patlıcan

Deri hastalıklarına patlıcanlı çözüm

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Bitki Bilimleri ve Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde, patlıcanın içinde bulunan glikoalkaloidden deri hastalıklarında kullanılacak ilaç geliştirildi.

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Bitki Bilimleri ve Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezinde, patlıcanın içinde bulunan glikoalkaloidden deri hastalıklarında kullanılacak ilaç geliştirildi.

Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nde yüksek lisans ve doktora eğitimi gören Engin Tatlıdil, Hatice Şelale ve Nergiz Gürbüz’ün tez programı kapsamında İYTE Moleküler Biyoloji Genetik Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Sami Doğanlar ve Prof. Dr. Anne Frary danışmanlıklarında yürütülen, İYTE ve TÜBİTAK tarafından desteklenen projede patlıcan üzerinde çalışmalar yapıldı.

Çeşitli tedavi yöntemlerinde ve ilaçlarında kullanılan patlıcanın pürüzsüz ve parlak cildinden yola çıkan bilim insanları, bunun insan cildine de faydalı olup olmayacağını araştırdı. Patlıcana parlaklık veren etken maddeyi patlıcandan izole eden ekip, bunu ilaç haline getirerek deri rahatsızlıklarında kullandı ve olumlu sonuç aldı.

Patlıcanın parlaklığından yola çıkıldı

Prof. Dr. Sami Doğanlar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada son yıllarda sağlıkla ilgili uygulamalarda bitkisel kökenli çözümlerin popüler olduğunu ve insanların artık sentetik ilaçlar kullanmadığını söyledi. Patlıcanın da çok uzun yıllar tedavi amaçlı kullanıldığını aktaran Doğanlar, şunları kaydetti:

Biz de burada patlıcanın iki özelliğinden faydalanıyoruz. Patlıcana bakıldığında çok parlak, düz ve pürüzsüz olduğunu görüyoruz. Bunun sağlayan patlıcan içindeki bir kimyasal. Biz bu kimyasalı patlıcandan izole ettik. ‘Bu madde insanda da aynı pürüzsüzlüğü sağlar mı’ diye düşündük. Bunun da yapılan araştırmalarda sağlandığını gördük. Ancak bunu en etkili olacak şekilde cilde nasıl verebiliriz diye düşündük. Yine laboratuvarımızda bunun ilaç formülasyonlarını geliştirdik. Nanoteknolojik uygulamalarla bu molekülü ilaç olarak değerlendirmeye çalıştık.

Patlıcanın içinde bulunan glikoalkaloidlerin kültür patlıcanına göre yabani patlıcanda daha çok bulunduğuna işaret eden Doğanlar, şöyle konuştu:

Bir öğrencimizin yaptığı çalışmada ağızdaki bir kanser hücresinde bu ilacı denedik ve başarılı olduk. Bir sonraki aşamada bu geliştirdiğimiz formülasyonun fare denemeleriyle etkisine bakacağız. Oradan da sonuçlar elde edilirse klinik aşamasına geçilip ilaç olarak tüketicilerin kullanımına sunulacak. Geliştirdiğimiz ilacın bütün deri hastalıklarıyla ilgili başta deri kanseri, şark çıbanı olmak üzere bir çok deri hastalıklarına iyi geleceğini düşünüyoruz.

Deriye nano taşıyıcılarda nüfuz ediyor

Nergis Gürbüz de çok uzun süredir patlıcandaki glikoalkaloid üzerinde çalıştığını dile getirerek, Bu glikoalkaloidler yüksek dozlarda alındığında hayvanlarda ve insanlarda toksik etkiye sebep oluyor. Ölüme kadar götürebiliyor. Bunları da deriye nano taşıyıcılarla nüfuz ettirdik. Hücre çevrelerini taklit ederek geçişi sağlıyoruz. Aynı karakterde oldukları için bu nano taşıyıcıları hücre içine alıyorlar. Hücre içine alındığı için daha fazla etkinliğini göstermiş oluyor. Böylece toksik dozlara çıkmamız gerekmiyor. Bir nevi damlama yöntemiyle bunu yapıyoruz. İlacı elde ettikten sonra yapılan denemelerde çok olumlu sonuçlar aldık. ifadelerini kullandı.

Patlıcan üretecekler

Projenin bir diğer katılımcısı Hatice Şelale de ilaçta kullanılan etken molekülü daha ekonomik ve yüksek miktarda üretmek için kolları sıvadıklarını dile getirerek, Şu anda sadece bu molekülü yabani patlıcandan sentezliyoruz. Çalışmalar devam ediyor. Genlerin aktarımı aşamasındasıyız. 2 yıl içinde istediğimiz miktarlarda glikoalkaloid alabileceğimiz patlıcanları üretebileceğiz, dedi.

AA
https://www.aa.com.tr/tr/saglik/deri-hastaliklarina-patlicanli-cozum/1545794
badem

Saç sağlığı ve beslenme: “Yağlı tohumlar”

Badem, fındık, kaju fıstığı ve ceviz saçlar için yararlı olan kuru yemiş türlerindendir.

Badem, saç dökülmesini önlemek ve saçın uzamasını teşvik etmek için en iyi kaynaklardan biri olarak görülür. Badem, saçların ışıldamasını, sağlıklı, nemli kalmasını sağlar ve saç derisinin sağlığının korunmasında önemli bir rol oynar. İçerdiği yüksek miktardaki n3 yağ asitleri, saçlara hacim ve parlaklık gelmesini sağlamaktadır. E vitamini yönünden de oldukça zengin olan badem saçların koparak dökülmesine mani olur ve saçların hızla uzamasını sağlar. Yağlı tohumları beslenmemize dahil ederken porsiyon kontrolünü sağlamaya dikkat ediniz. Dahası için Diyetisyeninize başvurunuz.

iş yaşamında beslenme, işte diyet, ofis zayıflama

Saç sağlığı ve beslenme: “Koyu yeşil yapraklı sebzeler”

Saç sağlığı ve beslenme konusunda önemli besin gruplarından biri koyu yeşil yapraklı sebzelerdir.

Ispanak, brokoli gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler demir, A vitamini ve C vitamini açısından zengin bir kaynak olduğu gibi sebum üretimini artırmaktadır.

Sebum saç kökleri tarafından salgılanan yağlı bir maddedir ve doğal saç kremi görevi görmektedir.

somon tarifi

Saç sağlığı ve beslenme: “Somon”

En kaliteli n3 kaynaklarından biri olan somon, sadece kalp sağlığını değil aynı zamanda saç sağlığını da destekliyor.

Omega-3 yağ asitleri, kafa derisinin yumuşak ve nemli kalmasına yardımcı olur. Dolasıyla bu maddelerin eksikliği, mat görünümlü saçlara hatta saç dökülmesine yol açabilir. Somonda yüksek miktarda bulunan hayvansal protein, demir, D ve B12 vitamini saçların dayanıklılığını yükseltir ve kırıkların oluşmasına mani olur.

lazer liposakşın, laser liposuction

Bölgesel yağlanmadan kurtulmanın en etkin çözümü: “Lazer liposuction”

Zayıflamak için yapılan tüm egzersiz, spor ve diyet programlarından sonra kilo verseniz bile bölgesel fazlalıklardan kurtulamıyorsanız liposuction tam size göre bir uygulama… 

Uygulama fazla yağlarından şikayet eden kişileri fazla yağlarından kurtularak sıkılaştırıyor. Bu işlem Klasik Liposuction, Lazer Liposuction, Ultrason Liposuction (VASER) Radyofrekans Liposuction olarak 4 ayrı yöntem ile uygulanabiliyor. Klasik liposuction; bölgede tespit edilen yağların lazer ile parçalandıktan sonra alınmasıdır. Lazer Liposuction; özetle vücudun belli bölgelerinde birikmiş olan yağların lazer ışınları ile parçalanıp ortadan kalkmasını sağlıyor. Vaser Liposuction ise ultrasonik ses dalgaları kullanılır ve yağların parçalanıp vücuttan atılması sağlanır. Vaser Liposuction yönteminde ses dalgaları kullanıldığı için sadece yağlar hedef alınır. Böylece uygulama yapılan bölgede kanama, şişlik ve morluk oluşması önlenmiş olur. 4. yöntem olan Radyofrekans Liposuction ise radyo frekans dalgalarının yağları eritmesi ile uygulanır. Diğer yöntemlere göre bölgesel zayıflama  ve yağ aldırmanın dışında cildin sıkılaşmasına da yardımcı olur. Bu yöntemler arasında en çok Lazer Liposuction tercih ediliyor.

Lazer liposuction uygulaması ve uygulama alanları nelerdir?

  1. Yağlar lazerle parçalandıktan sonra aspiratör yardımı ile vücuttan atılır.
  2. Çene altı ve kol içi göbek, basen, bacak gibi bölgelere uygulanabilir.
  3. Cildin iyileşme süresi oldukça kısadır.
  4. Uygulama sonrasında beklenen güzel sonuçlar hemen görülebilir.

Lazer liposuction hangi durumlarda uygulanır?

Lazer Liposuction (lazer yağ aldırma) uygulaması için en uygun kişiler, kilo boy endeksinde ideale yakın ve bölgesel fazlalığı olan kişilerdir. Hamilelik, genetik özellikler ya da beslenmeden kaynaklı vücudun bazı bölgelerinde diğerlerine oranla daha fazla yağlanma oluşabilir. Bu tip fazlalıklara sahip olan kişiler liposuction uygulaması açısından en uygun adaylardır. Yine de bu konudaki son kararı estetik cerrahınız ile görüştükten sonra verebilirsiniz. Lazer liposuction uygulaması zayıflama amaçlı değildir. Liposuction vücudun şeklini düzeltme operasyonudur. Operasyon sonrasında hedeflenen bölgede zayıflama değil incelme gerçekleşir. Vücudunuzda bölgesel yağlanma olan her bölgeye uygulanabilen liposuction genellikle şu bölgelerde tercih edilir:

  • Basen bölgesi,
  • Karın bölgesi,
  • Bel bölgesi,
  • Kol bölgesi,
  • İç bacak bölgesi,
  • Erkeklerde ise meme büyümesine yönelik jinekomasti tedavisi  şeklinde uygulanır.

Lazer liposuction işlemi sırasında anestezi uygulanır mı?

Lazer Liposuction uygulamasının yapılacağı bölge ve alınması gereken yağ miktarına göre genel, lokal ya da lokal + sedasyon anestezisi uygulanabilir. Küçük bir bölgede ve az bir miktarda liposuction uygulaması yapılacak ise sadece lokal anestezi de yeterli olur. Daha geniş bir bölgede uygulama gerçekleşecek ise genel anestezi daha uygun olabilir. Uygulama yapılan kişinin sosyal hayatına yeniden dönebilmesi için genel olarak operasyon sonrasında 3 ya da 5 gün dinlenmesi gerekebilir. Lazer Yardımlı Liposuction uygulamasından sonra 15 gün korse kullanmanız gerekebilir. Diğer uygulamalara göre oldukça hızlı yanıt veren uygulama ile bir ay sonra yüzde 70 oranında beklediğiniz sonucu alabilirsiniz. Uygulanan bütün liposuction yöntemleri içinde cildinizin kalitesini arttıran ve cildi sıkılaştıran en iyi yöntemin Lazer Liposuction olduğu ispatlanmıştır. Vücudumuzda bulunan yağ hücre sayıları sabit olduğu için yeniden kilo alınması durumunda yağ hücreleri yeniden genişleyebilir. Bu nedenle uygulamayı yaptıran kişilerin yaşam tarzlarına özen göstererek diyet ve egzersizlerini aksatmamaları önem taşır.

Dünya Plastik Cerrahi Derneği’nin verilerine göre dünyada en sık uygulanan operasyonlar arasında yer alan Lazer Liposuction uygulamasının riski yok denecek kadar azdır. Siz de vücudunuza şekil vermek ve incelmek için bu uygulama ile ilgili harekete geçebilirsiniz. Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Alpaslan Topçu‘dan randevu alabilir bölgesel incelme ile ilgili beklentilerinizi kendisi ile paylaşabilirsiniz.

PROF. DR. ÖMER ÖZKAN

Estetikte yeni trend el gençleştirme!

Artık ellerin genç görünmesi o kadar önemli ki… 

Türkiye’de ilk yüz naklini gerçekleştiren Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de uygulanan ve son derece dikkatli olunması gerektiğini vurguladığı estetik yöntemlere değinerek, şunları belirtti:

İnsanlar özellikle görünen yerlerine estetik yaptırıyor. Giyiniyoruz ama özellikle ellerimiz, yüzümüz açıkta. Yüze estetik yapıyoruz ama insanlar, ‘Ellerimin üzeri yaşlı demeye’ başlıyor. Bu çok arttı. El estetiği beş sene önce kimsenin aklında olmazdı. Artık ellerin genç görünmesi o kadar önemli ki. Yağ kaybetiyse yağ enjekte ediyoruz, üzerinde kırışıklık varsa onu düzeltemeye çalışıyoruz. İnanılmaz derecede ellerin genç görünmesi için işlemler var. Yağ enjeksiyonu yapıyorsunuz.

Çoğu kişi model getiriyor

Estetik yaptırmak için çoğunlukla model getirdiğini dile getiren Özkan,

Model getirip, buna benzemek istiyorum.’ diyorlar. O tuzaklara düşmemek gerekiyor. Çünkü onu getiriyorsa hastanın isteme hakkı doğuyor, ama sizin onu sağlama imkanınız yok. Bilgisayara girip, çıkmıyor sonuçta hata oranınız fazla olur, diye konuştu.

Türkiye genelinde birinci öncelikte burun estetiğine talep olduğunu anlatan Özkan, şu değerlendirmede bulundu:

Ülkemizde burun öncelikte. Estetikte en çok burun yaptırmak, meme küçültme veya büyütme estetiği için geliyorlar. Meme, karın germe ve ‘liposuction‘ olarak bilinen yağ aldırma operasyonu çok popüler. İnsanlar özellikle son yıllarda yüzüyle daha çok uğraşıyor. Eskiden yüz olayında ufak tefek şeyler vardı. Yüz germeyi, kaş kaldırmayı ve burun ameliyatını bilirdik. Artık ameliyatsız da birçok yöntemle onları yapabiliyoruz. En azından ameliyat yapana kadar süre kazanıyoruz.

Estetik hastalarıyla getiriyi, götürüyü, komplikasyonları iyi konuşmak gerektiğine değinen Özkan, insanların her zaman beklentisinin yüksek söyleyerek,

Bu bir güzelleşme, tamamen sağlığınızı yerine getirme değil. Kafayı toparlamaya çalışıyorsunuz. Ruhunuzu tedavi ediyorsunuz, dedi.

Özkan, onun için hastanın beklentisini mümkün olduğunca operasyon öncesinde iyi ayarlamak gerektiğini, böylece hastanın ameliyat sonrasında mutlu ayrılacağını belirtti.

Yeni nakiller yapacağız

Türkiye’de ilk yüz, çift kol ve kadavradan rahim naklini gerçekleştiren Özkan,

Yeni nakiller yapacağız, çalışmalarımız var. Nakilde kalite çok önemli, diye konuştu.

Türkiye’de çift kol nakli bekleyen birçok hasta olduğunu belirten Özkan, kadavra sırasında bekleyen hastaların sık sık aradığını bildirdi. Hiçbir ameliyattan korkmadıklarını belirten Özkan,

Acil bir hasta gelmiştir ama çok geç kalmıştır, bu sizi zorlar. Kopan parça dönmeyecekse, tümör beyne invaze olmuşsa bunu çıkartmak zordur. Bu tür şeyler zorlar, değerlendirmesinde bulundu.

Koruyucu önlemlere de işaret eden Özkan, insanların erken evrede gelerek tümörden, hastalıklardan kurtulması gerektiğini sözlerine ekledi.

AA
https://www.aa.com.tr/tr/saglik/estetikte-yeni-trend-el-genclestirme/1322465
behçet hastalığı, oral aft, ağız yara

Türk nörologların Behçet hastalığı ile ilgili çalışması dünyada yankı buldu!

Türkiye’den 53 nöroloğun, ismini bir Türk doktordan alan Behçet hastalığı ile ilgili yaptığı çalışma, uluslararası önemli bir dergide yayınlandı. Editöryal olarak ayrıca bir yazı yayınlanan dergide çalışmanın Behçet hastalığıyla ilgili yeni bir bakış açısı getirdiği vurgulandı.

Behçet hastalığı

Behçet Hastalığı 1937 yılında Dermatolog Prof. Dr. Hulusi Behçet tarafından oral aft, genital ülser ve hipopyonlu üveitten oluşan üçlü semptomu olan hastalarda tanımlandı. Sonraki çalışmalarda çeşitli belirti ve bulgularla birçok sistemi etkileyen bir hastalık olduğu gösterildi. Nedeni kesin olarak bilinmiyor, bulaşıcı bir hastalık değil.

Türkiye’den ‘The Stroke Study Group‘da yer alan 53 nöroloğun katıldığı Behçet hastalığı ve beyin toplardamar tutulumu’ ile ilgili yaptıkları çalışma romatolojinin saygın dergisinden övgü aldı.

Medimagazin’in haberine göre, koordinatörlüğünü Prof. Dr. Derya Uludüz ve Prof. Dr. Taşkın Duman’ın yürüttüğü çalışma İngiliz Romatoloji Derneğinin çıkardığı ve impact faktörü 5.2 olan Rheumatology’de yayımlandı. Çok merkezli çalışma için Rheumatology’de Editorial bir değerlendirme de yazıldı.

Behçet hastalığına yeni bir bakış getirdi

Değerlendirme yazısında çalışmanın çok iyi tasarlandığı ve sonuçlarının oldukça güçlü ve güvenilir olduğu belirtilirken Behçet hastalığı alt grubu olarak bugüne kadar bildirilmiş en geniş olgu grubunu içerdiği belirtildi. Behçet Hastalığını diğerleri ile etiyolojik olarak karşılaştırarak yeni bir bakış açısı getirdiği belirtilen editoryal yazıda şunlara dikkat çekildi:

Behçet için kesin bir tanı testi yoktur ancak hastalığın ilk kesin belirtisi trombotik bir olay olabilir. Bu nedenle serebral ven trombozu veya derin ven trombozu ile başvuran hastalarda mutlaka her olguda Behçet hastalığı akılda tutulmalıdır.

NTV
https://www.ntv.com.tr/saglik/turk-norologlarin-behcet-hastaligi-ile-ilgili-calismasi-dunyada-yanki-buldu,169GG1z7XEaKguA2VjHkYQ
migren nedir, migrene ne iyi gelir, migren tedavisi, migrende diyet

Botoks tedavisinin ilk uygulaması bile migren şiddetini azaltabiliyor!

Nöroloji uzmanları Doç. Dr. Pınar Yalınay Dikmen, Doç. Dr. Elif Ilgaz Aydınlar ve Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman’ın botoks tedavisinin etkinliğini yansıtan araştırmaları, uluslararası saygın dergilerden Acta Neurologica Belgica’da yayınlandı. Acıbadem Maslak Hastanesi Migren Tedavi Merkezi‘nde gerçekleştirilen araştırma, botoks uygulaması yapılan kronik migren hastalarının %82.8’inde tedaviden etkin sonuç alındığını ortaya koydu. Yapılan araştırmaya göre; kronik migrende tek bir botoks uygulaması bile ağrının sıklığı ile şiddetini azaltabiliyor! Üstelik botoks uygulaması sayesinde hastalar aşırı ağrı kesici almaktan da kurtuluyor.

Migren, günlük yaşamı kısıtlayan ve hastayı karanlık bir odada yatmaya mecbur bırakabilen ciddi bir baş ağrısı tipi… Ataklar son 3 aylık süre içinde ayda 15 gün geliyorsa, bu tablo “kronik migren” olarak adlandırılıyor. Genellikle depresyon, kaygı bozuklukları ve uyku sorunlarının da eşlik ettiği kronik migren, tedavi edilmezse yaşam kalitesini önemli derecede bozan bir hastalık. Mevcut ilaç tedavileri ve yaşam alışkanlıklarında yapılan değişiklikler migren ataklarının sıklığı ile şiddetini azaltma konusunda etkili olsa da, kronik migren hastalarında bu yeterli olmuyor. Sürekli ağrı çeken kronik migren hastaları aşırı miktarda ağrı kesici kullanmanın riskleri ile şiddetli ağrının yol açtığı psikolojik sorunla yaşamak zorunda kalıyorlar. Yüreklere su serpen gelişme ise yapılan araştırmalar sonucunda Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de 2010 yılında, Türkiye’de de 2011 yılında onaylanan “botoks” yönteminin kronik migrenin yarattığı olumsuz etkileri ortadan kaldırabilmesi. Üstelik tek bir botoks uygulaması bile kronik migren hastalarında migrenin yarattığı olumsuz etkileri azaltabiliyor.

Uluslararası önemli bir bilimsel dergide yer aldı

Botoks kronik migrenli hastalarda duysal sinir uçlarından salınarak ağrıyı başlatan kimyasal ileticileri bloke ederek etki gösteriyor. Bu kimyasal ileticilerin salınımının önlenmesi sonucunda, cilt altındaki sinir uçlarından santral sistemine ulaşan ağrı yolakları aktive olamıyor ve ağrı beyne ulaşmadan kontrol ediliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Migren Tedavi Merkezi’nde görevli ve aynı zamanda Acıbadem Üniversitesi Nöroloji Ana Bilim Dalı’nda öğretim üyesi olan nöroloji uzmanları Doç. Dr. Pınar Yalınay Dikmen, Doç. Dr. Elif Ilgaz Aydınlar ve Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış olan botoks yöntemini 2012 yılından bu yana kronik migren hastalarına uyguluyorlar. Kendi hastalarının botoks tedavisiyle ilgili deneyimlerini araştıran uzmanların hazırladıkları bilimsel yayın, yayın kurulu tarafından kabul görerek uluslararası saygın bilimsel dergilerinden biri olan Acta Neurologica Belgica Dergisi’nde Temmuz ayında yayınlandı. A single-center retrospective study of onabotulinumtoxinA for treatment of 245 chronic migraine patients: survey results of a realworld experience adlı makalede, kronik migrende botoks tedavisinin ağrının şiddetini ve sıklığını belirgin düzeyde azalttığı ve hastaların %82.8’sinde tedaviden etkin sonuç alındığı belirtildi.

Aşırı ilaç kullanımını da önlüyor

Acıbadem Maslak Hastanesi Migren Tedavi Merkezi’nde yapılan bilimsel çalışmada, botoks tedavisi olan 245 hastada, uygulama öncesi migrenin yarattığı olumsuz etkilerin (işe gidememe, işteki performansın bozulması, ev işlerini yapamama, çocuklarla ilgilenememe, arkadaş ve aile toplantılarına katılamama) tek bir botoks tedavisi sonrası bile azaldığı ortaya kondu. Botoks tedavisinin hastaların sadece kronik migrenlerini değil, migrenin kronikleşmesinde rol oynayan aşırı ağrı kesici ilaç kullanımlarını önlemede de son derece etkin bir yöntem olduğu aynı çalışmada gösterildi. Ancak hastaların tedavilerine uzmanların önerdiği süre ve biçimde devam etmemeleri durumunda kronik migrenin etkin bir şekilde tedavi edilemeyeceği de çalışmada vurgulandı.

İlk bir yıl 3 ay aralıklarla yapılmalı

Araştırmayı yürüten nöroloji hekimlerinden Nöroloji Uzmanları Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman, Doç. Dr. Pınar Yalınay Dikmen ve Doç. Dr. Elif Ilgaz Aydınlar botoks tedavisinin etkisinin geçici olması nedeniyle enjeksiyonların ilk bir yılda 3 ay aralıklarla yapıldığını, bir yıl sonrasında da enjeksiyon sürelerinin hasta özelinde planlandığını belirttiler. Ayrıca yaptıkları bilimsel çalışmada, botoks tedavisinin etkinliğinin yurt dışındaki meslektaşlarının deneyimleriyle benzer olduğunu gösterdiklerini söyleyerek,

Ekip olarak uzun yıllardır edindiğimiz tecrübeler ışığında, kronik migren hastalarımızda botoks tedavisinin etkinliğiyle ilgili çalışmamızın, yayın kurulu tarafından kabul görüp “Acta Neurologica Belgica” dergisinde yayınlanması bizim için gurur verici bir durum. Hastalarımızdan aldığımız geri dönüşlerle yapmış olduğumuz bu çalışmanın kronik migren nedeniyle günlük yaşam kaliteleri olumsuz etkilenen diğer hastalara da katkı sağlayacağı görüşündeyiz, dediler.

Medimagazin
https://www.medimagazin.com.tr/hekim/genel/tr-arastirma-botoks-tedavisinin-ilk-uygulamasi-bile-migren-siddetini-azaltabiliyor-2-12-78262.html
vajina daraltma, vajen sıkılaştırma

Lazerle vajina daraltma!

Kadın cinsel organı olan vajina çeşitli nedenlerle zaman içerisinde genişleyebilmektedir.

Bu nedenlerin en başında doğum gelmekle birlikte; cinsel ilişki, hormonlar, kilo ve yaş gibi etmenler vajina genişlemesine neden olmaktadır. Doğumda bebeğin iri olması, doğum süresinin uzayarak zor geçmesi gibi durumlar vajinayı genişletir. Sezaryen ameliyatı ile doğumu tercih eden kadınlarda bu problem daha az görülmektedir.

Vajina genişlemesi kadının hem cinsel yaşamını hem de gebe kalma durumunu olumsuz etkilemektedir. Vajina genişlemesi problemi kadın ve erkeğin cinsel ilişkide gerekli hazzı alamamasına neden olmaktadır. Bu da çiftler arasında problem oluşturmaktadır. Bu problem tedavi edildiğinde kadının özgüveni ve cinsel yaşam kalitesi artmaktadır. Kadının cinsel organının elastik özelliklerini kaybetmesi idrar kaçırma problemlerine de sebebiyet vermektedir.

vajina daraltma, vajen sıkılaştırma

Vajina daraltma operasyonları nasıl yapılmaktadır?

Vajina daraltma işlemi cerrahi ameliyat veya lazerle yapılabilmektedir. Son yıllarda oldukça popüler bir operasyon olan lazerle vajina daraltma işlemi kolay bir işlemdir. Burada önemli olan lazerle vajina daraltma işlemi yapılan lazer aletinin standartlara uygun olması gerekliliğidir. Kalitesi düşük ve ya bu iş için düzenlenmemiş olan lazer aletleriyle lazerle vajina daraltma işlemi gerçekleştirilmez. Bu işlem gerekli cihazlarla yarım saat gibi kısa bir sürede gerçekleşmektedir.

Kısa sürede yapılan lazerle vajina daraltma işleminde hastaya herhangi bir anestezik ilaç uygulanmaz. Ağrı ve acı olmadan; herhangi bir cerrahi operasyona gerek kalmadan Op. Dr. Uzay Yıldırım‘ın bilgi ve tecrübeleriyle kısa sürede etkin tedavi alabilmek mümkündür. Hastalar lazerle vajina daraltma işlemi yaptırdıktan sonra günlük yaşamlarına hemen geri dönebilmektedir. Bu sistemin tedavi amacıyla kullanılması daha az yan etkilerle ameliyatsız çözümler sağlamıştır. Lazer sayesinde vajinal kanal içerisindeki kollajen yenilenerek yeni kollajen oluşumunu arttırmaktadır. Bu yöntemle vajinal kanal %20 oranında daralabilmektedir.

vajina daraltma, vajen sıkılaştırma

Lazer yönteminin ameliyata göre avantajları

Kısa zaman diliminde etkili sonuçların sağlanması ve kişilerin ağrı acı duymaması lazer yöntemini daha tercih edilebilir bir yöntem yapmaktadır. Ameliyat insanları endişelendiren bir konudur; fakat lazer yöntemi endişeye mahal vermeyecek kadar hızlı ve zahmetsiz bir yöntemdir. Ameliyatta bir süre klinik, hastane gibi ortamlarda kalınması gerekebilir; lazerde kişi lazerle vajina daraltma yaptırdıktan sonra hayatına kaldığı yerden devam etmektedir. Ameliyatlarda dikişin bakımı ve pansumanına özen gösterilmelidir. Hafif ağrı ve acılar ameliyattan sonra da devam edebilmektedir. Ameliyattan sonra bir süre (yaklaşık 2 ay) cinsel ilişkiye girilmemelidir. Lazer ameliyatın olumsuzluklarına sebep olmaz ve yarım saate yakın bir sürede vajina kanalını gençleştirerek, cinsel hazzı ve ogazmı gerçekleştirmeye çalışmaktadır.

vajina daraltma, vajen sıkılaştırma

Lazer yöntemiyle ilgili merak edilenler

İnsanların en çok merak ettiği lazer yönteminin hangi bireyler için uygun olduğudur. Cinsel yaşamında vajina genişlemesi problemi nedeniyle haz alamayan ve rahim ve ya mesane gibi bölgelerde rahatsızlıkları olmayan her kadına bu işlem yapılabilmektedir. Vajinal enfeksiyon problemleri yaşayan hastalarda menopoz döneminin getirdiği vajinal kuruluk şikayetlerinde vajinal lazerler tercih edilmektedir. Vajinanın lazer yöntemiyle gençleşmesi ıslanma ve ağrı problemlerini ortadan kaldırır. Vajina gençleştirme alanında en çok fraksiyone karbondioksit ve erbium yag lazerleri kullanılmaktadır.

Lazer yönteminden sonra hafif akıntılar ve ya batma şikayetleri normaldir. İşlemden 5 gün sonra ise cinsel ilişki serbestleşmektedir. Etkisini göstermesi 1 ayı bulmaktadır. Kişiler 1 ay sonra işlemi tekrar edebilir. İşlem 2 yılda bir de tekrar edilebilmektedir. Lazer yöntemiyle vajina sıkılaştırma işleminin pek bir yan etkisi yoktur. Bu yöntem doğru kişiler tarafından uygulandığında kısa sürede çözüm üretmektedir. Sadece estetik bilgisi olan kişilere değil, tıp bilgisi olan uzmanlara yaptırmak doğru tercih olacaktır.

BBL ameliyatsız estetik

Bbl nedir ve tedavisi nasıl olur?

Ameliyatsız estetik operasyonları arasında yer alması ile beraber ameliyatsız estetik operasyonlarından farklı olarak işlem kırışıklıkların giderilmesini sağlamaktadır.

Bununla beraber işlemin gerçekleştirildiği dokuda cildin gençlik halinde çalıştığı performansa dönmesi hedeflenir. Bir lazer teknolojisi ürünü olan bbl teknolojisi 20 yılı aşkın süredir tıp dünyası tarafından kullanılmakta olup Dr. Mustafa Karataş tarafından da kullanılmaktadır. Bbl tedavisi ilk aşamada ileri yaştan kaynaklanan veya çalışma koşullarına bağlı olarak bacaklarda damar belirginleşmesi halinden dolayı kullanılmış olup başarılı sonuçların elde edildiği gözlenmiştir. Bbl uygulamasının diğerlerinden farklı olarak bütüncül bir yaklaşım ile tedavi işlemini gerçekleştirmektedir. Örneğin yüzde bulunan kahverengi bir lekeden dolayı bbl tedavisi uygulanan kişinin uygulama sonrasında bölgede bütünü ile gençleşme ve yenilenme halinin gözlenmesi mümkündür. Bbl işlemi ile kişilerde yaşlanmanın getirdiği olumsuz etkileşimlerinde ortadan kaldırılması mümkündür.

hekim sağlık doktor

Bbl işlemi nasıl yapılır?

Uygulama için kullanılan cihaz bölgenin üst tabakasında bir ısınma reaksiyonu gerçekleştirmektedir. Işık enerjisi ile gerçekleşen ısınma reaksiyonu katman katman emilerek alt tabakalar tarafından emilir. Emilen ısı bulundukları katmandaki hücreleri tetikleyerek kollegen üretiminin tetiklenmesini sağlamaktadır. Bbl tedavisi ile ilk uygulama itibari ile ciltte sıkı bir görünüm oluşmaktadır. Bbl teknolojisi uzman doktor tarafında uygun görülen seansta kullanılması halinde ciltte doğal, sağlıklı ve lekesiz bir görüntünün oluşabilmektedir. Ciltte bbl teknolojisi birer ay ara ile 3 veya 6 seansın yeterli olabildiği ifade edilir. Bu uygulamanın yapılması ve istenen sonucun elde edilmesi halinde yılda bir veya iki kez destekleyici seanslara ihtiyaç duyulmaktadır. Bbl teknolojisi ciltte gözlenen kalın ve ince kırışıklıklar, renk düzensizliği veya uyumsuzluğu halinde, leke oluşumunda, kılcal damar belirginliği, geniş gözenek oluşumu, rosea, aktif akne ve sivilce sebebiyle bbl teknolojisi tercih edilmektedir.

BBL ameliyat olmadan estetik

Bbl uygulamasının yapılması için istenen şartlar nelerdir?

Bazı özel problemler dışında her cilt çeşidi için tercih edilebilecek bir uygulamadır. Cilt tipi, yaş ve cilt tonu gibi durumlara bakılmadan uygulama yapılabilmektedir. Bbl tedavisi uygulanan kişinin iyileşme sürecine ihtiyaç duymadan kullanılması uygulamanın tercih edilebilirliğini arttırmaktadır. İşlem sırasında ise ağrı ve kızarıklık hali bulunmaz.

BBL ameliyat olmadan estetik

Bbl uygulaması sonrası dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Uygulamanın ardından yüzde kalıcı kızarıklık veya uzun süreli bir ağrı oluşmamaktadır. Ancak uygulamanın ardından uygulamanın yapıldığı bölgede güneş yanığının ciltte hissettirdiği sızı türevi bir oluşum olabilmektedir. Bu halde ciltte gözlenen hassasiyet durumu 2 veya 4 saat sürebilmektedir. Cildin rahatlama ve hassasiyetin azalması açısından cilde soğuk kompresin her saat başında 10 dakika uygulanması tavsiye edilmektedir.

Bbl tedavisi uygulanan kişilerin peeling maskesi benzeri tahriş etme durumuna yol açabilecek ürünleri kullanmaması gerekmektedir. Dışarıdan müdahale olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bbl teknolojisi çeşitli nedenlerden dolayı tercih edilmektedir. Kahverengi leke giderilmesi için kullanılan bbl teknolojisi uygulamanın yapıldığı günün itibari ile koyulaşmaya başlamaktadır. Bu koyulaşma hali üçüncü güne kadar sürmektedir. Üçüncü güne kadar leke gittikçe koyulaşmaya olup üçüncü günde ise en koyu duruma gelmektedir. Bu durumun normal bir hal olduğu belirtilmekle beraber 10 veya 14 gün içerisinde şikayet edilen lekenin ortadan kalkmakta olduğu ifade edilmektedir.

Uygulama sonucunda kişilerin cilt yapılarında hassasiyet gözlenmekte olup bu hassasiyeti kontrol altına alabilmek için 4 hafta boyunca doğrudan güneşe maruz kalınmaması gerekmekte olduğu ifade edilir. Hassas bölgenin kontrol alması açısından koruyucu krem kullanılmaktadır. Bu kremin yüksek nemlendirici özelliği barındırması ve güneşe karşı koruma sağladığı belirtilmekte olup doktor tarafından tavsiye ile alınmaktadır. Kremin 1 hafta süre dahilinde günde 2 kez kullanılması gerekmektedir. Bu işlemin uygulanması ile ciltte hassasiyet halinin artması engellenmektedir.

Liposuction nedir? Uygulaması

Yapılacak olan uygulamalar ve birçok etkiye bağlı olarak yapılan zayıflama olmasına rağmen bölgesel olarak yok edilemeyen fazla yağlardan kurtulma noktasında yapılan bir uygulamadır.

Cerrahi yöntemler kullanılarak yapılan liposuction ile fazla yağlardan kurtulmak ve bölgede oluşan fazla kilo görüntüsünden kurtulma yolları arasında yer almaktadır. Uygulama genel olarak basen, karın, bel, diz, kalça gibi bölgelerde oluşan ve erimesi oldukça zor olan yağları yok etmede etkili bir yöntem olarak uygulanmaktadır. Yapılan uygulamalar ile bölgede 2 – 3 mm çapında uzun ve ince kanüller kullanılma yolu ile ve vakumlama ile yapılarak yok edilme şeklinde uygulanan bir yöntem olarak gerçekleştirilmektedir. Bu tür olgular gerçekleştirilerek çözüm bulmak mümkündür.

Liposuction kimlere uygulanabilir?

​Uzman doktoru görüşü her cerrahi müdahalede olduğu gibi bu tür müdahalelerde de oldukça önemli bir durumdur ve mutlaka doktor görüşünün doğrultusunda gerçekleştirilmelidir. Liposuction zayıflama yöntemi olarak algılamak doğru değildir. Sadece bölgesel incelme ve vücut hatlarında daha düzgün bir hale gelmesi için yapılan bir yöntem olarak uygulanmaktadır. Bölgesel olarak oluşan yağlanmalar dışında kilo problemi varsa bu durumda öncelikli olarak düzenli bir diyet ve spor ile fazla kilolardan kurtulmak gerekir. Bu tür faaliyetlere rağmen hem spor hem de diyet uygulamasından sonuç alınamaması durumunda liposuction uygulaması daha doğru bir karar olacaktır.

​Sistemik bir sağlık problemi olmayan, hamile ya da yeni doğum yapmış olmayan kişilerin uygulayabilecek bir yöntemdir. Bunun dışında kalp hastası ve diyet gibi sağlık problemi yaşayan kişilerde uygulanmadan önce mutlaka testlerin yapılması ve bu testler doğrultusunda liposuction yapılması riskli olması durumunda uygulama gerçekleştirilmesi tehlikelidir. Bu durumları göz önünde bulundurarak yapılacak olan müdahaleler belirlenmelidir. Yaş ile ilgili olarak bir sınır olmasa da yaşın etkilerinden dolayı dokuda oluşacak olan ters durumların oluşmaması adına yaşı ilerlemiş kişilerde uygulaması yapılması doğru değildir.

Liposuction hangi durumda sonuç başarısız olur?

​Uygulama yapılmasından sonra kilo sorunu tamamen ortadan kalkacağı ve bir daha kilo alınmayacağı gibi bir düşünce doğru değildir. Liposuction uygulaması yapıldıktan sonra tekrardan kilo almamak ve operasyonu tekrar yaşamamak için egzersizlere ve diyetlere önem vermek önemlidir. Verilen kiloların alınmaması adına kontrolü beslenme çok önemlidir. Sıklıkla kilo alınıp veriliyor ise uygulamadan başarılı sonuç elde etmek çok da mümkün olmamaktadır. Fazla yağlanmaların yanı sıra deri sarkmaları da bulunuyor ise bu sarkmalardan kurtulmak ve sarkmaların toparlanması gibi bir durum söz konusu olmamaktadır.

​Aynı zamanda doğum sonrası oluşan karın duvarında ki sarkmalar da liposuction uygulaması yapılarak yok olacak bir durum değildir. Yapılan uygulamalar sayesinde selülitlerden kurtulmak mümkün değildir. Yapılacak olan uygulamalarda bu durumları bilerek yapmak daha doğru olacaktır. Sonuçların başarılı ve süreklilik olması adına kişinin kendini uygulama sonrasında kontrol etmesi çok önemli bir durumdur.

Liposuction uygulama sonrası iyileşme dönemi

​Yapılan uygulamadan sonra özel olarak üretilen korse kullanımı özenli bir şekilde yapılmalıdır. Bu durumu daha iyi görebilme ve iyileşmeyi sağlama açısından çok önemlidir. Kullanılan korse ile alınan yağ doku miktarı ve kişiden kişiye değişen duruma göre yaklaşık olarak 4 ile 8 hafta arasında kullanılmaktadır. Uygulama sonrasında ödem ve morluk oluşması oldukça normal bir durumdur. Zaman içerisinde bu ödemler ve morluklar geçmektedir. Dikişler işlem uygulanmasından 1 hafta sonra alınır. Uygulama sonra hastanın durumuna bağlı olarak 1 – 3 hafta arasında tekrardan normal hayatına devam edebilecek duruma kavuşur. Egzersiz hareketleri de 3 hafta sonra rahat bir şekilde yapılabilecek duruma gelmektedir.

botoks, botoks, cilt dolgusu, en iyi botoks uzmanı, botoks diyeti

Botoks nedir ve nasıl yapılır?

Gelişen teknolojiyle beraber gelişmeler yaşanan botoksla tedaviler ve yaşlanma kırışıklık karşıtı tedaviler sayesinde en özel tedavi olan botoks sayesinde yaşla beraber gelen kırışıklıkları, yaşla beraber gelen istenmeyen çizgileri yok etmeye yakın hatta bazılarını tamamen yok eden bir uygulama halini almıştır.

En güvenli kırışık azaltıcı yöntem olarak bilinmektedir. Botoks iğnelerle doku yani kas içinde enjekte edilen bir ilaçtır ve aslında o kası felç geçirterek gergin durmasına sebep olarak oradaki kırışıklıkları sona erdirir.

Zamanın izlerini silmek için olmazsa olmaz bir yöntem olarak adı anılmaktadır. Sadece kırışıklı gidermek amaçlı değil bazı hastalıkların tedavilerinde de son günlerde kullanılarak en üst sıralarda botoksun adını duymaktayız. Çaresi bulunamayan migren hastalığı gibi bir hastalıkta birçok olguları ve sorunları geride bırakarak çare bulmaya devam ediyor.

botoks, botoks, cilt dolgusu, en iyi botoks uzmanı, botoks diyeti

Botoks uygulaması nerelere yapılır?

Oluşmuş kırışıklık ve oluşan çizgilerin yerleri: mimikler, kasların hareketinden meydana gelmiş kırışıklıklar, iki kaşın arası, göz çevresinde oluşan ve kaz ayakları denen bölgelerde kırışıklık giderici olarak kullanılırken birde aşırı derecede terlemeyi tedavi etmek amaçlıda koltuk altı bölgesine, avuç içi bölgesine botoks uygulanabilmektedir. Uygulanan tedavi sayesinde terlemenin de azaldığı boyutlara ulaşmaktadır. Terleme konusunda özellikle botoks Mersin bölgesinde çok fazla uygulanmaktadır. Sıcak iklim insanları daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Migren ağrısını azaltmak ve yüz felcinin etkilerini azaltmak için kullanılmaktadır.

Çağın büyük hastalığı olan migreninde tedavisinde de kullanılan birkaç teknikten biri olması sayesinde önemli bir yere sahiptir ve migren durumunu ortadan kaldırmada oldukça başarılı bir yöntemdir. Botoks etkisini yaklaşık 4- 5 gün içerisinde gözle görülecek şekilde ortaya çıkarır ve etkisi yaklaşık olarak 4 – 5 ay kadar sürebilmektedir. Tekrar yaptırılmak istenirse aynı şekilde istenilen bölgeye uygulanır. Botoks Mersin fiyat olarak uygun fiyatların olduğu bölgelerdendir.

botoks, botoks, cilt dolgusu, en iyi botoks uzmanı, botoks diyeti

Botoks uygulaması nasıl yapılır?

Botoks uygulanacak bölgeye yaklaşık 30 dakika öncesinden uyuşturucu bir krem sürülerek kısa süreliğine uyuşturulur çünkü uygulama iğne ile yapılacağından dolayı uyuşturulması gerekir. Uygulanacak bölge iyice temizlenir ve iğneyle enjeksiyon işlemine başlanır, işlem yaklaşık olarak 15 dakika sürer ve deri altına kullanılan iğneyle küçük dozlar halinde uygulanır. Uygulanan bölgede herhangi bir kızarıklık, dolgunluk veya şişlik görülmemektedir. Kadınlarda ve erkeklerde genelde kaz ayakları denen bölgeye botoks uygulandığı ve gözle görülecek düzeyde kırışıklığın giderildiği görülmüştür.

Botoks Mersin yaptığı çalışmalarda herhangi bir yan etkisi olmadığını belirtmiştir. İğne giriş yerinde kişinin cildiyle alakalı olarak küçük morluk oluşabilir ama bu 10 hastadan sadece 2 sinde görülmektedir. Kullanılan iğneler oldukça ince uçlu iğnelerdir ve mutlaka deneyim sahibi doktorlarla çalışılması gerekmektedir. 18 yaşından sonra herkese uygulanabilir. Bayan ve erkeklere uygulanabilir.

Ayrıca botoks uygulaması yapan botoks Mersin kişide istemsizce oluşan tiklerden kurtulabileceğini söylemektedir. Kas kasılmalarını botoks yöntemiyle durdurarak tikleri hemen yok olmasını sağlamaktadır. Botoks artık her il de yapılabilmektedir bunların başında tabi ki botoksun merkezi olarak görülenlerin başında botoks Mersin ilk akla gelen yerlerdendir.

Gelişen teknoloji sayesinde birçok insan istemediği çizgilerden kurtularak yaşını hiçbir zaman göstermeden kendine olan özgüveni sayesinde hayatını daha mutlu yaşıyor. Özellikle tedavi amaçlı kullanılan botoks yöntemi de aynı şekilde kişinin kendine olan özgüvenini yerine getirmede birebir tedavi yöntemi olmuştur. Asla yapay bir görüntü sağlamayan doğal gösteren bir teknik olması sebebiyle de çok fazla tercih edilmektedir. Son zamanlarda kadın hastaların yanı sıra erkek hastalarında yoğun ilgi gösterdiği bilinmektedir. Botoks yaptırılan merkezler mutlaka dikkatli ve özenli şekilde seçilmelidir.

botoks, botoks, cilt dolgusu, en iyi botoks uzmanı, botoks diyeti (2)

“Botoks” hakkında bilinmesi gereken her şey!

Botoks, yüzünüzde bulunan kırışıkların azaltılmasında kullanılan ve yüzün hacim kazanmasının yanında yüze dolulukta sağlayan bir yöntemdir.

Botoks içeriğinin belirleyici maddesi, bir bakterinin meydana getirdiği zehirdir. Bu zehir, doğrudan bir biçimde değil; tıp camiası tarafından saf bir yapıya getirilerek zararsız bir şekilde kullanıma sunulmuştur. Bu yöntemin temel mekanizması, kasları kısmi olarak güçsüz hale getirmektir.

Botoks geçmişine bakıldığında, ilk olarak bir göz rahatsızlığı olan şaşılıkta kullanıldığı ortaya çıkar. Kozmetik dünyasına adım atması çok sonraları gerçekleşmiştir; ancak şu an çok yaygın bir kullanım alanına sahip olmakla birlikte birçok kişi tarafından tercih edilen güvenilir bir uygulama halini almıştır.

botoks, botoks, cilt dolgusu, en iyi botoks uzmanı, botoks diyeti

Botoks nedir ve nasıl yapılır?

Botoks tedavisi sadece kırışıklık durumunun azaltılmasıyla sınırlı olan bir uygulama değildir. Bununla birlikte şiddetli baş ağrılarına neden olan migren rahatsızlığında, istemsiz tik ve kasılma durumlarında, terleme durumunun fazlalaştığı kişilerde, ağızda meydana gelen fazla tükürük salgısının iyileştirilmesi aşaması gibi birçok konumda botoks yer alır. Bu işlemde kullanılan etken maddenin yapısı zehir ismini barındırdığı için birçok kişiyi kaygılandırır. Ölümcül durumun gerçekleşmesi için aynı gün içerisinde 28 adet botoks şişesinin kişiye enjekte edilmesiyle ancak bu mümkündür.

botoks, botoks, cilt dolgusu, en iyi botoks uzmanı, botoks diyeti

Botoksun kişiye sunduğu hizmetler nelerdir?

Yanlış bilinen bir mit olan gençleştirme işlemi, botoks tedavisinde söz konusu değildir. Bu işlem, sürekli tekrarlayan bir mekanizma içerisinde bulunan mimik kaslarının, bu hareketler sonrasında meydana gelmiş olan kırışıklıklarınızı azaltmada etkilidir. Bu kırışıklıklarınızda azalma olması demek dolaylı yollardan zinde ve genç bir görünüm demektir. Botoks konusunda bilinen bir başka yanlış bilgi ise bu işlemin yüz germe işlevi gösterdiği, dudaklara dolgunluk kazandırdığı veya yüzde bir gerginlik sağladığı düşüncesidir; botoks, bunlar için kullanılmaz.

botoks, botoks, cilt dolgusu, en iyi botoks uzmanı, botoks diyeti

Botoks hakkında bilinmesi gereken detaylar nelerdir?

Hastane koşullarında uygulanmasının zorunlu olmaması nedeniyle avantaj sağlar. Özel bir hijyenik mekan ya da özel bir alet gerektirmeksizin uygulanabilmektedir. Ayrıca işlemin gerçekleşmesi kısa sürer ve kolay güvenilir bir işlemdir. Bahsedilen bu kısa süre 5 dakikanızı ya da en fazla 10 dakikanızı almaktadır. Botoks işlemi sırasında minimal bir iğnenin kullanılması da ağrı eşiğinizi harekete geçirmez. Üstelik anestezi uygulanması da gerekli değildir. Sizinde isteğiniz doğrultusunda, cilt üzerine uygulanabilecek hisleri düşürücü özellikteki krem ve buz seçenekleri de mevcuttur. Bunlar ağrının zaten az hissedildiği işlemin daha da ağrısız gerçekleştirilmesinde kolaylaştırıcı etki gösterecektir.

botoks, botoks, cilt dolgusu, en iyi botoks uzmanı, botoks diyeti

Botoks işleminin kişiye sunduğu avantajlar nelerdir?

İşlemeniz gerçekleştikten sonra 3 veya 4 gün içerisinde etkisini göstermeye başlar. En geç etkinliğin hissedilmesi ise 4 ile 8 hafta arasındadır. Botoks tedavisinin bu etkinlik süresi 4 ile 6 ayı bulmaktadır. Hareketliliği az olan kas gruplarında ve bunun üzerine tekrar edilen botoks enjeksiyonları sonucunda bahsedilen bu etki 9 ayı görebilmektedir. Ancak bir noktada bilgilenmeniz de fayda vardır. Bu tedavinin etkinlik zamanı, bireyden bireye değişme gösterir. Her bir insan farklı sıklıkta yüz kaslarını kullanır; kimisi çok güler yanak çizgileri derinleşir; kimisi çok sinirli bir yapıdadır ve kaş bölgesi çizgileri bu doğrultu da şekillenir. Bu kasların aynı zamanda incelikleri ve boyutları da farklıdır. O nedenle botoks sonuçlarının da değişeceği bir geçektir ve yaptırmak isteyenlerin bu durumu göz ardı etmemesi gerekir.

botoks, botoks, cilt dolgusu, en iyi botoks uzmanı, botoks diyeti

Botoks için nelere dikkat edilmelidir?

Botoks işlemi gerçekleştirildikten sonra dikkat etmeniz gereken bazı durumlar mevcuttur. İşlemin ilk saatlerinde botoksun cilde fazla yaygınlaşmasını önlemek için bu gereklidir. Bu nedenle bu ilk sürede; uyumayın, uzanırken yan taraflara yatmayın, sizi zorlayacak derecede güç hareketler yapmayın, sıcak ortamlardan uzak durun. Bu bölgelerde rahatlatıcı etkisi için masaj yapmanız gerekli değildir. Uygulama tamamlandıktan sonra aynı şekilde yüz kaslarını yeniden kullanma şansınız mevcuttur. Eğer imkanınız dahilinde ise bu bölgelere soğuk jel uygulaması ile baskı gerçekleştirebilirsiniz. Bu sayede oluşabilecek olası morlukların önüne geçmiş olabilirsiniz.

botoks, botoks, cilt dolgusu, en iyi botoks uzmanı, botoks diyeti (2)

Botoks için neden bizi tercih etmelisiniz?

Botoks, güvenilir ve kısa bir uygulamaya sahiptir ancak bazı istisna durumlarında yapılmaması uygun görülür. Bu durumda olan kişiler arasında gebeler, bebeğine süt verenler ve sinirsel yani nörolojik bir hastalığı bulunanlara uygulanmasından; onların ve bebeklerinin ya da sinir sisteminin önemi açısından çekinilir. Bu nedenle, botoks tedavisi uygulanacak müşterilere özel bir önem ve dikkatle yaklaşılır; sağlıklı koşullar altında kişiye uygun hizmet sunulur.