebze, meyve ve kurubaklagiller tüketilmelidir. Yetişkin bireyler imkânlar dâhilinde günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmelidirler.
  • Diyabet, kalpdamar hastalıkları, yüksek tansiyon gibi kronik hastalığı olanlar uyguladıkları diyete bayram süresince de uymaya özen göstermelidirler.
  • Ramazan ayı boyunca su ve sıvı tüketimin azalmasından dolayı vücutta oluşabilen sıvı kaybının yerine konması için günde en az 22,5 litre sıvı alınmalı; öğünlere su, ayran, az şekerli limonata, az şekerli/şekersiz komposto/hoşaf gibi sıvı gıdalar eklenmelidir.
  • Tüm bireyler özellikle de yaşlı ve tansiyon hastası olanlar çay, kahve gibi kafein içeriği yüksek içecekleri gün boyu fazla miktarda tüketmemelidirler.
  • Ramazan boyunca gece kalkıp sahur yemeği yemek, ramazandan sonra gece yeme alışkanlığı şeklinde sürdürülmemelidir.
  • Ramazan ayı boyunca enerji harcamamak için azaltılan fiziksel aktivitenin bu dönemin sonlanmasıyla birlikte arttırılması oldukça önemlidir.
    Ayrıca;
  • Mümkün olduğunca bayram ziyaretlerine yürüyerek gidilmesi tercih edilmelidir.
  • Fiziksel aktivitenin kan şekeri ve kolesterolü azaltmaya, kilo kaybetmeye ve bağırsak hareketlerini arttırmaya yardımcı olduğu unutulmamalıdır.
  • Fiziksel aktivitenin arttırılması adına haftada 5 gün en az 30 dakikalık orta şiddette fiziksel aktivite yapılmalıdır.

Ramazanda “su”yun önemi

Su, eksikliğinde yaşamımızın tehlikeye girdiği en önemli besin ögelerinden biridir.

Hava sıcaklığının artması ve Ramazan ile beraber vücudumuzdaki sıvı kaybı da artmaktadır. Hava sıcaklığı 30⁰C olan bir ortamda, hafif bir işle uğraşan bir kişi günde 2 – 3 litre su kaybederken, sıcak bir ortamda zor bir işle uğraşan kişi ise bir saat içinde 2 – 4 litre su kaybedebilir. Bu durum göz önüne alarak günlük almamız gereken su miktarını ayarlamamız gerekir. Peki su bizim için neden bu kadar önemlidir diye sorarsak:

2017 ramazan ayı, oruç ayı, ramazan diyeti, oruç diyeti, ramazanda beslenme, sahur beslenme, iftar beslenme

Su, vücut sıcaklığını düzenliyor

Su vücut sıcaklığının düzenlenmesine yardımcı olmaktadır. Su vücut sıcaklığını korumayı terleme yolu ile yapmaktadır. Beyin vücut ısısı artmaya başladığında ter bezlerini uyarır, ter vücut yüzeyinde aktıkça ısı kaybı yaşanmakta bu da vücudu serinletmektedir.

su, içme suyu, çeşme suyu, su neden kalorisiz

Su, vücut asiditesini normalize ediyor

Su enerji metabolizmasında yer alan belli tepkimelere katılmakta ve vücut asiditesinin uygun düzeyde tutulmasına yardımcı olmaktadır.

sporcu beslenmesi protein

Kasların %75’i su

Vücut hücrelerinin yapısına da su katılmaktadır. Kasların yaklaşık %75’i, kemiklerin %25’i sudan oluşmaktadır. Yağların depolandığı adipoz doku %25-30 oranında su içermektedir.

diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

Su, vücudu nemlendiriyor

Su gözyaşı olarak da gözleri nemlendirmekte ve gözde oluşan kirleri dışarı atmaktadır. Tükürükte bulunan su ise ağzı nemli tutmakta, yutmayı kolaylaştırmaktadır. Eklemlerdeki sıvılar ise hareket sırasında sürtünmeyi azaltarak kemik ve eklemleri darbelere karşı korumaktadır. Kanın %90’ı sudan oluşmaktadır, kan ile taşınan oksijen, besin öğeleri, hormonlar, immün faktörler ve ilaçlar su yardımı ile taşınmaktadır. Su karbondioksit gazının ve diğer atık maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasında da rol oynamaktadır. Su glikojen ve proteinin ve bunlar gibi bazı moleküllerin yapısına katılmaktadır.

Daha fazla bilgi için…

Sağlık Bilimleri Beslenme ve Diyetetik Lisans profesyoneli diyetisyeninizle görüşünüz.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Çisem Önel

 

ramazan pidesi, oruç pide, susamlı pide, yumurtalı pide, diyet pide (3)

4 madde ile: “Ramazan pidesi”

Beslenme ve Diyet Uzmanları, Ramazanda doğru beslenmenin sürdürülmesi gerektiğine vurgu yapıyor.

ramazan pidesi, oruç pide, susamlı pide, yumurtalı pide, diyet pide (3)

1. Kalorisi daha fazla

Beyaz undan yapılan Ramazan pidesinin kalorisinin diğer ekmeklere oranla daha fazla.

ramazan pidesi, oruç pide, susamlı pide, yumurtalı pide, diyet pide (3)

2. İştah artırıyor

Ramazan pidesi, yedikçe iştahı azaltmak yerine artırır.

ramazan pidesi, oruç pide, susamlı pide, yumurtalı pide, diyet pide (3)

3. Glisemik indeksi yüksek

Glisemik indeksi yüksek olduğundan kan şekerini hızlı yükseltip çabuk düşürür dolayısı ile yerken yeme isteğini artıran bir besindir.

obezite hakkında gerçekler

4. Yağlanmayı artırıyor

Hızlı depolanıp kişide yağlanmayı artırabilir. Fazla tüketilme isteği artacak bir besin olması sebebi ile obezitesi olan veya fazla kilosu olan kişilerde kilo aldırır. Bu nedenle tüketimini sınırlandırmakta fayda vardır.

hurma yağmur gökkaya diyetisyen ramazan

Ramazanın incisi: “Hurma”

Ramazan döneminin vazgeçilmezi olan hurma, palmiyegiller (Arecaceae) familyasından, dekoratif yapraklı bir palmiye türünün meyvesidir. Türkiye’de Akdeniz ikliminin hakim olduğu bölgelerde yetişir…

Hurmada minerallerden kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir, potasyum, kükürt, klor, fosfor; vitaminlerden B grubu, A, C vitamini, ß-karoten bulunmaktadır.

hurma oruç ramazan diyet

Günümüzde yanlış beslenme ve uygulanan pişirme yöntemlerindeki hatalar sonucu hücre içi oksidatif stres artış gösterir. Buna bağlı olarak kardiyovasküler rahatsızlıklar ve kanser görülme sıklığı artar. Kanser gibi hastalıklarda savaşmada yüksek antioksidan kapasiteye sahip olan hurmanın yeri ayrıdır.

Yapılan bir araştırmaya göre: 100 gram meyvede bulunan antioksidan özellikteki kateşin miktarları kıyaslanmıştır. Taze hurmada, taze kayısıya göre 9,5 kat, yaban mersinine göre yaklaşık 4 kat, incire göre 5 kat fazla kateşin saptanmıştır. Kuru hurmadaki kateşin miktarı ise kuru kayısıya göre yaklaşık 5 kat, kuru yaban mersinine göre 2 kat, kuru incire göre 6 kat fazladır.

hurma oruç ramazan diyet

Hurma lif yönünden de zengin bir meyvedir. Hurmada bulunan çözünür ve çözünmez lifler mide ve bağırsağı temizler, kalın bağırsağın düzgün çalışmasını sağlar. Ayrıca, kolit oluşumunu, kolon kanseri riskini ve hemoroit oluşumu riskini azaltır. Ayrıca lif sayesinde kabızlık oluşumunu önler ve yüksek seyreden kan kolesterol seviyesini düşürür.

İçerisindeki B6 vitamini sayesinde zeka gelişimine katkıda bulunur ve depresyona karşı etkilidir. Sinir sistemine olumlu etkide bulunur. Magnezyum minerali yönünden zengindir. Bu sayede, iltihap gelişimi önlenir, kalp krizi riski azalır, tansiyonun dengeleyici etki gösterir. İçeriğinde en az 20 adet farklı aminoasit bulunmaktadır. Bu sayede yaşlanma karşıtı etkide bulunur. Yapılan bazı çalışmaların sonuçları, içerisindeki ß-karoten sayesinde gece körlüğünü önlediği yönündedir.

Hurmanın % 60’ı karbonhidrattan (früktoz) oluşmaktadır. Bu nedenle özellikle diyabetli bireylerin tüketim miktarına dikkat etmeleri gereklidir.

hurma oruç ramazan diyet

1 adet hurma (10 gram)

  • 28 kalori,
  • 6,5 gram karbonhidrat,
  • 0,2 gram protein ve
  • 0,1 gram yağ içerir.

1 porsiyon meyve yerine 2-3 adet hurma tüketebilirsiniz.

Ramazan döneminde uzun süreli açlıklardan sonra kan şekerini toparlamak ve iftarda fazla yemeyi önlemek adına orucunuzu hurmayla açmanızı öneririm…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Yağmur Gökkaya

Çisem önel ramazanda beslenme diyet

Ramazanda bu beslenme önerilerine kulak verin!

Bildiğiniz gibi ramazan ayı, Müslüman toplumlar için önemli yer teşkil etmekte ve İslam’ın önemli gerekliliği olarak inananlar bu ayda oruç tutmakla yükümlüdürler.

Bu dönemde beslenme düzenimizde de büyük değişiklikler olmaktadır. Bu süreç içinde bedenimizi de ruhumuzu da doğru beslememiz gerekmektedir.

ramazan, oruç, sahur, iftar, çay, içecek

Peki bu dönemde nasıl mı beslenmelisiniz?

Bu sene Haziran ayına denk gelen ramazan ayında ilk olarak dikkat etmemiz gereken durum günlük su ihtiyacımızı karşılamaktır. Bireysel farklılıklara göre değişmekle beraber günlük ihtiyacımız olan 2 – 2,5 litre suyu iftar ile sahur arasında tüketmemiz gerekir. İftarımızı açtıktan sonra sürahimizi bulunduğumuz odaya getirirsek ihtiyacımız olan suyu alabiliriz. Ayrıca içtiğimiz çay ve kahveleri su olarak düşünmemeliyiz , bunlar diüretik maddelerdir yani vücudumuzundan suyun atılmasını artırırlar.

Günde üç ana öğün tüketmeyi ramazan ayında da devam ettirmeliyiz. İftarımızı iki öğüne bölerek ve sahuru da kahvaltı şeklinde yaparak ana öğünlerimizi tamamlayabiliriz. Bu sayede iftar da bir anda fazla yiyerek midemizde hazımsızlık ve gaz oluşmasını engellemiş oluruz. İftarımızı açarken daha hafif yemekler yemeliyiz buna örnek olarak 1 kepçe çorba, zeytinyağlı sebze yemeğini verebiliriz ,daha sonra ana yemeğe geçmemiz vücudumuzu uzun açlıktan sonra bir anda enerji yüklemesi yapmaktan korumuş oluruz. Ana yemeğimizde günlük almamız gereken protein ihtiyacını karşılayabilmek için et veya tavuk olmasına dikkat etmeliyiz ,bunları kızartmak yerine haşlama veya fırında yapmamız daha sağlıklı olacaktır. Yemek yemeği uyumadan iki saat önce tamamlamış olmamız da uyurken yediklerimizin ağzımıza ekşi bir tat ile gelmesini ve midede yanma oluşmasını engeller.

Yeterli ve dengeli beslenmeyi de bu ayda unutmamız gerekiyor. Tabağımızda süt grubu, et grubu ,sebze ve meyve grubu, ekmek grubu aynı anda olması gerekiyor. Sağlıklı tabak modelini iftarda ve sahurda uygulamalıyız. Sahura kalkmadan niyetli olmak ihtiyacımız olan enerjiyi yeterli almamıza ve gün içinde vücudumuzu yıpratmamıza yol açar. Sahurda aşırı yağlı ve tuzlu gıdalarda uzak durmalı kahvaltı şeklinde yapmamız bizim için daha yararlı olacaktır. Böylelikle gün içinde susama ihtiyacımızı da azaltabiliriz. İftarda tatlı tüketimine de dikkat etmeliyiz. Porsiyon kontrolü sağlamalı şerbetli tatlılardan kaçınmalıyız. Sütlü tatlı veya meyveli tatlıları seçmemiz bizim için daha faydalı olacaktır.

Beslenme düzenimizde oluşacak olan bu değişiklik hazımsızlık yaratabilir. Bu yüzden daha lifli besin yani kuru baklagil yemekleri, tam tahıllı ekmekler, sebze yemekleri hazımsızlığımıza iyi gelecektir. Kuru incir, kuru kayısı ,kabuğu soyulmadan tüketilebilen meyveler de hazımsızlığımızı gidermekte bize yardımcı olmaktadır.

yürüyüş diyet detoks spor yürüme

Ramazanda küçük yürüyüşler yapın

İftar yemeklerinden sonra yürüyüşe çıkmayı da ihmal etmemiz gerekiyor. Gün içinde aç kalarak yavaşlayan metabolizmamızı harekete geçirmek için en iyi yol fiziksel aktivitedir. Yaptığımız bu yürüyüş sindirime de yardımcı olacaktır.

Sağlıklı bireyler için oruç tutmak bedeni dinlendirmek adına yararlı olduğu yapılan araştırılmalarda görülmüştür ama kronik hastalığı olan bireyler için ve gebeler için bazı sağlık problemleri yaratabilmektedir. Bu yüzden doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Çisem Önel

Ramazanda reflü ve gastrit hastaları nelere dikkat etmeli?

Uzun süreli açlık döneminden sonra boş mideye birden ve aşırı miktarda besin girmesi özellikle GÖRH ve gastriti olan hastalarda yakınmalara yol açabilir.

İftara çorba veya su gibi sıvı besinlerle başlayın ve 5 – 10 dakika gibi bir bekleme süresinden sonra az yağlı veya tercihen yağsız et veya sebze yemeği ve/veya salata ile devam edin. Özellikle GÖRH mide boşalmasını geciktiren aşırı yağlı yiyecekler reflü yakınmalarında artışa neden olur.

IBS ve reflüsü olanlar iftar sırasında besinleri iyi çiğneyerek yutmalı. Ayrıca yemek yedikten sonra sırt üstü yatmamaları ve sindirimi kolay sulu, lifli, zeytinyağlı besinleri seçmesi gerekiyor. İftardan sonra tatlı veya meyve tüketilecekse sütlü tatlılardan az miktarda tercih edilmeli. Akşam saatlerinde sindirimi güç olan kabuklu meyveler yerine çilek, kiraz, muz gibi lif içeriği yüksek olan meyveler tercih edilmeli.

İftar ile sahur arasında sık aralıklarla az miktarda ara öğün almak sahur sırasında daha az yemek tüketilmesine neden olacağından önerilir. Sahurdan sonra hemen uyumak yerine mide boşalması için 1-2 saat süre geçtikten sonra uyumak basitçe alınacak önlemlerin başında gelir.

Ramazan besenme

8 madde ile “Ramazanda sağlıklı beslenme”

Alışmış olduğumuz yeme düzenimizin değişmesi öğün sayılarımızın azalması, uzun süreli açlık metabolizmamızın yavaşlamasına neden olmaktadır. 

Bu dönemi sağlıklı bir şekilde geçirmek ve yavaşlayan metabolizmamızın vücudumuza verdiği olumsuzlukları en aza indirmek için beslenmemizde bir takım değişiklikler yapılmalıdır. Her zaman olduğu gibi amaç ‘yeterli ve dengeli beslenme’ olması gerektiğinden normal günlerde tükettiğimiz 6 öğünü Ramazan ayında 3 öğünün altına düşürmemeliyiz.

1. Mutlaka sahura kalkın

Ramazanda olmazsa olmaz öğün olan sahurda mutlaka sağlıklı besin tercihlerinde bulunulmalıdır. Çoğu kişi uyanamadığı için sahura kalkmamakta veya yiyip yatmaktadır. Bu durum açlık süresini daha da uzatarak gün içerisinde kişiyi olumsuz etkileyebilmektedir.  Sahurda kan şekerinizi gün boyu dengede tutmaya yardımcı olacak, yavaş sindirilen ve gün boyu tok tutacak besinler tercih edilmelidir. Yüksek tuz ve baharat içeren besinlerden kaçınılmalıdır bu tür besinler gün içerisinde susamanıza neden olabilmektedir.

2. Suyu bol tüketin

Sıcak havaların ve uzun süreli açlığın etkisiyle vücudumuzun suya ihtiyacı artmaktadır. Artan su ihtiyacımızı iftar ile sahur arasında mutlaka karşılamalı günlük 1,5-2 lt su tüketimine dikkat etmeliyiz.

3. Sağlıklı içecekler ile sıvı ihtiyacı karşılanabilir

Her zaman olduğu gibi Ramazan ayında da su ve sıvı tüketimimize dikkat edilmeli ve sıvı ihtiyacımızı suyun yanı sıra sağlıklı içecekler ile desteklemeliyiz.  Gazlı içecekler mide problemlerine,  hazımsızlığa sebep olabileceğinden tüketiminden kaçınılmalı bunun yerine bitki çayları, maden suları, ayran, evde hazırlanmış hoşaf/kompostolar tercih edilmelidir.

4. İftar yemeğini ikiye bölün

Orucunuzu oda sıcaklığında su ve 1-2 adet hurma ile açtıktan sonra 1 kâse çorba ile salata tüketilmelidir. Ardından yarım saat kadar ara verilerek beyne tokluk sinyalinin gitmesi sağlanır. Hızlı tüketilen besinler hazımsızlık sorununa sebep olabilmektedir. Yarım saatlik ara fazla miktarda besin tüketme eğiliminizi ortadan kaldırmaktadır. Ana yemeğinizin yanında 1 porsiyon yoğurt, cacık veya ayran tüketilmelidir. ‘Peki, Ramazan pidesi ne kadar tüketmeliyiz?’ dediğinizi duyar gibiyim 1 avuç içi büyüklüğünde Ramazan pidesi 1 dilim ekmeğe tekabül etmektedir. 2 avuçtan fazla tüketilmemesi önerilmektedir.

5. İftardan sonra mutlaka ara öğün yapın

Açlığın etkisiyle iftar sofralarının görkemine kapılarak hızlı tüketimden kaçınılmalı ve iftar sonrasında mutlaka ara öğün yapılmalı. İftar masasında yiyeceğiniz 1 porsiyon meyveyi veya tatlıyı iftardan sonraki ara öğünde tüketmeniz hem sağlığınızı olumlu etkilemekte hem de kilo problemi yaşamanızı önlemektedir.

6. Çok çiğneyin

İftar sofralarında midenize bir anda yüklenmeyiniz. Sindirimi kolaylaştırmak adına yemekleri yavaş yemeli ve çok çiğnemelisiniz.

7. Sütlü tatlı tercih edebilirsiniz

Şerbetli veya hamur tatlılarının yerine tercihiniz sütlü tatlılardan, Ramazanın gözdesi güllaçtan yana olsun. Bunun dışında tatlı isteğinizi bastırmak amaçlı evde hazırlayacağınız meyveli yoğurtlar, meyveli sütler tatlı ihtiyacınızı karşılamanıza yardımcı olacaktır.

8. Sağlıklı besin seçimi yapın

Kızartma ve Kavurma gibi sağlıksız pişirme yöntemleri yerine Izgara, Haşlama, Fırında ( buğulama) gibi sağlıklı yöntemlerle pişirilmiş besinler tercih edilmelidir.

Kan şekerinizin ani artışına sebep olarak hızlı sindirilen besinlerden kaçınılmalıdır. Beyaz un, şeker, pirinç yerine tam buğday, bulgur, sebze, meyve gibi yavaş sindirilen posa içeriğinden zengin besinler tercih edilmelidir. Posadan zengin besinler sindirim sisteminize yardımcı olarak kabızlığı önlemenizde yardımcı olmaktadır.

Sağlıklı Ramazanlar…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Gizem çalışkan Akgül

 

hurma oruç ramazan diyet (ESRA İNCE)

6 madde ile: “Hurma”

Ramazan ayının gelmesiyle iftar ve sahur sofralarımız hepimizin çok sevdiği hurmayla şenlendi…

Aslında beslenme örüntümüzde her zaman yer verebileceğimiz, gerek çocuklar, gerek yetişkinler, gerekse hamile ve emzikliler için birbirinden güzel faydaları bulunan çok değerli bir meyve hurma fakat Ramazan ayı dışında marketlerde ve kuruyemişçilerde hurma bulmak biraz zor oluyor. Bununla birlikte her şeyde olduğu gibi hurmayı tüketirken de porsiyon kontrolü yaparak tüketmekte fayda var çünkü 1 adet hurmada 15-20 kalori bulunmaktadır.

hurma oruç ramazan diyet

1. Laksatif etkiye sahip

Hurma, lif içeriğinin fazla olması yönüyle laksatif etkiye sahiptir ve kabızlığa karşı iyi gelir. Akşamdan 1 bardak suyun içerisinde beklettiğiniz iki adet hurmayı sabahları tüketmek sindirim problemlerine yardımcı olabilir. Sindirim problemlerinin yanında mide ülserini iyileştirici özelliği de bulunmaktadır.

barsak, bağırsak, sindirim, karın, kabızlık, kolon

2. Vitamin ve mineralce zengindir

Potasyum başta olmak üzere fosfor, demir, kalsiyum, flor, selenyum gibi birçok mineral ve A vitamini, B1, B2, niasin, folik asit gibi birçok vitamin içermektedir.

hurma oruç ramazan diyet

3. Kardiyovasküler rahatsızlıklara karşı koruyucudur

Potasyum ve magnezyumdan zengin olması özelliği ile kalp hastalıklarına karşı koruyucudur.

Fazla kilo alımını önlemek için öneriler, Alınan kiloların dağılımı önemli midir?, Hamilelikte aşırı kilo alımının zararlı, Gebelikte yetersiz kilo alınırsa, Gebelikte kaç kilo alınmalıdır,

4. Hamileler dikkat!

Hurma yüksek oranda B9 (folik asit) içermektedir ve bu yönüyle hamilelikte bebeğin beyin ve sinir gelişimine yardımcı olarak nöral tüp defektine karşı koruyucu etki sağlar. Hurma lohusalık döneminde ise rahmin kendini toparlamasına ve kanamaların azalmasına katkı sağlar, ayrıca B vitaminleri sayesinde annenin duygusal olarak rahatlamasına yardımcı olur. İçeriğindeki oksitosin benzeri bir madde ile rahim kaslarını uyararak doğumu kolaylaştırır. Bu yüzden erken doğum ve düşük riski olan kadınların kullanmaması tavsiye edilir.

Doğum yapan annelerin şerbetli tatlılar, şekerli besinler yemektense vitamin ve mineral içeriği yüksek olan hurmayı tüketmesi hem enerji verir hem de sütünün artmasına destek verir.

hurma oruç ramazan diyet

5. Onkolojik rahatsızlıklarda rahatlıkla tercih edilebilir

Kanser vakaları oksidatif stresin azalmasıyla, oksidatif stresin azalması da antioksidanlarla mümkündür. Hurma ise barındırdığı karotenoidler ve antosiyonin gibi fenolik bileşikler ile kansere karşı koruyucudur.

hurma oruç ramazan diyet

6. Kilo almak isteyenler, bu bilgi sizler için!

İftara hurmayla başlamak, vücudun gün boyu kaybettiği enerjiyi kazanmasına ve düşen kan şekerinin yükselmesine yardımcı olur. Şeker içeriği yüksek olduğundan dolayı kilo almak isteyen bireyler için oldukça uygundur.

diyetisyen esra ince zayıflama listesi, diyetisyen esra ince yazıları, diyetisyen esra ince makaleleri, diyetisyen esra ince haşimoto, diyetisyen esra ince hashimoto, diyetisyen esra ince diyet listesi

2017 ramazan ayı, oruç ayı, ramazan diyeti, oruç diyeti, ramazanda beslenme, sahur beslenme, iftar beslenme

Ramazan ayında sağlıklı beslenme nasıl olmalı?

Ramazan’ın yemek kültürü açısından en bilinen özelliği iftar sofralarındaki çeşitlilik ve bolluktur…

İftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2 – 3 kat fazlası bulunabilmektedir. Kan şekeri çok düşük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan en büyük hatalardan birisi de çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir. Beyin doyma emrini yemekten 15 – 20 dakika sonra verir. Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında yüksek miktarda, enerjisi yüksek besinler yenilebilir ve bu durum ilerleyen günlerde kilo alımına da zemin hazırlar.

Ramazan ayında en sık karşılaşılan sorunlardan biri de mide içinde bulunan yemek ve asitin yemek borusu içine doğru geri kaçması olarak tanımlanan reflüdür. Tüm bu rahatsızlıkların ortaya çıkmaması için sağlıklı beslenme önerileri çerçevesinde hareket edilmesi gerekmektedir.

Oruç tutmanın sağlıklı insanların metabolik dengesinde çok önemli değişiklikler yapmadığı, ancak bazı hastalıklarda (şeker hastalığı, karaciğer yetmezliği vb.) veya özel durumlarda (hamilelik ve emziklilik) olumsuz sonuçlar doğurabileceği göz ardı edilmemelidir. Kronik hastalığı olan kişilerin ilgili uzman hekime danışmadan oruç tutmamaları önemlidir.

2017 ramazan ayı, oruç ayı, ramazan diyeti, oruç diyeti, ramazanda beslenme, sahur beslenme, iftar beslenme

Ramazan ayında sağlıklı beslenme nasıl olmalı?

Toplumsal hayatımızda önemli bir yer teşkil eden Ramazan ayında dini bir vecibeyi yerine getirmek için oruç tutulmakta ve bununla birlikte bireylerin günlük yaşantılarında önemli değişiklikler olmaktadır.

Ramazan ayında yapılan en önemli beslenme değişiklikleri arasında oruç tutan kişilerin günlük beslenme şekli ve öğün sayısını değiştirip üç ana öğün olan günlük beslenme düzeninin iki öğüne indirilmesi ve özellikle hamur işleri, tatlılar, kırmızı et, ekmek, pilav ve makarna tüketiminin artması yer almaktadır. Oysa oruç tutarken sağlıklı ve çeşitli besin seçenekleri ile yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması esas olmalıdır.

Ramazan ayında bireylerin yaş, cinsiyet ve fiziksel aktivitelerine göre günlük almaları gereken enerji, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral oranlarının değişmediği ve bu süre zarfında da sağlığın korunması açısından yeterli ve dengeli beslenmenin gerekli olduğu unutulmamalıdır.

2017 ramazan ayı, oruç ayı, ramazan diyeti, oruç diyeti, ramazanda beslenme, sahur beslenme, iftar beslenme

Ramazan ayında sağlıklı beslenme nasıl olmalı?

Yeterli ve dengeli beslenmenin ramazan ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir.

Sahurda sadece su içerek niyetlenmenin veya gece yatmadan önce yemek yemenin zararlı olduğu unutulmamalıdır. Çünkü bu beslenme tarzı yaklaşık 12 saat olan açlığı, ortalama 18 saate çıkarmaktadır.

Bu da açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olmaktadır. Bu durumun aksine eğer sahur öğünü, ağır yemeklerden oluşursa gece metabolizma hızı düştüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızı ve kilo alma riski artmaktadır. Bu nedenle sahura mutlaka kalkılmalı ve bu öğünde süt, yoğurt, peynir gibi besinlerden oluşan bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, sebze ve kuru baklagil yemeklerinden oluşan bir öğün tercih edilmelidir.

sahur öğünü

Metabolizma dengesi için sahuru atlamayın!

Ramazan ayında uzun süre aç kalmanın, özellikle sahura kalkmadan akşam yemeği ile oruç tutmanın vücudun fizyolojik dengesini bozacağına değinen Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi Sağlıklı Yaşam Yöneticisi Diyetisyen Sibel Mumcu,

Sahurda yenilen yemek, hem aç kalınan süreyi kısaltır hem de metabolizmayı dengeler. Sahurda hafif fakat tok tutan yiyecekler tercih edilmelidir. Protein içeriği fazla olan gıdalar yumurta, süt, yoğurt, peynir gibi gıdalar tercih edilebilir. Çünkü bu gıdalar midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirirler. Aşırı baharatlı ve tuzlu yiyeceklerden de kaçınılmalı, bol sıvı alınmalıdır. Su, mutlaka içilmelidir. Bununla birlikte sahurda yemek yemeden sadece su içerek oruç tutmak da doğru değildir. Uzun süren açlık, yorgunluk, dikkatte azalması ve baş ağrılarına neden olabilir, diye konuştu.

Mumcu, oruç tutmanın bir zayıflama yöntemi olarak görülmemesi gerektiğini hatırlattı.

Bariatrik cerrahi operasyonu sonrası oruç tutulabilir mi?

Ramazan Ayı ile birlikte yaz sıcaklarının yaşandığı şu günlerde, dengeli ve sağlıklı beslenmek daha fazla önem kazandı. Oruç tutarken sıcak ve susuzlukla baş etmek isteyen kişilerin yedikleri kadar yemedikleri de çok önemli…

Bariatrik cerrahisi geçirmiş kişilerin oruç tutmalarına en büyük engel; uzun süren açlık ve susuzluk. Yaz aylarında bu sürecin 17-18 saati buluyor olması, obezite cerrahisi hastalarında ciddi açlık ve susuzluk yaşamalarına buna bağlı olarak makro ve mikro besin ögelerinin alımını yeterli yapamamasına sebep olacaktır.

Bariyatrik cerrahi sonrası diyet: “Gerekli mi?”

İftar sonrasındaki sürecin belli bir kısmı uykuda geçerken geri kalan 3-4 saatlik yemek yenilebilecek zaman dilimi, obezite cerrahisi olmuş hastaların, katı-sıvı alımı yapabilmelerine için yeterli bir süre değildir. Tek seferde alabilecekleri gıdaların kısıtlı olması ve katı-sıvı gıdaları bir arada alamadıkları için gün içinde alması gereken gıdaların bir çoğu karşılanamayacak ve ciddi sıvı yetersizliği gözlenecektir.

Uzun suren açlık sonrasında artan iştah ile birlikte büyük miktarda katı ve sıvı gıdaların kısa sürede alınması hazımsızlığa ve distansiyona sebep olacaktır. Fazla gıda alımı ve katı gıdalarla beraber sıvı alımının yapılması kusmaya yol açacaktır. Kusma da dehidratasyonun artmasına ve besin ögesi alımlarında yetersizliği sebep olacaktır.

Ayrıca ramazan sofralarının bereketli oluşu, fazla yağlı yemeklerin ve şerbetli tatlıların tüketiminin artması uzun süreli açlıktan sonra dumping sendromu yaşanmasına sebep olabilmektedir. Bu sebeplerden dolayı ameliyat olduktan sonraki ilk bir yıl içinde hastanın oruç tutması, sağlık yönünden sakıncalıdır; yeterli kilo kaybının gerçekleştiği birinci yılın sonunda hastanın sürekli ilaç kullandığı bir hastalığı ve böbrek rahatsızlığı da yok ise sıvı ve gıda alımı miktar olarak yeterli ise çok dikkatli olmak kaydı ile oruç tutulabilir.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Gizem Nur Savacı