salata, yeşillik, sebze, popüler diyetler, akdeniz diyeti

Akdeniz diyeti ile sağlıklı ağırlık kaybı

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hülya Gökmen Özel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sağlıklı bir yaşamın ön koşullarından birinin doğru beslenme alışkanlığı olduğunu söyledi.

Sağlıklı beslenmek ve sağlıklı bir yaşam sürmek için 50’den fazla besin ögesine gereksinim duyulduğunu belirten Özel, Bu besin ögelerinin miktarının kişinin yaşına, cinsiyetine, vücut ağırlığına, boy uzunluğuna ve hastalık durumuna bağlı değiştiğini anlattı.

Özel, herhangi bir besinin veya besin ögesinin diyetten tamamen çıkarılması, aşırı miktarda kısıtlanması veya çok fazla tüketilmesinin vücudun dengesini bozduğunu ve ileri dönemde sağlık sorunlarına yol açtığını söyledi.

Yeterli, dengeli beslenme ve aktif bir yaşam ile ideal vücut ağırlığına ulaşılması ve bunun devamlılığının sağlanmasının kısa vadede fazla miktarda ağırlık kaybından çok daha önemli olduğunun altını çizen Özel, Akdeniz diyeti gibi sebze, meyve, tam tahıl ve zeytinyağı tüketimine dayanan bir beslenme ile hem ağırlık kaybının sağlanabildiğini hem de obezite, diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları gibi hastalıkların oluşumunun önlenebildiğini söyledi.

Özel; şok diyet, detoks diyetleri veya yalnızca belirli besinlerin tüketildiği popüler diyetler yerine, kişinin cinsiyet, yaş, sağlık durumu, beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzına göre beslenmesini ve ayrıca düzenli egzersiz programını planlaması en doğrusudur, dedi. Yoğun çalışma hayatına sahip kişilerin evde yemek hazırlamaya vakit bulamamalarının diyet yemek hizmetleri sektörünün gelişmesine neden olduğunu anlatan Özel, Bu hizmetlerin diyetisyenler tarafından bireylerin günlük ihtiyaçları doğrultusunda planlanması ve yemeye hazır bir şekilde bireye ulaştırılması, sağlıklı besinlere ulaşımı kolaylaştırmaktadır, diye konuştu.

AA
https://www.aa.com.tr/tr/saglik/populer-diyetler-hasta-edebilir-uyarisi/1497300
Önemli diyetisyen

Yüksek protein ve yağ tüketimi içeren diyetlere dikkat!

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hülya Gökmen Özel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sağlıklı bir yaşamın ön koşullarından birinin doğru beslenme alışkanlığı olduğunu söyledi.

Yüksek protein ve yağ tüketimini içeren ketojenik diyetlerde, toplam yağ ve doymuş yağ alımının sağlık otoriterlerince belirlenen önerilerden 2-2,5 kat daha yüksek olduğunu ifade eden Özel, şöyle konuştu:

Yüksek protein ve yağ içeren diyetler, kardiyovasküler hastalıklar, böbrek ve kemik eklem hastalıkları riskini artırır. Bunun yanında karbonhidratlardan ciddi şekilde kısıtlı olmaları kişilerde halsizliğe neden olur. Genel olarak ketojenik diyetlerin çok katı sınırlamalarının olması kişilerin diyeti tamamlamalarını ve uzun vadede kullanımını zorlaştırır. Diyete başlanılan ilk zamanlarda fazla miktarda ağırlık kaybı görülür ancak bunun büyük bir çoğunluğu vücuttan su kaybıyla gerçekleşir. Kaybedilen suyun yerine konmaması baş ağrısı, cilt kuruluğu, hatta böbrek yetersizliğine neden olabilir. Bu diyetlerde tam tahılların, sebze ve meyvelerin çok az bulunması kabızlık şikayetine, uzun dönemde ise vitamin ve mineral yetersizliklerine neden olur.

Prof. Dr. Özel, popüler diyetlerden biri olan detoks diyetinin vücuttan toksinlerin temizlenmesini ve hızlı ağırlık kaybını vadettiğini belirterek,

Ancak bilimsel gerçek toksinlerin vücuttan atılmasını sağlayan sistemin karaciğer ve böbrekler gibi organlarımız olduğunu göstermektedir, dedi.

Yalnızca sebze ve meyve sularıyla beslenilmesinin ihtiyaç duyulan protein, yağ asitleri, bazı vitamin ve mineraller gibi birçok besin ögesini karşılamadığını söyleyen Özel, Detoks diyetleri, çok düşük enerji içerikli olmaları nedeniyle kısa sürede ağırlık kaybı sağlasa bile bireyin günlük yeme alışkanlıklarına dönmesi ile kaybedilen ağırlık kısa sürede fazlasıyla geri alınır. bilgisini verdi.

Bir diğer popüler diyet uygulamalarından aralıklı açlık diyetlerine ilişkin de Özel, şunları belirtti:

Haftanın beş günü enerji kısıtlaması yapmadan beslenmeyi haftanın diğer iki günü çok düşük enerji alımını önermektedir. Aralıklı açlık diyetlerinin bir diğer türü de ise günde yalnızca sekiz saat beslenilmesi diğer on altı saatte besin alımının olmaması ilkesine dayanmaktadır. Aralıklı açlık diyetlerinin ağırlık kaybını sağlamada etkili olabileceği öne sürülse de bilimsel çalışmalar, aralıklı açlık diyetlerinin enerjinin kısıtlandığı diğer diyetlerden bir üstünlüğü olmadığını göstermiştir. Aralıklı açlık diyetleri uzun vadede birçok insan için sürdürülebilir olmamakla birlikte yaş, sağlık durumu ya da yaşam tarzına bağlı uzun açlık durumunun olumsuz etkileri de bulunmaktadır.

AA
https://www.aa.com.tr/tr/saglik/populer-diyetler-hasta-edebilir-uyarisi/1497300
salata, yeşillik, sebze, popüler diyetler, akdeniz diyeti

‘Popüler diyetler hasta edebilir’ uyarısı

Kısa sürede fazla kilo kaybı sağladığı öne sürülen popüler diyetlerin, kalp-damar, böbrek ve kemik eklem hastalıkları riskini artırdığı, vitamin mineral yetersizliğine neden olduğu, verilen kilonun da hızla geri alındığı belirtildi.

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hülya Gökmen Özel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sağlıklı bir yaşamın ön koşullarından birinin doğru beslenme alışkanlığı olduğunu söyledi. Sağlıklı kiloya erişmek için uzman kontrolünde hareket edilmesi ve kişiye özel bir programın hazırlanması gerektiğini belirten Özel, son yıllarda şok diyet adı altında, kısa zamanda ağırlık kaybı vaadinde bulunan popüler diyetlerin medyada sık sık yer aldığını ifade etti.

Özel, her kişinin cinsiyet, yaş ve boyuna özgü ideal vücut ağırlığının korunmasının günlük enerji alımı ile harcaması arasındaki denkleme bağlı olduğunu anlattı. Yetişkin bir kişinin yeterli ve dengeli beslenmesi için toplam enerjinin %55-60’ının karbonhidratlardan, %12-15’inin proteinlerden ve %25-30’unun ise yağlardan sağlanması gerektiğini aktaran Özel, popüler diyetlerde genel olarak tek bir besin ögesine odaklanarak bazı besinlerin kısıtlanması ya da fazla alınmasının önerildiğini söyledi.

AA
https://www.aa.com.tr/tr/saglik/populer-diyetler-hasta-edebilir-uyarisi/1497300
japon mutfağı, suşi, çiğ balık

Doğal beslenme akımı: “Raw food”

Son yıllarda gelişen doğal beslenme akımı Raw food, çiğ sebze ve meyve, yemiş, tohum ve filizlenmiş tahılların tüketimi olarak tanımlanıyor.

Çiğ beslenmede, besinlerin çiğ tüketilmesinin sebebi ise 40ºC’nin üzerinde pişirilen yiyeceklerin enzim ve vitaminlerini kaybetmesi. Bu yüzden Raw Food en fazla 40ºC’ye kadar ısı işlemi uygulanmış besinlerden oluşuyor. Isı işleminin uygulanması için de meyve sebze kurutma makinesi kullanılıyor. Dünyanın en eski beslenme şekli olan çiğ beslenme, İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı kapsamında öğrencilere öğretiliyor.

Pişirilmiyor, ısı veriliyor

Çiğ beslenme hakkında bilgi veren İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Ufuk Samav,

Çiğ beslenme, doğal beslenmenin yeni akımı olarak son zamanlar gelişen bir akım. Çiğ beslenme, çiğ olarak tükettiğimiz sebzeler, meyveler, tohumlar, filizlenmiş tahıllardan oluşan bir beslenme akımıdır. Bu beslenme biçiminde kesinlikle pişirme işlemi yapılmıyor, sadece ısı işlemi uygulanıyor. Bu ısı işlemi de kurutma makinesi ile en fazla 40ºC’ sıcaklıkta yapılıyor. Çiğ beslenmede amaç, besinleri vitamin ve minerallerini kaybettirmeden yiyebilmek. Çünkü ürünleri 80-90ºC’de pişirdiğimizde ya da haşladığımızda vitamin ve mineraller ölüyor, dedi.

Hayvansal ürün kullanılmıyor

Bu beslenme biçiminde, daha çok pişirilerek elde edildiği için hayvansal ürünlerin de kullanılmadığını vurgulayan Samav,

Her sebze de çiğ olarak yenemediği için örneğin patates ve patlıcan gibi çiğ yenilmeyen ürünler de çiğ beslenme biçiminde yer almıyor. Patates yerine mineral ve vitamin bakımından zengin olan avakado kullanılabilir. Bu beslenme biçiminin olmazsa olmazları fındık ve susam tohumudur. Fındık, protein bakımından zengindir. Susam tohumu da kalsiyumu yüksek bir besindir. Süt ve et ürünlerinin çiğ beslenmede kullanılmamasından dolayı protein ve kalsiyum kaybı yaşamamak için yağlı tohumlar kullanılarak, kabak çekirdeği, domates ve elmayı kurutarak sağlıklı yiyecekler elde edilebilir” diye konuştu.

Detoks olarak uygulayın

Samav, çiğ beslenmenin detoks şeklinde uygulanmasını tavsiye etti.

Diyetisyen ve doktorunuzla görüştükten sonra bu beslenme düzenine geçmeniz daha doğru bir yaklaşım olacaktır, diyen Samav, şu uyarılarda bulundu: 30 yaşına kadar ürünleri haşlayarak, pişirerek yiyen bir kişi hemen çiğ beslenmeye geçmemeli. Aslında bunu bir detoks gibi uygulayabiliriz. Bir ay boyunca çiğ beslenebiliriz ya da üç öğün içerisinde bir öğün yine çiğ beslenme tarzına geçebiliriz.

Güneşte kurutulabilir

Kişilerin çiğ beslenme şeklini kolaylıkla kendi imkanlarıyla uygulayabileceğini belirten Samav,

Bu ürünler kolaylıkla evde de yapılabilir. Ürünler güneşte kurutularak kullanılabilir” dedi. Samav, çiğ beslenme kapsamında şu tarifleri de paylaştı:

Bir orman kebabı yaptığımızda, et kısmını ceviz, kuru domates ve kajudan yapıyoruz. Karışımı kurutarak, tuz ve baharat ekleyerek et haline getiriyoruz. Çiğ olan sebzeleri de doğrayıp yine kurutuyoruz. Peynirli pizza yapmak için peynir kısmını kaju, badem ve limon suyu ile elde ediyoruz. Hamurunu susam, keten tohumu ve ay çekirdeğini birleştirerek elde ediyoruz. Çikolatalı puding için de bitter çikolata, çiğ vanilya kullanıyoruz. Bu beslenme şeklinde un ve şeker kullanılmadığı için şekeri hurma ve incirden elde ediyoruz ve ardından ürünleri karıştırarak çikolatalı puding yapıyoruz.

Memurlar.net
https://www.memurlar.net/haber/820081/dogal-beslenme-akimi-raw-food.html
aralıklı oruç - intermittent-fasting

Aralıklı oruç gerçekten ne kadar sağlıklı?

Aralıklı oruç, alternatif gündüz orucu ve diğer periyodik kalorik desyatif formlar, basında ve hayvan araştırmalarında bilim adamları arasında popülerlik kazanmakta olan önemli konulardır. Ancak, sağlık müdahalesi olarak bu tür diyetlerin kullanılmasını destekleyecek kadar güçlü klinik kanıtların var olup olmadığı kesin değildir.

Kalorik kısıtlama ve total kalorik destek enerji yoksunluğu yöntemleri bahsedilen periyodik kalorik desyatif formlardır. Kalorik kısıtlama, metabolik sağlığı ve sağlık ve uzun ömürlülükteki diğer birçok fizyolojik ve moleküler belirleyiciyi önemli ölçüde iyileştirdiği kanıtlanmış; aynı zamanda, total kalorik desteğin de sağlığı etkileyebildiği gözlemlenmiştir. Kalorik kısıtlama ve total kalorik desteğin hayvan modelleri üzerinde yapılan denyelerden elde edilen sonuçlara göre enerji alımındaki sınırlamaların uzun sürdürdüğünü ve ateroskleroz, metabolik disregülasyon ve bilişsel işlev bozukluğunun riskini azalttığını göstermiştir. Bu çalışmalara göre,  insanlarda, açlığın, daha düşük bir kalp damar hastalıkları veya diyabet teşhisi prevalansı ile ilişkili olduğu iki gözlemsel klinik sonuç çalışması bulunmuştur. Klinik sonuçlar için açlık kontrollü randomize çalışma ise henüz yoktur.

Total kalorik desteğin olumlu etkileri ise şu şekilde özetlenebilir

İlk olarak, vücut total kalorik destek sırasında enerji için yağları kullanır, adipoz kitlesini azaltmak ve her bir açlık atağından sonra küçük riskli, uzun süreli bir azalmaya neden olmak ve total kalorik destek sırasında beslenme stresi, en azından kısmen, kardiyovasküler risk faktörlerini azaltarak uzun dönemli sağlığı iyileştirebilen hücresel seviye onarımları, fonksiyonel en iyileşme ve metabolik canlandırma ile sonuçlanır. Total kalorik destek ile ilişkili bilişsel performansın olumlu bir şekilde arttığı da görülmüştür. Yağ metabolizması, LDL kolesterol partikül büyüklüğü, LDL kolesterol, trigliserit ve C-reaktif proteinlerdeki azalma gibi terapötik açlık çalışmalarında insanlarda önemli metabolik ve kardiyovasküler yararlar bildirilmiştir. Ancak buna rağmen, açlık sırasında DNA üzerinde yapılan bir çalışmada LDL kolesterolünün arttığı, bir başka çalışmada ise açlık sırasında LDL kolesterolün daha yüksek olduğunu ve LDL kolesterolünün bir açlık rejiminden 6 hafta sonra alınan ölçümlerden LDL kolesterolünün daha düşük olduğunu bildirmiştir .

Aralıklı açlık orucu ve periyodik kalorik desyatifilerin uzun dönemli sağlık üzerine olumlu etkileri vardır ancak kilo kaybetme kullanılması ve kilo kaybettirme adına literatürde bulunandan daha fazla klinik çalışmaya ihtiyaç vardır.

Popülasyonuna genetik olarak benzer bir şekilde, kıtasal, kıta popülasyonu olduğunu gösterdi. Bu nedenle, genetik farklılıklar gözlemsel klinik olaylar çalışmalarının bulgularını açıklamak olası değildir. Ayrıca oruç tutmanın azınlık nüfuslarında KAH ve diyabet üzerinde bir etkisi olup olmadığı da net değildir; azınlıklar arasında ilave klinik olaylar çalışmaları yapılmalıdır.Oruç tutmak aslında yararlıdır fakat yine de zarar eşiğinin aşılmaması gerektiği, yani yetersiz kalori alımından zarar görmeye varan oruçlar tutulmamalıdır.

Kalorik kısıtlamanın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulurken, diyet rehberlerine veya uygulamalarına yönelik değişiklik yapılmadan önce açlık konusunda önemli miktarda ek klinik araştırma yapılması gerekmektedir. Gelecek oruç araştırmaları ise oruç rejimlerinin güvenli olup olmadığını ve bu rejimlerin ne ölçüde uygulanacağını belirlemek yönünde yapılmalıdır. Genel popülasyon üzerine yapılan çalışmalar, yüksek sağlık riskli bireylerde ve hastalıklı bireylerde sağlığın iyileştirilmesinde etkili olup olmadığının belirlenmesi adına yapılmalıdır. Sonuç olarak, uzun vadede metabolik sağlık, bilişsel performans ve kardiyovasküler sonuçlar olumludur ancak her çalışmada olduğu gibi daha çok veri ve çalışmaya ihtiyaç vardır.

Health effects of intermittent fasting: hormesis or harm?

danimarka, danimarka israf, avrupa, gıda gündemi, Too Good To Go, Too Good To Go app, Too Good To Go apps, Too Good To Go news, Too Good To Go food, Too Good To Go diet, Too Good To Go danmark,

Dünyevi sağlık diyeti

Bilim insanları önümüzdeki on yıllarda dünya nüfusuna eklenecek milyarların nasıl doyurulacağını bulmaya çalışıyordu.

Buldukları yanıt “dünyevi sağlık diyeti”. Bu beslenme yönteminde et ve süt ürünleri tamamen yasaklanmıyor. BBC’de yer alan James Gallagher‘ın haberine göre Ancak tabaklarımıza koyduğumuz yiyeceklerde çok çok büyük değişiklik yapmamızı ve pek yemediğimiz gıdalara yönelmemizi gerektiriyor.

Ne tür değişiklikler yapmamız gerekiyor?

  • Her gün et yiyorsanız, değiştirmeniz gereken ilk şey bu. Kırmızı et olarak haftada bir hamburger ya da ayda bir büyük bir bifteğe denk et yiyebiliyorsunuz ve hepsi bu.
  • Haftada birkaç kez tavuk ya da balık da yiyebilirsiniz, ancak protein ihtiyacınızın geri kalanının bitkilerden gelmesi gerekiyor.
  • Araştırmacılar fındık, fıstık ve büyük oranda baklagiller yenmesini tavsiye ediyor.
  • Meyve ve sebze oranlarının da büyük oranda artırılması gerekiyor ve yediğimiz her tabağın en az yarısını oluşturmaları öneriliyor.
  • Patates ya da Afrika’da yaygın olarak tüketilen manyok gibi nişastalı sebzeler de büyük oranda ıskartaya çıkartılıyor.

Beslenme yönteminin ayrıntıları neler?

Bu beslenme yöntemine göre her gün yiyebileceğiniz gıdalar şöyle;

  • Fındık, fıstık- Günde 50 gram
  • Fasulye, nohut, mercimek ve diğer baklagiller – Günde 75 gram
  • Balık – Günde 28 gram
  • Yumurta – Günde 13 gram (Haftada bir yumurtadan biraz daha fazlası)
  • Et – Günde 14 gram kırmızı et ya da 29 gram tavuk
  • Karbonhidrat – ekmek ya da pirinç gibi tam tahıllar günde 232 gram ve günde 50 gram nişastalı sebze
  • Süt – 250 gram – (bir bardak süte denk)
  • Sebze 300 gram ve meyve 200 gram
  • Bu beslenme yönteminde 31 gram şeker ve 50 gram sıvı yağa da izin var.

Tadı çok mu kötü olacak?

Araştırma ekibinde bulunan Harvard Üniversitesi’nden Prof. Walter Willet, bir çiftlikte büyüyüp günde üç öğün kırmızı et tüketmesine rağmen, şu anda dünyevi sağlık diyetine uygun beslendiğini söylüyor.

Willet,

Müthiş bir çeşitlilik var. Bu yiyecekleri alıp binlerce farklı şekilde bir araya getirebilirsiniz. Burada mahrumiyet diyetinden bahsetmiyoruz. Sağlıklı, esnek ve keyif alınabilir bir beslenme bu, diyor.

Gerçek olabilir mi, yoksa sadece hayal mi?

Plan, dünyanın hemen hemen her köşesinde beslenme yöntemlerinin değiştirilmesini öngörüyor. Avrupa ve Kuzey Amerika’nın et tüketimini büyük oranda azaltması, Doğu Asya’nın balıkta, Afrika’nın ise nişastalı sebzelerde kesinti yapması gerekiyor.

Stockholm Dayanıklılık Merkezi‘nden Line Gordon

İnsanlık beslenme sistemini bu ölçüde ve bu hızda hiç değiştirmeyi denemedi. Hayal de olabilir ama hayalin illa ki kötü olması gerekmez. İyi bir dünyanın hayalini kurma zamanı, diyor.

Araştırmacılar, insanların beslenme alışkanlıklarını değiştirmesi için alınabilecek birçok önlemden birinin de kırmızı ete daha fazla vergi konulması olabileceğini söylüyor.

Bu beslenme yöntemini kim geliştirdi?

Dünyanın dört bir yanından 37 bilim insanı EAT-Lancet Komisyonu‘nda bir araya geldi.

Komisyon, tarımdan iklim değişikliği ve beslenmeye farklı konulardaki uzmanlardan oluşuyor ve Lancet dergisinde yayımlanan bulgulara iki yılda ulaşıldı.

Neden 10 milyar kişiyi doyuracak bir beslenme alışkanlığı gerek?

Dünya nüfusu 2011’de 7 milyar oldu ve şu anda 7,7 milyar civarında. Bu sayının 2050’de 10 milyara ulaşması ve daha da artması bekleniyor.

Yaşamları kurtaracak mı?

Uzmanlar, bu beslenme yöntemini yılda 11 milyon civarında kişinin ölümünü önleyeceğini söylüyor. Bunun, kalp krizi, felç ve bazı kanser türleri gibi sağlıksız beslenme yöntemlerinden kaynaklanan hastalıkların kontrol altına alınmasıyla başarılacağı belirtiliyor. Şu anda bu hastalıklar gelişmiş ülkelerdeki en büyük ölüm nedenleri…

Dünyevi sağlık diyeti gezegenimizi kurtaracak mı?

Araştırmacılar hem daha çok kişiyi doyurmayı hem de aşağıdakileri başarmayı amaçlıyor:

  • iklim değişikliğine yol açan sera gazı salımını minimize etmek
  • türlerin yok olmasını önlemek
  • tarım alanlarının genişlemesine izin vermemek ve su tasarrufu yapmak.

Ancak, sadece beslenme yöntemimizi değiştirmek yeterli değil. Bunun için, gıda israfını yarı yarıya azaltmak ve mevcut tarım alanlarındaki gıda üretimini artırmak da gerekiyor.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-bilim-insanlarindan-yeni-bir-beslenme-yontemi-10-milyar-kisiyi-doyurmayi-vaat-ediyor-11-681-80121.html
Kreatin sporcu

Kreatin: “Kullanılsın mı kullanılmasın mı?”

Kandaki kreatin (creatin) miktarının azalması sonucu sporcuların kas kütlesinde azalma, performanslarında azalma görülebilmektedir. Kreatin egzersiz ve spor sırasında dayanıklılığı artırarak egzersiz ve spor süresini uzatmaktadır.

Tek başına kreatinin uzun süre kullanımı yapılan çalışmalarda toksik etki saptanamazken, kreatinin başka suplementler ile uzun süre kombine olarak kullanımı çalışmalarda karaciğer enzimlerinde artış, böbrek fonksiyonlarında bozukluğa neden olduğu tespit edilmiştir.

Kreatin kullanımı şuan için yüksek şiddetli antrenman durumunda ve sporcu sakatlıklarını azaltmak için kullanımı önerilmektedir. Gereksiz kullanımdan kaçınılmalıdır.

Kreatinin suplement olarak kullanımı  vücut ağırlığı x 0,03 gram formülü yaygın olarak kullanılmaktadır. 

18 yaşından küçük sporcular için yeterli ve dengeli beslenmenin kreatin açısından yeterli olabileceği bildirilmiştir. Dahası için diyetisyeninize başvurunuz.

zone diyeti

4 maddede “Zone diyeti”

Uzun vadede uygulanan bu diyet şekli önce yağ yakımı daha sonra da uzun ve sağlıklı bir yaşam vaat ediyor.

Zone diyeti; yağ yakımını en hızlı şekilde gerçekleştiren diyet olmasının yanı sıra, kronik hastalık riskini azaltmada da etkili olduğu söyleniyor. Her gün yeni moda olan diyetlerden farklı olan zone diyeti yaşam şeklinizi değiştirecek deniyor.

1. Zone diyeti nedir?

Zone diyeti; 30 yıl önce Amerikalı biyokimya uzmanı, Dr. Barry Sears tarafından şişkinliği önlemek amacıyla geliştirildi. Dr. Sears metabolik hastalıkların temelinde yanlış beslenme ve şişkinlik olduğuna inanıyor.

2. Önce şişkinliği azaltıyor

Zone diyeti sayesinde önce şişkinlik azalıyor daha sonra ise yağ kaybı gerçekleşiyor. Zone diyetini diğer moda diyetlerinden ayıran en önemli özellik yağ yakımını olabilecek en hızlı şekilde gerçekleştirmesi.

3. Vücudu makine olarak görüyor

Zone diyetinde vücut bir makine ve tüketilen besinler ise bu makinenin yakıtı anlayışı var. Bu nedenle zone diyeti vücuda sadece kullanabileceği maddeler girmeli anlayışını benimsiyor.

4. Zone diyeti son 20 yıldır yaygın olarak uygulanmakta

Zone diyeti; sağlıklı olmak ve şişkinliği önlemek adına belli oranlarda protein, karbonhidrat ve yağ tüketiminden ibarettir.

HANGİ DİYET SAĞLIKLI BERNA ERYILMAZ

Hangi diyet sağlıklı?

Toplumumuzda obezite giderek artan bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor.

Birçok kişinin kilo problemi yaşadığını, bu kilolar yüzünden sağlığında aksaklıklar meydana geldiğini ya da görünüşünden memnun olmayıp mutsuz olduğunu biliyoruz. Evet, sıkıntı ortak ancak nedenleri kişilere göre çeşitlilik göstermekte. İnsülin direnci, tiroid hastalıkları, hormon bozuklukları, iştah kontrolsüzlüğü, psikolojik rahatsızlıklar, kullanılan ilaçlar, hareketsiz yaşam ve yanlış beslenme kilo problemi yaşamanıza neden olabilir.

diyet beslenme sağlık

Yaşadığınız bu problemi birçok kez tek başınıza çözmeye kalkmış olabilir, beklenen sonucu alamayınca vazgeçmiş olabilirsiniz. Başarısız bir diyet serüveni geçirmenizin nedeni metabolizmanıza uygun olmayan bir program uygulamanızdır. O halde:

Bana uygun diyeti nasıl öğrenebilirim? dediğinizi duyar gibiyim.

İlk olarak sorunun temeline inilmeli, nedeni araştırılmalı ve ona göre bir yöntem izlenerek kilo verme sürecine girilmeli. Tabii ki sorunu kendimiz bulmaya çalışmayacağız işin uzmanı bir hekime danışarak hastalık varsa tanı koyulduktan sonra diyetisyen kontrolünde size özel yazılan diyet ile yola devam edilmeli.

dışarda ev dışında sağlıklı beslenme diyet

Medyadan, komşudan, dosttan, akrabadan duyulan diyetlerle diyet yapmaya kalkışmak en büyük hatalardandır. Yanlış yaptığınız diyetler sonuç alamamanızdan ziyade metabolizmanızı bozarak kilo verme sürecinizi daha da zorlaştırmaktadır.

DİYETİSYENLER

En sağlıklı ve doğru diyet metabolizmanıza, bedeninize ve size özel olandır. Unutmayın siz özelsiniz ve diyetiniz de size özel olmalı. Kilolarla olan yarışınızda galip gelmeniz dileğiyle…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Berna Eryılmaz

GAPS kitap Ön Kapak

4 soru ve 4 yanıt: “GAPS™”

Çoğu kişinin çaresiz hastalık sandığı psikolojik ya da psikiyatrik hastalıkların ve fizyoloji sendromlarının nedeni hasarlı, geçirgen bağırsak duvarı ve an​​ormal bağırsak florası nedeniyle beynin ve bedenin toksinlenmesidir.

Bağırsak florasının tedavi edilmesi sonucunda, beyin ve beden toksin yükünün etkisinden kurtulur ve bağırsakların kaynaklık ettiği bu hastalıklar da tamamen iyileşir.

1.GAPS™ nedir?

​Kitabın yazarı Nöroloji ve Beslenme Uzman Doktoru Natasha Campbell-McBride’ın oğluna üç yaşındayken otizm teşhisi konmuştur. Kendi geliştirdiği beslenmeye dayalı doğal bir tedavi yöntemiyle oğlunun bağırsak florasını ve böylece otizmini radikal olarak iyileştirir. Ardından İngiltere Cambridge’de açtığı klinikte, psikolojik sendromlu yüzlerce hastayı, geliştirdiği bu beslenme yöntemiyle sağlığına kavuşturur. Zamanla geliştirdiği bu tedavi GAPS Tedavisi, psikolojik sendromlu hastaları da GAPS hastaları olarak adlandırılır.

GAPS kitap Ön Kapak

2.GAPS™ kitabı nasıl ortaya çıktı?

2004 yılında, yazdığı GAPS – Gut and Psychology Syndrome (Bağırsak ve Psikoloji Sendromu) kitabı yayımlanır.

Bugün ise GAPS Tedavi kitabı, 7 dile çevrilmiş olup 11. baskısını yapmıştır ve kitabın satış rakamı 500.000’leri bulmuştur.

GAPS hayatımın eseridir, diyen Dr. Natasha Campbell-McBride, GAPS’ın dünyaca tescilli markasını almıştır.

Bağırsak ve Psikoloji Sendromu yani GAPS (Gut And Psychology Syndrome); Dr. Natasha Campbell-McBride’ın tescilli markası olarak bilinen bir tanımdır ve kendi geliştirdiği doğal tedavinin adıdır.

3.GAPS™ kitabının içeriği nasıldır?

​​​Kitap tam anlamıyla bir tedavi kitabıdır. Kitabı alan bir anne; GAPS hastalığı (otizm, disleksi, dispraksi, DEB, DEHB, gelişme geriliği, öğrenme bozukluğu, yeme bozukluğu, epilepsi, depresyon, şizofreni…) olan çocuğunu, sadece kitabı okuyup uygulayarak iyileştirebilir veya bir GAPS hastası, kitapta anlatılan tedavinin adımlarını uygulayarak kendini iyileştirebilir.

​​Dünyanın her bir köşesinden GAPS (Bağırsak ve Psikoloji Sendromu) hastaları, bu kitaptaki GAPS Tedavisiyle bağırsak floralarını tedavi ederek psikiyatrik hastalıklarından tamamen iyileştiler! Otizm, Şizofreni, Epilepsi, Depresyon, Anksiyete, Bipolar Bozukluk, Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), Panik Atak, Dikkat Eksikliği Bozukluğu (DEB) ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), Disleksi, Dispraksi, Yeme Bozukluğu (Anoreksiya, Bulimia Nervosa) hastaları… (detaylar için tıklayınız: Yaşanmış GAPS Hikayeleri )

4.GAPS™ kitabının Türkiye’deki durumu nedir?

​​Türkiye’den iki yetişkin kız kardeşin, bu kitaptaki GAPS Tedavisini uygulamaları ve böylece uzun yıllar süren ağır psikiyatrik hastalıklarını iyileştirmeleri; Türkiye’deki GAPS hastalarına da GAPS Tedavisini duyurmak istemelerine neden olmuştur. Böylece Adalin Yayıncılık kurulmuş ve GAPS kitabı Türkçeye kazandırılmıştır. Bu kitabın, Türkiye’deki GAPS hastalarının da umudu ve ışığı olacağına inanıyoruz! ​​Geri getirdiğin tüm hayatlar için teşekkürler, Dr. Natasha Campbell-McBride!

diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

Düşük karbonhidratlı diyet metabolizmanıza yardımcı olabilir!

Karbonhidrat oranı düşük diyetlerin tüketilmesinin, özellikle kadınların metabolizmasında iyi yönde değişiklerle sonuçlandığı gösterildi…

Araştırmada yapılacak egzersizlerin zamanlamasının da metabolizmaya yardımcı olmada etkili olduğu belirtildi. Araştırmada bireylerin 24 saatlik periyotta üç öğünde, yalnızca %30 oranında karbonhidrat içeren yemek yemeleri halinde, yemek sonrası insülin oranlarında %30 düşüş olduğu bulundu. İnsülin vücutta salgılanan bir hormon ve yiyeceklerdeki karbonhidratların vücuttaki hücrelerce yakıt olarak kullanılmasını sağlıyor. İnsülin hormonuna vücutlarında direnç gelişen kişilerde uzun vadede tip 2 diyabet riski artıyor.

Araştırma sonuçlarına göre 24 saatte %60 karbonhidrat içeren 3 öğün yemek yiyenlerde insülin seviyelerinde ya da insülin direncinde azalma olmadığı görüldü. Çalışma 50-65 yaşları arasındaki 32 sağlıklı kadında düzenlendi.

Araştırma sonuçları PLOS One dergisinde yayınlandı.

aralıklı oruç - intermittent-fasting

Aralıklı oruç diyeti

Oruç diyeti yaparak hem sağlıklı kalmak hem de kilo vermek mümkün mü? Aslında dini bir anlam içermeyen oruç diyeti kişiyi belirli aralıklar ile aç bırakarak metabolizmasının hızlanmasını ve bu sayede hızlı bir şekilde yağ yakmasını amaçlıyor…

Aralıklı oruç diyeti nasıl yapılır?

Aralıklı oruç diyeti (IF: Intermittent fasting) olarak da geçen oruç diyetinde ilk kural en az 8 saat aç kalmak. Diyet farklı şekillerde uygulanabilir. Birincisi belirli aralıklar belirlemek ve sadece bu aralıklarda yemek tüketmek. Burada diyeti uygulayan kişi kendisine 4 – 6 saat aralığında saatler belirler ve sadece bu saatlerde yemek tüketir. Günün 16 saati aç geçecek şekilde toplam 8 saatlik bir öğün süresi vardır.

Diğer seçenekte ise diyeti uygulayan kişi günde sadece tek öğün yemek yiyerek kalan zamanında oruç tutmalıdır. Yani eğere akşam saat 19.00’da yemek yenildiyse, bir sonraki yemek de 1 gün sonra yani saat 19.00’da yenmelidir. Yenilen tek öğünde kişi istediği türden istediği kadar kadar yemek yiyebilir.

Bir diğer aralıklı oruç türü ise 5 gün 2 gündür. 5 gün 2 gün türünde, diyeti uygulayan kişi 5 gün boyunca harcadığı kadar kalori tüketir. Kalan 2 günde ise erkekler için 600 Kcal, kadınlar için 500 Kcal alınmaktadır.

Lütfen sağlıklı beslenme ve diyet ile ilgili konular için diyetisyeninize başvurunuz. Tüm popüler diyetler için buraya tıklayınız.

Neden kilo veremiyorum?, kilo verememe nedenleri, kilo verememe sebepleri, zor kilo vermek, kiloyu zor vermek, kilo verme zorluğu, insülin direnci kilo vermeyi engelliyor, kilo verirken dikkat edilecekler, kilo verdiren diyet, kilo verdiren gıdalar

Kilo avcıları

ABD’de 1960’ların başında kilo veren ve tekrar almaktan korkan bir ev kadını tarafından başlatılan hareketin, 30’dan fazla ülkede taraftarları bulunuyor.

Kilo avcıları, internet ortamında, düzenlenen toplantılarda sık sık bir araya gelerek, hem birbirlerine destek oluyor, hem de diğerlerini denetliyor. Avcılar, diyet ve egzersiz yoluyla vücut kütle indeksini 20-25 aralığında tutma konusunda birbirine destek oluyor…

Lütfen sağlıklı beslenme ve diyet ile ilgili konular için diyetisyeninize başvurunuz. Tüm popüler diyetler için buraya tıklayınız.

diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

Alan diyeti

Dr. Barry Spears tarafından geliştirilen Alan diyeti, beslenme düzeninde %40 oranda karbonhidrat, %30 yağ ve %30 protein tüketimi prensibine dayanıyor.

Rafine edilmemiş karbonhidratlar ve yağların tüketimine ağırlık verilen Alan diyetinde, işlenmiş ürünler yerine karbonhidrat ihtiyacının meyvelerden ve lif bakımından zengin sebzelerden karşılanması tavsiye ediliyor.

Alan diyeti, diğer diyetlerden farklı olarak, alınan kalori miktarının azaltılmasını öngörmüyor, yiyeceklerin doğru şekilde porsiyonanmasını öneriyor. Her öğün, bir porsiyon et, bunun iki katı oranında iyi karbonhidrat ve zeytinyağı, fındık, ceviz gibi “iyi” yağlar tüketiyorsanız, sağlıklı bir alanda yaşamayı sürdürüyorsunuz demektir.

Lütfen sağlıklı beslenme ve diyet ile ilgili konular için diyetisyeninize başvurunuz. Tüm popüler diyetler için buraya tıklayınız.

Eliminasyon diyeti

Eliminasyon diyeti nedir?

Eliminasyon diyeti, hastaların hangi yiyeceklere karşı tepki verip vermediğini belirlemek için uygulanan test diyeti gibidir. Böylelikle hastaların besine karşı verdiği tepki engellenmiş olur.

Eliminasyon diyeti 3 şekilde uygulanır

Besine özgü eliminasyon diyeti; alerjiye yol açan bir ya da birkaç besinin diyetten çıkarılmasıdır. Akut reaksiyonlarda, besin alerjisi ya da alerjiye neden olabileceğinden şüphelenilen besin durumlarında uygulanabilir.

Oligoantijenik diyet; diyette bir grup besin dışında diğerleri yasaktır. Tat olarak daha kabul edilebilir bir diyet olmasına rağmen diyet uygulanırken belirtilerin iyileşmemesi durumunda alerjinin hangi besinin neden olduğunu bulunması daha zordur.

Elemental diyet; besin alerjilerine karşı besin ögelerinin sadece basit formlarından oluşan diyettir. Aminoasit bazlı formülalar kullanılmaktadır. Bebeklik döneminden sonra hastaların bu diyete uyum sağlaması oldukça zordur. Sadece anne sütü alınan bebeklerde gözleniyorsa anne eliminasyon diyetine tabi tutulur, eğer hala iyileşme görülmediyse anne sütü kesilerek mamalara geçiş yapılır. Tam hidrolize mamalar ya da aminoasit mamaları verilir.

Yin besinler, yang besinler, nötr besinler, Yin ve yang tarzı beslenme, Çin tıbbı, yin yang diyeti, yang yin diyeti, yin-yang, çin, çin diyeti, yin, yang, yin yang, Yin Yang felsefesi, Yin Yang felsefesi nedir, Yin Yang felsefesi ne demek, Yin Yang felsefesine göre beslenme, denge, dengeli beslenme

Diyetisyenlere artık çok sık soruluyor: “Yin ve yang tarzı beslenme”

Yin Yang felsefesine göre hayatta her şey bir denge içindedir. Bu felsefeye göre yin bir vücuda sahipseniz yang beslenme size uygun, yang bir vücuda sahipseniz yin beslenme size uygun bir beslenme şekli oluyor.

Yin besinler, yang besinler, nötr besinler, Yin ve yang tarzı beslenme, Çin tıbbı, yin yang diyeti, yang yin diyeti, yin-yang, çin, çin diyeti, yin, yang, yin yang, Yin Yang felsefesi, Yin Yang felsefesi nedir, Yin Yang felsefesi ne demek, Yin Yang felsefesine göre beslenme, denge, dengeli beslenme

Hayatta her şey bir dengeden ibarettir

Yin Yang felsefesi, hayatta her şeyin bir dengeden ibaret olduğunu söyler. İyi ile kötü, az ile çok, gündüz ile gece, aydınlıkla karanlık… Mutlak iyilik ve mutlak kötülük tek başına var olamayacağı gibi her biri eşit şekilde birbirini var eder.

Yin besinler, yang besinler, nötr besinler, Yin ve yang tarzı beslenme, Çin tıbbı, yin yang diyeti, yang yin diyeti, yin-yang, çin, çin diyeti, yin, yang, yin yang, Yin Yang felsefesi, Yin Yang felsefesi nedir, Yin Yang felsefesi ne demek, Yin Yang felsefesine göre beslenme, denge, dengeli beslenme

Bu felsefe beslenme konusunda da karşımıza çıkıyor

Bu felsefeye ilk olarak Çin’de M.Ö. 2800’lü yılların yazmalarında rastlanıyor. Sonrasında ise geleneksel Çin tıbbına yönelik kaynaklarda karşımıza çıkmaya başlıyor. Her şeyin iki kutuplu olduğu ve bu kutupların birbirine karşıt olduğu düşüncesi, yin ve yang felsefesinin temelini oluşturuyor. Bu karşıtlıkların birbirine muhtaç ve bağlı olduklarına, sürekli olarak birbirlerine dönüştüklerine inanılıyor. Hayat ve vücudumuz da bu denge içerisinde hareket ediyor.

Yin besinler, yang besinler, nötr besinler, Yin ve yang tarzı beslenme, Çin tıbbı, yin yang diyeti, yang yin diyeti, yin-yang, çin, çin diyeti, yin, yang, yin yang, Yin Yang felsefesi, Yin Yang felsefesi nedir, Yin Yang felsefesi ne demek, Yin Yang felsefesine göre beslenme, denge, dengeli beslenme

Vücudumuzdaki denge bozulursa hastalıklar beliriyor

Hastalıklardan kurtulmak için ise bu felsefenin gerekliliklerine göre harekete geçmek gerekiyor.

Yin besinler, yang besinler, nötr besinler, Yin ve yang tarzı beslenme, Çin tıbbı, yin yang diyeti, yang yin diyeti, yin-yang, çin, çin diyeti, yin, yang, yin yang, Yin Yang felsefesi, Yin Yang felsefesi nedir, Yin Yang felsefesi ne demek, Yin Yang felsefesine göre beslenme, denge, dengeli beslenme

Yin ve yang tarzı beslenme

Yin ve yang tarzı beslenme için öncelikle bu özellikteki gıdaların hangileri olduğunu ve vücudun hangi özellikte olduğunu bilmek gerekiyor.
Çin inancına göre besinler üçe ayrılıyor: Yin besinler, yang besinler ve nötr besinler. Bunlar şu şekilde sıralanıyor:

Yin besinler, yang besinler, nötr besinler, Yin ve yang tarzı beslenme, Çin tıbbı, yin yang diyeti, yang yin diyeti, yin-yang, çin, çin diyeti, yin, yang, yin yang, Yin Yang felsefesi, Yin Yang felsefesi nedir, Yin Yang felsefesi ne demek, Yin Yang felsefesine göre beslenme, denge, dengeli beslenme

Yin besinler

  • badem,
  • elma,
  • kuşkonmaz,
  • enginar,
  • muz,
  • arpa,
  • tofu,
  • soya filizi,
  • brokoli,
  • lahana,
  • kereviz,
  • midye,
  • mısır,
  • mısır unu,
  • yengeç,
  • salatalık,
  • ördek,
  • balık,
  • üzüm,
  • bal,
  • dondurma,
  • limon,
  • mantar,
  • istiridye,
  • portakal,
  • deniztarağı,
  • nane çayı,
  • ananas,
  • çilek,
  • soya fasulyesi,
  • beyaz şeker,
  • domates,
  • su

Yin besinler, yang besinler, nötr besinler, Yin ve yang tarzı beslenme, Çin tıbbı, yin yang diyeti, yang yin diyeti, yin-yang, çin, çin diyeti, yin, yang, yin yang, Yin Yang felsefesi, Yin Yang felsefesi nedir, Yin Yang felsefesi ne demek, Yin Yang felsefesine göre beslenme, denge, dengeli beslenme

Yang besinler

  • dana eti,
  • karabiber,
  • esmer şeker,
  • tereyağı,
  • peynir,
  • tavuk,
  • tavuk ciğeri,
  • kırmızıbiber,
  • çikolata,
  • kahve,
  • yumurta,
  • füme balık,
  • sarımsak,
  • yeşilbiber,
  • kaz eti,
  • kuru fasulye,
  • koyun eti,
  • pırasa,
  • soğan,
  • fıstık ezmesi,
  • fıstık,
  • patates,
  • tavşan eti,
  • hindi,
  • ceviz,
  • viski,
  • şarap

vejeteryan beslenmesi izmir diyetisyen

Nötr besinler

  • ekmek,
  • havuç,
  • karnabahar,
  • vişne,
  • yağsız tavuk eti,
  • hurma,
  • süt,
  • şeftali,
  • bezelye,
  • erik,
  • kuru üzüm,
  • esmer pirinç,
  • haşlanmış beyaz pirinç

Ektomorf vücut tipi, Mezomorf vücut tipi, Endomorf vücut tipi, Vücut yapınıza uygun olarak: bulk dönemi, Minumum yağlanma ve maksimum kas kütlesi artışı,Bulk dönemi nedir, Bulk dönemi ne kadar sürer, Bulk dönemi beslenme düzeni nasıl olmalıdır, Bulk döneminde nelerden uzak durmalıyım,

Vücudunuzun yin ya da yang özelliklere sahip olduğunu nasıl anlarsınız?

Yin ve yang ayrımında, pasif olan Yin’i kan, vücut dokusu, iç, beden, soğuk, derinlikler, dişi gibi kelimeler tanımlıyor. Aktif olan Yang’ı tanımlamak için ise hareket, vücut enerjisi, aydınlık, sıcak, zihin, dış, erkek kelimeleri kullanılıyor. Genel bir değerlendirmeyle, vücudumuzun dışı yang, içi yin olarak kabul ediliyor.

Bir kişinin yin mi yang mı olduğu ise doğduğunda belli oluyor. Bu beslenme tarzını benimsemek ve uygulamak için de önce vücudun hangi özellikte olduğunu bilmek gerekiyor. Bunu belirlemek için en güvenilir yöntem, bu alanda uzmanlaşmış birinden yardım almak. Ancak böyle bir imkan yoksa, kimi belirtiler de vücudun yin mi, yang mı olduğunu ortaya koyuyor.

TARTI Vücut analiz cihazı, yağ ölçüm cihazı, TANITA

İşte yin ve yang vücutları tanımlayan özellikler

Yin: Cilt rengi çok canlı değil, aksine soluktur. El ve ayakların yanı sıra vücut genelde soğuk olur. Halsizlik baş gösterebilir. Susuzluk çekilmez. İdrar çok ve rengi açıktır.

Yang: Cilt rengi genelde kırmızımsı, pembemsi ve canlıdır. El ve ayaklar sıcak olur. Yüzü belirli zamanlarda ateş basar. Geceleri terleme olabilir. Kabızlık, zaman zaman baş dönmesi, ağız kuruluğu, susuzluk gibi belirtiler vardır. Sabırsızlık ve asabiyet baş gösterebilir.

bol proteinli beslenme spor vücut fitness

Besin seçimini nasıl yaparsınız?

Yin yang tarzı beslenmenin temel prensibi basit… Fazlaca yang etkisindeyseniz, yin sebzelerle beslenerek denge sağlayabilirsiniz. Aynı şekilde vücuda ısı veren besinlerle yang etkisi verilebilir.

Bu felsefedeki kutupsal beslenme tarzını aslında modern çağda farklı başlık altında görebiliyoruz. Örneğin alkali beslenme ve zıttı asidik hayvansal beslenme tarzları, yin ve yang tarzı beslenmeye çok benzer. Tabii ki yin ve yang felsefesinde tam olarak etlerin hepsi yang’dır, sebzeler de yin’dir denemez ama en azından mevcut ayrıma göre bir beslenme tarzı belirlenebilir.

ÖNEMLİ NOT: Gerçek Diyetisyenler Sitesi olarak besin, beslenme bilimleri, sağlık ve diyetetik alanlarında en güncel bilgileri sunma hedefindeyiz. Yin ve yang tarzı beslenme beslenme ve diyet uzmanlarına sorulan konulardan biri haline geldiği için fikir vermesi için paylaşılmıştır.

gidagundemi.com/kultur-sanat/kultur-sanat/yin-misiniz-yang-mi-h13052.html
vegan

Vegan beslenme

Vegan beslenme, bir diyet yönteminden daha çok net bir yaşam biçimi, yaşam felsefesi olarak kabul ediliyor.

Veganlar, bal, süt ürünleri ve yumurta dahil, hiçbir hayvansal besini tüketmiyor, bu beslenme biçimini sağlıklı yaşamak kadar, çevresel ve etik gerekçelerle seçiyor.

Tüketilen besinlerin yeterince çeşitlendirilebilmesi durumunda, veganlar, lakto-ovo vejetaryenler gibi, sağlık konusunda birçok avantaja sahip oluyorlar.

Lütfen sağlıklı beslenme ve diyet ile ilgili konular için diyetisyeninize başvurunuz. Tüm popüler diyetler için buraya tıklayınız.

popüler diyetler, akdeniz diyeti

Akdeniz diyeti

Yapılan değerlendirmede, popüler diyetler arasında tüketilen ürün çeşidi, zenginliği bakımından en sağlıklı ve başarılı beslenme türleri arasında gösteriliyor.

Güney İtalya, özellikle de Yunanistan’ın Girit adasındaki beslenme biçiminin esas alındığı bu diyet, bol miktarda taze sebze ve meyve, tahıl, yağlı tohum, peynir, yoğurt, et olarak bol miktarda balık, az miktarda kırmızı et ve bolca zeytinyağı, makul oranda şarap tüketimine dayanıyor…

Lütfen sağlıklı beslenme ve diyet ile ilgili konular için diyetisyeninize başvurunuz. Tüm popüler diyetler için buraya tıklayınız.